Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    insanlardaki önyargıyı yok etmek atomu parçalamaktan daha zordur

    1 ziyaretçi

    insanlardaki önyargıyı yok etmek atomu parçalamaktan daha zorduri bilgi90'dan bulabilirsiniz

    "İnsanlardaki önyargıyı parçalamak, benim atomu parçalamamdan çok daha zor " demiş Einstein. Önyargı - Mynet Cevaplar

    "İnsanlardaki önyargıyı parçalamak, benim atomu parçalamamdan çok daha zor " demiş Einstein. Önyargılı insanlara laf anlatmak zordur. Önyargılı olmayanlar hayatı deneyimlerle öğrenir, hatalarını bizzat yaşayıp ders alırlar. Önyargılı olanlar aynı hatayı on kez de yaşasa, başlarına binbir bela da gelse yine gerçeği kabul etmez, görmezden gelmeyi becerirler. Kendileri mutsuz olduğu gibi, etrafındakilerini de mutsuz ederler.

    Önyargı bir bakıma tutsaklıktır. Önyargılı insan kararını önceden peşin olarak vermiş insandır. Ne bilgi ne de kanıt onun fikrini değiştiremez. Kim ne derse desin o konuda tartışmaz. Tartışsa da asla ikna olmaz. Yemeklerine bile tuzu tadmadan koyarlar. Zaten tuzlu olan bir yemek yenmeyecek hale gelse de oturup yerler. Hatta bazı iş yemekleri bunun için düzenlenir. Kimin ön yargılı olup olmadığını anlamanın bir yoludur bu tuz olayı. İşe başvurunuza görüşme yemeği davetinde bulunurlarsa bir kez daha düşünün derim ben bu açıklama yeterli gibi önyrgılı olmadım olanlarlada fazla muataplık kurmadım.

    Yazı kaynağı : www.mynet.com

    Önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan zor | Ajda PEKKAN | Köşe Yazıları

    Önyargıları parçalamak atomu parçalamaktan zor | Ajda PEKKAN | Köşe Yazıları

    Hele belli yaşların üzerindeyken yaşadıklarımız, tosladığımız duvarlar, tüm negatif koşullanmalarımızı pekiştiriyor.
    Einstein bile “Önyargıları parçalamak, atomu parçalamaktan zordur” demiş...
    Bu çağda farkındalığının yüksek olduğunu düşündüğünüz insanların bile öncelikle kendi farkındalıklarından bihaber olmasına rastlamak çok üzücü...
    Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir kitapta bakın ne diyor:
    “Buda kendisiyle olan nihai yüzleşmesini Nirvana olarak tanımlamıştı.
    Nirvana ‘Hiçlik’ demektir.
    Ve bir kez sen hiçliğinle barışık hale geldiğinde, tüm gerginliklerin, çatışmaların, endişelerin son bulur.
    Kısaca hayatın neresinde ve hangi koşullardaysanız...
    Bir an durun ve her şeyi yeniden değerlendirmek için kendinize şans verin.
    Çünkü hayat çok kısa.”

    Soraya’yı Taşlamak

    Geçtiğimiz günlerde okuduğum bir haber bana eski bir filmi hatırlattı: “Soraya’yı Taşlamak”...
    İran’da yaşanmış gerçek bir olayı konu alan film, bir kadına uygulanan recmi tüm sarsıcılığıyla beyazperdeye taşıyordu.
    Okuduğum haber ise Hindistan’da taşlanarak öldürülen kadınlarla ilgiliydi.
    Cadı oldukları düşünülen beş kadın, uykudayken evleri basılıp zorla dışarı çıkarılmış, sopalarla dövülmüş, bıçaklanmış ve taşlanarak öldürülmüş. Düşünmesi bile insana çığlık attırmaya yeter. Sözün bittiği yer.

    Enfes bir konser serisi: “Good Music in Town”

    Dünyaca ünlü sanatçılar “Good Music in Town” konserleri kapsamında İstanbullu sanatseverlerle bir araya gelecek.
    Günümüz caz müziğinin dünyaca ünlü yorumcusu Diana Krall 27 Ekim akşamı Zorlu PSM’de, İstanbul’a üçüncü kez gelecek olan “Valslerin Kralı” Andre Rieu 5 Kasım’da Ankara Arena’da, 7 Kasım’da ise İstanbul Ülker Arena’da sevenleriyle buluşacak.
    Beni heyecanlandıran bir diğer etkinlik ise Sinatra&Friends...
    Frank Sinatra’nın 100. doğum günü kutlamaları nedeniyle 20-22
    Kasım tarihleri arasında Zorlu PSM’de düzenlenecek konserde Stephen Triffitt, George Daniel Long ve Mark Adams, sırasıyla Frank Sinatra, Sammy Davis Jr. ve Dean Martin’i canlandıracak, seyircileri mükemmel bir sahne şovu ve swing döneminin en sevilen parçalarıyla buluşturacak.
    Yaklaşık 10 yıldır Londra West End’deki “Rat Pack” müzikalinde sahne alan ve dünya genelinde 1 milyondan fazla kişi tarafından izlenen sanatçılar, Sinatra ve arkadaşlarının ruhlarını, seslerini günümüzün sahnesine taşıyacak.
    Çok değerli projeleri sanatseverlerle buluşturmaya devam ettikleri için Yapı Kredi’yi kutluyorum.

    Suudi Arabistan’a eğlence ihraç ettik

    Suudi Arabistan’ın ilk müzikal aile eğlencesi, geçtiğimiz günlerde Türk dansçılar tarafından sahnelendi.
    Gerçekten çok gururlandım.
    Düşünsenize artık eğlence ihraç etmeye başladık. Dünyanın en büyük prodüksiyon şirketi ile birlikte başarılı projelere imza atan İstanbul Entertaintment Group (IEG) ve Madagascar Live’ın Suudi Arabistan gösteriminde sahne alan dansçılarımızı yürekten kutluyorum.
    Madagascar Live, yolculuğuna önce Dubai, Katar, Lübnan ve Mısır’da, sonrasında ise Çin ve Güney Afrika’da devam edecek.
    25 karakterin sahne aldığı ve tam bir görsel şölen olan Madagascar Live gösteri biletlerinin günler öncesinden tükenmesi de ayrıca mutluluk verici.

    Şiir sokakta

    Şiiri sokağa çıkarmak isteyen gençlerin başlattığı bu akıma bayılıyorum.
    #siirsokakta hashtag’iyle kullanılan ve şiiri sokağa taşımayı hedefleyen bu akımla siz de tanıştınız mı bilmiyorum.
    Bu hafta sizin için bu akımdan bir seçim yaptım.
    Umarım güzel bir hafta sonunda size eşlik edecek bu mısraları seversiniz:
    “Konuşarak da anlaşamıyorduk
    Susarak da
    Ben yazmayı seçtim, o hiç okumadı.”

    Yazı kaynağı : www.hurriyet.com.tr

    Bir önyargıyı yok etmek, atomu parçalamaktan daha zordur | Aygül Aydın | Köşe Yazıları

    Bir önyargıyı yok etmek, atomu parçalamaktan daha zordur | Aygül Aydın | Köşe Yazıları

    Artık bu kısır döngü içinde kaybolmasanız iyi edersiniz. Ay ve Merkür arasındaki destekleyici açı kariyeriniz ve iş girişimleriniz adına oldukça başarılı ve keyifli sonuçlar verecektir. Sözleşmeler anlaşmalar adına önemli bir zaman dilimi içinde olacaksınız. Kalıcı kararlar almak ve geleceğe yönelik bir takım hedefler oluşturmak adına oldukça başarılı bir gün geneli.

    Yakın çevrenizin hayatında gelişen sıra dışı olaylar  sizleri hayrete düşürebilir. Onların hayatındaki değişiklikleri anlayışla karşılamalısınız. Bu konuda biraz empati kurmanız olaylara olan bakış açınızı değiştirecektir. Geçmişte yaşamış olduğunuz kariyer ve finansal deneyimlerinizi yeniden hayata geçirmek için kafanızda bazı planlar yapmak isteyebilirsiniz. Orijinal fikirlerinizi hemen  hayata geçirmelisiniz.

    Gelelim günün tavsiyeli hikâyesine;

    Çok güzel ve büyük bir ülkenin yaşlı kralı varmış.

    Bu kralın 4 Oğlu varmış.

    Oğullarının çok erken karar vermemeleri ve önyargılı olmamaları için onları bu konuda eğitmek istemiş. Böylece her birini uzak bir yerde duran bahçeye gidip ona bakmalarını istemiş.

    İlk oğlan kış mevsiminde gitmiş, İkincisi ilkbaharda, üçüncüsü yazın ve sonuncusu sonbaharda gidip ağaca bakmış.

    Geri döndüklerinde hepsini bir araya getirmiş ve ne gördüklerini tek tek sormuş.

    İlk oğlan bahçenin çok çirkin, yaşlı ve kupkuru dal parçalarından ibaret olduğunu söyledi.

    İkinci oğlan ilk oğlana karşı çıkarak, hayır bahçe yeşillikle doluydu ve canlıydı dedi.

    Üçüncü oğlan bu iki fikre de karşıydı. Çiçekleri vardı ve kokusuyla görüntüsüyle o kadar muhteşemdi ki daha önce hiç böyle bir güzellik görmemişti.

    Sonuncu Oğlan hepsinin haksız olduğunu söyleyerek bahçenin meyvelerle dolu, canlı ve hayat dolu olduğunu belirtti.

    Yaşlı kral Oğullarına hepsinin haklı olduğunu söyledi. Çünkü hepsi farklı mevsimlerde bahçeyi görmeye gitmişti. Onlara bir bahçeyi veya bir İnsanı ve yahut da herhangi bir durumu kısa bir süre veya bir mevsim tanıdıktan sonra yargılayamayacaklarını ve net bir fikre sahip olamayacaklarını anlatmaya çalıştı.

    Ya da neye sahip olup olmadıklarını anlayamayacaklarını...

    Dememiz o ki; Önyargısız bir hayat mümkün mü? Çok nadir insanın yapabileceği bir erdemdir önyargısız yaşayabilmek. Önyargı yetişkinlik dönemimize kadar edindiğimiz tüm bilgi ve öğrenimlerin sonucu oluşan bir filtredir. Bu filtre ile bir şeyleri kıyaslar ve sorgularız. Bir kişi hakkında karar vereceğimiz zaman daha önceki tecrübeler ve o konuda okuduğumuz kaynaklar bize yol gösterir. Birçok kişi “Ben önyargılı değilim” dese de bu o kadar kolay gözükmüyor. Amacımız önyargılardan kurtulmak değil önyargılarımızı sınırlamak. Daha önce ticari bir faaliyette zarar gördük diye bir daha ticari faaliyete girmemek gibi bir düşünce olamaz. Yeni tanıştığımız bir kişinin memleketi nedeniyle önyargı oluşturmak büyük bir hataya yol açacaktır. Herkesi aynı kefeye koyarak birçok şeyi kaybedersiniz. Elbette hayatta bazı filtrelerimiz olacak. Bir kişiye karşılıksız güvenmek ve her dediğine itibar etmek yerine ona bir şans tanımalıyız. Sözünde durması için bir fırsat vermeliyiz. Tabi ki bu arada bazı sınırlarımız olmalı. Filtresiz bir ilişki söz konusu olamaz. Ancak aşk gibi durumlarda insanlar tüm zihinsel yapılarını serbest bırakırlar. Bu durum da esasen sağlıklı sonuçlar vermemektedir. Kısaca; Gönül ferman dinlemediği için bu kısımdan pek uzun söz etmeyeceğim. Konu aşk ise herkes bildiğini okumakta serbest. Bu yüzden devam edin…  J 

    Mutlu günler dilerim.

    Yazı kaynağı : www.hurriyet.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Ali 10 Ay önce
    0

    bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yorum yap