Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    insan vücudunda en fazla bulunan element

    1 ziyaretçi

    insan vücudunda en fazla bulunan element bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Vücudumuzda Kütlece En Çok Hangi Elementlerin Atomları Bulunur?

    2022 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih dönemi 5 Ağustos saat 23.59’da sona eriyor. Biz de Bilim Genç olarak tercih süreci boyunca günümüzde popüler olan bölümlerden birkaçını sizlere tanıttık.

    Yazı kaynağı : bilimgenc.tubitak.gov.tr

    DERGİ - Vücudumuz hangi elementlerden oluşuyor?

    İnsan Vücudu Hangi Elementlerden Oluşur?

    Vücudumuzda Hangi Elementler Bulunuyor?

    Vücudumuzda En Fazla Bulunan Element Hangisi? - Neden? Nasıl? - Neden? Niçin?

    İnsan Vücudu Hangi Elementlerden Oluşur?

    İnsan Vücudu Hangi Elementlerden Oluşur?

    Bilindiği gibi vücudun temel yapı taşları dendiğinde hepimizin aklına hemen hemen aynı şeyler gelir. Hücre ya da proteinler, yağlar, karbonhidratlar, aminoasitler ve benzeri biyolojide çok duyduğumuz kavramları düşünürüz. Ancak vücudumuzun bu yaşayan parçalarının hangi elementlerden oluştuğunu gözardı ederiz. Oysa canlı cansız her şey atomlardan oluşmaktadır.

    beyin_elektrik

    Öyleyse insan vücudunda bulunan atomlara ve miktarlarına bakalım;

    İnsan vücudunun büyük bir kısmı sudan oluşmuştur.Hücrelerin toplam ağırlığının %65-90 seviyelerine kadar su içerdiği bilinmektedir. Bu sebeple insan vücudunun kütlesinin içerdiği en fazla elementin oksijen olması süpriz değildir. Organik moleküllerin temel birimi olan karbon ise ikinci sırada gelir.

    İnsan vücudunun kütlesinin %99′u sadece 6 elementten meydana gelir; Oksijen, karbon, hidrojen, azot, kalsiyum ve fosfor.

    1. Oksijen (%65)
    2. Karbon (%18)
    3. Hidrojen (%10)
    4. Azot (%3)
    5. Kalsiyum (%1.5)
    6. Fosfor (%1.0)
    7. Potasyum (%o.35)
    8. Sülfür (%0.25)
    9. Sodyum (%0.15)
    10. Magnezyum (%0.05)
    11. Bakır, çinko, selenyum, molibden, flor, klor, iyot, manganez, kobalt, demir (%0.70)
    12. Lityum, stronsiyum, alüminyum, silisyum, kurşun, vanadat, arsenik, brom (eser miktarda)[1]

    Vücutta bulunma yüzdeleri verilen bu elementlerin 70 kilogramlık bir insanda bulunan ağırlıkları ise ortalama olarak şöyledir;

    1. Oksijen 43 kg
    2. Karbon 16 kg
    3. Hidrojen 7 kg
    4. Azot 1,8 kg
    5. Kalsiyum 1 kg
    6. Fosfor 780 g
    7. Diğer 420 g (Potasyum, sülfür, sodyum, magnezyum, bakır, çinko, selenyum, molibden, flor, klor, iyot, manganez, kobalt, demir, lityum, stronsiyum, alüminyum, silisyum, kurşun, vanadat, arsenik, brom)[2]

    Miktarlar yaşa, boya, cinsiyete ve fiziksel yapıya göre bazı değişiklikler gösterebilir. Ancak genel itibari ile ortalamalar verilere yakındır.

    Kütle kesrine göre elementler periyodik tabloda aşağıdaki gibi gösterilebilir;[3]

    Bu bilgilere dayanarak çok hücreli canlıların biyoloji derslerinde anlatılandan daha karmaşık olduğunu söylemek mümkündür. İnsan ve diğer canlılar, canlılığının yanında maddesel özelliklerine göre incelenmelidir. Bu durumda “cansız” olarak adlandırdığımız elementlerin canlılığı sorgulanabilir veya nasıl bir araya gelip canlılık oluşturduğu incelenebilir.

    Yazı kaynağı : bilimdili.com

    Evrende En Fazla Bulunan Elementler (Bolluk Sıralaması)

    Evrende En Fazla Bulunan Elementler (Bolluk Sıralaması)

    Teoriye göre, evren ilk oluştuğu, henüz yıldızların oluşması için gerekli uygun ortamın meydana gelmediği zamanlarda en hafif (en düşük atom numaralı) üç element, bu oluşum döneminin sağladığı enerji ile meydana geldi. Bunlardan en büyük miktarda oluşanı %75 oranla Hidrojen, %25 oranla Helyum ve eser miktarda Lityum elementleriydi.

    Daha sonrasında, evrenin bebeklik döneminin sonlarına doğru ilk yıldızlar oluşmaya başladı. Sadece Hidrojen ve Helyum elementinin baskın olduğu bu dönemde oluşan yıldızlar, evrenin daha küçük ve yoğun olması nedeniyle oldukça büyük boyutlardaydılar. Öyle ki, bugün “dev yıldız” olarak nitelenen 100-150 Güneş kütlesine sahip yıldızlardan daha büyük, 200, hatta 300 Güneş kütlesinde yıldızlar meydana gelmişti.

    Diğer Elementler Nasıl Oluştu?

    Bu dev, ancak çok kısa ömürlü yıldızların çekirdeklerindeki nükleer reaksiyon sırasında Hidrojen ve Helyum’dan daha ağır; Oksijen, Neon, Karbon, Azot, Silisyum, Magnezyum, Berilyum, Fosfor, Sodyum, Demir gibi elementler meydana gelmeye başladılar. Periyodik tabloda atom ağırlığı Demir’e kadar olan tüm elementler; bu ilk yıldızlar ve daha sonraki kuşak yıldızların nükleer füzyon süreçlerinde içlerinde oluştular. Bu süreci daha iyi öğrenmek için şu yazımızı okumanız faydalı olacaktır.

    Demirden daha ağır; Nikel, Gümüş, Bakır, Sezyum, Cıva, Platin, Kurşun, Uranyum gibi elementler ise, yakıtı tükenen dev yıldızların ölümü anlamına gelen süpernova patlamaları sırasında ortaya çıkan çok büyük miktarda enerji sırasında oluştu. Bu süreç hakkında detaylı bilgi için bu yazımızı okuyabilirsiniz.

    Element Çeşitliliği Nasıl Arttı?

    Yukarıda anlattığımız yıldız oluşum ve ölüm süreçleri sırasında, evrenin ilk dönemlerinde var olan Hidrojen ve Helyum atomları birleşerek bugün çevremizde gördüğümüz ve bildiğimiz atomları meydana getirdiler. Yani, evrendeki Hidrojen oranı düşmeye, daha ağır elementlerin miktarı ise artmaya başladı.

    Burada şu anki element bolluğu miktarını hesaplarken birşey dikkatinizi çekmiş olmalı (ilgili yazılarımızı okuduğunuz varsayıyoruz): Çekirdeğinde nükleer reaksiyonlar bittikten sonra ölen her yıldız ister bir beyaz cüceye dönüşsün, isterse süpernova olarak patlayarak yok olsun, yaşam süreci içinde Hidrojeni atom numarası Demir’e kadar olan elementlere dönüştürüyor.

    Yani, her yıldızın çekirdeğinde Oksijen, Karbon, Azot, Magnezyum, Neon ve Silisyum oluşumu gerçekleşiyor. Dolayısıyla, Hidrojen ve Helyum’dan sonra evrende en fazla bulunan elementler bunlar olmak zorunda. Çünkü, (kırmızı cüceler haricinde) türü ne olursa olsun her yıldız bunları üretiyor ve bir şekilde evrende yeni yıldız oluşum bölgelerine saçıyor.

    Şu Andaki Element Bolluk Sıralaması Nedir?

    Evrenin oluşumu üzerinden geçen yaklaşık 13.8 milyar yıllık süreç içerisinde, anlattığımız süreç dahilinde evrene yeni elementler saçıldı. Evrenin bebeklik evresinde Hidrojen, Helyum ve az miktardaki Lityum karşısındaki oranları %0 olmalarına karşın, diğer elementlerin miktarı şu anda yaklaşık %2 dolaylarına kadar artış gösterdi.

    O halde, bilim insanlarının evrendeki yıldızların ve galaksileri gözlemleyip tayf analizlerini yaparak ortaya koydukları element bolluk oranını sıralayalım (hidrojen ve helyum başta olmak üzere, tüm elementlerin oranı, çok küçük sapmalarla yaklaşık değerlerdir. Topladığınızda yüzdelik değer fazla görünecektir):

    Üstteki yüzdelik sıralama, büyük patlamadan bugüne kadar oluşmuş elementlerin evrendeki bolluk miktarı. Elbette, Güneş Sistemi de genel olarak bu oranlara uyuyor. Ancak, ele aldığımız ölçekler küçüldükçe (Dünya benzeri küçük karasal gezegenler gibi) bolluk oranları da çeşitli sebeplerle değişiklik göstermeye başlıyor.

    Örneğin, Dünya‘yı oluşturan elementler arasında Hidrojen ilk sırada değil, %45’in üzerinde bir oranla Oksijen. İnsan vücudu da evrenin genelinden farklı bir element kompozisyonuna sahip. Aşağıda kütle oranını sıraladığımız elementlerden oluşuyor vücudumuz:

    Atmosferimiz de biliyorsunuz %78 Azot ve %21 Oksijen’den meydana geliyor. Ancak, evrendeki tüm elementlerin birbirine oranı, yukarıda ilk verdiğimiz sıralamadaki gibi. Elbette, evren yaşlandıkça Hidrojen ve Helyum oranı düşmeye, diğer daha ağır elementlerin oranı artmaya devam edecek.

    Zafer Emecan

    http://periodictable.com/Properties/A/UniverseAbundance.html
    https://www.thoughtco.com/most-abundant-element-in-known-space-4006866
    https://www.quora.com/How-does-the-elemental-composition-of-the-human-body-compare-to-elemental-composition-of-universe
    http://spiff.rit.edu/classes/phys240/lectures/elements/elements.html
    https://education.jlab.org/glossary/abund_uni.html
    Kapak Fotoğrafı Telif: Kellie Jaeger

    Yazı kaynağı : www.kozmikanafor.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap