Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    islamiyet öncesi ve sonrası türk destanları

    1 ziyaretçi

    islamiyet öncesi ve sonrası türk destanları bilgi90'dan bulabilirsiniz

    İslamiyet’in Kabulünden Sonraki Türk Destanları

    İslamiyet’in Kabulünden Sonraki Türk Destanları

    Türklerin İslamiyet’i kabulünden sonra ortaya çıkan bu destanlar üzerinde İslam dininin etkisi belirgindir. Bu destanların çoğu, İslamiyet öncesinden izler taşır.

    1. Satuk Buğra Han Destanı → Karahanlılar

    2. Manas Destanı → Kazak-Kırgız

    3. Cengiz Han Destanı → Türk-Moğol

    4. Timur ve Edige Destanları → Tatar-Kırım

    5. Battalgazi Destanı → Selçuklular

    6. Danişmend Gazi Destanı → Anadolu Beylikleri

    7. Sarı Saltuk Destanı → Osmanlılar

    8. Köroğlu Destanı → Osmanlılar

    1. SATUK BUĞRA HAN DESTANI

    Satuk Buğra Han Destanı

    İlk Müslüman Türk devleti olan Karahanlıların hükümdarı Satuk Buğra Han’ın Müslüman olmayanlarla yaptığı mücadeleler anlatılır. 9. ve 1O. yüzyıllarda oluşan bu destanda, eski Türk destanlarındaki motifler İslami bir anlayışla değiştirilmiş; olaylar “Müslüman-kâfir” savaşları ekseninde anlatılmıştır.

    2. MANAS DESTANI

    Manas Destanı

    11. ve 12. yüzyıllarda Kırgız Türkleri arasında oluşmaya başlayan bu destan kısa zamanda geniş bir coğrafyaya yayılmıştır. Destanda Manas adlı bir yiğit kişinin kâfirlerle savaşı anlatılır. Eski Türk destanlarının izlerini taşıyan Manas destanı Kırgız Türkçesiyle oluşturulmuştur. Manas destanını Rus bilgini Radloff, Kırgız Türklerinin ağzından derlemiştir.

    Tamamı manzum olan Manas destanı dünyanın en uzun destanıdır ve 400 bin mısradan fazladır.

    3. CENGİZ HAN DESTANI (CENGİZNAME)

    cengiz_han_destani

    Bu destan, 13. yüzyılda Orta Asya’da yaşayan Türk boyları arasında meydana gelmiştir. Cengizna-mede Moğol hükümdarı Cengiz Han’ın yaşamı, kişiliği ve fetihleri anlatılır. Orta Asya’da yaşayan Türkler özellikle de Başkurt, Kazak ve Kırgız Türkleri, Cengiz destanını çok severek günümüze kadar yaşatmışlardır. Cengizname’de, Cengiz bir Türk kahramanı olarak kabul edilmektedir ve hikâye Türk tarihi şeklinde anlatılmaktadır.

    17. yüzyılda Orta Asya Türkçesinin büyük yazan Ebü’l Gâzi Bahadır Han, “Şecere-i Türk” adlı eserinde “Cengiznâme”nin 17 varyantını tespit ettiğini söylemektedir. Bu bilgi, bu destanın, Orta Asya’daki Türkler arasındaki yaygınlığını göstermektedir.

    Orta Asya Türkleri, Cengiz’i İslâm kahramanı olarak da görmüşler ve ona kutsallık atfetmişlerdir. Batıdaki Türkler tarafından ise Cengiz hiç sevilmemiştir. Arap tarihçilerinin, bu hükümdarı İslamiyet düşmanı olarak göstermeleri ve tarihî olaylar da bunda etkili olmuştur. Moğolların Anadolu’ya saldırgan biçimde gelip burayı yakıp yıkmaları, Bağdat’ın önce Hülâgu daha sonra Timurlenk tarafından yakılıp yıkılması, Timurlenk’in Yıldırım Beyazıt’la sebepsiz savaşı gibi tarihi gerçekler, Cengiz’in de diğer Moğollar gibi sevilmemesine yol açmıştır.

    4. TİMUR VE EDİGE DESTANI

    timur_edige

    Edige destanı, 15. yüzyılda yaşamış bir tarihi kişilik olan Nogay beylerinden Edige’nin kahramanlıkları etrafında oluşmuştur. Destanda Altınordu hükümdarı Toktamış Han ile Edige arasındaki mücadeleler anlatılır. Yine Edige Timur’un kızını ve bazı askerlerini kaçıran ve herkese meydan okuyan Kare Tiyin’i öldürür ve Timur’un gözüne girer. Timur’un yardımıyla Toktamış üzerine açılan sefer kazanılır, Altınordu Hanlığı yıkılır. Sonunda Edige, Nogay halkının başına geçer, han olur. Bu destan Nogay ve Kıpçak Türkleri arasında yayılmıştır. Destanın 6 değişik biçimi tespit edilmiştir.

    5. BATTAL GAZİ DESTANI (BATTALNAME)

    Battal_Gazi_Destani

    Battalname, 9. yüzyılda Müslüman Türk ve Arapların Anadolu’ya yaptıkları akınları ve Bizanslılarla çarpışmalarını anlatır. Bu destanın asıl kahramanı, soyu Peygamber’e dayandırılan Battal Gazi ile Malatya Beyi Ömer’dir.

    “Battal”, Arap dilinde “kahraman” demektir, Battal Gâzi, Arap kahramanına verilen unvandır. Türklerin Müslüman olmalarından sonra Battal Gâzi destan tipi Türkleştirilmiş, önceki destan epizotlarıyla zenginleştirilmiş ve anlatım geleneği içine alınmıştır. 12. ve 13. yüzyıllarda Battalnâme adı ile ve nesir biçiminde

    yazıya geçirilmiştir. Hikâyeci âşıkların repertuarlarınca da yer almıştır. Seyyid Battal adıyla da anılan bu kahraman çok bilgili, dindar ve cömerttir.

    Battal Gazi, İslamiyet’i yaymak için yaptığı mücadelelerde insanların yanında büyücü, cadı ve dev gibi olağanüstü güçlerle de savaşır.  “Aşkar Devzâde” isimli atı da kendisi gibi kahramandır. Bu destan; Arap, Fars ve Türklerin 10. – 20. yüzyıllar arasında oluşturdukları ortak İslâm kültür dâiresinin ürünlerinden biri olmakla beraber, Orta Asya’da yaşayan Türkler arasında da yayılmıştır.

    6. DANİŞMEND GAZİ DESTANI (DANİŞMENDNAME)

    danismend_gazi_destani

    Danişmend-name, 11. yüzyılda yaşamış Türk devlet adamı Melik Dânişmend Gazi’nin hayatını, savaşlarını, Anadolu’daki bazı şehirleri fethini ve çeşitli kerametlerini anlatır. Dânişmend Gazi Destanı, üç ayrı kişi tarafından farklı yüzyıllarda kaleme alınmıştır. Hem tarihî olayların hem de metinlerin yazıya geçirilişi açısından bu eser, Battal Gazi Destanı ve Saltık Gazi Destanı zincirinin ikinci halkasını oluşturur. Dânişmend Gazi Destanı, Battal Gazi Destanı’nın tamam olduğunu, Battal Gazi ve gaza arkadaşlarının ebediyete intikal ettiğini bildiren cümlelerle başlar.

    Eserin şimdiye kadar on dokuz nüshası tespit edilmiştir. Tokatlı Arif Ali’nin kaleme aldığı Dânişmend Gazi Destanı Oğuzcanın Anadolu’da hakim duruma geçtiği yıllarda yazılmıştır ve oldukça sadedir. Baştan sona kadar nazım-nesir iç içe olan eser, bu yönüyle incelendiğinde türünün diğer örnekleri olan Battal Gazi Destanı ve Saltuk Gazi Destanı’ndan farklılık gösterir.

    Dânşmend Gazi Destanı’nda olayların geçtiği rivayet edilen mekânların tamamının gerçek olduğu rahatlıkla söylenebilir. Battal Gazi Destanı ve Saltuk Gazi Destanı’nda olduğu gibi efsane ve masal ülkelerine ya da mekânlarına hiç rastlanmaz. Yer isimleri incelendiğinde olayların tamamının Anadolu’da geçtiği görülür ve büyük bir kısmı da tarihî hâdiselerle uyum içerisindedir.

    7. SARI SALTUK DESTANI

    sari_saltuk_destani

    13. yüzyılda Balkan coğrafyasında yaşadığı anlaşılan Sarı Saltuk’un yaşamını, İslam’ı yaymak için verdiği mücadeleleri anlatan bu destan, bir halk hikâyesi karakteri taşır. Akıcı bir dille yazılan bu destanın yazarı Ebü’l Hayr Rumi, Şehzade Cem’in isteği üzerine yedi yıl il il dolaşıp, halk arasında yaşayan söylentileri toplayarak Saltukname’yi yazmıştır. Destanda, Sarı Saltuk, Müslümanlığı yaymak için elinden geleni yapar. Avrupa dillerini, dinlerini bilginler kadar bilir, türlü hilelerle şehirlere, saraylara, kiliselere girer, kiliselerde vaaz verir, yabancı dinlere mensup kişileri Müslüman yapar.

    8. KÖROĞLU DESTANI

    koroglu_destani

    Bazı kökleri Orta Asya ve Kafkaslara bağlanan fakat esas biçimi Anadolu’da yaratılmış bir destandır. Köroğlu destanının Anadolu, Azerbaycan, Türkmenistan ve Özbekistan’da söylenmiş 24 ayrı biçimi vardır. Bunların her biri değişik şairlerce söylenmiştir. 16. yüzyılın yazılı kaynaklarına göre Köroğlu’nun asıl adı Ruşen’dir. Destan, Bolu Beyi’nin, istediği atı bulamadığı için Ruşen’in babası Yusuf’un gözünü kör ettirmesiyle başlar. Köroğlu, Bolu Beyi’nden intikam alır; ezilmişlerin, yoksulların kahramanı olur.

    “Hemen Mevlâ ile sana dayandım
    Arkam sensin kale’m sensin dağlar hey!
    Yoktur senden özge kolum kanadım
    Arkam sensin kale’m sensin dağlar hey!

    Sana derim sana hey ulu yaylam
    Meğer başım alam ilinden gidem
    Okum senden yayım sendendir cıdam
    Arkam sensin kale’m sensin dağlar hey!

    Köroğlu der tepelerden bakanm
    Gözlerimden kanlı yaşlar dökerim
    Bunca yıldır hasretini çekerim
    Arkam sensin kale’m sensin dağlar hey!”

    Yazı kaynağı : www.turkedebiyati.org

    T�rk Destanlar� ve �zellikleri

    B�t�n d�nya edebiyatlar�nda oldu�u gibi T�rk Edebiyat�n�n da ilk �rnekleri destanlard�r.

    T�rk edebiyat gelene�i i�inde "destan" terimi birden fazla naz�m �ekli ve t�r� i�in kullan�lm�� ve kullan�lmaktad�r. Eski T�rk Edebiyat� naz�m �ekillerinden mesnevilerin bir b�l�m� ve manzum hik�yeler, Anonim edebiyatta ve ���k edebiyat�nda ko�ma veya m�ni d�rtl�kleri ile yaz�lan veya s�ylenen ferd�, sosyal, tarihi, ac�kl� veya g�l�n� olaylar� tahkiye tekni�i ile �e�itli usl�plarla aktaran naz�m t�r�ne ve bu yaz�da ele al�nan k�inat�n, insanl���n, milletlerin yarad�l���n�, geli�imini, hayatta kalma m�cadelelerini ve �e�itli olay ve nesnelerle ilgili sebeb a��klayan ve Bat� Edebiyat�nda "epope" terimiyle an�lan eserlerin tamam� da T�rk edebiyat� gelene�i i�inde "destan" ad� ile an�lmaktad�r.

    B�t�n d�nya edebiyatlar�n�n ba�lang�� eserleri olan destanlar, �e�itli konularda yarad�l�� hik�yeleri yan�nda, milletlerin hayat�nda b�y�k yank�lar uyand�rm�� bir kahraman�n veya tarih olay�n�n millet muhayyilesinde ortak sembol ve ifadelerle zenginle�tirilmi� uzun manzum hikayeleridir.

    Destanlar b�t�n bir milletin ortak m�cadelesini ortak de�erler, kurallar, anlamlar b�t�nl��� i�inde yorumlad��� ve ya�at�ld��� toplumun ge�mi�ini ve gelece�ini temsil etti�i i�in d�nya edebiyat�n�n en �lk�c� eserleri olarak kabul edilirler.

    Destanlar her zaman tarih� ger�ekleri do�ru bi�imde nakletmezler. Destanlarda tarihi olay ve kahramanlar milletin ortak bilin�alt�n�n, vicdan�n�n istek, beklenti, do�rular� ve de�erleri ile idealle�tirilir, eski hat�ralarla birle�tirilerek tarih� ger�ekmi� gibi anlat�l�rlar.

    Her milletin mill� kimlik ve nitelikleri, ortak d�nya g�r���, hat�ra ve beklentileri yan�nda kusurlar� ve yanl��lar� da destanlar�na yans�r. Cihangirlik tutkusu, kuvvet, binicilik ve sava�c�l�k yan�nda verdi�i s�zde durma, acizlere ve ma�luplara ho�g�r� ile yakla�ma, yard�mc� olma T�rk destanlar�nda dile getirilen ortak de�er ve kabullerdir.

    T�rk destanlar�, k�inat�n, insan�n, kad�n�n ve erke�in yarad�l���, T�rk milletinin do�u�u, �e�itli T�rk devletlerinin kurulu� geli�me, ��k��leri, zafer ve yenilgileri gibi konularla beraber pek �ok sebeb a��klay�c� efsaneyi de i�inde bar�nd�r�r.

    �lk �rneklerinin manzum oldu�u kabul edilen T�rk destanlar�ndan K�rg�z T�rkleri aras�nda ya�ayan Manas destan� d���nda b�t�n�yle g�n�m�ze gelebilen �rnek bulunmamaktad�r. Di�er T�rk destanlar� �e�itli kaynaklarda �zet, epizot, hat�ra, k�salt�lm�� se�me metinler halinde bulunmaktad�r.

    T�rk tarihine anahatlar�yla bak�ld���nda T�rk hayat� fetihlerle ba�lam�� ve yeni topraklar� yurt edinerek geli�mi�tir. �lk anayurt olan Orta Asya hi� bir zaman terkedilmemi�tir. T�rk halklar� ilk anayurt olan Orta Asya'dan itibaren d�nya co�rafyas� �zerinde geni� alana yay�lm�� ve bug�n yedi T�rk cumhuriyetinde, pek �ok �zerk toplulukda ve �e�itli devletlerin idaresinde az�nl�k halinde ya�amaktad�r.

    T�rk k�lt�r� de tarih ve co�rafyadaki �ok boyutlulu�a paralel olarak �e�itlenmi� farkl� seviye ve birikimlerle zenginle�erek ve farkl�la�arak ancak ilk kaynaktan gelen ortakl�klar�n� s�rd�rerek g�n�m�ze ula�m��t�r. Bu sebeble T�rk destanlar� da tarih� ve co�raf� �ok boyutlulu�un getirdi�i dil ve k�lt�r dairelerine paralel olarak �e�itlenmi�tir.

    T�rk destanlar�, anahatlar�yla k�lt�r d�irelerine, kronolojik ve i�inde te�ekk�l ettikleri veya muhafaza edildikleri siy�s� birliklere g�re ��yle s�n�fland�r�lmaktad�rlar:

    T�rk Kozmogonisi - Yarad�l�� Destan�

    Altaylardan Verbitskiy'in derledi�i yarad�l�� destan� �zetle ��yledir: Yer g�k hi� bir �ey yokken d�nya u�suz bucaks�z sulardan ibaretti. Tanr� �lgen bu u�suz bucaks�z d�nyada durmadan u�uyordu. G�klerden gelen bir ses Tanr� �lgen'e denizden ��kan ta�� tutmas�n� s�yledi. G���n emri ile oturacak yer bulan Tanr� �lgen art�k yaratma zaman� geldi diye d���nerek ��yle dedi :

    Bir d�nya istiyorum, bir soyla yaratay�m
    Bu d�nya nas�l olsun, ne boyla yaratay�m
    Bunun �aresi nedir, ne yolla yaratay�m�
    Su i�inde ya�ayan Ak Ana,su y�z�nde g�r�nd� ve Tanr� �lgen'e ��yle dedi :
    Yaratmak istiyorsan �lgen, Yarat�c� olarak �u kutsal s�z� ��ren :
    De ki hep," yapt�m oldu " ba�ka bir �ey s�yleme.
    Hele yarat�r iken,"yapt�m olmad�" deme.

    Ak Ana bunlar� s�yledi ve kayboldu. Tanr� �lgen'in kula��ndan bu buyruk hi� gitmedi. insana da bu ���d� iletmekten b�kmad� : " Dinleyin ey insanlar, var� yok demeyin. Varl��a yok deyip de, yok olup da gitmeyiniz." Tanr� �lgen yere bakarak : " Yarat�ls�n yer!" G��e bakarak "Yarat�ls�n G�k!" Bu buyruklar verilince yer ve g�k yarat�lm��. Tanr� �lgen �ok b�y�k �� bal�k yaratm�� ve d�nya bu bal�klar�n �zerine konmu�. B�ylece d�nya gezer olmam�� bir yerde sabit olmu�.Tanr� �lgen bal�klar�n k�m�ldad�klar�nda d�nyaya su kaplamas�n diye Mand� �ire'ye bal�klar� denetleme g�revi vermi�. Tanr� �lgen, d�nyay� yaratt�ktan sonra tepesi aya g�ne�e de�en etekleri d�nyaya de�me�en b�y�k Alt�n Da��n ba��na ge�ip oturmu�.D�nya alt� g�nde yarat�lm��d�, yedinci g�nde ise Tanr� �lgen uyumu� kalm��d�. Uyand���nda neler yaratt�m diye bakt�: Ayla g�ne�den ba�ka fazladan dokuz d�nya birer cehennem ile bir de yer yaratm��t�. G�nlerden bir g�n Tanr� �lgen denizde y�zen bir toprak par�ac��� �zerinde bir par�a kil g�rd�" insano�lu bu olsun, insana olsun baba." dedi ve toprak �st�ndeki kil birden insan oldu. Tanr� �lgen bu ilk insana "Erlik" ad�n� verdi ve onu karde�i kabul etti. Ancak Erlik'in y�re�i k�skan�l�k ve h�rsla doluydu. Tanr� �lgen gibi g��l� ve yarat�c� olmad��� i�in �fkelendi.

    Tanr� �lgen, kemikleri kam��tan, etleri topraktan yedi insan yaratt�. Erlik'in yaratt��� d�nyaya zarar verece�ini d���nerek insan� korumak �zere Mand��ire adl� bir kahraman yaratt�ktan sonra yedi insan�n kulaklar�ndan �fleyerek can, burunlar�ndan �fleyerek ba�lar�na ak�l verdi.Tanr� �lgen insanlar� idare etmek �zere May-Tere'yi yaratt� ve onu insano�lunun ba��na han yapt�. Yakut'lardan (Saka) derlenen yarad�l�� efsaneleri de Altay yard�l�� destan�n�n yak�n varyant� niteli�indedir. XIX.y�zy�l'da derlenen bu efsanelerin �e�itli din ve k�lt�rlerin etkilerini ta��d�klar� d���n�lmektedir.

    Alp Er Tunga

    Sakalar d�nemine �it Alp Er Tunga ve �u olmak �zere iki destan tesbit edilmi�tir. Alp Er Tunga, M.�. VII. y�zy�lda ya�am�� kahraman ve �ok sevilen bir Saka h�k�mdar�d�r. Alp Er Tunga Orta Asya'daki b�t�n T�rk boylar�n� birle�tirerek h�kimiyeti alt�na alm�� daha sonra Kafkaslar� a�arak Anadolu Suriye ve M�s�r'� fethetmi� ve Saka devletini kurmu�tur. Alp Er Tunga'n�n hayat� sava�larla ge�mi�tir. Uzun s�re m�cadele etti�i iranl� Medlerin h�k�mdar� Keyhusrev 'in davetinde hile ile �ld�r�lm��t�r. Alp Er Tunga ile iranl� Med h�k�mdarlar� aras�ndaki bu m�cadelelerin hat�ralar� uzun as�rlar hem T�rkler hem iranl�lar aras�nda ya�at�lm��t�r. Alp Er Tunga, Asur kaynaklar�nda Maduva, Heredot'ta Madyes, iran ve isl�m kaynaklar�nda Efrasyab adlar�yla an�lmaktad�r.

    Orhun Yaz�tlar�nda "Dokuz O�uzlar" aras�nda "Er Tunga" ad�na yap�lan "yu�" merasiminden s�z edilmektedir. Turfan �ehrinin bat�s�nda bulunan "Bezegelik" mabedinin duvar�nda da Alp Er Tunga'n�n kanl� resmi bulunmaktad�r. "Divan � L�gat-it T�rk" �n yazar� Ka�garl� Mahmud'a ve " Kutadgu Bilig" yazar� Yusuf Has Hacip'e g�re "Alp Er Tunga" iran destan� "�ehname" deki b�y�k ve efsanev� Turan h�k�mdar� "Efrasiyab"d�r. Divan � L�gat-it T�rk'de Turan h�k�mdarl���n�n merkezi olarak "Ka�gar" �ehri g�sterilmektedir. isl�miyeti kabul etmi� olan Karahanl� devleti h�k�mdarlar� da kendilerinin "Efrasyap" s�lalesinden geldiklerine inanm��lar ve bunu ifade etmi�lerdir. Mo�ol tarih�isi C�veyni de Uygur devletinin h�k�mdarlar�n�n da Efrasyap soyundan oldu�unu yazmaktad�r. �ecere-i Terakime'ye g�re Sel�uklu Sultanlar� kendilerini Efrasyab soyundan kabul ederlerdi. Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birli��inin da��lmas�ndan sonra ileti�im kurmak imk�n� buldu�umuz ve Ruslar�n Yakut ad�n� verdi�i T�rk gurup asl�nda kendilerine Saka dediklerini s�ylemi�lerdir. Tarih i�inde kayboldu�unu d���nd���m�z Saka T�rklerinin az da olsa bir b�l�m�n�n bug�n hayatiyetlerini s�rd�rmeleri pek �ok meselenin yeniden ara�t�r�larak do�rular�n ortaya ��kmas�na yard�mc� olabilecektir.Tarih�i Mesud� de M.S. 7. y�zy�l�n ba��ndaki K�kt�rk hakan�n�n "Efrasyab" soyundan oldu�unu yazmaktad�r. B�t�n bu bilgilerden hareketle "Tunga Alp" le ilgili efsanelerin K�k T�rklerden �nce do�u ve orta Tiyan�an alan�nda ya�ayan T�rkler aras�nda meydana geldi�ini ve bu destan�n daha sonralar� K�k T�rk ve Uygurlar aras�nda ya�ayarak devam etti�ini g�stermektedir.Alp Er Tunga destan�n�n metni bu g�ne ula�amam��t�r. Bir k�sm�ndan yukar�da bahsetti�imiz kaynaklarda bu de�erli Saka h�k�mdar� ve kahraman� hakk�nda bilgiler ve bir de sagu (a��t) tesbit edilmi�tir:

    Kutadgu Bilig'de "Alp Er Tunga" hakk�nda �u bilgi verilmektedir: " E�er dikkat edersen g�r�rs�n ki d�nya beyleri aras�nda en iyileri T�rk beyleridir. Bu T�rk beyleri aras�nda ad� me�hur ikbali a��k olan� Tonga Alp Er idi. O y�ksek bilgiye ve �ok faziletlere sahip idi. Ne se�kin, ne y�ksek, ne yi�it adam idi ; zaten �lemde ferasetli insan bu d�nyaya h�kim olur. iranl�lar ona Efrasiyap derler; bu Efrasiyap ak�nlar haz�rlay�p �lkeler zaptetmi�tir. D�nyaya h�kim olmak ve onu idare etmek i�in pek �ok fazilet, ak�l ve bilgi l�z�md�r. iranl�lar bunu kitaba ge�irmi�lerdir.Kitapta olmasa onu kim tan�rd�." Bug�nk� bilgilerimize g�re Alp Er Tunga ile ilgili en geni� bilgi iran destan� �ehname'de tesbit edilmi�tir. �ehname'nin ba�l�ca konular�ndan biri iran -Turan sava�lar�d�r. Bu destana g�re en b�y�k Turan kahraman� �nce �ehzade sonra h�k�mdar olan Efrasyap't�r.�ehname'deki Alp Er Tunga ile ilgili bilgiler ��yle �zetlenebilir:

    "Turan �ehzadesi Efrasyap babas�n�n iste�i �zerine iran'a harp a�t�. iki ordu Dihistan'da kar��la�t�lar.Boyu servi, g��s� ve kollar� arslan gibi ve fil kadar kuvvetli olan Efrasyap, iranl�'lar� yendi. iran padi�ah� Efrasyap'a esir d��t�. iran'�n ilk intikam�n� o zaman iran'a ba�l� olan Kabil Padi�ah� Zal ald�. Zal ba�ar�l� olmas�na ra�men iran �ah�n�n �ld�r�lmesini engelleyemedi. Efrasyab iran'� ele ge�irmek i�in yeni bir sava� a�t�. iran'�n yeti�tirdi�i en b�y�k kahramanlardan Zal o�lu R�stem Efrasyab'�n �zerine y�r�d�.. Efrasyab ile Zal o�lu R�stem aras�nda bitmez t�kenmez sava�lar yap�ld�. iran taht�nda bulunan Keyk�vus, hem o�lu Siyavu�'u hem de Zal o�lu R�stem'i dar�ltt�. Siyavu� Efrasyap'a s���nd� . Siyavu�'un Turan'da bulundu�u s�rada evlendi�i T�rk beyi Piran'�n k�z�ndan bir o�lu oldu. Siyavu� o�luna babas� Keyhusrev'in ad�n� verdi. Efrasyab uzun y�llar Turan'da h�k�mdarl�k etti. iran'l�lar Siyavu�'un o�lu Keyhusrev'i ka��rarark iran taht�na oturttular. Keyhusrev Zalo�lu R�stem'le i�birli�i yapt� ve Turan ordular�n� yendi. Keyhusrev ile Efrasyap defalarca sava�t�lar. Sonunda ordusuz kalan Efrasyap Keyhusrev'in adamlar� taraf�ndan �ld�r�ld�. �ehname'de Efrasyap ad�yla an�lan Turan h�k�mdar� Alp Er Tunga'n�n iran h�k�mdarlar�na s�k s�k yenildi�i anlat�lmaktad�r. Ancak iran Turan sava�lar�nda iran h�k�mdarlar� s�rekli de�i�mi� 140 y�l ya�ad��� rivayet edilen Alp Er Tunga ise m�cadeleye devam etmi�tir. Bu durum Efrasyap'�n ba�ar�s�z olmad���n� g�sterir. Ger�ek destan metni bulundu�u takdirde bu destanla ilgili daha sa�l�kl� de�erlendirmeler yap�labilir g�r���ndeyim.

    �u Destan�

    �u destan� M.�. 330-327 y�llar�ndaki olaylarla ba�lant�l�d�r. Bu tarihlerde Makedonyal� iskender, iran'� ve T�rkistan'� istil� etmi�ti. Bu d�nemde Saka h�k�mdar�n�n ad� �u idi. Bu Destan T�rklerin iskender'le m�cadelelerini ve geriye �ekilmeleri anlat�maktad�r.

    Do�uya �ekilmeyen 22 ailenin T�rkmen ad�yla an�lmalar� ile ilgili sebeb a��klay�c� bir efsane de bu destan i�inde yer almaktad�r. Ka�garl� Mahmud Divan � L�gat-it T�rk'de iskender'den Z�lkarneyn olarak bahsetmektedir.Destan�n tesbit edilebilen k�sa metni ��yle �zetlenebilir: iskender, T�rk memleketlerini almak �zere harekete ge�ti�inde T�rkistan'da h�k�mdar �u isminde bir gen�ti. iskender'in gelip ge�ici bir ak�n d�zenledi�ine inan�yordu.Bu sebeble de iskender'le sava�mak yerine do�uya �ekilme�i uygun bulmu�tu. iskender'in yakla�t��� haberi gelince kendisi �nde halk� da onu izleyerek do�uya do�ru yol ald�lar. Yirmi iki aile yurtlar�n� b�rakmak istemedikleri i�in do�uya gidenlere kat�lmad�lar. Giden gurubun izlerini takip ederek onlara kat�lmaya �al��an iki ki�i bu 22 ki�iye rastlad�. Bunlar birbirleriyle g�r���p tart��t�lar. 22 ki�i bu iki ki�iye: "Erler iskender gelip ge�ici bir ki�idir. Nas�l olsa gelip ge�er, o s�rekli bir yerde kalamaz. Kal a�" dediler. Bekle, e�len, dur anlam�na gelen "Kala�" bu iki ki�inin soyundan gelen T�rk boyunun ad� oldu. iskender T�rk yurtlar�na geldi�inde bu 22 ki�iyi g�rd� ve T�rk'e benziyor anlam�nda " T�rk maned " dedi.T�rkmenlerin atalar� bu 22 ki�idir ve isimleri de iskender'in yukar�daki s�z�nden kaynaklanm��t�r. Asl�nda T�rkmenler, Kala�larla birlikte 24 boydur ama Kala�lar kendilerini ayr� kabul ederler. H�k�mdar �u Uygurlar�n yan�na gitti. Uygurlar gece bask�n� yaparak iskender'in �nc�lerini bozguna u�ratt�lar.Sonra iskender ile �u bar��t�lar. iskender Uygur �ehirlerini yapt�rd� ve geri d�nd�. H�k�mdar �u da Balasagun'a d�nerek bug�n �u ad�yla an�lan �ehri yapt�rd� ve buraya bir t�ls�m koydurttu. Bug�n de leylekler bu �ehrin kar��s�na kadar gelir, fakat �ehri ge�ip gidemezler. Bu t�ls�m�n etkisi h�l� s�rmektedir.

    Bu destana g�re iskender T�rkistan'a geldi�inde T�rkmenlerin d���ndaki T�rkler do�uya �ekilmi�lerdi. iskender T�rkistanda mukavemetle kar��la�mam�� bu sebeble de ilerlememi�tir. B�y�k �l��de �ad�rlarda ya�ayan T�rkler iskender'in seferinden sonra �ehirler kurmu� ve yerle�ik hayat� geli�tirmi�lerdir.

    Hun - O�uz Destan�

    O�uz Ka�an destan� M.�. 209-174 tarihleri aras�nda h�k�mdarl�k yapm�� olan Hun h�k�mdar� Mete'nin hayat� etraf�nda �ekillenmi�tir. B�t�n T�rk destanlar�nda oldu�u gibi bu destan�n da ilk �ekli g�n�m�ze ula�mam��t�r. Bug�n, elimizde O�uz destan�n�n �� varyant� bulunmaktad�r. XIII ile XVI y�zy�llar aras�nda Uygur harfleriyle yaz�lm�� ve isl�miyetten �nceki inanc� yans�tan varyant�n ilk �rne�i temsil etti�i kabul edilebilir. XIV. y�zy�l ba��nda yaz�ld��� bilinen Re��dedd�n'in C�mi�t-Tev�rih adl� eserinde yer alan Fars�a O�uz Ka�an Destan� isl�m� varyantlar�n ilkini temsil etmektedir. O�uz Ka�an Destan�n�n ���nc� varyant� ise XVII. y�zy�lda Eb�'l-Gaz� Bahad�r Han taraf�ndan T�rkmenler aras�ndaki s�zl� rivayetlerden ve �nceki yazmalardan faydalanarak yaz�lm��t�r.

    O�uz Ka�an Destan�n�n isl�miyet �ncesi Rivayeti Ay Ka�an'�n y�z� g�k, a�z� ate�, g�zleri el�,sa�lar� ve ka�lar� kara perilerden daha g�zel bir o�lu oldu. Bu �ocuk annesinden ilk s�t� emdikten sonra konu�tu ve �i� et,�orba ve �arap istedi.K�rk g�n sonra b�y�d� ve y�r�d�. Ayaklar� �k�z aya��, beli kurt beli, omuzlar� samur omzu, g��s� ay� g��s� gibiydi. V�cudu ba�tan a�a�� t�yl�yd�. At s�r�leri g�der ve avlan�rd�. O�uz'un ya�ad��� yerde �ok b�y�k bir orman vard�. Bu ormanda �ok b�y�k ve g��l� bir gergedan ya��yordu. Bir canavar gibi olan bu gergedan at s�r�lerini ve insanlar� yiyordu. O�uz cesur bir adamd�. G�nlerden bir g�n bu gergadan� avlama�a karar verdi. Karg�, yay, ok, k�l�� ve kalkan�n� ald� ve ormana gitti. Bir geyik avlad� ve onu s���t dal� ile a�aca ba�lad� ve gitti. Tan a�ar�rken geldi�inde gergedan�n geyi�i alm�� oldu�unu g�rd�. Daha sonra O�uz, avlad��� bir ay�y� alt�n ku�a�� ile a�aca ba�lad� ve gitti. Tan a�ar�rken geldi�inde gergedan�n ay�y� da ald���n� g�rd�. Bu sefer kendisi a�ac�n alt�nda bekledi. Gergedan geldi ve ba�� ile O�uz'un kalkan�na vurdu. O�uz karg� ile gergedan� �ld�rd�. K�l�c� ile ba��n� kesti. Gergedan�n barsaklar�n� yiyen ala do�an� da oku ile �ld�rd� ve ba��n� kesti. G�nlerden bir g�n O�uz Ka�an Tanr�ya yalvar�rken karanl�k bast�. G�kten bir g�k ���k indi. G�ne�den ve aydan daha parlakt�. Bu �����n i�inde aln�nda kutup y�ld�z� gibi parlak bir ben bulunan �ok g�zel bir k�z duruyordu. Bu k�z g�l�nce g�k tanr� da g�l�yor, k�z a�lay�nca g�k tanr� da a�l�yordu.O�uz bu k�z� sevdi ve bu k�zla evlendi. G�nler ve gecelerden sonra bu k�z �� o�lan �ocuk do�urdu. �ocuklara G�n, Ay ve Y�ld�z isimlerini verdiler. O�uz ormanda ava ��kt��� g�nlerden birinde g�l ortas�nda bir a�a� g�rd�. A�ac�n kovu�unda g�z� g�kten daha g�k, sa�� �rmak gibi dalgal�, inci gibi di�li bir k�z oturuyordu. Yery�z� halk� bu k�z�n g�zelli�ini g�rse dayanamaz �l�yoruz derlerdi. O�uz bu k�z� sevdi ve onunla evlendi. G�nlerden gecelerden sonra O�uz'un bu k�zdan da �� o�lu oldu. Bu �ocuklara G�k, Da� ve Deniz isimlerini koydular.

    O�uz Ka�an b�y�k bir toy(�enlik) verdi. K�rk masa ve k�rk s�ra yapt�rd�.�e�it �e�it yemekler, �araplar, tatl�lar, k�m�zlar yediler ve i�tiler.Toydan sonra Beylere ve halka O�uz Ka�an �unlar� s�yledi:

    O�uz Ka�an bu toydan sonra d�nyan�n d�rt bir taraf�nael�ilerle �u mektubu g�nderdi:" Ben Uygurlar�n ka�an�y�m ve yery�z�n�n d�rt k��esinin ka�an� olmam gerekir. Sizden itaat dilerim. Kim benim emirlerime ba� e�erse, hediyelerini kabul eder ve onu dost edinirim. Kim ba� e�mezse, gazaba gelirim. Onu d��man sayar�m. Onunla sava��r ve yok ettiririm". Yine o zamanlarda sa� yanda bulunan Altun Ka�an, O�uz Ka�an'a pek �ok alt�n g�m�� ve de�erli ta�lar hediye etti ve ona itaat ederek dostluk kurdu. O�uz Ka�an�n sol yan�nda ise askerleri ve �ehirleri �ok olan Urum Ka�an vard�. Urum Ka�an O�uz Ka�an� dinlemezdi. O�uz Ka�an'�n isteklerini gene kabul etmedi. O�uz Ka�an gazaba geldi, bayra��n� a�t� ve askerleriyle birlikte Urum Ka�ana do�ru y�r�d�.K�rk g�n sonra Buz Da�'�n eteklerine geldi. �ad�r�n� kurdurdu ve sessizce uyudu. Tan a�ar�nca O�uz Ka�an�n �ad�r�na g�ne� gibi bir ���k girdi.O ���ktan g�k t�yl� g�k yeleli b�y�k bir erkek kurt ��kt�. Kurt: " Ey O�uz, sen Urum �zerine y�r�mek istiyorsun; Ey O�uz ben senin �n�nde y�r�yece�im."dedi. Bunun �zerine O�uz �ad�r�n� toplatt�rd� ve ordusuyla birlikte kurdu izlediler. G�k t�yl� g�k yeleli b�y�k erkek kurt itil M�ren denizi yak�n�ndaki Kara da��n ete�inde durdu. Urum Han�n ordusu ile O�uz Ka�an�n ordusu aras�nda b�y�k sava� oldu. O�uz Ka�an sava�� kazand�, Urum Han�n hanl���n� ve halk�n� ald�.O�uz Ka�an ve askerleri G�k t�yl� ve g�k yeleli kurdu izleyerek itil �rma��na geldiler. O�uz Ka�an'�n beylerinden Ulu� Ordu bey itil �rma��n� ge�mek i�in a�a�lardan sal yapt� ve b�ylece kar��ya ge�tiler. O�uz'un bu bulu� ho�una gitti�i i�in bu Ulu� Ordu Bey'e "K�p�ak" ad�n� verdi. G�k t�yl� g�k yeleli kurdu izleyerek yeniden yola devam ettiler. O�uz Ka�an'�n �ok sevdi�i alaca at� Buz Da�a ka�t�. O�uz Ka�an�n �ok �z�ld���n� g�ren kahraman beylerinden biri Buz Da�a ��kt� ve dokuz g�n sonra alaca at� bularak geri d�nd�. O�uz Ka�an at�n� ve karlarla �rt�nm�� kahraman beyi g�r�nce �ok sevindi. At�n� getiren bu beye: " Sen buradaki beylere ba� ol. Senin ad�n ebediyen Karluk olsun." dedi. Bir s�re ilerledikten sonra g�k t�yl� ve g�k yeleli erkek kurt durdu. ��r�et yurdu ad� verilen bu yerde ��r�etlerin ka�an� ve halk� O�uz Ka�ana boyun e�meyince b�y�k sava� oldu. O�uz Ka�an, ��r�et Ka��n� yendi ve halk�n� kendisine ba�lad�. O�uz Ka�an, ordusunun �n�nde y�r�yen bu g�k t�yl� g�k yeleli erkek kurdla Hint, Tangut, Suriye, g�neyde Barkan gibi pek �ok yeri sava�arak kazand� ve yurduna katt�. D��manlar� �z�ld�, dostlar� sevindi. Pek �ok ganimet ve atla evine d�nd�. G�nlerden bir g�n O�uz Ka�an�n tecr�beli bilge veziri Ulu� Bey r�yas�nda bir alt�n yay ve �� g�m�� ok g�rd�. Alt�n yay g�n do�usundan g�n bat�s�na kadar uzan�yordu. �� g�m�� ok da kuzeye do�ru gidiyordu.O�uz Ka�an bu r�yay� dinleyince yurdunu o�ullar� aras�nda payla�t�rd�.

    K�kt�rk Destan�

    K�kt�rklerle ilgili tesbit edilen destan�n iki farkl� rivayeti bulunmaktad�r. �in kaynaklar�nda tesbit edilen varyant "Bozkurt", Eb�'l-G�zi Bahad�r Han taraf�ndan tesbit edilen varyant �ecere-i T�rk'te ise "Ergenekon" ad�yla verilmi�tir.

    Ergenekon Destan�

    Mo�ol ilinde O�uz Han soyundan il Han'�n h�k�mdarl��� s�ras�nda Tatarlar�n h�k�mdar� Sevin� Han Mo�ol �lkesine sava� a�t�. ilhan'�n idaresindeki orduyu K�rg�zlar ve di�er boylardan da yard�m alarak yendi. ilhan�n �lkesindeki herkesi �ld�rd�ler. Yaln�z il Han'�nn k���k o�lu K�yan ve e�i ile ye�eni N�k�z ile e�i ka��p kurtulmay� ba�ard�lar.D��man�n, onlar� bulamayaca�� bir yere gitme�e karar verdiler. Yaban� koyunlar�n y�r�d��� bir yolu izleyerek y�ksek bir da��da dar bir ge�ite vard�lar. Bu ge�itten ge�erek i�inde akar sular,p�narlar, �e�itli bitkiler, �ay�rlar, meyva a�a�lar�, �e�itli avlar�n bulundu�u bir yere gelince Tanr�ya ��krettiler ve burada kalma�a karar verdiler. Da��n doru�u olan bu yere da� kemeri anlam�nda "Ergene" kelimesiyle "dik" anlam�ndaki "Kon" kelimesini birle�tirerek "Ergenekon" ad�n� verdiler. K�yan ve N�k�z'�n o�ullar� �o�ald�. D�rt y�z y�l sonra kendileri ve s�r�leri o kadar �o�ald�larki Ergenekon'a s��amad�lar.Atalar�n�n buraya geldi�i ge�itin yeri unutulmu�tu.Ergenekon'un �evresindeki da�larda ge�it arad�lar. Bir demirci, da��n demir k�sm� eritirlerse yol a��labilece�ini s�yledi. Demirin bulundu�u yere bir s�ra odun, bir s�ra k�m�r dizdiler ve ate�i yakt�lar. Yetmi� yere koyduklar� yetmi� k�r�kle hep birden k�r�klediler.Demir eridi, y�kl� bir deve ge�ecek kadar yer a��ld�.ilhan'�n soyundan gelen T�rkler yeniden g��lenmi� olarak eski yurtlar�na d�nd�ler, atalar�n�n intikam�n� ald�lar. Egenekondan ��kt�klar� g�n olan 21 martta her y�l bayram yapt�lar. Bu bayramda bir demir par�as�n� k�zd�r�rlar, demir k�pk�rm�z� olunca �nce Hakan daha sonra beyler demiri �rs�n �st�ne koyarak d��erler. Bug�n hem yeniden �zg�r hem de bahar bayram� olarak hala kutlanmaktad�r.

    Uygur Destanlar�

    Uygurlara �it T�reyi� ve G�� isimli iki destan par�as� tesbit edilmi�tir.T�reyi� par�as� �in kaynaklar�ndan G�� ise hem �in hem iran kaynaklar�nda bulunmaktad�r.

    T�reyi� Destan�

    Eski Hun beylerinden birinin �ok g�zel iki k�z� vard�. Bu bey k�zlar� ile ancak Tanr�lar�n evlenebilece�ini d���n�yordu. Bu sebeble �lkesinin kuzey taraf�nda y�ksek bir kule yapt�rarak iki g�zel k�z�n� Tanr�larla evlenmek �zere buraya yerle�tirdi. Bir s�re sonra kuleye gelen bir kurdun Tanr� oldu�u d���ncesiyle k�zlar bu kurtla evlendiler. Bu evlenmeden do�an Dokuz O�uzlar�n sesi kurt sesine benzerdi.

    G�� Destan�

    Uygurlar�n yurdunda "Hulin" isimli bir da� vard�. Bu da�dan Tu�la ve Selenge isimli iki �rmak ��kard�. Bir gece oradaki bir a�ac�n �zerine g�kten il�hi bir ���k indi. iki �rmak aras�nda ya�ayan halk bunu dikkkatle izlediler. A�ac�n g�vdesinde �i�kinlik olu�tu, il�hi ���k dokuz ay on g�n �i�kinlik �zerinde durdu. A�ac�n g�vdesi yar�ld� ve i�inden be� �ocuk g�r�nd�. Bu �lkenin halk� bu �ocuklar� b�y�tt�. En k���kleri olan Bu�u Han b�y�y�nce h�k�mdar oldu. �lke zengin halk mutlu oldu. �ok zaman ge�ti. Yulu� Ti�in isimli bir prens h�k�mdar oldu. �inlilerle �ok sava�t�. Bu sava�lara son vermek i�in O�lu Gal� Tigini bir �in prensesi ile evlendirme�e karar verdi. �inliler, prensese kar��l�k h�k�mdardan Tanr� da��n�n ete�indeki Kutlu Da� ad�n� ta��yan kayay� istediler. Gali Tigin kayay� verdi. �inliler kayay� g�t�rmek i�in kayan�n etraf�nda ate� yakt�lar, kaya k�z�nca �zerine sirke d�kt�ler. Ufak par�alara ayr�lan kayay� arabalara koyarak �in'e ta��d�lar. Memleketteki b�t�n ku�lar, hayvanlar kendi dilleriyle bu kayan�n gidi�ine a�lad�lar. Bundan yedi g�n sonra da Gali Tigin �ld�. K�tl�k ve kurakl�k oldu . Yurtlar�n� b�rakarak g�� etmek zorunda kald�lar.

    Buraya kadar k�saca tan�tma�a �al��t���m�z T�rklerin ilk d�nem edeb� eserleri olan Yarat�l��, Alp Er Tunga, �u, O�uz Ka�an, Ergenekon, T�reyi� ve G�� destanlar� bug�nk� b�t�n T�rk Cumhuriyet ve Topluluklar�n�n ortak destanlar� olarak kabul edilmektedir. B�y�k bir ihtimalle XV. y�zy�lda yaz�ya ge�irildi�i kabul edilen "Dede Korkut Hik�yeleri" nin Hun-O�uz Destan d�iresinden ayr�lm�� destan par�as� oldu�u g�r��� olduk�a yayg�nd�r. Dede Korkut Hik�yeleri ve bu hik�yelerin hem anlat�c�s� hem de kahramanlar�ndan biri olan Dede Korkut b�t�n T�rk d�nyas�nda ortak olarak tan�nan s�zl� ve yaz�l� gelenekte ya�at�lan �nemli eserlerden biridir. T�rklerin X. y�zy�lda b�y�k kitleler halinde isl�miyeti kabul etmelerinden ve O�uzlar�n b�y�k bir b�l�m�n�n bat�ya bug�nk� Anadolu topraklar�na g��melerinden sonra gerek Orta Asyada gerek Anadolu, Balkanlar ve Orta Do�uda, T�rkler farkl� siyas� birlikler i�inde ya�am��lard�r. X. y�zy�ldan sonra te�ekk�l eden destanlardan K�ro�lu d���ndakiler T�rk topluluk ve guruplar�n�n ileti�imleri �l��s�nde yayg�nla�m��t�r. K�ro�lu destan� XVI. y�zy�lda Anadolu'da te�ekk�l etmi� ve hemen hemen b�t�n T�rk d�nyas� taraf�ndan benimsenmi� ve �e�itlenerek ya�at�lmaktad�r.

    �sl�miyetin Kabul�nden Sonraki T�rk Destanlar� Karahanl� h�k�mdar� Saltuk Bu�ra Han X. y�zy�lda isl�miyeti resmen devlet dini olarak kabul etmi�tir. isl�miyetten sonra ilk te�ekk�l eden destan da bu h�k�mdar�n isl�miyeti kabul ve yaymak i�in yapt��� m�cadelelerin efsanelerle zenginle�tirilerek anlat�m�yla do�mu�tur. Bu destan�n bir elyazmas�nda bulunan metni k�saca ��yle �zetlenebilir :

    Saltuk Bu�ra Han Destan�

    Hz. Muhammed kanatl� at� Burak'�n s�rt�nda g�klere y�kseldi�i "Mir�c Gecesinde" g�k katlar�nda kendinden �nceki peygamberleri g�r�r. Bunlar aras�nda birini tan�yamaz ve Cebrail'e bunun kim oldu�unu sorar.

    Cebrail :

    " Bu peygamber de�ildir. Bu sizin �l�m�n�zden �� as�r sonra d�nyaya inecek olan bir ruhtur. T�rkistan'da sizin dininizi yayacak olan bu ruh " Abd�lkerim Saltuk Bu�ra Han" ad�n� alacakt�r." Hz. Muhammed yery�z�ne d�nd�kten sonra herg�n isl�miyeti T�rk �lkesine yayacak olan bu insan i�in dua etti. Hz. Muhammed'in arkada�lar� da bu ruhu g�rmek istediler. Hz. Muhammed dua etti. Ba�lar�nda T�rk ba�l�klar� bulunan sil�hl�, k�rk atl� g�r�nd�. Saltuk Bu�ra Han ve arkada�lar� sel�m verip uzakla�t�lar. Bu olaydan �� as�r sonra Saltuk Bu�ra Han, Ka�gar Sultan�n�n o�lu olarak d�nyaya geldi. Saltuk Bu�ra Han�n do�du�u g�n yer sars�lm��, mevsim k�� oldu�u halde bah�eler, �ay�rlar �i�eklerle �rt�lm��t�. Falc�lar bu �ocu�un b�y�y�nce m�sl�man olaca��n� s�yleyerek �ld�r�lmesini isterler. Saltuk Bu�ra Han�, annesi : " M�sl�man oldu�u zaman �ld�r�rs�n�z." diyerek �l�mden kurtar�r.

    Saltuk Bu�ra Han �2 ya��nda arkada�lar�yla birlikte ava ��kma�a ba�lar. Avda olduklar� g�nlerden birinde ka�an bir tav�an�n arkas�ndan h�zla ko�arken arkada�lar�ndan uzakla��r. Ka�an tav�an durur ve bir ihtiyar insan g�r�n�m� kazan�r.Saltuk Bu�ra Han'�n sonradan H�z�r oldu�unu anlad��� bu ya�l� ki�i ona m�sl�man olmas�n� ���tler ve isl�miyeti anlat�r. Satuk Bu�ra, Ka�gar h�k�mdar� olan amcas�ndan isl�miyeti kabul etmesini ister. Ka�gar Han�, m�sl�man olmayaca��n� s�yler. Saltuk Bu�ra Han'�n i�aretiyle yer yar�l�r ve h�k�mdar topra�a g�m�l�r. Saltuk Bu�ra Han h�k�mdar olur ve b�t�n T�rk �lkeleri onun idaresinde isl�miyeti kabul ederler. Saltuk Bu�ra Han, �mr�n� m�sl�manl��� yaymak i�in m�cadele ile ge�irmi�tir. Menkabelere g�re Saltuk Bu�ra Han'�n d��mana uzat�ld���nda k�rk ad�m uzayan bir k�l�c� varm�� ve sava��rken etraf�na ate�ler sa��yormu�. 96 ya��nda Tanr�dan davet alm�� bu sebeble Ka�gar'a d�nm�� ve hastalanarak burada �lm��t�r.

    Manas Destan�

    K�rg�z T�rkleri aras�nda do�an Manas destan� Kazak-K�rg�z T�rk k�lt�r d�iresi i�inde bug�n de b�t�n canl�l��� ile ya�amaktad�r. Bu destan�n XI ile XII. y�zy�llarda meydana geldi�i d���n�lmektedir. Destan�n kahraman� Manas da, O�uz Ka�an destan�n�n isl�m� rivayetindeki ve Saltuk Bu�ra Han gibi isl�miyeti yaymak i�in m�cadele eden bir kahramand�r. B�yle olmakla beraber Manas destan�nda isl�miyet �ncesi T�rk k�lt�r, inan� ve kabullerinin tamam�n� g�rmek m�mk�nd�r. Baz� varyantlar� 4oo.ooo m�sra olan Manas destan� T�rk-Bozk�r medeniyetinin Kazak -K�rg�z d�iresinin k�lt�r belgeseli niteli�indedir.

    Cengiz-n�me

    Ortaasya'da ya�ayan T�rk boylar� aras�nda XIII. y�zy�lda do�up geli�mi�tir. Cengizn�me Mo�ol h�k�mdar� Cengiz'in hayat�, ki�ili�i ve fetihleri ile ilgili olarak Cengiz'in o�ullar� taraf�ndan idare edilen T�rkler taraf�ndan meydana getirilmi�tir. Orta Asya'da ya�ayan T�rkler �zellikle de Ba�kurd, Kazak ve K�rg�z T�rkleri, Cengiz destan�n� �ok severek g�n�m�ze kadar ya�atm��lard�r. Cengiz-n�me'de, Cengiz bir T�rk kahraman� olarak kabul edilmekte ve hik�ye T�rk tarihi gibi anlat�lmaktad�r. Cengiz, Uygur T�reyi� destan�n�n kahramanlar� gibi g�n ����� ile Kurt-Tanr�'n�n �ocu�u olarak do�ar. Cengiz-n�me, Mo�ol Hanlar�n�n destan� tarihi olarak kabul edildi�inden tarih ara�t�r�c�lar�n�n da dikkatini �ekmi�tir. XVII. y�zy�lda Orta Asya T�rk�esinin de�erli yazar� Eb�'l G�zi Bahad�r Han, "�ecere-i T�rk" adl� eserinde "Cengiz-N�me"nin 17 varyant�n� tesbit etti�ini s�ylemektedir. Bu bilgi, bu destan�n, Orta Asya'daki T�rkler aras�ndaki yayg�nl���n� g�stermektedir. Orta Asya T�rkleri, Cengiz'i isl�m kahraman� olarak da g�rm��ler ve ona kutsall�k atfetmi�lerdir. Bat�daki T�rkler taraf�ndan ise Cengiz hi� sevilmemi�tir. Arap tarih�ilerinin, bu h�k�mdar� isl�m d��man� olarak g�stermeleri ve tarih� olaylar onun sevilmemesinde etkili olmu�tur. Mo�ollar�n Anadoluya sald�rgan bi�imde gelip ortal��� yak�p y�kmalar�, Ba�dat'�n �nce H�l�gu daha sonra Timurlenk taraf�ndan yak�l�p y�k�lmas�, Timurlenk'in Y�ld�r�m Beyaz�d'la sebebsiz sava�� gibi tarihi ger�ekler, Cengiz'in de di�er Mo�ollar gibi sevilmemesine sebeb olmu�tur. Cengiz-N�me bat�da ya�ayan T�rkler'in haf�za ve g�n�llerinde yer almam��t�r. "Cengiz-N�me"nin Orta Asya T�rkleri aras�nda bir di�er ad� da " D�st�n-� Nesl-i Cengiz Han"d�r.

    Edige

    Bu destanda XIII y�zy�lda Hazar denizi k�y�s�nda kurulan Alt�nordu Hanl���n�n XV. y�zy�lda Timurlular taraf�ndan y�k�l��� anlat�lmaktad�r. Destan�n ad�, Alt�nordu Han� ve bu destan�n kahraman� Edige Mirza Bahad�r'a atfen verilmi�tir. Edige Mirza Bahad�r'�n devletini ayakta tutabilmek i�in yapt��� b�y�k m�cadeleler, �l�m�nden sonra XV. y�zy�lda destan haline getirilmi�tir. 1820'y�l�ndan itibaren yaz�ya ge�irilen Edige destan�n�n Kazak-K�rg�z, K�r�m, Nogay, T�rkmen, Kara Kalpak, Ba�k�rt olmak �zere alt� riv�yeti tesbit edilmi�tir �e�itli T�rk guruplar aras�nda Alp Er Tunga ve O�uz Ka�an gibi ilk T�rk destanlar�n�n izlerini ta��yan T�rk kahramanl�k dt�nya g�r���n� temsil eden burada bahsi ge�enler kadar yayg�nla�mam�� ortak edebiyat gelene�i i�inde yer almam�� pek �ok ba�ka destan �rne�i bulunmaktad�r. Osmanl� sahas�nda destandan hik�yeye ge�i�te ara t�rler olarak da nitelendirilen �ok tan�nm�� ve bir �ok T�rk topluluklar�nca da bilinen K�ro�lu �rne�i yan�nda daha s�n�rl� alanlarda tesbit edilen Dani�mendname, Battalname gibi ilgi �ekici �rnekler de bulunmaktad�r.

    Battal-N�me

    Bu destan�n kahraman� T�rkler aras�nda Battal G�zi ad�yla benimsenmi� bir Arap sava�c�s�d�r. As�l destan, VIII. y�zy�lda, Emev�'lerin h�r�st�yanlarla yapt�klar� sava�larda b�y�k kahramanl�klar g�stermi� Abdullah isimli bir ki�iyle ilgili olarak do�mu�tur. Battal arap�a kahraman demektir, Battal G�zi, Arap kahraman�na verilen unvanlard�r. T�rklerin m�sl�man olmalar�ndan sonra Battal G�zi destan tipi T�rkle�tirilmi� �nceki destan epizotlar�yla zenginle�tirilmi� ve anlat�m gelene�i i�ine al�nm��t�r. XII ve XIII y�zy�llarda Battal-N�me ad� ile ve nesir bi�imi yaz�ya ge�irilmi�tir. Hik�yeci ���klar�n repertuarlar�nda da yer alm��t�r.Seyyid Battal ad�yla da an�lan bu kahraman hem �ok bilgili, �ok dindar ve c�mertdir. M�sl�m�nl��� yaymak i�in yapt��� m�cadelelerde insanlar�n yan�nda b�y�c�, cad� ve dev gibi ola�an�st� g��lerle de sava��r. " A�kar Devz�de" isimli at� da kendisi gibi kahramand�r. Arap, Fars ve T�rklerin X-XX. y�zy�llar aras�nda olu�turduklar� ortak isl�m k�lt�r d�iresinin �r�nlerinden biri olmakla beraber Orta Asya'da ya�ayan T�rk guruplar aras�na da yay�larak T�rk kabul ve de�erleriyle kayna�m��t�r.

    D�ni�mendn�me

    Anadolunun fethini ve bu m�cadelenin kahramanlar�n� anlatan, X11. y�zy�lda s�zl� olarak �ekillenen X111. y�zy�lda yaz�ya ge�irilen isl�m� T�rk destanlar�ndand�r. Dani�mendn�me'de hik�ye edilen olaylar�n tarihi ger�eklere uygunlu�u, kahramanlar�n�n ya�am�� T�rk beyleri olmalar�ndan, Anadolu co�rafyas�n�n ger�ek isimleriyle an�lmas�ndan dolay� uzun s�re tarih kitab� olarak nitelendirilmi�tir. K�ro�lu metni destan ad�yla an�lmakla ve baz� destan� niteliklere de sahib olmakla birlikte XX. y�zy�lda Anadolu'dan derlenen �rnekleri daha �ok halk hik�yesi gelene�ine yak�nd�r. Anadolu'da hik�yeci ���klar taraf�ndan 24 kol halinde anlat�lan hik�yesinin �zeti k�saca ��yledir :

    K�ro�lu Destan�

    Bolu beyi, g�vendi�i seyislerinden biri olan Yusuf'a : " �ok h�nerli ve de�erli bir at bul ." emrini verir. Seyis Yusuf, uzun s�re Bolu beyinin iste�ine uygun bir at arar. B�y�d�klerinde istenen niteliklere sahip olaca��na inand��� iki tay bulur ve bunlar� sat�n al�r. Bolu beyi bu zay�f taylar� g�r�nce �ok k�zar ve seyis Yusuf'un g�zlerine mil �ekilmesini emreder. G�zleri k�r edilen ve i�inden kovulan Yusuf, s�ska taylarla birlikte evine d�ner. O�lu Ru�en Ali'ye verdi�i talimatlarla taylar� b�y�t�r. Babas� k�r oldu�u i�in K�ro�lu takma ad�yla an�lan Ru�en Ali, babas�n�n iste�ine g�re atlar� yeti�tirir. Taylardan biri ola�an�st� bir at haline gelir ve K�rat ad� verilir. K�rat da destan kahraman� K�ro�lu kadar �nlenir. Seyis Yusuf, Bolu beyinden intikam almak i�in g�zlerini a�acak ve onu g��l� k�lacak �� sihirli k�p��� i�mek �zere o�lu ile birlikte p�nara gider. Ancak, K�ro�lu babas�na getirmesi gereken bu k�p�kleri kendisi i�er, yi�itlik, ��irlik ve sonsuz g�� kazan�r. Babas� kaderine r�za g�sterir ancak o�luna mutlaka intikam�n� almas�n� s�yler. K�ro�lu �aml�bel'e yerle�ir, �evresine yi�itler toplar ve babas�n�n intikam�n� al�r. Hayat�n� yoksul ve �aresizlere yard�m ederek ge�irir. Halk inanc�na g�re sil�h icat edilince mertlik bozuldu demi� k�rklara kar��m��t�r. �e�itli d�nemlere ve farkl� siy�s� birlikler sahip T�rk gurublar� aras�nda tesbit edilen T�rk destanlar�n�n k�saca tan�t�m� ve �zeti bu kadard�r. Bu destan metinleri incelendi�inde hepsinde ilk T�rk destan� O�uz Ka�an destan�n�n izleri bulundu�u g�r�l�r. Bu destan par�alar� T�rk d�nyas�n�n ortak tarih� d�nem hat�ralar�n� aksettiren ilk edeb� �r�nler olarak da �nem ve de�er ta��rlar. Bir g�n bu par�alardan hareketle Fin destan� Kalavala gibi de�erli m�kemmel bir T�rk destan�n� yaz�labilirse �e�itli kaynaklarda da��n�k olarak bulunan malzeme daha anlaml� hale gelebilir kanaatindeyim.

    Prof. Dr. Umay G�nay

    Kaynaklar

    1. Banarl� Nihat Sami, Resimli T�rk Edebiyat� Tarihi, Istanbul 1971.
    2. Bang W. - R.R. Arat, Die Legende von Oghuz-Kaghan, Berlin 1932. T�rk�e �evirisi, O�uz Ka�an Destan�,
    Istanbul 1936.
    3. Ebulg�zi Bahad�r Han, �ecere-i Terakime, fotokopi, Istanbul �937.
    4. G�kyay Orhan ��ik, " Han-n�me" Necati Lugal Arma�an�, Ankara �968.
    5. inan Abdulk�dir, Tarihte ve bug�n �amanizm, Ankara 1945.
    6. K�pr�l� Mehmet Fuat, T�rk Edebiyat� Tarihi, Istanbul 1928. ikinci bask� Istanbul 1982.
    7. Mo�ollar�n Gizli Tarihi, �eviren Ahmet Temir, Ankara 1948.
    8. Orkun H.N., O�uzlara D�ir, Ankara 1935.
    9. �gel Bahaeddin, "Uygurlar�n Men�e Efsanesi", A.�. Dil ve Tarih Co�rafya Fak�ltesi Dergisi, Ankara 1947.
    10. �gel Bahaeddin, T�rk K�lt�r Tarihi, Ankara 1962.
    11. T�rk Mitolojisi, Ankara 1971.
    12. S�mer Faruk, O�uzlar, Ankara 1967.
    13. Togan Zeki Velidi, Umum� T�rk Tarihine Giri�, Istanbul 1946.

    Yazı kaynağı : www.turkedebiyati.org

    Destanlar

    Destanlar Hakkında Geniş Detaylı Bilgi

    Eski Türklerin savaşçı ve göçebe olması, yaşadıkları bölgede meydana gelen savaşlar, avcılık ve hayvancılıkla uğraşmaları onların maceralı bir hayat yaşamalarına sebep olmuştur. Yaşamak zorunda oldukları bu zorlu olaylar destanların ortaya çıkmasını sağlamıştır.

    NOT: Destanlar, doğal destanlar ve yapma destanlar olarak ikiye ayrılır. Doğal destanlar toplumların geçmiş dönemlerini kapsar, şair tarafından yazılmayan kendi kendine oluşma özelliği gösteren ürünlerdir. Doğal destanların yaratıcısı halktır. Yapma destanlar ise bir sanatçının kendi milletinin tarihinden çıkardığı heyecanlı ve büyük vakaları birtakım hayal unsurlarıyla karıştırarak oluşturduğu destanlardır.

    Türk ve Dünya Destanları Tablosu

    Destanların Özellikleri Maddeler Halinde

    * Anonim özellik taşıyan ve Türk edebiyatının ilk örnek metinleri kabul edilen destanlar halkın ortak malıdır.
    * Sözlü edebiyat dönemi ürünleridir sonradan yazıya geçirilmiştir.
    * Destanlar mitoloji, efsane, folklor ve tarihi öğeleri içinde barındıran bir türdür.
    * Destanlar belli bir ulusun özelliklerini yansıtır. Genelde manzum (şiir) şekilde yazılan bu türde nesir kısımları da bulunur.

    * Destanlarda anlatılan olayların geçtiği yer ve zaman bilinmemektedir.
    * Destanlarda olağan ve olağandışı (mübalağalı) olaylar iç içedir.
    * Toplum hafızasında iz bırakacak derecede önemli olan toplumu derinden etkileyen doğal afetler, savaş, göç, kıtlık gibi olayları konu olarak ele alır.
    *  Coşkulu bir söyleyişi olan destanlar, ulusal dilde ve ulusal nazım ölçüsüyle yani hece ölçüsüyle söylenir.

    Destan Motifleri Nelerdir

    Destan motifleri, destan kahramanları ile iç içe bir durumdadır. En önemli rol, kahramanın olduğu için motifler de buna paralel olarak gelişir. Türk milletinin inancı ve yaşantısı da motiflerin şekillenmesini sağlar. İslamiyet’ten önceki sözlü dönem edebiyatı destanlarda, şamanist unsurlar ağırlık kazanmaktadır.

    Bu unsurlar şunlardır:
    Işık motifi
    Ağaç motifi
    Ok-yay motifi
    Gökbörü (Bozkurt) motifi
    At motifi
    Rüya motifi
    Mağara motifi
    Kırklar motifi

    İslamiyet Öncesi Türk Destanları

    Türk Destanları

    İlk Türk destanlarından biri olan Yaratılış Destanı Asya kıtasının çeşitli bölgelerinde yaşayan Türk boyları ve Altay Türkleri arasında söylenmektedir. Bu destanda kainatın nasıl meydana geldiği ve insanların nasıl çoğaldığı anlatılmıştır.

    Alp Er Tunga Destanı: Alp Er Tunga’nın savaşları, kahramanlıkları, başarıları anlatılır.
    Şu Destanı: Destanda İskender’in bir gece baskınında Türklere nasıl yenildiği, Türklerin hükümdarı Şu ile İskender’in barış yapmaları ele alınır.

    Oğuz Kağan Destanı: Hunların güçlü hükümdarı Mete’nin (Oğuz) Orta Asya’da Türk birliğini nasıl sağladığı ve Hun İmparatorluğu’nu nasıl kurduğu anlatılır.
    Attila Destanı: V. asırda Avrupa’ya korkulu yıllar yaşatan Attilâ’nın savaşlarını ve seferlerini anlatır.

    Bozkurt Destanı: Göktürklerin dişi bir kurttan nasıl türedikleri anlatılır.
    Ergenekon Destanı: Göktürklerin nasıl çoğaldıkları ve demir dağı delerek oradan nasıl çıktıkları anlatılmıştır.

    Göç Destanı: Uygurların Moğolistan’dan Çin’in Kansu bölgesine ve Doğu Türkeli’ne göçlerini anlatır.
    Türeyiş Destanı: Bu destanda Uygurların erkek bir kurttan türeyişi anlatılır.

    Bu dönem Türk destanları Satuk Buğra Han Destanı, Manas Destanı, Cengiz Han Destanı, Battal Gazi Destanı, Köroğlu Destanı, Ediğe Destanı, Timur Destanı, Danişment Gazi Destanı’dır.

    Geçiş Döneminde İslamiyet Etkisinde Oluşan Türk Destanları
    İslamiyet’ten sonraki Türk destanları milli – İslami niteliktedir.
    1. Karahanlı Dönemi: Satuk Buğra Han Destanı
    2. Kazak – Kırgız Kültür Dairesi: Manas Destanı
    3. Türk – Moğol Kültür Dairesi: Cengizname
    4. Tatar – Kırım Dairesi: Timur ve Ediğe Destanları
    5. Selçuklu – Beylikler ve Osmanlı Dönemleri:
    a. Seyid Battal Gazi Destanı
    b. Danişmend Gazi Destanı
    c. Köroğlu Destanı

    Yabancı Milletlerin Doğal Destanları (Dünya edebiyatındaki doğal destanlar)

    İlyada ve Odysseia
    Bu destanların yaratıcıları Ege Denizi’nin çevresinde yaşayan toplumlardır. Bunları yazıya geçiren, büyük şair Homeros’tur. Bu destanların konusu Truva Savaşlarımdan alınmıştır. Yunanların Truva’ya gidişleri İlyada’da, Truva’dan dönüşleri de Odysseia’da işlenmiştir.

    Şehname: Konusu İran-Türk savaşlarıdır. Saka (İskit) Türklerinin Alp Er Tunga Destanında da aynı konular işlenmiştir. Olayları kendi açılarından yorumlayan İranlIların Şehname’de Alp Er Tunga adı “Efrasiyab” olarak geçer. İki destanın da kahramanı aynıdır. Bu destan, ünlü İran şairi Firdevsi tarafından mesnevi tarzında yazıya geçirilmiş olup 60.000 beyittir.

    Kalavela Destanı: Bu destanda Fin mitolojisi, Finlerin Macarlarla aynı kökten geldikleri anlatılmıştır. Destan Dr. Lönrot tarafından yazıya geçirilmiştir.

    Ramayana Destanı: Ayuyha Kralı Rama’nın hayatını anlatan bir destandır.
    Mahabharata Destanı: M.S. IV. yüzyılda yazıldığı sanılır. Pandavalar ile Kavravaların savaşı ele alınmıştır. Hint kültürünü tanıtması açısından önemli bir destandır. 200.000 dizeden oluşmuştur.

    Nibelungen Destanı: VI. yüzyılda oluştuğu sanılan bu destanın asıl konusu Burgondların Hunlar tarafından kılıçtan geçirilmesidir. Buna sonradan Yiğit Siegfried’in uydurma hikâyesi de eklenmiş ve ulusal bir destan oluşturulmuştur.

    Gılgamış Destanı: Güçlü, zalim aynı zamanda da bir kahraman olan Sümer Kralı Gılgamış’ın serüvenlerini anlatan bir destandır. Sümerlerin yaşantısı hakkında bilgi verdiği ve pek çok Anadolu destanına kaynaklık ettiği için önemlidir. Dünyanın bilinen ilk destanıdır.
    Diğer Destanlar:
    Japonların Şinto, Rusların İgor, Fransızların Chansen de Roland, İspanyolların La Cid adlı destanları vardır.

    « Aşık Paşa Manas Destanı »

    Yazı kaynağı : www.edebiyatfakultesi.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap