Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    iman ve islam kavramlarını açıklayınız

    1 ziyaretçi

    iman ve islam kavramlarını açıklayınız bilgi90'dan bulabilirsiniz

    İman ve İslam Kavramları

    İman ve İslam Kavramları

    İman ve İslam arasındaki ilişki nedir? İman ve İslam kavramlarının anlamı...

    İman ve İslam birdir. İman ve İslam ilişkisi kısaca...

    Îmân, lügatta; “tasdik”tir. Yani bir kimseyi verdiği haberde doğrulamak, onun doğru söylediğini kabul etmektir.

    Terim olarak ise; “Hz. Peygamberin Allah tarafından getirdiklerinin doğru olduğunu kabul etmektir.”[1]

    İslâm ise lügatta; “boyun eğmek ve itâat etmek”; terim olarak da; “Allah’ın ulûhiyetini kabul edip boyun eğmek” anlamındadır.

    Lügat yönünden aralarında fark var ise de hüküm yönünden fark yoktur, ikisi de aynı anlamdadır.[2] Îmânsız İslâm, İslâmsız îmân olmaz. Bu ikisi içle dış gibidir.[3] Îmânla İslâm birdir. Bir kimsenin mü’min olup Müslüman olmaması; Müslüman olup mü’min olmaması mümkün değildir.[4]

    İMAN VE İSLAM İLE İLGİLİ AYETLER

    Îmân ve İslâmın aynı olduğuna şu âyetler delâlet etmektedir:

    “Mûsâ dedi: «Ey kavmim! Eğer siz (gerçekten) Allah’a îmân ettiyseniz, O’na (ihlâs ile) teslim olmuş Müslümanlar iseniz artık, ancak O’na güvenip dayanın!»” (Yûnus, 10/84)

    “Onlar İslâm’a girdiklerini senin başına kakıyorlar. (Onlara) de ki:

    «Müslümanlığınızı benim başıma kakmayın. Bilakis sizi îmâna muvaffak ettiği için Allah size minnet eder, eğer siz («İnandık» demenizde) sâdıklar iseniz.»” (Hucurât, 49/17)

    “Derken orada mü’minlerden kim varsa çıkardık. Fakat orada Müslümanlardan bir ev (halkın)dan başkasını da bulamadık.” (Zâriyât, 51/35-36)

    “Sen âyetlerimize îmân edecek kimselerden başkasına (söz) dinletemezsin. İşte Müslüman olanlar onlardır.” (Neml, 27/81) Bu âyetlerde îmân, İslâm yerine; İslâm, îmân yerine; mü’min, müslim yerine; müslim, mü’min yerine kullanılmıştır.[5]

    İSLAM’IN 5 ŞARTI

    Hz. Peygamber şöyle buyurmuştur:

    “İslâm, beş temel üzerine kurulmuştur: Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in O’nun kulu ve Rasûlü olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekât vermek, Beytullâh’ı haccetmek ve Ramazan orucu tutmak.”[6]

    İMANIN ŞARTLARI

    Bir defasında Hz. Peygamber ashâba “Îmân nedir? Bilir misiniz?” diye sormuş, ashâb; “Allah ve Resûlü bilir” deyince, şöyle buyurmuştur:

    “Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın kulu ve Rasûlü olduğuna şehâdet etmek, namaz kılmak, zekat vermek, Ramazan orucu tutmak ve ganîmetin beşte birini vermektir.”[7] Görüldüğü gibi Hz. Peygamber îmân ve İslâm’ı târif ederken aynı şeyleri söyleyerek bu ikisinin aynı olduğunu bildirmiştir.[8]

    Yine Hz. Peygamber bir defasında;

    “Cennete ancak mü’min olan girecektir”[9] buyurmuş, bir defasında da;

    “Cennete ancak Müslüman olan girecektir”[10] buyurmuştur. Bu hadîs-i şerifler de mü’min ve Müslümanın aynı olduğunu gösterir.

    İSLAM KAVRAMI

    “İslâm” kelimesi, her zaman “îmân” karşılığında kullanılmaz. Bazan “din” anlamında kullanılır. Meselâ şu âyetlerde olduğu gibi;

    “Allah nezdinde hak din, İslâmdır.” (Âl-i İmrân, 3/19)

    “Sizin için din olarak İslâm’ı beğendim!” (Mâide, 5/3)

    Bazan islâm, kalpte tasdik olmadan zâhirî kabûle denir ki bu, kelimenin lügat anlamına göredir. Şu âyet bu mânâdaki kullanılışa örnektir:

    “Bedevîler «Îmân ettik» dediler. De ki: «Siz îmân etmediniz, ama, (bari) Müslüman olduk, deyin! Îmân, henüz sizin kalplerinize girmemiştir.»” (Hucurât, 49/14) Buradaki “İslâm”dan maksad, “zâhirî teslim olma, Müslüman gözükme”dir.[11] Bir kimse içten Allah’a inanmadığı hâlde dıştan teslim (Müslüman) olmuş gözükebilir, ibâdet edebilir. Bu, münâfıklıktır.

    Bazen de islâm, amel ve ibâdet anlamında kullanılabilir ki buna yukarıda zikrettiğimiz “İslâmın beş temel üzerine kurulduğunu” bildiren hadîs-i şerif misâldir.[12] Yine Hz. Peygamber “Cibrîl Hadisi” diye meşhur olan hadiste İslâm’ı:

    “Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Resûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı kılman, zekatı vermen, Ramazan orucunu tutman ve yoluna gücün yeterse Beytullah’ı haccetmendir” şeklinde, îmânı da “Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe ve kadere; hayrına, şerrine inanmandır”[13] şeklinde târif ederek islâmı zâhirî amellere, îmânı da bâtınî itikâda (kalp inancına) isim olarak vermiştir ki bu hadis, îmânın bir kalp ve gönül işi; islâmın da kalple tasdik edilen şeylerin dil ile ikrârı ve amel ile ızhârı olduğunu gösterir.

    Cibrîl hadisinden anlaşılan şudur: Îmân, inanılacak hususlara inanmak; İslâm da hem inanmak ve hem de inancının gereği olan amel ve ibâdette bulunmaktır.

    Dipnotlar:

    [1] Râğıb, Müfredât, 26; İbn Manzûr, Lisânu’l-arab, I,107; Pezdevî, Usûlu’d-dîn, s. 151; Râzî, Muhassal, s. 237; Kâdî Beydâvî, Tavâliu’l-envâr, s. 464.

    [2] Sâbûnî, g.e., s. 91.

    [3] Ebû Hanîfe, g.e., s. 6.

    [4] Mâtürîdî, Tevhid, 394.

    [5] Mâtürîdî, Tevhid, 396; Nesefî, Tabsıra, II,425-430.

    [6] Buhârî, Îmân, 1, 2; Müslim, Îmân, 19-22; Tirmizî, Îmân, 3; Nesâî, Îmân, 13; Ahmed Hanbel, II,26.

    [7] Müslim, Îmân, 24.

    [8] Taftâzânî, Şerhu’l-Akâid, 161; Ali el-Kârî, a.g.e., s. 250.

    [9] Buhârî, Kader, 5; Müslim, Sıyâm, 143; Tirmizî, Tefsîru Sûre 9/6; Nesâî, Îmân, 7; Dârimî, Savm, 48.

    [10] Ahmed b. Hanbel, IV, 89, 90.

    [11] Taftâzânî, Şerhu’l-Akâid, 161.

    [12] Taftâzânî, g.e., s. 161.

    [13] Buhârî, Îmân, 37; Müslim, Îmân, 1; Ebû Dâvûd, Sünnet,15.

    Kaynak: Prof Dr. Mehmet Bulut, Delilleriyle İslam Akaidi, Erkam Yayınları

    İslam ve İhsan

    İslam’ın Kısaca Tarifi

    Yazı kaynağı : www.islamveihsan.com

    İman ve İslam Kavramları Arasındaki İlişki

    İman ve İslam Kavramları Arasındaki İlişki

    “İslam” Arapçada “teslimiyet”, “teslim olmak” anlamına gelir. Yani Allah’ın Hz. Muhammed’e (s.a.v) gönderdiği emirlerin Müslümanlara tebliğ edilmesiyle verilen emirleri yerine getirmek ve sorgulamadan teslim olmak demektir.

    Geniş anlamda “İslam” ne anlama gelir? “itaat etmek, boyun eğmek, bağlanmak, bir şeye teslim olmak, esenlikte kılmak” anlamlarına gelen İslam,  bir başka açıklama ile “Allah’ın Hz. Muhammed’e (s.a.v) vahiy yoluyla gönderdikleri emirlerin Müslümanlara ulaşmasından sonra, Müslümanların kalp ile tasdik etmeleri, dil ile söylemeleri ve amele dökmeleridir. Daha önceki konumuz olan “İslam İnancında İmanın Mahiyeti Konuları” başlığında açıkladığımız üzere; Bir Müslüman, duyduğu veya öğrendiği bir şeyi araştırdıktan sonra yani “bilgi” yolu ile kesinliğinden emin olduktan sonra o bilgiye iman etmekle sorumludur. İman ettiğini; tasdik, ikrar ve bilgi ile onayladıktan sonra amele dökmesidir. İslam da tam olarak bu anlama gelir. Yani Müslümanın doğruluğunu onayladığı bilgileri kalbi ile teslim olarak amele dökmesidir.

    İman ve İslam kavramları arasındaki ilişki, Kur’an’ın ifadesiyle bazen aynı anlamda kullanılmış bazen de ikisi ayrı olarak kullanılmıştır. Geniş bir açıklamaya sahip olan “İslam” kavramı, kesin olarak “teslim olmak” ise İman esasları olarak üç bölümde incelenen tasdik yani onaylamak, ikrar yani dil ile söylemek, amel yani organlarla emirleri yerine getirmek demektir. Nitekim Allah (c.c) ayet-i kerimede “…Ancak âyetlerimize inanıp da teslim olan- lara duyurabilirsin.” (en-Neml 27/81) demektedir. Burada yer alan “inanıp” kelimesi “İman”, “teslim olanlar” ise “İslam”ı göstermektedir. Bu ayete göre her Müslüman aynı zamanda iman etmiş manasına gelir. Çünkü “İman” ve “İslam” kavramları aynı anlamda kullanılmışlar.

    Bazı ayetlerde ise “İman” ile “İslam” ayrı kavramlar olarak değerlendirilmişlerdir. “Bedevîler inandık dediler. De ki: Siz iman etmediniz, ama boyun eğdik deyin. Henüz iman kalplerinize yerleşmedi…” (el- Hucurât 49/14) Bu ayette “siz iman etmediniz” yani henüz duyduklarınızı, öğrendiklerinizi ve Peygamber’in (s.a.v) size emrettiklerini kalp ile tasdik etmediniz, dil ile ikrar etmediniz ve bilgi ile araştırmadığınız gibi amele dökmediniz. Sadece “boyun eğdik” yani “Müslüman olduk deyin”. Bu ayete göre ise İman ve İslam ilişkisi birbirinden farklı olarak değerlendirilmiş yani bir diğer anlamı ile Müslüman olan aynı zamanda iman etmiş (Mü’min olmuş) sayılmaz.

    İslam nedir?

    “İslam” yukarıda da belirttiğimiz gibi kelime anlamı ile “teslim olmak, boyun eğmek” anlamlarına gelir. Genel anlamda ise İslam bir dindir. İnsanların İslam dinine girip girmemeleri kendi iradelerine bırakılmıştır. “Dinde zorlama yoktur…” (Bakara-256) ayetinde net şekilde ifade edilmiştir. Yani bir insan dinini; ailesinden gördüğü şekilde, çevresinden etkilenerek veya bilgi yolu ile araştırarak belirleyebilir. Allah, bu konuda insanlara herhangi bir mecburiyet vermemiştir. Fakat bununla birlikte Müslüman olmadan ölenler hakkında da Kur’an-ı Kerim’de pek çok bilgiler verilmektedir. Ahirette verilecek hesap, Cehennem azabı vs. ama yine de herhangi bir insana zor kullanarak “Müslüman olacaksın!” demek İslam’ın emirlerinden değildir.

    Yukarıda İslam ve din ilişkisini açıkladıktan sonra bir de Müslüman olan kişilerin durumuna değinmek gerekir. İman ve İslam kavramları arasındaki ilişki aslında bir zorunluğu göstermektedir. Yukarıdaki paragrafta açıkladığımız üzere başka bir dine müntesip olan bir insana zor yoluyla “Müslüman olacaksın!” emri vermek, hiçbir Müslümanın görevi olmadığı gibi hakkı da değildir. Ama Müslüman olan bir kişinin aynı zamanda Mü’min olabilmesi için yerine getirmesi gereken bazı kurallar vardır. Her ne kadar din değiştirmede zorlama olmasa da dine giren kişi için aynı şeyi söylemek mümkün değildir. İslam’a göre İslam’ın şartları yani Müslüman olabilmenin şartları 5 olarak belirlenmiştir. Nedir bunlar?

    İslam’ın Şartları

    Bunlardan ilk ikisi hakkında kesinlikle bir yumuşatma söz konusu olamaz. Yani bir kişi İslam dinini kabul etmiş ise kelime-i şehadet getirmek zorundadır, namaz kılmak zorundadır. Son üç madde ise yani oruç tutmak, zekât vermek ve hacca gitmek, bazı durumlarda esnetilmektedir. “(Oruç) Sayılı günlerdir. Artık sizden kim hasta ya da yolculukta olursa tutamadığı günler sayısınca başka günlerde (tutsun). Zor dayanabilenlerin üzerinde bir yoksulu doyuracak kadar fidye (vardır)…” (Bakara-184) ayetinde bazı durumlar istisnai olarak görülmüştür. Aynı durum zekat verme ve hacca gitme konusunda da görülmektedir.

    Yazı kaynağı : www.neoldu.com

    İman ve İslam kavramlarının anlamlarını araştırarak defterinize not ediniz, İman ve İslam kısaca ne demektir

    İman ve İslam kavramlarının anlamlarını araştırarak defterinize not ediniz, İman ve İslam kısaca ne demektir

    İman, bildirilen altı esasa inanmak ve Allahü teâlâ tarafından bildirilen, Muhammed aleyhisselamın Allahü teâlâ tarafından getirdiği emir ve yasakların hepsine inanmak ve inandığını dil ile söylemek demektir.

    Hazret-i Âdem’den âhirzaman nebîsine kadar ilâhî teblîğ mahsûlü olan ve adına “dîn” denilen müessesede muhtevâ hep aynıdır ve o muhtevânın adı “İslâm”dır.

    İslam, "silm" ve "selam"; kökünden türemiş bir kelimedir. İslam Arapça bir kelimedir ve Boyun eğmek, teslim olmak ve itaat etmek anlamına gelmektedir. İslam aynı zamanda isim olarakta kullanılmaktadır. Allah'a tam teslimiyet ve itaate dayandığı için de kendisine "İslam" denmiştir.

    Ayrıca İslam Allah'ın insanlara Peygamberi Hz. Muhammed (s.a.v.) vasıtasıyla gönderdiği son ilahi dinin adıdır.

    Maddeler halinde İslam dininin tanımları

    Kelime-i Tevhid ve Kelime-i Şehadet’in okunuşlarını ve Türkçe anlamları

    Yazı kaynağı : www.egitimsistem.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap