Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    ingilizce zamanlar konu anlatımı

    1 ziyaretçi

    ingilizce zamanlar konu anlatımı bilgi90'dan bulabilirsiniz

    İngilizce Zamanlar (Tense): Detaylı Konu Anlatımı + Örnek Cümleler

    İngilizce Zamanlar (Tense): Detaylı Konu Anlatımı + Örnek Cümleler

    Güçlü bir iletişim için bir olayın ya da durumun kendisi kadar gerçekleştiği zamanın belirtilmesi de önemlidir. İngilizce zamanları anlayabilmek için ise bilinmesi gereken bazı kavramlar vardır. Bu kavramlar, zamanların kullanımı ve yapısını anlamayı kolaylaştıracaktır.

    İngilizce zamansal açıdan bir fiil altı şekilde kullanılır.

    Zamanların adlarında geçen present, past, perfect, future gibi kavramlar zamanların yapısı ve olayların meydana geldiği zamanları anlamak için bize yardımcı olan kavramlardır. Bu ifadeler iki açıdan önemlidir;

    Present Kavramı Ne Anlatıyor?

    Herhangi bir zamanın içinde geçen “present” ifadesi olayın “şimdiki” zamanda geçmekte olduğunu ve bu zamanda fiilin ya da yardımcı fiilin “present” hâlde yani “V1” hâlinde kullanıldığını ifade eder.

    Past Kavramı Ne Anlatıyor?

    Olayın “Past” ta yani “geçmişte” meydana geldiğini ve şu an ile alakasının olmadığını ve fiilin “past” yani “ V2” hâlinde kullanıldığını gösterir. 

    Future Kavramı Ne Anlatıyor?

    Olayın meydana geliş zamanı “future” yani gelecektir. Fiil ise future ifade eden “will” ve “be going to” ifadeleridir. Bu ifadeler “to” suz mastar alır.

    Perfect Kavramı Ne Anlatıyor?

    İngilizcede “Perfect” bazen olayın belirli bir zaman ya da olaydan önce tamamlanan bir eylem olduğunu bazen de belli bir zamana kadar devam eden bir olay ya da süreç olduğunu ifade eder. Yapısal olarak “have + V3” şeklinde kullanılır. Perfect ifadesinin başında kullanılan Present (have, has), Past (had) ve Future (will have) ifadeleri “have” yardımcı fiilinin hangi hâlde kullanılacağını belirler.

    Tüm perfect tensler iki tür olay ya da durum için kullanılır;

    Continuous Kavramı Ne Anlatıyor?

    Continuous be+V-ing demektir. Başka bir şekilde ifade edecek olursak, olayın bahsedilen zamanda devam etmekte olduğudur. Past (was, were), Present (am, is, are), Future (will be) gibi ifadeler ise Continuous ifadesinin başında kullanılarak bahsedilen zamanın ne olduğunu belirler.

    O zaman Present Continuous dediğimiz zaman; olayın geçiş zamanının Present olduğunu ve Continuous ifadesinden de olayın devam etmekte olduğunu anlıyoruz.

    SIMPLE PRESENT TENSE

    Örneğin;

    Olumlu Cümle:
    She prepares the meal every day.
    (O her gün yemeği hazırlar.)

    Olumsuz Cümle:
    She doesn’t prepare the meal every day.
    (O her gün yemeği hazırlamaz.)

    Soru Cümlesi:
    Does she prepare the meal every day?
    (O her gün yemek hazırlıyor mu?)

    Simple Present Tense Hangi Durumlarda Kullanılır?

    Genel doğruları, tekrarlanan eylemleri, alışkanlıkları, mevcut durumu, genel kanıyı, arzuyu ifade etmek için kullanılır.

    Örneğin;

    I want to be a teacher.
    (Öğretmen olmak istiyorum.) (
    İstek, arzu)

    My son drinks milk before going to do bed.
    (Oğlum yatmadan önce süt içer.) (
    Alışkanlık)

    İstanbul is bigger than Kars.
    (İstanbul Kars’tan daha büyüktür.) (
    Alışkanlık)

    Bir zaman çizelgesi ile ne zaman başlayacağı veya tekrarlanacağı önceden belirlenen eylemler için kullanılır.

    Örneğin; 

    The library opens at eight a.m.
    (Kütüphane sabah sekizde açılır.)

    The lesson starts at 8 o’clock every day.
    (Ders her gün saat sekizde başlar.)

    The movie starts at 8 p.m. every evening.
    (Film her akşam saat sekizde başlar.)

    Emir, talimat ya da direktif vermek için kullanılır.

    Örneğin; 

    Be very careful with empty cans and bottles.
    (Boş şişe ve teneke kutulara dikkat edin.)

    Close the door and come here to help me!
    (Kapıyı kapat ve buraya bana yardıma gel.)

    Please do not use this product without read the instructions.
    (Lütfen kullanma talimatını okumadan bu ürünü kullanmayınız.)

    Simple Present Tense ile ilgili geniş konu anlatımı yaptığımız kapsamlı içeriğe buraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

    PRESENT CONTINUOUS TENSE

    Örneğin; 

    Olumlu Cümle:
    The doctors are trying to save the people now who have been injured during the accident.
    (Doktorlar şu anda kazada yaralanmış olan insanları kurtarmaya çalışıyorlar.)

    Olumsuz Cümle:
    The students are not listening to the lesson at the moment.
    (Öğrenciler şu anda dersi dinlemiyorlar).

    Soru Cümlesi:
    Is Ayşe preparing the report that the boss has said?
    (Ayşe şu anda patronun söylediği raporu mu hazırlıyor?)

    Zaman ifadeleri; now (şimdi), right now (tam şimdi), at the moment (şu anda), still (hâlâ)

    Present Continuous Tense Hangi Durumlarda Kullanılır?

    Present Continuous Tense kendisinden sonra kullanılan bir gelecek zaman ifadesi ile birlikte önceden planlanmış bir eylemin gelecekte yapılacağı anlamını verir.

    Örneğin;

    We are having two exams this week.
    (Bu hafta iki sınav oluyoruz (olacağız).)

    I am not going to the party tonight, I have a lot to do.
    (Bu akşam partiye gitmiyorum(gitmeyeceğim), yapacak çok işim var.)

    Why are you going to İzmir next week?
    (Neden gelecek hafta İzmir’e gidiyorsun (gideceksin?))

    Present Continuous Tense always, constantly, forever gibi zarflar ile birlikte sürekli tekrarlayan ve genelde bizi rahatsız eden eylemler için kullanılır.

    Örneğin;

    The doctor is examining more than seventy-five patients every day.
    (Doktor her gün yetmiş beşten fazla hastayı muayene ediyor.)

    He is always asking those stupid questions.
    (O daima o aptal soruları soruyor.)

    Why are you always accusing your friends of cheating during the exams?
    (Sen neden daima sınavlar esnasında arkadaşlarını kopya çekmekle suçluyorsun?)

    Present Continuous Tense konusuna tam olarak hakim olmanıza fayda sağlayacak içeriğimize buraya tıklayarak göz atabilirsiniz.

    SIMPLE PAST TENSE

    Zaman ifadeleri; yesterday (dün), last month (geçen ay), last week (geçen hafta), last year (geçen yıl), last night (geçen gece), two minutes ago (iki dakika önce), two days ago (iki gün önce), two months ago (iki ay önce), two years ago (iki yıl önce).

    Örneğin;

    Atatürk, the founder of Turkish Republic, died in 1938.
    (Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Atatürk 1938 yılında vefat etti.)

    Did Mozart make his first visit  to Prague with his wife Constance in 1788?
    (Mozart karısı Constance ile Prag’a ilk ziyaretini 1788 yılında mı yaptı?)

    We watched the Troy yesterday.
    (Truva’yı dün seyrettik.)

    Simple Past Tense Hangi Durumlarda Kullanılır?

    Özellikle often, sometimes, always … gibi sıklık zarfları ile birlikte geçmişte belirli aralıklarla tekrarlayan eylemler ya da geçmişteki alışkanlıklar için kullanılır.

    Örneğin;

    She always got up early and unlocked the doors before the students came.
    (O daima erken kalkar ve öğrenciler gelmeden önce kapıları açardı.)

    Elif sometimes worked at the movie theater after school.
    (Elif bazen okuldan sonra sinemada çalışırdı.)

    My father didn’t let me play football every day when I was a boy.
    (Ben küçükken, babam her gün futbol oynamama izin vermezdi.)

    Simple Past Tense’de ifade edilen olayın şu an ile ilişkisi olmadığını geçmişte kaldığını unutmayalım!

    Örneğin;

    My grandfather always told me interesting stories before I went to bed.
    (Büyükbabam ben uyumadan önce daima ilginç hikayeler anlatırdı.)

    I always lived in that house when I was young.
    (Gençken hep o evde yaşadım.)

    Simple Past Tense ile ilgili aklınızdaki tüm soruların yanıtını bulabileceğiniz kapsamlı Simple Past Tense sayfamız için buraya tıklayabilirsiniz.

    PAST CONTINUOUS TENSE

    Örneğin;

    I was living abroad in 2005, therefore I missed the general election.
    (2005’de yurt dışında yaşıyordum, bu nedenle genel seçimleri kaçırdım.)

    They were discussing the advantages and disadvantages of the plan, when I joined them again an hour later.
    (Bir saat sonra onlara yeniden katıldığımda, planın avantaj ve dezavantajlarını tartışmaktaydılar.)

    The children were all waiting eagerly for Santa Claus to come.
    (Çocukların hepsi heyecanla Noel Baba’nın gelmesini bekliyordu.)

    Past Continuous Tense Hangi Durumlarda Kullanılır?

    Present Continuous Tense ’de olduğu gibi always, constantly, forever gibi zarflarla ile birlikte geçmişte sürekli tekrarlayan ve genelde bizi rahatsız eden eylemler için kullanılır.

    Örneğin;

    I disliked Talat, because he was always telling everyone what to do.
    (Talat’ı sevmezdim, çünkü sürekli olarak insanlara ne yapmaları gerektiğini söylüyordu.)

    Neslihan was always coming late for the lesson!
    (Neslihan derse daima geç geliyordu.)

    He was constantly talking and thus he irritated everyone.
    (Durmadan konuşuyordu ve bu nedenle herkesi sinirlendiriyordu.)

    Past Continuous Tense konusunu daha iyi öğrenebilmeniz için hazırladığımız geniş rehber için buraya tıklayabilir ve Past Continuous Tense ile ilgili ana içeriğimizi inceleyebilirsiniz.

    PRESENT PERFECT TENSE

    Present Perfect Tense Hangi Durumlarda Kullanılır?

    Geçmişte belli noktada başlamış ve şimdi de devam eden olayları ya da durumu anlatır.

    Örneğin;

    I have worked for this company since 1999.
    (1999’dan beri bu şirkette çalışıyorum.)

    I haven’t seen him since the day we graduated from school.
    (Onu okuldan mezun olduğumuz günden beri görmedim. *Burada görmeme eylemi geçmişten günümüze gelen bir süreç.)

    Alime has changed since her marriage.
    (Alime evliliğinden bu yana değişti.)

    Olay geçmişte olup bitse bile şimdi hissedilen bir etkisi ya da sonucu varsa present perfect kullanılır.

    Örneğin;

    I have lost my keys this morning and I can’t find them.
    (Bu sabah anahtarlarımı kaybettim ve onları bulamıyorum. *Anahtarların kaybolması geçmişte kalsa da etkisi devam ediyor.)

    Ayşe and her husband have adopted two children.
    (Ayşe ve kocası iki çocuk evlat edindiler. *Şu anda iki evlatlık çocukları var.)

    We have ended our relationship.
    (İlişkimize son verdik.)

    Özellikle just zarfı ile birlikte çok kısa bir süre önce yapılmış bir eylem için kullanılır ama tam olarak ne kadar zaman geçtiği ifade edilmez. Eylem o kadar yenidir ki söyleyen hâlâ olayın etkisindedir.

    Örneğin;

    Our main competitor has just announced a new product.
    (Ana rakibimiz kısa süre önce pazara yeni bir ürün sürdü.)

    We have just returned from our holiday in Antalya.
    (Antalya tatilimizden daha yeni döndük.)

    Geçmişte başlayan belli bir süreç içinde aralıklarla tekrarlanmış ve şimdi de tekrarlama ihtimali olan eylemler için kullanılır.

    Örneğin;

    We have taken four exams this week and we will have two more.
    (Bu hafta dört sınava girdik ve iki sınava daha gireceğiz.)

    She has written many books, most of which are about human relations.
    (O çoğu insan ilişkileri hakkında olan çok sayıda kitap yazdı.)

    Yet zarfı ile birlikte henüz daha yapılmamış ama yapılma ihtimali olan eylemler için ya da böyle bir ihtimalin olup olmadığını sormak için kullanılır.

    Örneğin;

    The exam papers haven’t yet been corrected.
    (Sınav kağıtları daha düzeltilmedi. *Ama düzeltilme ihtimali var.)

    Haven’t they caught that mad dog yet?
    (Onlar o kudurmuş köpeği daha yakalamadılar mı?)

    Never zarfı ile birlikte geçmişte belli bir noktadan itibaren bir eylemin hiç yapılmadığını ya da öyle bir durumla hiç karşılaşılmadığını ifade etmek için kullanılır.

    Örneğin;

    We‘ve never done any business with that company.
    (Biz o şirkette hiç iş yapmadık.)

    There has never lived a more gifted scholar.
    (Ondan daha yetenekli bir bilim insanı hayata gelmemiştir.)

    Present Perfect Tense konusuna tam olarak hakim olmanıza fayda sağlayacak içeriğimize buraya tıklayarak göz atabilirsiniz.

    PRESENT PERFECT CONTINUOUS TENSE

    Örneğin; 

    The sales manager has been evaluating my proposal for a month now.
    (Satış müdürü bir aydır benim önerimi değerlendiriyor. (
    Benim önerimin değerlendirilmesi bir ay önce başlamış ve şimdi de devam ediyor).

    Mehmet has been looking a bit peaky lately.
    (Mehmet son zamanlarda biraz bitkin gibi gözüküyor.)

    The students have been waiting for their teacher for the last two hours. (Öğrenciler son iki saattir öğretmenlerinin gelmesini bekliyorlar.)

    PAST PERFECT TENSE

    Örneğin;

    She had a breakdown after her project had been rejected by the committee.
    (Projesi komite tarafından reddedildikten sonra sinir krizi geçirdi.)

    The survivors hadn’t had a few pieces of bread for days when they were found.
    (Bulunduklarında hayatta kalanlar günlerdir sadece birkaç parça ekmek yemişlerdi.)

    Not: Past Perfect Tense ’in geçmişte olan iki olaydan ilk sırada olanını ifade ettiğini belirtmiştik ama hangi olayın olduğu zaten anlamca açıksa Past Perfect Tense yerine Simple Past Tense kullanılabilir. Ancak bir soruda bu durum için seçeneklerde Past Perfect Tense var ise doğru cevap Past Perfect Tense’tir.

    Örneğin; 

    I always used the pen which my father(had) left for me.
    (Daima babamın bana bırakmış olduğu kalemi kullanırdım.)

    After she(had) finished cleaning the room, she rested.
    (Odayı temizlemeyi bitirdikten sonra, dinlendi.)

    Past Perfect Tense hakkında tam olarak hakim olmanıza fayda sağlayacak yazımıza buraya tıklayarak göz atabilirsiniz.

    PAST PERFECT CONTINUOUS TENSE

    Örneğin;

    When he came, I had been waiting for him for more than two hours.
    (O geldiğinde, ben onu iki saatten fazla bir süredir beklemekteydim.
    *Geçmişte belli bir vakitte beklemeye başladım ve bu bekleme eylemini onun gelmesine kadar devam ettirdim. Geçmişte başlatan yine geçmişte sona eren bir süreç içinde eylemi sürdürdüm. Olay bir süreç ifade ettiği için Continuous, bu süreç geçmişte sona erdiği için Past Perfect kullanıyoruz.)

    When Lady Diana died, the press had been following her for hours.
    (Lady Diana öldüğünde, basın onu saatlerdir takip etmekteydi.)

    SIMPLE FUTURE TENSE

    Simple Future Tense Hangi Durumlarda Kullanılır?

    Gelecek ile ilgili bilgi verirken ya da gelecekteki olup olmayacağı kesin olmayan olaylar için tahminde bulunduğumuzda kullanılır.

    Örneğin;

    A: Who do you think will win the match tonight?
    (Bu akşam maçı kimin kazanacağını düşünüyorsun?)

    B: I’m not sure, but I think Fenerbahçe will win.
    (Emin değilim ancak Fenerbahçe’nin kazanacağını düşünüyorum.)

    Konuşma anında verilen kararlar için kullanılır.

    Örneğin;

    I think I will go to the concert tonight.
    (Sanırım bu akşam konsere gideceğim.)

    Will you explain to us why don’t you come to dinner tonight?
    (Bu akşam neden yemeğe gelmediğini bize açıklayacak mısın?)

    Gelecek ile ilgili verilen sözler için kullanılır.

    Örneğin;

    Tomorrow I will bring the book that you have wanted from me.
    (Yarın benden istediğin kitabı getireceğim.)

    I will study harder and pass all the exams.
    (Daha sıkı çalışacak ve tüm dersleri geçeceğim.)

    FUTURE CONTINUOUS TENSE

    Örneğin;

    When your plane arrives tonight, I will be waiting for you.
    (Bu akşam uçağın geldiğinde, seni bekliyor olacağım.)

    When she graduates from school, I will be working for another company.
    (O okuldan mezun olduğunda ben başka bir şirket için çalışıyor olacağım.)

    FUTURE PERFECT TENSE

    Örneğin; 

    Soon, another year will have passed.
    (Kısa süre sonra bir yıl daha geçmiş olacak.)

    If you don’t water the garden, the vegetables will have died before long.
    (Eğer bahçeyi sulamazsan, çok geçmeden sebzeler ölmüş olacak.)

    Cambly ile Bire Bir Görüntülü Konuşarak İngilizce Öğren Kod: blog100 ile Ücretsiz Dene

    En önemli grammer konularından olan İngilizce zamanlar(tense) ile ilgili detayları sizler için hazırladık. Sadece dil bilgisi değil akıcı ve etkili konuşma/yazma konusunda da kendinizi geliştirmek istiyorsanız daha fazlasına ihtiyacınız var. Nasıl mı? Mesela “Cambly” ile… Cambly, yabancı eğitmenler ile görüntülü online konuşma yapabileceğiniz yeni nesil bir İngilizce kursu.

    Cambly’de eğitmeninizi kendiniz seçer, ders saatini ve süresini kendiniz belirlersiniz.  Dilerseniz ders videolarını kaydedip daha sonra tekrar izleyerek pratik yapmaya devam edebilirsiniz. 

    Öyleyse zaman kaybetmeden hemen Cambly uygulamasını indirin ve üye olmadan önce blog100 kodu ile 10 dakikalık ücretsiz deneme dersine katılarak Cambly ile tanışın. 😊

    Yazı kaynağı : blog.cambly.com

    İngilizce Zamanlar: İngilizce Tense Tablosu

    İngilizce Zamanlar: İngilizce Tense Tablosu

    İngilizce Zamanlar: İngilizce Tense Tablosu

    İngilizce zamanlar konu anlatımı mı arıyorsun? Senin için hazırladığımız İngilizce zamanlar tablosu ile bu konuyu kolayca anlayabilirsin. Günümüzün en çok kullanılan dillerinden İngilizceyi öğrenmek için öncelikle tense tablosunu bilmek önemli bir konu. Hazırsan başlıyoruz.

    İngilizce tüm zamanları öğrendiğinde büyük bir adım atmış olacaksın. Çünkü bu konu İngilizce gramerin çatılarından biri. İngilizce tense tablosu zihninde ne kadar yer ederse, bu dilde kendini ifade etmen kolaylaşacak. 

    İngilizce zamanlar, yani İngilizce Tense’ler (Türkçe okunuşuyla İngilizce tensler), sana bir olayın ne zaman gerçekleştiğini anlatıyor. Türkçedeki geçmiş zaman, şimdiki zaman ve geniş zaman konusu gibi yani. 

    İngilizce Zamanlar

    İngilizce zamanlar konusunda karşımıza şu terimler çıkacak: Past, Present, Future, Perfect ve Continuous. Bu kavramları öğrendiğinde İngilizce zamanlar konusu senin için çok kolaylaşacak. Ama önce İngilizce zamanlara, yani tense tablosuna bir göz atalım. 

    İngilizcede cümlenin öğeleri temel seviyede şu şekilde sıralanıyor: Subject + verb + object” (özne – fiil – nesne). Cümlede zaman bilgisini fiiller veriyor. Diğer bir deyişle cümlede zamanı ifade etmek için fiili çekimliyoruz.

    “İngilizce tensler” diye arama yaptıysan, muhtemelen henüz İngilizcen temel seviyede ya da hiç yok :). Çünkü kelimenin doğru yazımı İngilizce tense. İngilizce zamanlar konusunu zihninde tam oturtabilmek için Türkçe örneklerle ilerleyelim. 

    Öncelikle çekimli fiil ya da fiil çekimlemek ne demek? Bir fiili (eylemi) zaman veya şahsa bağlı olarak düzenlemeye fiil çekimlemek diyoruz. İngilizcede de bu mantıkla düşünebilirsin.

    Şimdi Türkçe bir fiili çekimleyelim. Fiilimiz “oyna(mak)” olsun. 

    Geçmiş zaman: Oyna + geçmiş zaman yapım eki (dı, di vs.) + şahıs eki (ben, sen vs.)

    Şimdiki zaman: Oyna + şimdiki zaman eki (-yor vs.) + şahıs eki

    Gelecek zaman: Oyna + gelecek zaman eki (-ecek vs.) + şahıs eki

    Geniş zaman: Oyna + geniş zaman eki (-r vs.) + şahıs eki

    Şimdi oynamak fiilinin çekimlenmiş hallerine bakalım.

    Geçmiş zaman: Oynadı (üçüncü tekil şahıs)

    Şimdiki zaman: Oynuyor (üçüncü tekil şahıs)

    Gelecek zaman: Oynayacak (üçüncü tekil şahıs)

    Geniş zaman: Oynar (üçüncü tekil şahıs)

    Türkçe bilgilerimizi tazelediysek, İngilizce zamanlar konusuna geçebiliriz. İngilizcede zamansal açıdan fiiller 6 şekilde kullanılıyor. Detaylar için İngilizce zamanlar tablosunu inceleyebilirsin. 

    ingilizce zamanlar nelerdir

    İngilizce Zamanlar Tablosu

    İngilizce tüm zamanlar fiillerde bu şekilde çekimleniyor. Peki, tablodaki bare infinitive, continuous, present ve past gibi kavramlar neyi ifade ediyor? Bu terimlerin anlamlarına geçmeden önce basit bir örnekle İngilizce zamanlar konusuna başlayalım. 

    “I do my best.” cümlesini tüm fiil çekimleriyle çalışalım. Bu cümleyi Türkçeye şu şekilde çevirebiliriz: “Elimden gelenin en iyisini yaparım.”

    Şimdi İngilizce zamanlar tablosu ile bu cümlenin fiil çekimlerine bakalım. 

    İngilizce Zamanlar Tablosu Örnekli Anlatım

    Yukarıdaki tabloda tam Türkçesi olmayan bir çekim var, o da Present Perfect Tense. Zaten onun çevirisine bir parantez ekledik çünkü bu zaman çekiminin tam Türkçe karşılığı yok. Bu da başka bir yazının konusu! 

    İngilizce Zamanlar Hakkında Bilinmesi Gerekenler

    ingilizce zamanlar konusunda detaylar

    İngilizce Zamanlar Konusunda Karşına Çıkan Terimlerin Anlamları

    İngilizce zamanlar, ya da halk diliyle İngilizce tensler konusuna giriş yaptık. Umuyoruz ki kafanda temeller oluşmaya başladı. Şimdi terimlere kısaca bakalım, ardından İngillizce zamanlara detaylıca göz atalım. 

    Present Nedir? 

    Present “şimdiki, mevcut ve şu an” anlamlarına geliyor. İngilizce zamanlar konusunda “present” terimi, eylemin şimdiki zamanda geçtiğini ifade ediyor. Bu tür zaman bilgisi veren cümlelerde V1 fiil kullanıyoruz. 

    Past Nedir?

    Past, Türkçede geçmiş anlamına geliyor. Cümle içinde bir olaydan bahsediyorsak Past Tense kullanıyoruz. Geçmiş zaman bilgisi veren cümlelerde V2 fiil kullanıyoruz. 

    Future Nedir?

    Future, gelecek anlamına geliyor. Cümle içinde gelecekten bahsediyorsak Future Tense kullanıyoruz. Future Tense, diğer İngilizce zamanlardan “will” ve “be going to” kullanımıyla ayrılıyor. 

    Simple Nedir? 

    Simple, basit ve yalın anlamına geliyor. İngilizce zamanlar konu anlatımı içerisinde “simple” ifadesini gördüğün zaman, yalın ve tek zamanlı bir olaydan bahsedildiği düşünmen gerekiyor. Mesela Simple Past Tense. Ya da Simple Present Tense. 

    Perfect Nedir? 

    En alengirli konuya geldik. Perfect Tense’in Türkçe karşılığı bazen kafa karıştırıcı olabiliyor. O nedenle kendisi İngilizce zamanlar konusunu çalışan kişilerin en çok takıldığı konulardan biri olur. 

    İngilizce zamanlar konu anlatımında Perfect teriminin iki kullanım alanı var. 

    İngilizce zamanlarda perfect kavramı “have + V3” şeklinde kullanılıyor. Şimdi perfect kavramının present (şimdiki zaman), past (geçmiş zaman) ve future (gelecek zaman) kullanımlarına bakalım. 

    İngilizce zamanlar konu anlatımında Perfect kavramına detaylı bir şekilde göz atmak istiyorsan, aşağıda ilgili başlıkları bulabilirsin. 

    Continuous Nedir? 

    İngilizce zamanlarda Continuous devam etmekte olan ya da bir süre devam etmiş olan eylemleri anlatmakta kullanılıyor. Yapısına bakacak olursak, “be + V-ing” şeklinde kullanıldığını görüyoruz. 

    Kavramlar konusunda temel bilgilere sahip olduğumuza göre İngilizce tüm zamanlar konusunu tek tek incelemeye alabiliriz. Şimdiye kadar öğrendiklerin karışık geldiyse endişelenme, örnekli İngilizce zamanlar konu anlatımıyla her şey yerine oturacak. 

    Not: İngilizcede bazı fiillerin continuous hali bulunmaz. Bunlara non-continuous verbs ya da non-progressive verbs denir. Örnek: Like, need, want…

    simple present tense

    İngilizce Zamanlar: Simple Present Tense 

    Simple present tense, İngilizce zamanlarda duruma göre şimdiki zamanı ve geniş zamanı ifade ediyor, diyebiliriz. Türkçe düşündüğümüzde bu çıkarımı yapabiliriz ama İngilizcenin kendine has bir düşünce yapısı olduğunu unutmamamız gerekir. Bundan dolayı Türkçeyle karşılaştırmamak her zaman iyi bir fikir. 

    Simple present tense’in kullanım alanları ise çoğunlukla şöyle: Genel doğrular, günlük alışkanlıklar, tekrarlanan eylemler, mevcut durumlar…

    İngilizce Zamanlar Tablosu: Simple Present Tense

    Simple present tense, basitçe geniş zamanı ifade ediyor dedik. Yani özel bir zaman belirtmeyen, günlük olarak tekrarlanan, her zaman karşılaşabileceğimiz durumlarda bu zaman çekimini kullanıyoruz. 

    İngilizcede cümle kurarken basitçe özne + yüklem + nesne öğelerini kullanıyoruz. Bu noktada “do” ve “be” yardımcı fiilleri hakkında da bilgi sahibi olman faydalı olur. Çünkü bu yardımcı fiiller simple present tense’in ana unsuru. 

    Örneğin “Ben pembeyi severim.” cümlesini düşünelim. Bu cümlenin İngilizceye “I like pink.” olarak çeviririz. Cümleyi derinlemesine incelersek karşımıza şu çıkar: I + (do) + like + pink. Olumlu cümlede “do” gizlenir. Fakat İngilizce dil bilgisi kuralları gereği “do” ifadesini sadece olumsuz ifadelerde ve soru cümlesinde kullanıyoruz. 

    Aynı mantık “be” yardımcı fiilinde de var. “Ben bir öğrenciyim.” cümlesini çevirelim. “I am a student.”  Burada “be” yardımcı fiili, özneye göre şekillenerek am/is/are ifadelerinden birine dönüşüyor. 

    Şimdi simple present tense kullanımına bir tablo üzerinden inceleyelim. 

    Konuyu daha detaylı anlamak için örneklerle netleştirelim ve tense’i hangi durumlarda kullandığımıza kısaca bakalım. Detaylı versiyon için ilgili yazımıza göz atmayı unutma!

    Genel doğruluk belirten durumlarda simple past tense kullanıyoruz. 

    Arzuları ve istekleri belirten durumlarda kullanıyoruz.

    Tekrarlayan alışkanlıklarda simple present tense kullanıyoruz. 

    Simple Present Tense konusunda detaylı İngilizce zamanlar tablosu, anlatım ve örnekler için simple present tense başlığımıza bakabilirsin. 

    İngilizce Zamanlar: Simple Past Tense 

    Simple past tense, İngilizce zamanlarda geçmiş zamanı ifade ediyor. Kullanım alanları ise çoğunlukla şöyle: Geçmişte kalan tekrarlayan eylemler, geçmişte tamamlanmış eylemler/yaşanmış olaylar…

    Simple past tense ile cümle kurarken V2, yani fiillerin past tense formunu kullanıyoruz. Yani “do” yardımcı fiilimiz “did” oluyor. Olumlu cümlelerde fiillerin kendi V2 formlarını kullanırken, olumsuz ifadelerde “did not”, soru cümlelerinde ise “did” terimiyle cümle kuruyoruz. 

    İngilizce Zamanlar Tablosu: Simple Past Tense 

    İngilizce zamanlarda simple past tense tablosu ile bu zaman kipinin kullanımının temellerini anlayabilirsin. Geçmiş zamandan bahsederken genelde zaman belirteçlerini kullanıyoruz. Yani yesterday (dün), last year (geçen yıl), three hours ago (3 saat önce) gibi belirteçler…

    Şimdi bu zamanı daha iyi anlamak için durum ve örneklerle ilerleyelim. 

    Geçmişte gerçekleşmiş ve tamamlanmış olaylarda kullanıyoruz. 

    Geçmişte tekrarlayan alışkanlıklar ve durumlar için kullanıyoruz. 

    Simple Past Tense konusunda detaylı İngilizce zamanlar tablosu, anlatım ve örnekler için simple past tense başlığımıza bakabilirsin. 

    İngilizce Zamanlar: Simple Future Tense

    Simple future tense, İngilizce zamanlarda yalın gelecek zamanı ifade ediyor. Gelecekle ilgili bilgi verirken ve gelecekte gerçekleşeceği kesin olmayan konularda bu zamanı kullanıyoruz. 

    İngilizce Zamanlar Tablosu: Simple Future Tense

    Simple future tense, gelecek zamanı ifade ediyor, dedik. Şimdi tablo yardımıyla bu zaman çekimine yakından bakalım.

    Simple future tense ile cümle kurarken “will” ifadesini ve fiillerin V1 hallerini kullanıyoruz. Olumsuzlarda “will not” (won’t) şeklinde, soru cümlesinde ise “will” ifadesini başta kullanıyoruz. 

    İngilizce zamanlarda simple future tense’i hangi durumlarda kullanıyoruz? Kısaca bakalım. 

    Gelecekle ilgili bilgi verirken ve kesinliği belli olmayan durumlarda kullanıyoruz. 

    Gelecekle ilgili söz verirken kullanıyoruz.

    Simple future tense konusunda detaylı İngilizce zamanlar tablosu, anlatım ve örnekler için simple future tense başlığımıza bakabilirsin. 

    present continuous tense

    İngilizce Zamanlar: Present Continuous Tense 

    İngilizce zamanlar konusunda present continuous tense, devam etmekte olan şimdiki zamanı anlatıyor. Türkçe anlamıyla şimdiki zamandır, diyebiliriz. Bu noktada şuna dikkat etmelisin: 

    Present continuous tense, olayın ne zaman başladığı ya da sona erdiğini ifade etmiyor, sadece konuşma esnasında devam ettiğini belirtiyor. Ayrıca önceden planlanmış bir eylemin gelecekte gerçekleşeceğini belirtirken de bu tense’i kullanıyoruz. 

    İngilizce Zamanlar Tablosu: Present Continuous Tense

    İngilizce zamanlarda present continuous tense çatılı cümle kurarken tabloda gördüğümüz gibi be + V1-ing formülünü kullanıyoruz. Olumsuz be + not + V1-ing kullanıyoruz; soru cümlesinde ise “be” öğesi başa geliyor. 

    Şimdi de present continuous tense’i hangi durumlarda kullanabiliriz, bir bakalım. 

    Şimdiki zamanda geçen durum ve olaylarda kullanıyoruz. 

    Önceden planlanan olayların yakın zamanda gerçekleşeceğini belirtirken kullanıyoruz. 

    Sürekli terkarlayan ve tekrarlamaya devam eden durumlarda kullanıyoruz. 

    Present continuous tense konusunda detaylı İngilizce zamanlar tablosu, anlatım ve örnekler için present continuous tense başlığımıza bakabilirsin. 

    İngilizce Zamanlar: Past Continuous Tense 

    Past continuous tense, geçmiş zamanda devam edecek şekilde gerçekleşmiş ve sonra ermiş olaylar için kullanılıyor. Yani bahsettiğimiz olay belirli bir an içinde tekrarlı olarak gerçekleşmiştir. Buradaki ana nokta, olayın bir süre devam etmiş olduğudur. 

    İngilizce Zamanlar Tablosu: Past Continuous Tense

    Past continuous tense formülü ise was/were + V1-ing. Olumsuz cümlelerde was not/were not (wasn’t/weren’t) ifadesini kullanıyoruz. Soru cümlesinde ise was/were ifadelerini başa alıyor ve özneden sonra V1-ing öğresini kullanıyoruz. 

    İngilizce zamanlarda past continuous tense belli bir geçmiş zamanda devam etmekte olan olaylar için kullanıyoruz. Örneğin 2015 yılı boyunca yaptığımız bir şeyi 2022 yılında anlatıyorsak, bu tense’i kullanabiliriz. 

    Past continuous tense konusunda detaylı İngilizce zamanlar tablosu, anlatım ve örnekler için past continuous tense başlığımıza bakabilirsin. 

    İngilizce Zamanlar: Future Continuous Tense 

    Future Continuous Tense, gelecekte belli bir zaman boyunca devam edecek olayları anlatmak için kullanılıyor. Yani bahsettiğimiz olay, gelecekteki belirli bir süre aralığında tekrarlı bir şekilde gerçekleşecek. 

    İngilizce Zamanlar Tablosu: Future Continuous Tense

    İngilizce zamanlarda future continuous tense formülü şu şekilde: “Will + be + V1-ing”. Olumsuz cümlelerde “Will + not be + V1-ing”; soru cümlesinde ise “Will + Özne + Be V1-ing” formülünü kullanıyoruz. 

    İngilizce zamanlar konu anlatımında future continuous tense kullanım örnekleriyle bilgilerimizi pekiştirelim. Bu tense’i gelecekteki bir olaya bağlı olarak devam edecek olan durumlardan bahsetmek için kullanıyoruz. 

    Future continuous tense konusunda detaylı İngilizce zamanlar tablosu, anlatım ve örnekler için future continuous tense başlığımıza bakabilirsin. 

    present continuous tense

    İngilizce Zamanlar: Present Perfect Tense 

    Present Perfect Tense, geçmişte gerçekleşmiş bir olayı günümüzle ilişkilendirirken kullandığımız bir kavram. Mesela geçmişte başlamış ve hala devam eden süreçler için bu kavramı kullanabiliyoruz. Ayrıca geçmişte yaşanmış fakat etkisini şimdi de hissettiğimiz bir olayda da bu tense’i kullanıyoruz. 

    İngilizce Zamanlar Tablosu: Present Perfect Tense

    İngilizce zamanlarda present perfect tense yapısıyla cümle kurarken “Have/has + V3” formülünü kullanıyoruz. Olumsuzlarda “have/has + not + V3”, soru cümlesinde ise “have/has + özne + V3” şeklinde kullanmamız gerekiyor.

    Şimdi kullanım alanlarına bakalım. 

    Geçmiş zamanda başlamış ve şu an devam eden durumlarda present perfect tense’i kullanabiliriz. 

    Present perfect tense konusunda detaylı İngilizce zamanlar tablosu, anlatım ve örnekler için present perfect tense başlığımıza bakabilirsin. 

    İngilizce Zamanlar: Present Perfect Continuous Tense 

    Present perfect continuous tense, geçmişte başlayan ve şimdiki zamanda devam eden olaylar için kullanılıyor. Aklında olsun, sadece continuous halini alabilen fiiller için bu tense ile cümle kurabiliyorsun. 

    İngilizce Zamanlar Tablosu: Present Perfect Continuous Tense

    Present perfect continuous tense’i cümlede şu şekilde kullanıyoruz: “Have/has been + V-ing”. Olumsuz cümlelerde “Have/has been + not + V-ing”, soru cümlelerinde ise “Have/has + özne + been + V-ing” şeklinde kullanıyoruz. 

    Present perfect continuous tense geçmiş zamanda başlayan ve şimdi de devam eden durumlarda kullanılıyor. Peki, present perfect tense ile farkı nedir? Continuous özelliği bulunmayan fiillerde (non continuous, yani want, need, like vb.) bu zamanı kullanamıyorsun. 

    Present perfect continuous tense konusunda detaylı İngilizce zamanlar tablosu, anlatım ve örnekler için present perfect continuous tense başlığımıza bakabilirsin. 

    İngilizce Zamanlar: Past Perfect Continuous Tense

    Past perfect continuous tense, geçmişteki belirli bir olaya ya da zamana kadar (burası önemli) devam etmiş eylem ve olayları anlatmak için kullanılıyor. Yani cümle kurarken öncelikle olmuş bir şeye bağlı kalıyor ve geçmişte belirli bir süreye kadar devam eden bir süreçten bahsediyoruz.

    İngilizce Zamanlar Tablosu: Past Perfect Continuous Tense

    Past perfect continuous tense kullanımında cümleleri şu şekilde kuruyoruz: “Had been + V-ing”. Olumsuz cümlelerde “Had not been + V-ing”, soru cümlelerinde ise “Had + Özne + Been + V-ing” yapılarını kullanıyoruz.

    Past perfect continuous tense’i geçmiş bir ana bağlı olarak, bir süre devam etmiş olay ve durumları anlatırken kullanıyoruz. Mesela:

    Past perfect continuous tense konusunda detaylı İngilizce zamanlar tablosu, anlatım ve örnekler için past perfect continuous tense başlığımıza bakabilirsin. 

    past perfect tense ingilizce zamanlar

    İngilizce Zamanlar: Past Perfect Tense

    Past perfect tense, geçmişteki belli bir an veya olaydan önce olup o ana kadar devam etmiş durumlarla kullanılıyor. Yani İngilizce zamanlarda bu tense’i kullanacaksak, öncelikle “hangi zamandan önce” olduğunu belirten bir durum ifade etmemiz gerekiyor. 

    İngilizce Zamanlar Tablosu: Past Perfect Tense

    Past perfect tense ile cümle kurarken “Had + V3” yapısını kullanıyoruz. Olumsuz cümlelerde “Had not + V3”, soru cümlelerinde ise “Had + Özne + V3” yapısını kullanıyoruz. 

    Bu yapıyı geçmişteki ilk olaydan bahsederken ilk sırada olanını belirtmek için kullanıyoruz. Aslında işimizi simple past tense yapısı da görebilir ki günümüzün modern İngilizcesinde past perfect tense kullanımına nadiren rastlıyoruz. 

    Şimdi past perfect tense örnek cümlelere bakalım. 

    Past perfect tense konusunda detaylı İngilizce zamanlar tablosu, anlatım ve örnekler için past perfect tense başlığımıza bakabilirsin. 

    ingilizce zamanlar future perfect tense

    İngilizce Zamanlar: Future Perfect Tense

    Future perfect tense, gelecekteki belli bir an veya olaydan önce tamamlanacak durumlarda kullanılıyor. Yani öncelikle bir zaman bilgisi veriyoruz, sonrada bu bilgiye göre cümle yapımızı kuruyoruz. 

    İngilizce Zamanlar Tablosu: Future Perfect Tense

    Future perfect tense cümle kurarken “Will have + V3” yapısını kullanıyoruz. Olumsuz cümlelerle “Will not have + V3”, soru cümlelerinde ise “Will + Özne + Have + V3” yapılarını kullanıyoruz. 

    Future perfect tense ne zaman kullanılıyor? Gelecekteki belli bir olaydan önce tamamlanacak olan olaylar için! Örneklerle bakalım.

    Future perfect tense konusunda detaylı İngilizce zamanlar tablosu, anlatım ve örnekler için future perfect tense başlığımıza bakabilirsin. 

    İngilizce zamanlar konusu özetle böyle! Daha fazla bilgi almak ve canlı sınıflarda ana dili İngilizce olan eğitmenlerle İngilizce zamanlar konu anlatımını detaylı şekilde öğrenmek istersen, Open English üzerinden şimdi form doldur! Müşteri deneyimi ekibimiz sana hızlıca dönecektir! 

    Yazı kaynağı : www.openenglish.com.tr

    İngilizce Zamanlar (İngilizce Tense) Ayrıntılı Konu Anlatımı

    İngilizce Zamanlar (İngilizce Tense) Ayrıntılı Konu Anlatımı

    İngilizce zamanlar konusu, İngilizce öğrenilen andan itibaren herkesin çalıştığı en temel konudur. Bunun nedeni de, kişilerin kendini ifade etmesi için kurması gereken cümleleri ancak İngilizce zamanlar ve cümle kuruluşlarını öğrenince oluşturmasıdır. İngilizce tüm zamanlar ve kurallarını anlattığımız bu içerikte, İngilizce zamanlar tablosunu görebilir; bu sayede İngilizce zamanlar konusunu rahatlıkla öğrenebilirsiniz.

    İngilizce Zamanlar Özet Anlatımı

    İngilizcede toplam 12 adet zaman vardır. İngilizce zamanlar ve formülleri, içeriğin ileriki kısımlarında ayrıca belirtilmekte olup, aynı zamanda İngilizce zaman kalıplarının yer aldığı genel tabloyu da inceleyerek İngilizce zamanlar hakkında genel bir bilgi edinebilirsiniz.

    İngilizce zamanları öğrenmenin en etkili yolu, konuyu öğrendikten sonra bol bol cümle kurmaktan geçmektedir. Sizlere sunulan İngilizce zamanlar konu anlatımının ardından kendiniz de cümle örnekleri kurarak konuyu pekiştirebilirsiniz. İngilizce tüm zamanları öğrenmenin en pratik ve etkili yolu kendi cümlelerinizi oluşturmaktan geçmektedir.

    İngilizce Zamanlar Tablosu ve Kuralları

    İngilizcede Kaç Ayrı Zaman Vardır

    İngilizcede 12 adet tens vardır. Bu tenselerin 4 tanesi geçmiş zamanı (past), 4 tanesi şimdiki zamanı (present), 4 tanesi ise gelecek zamanı (future) ifade etmektedir.  

    İngilizce tüm zamanlar isimleri şunlardır: Present Simple, Present Continuous, Present Perfect, Present Perfect Continuous, Past Simple, Past Continuous, Past Perfect, Past Perfect Continuous, Future Tense, Future Continuous, Future Perfect ve Future Perfect Continuous.

    Present Simple (Geniş Zaman)

    Present Simple Tense, yani geniş zaman tıpkı Türkçe’de olduğu gibi bir işin her zaman yapıldığını ifade etmektedir. Her zaman tekrarlanan rutin işler için kullanılan Present Simple, bunun yanında bilimsel gerçeklerin de ifadesinde yer almaktadır. Aynı zamanda Present Simple, herkes tarafından aynı kabul edilen olaylar ve kişilerin hemfikir olduğu konulardan bahsedilirken cümlelerde yer bulur.

    Present Simple Tense’de cümle kurmak oldukça kolaydır. Özne + yüklem + nesne kuralına bağlı kalınarak olumlu cümlede öznenin ardından fiilin ilk hali getirilir. Olumsuz cümlelerde ise öznenin ardından cümledeki nesneye uygun olarak ‘’do/does not’’ kullanılır. Present Simple Tense ile soru oluşturmak için ise yardımcı fiil olan ‘’do / does’’ ın başa getirilmesiyle cümle devam ettirilir. İngilizce zamanlar ve formülleri arasından Present Simple Tense’i inceleyebilirsiniz:

    I/You/He/She/It/ We/They + Verb1 + Nesne….

    I/You/ We/They + do not (don’t) + Verb 1 + Nesne….

    He/She/It + does not (doesn’t) + Nesne….

    Do + I/You/ We/They + Verb 1 …..?

    Does + He/She/It + Verb 1 …..?

    Örnek Cümleler

    I get up early.
    Ben erken kalkarım.

    She doesn’t know about Turkish culture.
    O, Türk kültürünü bilmez.

    A: Does he go to the theater?
    A: O tiyatroya gider mi?

    B: Yes, he does. / No, he doesn’t.
    B: Evet, gider. / Hayır, gitmez.

    Present Continuous (Şimdiki Zaman)

    Present Continuous Tense, şimdiki zamanı ifade etmektedir. Eğer, bir iş konuşma anında yapılıyorsa Present Continuous Tense kullanılmalıdır. Bir süreç ifade eden cümlelerde en belirleyici özellik fiillere ‘’ing’’ ekinin getirilmesidir. Bu durum tüm ‘’Continuous Tense’’ lerde geçerlidir.

    Cümle dizilimi ise öznenin ardından ona uygun olan am/is/are yardımcı fiilinin getirilmesiyle oluşturulur. Bunun ardından cümleye eklenen fiile ‘’ing’’ eki ve varsa nesne eklenmektedir. Olumsuz cümlelerde ise yardımcı fiilden sonra ‘’not’’ eki getirilir. Soru cümlesi oluşturmak için ise yardımcı fiil ve öznenin yer değiştirmesi yeterlidir. İngilizce zamanlar içinden Present Continuous’a uygun olan dizilim şu şekildedir:

    I/You/He/She/It/ We/They + am/is/are +  Verb ing….

    I/You/He/She/It/ We/They + am/is/are not + Verb ing….

    Am/Is/Are+ I/You/He/She/It/ We/They + Verb ing…?

    Örnek Cümleler

    I am cooking a cake now.
    Ben şu anda kek pişiriyorum.

    They aren’t enjoying a party.
    Onlar, bir partide eğlenmiyorlar.

    A: Is he working in a bank?
    A: O bir bankada mı çalışıyor?

    B: Yes, he is. / No, he isn’t.
    B: Evet, çalışıyor. / Hayır, çalışmıyor.

    Future Tense (Gelecek Zaman)

    İngilizce olumlu cümle kurarken bilmemiz gereken temel kural, SVO kuralıdır. Bu kurala göre özne, yüklem ve nesne sıralaması esastır. Bu kurala sadık kalarak Simple Future Tense’de ilk önce özne, ardından ‘’will’’ ya da ‘’be going to’’ sonrasında fiil ve nesne kullanmanız gerekmektedir.

    Will

    Will, Simple Future Tense de kullanılmaktadır. Gelecekte yapılması planlanan olaylar Simple Future Tense ile anlatılmaktadır. Simple Future Tense’in alt kolları ise ‘’will’’, ve ‘’be going to’’ dur. Öncelikle ‘’ will’’ kalıbı; konuşma sırasında karar verilen anlık olaylarda kullanılır ve  o olayın yapılmasına o an karar verilir. Ancak be going to da bu yönde bir tutum söz konusu değildir, olayların bir plana bağlılığı esastır. 

    Diğer tüm İngilizce zamanlarda olduğu gibi ‘’will’’ de de; özne + yüklem + nesne yani SVO kuralına uyulması şarttır. Bu nedenle önce özne, ardından ‘’will’’ ve yüklemin yalın hali getirilerek cümle tamamlanır. Olumsuz cümlelerde ise; özne ve ‘’will not / won’t’’ ekinden sonra yine yüklemin ilk hali getirilmektedir. Soru cümlelerinde ise ‘’will’’ başa gelir, özne ve yine yüklemin ilk haliyle soru cümlesi oluşturulur. Aşağıdaki İngilizce zamanlar ve örnekleri de inceleyerek konuyu öğrenebilirsiniz:

    I/You/He/She/It/ We/They + will+ Verb1….

    I/You/He/She/It/ We/They + won’t+ Verb1….

    Will+ I/You/He/She/It/ We/They + Verb1…?

    Örnek Cümleler

    I will see you.
    Ben seni göreceğim.

    She won’t wear this shirt.
    O, bu gömleği giymeyecek.

    A: Will you sign up in Facebook?
    A: Sen Facebook’a kayıt olacak mısın?

    B: Yes, I will. / No, I won’t.
    B: Evet, olacağım. Hayır olmayacağım.

    Be Going To

    ‘’Be going to’’ da Simple Future Tense de yer alan bir kullanım biçimidir. Buradaki be fiili, İngilizcede yardımcı fiil olarak ifade edilen kavram olup; öznenin türüne göre am/is/are olarak farklılaşmaktadır. Burada da öznenin ardından uygun yardımcı fiil ve ‘’going to’’ kullanılmasının ardından fiilin yalın hali getirilerek olumlu cümle kurulmaktadır.

    Gelecekte olmayacak herhangi bir olaydan bahsederken yani olumsuz bir cümle oluşturacakken ise; öznenin ardından am/is/are not going to kalıbı yerleştirip, fiilin yalın halini kullanmalısınız. Dilerseniz ‘’is not’’ yerine ‘’isn’t’’; are not yerine de ‘’aren’t’’ şeklinde kısaltabilirsiniz. ‘’Be going to’’ kalıbında soru sormak için ise yardımcı fiil başa gelmeli ve özneyle yer değiştirmelidir. İngilizce zamanlar formüllerinden ‘’be going to’’ için kullanım şöyledir:

    I(am) / He, She, It(is) / We, They(are) + going to + Verb1….

    I(am not) / He, She, It(is not) / We, They(are not) + going to + Verb1….

    Am I / Is (He, She, It) / Are (We, They) + going to + Verb1….?

    Örnek Cümleler

    You are going to have a birthday party on September the 5th.
    Eylül ayının beşinde doğum günü partiniz olacak.

    She isn’t going to go to Bodrum next week.
    O, gelecek hafta Bodrum’a gitmeyecek.

    A: Are you going to come with us?
    A: Sen bizimle gelecek misin?

    B: Yes, I am going to come with you. / Yes, I am. / No, I am not going to come with you. / No, I am not.
    B: Evet, sizinle geleceğim. / Evet, geleceğim. / Hayır, sizinle gelmeyeceğim. / Hayır, gelmeyeceğim.

    Present Perfect (Yakın Geçmiş Zaman)

    Present Perfect Tense, İngilizcede yakın geçmiş zamanı ifade etmektedir. Yakın geçmiş zamandan bahsedilirken; kast edilen olayın geçmiş zamanda yaşanmış olmasına karşın etkisinin hala devam ediyor olmasıdır. Present Perfect Tense, bir işin geçmişte yapılırken etkisinin günümüzde de sürdüğünü ifade eder.

    I/You/We/They+ have + Verb 3…

    He/She/It + has + Verb 3…

    I/You/We/They+ have not(haven’t) + Verb 3…

    He/She/It + has not(hasn’t) + Verb 3…

    Have + I/You/We/They+ Verb3…?

    Has + He/She/It + Verb 3….?

    Örnek Cümleler

    The worker has painted the wall.
    İşçi, duvarı boyadı.

    Johnny Depp hasn’t gotton the Oscar Prize.
    Johhny Depp, Oscar ödülü almadı.

    A: Have you ever been to Norway?
    A: Siz hiç Norveç’te bulundunuz mu?

    B: Yes, I have. / No, I haven’t.
    B: Evet, bulundum / Hayır, bulunmadım.

    Present Perfect Continuous (Sürekli Bitmiş Zaman)

    Present Perfect Continuous Tense ise kısaca tanımlamak gerekirse geçmişte başlayan ve şu ana kadar devam eden olayları anlatırken kullanılmaktadır.  İngilizce cümle kurma kuralları olarak tanımlanan SVO’ya göre Perfect Continuous Tense ile cümle kurarken, cümlenin yardımcı fiili olan “have ya da has” den faydalanılır ve bunun ardından Perfect Tenseler’ de olduğu gibi fiilin 3. hali kullanılması gerektiğinden cümlenin devamına been eklenir. 

    Present Perfect Continuous Tense’de soru sormak için tıpkı diğer zaman dilimlerinde olduğu gibi; ilk olarak yardımcı fiil olan ‘’have/has’’ yardımcı fiillerinin özneye uygun olan halinin başa gelmesinden sonra özne, been yardımcı fiili ve ardından fiilin “ing” eki almış hali eklenir. Bahsedilen cümle kalıplarının formülü şöyle ifade edilebilir:

    I/You/We/They+ have been + V+ing

    He/She/It + has been + V+ing

    I/You/We/They+ have not(haven’t) been + V+ing

    He/She/It + has not(hasn’t) been + V+ing

    Have + I/You/We/They+ been + V+ing

    Has + He/She/It + been + V+ing

    Örnek Cümleler

    We have been watching the Lord of the Kings.
    Biz, Yüzüklerin Efendisi’ni izliyoruz./ Biz, Yüzüklerin Efendisi’ni izlemekteyiz.

    Gizem hasn’t been driving the car. 
    Gizem arabayı sürmüyor. / Gizem, araba sürmemekte.

    A: Has Ayşe been cooking the meal?
    A:Ayşe, yemek mi pişiriyor?

    B: Yes, she has been cooking the meal. / Yes, she has. / No, she has been cooking the meal. / No, she hasn’t.
    B: Evet, o yemek pişiriyor(pişirmekte). / Evet, pişiriyor. / Hayır, o yemek pişirmiyor(pişirmemekte). / Hayır, pişirmiyor.

    Past Tense (Geçmiş Zaman)

    Türkçe karşılığı geçmiş zaman olarak kullanılan Simple Past Tense, tıpkı Türkçedeki gibi daha önce yaşanmış olan olay ya da durumları ifade etmektedir. Simple Past Tense ile kurulan bir cümlenin varlığından söz etmek için, o eylemin geçmiş zamanda gerçekleşmiş olması gerekmektedir.

    İngilizce zamanlar içinde en çok kullanılanlardan biri olan Past Tense’in kullanım alanları ise genel olarak şu şekildedir:  Geçmişte bir kez yaşanan bir olay ya da gerçekleşen bir durum ve geçmişte bir süre yaşanmış olan olaylardır. Geçmişte yaşandığı kesin olan, ancak net bir zaman dilimi verilmeyen olaylarda Past Tense kullanılmaktadır.

    Özne + yüklem + nesne şeklinde ifade edilen SVO kuralından bu tense’de de bahsedilmektedir. Olumlu cümlelerde öznenin başa gelmesinden sonra fiiller yalın haliyle değil, geçmiş zamanı karşı tarafa aktarmak için fiilin 2. haliyle kullanılmaktadır. Fiillerin 2. halleri ise düzenli ve düzensiz olarak iki ana grupta değerlendirilmektedir. Düzenli fiillerde fiil sonunda –ed eki getirildiğinden bunları öğrenmek nispeten daha kolayken; düzensiz fiilleri çalışmak farklı bir özen gerektirmektedir.
    Aşağıda Past Tense ile cümle dizilişlerinin nasıl olacağı verilmiştir:

    I/ You/ He/ She/ It/ We/ They + fiil + ed ya da düzensiz fiil….

    I/ You/ He/ She/ It/ We/ They+ did not (didn’t) + Verb1….

    Did + I/ You/ He/ She/ It/ We/ They + Verb1…..?

    We went to the camp with my friend yesterday.
    Arkadaşımla dün kampa gittik.

    Özgür wasn’t at home last night.
    Özgür, dün gece evde değildi.

    A: Did you pass the history exam?
    A: Tarih sınavını geçtin mi?

    B: Yes, I did. /No, I didn’t.
    B: Evet, geçtim / Hayır, geçmedim.

    Future Continuous Tense (İngilizcede Gelecek Zaman)

    Gelecek zamanda devamlılığı anlatan Future Continuous Tense, bir işin gelecekte devamlı ya da en azından bir süre boyunca yapılacağını ifade etmektedir.  İngilizce zamanların arasında gelecek zamanların içinde yer alan Future Continuous Tense’de olumlu, olumsuz ve soru şekilleri şöyledir:

    I/ You/ He/ She/ It/ We/ They + wii+ be+ Verb+ ing….

    I/ You/ He/ She/ It/ We/ They+ will not be + Verb+ ing…

    Will + I/ You/ He/ She/ It/ We/ They + be + Verb+ ing….?

    Örnek Cümleler

    I will be working tomorrow.
    Bu gece çalışıyor olacağım.

    She will not be sleeping.
    O, uyuyor olmayacak.

    A: Will you be swimming in the pool?   
    A: Sen havuzda yüzüyor olacak mısın?

    B: Yes, I will. / No, I will not.
    B: Evet, yapacağım. / Hayır, yapmayacağım.

    İngilizce Geçmişte Devamlılık Belirten Zaman (Past Continuous Tense )

    Past Continuous Tense, İngilizce geçmişte devamlılık bildiren zamandır. Past Tense’de geçmişten bahsedilmektedir. Ancak Past Continuous Tense’deki anlam ayrımı daha farklıdır. Past Continuous Tense de yaşanan olay ya da durum belli bir süreçte yaşanmaktadır. İngilizce geçmişte devamlılık bildiren Past Continuous’ta ‘’yapıyordum, gidiyordum’’ gibi anlatımlar söz konusudur.

    Past Continuous Tense’de de özne+yüklem+nesne yani SVO kuralı olarak geçerlidir. Ancak burada özneden sonra ‘’be’’ yardımcı fiilinin geçmiş zamandaki karşılığı olan was/were fiili getirilmektedir ve fiil ilk haline –ing eki eklenerek kullanılmaktadır.  

    I/He/She/It + was + Verb+ing

    You/We/They + were + Verb+ing


    I/He/She/It + was + not +  Verb+ing

    You/We/They + were + not + Verb+ing

    He was writing a book.
    O, bir kitap yazıyordu.

    He was not (wasn’t) writing a book.
    O, bir kitap yazmıyordu.

    Diğer zamanlardaki soru sorma şekillerinde olduğu gibi; cümledeki yardımcı fiil yani was/wew başa getirilmektedir. Daha sonra özne ve ‘’–ing’’ eki alan fiil ile soru cümlesi oluşturulmaktadır. Bu anlatımı anlaşılır kılmak adına, İngilizce zamanlar formülünden inceleyebilirsiniz:

    Was + I/He/She/It +  Verb+ing

    Were + You/We/They + Verb+ing

    A: Was he writing a book?
    A: O, bir kitap mı yazıyordu?

    B: Yes, he was writing a book. / Yes, he was. / No, he wasn’t writing a book. / No, he wasn’t.
    B: Evet, o bir kitap yazıyordu. / Evet, yazıyordu. / Hayır, o bir kitap yazmıyordu. / Hayır, yazmıyordu.

    İngilizce Belli Bir Tarihten Önceki Bir Olayı Anlatan Geçmiş Zaman (Past Perfect Tense)

    İngilizce zamanlar arasında, geçmiş zamana atıf yapan zamanlardan biri de Past Perfect Tense’dir. Yaşanan bir olayın geçmişteki farklı bir olaydan daha önce yapıldığı ifade edilmek istendiğinde Past Perfect Tense kullanılmaktadır. Bu nedenle bir cümle Past Perfect Tense ile kurulacaksa, onun yanında mutlaka geçmiş zamanı ifade eden Simple Past Tense içeren bir cümle olmalıdır.  

    Bu anlatımı anlaşılır kılmak adına, İngilizce zamanlar formülünden inceleyebilirsiniz:

    I/ You/ He/ She/ It/ We/ They + had+ Verb 3 ….

    I/ You/ He/ She/ It/ We/ They+ had not + Verb 3….

    Had + I/ You/ He/ She/ It/ We/ They + Verb 3…..?


    Örnek Cümleler

    I had seen that movie before.
    Bu filmi, daha önce görmüştüm.

    You had not written a novel.
    Sen, bir roman yazmamıştın.

    Had you gone there?
    Oraya gitmiş miydin?

    İngilizce Gelecekte Belli Bir Tarihe Kadar Bitirilecek Olan Bir Olayı Anlatan Zaman (Future Perfect Tense)

    Future Perfect Tense, bir işin gelecek zamanda tamamlanacağını ifade ederken kullanılmaktadır. Eğer, söz konusu olan iş gelecekte bir zamanda mutlaka tamamlanacaksa; burada Future Perfect kullanmak şarttır. Bu tense ile yapılan cümlelerde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta şudur:  Yapılacak olan işin, ilerideki belli bir zamana kadar bitirilmelidir.

    Yani Future Perfect Tense’de  esas olan şey işin ne zaman yapılacağının değil; ne zaman bitirileceğidir. İngilizce zamanlar formüllerinden biri olan Future Perfect Tense, formülü şöyledir:

    I/ You/ He/ She/ It/ We/ They + will  + have + Verb 3…

    I/ You/ He/ She/ It/ We/ They + will not + have + Verb 3….

    Will + I/ You/ He/ She/ It/ We/ They + have + Verb 3….?


    Örnek Cümleler

    They will have built the 3th airplane by 2015.
    Onlar 2015 yılına kadar 3. havalimanını inşa etmiş olacaklar.

    He will not have painted the wall.
    O, duvarı boyamış olmayacak.

    A: Will she have finished the homework?
    A: O, ödevini bitirmiş olacak mı?

    B: Yes, she will have. / No, she will not (won’t) have.
    B: Evet, olacak. / Hayır, olmayacak.

    İngilizce Geçmiş Zamanda Devam Etmişlik (Past Perfect Continuous Tense )

    Past Perfect Continuous Tense,  geçmiş zamanda devam etmiş olan biri işi anlatırken kullanılmaktadır. Past Perfect Continuous Tense bir işin geçmişte bir zamanda yapılmış olduğunu ve bu eylemin belli bir süre devam etmiş olduğunu ifade etmektedir.

    İngilizce zamanlar arasında Past Perfect Tense ile cümle kurulması istendiğinde; önce özne başa gelir ardından yardımcı fiilin ikinci şekli ve ‘’to be’’ fiilinin üçüncü şekli olan ‘’been’’ yerleştirilir ve fiilin “ing” almış hali eklenerek cümle tamamlanır:

    I/ You/ He/ She/ It/ We/ They + had been + Verb ing…..

    I/ You/ He/ She/ It/ We/ They + hadn’t been + Verb ing….

    Had + I/ You/ He/ She/ It/ We/ They + been + Verb ing….?

    Örnek Cümleler

    I had been studying English since last summer.
    Ben geçen yazdan beri İngilizce çalışmaktaydım.

    He hadn’t been woking in a factory.
    O, fabrikada çalışmamaktaydı.

    A: Had he been living Bodrum for 5 years?
    A: O, Bodrum’da 5 yıldır yaşamakta mıydı?

    B: Yes, he had been living Bodrum for 5 years. / No, he hadn’t been living Bodrum for 5 years.
    B: Evet, o Bodrum’da 5 yıldır yaşamaktaydı. / Hayır, o Bodrum’da 5 yıldır yaşamamaktaydı.

    Yazı kaynağı : www.interingilizce.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap