Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    hicri takvime göre bir yıl kaç gündür

    1 ziyaretçi

    hicri takvime göre bir yıl kaç gündür bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Hicrî takvim

    Hicrî takvim

    Hicrî takvim (Arapçaالتقویم الهجری; at-taqwīm al-hijrī), İslami, Müslüman ya da Arap takvimi[1][2], 1 yılı 354 ya da 355 gün olan ve 12 kameri aydan oluşan, İslam peygamberi Muhammed'in Mekke'den Medine'ye hicretini başlangıç yılı (1. yıl) kabul eden ve Ay'ın Dünya çevresinde dolanımını esas alan bir takvim sistemidir. Hicretin, Muharrem ayı yani takvimin başlangıç günü ya da ayıyla bir ilgisi yoktur.

    Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

    Hicrî takvim, Ömer'in halifeliği zamanında Hicretten 17 sene sonra, Miladi 639'da,[3] toplanan bir meclis tarafından Ali'nin önerisiyle, Hicretin gerçekleştiği yıl 1 kabul edilerek oluşturulmuştur. Bundan önce yıllar rakamla değil o yıl gerçekleşen önemli olayların isimleriyle anılmakta idi. Örneğin: Fil senesi, Fil senesinden iki sonraki sene, Kabe'nin tamirinin yapıldığı tamir senesi, sel senesi gibi.[kaynak belirtilmeli]

    Hicri takvim, Hicrî Şemsî takvim ve Hicri Kameri takvim olmak üzere ikiye ayrılır.

    "Haram ayları" yani hürmet ayları, İslam öncesi Arap toplumunda kullanılan ay adlarına göre savaşmanın yasak kabul edildiği Zilkâde, Zilhicce, Muharrem, Receb aylarıdır. Müslümanlar ayların isimleri için İslam öncesi dönemde kullanılan isimleri kullanmaya devam etmişlerdir. Bunlardan ilk 3'ü ardışık, Recep ise ayrı bir ay idi.

    İslam öncesi dönemde Araplar arasında iç savaşlar eksik olmazdı. Yalnız haram aylarda savaş yapılmazdı. Bu aylarda panayırlar kurulur, uzak yakın bölgelerden hacılar büyük bir güvenlik içerisinde bu panayırlara gelir ve tüccar malını hacılara satar, şiir yarışmaları yapılırdı. Eğer bu barış aylarında savaş olursa, yasak çiğnendiği için "Ficâr savaşları" denirdi.

    İslam öncesi Arap toplumunda Kameri takvime 3 yılda bir 1 ay eklenerek ayların yerleri sabitlenir, aylar hicrî takvimde olduğu gibi yılın mevsimleri arasında dolaşmaz, en fazla 1 aylık oynamalar olurdu. Bu duruma nesi ismi verilirdi.[4] İslam Ansiklopedisi'ne göre nesi uygulaması genel gözlemde olduğu gibi sabit bir takvim oluşturmak amacıyla değil, hac ve hac ile bağlantılı panayırların yılın belirli ve uygun bir mevsiminde icra edilmesi amacını taşımaktaydı.[5]

    İslam'da da haram aylar korunmuş ve Hac haram aylardan olan Zilhicce ayında yapılmıştır. Kuran'a göre nesi uygulaması haram ayı helal sayıp savaşa ve yağmaya devam edebilmek için yapılan bir hile idi. Ömer zamanında hicri takvime geçilmesi ve nesi uygulamasına da son verilmesi ile İslam'da kutsal aylar (recep, şaban, ramazan, muharrem gibi) her yıl 11 gün önce gelerek yılın her mevsimine uğramaktadır.

    Kuran'da haram aylardan bahsedilir:

    Aylar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Hicri takvimde 12 ay bulunmaktadır. Hicri takvimi ayın döngüsüne göre hesaplandığı için, güneş döngüsüne bağlı Miladi takvimden yaklaşık 10 gün kısadır.[6] Bu da yıllar geçtikçe Hicri takvimin farklı mevsimlere rast gelmesine neden olmaktadır. El-Biruni ve El-Mesûdî İslam öncesi Arapların ve Müslümanların aynı ay isimlerini kullandıklarını ifade etmişlerdir.[7]

    Günler[değiştir | kaynağı değiştir]

    Hicri Şemsi takvim[değiştir | kaynağı değiştir]

    Hicrî Şemsî takvim, miladı 20 Eylül 622 olan ve Dünya'nın Güneş etrafındaki dolanımını esas alan takvimdir. Osmanlı Devleti'nde bu takvime Rumi takvim adı veriliyordu. Aralarındaki fark milatlarının farklı olmasıdır.

    Hicri Kameri takvim[değiştir | kaynağı değiştir]

    Hicri Kameri takvim, miladı 16 Temmuz 622 olan ve Ay'ın Dünya etrafındaki dolanımını esas alan takvimdir. "Hicri takvim" tabiriyle daha çok bu takvim kastedilir. Bu takvim çeşidinde Miladi takvimle arasındaki fark sabit değildir. Bu fark yaklaşık olarak 35 yılda 1 yıl etmektedir. Bu hesapla Hicri takvim, Miladi takvimini 20874 yılının 5. ayında geçecek.

    Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Hicri takvime göre Ramazan ayı başlama tarihi, her yıl on gün önce midir? Ay takvimi kaç gündür?

    Hicri takvime göre Ramazan ayı başlama tarihi, her yıl on gün önce midir? Ay takvimi kaç gündür?

    Değerli kardeşimiz,

    Hz. Ömer (ra) zamanında Hicretin 17. yılında alınan bir kararla Hicretin olduğu sene Hicri Takvimin 1. yılı ve o yılın Muharrem ayı da Hicri Kameri takvimin yılbaşısı kabul edilmek suretiyle, o yıl 1 Muharrem'in rastladığı 16 Temmuz 622 tarihi de Hicri Kameri Takvimin başlangıcı olarak kabul edilmiştir. Uygulamada Hicri Takvim olarak bu bilinmektedir.

    İslam ülkelerinde kullanılan Hicri takvim Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed (s.a.v.)'in M.S. 622'de Mekke'den Medine'ye hicretiyle başlar. Hicri - Kameri takvim, ayın dünyanın etrafında dönüşüne göre tanımlanır.

    Bir yıl Muharrem, Safer, Rebiülevvel, Rebiülahir, Cemaziyelevvel, Cemaziyelahir, Recep, Şaban, Ramazan, Şevval, Zilkade ve Zilhicce adı verilen 12 aydan oluşur. Her bir Kameri ay yaklaşık 29.5 gün sürer ve bir Kameri yıl 354 gün olarak elde edilir. Bu nedenle Kameri takvimde 6 adet 29 günlük 6 adet 30 günlük ay bulunur. Hangi ayların 29 ya da 30 gün süreceği ayın fazı göz önünde bulundurularak hesap edilir.

    Ancak gerçek Kameri ay 29.5 günden 44 dakika 3 saniye daha uzun olduğundan 12 Kameri ayın belirlediği 354 günlük kuramsal Kameri yıldan 8 saat 48 dakika 36 saniye daha uzundur. 30 yılda bu zaman 11 gün 0 saat 18 dakika 0 saniye olacağından eşzamanlılığı sağlamak için 30 yıl boyunca 19 adet 354 gün süreli ve 11 adet 355 gün süreli sene oluşturulur. 355 günlük seneler son aya bir gün ilave edilerek gerçeklenir. Böylece eşzamanlık sağlanır ve ancak 2400 senede bir takvime tekrar 1 gün ilave etmek gerekir.

    Kameri yılın ortalama süresi günlerin yıllara göre dağılımından (19x354+11 x 355) / 30=354 gün 8 saat 48 dakika olarak hesaplanır. Bugün kullanılan güneş yılı yaklaşık 365 gün 5 saat 48 dakika olduğundan Kameri yıl güneş yılından yaklaşık 10 gün 21 saat daha kısadır. Buna göre, 1 Kameri yıl güneş yılının 0.9702 katına, 1 güneş yılı Kameri yılın 1.0307 katına karşı düşer.

    Ayrıca hicret 15 Temmuz 622'de gerçekleştiğinden, kameri takvimin miladi takvimine göre 621.536 yıl kadar faz farkı bulunur. Eğer örneğin 1 Ocak 1993'ün hicri takvimdeki karşılığını bulmak istersek, yukarıdaki değerlerden (1992-621.536) x l.0307=1412.5372 buluruz. Hicri takvime göre 1412 yıl geçmiş olduğundan bu tarih hicri 1413 yılına karşı düşer.

    Hicri takvimin haricinde Osmanlı devletinde 1678'den sonra maliye ile ilgili işlerde Rumi takvim de kullanılmaya başlanmıştır. Mali yılın başlangıcı 1 Mart olarak kabul edilir. Rumi yıl 365 gün olup güneş yılına karşı düşen miladi seneyle eş uzunluktadır. Rumi sene her 33 yılda 354 gün olan hicri seneyi bir yıl geçer. Bu farkı gidermek için Rumi seneden her 33 yılda bir hicret yılı düşülür; buna "sıvış senesi" denir. Her iki takvim arasında ayrıca 13 günlük bir fark bulunur.

    Ayrıca Rumi sene miladi 584'te başlatıldığından, Rumi seneyi bulmak için Miladi seneden 584 çıkarmak gerekir. Aylar Mart, Nisan, Mayıs, Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Teşrini-evvel, Teşrini-sani, Kanuni-evvel, Kanuni-sani, Şubat olarak adlandırılır. Örneğin Miladi 1 Ocak 1993 tarihi Rumi 19 Kanuni-evvel 1408 tarihine karşı düşer. Osmanlı devletinin sonuna kadar mali işlemlerde kullanılan Rumi sene 1925'te Miladi takvim yılının kabul edilmesi üzerine terk edilmiştir.

    İlave bilgi için tıklayınız:

    HİCRİ TAKVİM

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet

    Yazı kaynağı : sorularlaislamiyet.com

    Miladi Takvim ve Hicri Takvime Göre Bir Yıl Kaç Gündür?

    Miladi Takvim ve Hicri Takvime Göre Bir Yıl Kaç Gündür?

    Vallahi, şimdi işimiz öyle kolay ki, her şeyi anında soracak arama motorlarımızdan başımızı kaldıramıyoruz. Bir yıl kaç gündür? gibi. Helal olsun, her sorduğumuz soruya bir cevap vermekten de geri durmuyor bu motorlar. Lakin, arama motorlarının verdikleri her bilginin bir de bilinmeyen bilgisi var. Mesela, Ramazan ayı ne zaman başlıyor, ya da Avrupa’da Paskalya tatili ne zaman diye elinizdeki telefona birkaç soru sorduğunuzda doğru cevabı bulabilirsiniz. Biz şimdi bu bilgiye kolayca ulaşabilirken eski dönemlerde bu bilgilere ulaşmak o kadar kolay olmadığı gibi bu bilgilere sahip olmak da izne bağlıydı. Yani bizim işimiz şimdi çocuk oyuncağından da kolay. Fakat buradan hemen şöyle bir yanlışa düşmeyin: Eski insanlar bir şey bilmiyordu biz şimdi her şeyi biliyoruz gibi.

    Yok, bir polemiğe girip eski insanları savunma niyetinde değilim. Ama demek istediğim şey, bugün bizim kendi bilgimiz dediğimiz şeylerin aslında, tarihsel süreçte biriken bilgilerin toplamından ibaret olduğudur. Yani bizim şu andaki bilgimiz neredeyse mirasa konmak gibi bir şey. Nereye gelmek istiyorum? Hani geçen gün yılbaşı diye bir şey oldu ve biz 2019 yılından 2020 yılına geçtik ya. Eski insanlar bugüne ulaşmak için neler çekti neler bir bilseniz!

    Cicero’nun Hikâyesi

    Mesela, Roma İmparatorluğu’nun ünlü devlet adamı Cicero kaç yıl yaşadı denildiğinde hemen bugün onun 63 yıl yaşadığını söyleyebiliriz. Ama buradaki soru, “Cicero’nun 63 yılı ile bizim 63 yılımız aynı mıydı?” şeklinde olunca oturup kalırız. Çünkü değildi.

    Gelelim hikâyesine! Eski dönemdeki insanlar bugünün bizleri rahat etsinler diye, zamanı ölçme diye bir usul geliştirmişler. Kimisi demiş ki: Güneş her gün doğuyor ve batıyor. Dolayısı ile bizim için bir ölçü olabilir. Kimisi de demiş ki: Ay da her gün doğuyor ve batıyor, ama bazen görünmüyor. Bu da olur demişler. Kimisi her ikisini de karıştırıp yılın aylarını ve günlerini ölçen bir takvim yapmışlar. Takvimlere uymayan yerlerde de ilaveler veya eksiltmeler yapmışlar ki, dedikleri dediklerini tutsun istemişler.

    Bunun Cicero’nun yaşıyla ne alakası olabilir gibi bir soru sorarsanız, cevabı şu olur: Cicero’nun ölmeye yakın yıllarında can yoldaşı (sakın dostu gibi anlamayın) Roma İmparatoru Julius Ceasar, hani şu bizim Sezar var ya işte o, takvimde bir sıkıntı olduğunu düşünür.

    “Düzeltin bunu!” der. Zamanın bilginleri otururlar, doğru dürüst bir takvim ortaya çıkması için o zamanlar 355 günlük olan yıl önce 378 güne çıkarılır. Bu da yetmez üzerine ilave bir 67 gün daha eklenir ve o yılın yılı tam 445 gün sürer.

    Aslında şu bizim Sezar’ın yaptığı iş bu takvim işini elinde bulunduranların geleneğidir. Peygamber Efendimiz’in Veda Hutbesi’ne kadar da Arap dünyasında, takvimlere ilaveler yapmak bir gelenek olmuştu. Sezar’ın yaptığı ile Arap müşriklerinin takvimde yaptığı değişiklikler hemen hemen aynı amacı taşıyordu. Mısırlılarda, Nil sularının taşması, Babilliler ile Hint ve Çinlilerde tarlaların ekildiği dönemlerin takvimlerde aynı mevsime gelmesi isteniyordu. Ancak eldeki takvimler buna uymayınca uyduruluyordu.

    Hicri Takvime göre bir yıl kaç gündür?

    Nitekim Araplar arasında, hac mevsiminin her zaman havaların serinlemeye başladığı dönemlerde olmasını isteme arzusu ile ilave aylar koymak yaygındı. Bazen de, arka arkaya gelen haram ayların, yani savaşılması yasak olan ayların uzun bir süre alması sebebiyle araya ilave bir ay daha konulurdu. Böylece, hac mevsimleri aynı mevsime gelir ve haram ayların arası açıldığı için de savaşa geçilebilirdi. Bu uygulamaya nesî uygulaması denilirdi.

    Ne var ki Allah, Peygamber Efendimiz’e “Şüphesiz Allah’ın gökleri ve yeri yarattığı günkü yazısında, Allah katında ayların sayısı on ikidir. Bunlardan dördü haram aylardır. İşte bu Allah’ın dosdoğru kanunudur…” (Tevbe suresi, 9:36) ayetini indirmesiyle bu uygulamadan vazgeçildi ve ayın hareketlerine göre düzenlenen takvimdeki süreler aynen kaldı. Bunun içindir ki, hicri takvim denilen bu takvimde aylar her sene 10-11 gün erken gelirler. Çünkü, gökteki, Arapça kamer denilen cisim olan ay yeryüzünden görünme şekline göre ortalama ancak her bir 29,5 günde aynı şekilde görünür. İşte bu 0,5 günlük süre dolayısıyla bazı aylar 30 bazı aylar da 29 gün çekerler.

    Güneşin hareketine göre yapılan ve adına miladi takvim denilen asıl adı güneş takvimi olan takvimde de güneş, aynı yere gelişini ortalama 365 gün 6 saatte tamamlar. Bu ilave 6 saat dört yılda bir, 1 gün yaptığı için de her dört yılda bir şubat ayının son gününe ilave yapılır.

    Dememiz odur ki, daha geçen gün bir yıl bitti yeni bir yıl başladı diye, rahat rahat konuştuğumuz mesele bu kadar da basit değildir. O eski insanlar olmasaydı belki şimdi biz o meselelerle uğraşıyor olacak, “gugul”umuzun kafası karışacaktı.

    Yazı kaynağı : camiahaber.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap