Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    irritabl bağırsak sendromu belirtileri

    1 ziyaretçi

    irritabl bağırsak sendromu belirtileri bilgi90'dan bulabilirsiniz

    İrritabl Barsak Hastalığı

    İrritabl Barsak Hastalığı

    0 Oy

    İrritabl Barsak Hastalığı halk arasında Hassas Barsak Sendromu olarak adlandırılmaktadır. İrritabl Barsak Hastalığı, mide ve bağırsak sisteminde meydana gelen işlev bozukluğudur. Bu yalnızca kalın bağırsağı değil tüm sindirim sistemini etkilemektedir. Kas ve sinirlerin hassaslaşmasına neden olduğundan, özellikle yemek yerken ve yemek sonrasında kramp ve ishal gibi rahatsızlığa yol açmaktadır.

    İrritabl Barsak Hastalığı nüfusun yaklaşık %20’lik oranında görülen, hafif veya ağır şiddette yaşanan bir sorundur. Kişilerin sosyal yaşamlarını oldukça etkiler ve yaşam kalitesini düşürür. Hassas Barsak sendromu kadınlarda daha sık rastlanan bir durumdur. İrritabl Barsak hastalığı 20 ila 30 yaşlarında ortaya çıkmakta ve uzun bir zaman devam edebilmektedir. Hassas Barsak sendromunun ortaya çıkış sebebi çoğunlukla yaşanan bir bağırsak enfeksiyonuna bağlı antibiyotik kullanımı olarak belirtilmektedir.

    Hastalığın Belirtileri Nelerdir?

    Kalın bağırsak yaklaşık 1,5 metre uzunluğundadır. Kalın bağırsağın görevi ise, ince bağırsaktan gelen su ve tuzu emmektir. Her gün 2 litreye yakın sıvı madde, ince bağırsaktan kalın bağırsağa girerek içerisindeki su ve tuz(başlıcası kalsiyum) emilene kadar burada kalır ve katı hale gelir. Madde dışkı olarak tuvalete gitme ihtiyacı hissettirene kadar kalın bağırsakta depolanır. Kalın bağırsağın hareketi sinirler ve hormonlar tarafından kontrol edilerek, burada bulunan dışkıyı rektuma yani kalın bağırsağın son kısmına iter. Her gün kalın bağırsakta meydana gelen güçlü kasılmalar ve bağırsak hareketleri ise dışkılamaya yol açmaktadır. Bu hastalığı olan insanlarda, yiyecekler ve içecekler sindirim sisteminden çok hızlı veya çok yavaş geçer, bu da hastada ishal veya kabızlığa neden olmaktadır. Yine, bu hastalarda sindirime yardımcı olan bakteri sayısı düşüktür, bu durum da sindirimi zorlaştırmakta ve şişlik ve karın ağrısına neden olan bağırsak gazının oluşmasına neden olmaktadır.Bu yüzden İrritabl Bağırsak hastalığında, hastaların kalın bağırsakları oldukça hassas ve ufak uyarılara bile güçlü tepkiler veren bir duruma gelmektedir. Huzursuz bağırsak sendromu olan kişilerde bağırsakta bulunan gaz, yemek yeme sırasında midede şişkinliğe,hazımsızlığa ve karında sancıya neden olur. Bunun dışında süt ürünleri tüketmek, çikolata veya alkol tüketmek bu hastalarda kabızlığa neden olmaktadır. Özellikle kadınların adet dönemlerinde artan üreme hormonları sebebiyle huzursuz bağırsak sendromu belirtilerinde artış olmaktadır. İrritabl Bağırsak Hastalığının belirtileri kişinin ne yediğine, ne kadar yediğine ve kadınların regl dönemine göre değişkenlik gösterebilmektedir. Bu yüzden hassas bağırsak sendromu bulunan hastaların ortaya çıkan belirtilerin ne zamanlarda artış gösterdiğini iyi bir şekilde takip etmesi gerekmektedir.

    İrritabl Barsak Hastalığının belirtileri kişinin ne yediğine, ne kadar yediğine ve kadınların regl dönemine göre değişkenlik gösterebilmektedir. Bu yüzden hassas barsak sendromu bulunan hastaların ortaya çıkan belirtilerin ne zamanlarda artış gösterdiğini iyi bir şekilde takip etmesi gerekmektedir. İrritabl Barsak sendromu belirtileri şu şekilde sıralanmaktadır;

    Hassas Barsak sendromu yaşayan hastalarda aşağıdaki şikâyetlere de sıkça rastlanmaktadır;

    İrritabl Bağırsak Sendromunun Sebebi Nedir?

    Kalın barsak yaklaşık 1,5 metre uzunluğundadır. Kalın barsağın görevi ise, ince barsaktan gelen su ve tuzu emmektir. Her gün 2 litreye yakın madde, ince barsaktan kalın barsağa girerek su ve tuz emilene kadar burada kalır. Madde dışkı olarak tuvalete gitme ihtiyacı hissettirene kadar kalın barsakta depolanır. Kalın barsak hareketi ise sinirler ve hormonlar tarafından kontrol edilerek, kalın barsakta bulunan dışkıyı rektuma iter. Her gün kalın barsakta meydana gelen güçlü kasılmalar ise dışkılamaya ve barsak hareketlerine yol açmaktadır.

    İrritabl Bağırsak sendromunun spesifik nedeni henüz belirlenmemiş olmakla birlikte temel nedeninin stres olduğu belirtilmektedir. Buna bağlı olarak huzursuz bağırsak sendromu olan hastalar stresle birlikte, zaten var olan belirtileri daha şiddetli olarak yaşamaktadırlar. Huzursuz Bağırsak sendromunun ortaya çıkış sebebi olarakta çoğunlukla yaşanan bir bağırsak enfeksiyonuna bağlı uzun süre antibiyotik kullanımı olduğu belirtilmektedir.

    İrritabl barsak hastalığına neden olabilecek faktörler aşağıdaki şekilde sıralanabilmektedir;

    Yukarıda belirtildiği gibi bu koşullar, irritabl barsak sendromunun semptomlarını ağırlaştırır.

    Nasıl Teşhis Edilir?

    Huzursuz Bağırsak sendromu tanısını koyabilmek için, öncelikle hastanın şikayetleri iyice dinlenmeli ve var olan belirtiler tamamıyla tespit edilmeli, altta yatan ciddi bir rahatsızlık olup olmadığı araştırılmalıdır. Daha sonra doktor tarafından yapılan fiziksel muayene sonrası hastadan birtakım laboratuar testleri istenebilir. Bu testler arasında kanama olup olmadığını anlamak için dışkı örneği, röntgen ve gerekli görüldüğü takdirde kolonoskopi de bulunmaktadır.

    İrritabl Barsak Hastalığı Nasıl Tedavi Edilir?

    Ölümcül bir tarafı olmamasına rağmen irritabl bağırsak hastalığı kişilerin sosyal yaşamlarını olumsuz yönde etkileyen bir sorundur. Bu nedenle tedavi edilmesi gerekmektedir, huzursuz bağırsak sendromunu tamamen ortadan kaldıran bir tedavi yöntemi bulunmamaktadır. Bununla birlikte, başarılı bir tedavi semptomların şiddetini azaltmaktadır. Amaç, hastaların günlük yaşamlarına devam etmelerini sağlayarak yaşam kalitelerinin bozulmasını önlemektir.

    Bu nedenle, şikayet döneminde hastalar için ilaç tedavisi önerilmektedir. İlaç tedavisine ek olarak, insanların, önemli bir rahatsızlık azaltma faktörü olarak, özellikle yedikleri yiyeceklere dikkat etmeleri söz konusu olmaktadır.Bu yüzden uzmanların İrritabl Barsak Hastalığı için uygun gördüğü tedavi şekli, beslenme alışkanlıklarının değiştirilmesi ve sindirimi zor yiyeceklerden uzak durulması şeklinde olmaktadır. Bunun yanı sıra şikâyetleri hafif olan hastaların doğal tedavi yöntemleri ile tedavileri yapılabilmektedir. İrritabl Bağırsak hastalığı için önerilen diğer tedavi yöntemleri ise şu şekilde sıralanmaktadır;

    Yazı kaynağı : www.drmustafasener.com

    Huzursuz bağırsak sendromu nedir?

    İrritabl Bağırsak Sendromu (İBS) nedir? Nedenleri, belirtileri ve tedavisi

    Geçirgen bağırsak sendromu nedir? Belirti ve tedavi yöntemleri nelerdir?

    Geçirgen bağırsak sendromu nedir? Belirti ve tedavi yöntemleri nelerdir?

    Sindirim sistemine ait sorunlar arasında geçirgen bağırsak sendromu halk arasında sızdıran bağırsak sendromu ya da diğer bir adı ile Leaky Gut önemli bir yer tutuyor. Yaşam kalitesini ciddi anlamda etkileyen geçirgen bağırsak sendromu, bağırsak dışı belirtilerle de kendisini belli edebiliyor. Hastalığın tedavisinde, doğru bir planlama, takiplerin aksatılmaması ve bağırsak florasına zarar veren besinlerden uzak durulması büyük önem taşıyor. Memorial Wellness Beslenme ve Diyet Bölümü'nden Uzm. Dyt. Yeşim TEMEL ÖZCAN,  geçirgen bağırsak sendromu hakkında bilgi verdi.

    Geçirgen bağırsak sendromu nedir?

    Sindirim sisteminin merkezi olan ve ikinci beyin olarak tanımlanan bağırsakların sağlığı, tüm metabolizmayı etkilemektedir. Bağışıklık sistemi hücrelerinin yüzde 70’i bağırsaklarda bulunmaktadır. Sızdıran bağırsak sendromu, sıkı bağların açılması ile ilgili bir durumdur. Bu “sıkı bağlar” bağırsaklardan kan dolaşımına sadece sindirilmiş besinlerin, mineral ve vitaminlerin girmesine izin veren geçiş noktalarıdır. Eğer bağırsaklardaki hücreler arası sıkı bağlar bozulursa, kan dolaşımına zararlı maddeler ve toksinler geçebilmektedir. Yine sıkı bağlar, toksinler, mikroplar ve sindirilmemiş yiyecek parçacıklarını tutmakta ve bağırsağa hasar vermektedir. Sızan patojenler ya da iyi sindirilmemiş besinler kan dolaşımına karışır, bağışıklık sistemi ise tanımadığı bu maddelere karşı saldırıya geçmektedir. Yani bağışıklık sistemi kendi dokusuna saldırmaktadır.

    Geçirgen bağırsak sendromu belirtileri nelerdir?

    Geçirgen bağırsak sendromu otoimmün hastalıkların oluşum mekanizmasında etkili olup olmadığı son zamanlarda bir tartışma konusudur. Geçirgen bağırsak sendromu pek çok farklı belirtiyi beraberinde getirebilir. Besin alerjileri, bağışıklık sistemi hastalıkları, cilt problemleri, nörolojik sorunlar, vitamin eksiklikleri, tedavi edilemeyen depresyon, sürekli olan baş ağrısı, fibromiyalji, kabızlık, ishal, irritabl bağırsak sendromu, kronik yorgunluk gibi pek çok belirtiyle kendisini gösterebilir.

    Geçirgen bağırsak sendromu neden olur?

    Bozulmuş bağırsak geçirgenliğinin kanıtı “sızıntılı ya da geçirgen bağırsak sendromu”dur. Bağırsak kolonizasyonu anormal ise, bağırsak florası sadece fizyolojik görevlerini sınırlı bir ölçüde yerine getirebilir. Ortaya çıkan mikrobiyal bariyer bozukluğu, sonuçta mukozada gizli inflamatuar değişikliklere ve daha sonra geçirgenlik bozukluklarına yol açar ve patomekanizmalar devreye girer. Bu, patojenik bakteriler, virüsler, mantarlar veya parazitlerin mikroekolojik bozukluklar bağlamında mukozal reseptörlere erişmesini ve daha hızlı çoğalmasını ve böylece enfeksiyonları daha kolay tetiklemesini kolaylaştırmaktadır. Mikrop türlerine bağlı olarak, mikrobiyal metabolizma nihayetinde bağırsak ortamı için yararlı olan veya sisteme birçok şekilde zarar veren substratlar üretir. Bağırsak epitelinin “sıkı bağlantılarının” gevşemesi, sızıntı bağırsak olarak da bilinen mukoza geçirgenliğinin artmasına neden olur. Bu nedenle birçok molekül gastrointestinal alandan kan dolaşımına girebilir ve çeşitli reaksiyonları tetikleyebilir.

    Geçirgen bağırsak sendromunun tanısı nasıl konulur? Geçirgen bağırsak sendromu nasıl anlaşılır?

    Kişilerde kabızlık, şişkinlik, ishal gibi sorunlar varsa bu durum bir bağırsak hastalığının habercisi olabilir. Bunlar saptanması kolay kısımlardır. Hiçbir bağırsak sorunu olmadığı halde alerji, egzama, depresyon, anksiyete, hiperaktivite, yorgunluk, hashimoto, eklem ağrısı, romatoid artrit, fibromiyalji ve ürtiker de bağırsak hastalıklarının belirtileri arasında yer almaktadır. Hiçbir bağırsak sorunu yaşanmasa bile bu hastalıklar için bağırsak kontrolü şart. Bunun için bir gaita testi istenmektedir. Geçirgen bağırsak sendromu olunup olunmadığı için bir zonulin testi istenebilmektedir. Gaita testi ile bakteriyel probiyotik durumu nasıl yani yararlı- zararlı bakterilerin durumu, mantar olup olmadığı saptanabilir. Kişilerde gluten hassasiyeti çıkmasa bile gaita testiyle gluten hassasiyeti olup olmadığı belirlenebilir. Sindirim enzimlerini ölçen, bağırsakta bir enflamsyon var olup olmadığı gaita ile belirlenir. Ayrıca gıda intöleransı testi ile de bu durum tespit edilebilir Vücudun savunma sistemi, kan dola­şımına giren tüm yabancı cisimlere karşı bağışıklık reaksiyonu göstermektedir. Kandaki yabancı maddeleri etkisiz hale getiren proteinleri (immunoglobülinler, antikorlar) üretir. Yüksek geçirgenliğe sahip olan sorunlu bir bağırsak (geçirgen bağırsak sendromu) veya zayıf bir bağışıklık (immün) sistemi tüketilen besinlerin yabancı cisim gibi algılanmasına neden olabilmektedir.  Genetik yatkınlıklar, işlenmiş gıdalar, olumsuz beslenme alışkanlıkları ve anne sütünden yeteri kadar faydalanamama gıda intoleransı sebepleri arasında yer almaktadır.

    Geçirgen bağırsak sendromu tedavisi nasıldır?

    Geçirgen bağırsak sendromu tedavi edilebilir. Sindirim sisteminin merkezi olan ve ikinci beyin olarak tanımlanan bağırsakların sağlığı, tüm metabolizmayı etkilemektedir. Sızdıran bağırsak sendromu, sıkı bağların açılması ile ilgili bir durumdur. Bu ‘’sıkı bağlar ‘’ bağırsaklardan kan dolaşımına sadece sindirilmiş besinlerin, mineral ve vitaminlerin girmesine izin veren geçiş noktalarıdır. Eğer bağırsaklardaki hücreler arası sıkı bağlar bozulursa, kan dolaşımına zararlı maddeler ve toksinler geçebilmektedir. Yine sıkı bağlar, toksinler, mikroplar ve sindirilmemiş yiyecek parçacıkları gibi şeyler tutmakta ve bağırsağa hasar vermektedir. Sızan patojenler ya da iyi sindirilmemiş besinler kan dolaşımına karışır, bağışıklık sistemi ise tanımadığı bu maddelere karşı saldırıya geçmektedir. Yani bağışıklık sistemi kendi dokusuna saldırmaktadır. Bağışıklık sistemi hastalıkları ise bu döngünün uzun zaman sürmesi ile oluşmaktadır. Sağlıklı bağırsak florası, bağırsak duvarının sağlığını korumak dışında sindirim ve emilim işlemlerinde de aktif rol oynamaktadır. Dolayısıyla, dengeli bir bağırsak florası olmadığı takdirde, yiyeceklerin normal sindirimi ve emilimi imkansızlaşmaktadır. Bağırsak florası; proteinleri sindirir, karbonhidratları fermente eder, yağları ve lifleri parçalar, mineral, vitamin, su, gaz ve pek çok diğer besini de bağırsak duvarından kan dolaşımına taşır. Bağırsak iç yüzeyinde yer alan milyonlarca tüycük, sindirimi tamamlanmış gıda maddelerini tanıyarak, bunların kana geçişini sağlamaktadır. Bağırsak iç yüzeyinde yer alan tüycüklerin yapısının bozulması ve tahribatın artışı ise bağırsak hücreleri arasındaki sıkı bağlantıları hasara uğratmakta, geçirgenliği artırmakta ve asıl sorun da bundan sonra başlamaktadır. Özellikle inflamasyonu tetikleyen beslenme modeli, glüten (tahıl), aşırı unlu ve şekerli işlenmiş gıdalarla beslenme, sütle birlikte gelen laktoz ve kazein ile alkol bu grupta yer almaktadır. Bozulan bakteri dengesini düzeltmek, hasarlı, yaralı, ülserli, ateşli, sızıntılı bağırsak (leaky gut syndrome) duvarını ve bağırsak epitel dokusunu iyileştirmek için özel bir beslenme programı uygulanması gerekmektedir. Bu beslenme programına GAPS diyeti denmektedir. Geçirgen bağırsak bulgularının görüldüğü kişiler; ev yapımı kemik suyu, fermente lahana turşusu ile toksinleri uzaklaştırmaya, kısacası iyileşmeye ilk adımı atabilmektedir.

    Geçirgen bağırsak sendromu ile ilgili sık sorulan sorular 

    Geçirgen bağırsak sendromu nelere sebep olur?

    1. Gıda duyarlılıkları: Kan dolaşımına giren toksinlerin saldırıları nedeniyle, bağırsak aşırı geçirgenliği olan bir kişinin bağışıklık sistemi, vücudu belirli gıdalardaki (özellikle glüten ve süt) antijenlere daha duyarlı hale getirmekte ve çeşitli antikorlar üretmektedir.

    2. Bağırsak hastalıkları: Bağırsak geçirgenliğinin artmasının çoğunlukla huzursuz bağırsak sendromu, ülseratif kolit ve Crohn hastalığı olanbireylerde daha çok görüldüğü tespit edilmiştir. Çinko takviyesinin, bu vakalarda bağırsak bağlantılarının sıkılaştırılmasında oldukça etkili olduğu görülmektedir. Alfa 1 Antitripsin ve kalprotektin seviyelerinin artışı da iltihabı bağırsak hastalıklarının habercisidir.

    3. Otoimmün hastalık: Sızdıran bağırsağın otoimmün (bağışıklık sisteminin aşırı duyarlılığıyla oluşan tepki ) bir hastalığa neden olabileceğini anlamanın anahtarı, ‘'zonulin'' olarak bilinen bir protein üzerinde yapılan araştırmalardır. Zonulin bağırsak bariyer bütünlüğünü göstermektedir. Sıkı bağları yapıştıran ya da onaran bir proteindir. Bu araştırmalara göre zonulin seviyesinin artması bağırsak geçirgenliğini göstermektedir. Gaitadan rahatlıkla ölçülebilmektedir.

    4. Tiroit sorunları: Sızdıran bağırsak sendromunun doğrudan etkileyebileceği otoimmün hastalıklardan biri Hashimoto hastalığıdır. ‘'Kronik tiroidit“ olarak da bilinen bu bozukluk, hipotiroidizm, metabolizma bozuklukları, yorgunluk, depresyon, kilo alımı ve bir dizi başka sorunlara yol açabilmektedir.

    5. Emilim bozuklukları: Sızan bağırsaklardan kaynaklanan çeşitli beslenme yetersizlikleri, mide asit düzeyinin yetersizliği, yaşamsal döngünün en önemli vitamini B12, folat, magnezyum ve diğer enzimlerin emilimini imkansız kılmaktadır.

    6. Cilt hastalıkları: Bağırsak – cilt bağlantı teorisi, 70 yıl önce ilk kez tanımlanan bağırsak hiper geçirgenliğinin cilt sorunlarına neden olabileceğini göstermektedir. Özellikle zamansız akne, sivilce, sedef hastalığı ve egzamalarda önce bağırsak geçirgenliği kontrol edilmelidir.

    7. Duygu durum bozuklukları: Bilimsel araştırmalar sızdıran bağırsak sendromunun çeşitli nörobilişsel bozukluklara neden olduğunu göstermektedir. Örneğin, bağırsakta aşırı geçirgenliğin psikobiyotik etkisi de var olan probiyotiklerin kaybını artırmaktadır. Ayrıca seratoninin %95'i bağırsaklardan sentez edilmektedir.

    GAPS diyeti yararlı mı?

    GAPS diyeti, bağırsak florasını koruyarak, sindirim sisteminin daha sağlıklı bir şekilde çalışmasına yardımcı olmaktadır. Düzenli çalışan bir bağırsakta probiyotik adı verilen faydalı bakterilerin oranın yüksek, hastalık yapıcı patojen bakterilerin ve mantarların oranının ise düşük olması gerekmektedir. Geçirgen bağırsak sendromunda ise patojenik baterilerin bağırsak florasındaki oranı yüksektir ve bağırsak florası anormalliği bulunmaktadır. Bağırsağın hasarlı olma durumunu ifade eden bu tablo nedeniyle, GAPS beslenmesinde probiyotik sağlayan fermente gıdalarla, hazır probiyotikler büyük önem taşımaktadır. Bu diyetle bağırsak florasının korunarak, sindirim sisteminin sağlıklı çalışması amaçlanmaktadır.

    GAPS diyeti nasıl yapılır?

    Bu programa başlamak için mutlaka bu konuda uzman bir beslenme uzmanına danışılmalı ve sorunun kaynağına göre uygun bir tedavi planlaması yapılmalıdır.

    Geçirgen bağırsak sendromu için gıda intoleransı testi yapılmalı mı?

    Gıda intoleransının ortaya çıkması çeşitli sebeplere bağlı olup, bunların bir kısmı henüz tamamen araştırılma­mıştır ya da hala tartışmaları devam etmektedir. En önemli nedenler; sağlıklı bir bağırsağa göre sindirilen gıdalar için daha yüksek geçirgenliğe sahip olan hastalıklı bir bağırsak (geçirgen bağırsak sendromu) veya zayıf bağışıklık (immün) sistemdir. Bağışıklık sistemi, bu yabancı maddelere, belirli bir IgG antikoru oluşumu ile yanıt verir. Ancak, IgG ve bağlı gıda bileşenlerinin oluşturduğu immün kompleksin büyük miktarlarda oluşması, mevcut durumdaki hastalık bulgularını ağırlaştırabilir.

    Geçirgen bağırsak sendromu teşhisi için gaita testi nasıl yapılır?

    Sızdıran bağırsağın otoimmün (bağışıklık sisteminin aşırı duyarlılığıyla oluşan tepki ) bir hastalığa neden olabileceğini anlamanın anahtarı, ‘'zonulin'' olarak bilinen bir protein üzerinde yapılan araştırmalardır. Zonulin bağırsak bariyer bütünlüğünü göstermektedir. Sıkı bağları yapıştıran ya da onaran bir proteindir. Bu araştırmalara göre zonulin seviyesinin artması bağırsak geçirgenliğini göstermektedir. Gaitadan rahatlıkla ölçülebilmektedir. Gaita yani dışkı hasta tarafından rahatlıkla alınabilmektedir. Laboratuvardan verilecek bir gaita kabına dışkı verilir ve bu dışkının en geç yarım saat içinde laboratuvara verilmesi önemlidir.

    Geçirgen bağırsak sendromuna antibiyotik sebep olur mu?

    Bağırsak epitelinin geçirgenliğini etkileyen faktörler arasında; antibiyotikler, ilaçlar, kötü beslenme, alkol, parazitler, bakteriler, virüsler ve stres bulunmaktadır. Diğer bazı etken faktörler şöyledir:

    Geçirgen bağırsak sendromu bitkisel tedavi ile geçer mi?

    Her hastalıkta olduğu gibi bitkisel ürünlerin zararı olabilir. Uzmana sormadan uygulamamak gerekir. Öncelikle bağırsağa zarar veren gıdalardan uzak durulmalıdır. Sızıntılı bağırsakların bu dört yiyecek ve takviyeyle iyileşmesi mümkündür.

    Tüm bunların dışında omega-3 yağlı gıdaları tüketmek faydalıdır. Çim beslemeli sığır eti, kuzu ve somon gibi vahşi yakalanmış balıklar gibi anti-inflamatuar (iltihapla savaşan) gıdalar da sızıntılı bağırsağı tamir etmek için en yararlı gıdalardır.

    Memorial Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

    Yazı kaynağı : www.memorial.com.tr

    Gastroenteroloji

    Hassas Barsak Sendromu-İrritabl Barsak Sendromu (IBS)

    Hassas Barsak ya da diğer adıyla İrritabl Barsak Sendromu (IBS) sindirim sisteminde muayene ya da standart tanı yöntemleriyle yapısal bir bozukluğun saptanmadığı işlevsel bir hastalık.Toplumda yaygın olarak rastlanıyor ve  IBS’nin sebepleri bilinmediği gibi kesin bir tedavisi de bulunmuyor. IBS büyük ölçüde rahatsızlığa ve sıkıntıya yol açmakla beraber bağırsaklara kalıcı bir zarar vermiyor, kanamaya yol açmıyor ve kanser gibi ciddi hastalıklara neden olmuyor. Sıklıkla hafif bir sıkıntıya yol açan IBS bazı kişiler için hareketi kısıtlayıcı olabiliyor. Bu bağlamda da yaşam kalitesi etkileniyor.IBS’li kişiler sosyal ortamlara girmekten kaçınabiliyor, işe gitmekten çekinebiliyor ya da bazen hastalığın yol açtığı ishal , acilen tuvalete koşma ihtiyacı ya da kabızlık gibi belirtiler nedeniyle kısa mesafelere bile yolculuk etmekten korkabiliyor. Yine de IBS’li bir çok kişi diyet, stres yönetimi ve bazen de hekimler tarafından önerilen ilaç tedavileri ile belirtilerini kontrol altında tutabiliyor.

    IBS’nin (İrritabl Barsak Sendromu) Sebepleri Nelerdir?

    Yaklaşık 1,5 metre uzunluğundaki kalın barsak, ince barsağı rektum ve anüse bağlar. Kalın barsağın başlıca işlevi ince bağırsaktan gelen sindirilmiş maddelerden su ve tuzları emmektir. Yaklaşık iki litre sıvı madde her gün ince barsaktan kalın barsağa girer. Bu madde sıvının ve tuzların büyük kısmı geri emilene kadar günlerce orada kalabilir. Dışkı daha sonra kalın barsağın içinden bir takım işlemlerden geçerek ,tuvalete gitme ihtiyacı  ortaya çıkıncaya kadar depo edileceği  kalın barsağın son kısmına doğru ilerler.

    Kalın barsak hareketi (barsak kaslarının büzülmesi ve içindekilerin hareketi), kalın barsak kasındaki elektriksel aktiviteyle sinirler ve hormonlar tarafından kontrol edilir. Elektriksel aktivite kalp fonksiyonunu kontrol eden mekanizmaya benzer.

    Kalın barsağı kasılma hareketleri, içindekileri yavaşça geriye ve ileriye, ama esas olarak rektuma doğru iter. Güçlü kasılmalar, her gün birkaç defa dışkının kalın barsak boyunca ilerlemesini sağlar. Bu güçlü kasılmaların bazıları barsak hareketlerine ve dışkılamaya yol açar.

    Doktorlar organik bir sebebe rastlayamadıklarından, IBS’nin çoğunlukla duygusal çatışma ya da stresten kaynaklandığı düşünülüyor. Stresin IBS belirtilerini daha da kötüleştirmesinin yanı sıra araştırmalar diğer faktörlerin de önemine işaret ediyorlar. Konunun uzmanlarına göre IBS’li bir insanda kalın barsak kasının sadece hafif bir uyarıcıdan sonra bile kasılmaya başladığı bildirilmiş. IBS’li kişilerin kalın barsaklarının normalden çok daha hassas ve tepkisel olduğu ve bu nedenle çoğu insanı rahatsız etmeyecek basit uyarıcılara bile güçlü yanıtlar verdiği düşünülüyor.

    Yemek yemek ya da kalın barsaktaki gaz veya diğer maddelerden kaynaklanan şişkinlik gibi sıradan olaylar IBS’li kişilerde aşırı tepkiye neden olabiliyor. Belli ilaçlar ve yiyecekler bu kişilerde kasılmaları tetikleyebiliyor. Bazen kasılmalar dışkının geçiş zamanını uzatıyor ve bu da kabızlığa neden oluyor. Çikolata, süt ürünleri ya da fazla miktarda alkol çoğunlukla bu durumun sorumlusu olarak görülebilir. Kafein birçok insanda dışkının yumuşamasına sebep olur. Fakat IBS’li kişileri etkilemesi çok daha olasıdır. Bir diğer önemli nokta IBS’nin cinsiyet ve hormonlarla ilgili olması.Araştırmacılar üreme hormonlarının IBS belirtilerini artırdığını ve bu nedenle IBS’li kadınların adet  dönemlerinde daha fazla belirtiyle karşılaştıklarını ileri sürüyor.

    IBS’nin (İrritabl Barsak Sendromu) Belirtileri Nelerdir?

    Normal barsak fonksiyonunun kişiden kişiye değişiklik gösterdiğinin farkında olmak önem taşır. Normal barsak hareketi bir günde üç kereye kadar olabileceği  gibi bir haftada üç kez gibi seyrek aralıklarla da olabilir. Her iki durum da normal kabul edilir ancak dışkıda kan ya da kramp şeklinde ağrı yoktur. IBS’li kişiler genellikle kabızlık ya da ishale eşlik eden kramp tarzında  karın ağrıları tanımlarlar. Bazı kişilerde kabızlık ve ishal dönemleri birbirini takip eder.

    Bazen IBS’li kişilerin dışkılarında bol mukus bulunur. Kanama, ateş, kilo kaybı ve devamlı ciddi ağrılar IBS’nin belirtileri değildir ve başka problemlere işaret ediyor olabilir.

    IBS (İrritabl Barsak Sendromu) Nasıl Teşhis Edilir?

    IBS genellikle doktorlar daha ciddi organik hastalık olasılıklarını dışladıktan sonra  teşhis edilir. Doktorunuz belirtilerin dikkatli bir tanımlanmasını içeren tam bir tıbbi öykünüzü alır. Fiziksel muayene ve laboratuar testleri uygulanır. Kanamanın olup olmadığını anlamak için dışkı örneği test edilir. Doktorunuz ayrıca organik bir hastalık olup olmadığından emin olmak için röntgen ya da kolonoskopi (kalın bağırsağı esnek bir tüp aracılığıyla izleme) gibi tanı yöntemleri uygulayabilir.

    Diyet ve Stres IBS’yi Nasıl Etkiler?

    IBS’li birçok insan belirtilerinin yemek yemelerinin ardından ya da stres altında olduklarında ortaya çıktığını belirtiyor. Kimse bu rahatsızlığın neden ortaya çıktığı konusunda emin olmasa da bilim adamlarının bazı ipuçlarına sahip oldukları biliniyor.

    Yemek yemek kalın barsakta kasılmalara yol açar. Normalde bu tepki, yemekten sonra 30 ile 60 dakika içerisinde bir barsak hareketi olması için uyarıcı rol oynar. IBS’li kişilerde bu uyarım çok kısa zamanda ortaya çıkabilir ve ağrı, kramp ya da ishal buna eşlik edebilir.

    Tepkinin kuvveti genellikle yemeğin içerdiği kalori ve özellikle de yağ ile ilgilidir. Her şekildeki yağ (hayvansal ya da bitkisel) kalın barsak kasılmaları  için güçlü bir uyarıcıdır. Bir çok yemek; özellikle her çeşit et, kümes hayvanlarının derisi, tam yağlı süt, krem peynir, tereyağı, bitkisel yağ, margarin, hamur işlerine katılan yağ, avokado, çırpılmış krema  gibi gıdalar yüksek oranda yağ içerir.

    Stres de IBS’li kişilerde kalın barsak kasılmalarını uyarıcı etkiye sahiptir. Bu süreç tamamıyla anlaşılamamakla birlikte bilim adamları kalın bağırsağın kısmen sinir sistemi tarafından kontrol edildiğine işaret ediyorlar. Zihinsel sağlık terapileri ve stres azaltma (rahatlama eğitimleri) IBS’nin belirtilerini gidermeye yardımcı olabiliyor. Yine de doktorlar bunun IBS’nin kişilik bozukluğundan kaynaklandığı anlamına gelmediğini özellikle vurguluyorlar. IBS en azından kısmen kalın barsak kasılmalarının  ve hassasiyetinin bozukluğu anlamına geliyor.

    İyi Bir Diyet IBS Tedavisine Nasıl Yardımcı Olabilir?

    Çoğu insan için düzenli bir diyet uygulamak IBS belirtilerini azaltır. Diyetinizi değiştirmeden önce hangi yiyeceklerin rahatsızlığa sebep olduğunu belirleyen bir kayıt tutmanız ve bulgularınızı doktorunuzla paylaşmanız olumlu olacaktır. Diyetinizde değişiklik yapmanıza yardımcı olması amacıyla bir diyetisyene danışmayı da isteyebilirsiniz. Örneğin, süt ürünleri belirtilerinizi artırıyorsa, bu yiyeceklerden daha az tüketmeyi deneyebilirsiniz. Yoğurt daha iyi tolere edilebilir, çünkü laktaz sağlayan organizmalar içerir. Laktaz süt ürünlerinde bulunan bir şeker olan laktozun sindirimi için gerekli bir enzimdir. Süt ürünleri vücudunuzun ihtiyaç duyduğu kalsiyum ve diğer besin maddelerinin önemli bir kaynağı olduğu için yerine tükettiğiniz yiyeceklerin yeterli besin öğelerini içerdiğinden emin olmalısınız.

    Birçok durumda lifli perhiz yemekleri IBS belirtilerini azaltır. Tam tahıl ekmekler ve tahıllar, fasulye, meyve ve sebzeler iyi lif kaynaklarıdır. Serbest satılan lif katkılarını kullanmadan önce doktorunuza danışmalısınız. Yüksek lifli diyetler kalın bağırsağı hafif şiş tutar ve bu da kasılmaların gelişmesini engellemeye yardımcı olur. Bazı lif formları ayrıca dışkıda su tutar ve böylelikle atılması zor sert dışkıların oluşmasına engel olur. Doktorlarınız genellikle sadece yeteri kadar lif tüketmenizi önerir ve böylelikle yumuşak, kolay atılan ve ağrısız barsak hareketleri ile karşılaşacağınızı belirtirler. Yüksek lifli diyetler gaza ve şişkinliğe yol açsa da birkaç hafta içinde vücudunuzun diyete uyum sağlamasıyla birlikte belirtiler de ortadan kalkacaktır.

    Fazla yemek yemek IBS’li insanlarda kramplara ve ishale yol açabilir. Eğer sık ve küçük öğünler alır ya da küçük porsiyonları tercih ederseniz belirtiler hafifleyebilir. Özellikle yemekleriniz makarna , pirinç, tam tahıl ekmek ve tahıllar, meyve ve sebzeler gibi az yağ ve yüksek oranda karbonhidrat içeriyorsa yardımı olabilir.

    İlaçlar IBS Belirtilerini Giderebilir mi?

    IBS’yi tedavi etmenin belli bir yolu olmamakla birlikte doktorunuz serbest satılan lif katkıları, kabızlık durumunda müshil ya da yine serbest satılan anti-diyare ilaçları kullanmanızı önerebilir. Ayrıca belirtilerinizi gidermeye ve IBS’nin yaşam tarzınız üzerindeki etkilerini azaltmaya yardımcı olabilecek farklı tedavi programları da önerebilir.

    IBS’nin Daha Ciddi Problemlerle Nasıl Bir İlişkisi Vardır?

    IBS’nin herhangi bir ciddi organik hastalığa sebep olduğuna ilişkin bir bulgu bulunmadığı gibi IBS ile Crohn hastalığı ya da ülseratif kolit gibi İltihabi Barsak hastalıkları arasında da bir ilişki kurulamadı. IBS kansere de neden olmaz. Ancak bazı hastalar IBS’nin daha ciddi türleri ile karşı karşıya kalabilir, ağrı ve ishal korkusuyla normal aktivitelerine ara verebilirler. Bazı durumlarda doktorlar zihinsel sağlık terapileri önerebilirler.

    Hassas Barsak Sendromu, barsaklarda yaygın olarak görülen bir bozukluktur ve kramplı ağrılara, gaza, şişkinliğe ve barsak alışkanlıklarında değişikliklere sebep olur. Bazı IBS’li kişiler kabızlıkla ( zor ya da seyrek bağırsak hareketleri), bazıları ishalle (sıklıkla acil bir ihtiyaçla ortaya çıkan sık ve yumuşak dışkı) ve bazıları da her iki durumla karşılaşır. Bazen IBS’li kişi barsak hareketi için kramplı bir ihtiyaç hissedebilir ama barsak hareketi gerçekleşmez.

    Yıllar boyunca IBS kolit, mukoz kolit, spastik kolon, spastik barsak ve fonksiyonel barsak rahatsızlığı gibi çeşitli isimlerle adlandırıldı. Bu terimlerin çoğu yanlış kullanıldı. Örneğin kolit kalın barsağın yani kolonun iltihabı (yangı) anlamına gelir. Oysa IBS iltihaba sebep olmaz. Bunun yanında daha ciddi bir bozukluk olan ülseratif kolitle de karıştırılmamalıdır.

    Yazı kaynağı : centralhospital.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap