Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    ilk türk matbaası hangi dönemde kuruldu

    1 ziyaretçi

    ilk türk matbaası hangi dönemde kuruldu bilgi90'dan bulabilirsiniz

    �lk T�rk Matbaas�n�n Do�u�u | HOCUS FOCUS MATBAA

    Necip Faz�l Bulvar�,
    Keyap Ticaret Merkezi,
    F1 Blok No:93 Y.Dudullu,
    �mraniye 34775 �stanbul

    Telefon: 0 216 449 46 00
    Faks: 0 216 449 46 50
    [email protected]focus.com.tr
    www.hocusfocus.com.tr

    Yazı kaynağı : www.hocusfocus.com.tr

    ilk türk matbaası

    Matbaa-ı Amire adı verilen ilk devlet matbaası hangi padişah döneminde kurulmuştur?

    İlk Türk Matbaasının Kuruluşu ve İbrahim Müteferrika ~ RTB REKLAM TANITIM BASIM

    İbrahim Müteferrika Kimdir? İlk Türk Matbaası Ne Zaman Açıldı?

    Matbaacılık

    Matbaacılık, metin ve görüntülerin genellikle kâğıt gibi yüzeyler üzerine basılarak çoğaltılma işidir.

    Tarihi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Başlangıç: Doğu Asya[değiştir | kaynağı değiştir]

    Çinliler, MÖ 13. yüzyıldan beri belgeleri damgalamak için mühürler kullanıyorlardı.[1] Çin mühürlerinin erken tipi Shang Hanedanlığı'nın sonlarında (MÖ 1600 - 1100) ortaya çıktığından beri, mühürlerin belirli unsurları ve mühürlü çerçeve tamamen gelişmiştir ve mühürlerin evrimi ve kullanımı hiç durmamıştır. Bu nedenle Çin’de matbaanın erken dönem keşfi sürpriz olmamıştır.[2] Matbaanın ilk kez kullanılması Uzak Doğu’da başlamıştır. İlk matbaa, ağaç oyma tekniği kullanarak, MS 593'te Çin'de kurulmuş, ilk basılı gazete de MS 700'de Pekin'de çıkmıştır. Dokuzuncu yüzyılda, Çin'de ilk basılı kitap, şu an İngiliz Kütüphanesi’de bulunan 11 Mayıs 868 tarihli Diamond Sutra’dır.[3]

    8. yüzyılda Japonya’da baskı yapıldığı, İmparatoriçe Shotoko'nun Budizm’in kutsal metinlerini Sanskrit dilinde Çin alfabesiyle bastırdığı bilinmektedir. Bilinen en eski eksiksiz basma kitap olan Tianemmen ruloları Çin'de 868'de basılmıştır. İlk kez tek tek harfler dökerek baskı yapmayı da 1040 yıllarında Pi Sheng adında Çinli bir demircinin dökme harfler kullanarak denediği bilinmektedir.

    Kore’de, 1377'de Goryeo Hanedanlığı döneminde basılmış ve hareketli metal tipiyle basılmış dünyanın en eski mevcut kitabı Jikji (Korece telaffuz: [tɕiktɕ͈i])’dir.[4] Jikji "Büyük Budist Rahiplerin Zen Öğretileri Antolojisi" olarak çevrilebilecek bir Kore Budist belgesinin kısaltılmış başlığıdır. Jikji, Johannes Gutenberg'in bastığı ilk kitap "42 Satırlı İncil, ya da diğer ismiyle Mazarin İncili"nden 78 yıl önce, Heungdeok Tapınağı'nda yayımlamıştır.[5]

    Batıya doğru yayılma[değiştir | kaynağı değiştir]

    Tun-Huang mağarasındaki buluntular, matbaayı Çinlilerden alan Uygurların 9. yüzyıldan itibaren baskı yaptığını göstermektedir. Öte yandan, Çin'den mi geldiği yoksa bağımsız mı geliştirildiği bilinmese de, Mısır'da 4. yüzyıldan itibaren kumaş üzerine ağaç oyma kalıplarla baskı yapılmaktaydı. Arap Dünyası’nda ise 9. yüzyılda ve 10. yüzyılda dualar için blok baskı geliştirildi. Bu baskı malzemelerinin ahşaptan değil de kil, bakır ve kalay gibi malzemelerden yapıldığını gösteren bazı bulgulara erişildiyse de kullanılan teknikler belirsizdir. [16] İçeriklerinden dolayı etkisi İslam dünyası ile sınırlı kalmıştır. Baskının Kuran ve hadislerden belirli pasajlar için kullanılmaya geçilmesiyle Çin’deki gibi kâğıt üzerine baskı tekniğine geçildi ve bu sayede hadislerden pasajları içeren eserlerin üretiminde önemli bir artış oldu. Artık Mısır’da baskı, bu metinleri kâğıtlar üzerine çoğaltmak ve bu metinlere oluşan taleple birlikte onların farklı kopyalarının oluşturulması üzerine yoğunlaştı. [17]

    Görsel Matbaa[değiştir | kaynağı değiştir]

    15. yüzyıl matbaacıları genellikle kitap formatını kullanmış olmalarıyla beraber, tahta kalıba baskı yöntemini de resim işlemek için kullanmışlardır. Tahta kalıba baskı, metale işleme tekniğinden daha önce uygulanmıştır. Albrecht Pfister 1461'te bastığı kitaplarda tahta kalıba baskı tekniğini kullanmaktaydı. Bakır oyma baskı tekniği daha ince çizgiler üretilmesi için kullanışlıydı ve haritaların basımında kullanılıyordu. Ancak bakırla üretilen görseller, kitap baskısından farklı bir baskı tekniği gerektirdiği için tahta kalıba baskılar kitap görselleri için yeterince tatmin ediciydi. 1550'lerinde sonrasında yeni tekniklerin üretimine kadar basımda görselleme tahta baskı yöntemiyle gerçekleşti.[6]

    Avrupa ve modern matbaacılığın doğuşu[değiştir | kaynağı değiştir]

    Avrupa da ağaç oyma kumaş baskısını İslam dünyasından alarak başlamıştır. Özellikle 15. yüzyılda Avrupa’da matbaacılığın üssü olan Hollanda'da basım tekniği çok gelişmiştir. O dönemde hattatlarca yazılan ve hakkaklarca kazılan tahta kalıpların yanı sıra Harlem kentinde ilk kez tek tek harflerle baskı denemelerini 1430 yılında Lourens Janszoon Coster’in yaptığı sanılmaktadır.

    Nihayet 1450'de Johannes Gutenberg, ortağı Fust ile birlikte Almanya'nın Mainz şehrinde metal harflerle basım tekniğini bulmuş ve matbaaya uygulamıştır. Gutenberg'in üretimi, özellikle de 1455'te bastığı ve Gutenberg İncili olarak bilinen Kutsal Kitap, yüksek kalitesi ve ucuz fiyatıyla kısa sürede başarılı olmuş, yeni buluş Avrupa'dan başlayarak tüm dünyada yaygınlaşmıştır. Daha sonra tipo baskı olarak adlandırdığımız bu matbaa tekniği sanayi devrimiyle doğan modern baskı makinalarının ve matbaacılık endüstrisinin temeli olmuş ve 20. yüzyıl sonlarına kadar gelmiştir.

    Matbaa İngiltere'ye, kıta Avrupası'ndan daha geç, 1476'da ulaşmıştır. 1500'e gelindiğinde henüz yalnızca 5 matbaası bulunmaktadır. 1569'a kadar yazı malzemesini, 1589'a kadar ise kağıtları Avrupa'dan ithal etmeye devam etmiştir. Kral 3. Richard yerli üretimi desteklemek için yabancıların İngiltere'de kitap ticaretiyle uğraşmalarını kısıtlamıştır. Öncelikle Kral 6. Henry bu yasağı kaldırıp bazı tüccarlara özel serbest ticaret hakkı tanımış, daha sonra Kral 7. Henry yasakları tamamen kaldırmıştır. İngiltere kitap ticareti açısından kârlı bir ülke olmuş, 1530'lu yıllarda ülkede kitap ticaretiyle uğraşanların üçte ikisini yabancılar oluşturmuştur.[6]

    Osmanlı Döneminde matbaacılığın doğuşu[değiştir | kaynağı değiştir]

    Osmanlı İmparatorluğu'nun ilk matbaası daha 1493 yılında İspanyol göçmeni David ve Samuel İbn Nahmias Kardeşler tarafından İstanbul'da kuruldu. İlk kitap, Yakup ben Asher'in Arba'ah Turim eseri 13 Aralık 1493'te basıldı.[7] Bu girişimin ardından Selanik, Edirne, İzmir şehirlerinde de matbaalar açılmış, basılan eserler İbranice, Yunanca, İspanyolca ve Latincce dilinde dini konular ağırlıklı olarak basılmıştır.[8] Matbaada Türkçe, Arapça dillerinde eser basmak yasaktı.[9] İtalik hurufatı, sayfa düzeni, folyo işaretleme tekniği, metin başının büyük harfle belirtilmesi gibi yenilikleri matbaa sanatına kazandıranlar da 1530'da İtalya yolu ile İstanbul'a gelip yerleşen Sonsino ailesidir.[10]

    Osmanlı'daki ilk Ermeni matbaasını 16. yy'da Apkar Tıbir kurmuştur. Apkar Tıbir, ilk Ermenice ilahi kitabını Venedik’te basmış olmakla birlikte, matbaayı İstanbul’a taşımaya karar vermiştir. Apkar Tıbir, İtalya’dan getirdiği basım aletleri ile, İstanbul’da Surp Nigoğayos Kilise’sinin avlusunda 1567 yılında ilk Ermeni matbaasını kurmuştur.[11] Apkar, Venedik’ten beraberinde matbaacılığa ait malzeme ile İstanbul’a döndüğünde tutuklanmış, hakkında yapılan soruşturmanın akabinde herhangi bir suç unsuruna rastlanmadığından serbest bırakılmıştır. Çıkan yangında kiliseyle birlikte matbaa da yanmıştır.[9]

    Osmanlı Devleti’nde Rumlar tarafından kurulan ilk matbaa ise Nicodimus Metaxas adında bir papaz tarafından 1627 yılında kurulmuştur.[12] Bu matbaanın bastığı ilk eser “Yahudiler Aleyhinde Küçük Risale” (Court traite les Juifs) isimli kitaptır. Ancak bu matbaa, Cizvitlerin yeniçerileri tahriki üzerine tahribe uğramıştır. Burada dikkat edilmesi gereken husus, bu hareketin matbaaya karşı değil Cizvitlerin kışkırtmalarının bir sonucu olmasıdır.[13] En sonunda yapılan muhakemede, beraat etmesine rağmen Metaxax, matbaacılığa ait geriye kalan aletlerini alarak Osmanlı topraklarını terk etmiştir.[14]

    İlk Türk matbaasını da 16 Aralık 1727'de İbrahim Müteferrika kurmuştur. Basılan ilk Türkçe kitap ise Vankulu Mehmet Paşa'nın "Vankulu Lügati"dir, bu kitap yine ilk Türk matbaası olan İbrahim Müteferrika matbaasında 31 Ocak 1729 yılında basılmıştır.

    Teknikler[değiştir | kaynağı değiştir]

    Baskı yüzeyinin düz tabaka ya da rulo kâğıt (rotatif) dışında, matbaacılıkta kullanılan temel baskı yöntemleri şunlardır:

    Formaları birleştirmek için kitabın sırtına tutkal sürülerek formaları dikilmeden bağlanan cilt şekli. Dört kenardan kesilerek ve sırtlarından plastik tutkalla formalar birbirine yapıştırılır. Tülbent ya da tel kullanarak ciltin sırt yüzeyi daha dayanıklı hale getirilebilir. Türkiye’de Amerikan Cilt türü olarak tanımlanan kitaplar gündelik hayatta sürekli kullanmadığımız karton kapakla ciltlenmiş olan kitaplardır. Makinede harmanı çekilerek, özel tırtıllı bıçaklarla formaların sırt kısmı traşlanır. Kapağın takılıp preslenmesi için sırt kısmına tutkal sürülür. Daha hızlı üretmek ve daha ucuz olması için kullanılır, ancak kuşe kağıtların ciltlenmesi için uygun değildir.

    Baskı işlemi yapılırken, boya parçalarından ya da kağıdın tozundan oluşan ve bu yüzden imaj bozukluğuna sebep olan küçük noktadır.

    Flu ya da gölgeli bölgelerin oluşmasına sebebiyet veren baskı hatasıdır. Kağıtların düzgün gönderilememesi, kazanların aralarındaki paralelliğin bozulması, kağıtların transferlerinde sorun yaşanması veya kauçuğun oluşturduğu basınçlar ve üzerinde bulunan mürekkep yoğunluğundan ötürü meydana gelebilir.

    Modern matbaacılıkta iş akışı[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kısaca matbaacılık denilen karmaşık süreç, farklı teknolojilere ait çok sayıda işlemden oluşur. Uluslararası bir sektörel konsorsiyum olan cip413 Haziran 2011 tarihinde Wayback Machine sitesinde arşivlendi. tarafından hazırlanan JDF (Job Definition Format) iş tanımlama standardı kapsamında yüzden fazla işlem tanımlanmış, bunlar da geleneksel eğilime uygun olarak baskı öncesi, baskı ve baskı sonrası şeklinde üç alt süreçte toplanmıştır.

    Baskı öncesi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Öncelikle basılacak işin tasarımı yapılır. Bu aşamada yazıların ve fotoğrafların bilgisayara aktarılması gerekir. Bilgisayara aktarılan görsel öğeler mizanpaj yazılımında bir araya getirilerek baskıya uygun tasarım oluşturulur. Bilgisayar yardımıyla yapılan bu işleme masaüstü yayıncılık da denir. Sonrasında, yapılan çalışmanın film çıkışları alınır. Film, baskı için kullanılan kalıbı oluşturmak için kullanılır. Filmden sonra da prova alınabilir. Filmden alınan provaya analog prova (Dupont firmasının Cromalin sisteminden dolayı sektörde "cromalin" adı ile bilinir) denmektedir. Analog provanın dışında baskıyı taklit eden yazıcılarla dijital prova da alınabilir.

    Baskı[değiştir | kaynağı değiştir]

    Film çıkışları alındıktan sonra alüminyum plakalar (kalıp) üzerine tasarımın görüntüsü çıkarılır. Kalıp çekme denilen bu işlem iki aşamada gerçekleşir: Film kullanarak kontakt baskı yani pozlandırma ve banyo. Günümüzde tasarımlar bilgisayardan direkt kalıba alınabilmekte, CTP adıyla anılan bu sistem ile film ve montaj işlemleri ortadan kalkmaktadır. Kalıp çekildikten sonra baskıya geçilir.

    Baskı sonrası[değiştir | kaynağı değiştir]

    Baskı sonrasında selefon, lak gibi malzemelerle yüzey kaplama (laminasyon) uygulanabilir. Mücellithane makineleri kullanılarak da çok sayfalı ürünlerde katlama, harmanlama, iplik dikiş, tel dikiş gibi işlemler, kitap ve dergiler için kapak takarak ciltleme gibi, ambalajlar için kalıplı kesim gibi işlemler uygulanabilir.

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    14. Teknikler. Amerikan Cilt, Çapak, Çiftleme. http://www.matbacii.com/matbaa-terimleri-matbaa-tanimlari

    16. Bloom, Jonathan, (2001). Paper Before Print: The History and Impact of Paper in the Islamic World. (ing) s.42-45

    17. Geoffrey Roper, “Muslim Printing Before Gutenberg - Muslim HeritageMuslim Heritage.” (28 May 2008)

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Osmanlı’dan günümüze matbaa tarihi

    Osmanlı’dan günümüze matbaa tarihi

    Rahmi Koç Müzesi’nde baskı makinelerine yönelik sizler için keyifli bir tarih turu yaptık. Ülkemizde kullanılan baskı makinelerinden bir eşinin daha olmadığı yalnızca Rahmi Koç Müzesi’ne bağışlanan onlarca makine var. Sultan 2. Beyazıt’ın 1492 yılında topraklarına kabul ettiği engizisyondan kaçan Yahudiler, matbaacılık tekniğini beraberlerinde getirmişlerdi. Osmanlı’ya gelişlerinden hemen bir yıl sonra, David ve Samuel ibn Nahmias kardeşler 1493 yılında İstanbul’da ilk basımevini (matbaayı) kurdular. Osmanlı topraklarında çalışan ilk matbaadan 234 yıl sonra Osmanlı’nın İslam tebaasından olan İbrahim Müteferrika, Lale Devri olarak bilinen dönemde, 1727 yılında matbaasını kurdu. Matbaasında basılan ilk kitap Kitab-ı Lügat-ı Vankulu’dur (Vankulu Sözlüğü). Müteferrika yaşamı boyunca 23 cilt halinde 17 eser basmıştır. Ancak kitapların maliyetlerinin ve buna bağlı olarak fiyatlarının çok yüksek olması matbaacılığın yaygınlaşmasını engelledi. Mütefferika’nın ölümünden sonra matbaa zaman zaman atıl kalsa da çalışmaya devam etti. Matbaanın başına 1754 yılında İbrahim ve Ahmet Efendiler, 1783 yılından sonra Beylikçi Raşid Mehmed Efendi ve Vakanüvis Vasıf Efendi geçti. 1769 yılında Abdurrahman Efendi, Mühendishane Matbaası’nı kurdu. Daha sonra Üsküdar Matbaası (1802) ve sonrasında Takvimhane-i Amire adında bir matbaa daha açıldı (1831). Bu sırada Mısır’da Kavalalı Mehmet Ali Paşa, Bulak Matbaasını kurdu (1822). 1860’tan sonra matbaacılıkta hızlı bir gelişme görüldü, Encümen-i Dâniş (Bilim Akademisi), Cemiyet-i İslamiye-i Osmaniye, Cemiyet-i Tedrisiye-i İslamiye gibi yayın çalışması da olan kurumların, yeni okulların açılmasıyla ders kitabı gereksiniminin artmasının ve Tercüman-ı Ahval, Tasvir-i Efkâr, Mecmua-i Fünun gibi kendi özel basımevlerini kuran gazete ve dergilerin bu gelişmede belirgin etkisi oldu. Basımcılığın hızla gelişmeye başlaması, devlet denetimini de birlikte getirdi. Önceleri izne bağlı olmaksızın açılan özel basımevlerinin, 1856’da çıkarılan bir iradeyle, bastıkları kitapları Takvimhane Nezareti’ne bildirmeleri ve gelirleri üzerinden vergi ödemeleri hükme bağlandı. 26 Ocak 1857 tarihli ilk Matbaa Nizamnamesi’yle basımevi açma Zaptiye Nezareti’nin iznine bağlandı. Kitap basımı da Meclis-i Maarif’in önceden incelemesi ve onayıyla yapılacaktı. 23 Ocak 1888’de çıkarılan Matbaa Nizamnamesi ise basımcılık üzerindeki sansürü koruyor, ayrıca basımevlerinin denetime her an hazır olması, kapıların kilitli olmaması, bitişik binalara herhangi bir biçimde açılmaması gibi hükümler getiriyordu.
     

    HeIdelberg Matbaa Makinesi
    Hassas mekanik cihaz mühendisliği şirketi Heidelberg tarafından 1904 yılında Almanya’da üretildi. Heidelberg şirketi, 1850 yılından beri matbaa ve baskı makineleri üretmektedir. Bu makine Rahmi Koç Müzesi’ne Duran Ofset tarafından bağışlandı.



    Ali Sami Boyar Gravür Baskı Seti

    Ali Sami Boyar (1880-1967) tarafından Ayasofya Müzesi’nde Müdürlük görevini sürdürdüğü 1940’lı yıllarda kullanıldı. Gravür seti Peter Hristoff tarafından, Ayasofya Müzesi’nde Ali Sami Boyar ile birlikte çalışmış olan dedesi merhum Peter Dimiter Hristoff anısına bağışlandı. Rahmi Koç Müzesi’ne bunun yanı sıra baskı makinesi, baskı makinesi ile kullanılmış olan keçeler, oyma baskı kalıbı, boya merdanesi ve iki gravür baskı örneği bağışlanmıştır.




    Krause Giyotin

    1950’lerde Karl Krause tarafından Liepzig, Almanya’da üretildi.




    Linotype Dizgi ve Ha rf Döküm
    Ma kinesi
    New York’taki Mergenthaler Linotype and Machinery Ltd. tarafından yapıldı.




    Oyal

    Oyal ailesi tarafından, Rahmetli Ahmet Oyal anısına bağışlandı. Diğer bağışlanan objeler ise; G+BR Tell Schow Berlin SO zarf makinesi, YukaEtiketsiz zarf makinesi, zarf makinelerine ait iki parça, Staufer System el matkabı, markasız ufak zarf makinesi, Baker & Son Fore Street, London marka küçük pres, “Adana-London” yazılı kırmızı küçük pres, Machinen Fabrik für Graphische Gewerbe Hugo Garmine Wien marka matbaa makinesi, Chn. Mansfeld Leipzig, No: 32798, Vertreter: Friedrich Limm, Wien marka pres, No: 19450, CHN. Mansfeld Leipzig, Reudnitz marka cilt presi, Dietz & Listig Leipzig Pusztafi R. és Tsa Budapest 538 marka giyotin, 2 adet deri koltuk, 1 adet sandalye, 1 adet deri döner sandalye, 1 adet kitaplık, 1 adet sehpa, verilen aletlerin takım anahtarları, koli sapı yapımında kullanılan alet, hesap makinesi, telefon, “Durma Çalış” yazısı, stampa seti, Erica marka daktilo, Continental marka daktilo, Çekmeceli küçük sehpa, cam tablalı çalışma masası ve kırmızı ahşap “A. Oyal” yazısı.




    Süleyman Tokgöz

    Yayın hayatına 57 yıl önce 5 bin liraya Almanya’dan aldığı gazete baskı makinesi ile Çanakkale’de ilk matbaayı kurarak başlayan Süleyman Tokgöz’ün kullandığı Heidelberg baskı makinesi de Rahmi Koç Müzesi’nde sergileniyor. Yıllarca tek başına çıkardığı Yeni Gelibolu Gazetesi’nin muhabirliğini, baskısını ve dağıtımını ilerlemiş olan 85 yaşına rağmen yapan Basın Şeref Kartı sahibi Gazeteci Süleyman Tokgöz, bu görevini bıraktığını belirterek baskı makinesini müzeye bağışlamış. Bağışlanan objelerin listesinde ise matbaa makinesi ve motoru, giyotin cilt presi hurafat takımı, kumpas ve ilgili diğer aletler ile eski gazetelerden örnekler bulunuyor.

     

    Yazı kaynağı : www.moment-expo.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap