Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    hollandalı tanrıyı kızdıracak ne yaptınız

    1 ziyaretçi

    hollandalı tanrıyı kızdıracak ne yaptınız bilgi90'dan bulabilirsiniz

    TANRIYI BU KADAR KIZDIRACAK NE YAPTINIZ?

    TANRIYI BU KADAR KIZDIRACAK NE YAPTINIZ?

    Günışığı Gazetesinde okuduğum bir haberden emin olun insanlığımdan, Müslümanlığımdan utandım.

    Haberde Hatay’da deprem bölgesinde görevli olan komiser yardımcısı ve mahalle bekçisinin üzerinde çok sayıda ziynet, banknot, elektronik cihazlar ve cep telefonları yakalandı deniliyordu.

    Deprem bölgesinde kurtarma ekipleri arasında olan yanılmıyorsam bir Hollandalı ise mealen;
    “Sizler ne yaptınız da Tanrıyı bu kadar kızdırdınız?” şeklinde bir soru sormuştu.

    İşte o sorunun cevabı yukarıda okuduğunuz Günışığı Gazetesindeki haberin içerisinde saklıdır.

    Bizler ne yapmadık ki a Hollandalı kardeşim can ve mal güvenliğimizi emanet ettiğimiz güvenlik güçlerinin bazı mensupları olarak deprem bölgesinde depremden hayatını kaybeden insanların altın, para, cep telefonu, elektronik eşya gibi eşyalarını çaldık.

    Kara gün dostu olarak bildiğimiz bir kurum olan Kızılay adı altında depremde evsiz kalan insanlara acilen çadır ve gıda ve barınma ihtiyacı göndermesi gerekirken bu ürünleri yani çadır ve gıda maddelerini parayla sattık.

    Zemini çürük alanlara çimentosundan demirinden çalınmış apartmanlar yaptık.

    Rüşvetle hatır gönülle bu usulsüzlükleri mühürledik, imzaladık, onayladık.
    Ve bu şekilde inşa edilmiş on binlerce konutu hak sahiplerine bir mezar olarak tahsis ettik.

    Yüce Allah’ı da şahit göstererek, haram yedik, hırsızlık yaptık, rüşvet yedik, yalan söyledik, iftira attık, küfrettik, hakaret ettik.

    Deprem vergisi altında toplanan paraları sağa sola savurduk.

    Bilim adamlarının sözlerine kulak asmadık.
    Bilim adamlarının “Maraş’ta büyük bir deprem olacağı” uyarısına kulak tıkadık.

    Aya gitme hazırlığı yaparken, Kanal İstanbul gibi tümüyle ranta dayalı gereksiz bir hazırlık yaparken deprem bölgesindeki vatandaşlarımızın can ve mal güvenliğini sağlayamadık.

    Onlara güven içerisinde oturabilecekleri evler yerine birer tabut inşa edilmesine göz yumduk.

    Her türlü hırsızlığa, yolsuzluğa, haksızlığa seyirci kaldık.

    Kendimize sormamamız gereken soru da bu dur. “Biz ne yaptık ki Yüce Allah’ın böylesine büyük bir gazabına nail olduk?”

    Nerede bir siyasetçi, nerede bir belediye başkanı, nerede bir vali gördükse “ Türkiye seninle gurur duyuyor” diye tempo tuttuk.
    Onların yanlışlarını söylemeye çekindik.
    Onlar yanlış yaptıkça biz alkışladık.
    Onlarda kendilerini bulunmaz Hint kumaşı olarak gördüler.
    Elli bine yakın insanımız hayatını kaybetti.
    Bu işte sorumlu tek bir siyasetçi, tekbir belediye başkanı, tek bir mimar ve mühendis, tek bir bürokrat kendisini sorumlu tutup istifa etti mi?
    Onun içindir ki böyle bir ülkede yabancıların deyimi ile Tanrıyı bizim inancımızla da Yüce Allah’ı bu kadar kızdırmış olduk.

    Ne demişti Mevlana Hazretleri;
    “Kula bela gelmez Hak yazmadıkça
    Hak bela yazmaz kul azmadıkça...”

    Yazı kaynağı : www.gunisigigazetesi.net

    Siz Tanrı'yı Bu Kadar Kızdıracak Ne Yaptınız

    Siz Tanrı'yı Bu Kadar Kızdıracak Ne Yaptınız

    O çok dillendirdiğimiz, gelmesini iple çektiğimiz takvim yılı 2023'e nazar mı değdi, bilinmez!

    'Beklenti insanı yorar' der büyüklerimiz! Bireysel, toplumsal değil ülkece enkaz altında bıraktı, Türkiye'nin yapı ve resmi makamlarının, yani yürütme stoğunuzun ihmalkarlığı..!

    Hollanda Arama Kurtarma Ekibi de deprem bölgesindeydi o günlerde; ekipten birinin Adıyaman'da söylediği cümle enteresandı;

    Ne söylemişti, gelin önce  o'nu hatırlayalım ...

    "Siz Tanrı'yı bu kadar kızdıracak ne yaptınız?"

    (!!!)

    Masumiyetle sarf edilmiş bu cümlenin sonuna: nokta işareti konmayacağı gibi doğrusunun soru işareti konulması olduğu hepimizce malumdur.

    Üç tane ünlem işareti koymak isterdim aslında..!

    Sorana değil, ihmal mekanizmasında sorumlu tuttuğum, başta kendim olmak üzere ve bu alanda görevli tüm ilgililer için koymak isterdim ünlem işaretlerini..!

    Kızgınlığım; değirmende üstünü başını unlu gördüğümüz herkesi işinin erbabı sanmamızadır!

    Arama kurtarma personelinin bu sorusunu Cumhurbaşkanı, bakanlar, milletin vekaletiyle meclisi meşgul edenler, müsteşarlar, velhasılı bürokratı, teknokratı ve işin teknik ve de amalesine varıncaya kadar, sektörün muhatapları (eski ve yeni) Tanrısal mı, Teknik açıdan mı cevaplarlar onu bilemem, sorunun içinde 'Allah' kelimesi geçtiğinden dolayı din ve diğer işlerin muhatapları manevi çöküşümüzü öne süreceklerdir ki; yer bilimcilerin dışında teknik bir sunum yapana rastlamadım ben bugüne kadar...

    Buna en cahilimiz bile, dinen Farzların ihmal edildiğinden dem vurarak başlarız cevaplamaya...

    Affınıza sığınarak benim de bu soruya bir kaç cevabım olacak.

    Sevgili Hollandalı kardeşim, öncelikle canımıza can kattığınız için sizlerin nezdinde tüm insanlığa teşekkür ederiz. Sorduğunuz soru için de ayrıca teşekkür ediyoruz.

    Bizim buralarda "Haramın Binası Olmaz" diye bir söz vardır. Önce bunu bil, sonra da binlerce yıllık medeniyetin temsilcileri olarak inançla alakalı paradigmalarımızdan örnekler vereyim sana.

    Hadisleri bitirip farz olanlara geçemedik mesela..!

    "Peygamberimiz ve diğerleri böyle buyurmuş bize de uymak düşer" dedikleri!!!

    (kendi aralarında peygamberlik olmasa da yakın rütbe peşinde koşanlar olmuş vakti zamanında..!)

    Uzatmak istemiyorum yazıyı, bir örnekle ne demek istediğimi anlayacağını umuyorum.

    Biz ve bize benzediklerini düşündüğümüz bir çok dindaş ulus arasında (Mezopotamya haramileri) "Yaşı reşit olamayan kız çocuklarıyla evlenmek ve tacizde  bulunmak olağandır" denir buralarda ..!

    Allaha, Peygamberimize ve Kuran kitabına (İslam) inanan biz müslümanlara hadistir, tartışılmaz deniliyor mesela..!

    Ha bir de "namaz, oruç, zekat gibi görevlerini yerine getirdiğin takdirde geçmiş ve gelecekte işleyeceğin günahlar Allah tarafından affedilir" deniliyor bizim buralarda..! Vallahi böyle deniyor ben onların yalancısıyım(!)

    Şimdi senin beni enkazın altından çıkartma mücadelen sırasında akıttığın ter, o esnada enkazın altında olabilecek yeni bir çöküntü, korku yaşamana neden olan Tanrı mı, bizim insanımız mı?

    Herşey Rant uğruna!

    Başta, sana (bedenlere) tüm insanlığa maddi ve manevi zarar verdik.

    Biz Tanrı'yı başka neyle kızdırabiliriz ki?

    (sırada ne var bilemiyorum ama tahminimce 'Su ve Gıda' olabilir!!!) Nitekim Urfa ve Adıyaman'daki sel baskınları bunların işareti sanırım!

    "Helal" diyemiyorum! Harami demem ondandır cancağzım!

    İşin gücün rastgelsin.

    Sevgi, Saygı ve Minnetle...

    Yazı kaynağı : www.habergazetesi.com.tr

    JavaScript is not available.

    We’ve detected that JavaScript is disabled in this browser. Please enable JavaScript or switch to a supported browser to continue using twitter.com. You can see a list of supported browsers in our Help Center.

    Help Center

    Terms of Service Privacy Policy Cookie Policy Imprint Ads info © 2023 Twitter, Inc.

    Yazı kaynağı : twitter.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap