Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    islam dini maddi ve manevi paylaşma ve yardımlaşmaya niçin önem verir

    1 ziyaretçi

    islam dini maddi ve manevi paylaşma ve yardımlaşmaya niçin önem veriri bilgi90'dan bulabilirsiniz

    İslam dini maddi, manevi paylaşma ve yardımlaşmaya niçin önem verir? Açıklayınız,

    İslam dini maddi ve manevi paylaşma ve yardımlaşmaya niçin önem verir

    İslam dini maddi ve manevi paylaşma ve yardımlaşmaya niçin önem verir

    Cevap:

    Merhaba!

    "İslam dini maddi ve manevi paylaşma ve yardımlaşmaya niçin önem verir " sorunuzun yanıtını aşağıdaki paragraftan okuyabilirsiniz:

    İslam dini, maddi ve manevi paylaşma ve yardımlaşmaya önem verir çünkü elinizdeki paylaşmak yapabileceğiniz en büyük iyiliklerden biridir. Elinizde çok fazla biriktirmek yerine, ihtiyacı olan biri ile paylaştığınızda o da ihtiyaçlarını karşılayabilir hale gelir. Paylaşmak, bu sebeple önemlidir.

    Bunlara ek olarak, iyi bir insanın sadece parasını değil, kendi bilgisini de paylaşması gerekir. Bu sayede başka kişiler de yeni bilgiler öğrenebilir ve bu bilgileri daha da çok kişiye dağıtabilir. Aynı mitoz bölünmedeki gibi 2 iken 4 olur 4 iken 8... böyle hızlıca bilgi yayılmış olur.

    ***İslam dini nasıl bir dindir sorusunun yanıtını incelemek istersen aşağıdaki linke tıklayabilirsin:

    eodev.com/gorev/7652842

    Umarım cevabım açıklayıcı olmuştur, eğitim hayatında başarılar dilerim!    

    Yazı kaynağı : eodev.com

    Forum Sayfa Cevapları

    8. Sınıf Din Kültürü İslam dini, maddi ve manevi paylaşma ve yardımlaşmaya niçin önem verir? Açıklayınız. konusunu kısaca ve uzun ele alacağız.

    Cevap :

    İslam toplumu hem manevi yönden hem maddi yönden paylaşmaya ayrıca önem vermiş, toplumun huzurlu olmasını amaçlamıştır. Bu amaçla maddi yönden insanları birbirlerine yardım etmeyi sadaka, zekat gibi kavramlarla fakire destek olmayı amaçlamış.

    Manevi yönden ise bayram, cenaze gibi güzel ve acı günleri paylaşmayı amaçlamıştır. Bu sayede toplum içerisinde bireyler arasında sevgi ve saygı ortamı oluşması sağlanmıştır.

    Cevap :

    İnsanlar birbirleri ile yardımlaşmak zorundadır. Tek başına hiç bir insan bir şeyi başaramaz. İnsanlar doğumdan ölüme kadar birbirlerine ihtiyaç duyarlar. Toplum içerisinde insanlar birbirlerine muhtaç oldukları için dinimiz İslamiyet, yardımlaşmaya önem vermiştir.

    İhtiyaçlarımızı ancak başkalarının yardımı ile giderebiliriz. İslam dini paylaşma ve yardımlaşmaya önem verdiği için zekat ve sadakaya ayrıca önem vermiştir. İnsanların ihtiyaçlarını giderebilmesi için bu önemli bir ibadettir. Ayrıca İslamiyet manevi yönden de insanlara yol göstermiştir.

    Toplumun daha düzenli olması ve bireyler arası sevgi ve saygının olabilmesi için selamlaşmaya, helalleşmeye önem vermiş, nifak sokmayı, dedikodu yapma, düşmanlık gibi şeyleri yasaklamış, bu sayede toplum içerisinde birlik ve beraberlik huzur ortamını korumaya çalışmıştır.

    Yazı kaynağı : www.forumsayfacevaplari.com

    İslam’ın Paylaşmaya ve Yardımlaşmaya Verdiği Önem

    İslam’ın Paylaşmaya ve Yardımlaşmaya Verdiği Önem

    EBA TV – 8. Sınıf Din Kültürü Ve Ahlak Bilgisi Dersi 25.11.2020 tarihli yayın içeriğidir.

    Yardımlaşma insan için vazgeçilmez bir ihtiyaçtır. İnsan doğumundan ölümüne kadar hayatını yardımlaşma sayesinde sürdürebilir. Toplumda herkes bir diğerine muhtaçtır. İhtiyaçlarımızı ancak başkalarının yardımıyla karşılayabiliriz. Bu konuda Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:” Müslüman Müslümanın kardeşidir. Ona zulmetmez. Onu düşman eline bırakmaz. Her kim Müslüman kardeşinin bir ihtiyacını giderirse Allah da onun ihtiyacını giderir. Her kim bir Müslümanın bir sıkıntısını giderirse Allah da onun kıyamet sıkıntılarından bir sıkıntısını giderir. Her kim dünyada, bir Müslümanın (ayıbını) örterse Allah da kıyamet günü onun (ayıbını) örter.” Doktoru, hastası; öğretmeni, öğrencisi; işvereni, işçisi; kadını, erkeği; zengini ve fakiriyle toplumda insanlar birbirlerini tamamlamaktadır. Bir insan işadamı olabilir ama fabrikasında çalışacak işçilere ihtiyacı vardır. İşçileri olmazsa işini devam ettiremez. Yöneticiler ancak çalışanların haklarını koruyup onlara değer verdikleri zaman faydalı ve verimli sonuçlar alabilirler. Kısacası toplum paylaşma ve yardımlaşma sayesinde ayakta kalabilir. Eğer toplumdaki bireyler birbirlerini ihmal eder ve yardımlaşmayı terk ederlerse insanlar arasında sevgisizlik, düşmanlık, çatışma artar. Toplumdaki birlik, beraberlik ve huzur ortamı zarar görür. Bu nedenle toplumlar için sosyal dayanışma çok önemlidir.

    Kur’an-ı Kerim’de Yüce Allah, “…İnsanları ancak bana kulluk etsinler diye yarattım.” buyurarak insanın yaratılış amacının kendisine kulluk etmek olduğunu bildirmiştir. Allah’a (c.c.) kul olmak insana bazı sorumluluklar yükler. Kişi, ancak bu sorumluluklarını yerine getirdiği takdirde iyi bir insan ve iyi bir kul olabilir. Bu sayede hem Allah’ın (c.c.) rızasını hem de kulların sevgisini kazanır. İyi bir kul olabilmek için öncelikle bütün varlıkların Allah (c.c.) tarafından yaratıldığının unutulmaması gerekir. İşte bu yüzden Müslüman, mahlûkata (yaratılmışlara) sevgiyle bakar. Kendisini yaratan Allah’ın (c.c.) rızasını mahlûkata sevgi göstererek kazanmaya çalışır. O’nun (c.c.) kendisine lütfettiği nimetleri ihtiyacı olan kardeşleriyle paylaşarak mutlu olur. Allah (c.c.) sevgisinden kaynaklanan bu merhamet duygusu insanlarla birlikte tüm yaratılmışları kapsar. Çünkü onları da Allah (c.c.) yaratmıştır ve onlar da Allah’ın (c.c.) kullarıdır. Onlar üstlendikleri rollerle hayatımızı güzelleştirmekte ve bize faydalı olmaktadırlar. Bitki ve hayvanları korumak, Müslüman için bir kulluk görevidir. Bu konuda Yüce Allah, “Bitkiler ve ağaçlar secde ederler. Göğü Allah yükseltti ve mîzanı (dengeyi) O koydu. Sakın dengeyi bozmayın.” buyurmaktadır.

    İyilik hayat kurtarır!

    Hz. Peygamber ise “Merhametliler (var ya!) … Rahman, işte onlara merhamet eder. Siz yeryüzündekilere merhamet edin ki gökyüzündekiler de (melekler) size merhamet etsin.” buyurarak yeryüzündeki canlı cansız her türlü mahlukata merhamet gösteren Müslümanların meleklerden merhamet göreceğini vurgulamıştır.

    Müslüman, yakın çevresinden başlamak üzere tüm yeryüzünden sorumludur. İnsanı ve insanın içinde yaşadığı dünyayı koruyabilmek ancak yardımlaşmayla mümkündür. İslam dini insana ve topluma faydalı olan hususlarda yardımlaşmayı emrederken zararlı ve kötü olan işler üzerinde yardımlaşmayı yasaklamıştır. Bu konuda Yüce Allah, “ … İyilik ve takva (Allah’a karşı gelmekten sakınma) üzere yardımlaşın. Ama günah ve düşmanlık üzere yardımlaşmayın. Allah’a karşı gelmekten sakının…” buyurmaktadır. Bir başka ayette de “…(Ey müminler!) Siz hayır işlerinde yarışın…” buyurarak Müslümanları insanlığa faydalı olacak işlerde yarışmaya çağırmaktadır.

    Paylaşmak Mutluluktur!

    Hepimiz bazen tek başımıza çözemeyeceğimiz sorunlarla karşılaşırız. Bunları aşmak için başkalarının yardımına ihtiyaç duyarız. Bu konuda bize yardım etmeye çalışanlar olunca sevildiğimizi ve değerli olduğumuzu hissederiz. Hz. Muhammed (s.a.v.) bu konuda; “Kim bir Müslümanın dünya sıkıntılarından bir sıkıntısını giderirse, Allah da onun kıyamet günündeki sıkıntılarından birini giderir. Kim darda kalan bir kimsenin işini kolaylaştırırsa, Allah da dünya ve ahirette onun işlerini kolaylaştırır. Kim bir Müslümanın ayıbını örterse, Allah da dünya ve ahirette onun ayıplarını örter. Kul, kardeşinin yardımında olduğu sürece, Allah da onun yardımcısı olur.” buyurmuştur.

    Bir sosyal bilgiler öğretmeni öğrencilerine dünyayı etkileyecek bir proje fikri geliştirmelerini ister…

    Müslüman paylaşma ve yardımlaşmaya yakın çevresinden başlamalıdır. Çünkü herkes kendi çevresindekilerle ilgilendiğinde toplumsal ilişkiler kendiliğinden sevgi ve kardeşlik üzerine kurulmuş olur. Ayrıca yakınındakilere duyarsız olanların uzaktakilerin hertleriyle ilgilenmesi çok daha zordur. Yüce Allah, “Allah’a ibadet edin ve ona hiçbir şeyi ortak koşmayın. Anne babaya, akrabaya, yetimlere, yoksullara, yakın komşuya, uzak komşuya, yanınızdaki arkadaşa, yolcuya, elinizin altındakilere iyilik edin. Şüphesiz, Allah kibirlenen ve övünen kimseleri sevmez. buyurarak bu konudaki sorumluluklara dikkat çekmektedir.

    İyilik Yap İyilik Bul!

    İslam, paylaşma ve yardımlaşma duygusunu güçlendirmeyi amaçlar. Bu konuda Müslümana yol gösterir. Herkese kendi durumuna göre yardım etmeyi tavsiye eder. Böylece insanı cimrilik ve bencillik tutsaklığından kurtarıp paylaşmanın verdiği mutluluğa ulaştırmak ister. Hz. Muhammed (s.a.v.) her konuda olduğu gibi yardımlaşma konusunda da en güzel örnektir. O, yardımın büyüklüğünün değil, yardımı yapanın niyetinin ve samimiyetinin önemli olduğunu öğretir. Bir tebessümle de olsa yardımlaşmaya teşvik eder. Hiçbir iyilikte bulunamayan bir Müslümanın, eli ve dili ile başkalarına zarar vermemesinin bile sevap olduğunu haber verir.

    Paylaşma ve yardımlaşma her Müslümanda olması gereken bir özelliktir. Hz. Peygamber “Müminler birbirlerini sevmede, birbirlerine merhamet etmede ve şefkat göstermede bir bedenin organları gibidir. Bedenin bir organı rahatsızlandığında diğer organlar da uykusuzluk ve yüksek ateşle bu acıya ortak olur.” buyurarak yardımlaşmanın önemini vurgulamaktadır. Bizler de her fırsatta birbirimizle yardımlaşarak aramızda sevgiyi güçlendirmeye ve Allah’ın (c.c.) rızasını kazanmaya çalışmalıyız.

    Yazı kaynağı : www.ismailluleci.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Ali 10 Ay önce
    0

    bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yorum yap