Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    gvk 113 madde kapsamında hasılat esaslı kazanç tablosu

    1 ziyaretçi

    gvk 113 madde kapsamında hasılat esaslı kazanç tablosu bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Hazine ve Maliye Bakanl��� (Gelir �daresi Ba�kanl���)�ndan:

    GEL�R VERG�S� GENEL TEBL���

    (SER� NO: 309)

    B�R�NC� B�L�M

    Ama�, Kapsam ve Dayanak

    Ama� ve kapsam

    MADDE 1 � (1) Bu Tebli�in amac�, 31/12/1960 tarihli ve 193 say�l� Gelir Vergisi Kanununun 113 �nc� maddesinin uygulanmas�na ili�kin usul ve esaslar�n belirlenmesidir.

    (2) Bu Tebli�, �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan has�latlar�n�n tamam�n� elektronik �cret toplama sistemleri arac�l���yla elde eden gelir veya kurumlar vergisi m�kelleflerinin, s�z konusu faaliyetlerinden elde ettikleri vergiye tabi kazan�lar�n�n 193 say�l� Kanunun 113 �nc� maddesinde d�zenlenen Has�lat Esasl� Kazan� Tespiti yoluyla tespit edilmesine ili�kin a��klamalar� kapsamaktad�r.

    Dayanak

    MADDE 2 � (1) 7186 say�l� Kanunun 1 inci maddesiyle yeniden d�zenlenen Gelir Vergisi Kanununun 113 �nc� maddesi a�a��daki gibidir:

    ''Has�lat Esasl� Kazan� Tespiti:

    Madde 113 � �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan has�latlar�n�n tamam�n� elektronik �cret toplama sistemleri arac�l���yla elde eden m�kelleflerin talep etmeleri h�linde s�z konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi has�latlar�n�n (25/10/1984 tarihli ve 3065 say�l� Katma De�er Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsam�nda has�lat esasl� vergilendirme usul�ne g�re vergilendirilen m�kellefler i�in hesaplad�klar� katma de�er vergisi d�hil tutar�n) %10'u bu faaliyetlerine ili�kin vergiye tabi kazan� olarak esas al�n�r. Vergiye tabi kazanc�n bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ili�kin giderler dikkate al�nmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz.

    Kazan�lar� birinci f�kra kapsam�nda tespit edilenlerin;

    a) Bu faaliyetlerine ili�kin gider veya maliyetleri, vergiye tabi di�er kazan� veya iratlar�n�n tespitinde dikkate al�nmaz.

    b) Bu kazan�lar� d���ndaki beyana tabi di�er kazan� veya iratlar� hakk�nda bu madde h�k�mleri uygulanmaz.

    c) �ki y�l ge�medik�e bu usulden ��kmalar� m�mk�n de�ildir.

    4/1/1961 tarihli ve 213 say�l� Vergi Usul Kanununun 353 �nc� maddesinin birinci ve ikinci f�kras� h�k�mleri uyar�nca bir takvim y�l� i�inde iki kez ceza kesilen m�kellefler, cezan�n kesildi�i ve takip eden iki takvim y�l�na ait kazan�lar� i�in bu madde h�k�mlerinden yararlanamaz.

    Bu madde h�k�mleri kurumlar vergisi m�kellefleri hakk�nda da uygulan�r.

    Cumhurba�kan�, birinci f�krada yer alan oran� iki kat�na kadar art�rmaya, yar�s�na kadar indirmeye, kanuni oran�na getirmeye; Hazine ve Maliye Bakanl���, maddenin uygulanmas�na ili�kin usul ve esaslar� belirlemeye yetkilidir.''

    �K�NC� B�L�M

    Has�lat Esasl� Kazan� Tespiti Uygulamas�

    Uygulamadan yararlanabilecek m�kellefler ve faydalanma �artlar�

    MADDE 3 � (1) Has�lat esasl� kazan� tespiti uygulamas�ndan, �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan has�latlar�n�n tamam�n� elektronik �cret toplama sistemleri arac�l���yla elde eden gelir (kazan�lar� basit usulde tespit edilenler d�hil) veya kurumlar vergisi m�kelleflerinden bu hususta talepte bulunanlar yararlanabileceklerdir.

    (2) Has�lat esasl� kazan� tespiti uygulamas�ndan faydalan�labilmesi i�in;

    a) Uygulamadan yararlanmak isteyen m�kelleflerin �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetinde bulunmas�,

    b) Bu faaliyetlerden kaynaklanan has�lat�n tamam�n�n elektronik �cret toplama sistemleri arac�l���yla elde edilmesi,

    c) Gelir veya kurumlar vergisi y�n�nden ba�l� olunan vergi dairesine uygulamadan yararlanma hususunda yaz�l� olarak talepte bulunulmas�

    �artt�r. Bu ba�lamda, �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetinde bulunan m�kelleflerin bu faaliyetlerinden kaynaklanan has�latlar�n�n tamam�n�n elektronik �cret toplama sistemi arac�l���yla elde edilmemesi durumunda, bu uygulamadan faydalan�lamayaca�� tabiidir.

    �rnek 1: Bay (A), �zel halk otob�s� ile �ehir i�i yolcu ta��ma faaliyetinde bulunmaktad�r. Bay (A), bu faaliyetinden kaynaklanan has�lat�n�n bir k�sm�n� elektronik �cret toplama sistemleri arac�l���yla, di�er k�sm�n� ise yolculardan nakden tahsil etmektedir. Buna g�re, �ehir i�i yolcu ta��ma faaliyetinden kaynaklanan has�lat�n�n tamam�n� elektronik �cret toplama sistemi arac�l��� ile elde etmeyen Bay (A)'n�n, bu faaliyetine ili�kin olarak has�lat esasl� kazan� tespiti uygulamas�ndan yararlanmas� m�mk�n de�ildir.

    Uygulamadan yararlanmaya ili�kin talepte bulunulmas� ve bu taleplerin de�erlendirilmesi

    MADDE 4 � (1) Has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne ge�mek isteyen m�kelleflerin, gelir veya kurumlar vergisi y�n�nden ba�l� bulunduklar� vergi dairesine bir dilek�e ile ba�vurarak bu usule ge�me hususunda talepte bulunmalar� gerekmektedir. Bu m�kelleflerin, ba�vurular�na ili�kin dilek�elerine uygulamadan yararlanma �artlar�n� sa�lad�klar�na dair bilgi ve belgeleri eklemeleri gerekmektedir.

    (2) Vergi dairelerince bu ba�vurular bir ay i�erisinde incelenerek, �artlar� sa�lay�p sa�lamad�klar� ve taleplerinin kabul edilip edilmedi�i hususu m�kelleflere yaz� ile bildirilecektir.

    (3) Talepleri kabul edilen m�kellefler, s�z konusu bildirimin kendilerine tebli� edildi�i tarihi takip eden y�l�n ba��ndan itibaren has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne ge�eceklerdir. Aral�k ay� i�erisinde bu hususta ba�vuruda bulunan m�kelleflerden �artlar� sa�layanlar i�in vergi dairelerince bir sonraki takvim y�l� i�erisinde kendilerine yaz� ile bildirim yap�lanlar, bildirimin yap�ld��� takvim y�l�n�n ba��ndan itibaren has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne ge�eceklerdir.

    (4) Yeni i�e ba�layan m�kelleflerden kazan�lar�n� bu usule g�re tespit etmek isteyenlerin, i�e ba�lama bildirimiyle birlikte has�lat esasl� kazan� tespiti usul�nden faydalanmak istediklerini ayr� bir dilek�e ile belirtmeleri gerekmektedir. Bu m�kellefler, s�z konusu taleplerinin kabul edilmesi halinde i�e ba�lama tarihinden itibaren has�lat esasl� kazan� tespiti uygulamas�ndan yararlanacaklard�r.

    �rnek 2: Ticari kazanc� basit usulde tespit edilen Bayan (B), �zel halk otob�s� ile �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetinde bulunmakta ve has�lat�n�n tamam�n� elektronik �cret toplama sistemi arac�l���yla elde etmektedir. Bayan (B), has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne ge�mek i�in 3/12/2019 tarihinde ba�l� bulundu�u vergi dairesi m�d�rl���ne ba�vuruda bulunmu�tur. Vergi dairesince m�kellefin ba�vurusu incelenerek, �artlar� ta��d��� tespit edilmi� ve has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne ge�ebilece�i 19/12/2019 tarihinde kendisine bildirilmi�tir. Buna g�re, m�kellef kendisine yap�lan bildirim tarihini takip eden y�l�n ba��ndan, yani 1/1/2020 tarihinden itibaren bu faaliyetinden elde etti�i kazanc�n� has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne g�re hesaplayacakt�r.

    Vergiye tabi kazanc�n hesaplanmas�

    MADDE 5 � (1) �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan has�latlar�n�n tamam�n� elektronik �cret toplama sistemleri arac�l���yla elde eden m�kelleflerden ba�vurular� vergi dairesi taraf�ndan kabul edilenler, s�z konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi has�latlar�n�n %10'unu bu faaliyetlerine ili�kin vergiye tabi kazan� olarak beyan edeceklerdir.

    �rnek 3: �ehir i�i yolcu ta��ma faaliyetine ili�kin kazanc� i�letme hesab� esas�na g�re tespit edilen ve bu faaliyetine ili�kin has�lat�n�n tamam�n� elektronik �cret toplama sistemi arac�l��� ile elde eden Bay (C), 1/1/2020 tarihinden itibaren has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne ge�mi�tir. Vergiye tabi ba�ka bir faaliyeti bulunmayan m�kellefin, 2020 takvim y�l�na ait gayrisafi has�lat� ve giderleri a�a��daki gibidir.

    Buna g�re Bay (C), 2020 takvim y�l�na ili�kin olarak verece�i y�ll�k gelir vergisi beyannamesinde has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne g�re elde etti�i gayrisafi has�lat tutar�n�n %10'u olarak hesaplad��� (90.000 * %10) = 9.000 TL'yi vergiye tabi ticari kazan� olarak beyan edecektir. Bay (C), 2020 takvim y�l�nda has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne tabi oldu�undan, �ehir i�i yolcu ta��ma faaliyetine ili�kin bu d�nemdeki giderlerini ticari kazanc�n�n ve gelir vergisi matrah�n�n tespitinde dikkate alamayacakt�r.

    (2) Has�lat esasl� kazan� tespiti usul�nden faydalanan m�kelleflerden 25/10/1984 tarihli ve 3065 say�l� Katma De�er Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsam�nda has�lat esasl� vergilendirme usul�ne g�re vergilendirilenler, has�lat esasl� kazanc�n tespitinde bu faaliyetlerine ili�kin hesaplad�klar� katma de�er vergisi d�hil tutar� gayrisafi has�lat tutar� olarak dikkate alacaklard�r.

    �rnek 4: M�nhas�ran �ehir i�i yolcu ta��ma faaliyeti ile i�tigal eden ve bu faaliyetine ili�kin has�lat�n�n tamam�n� elektronik �cret toplama sistemi ile elde eden (A) Ltd. �ti., bu faaliyetine ili�kin olarak 1/1/2020 tarihinden itibaren has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne ge�mi�tir. M�kellef kurum, Ocak/2020 d�neminden itibaren de Katma De�er Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsam�nda has�lat esasl� vergilendirme usul�ne g�re vergilendirilmekte olup, 2020 takvim y�l�nda bu faaliyetine ili�kin hesaplad��� katma de�er vergisi d�hil gayrisafi has�lat tutar� ve giderleri a�a��daki gibidir.

    Buna g�re; (A) Ltd. �ti. 2020 hesap d�nemine ili�kin olarak verece�i kurumlar vergisi beyannamesinde has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne g�re elde etti�i gayrisafi has�lat tutar�n�n %10'u olarak hesaplad��� (767.000 TL * %10) = 76.700 TL'yi vergiye tabi kurum kazanc� olarak beyan edecektir.

    (3) �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetine ili�kin vergiye tabi kazanc�n has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne g�re hesaplanmas�nda, bu faaliyete ili�kin giderler dikkate al�nmayacak ve bu usule g�re tespit edilen kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmayacakt�r.

    �rnek 5: �ehir i�i yolcu ta��ma faaliyeti dolay�s�yla ad�na ilk defa gelir vergisi m�kellefiyeti tesis edilen 28 ya��ndaki Bay (�), bu faaliyetine 1/4/2020 tarihinde ba�lam�� olup, vergi dairesine vermi� oldu�u i�e ba�lama bildirimi ekinde yer alan dilek�esinde has�lat esasl� kazan� tespiti usul�nden faydalanmak istedi�ini belirtmi�tir. Bay (�), �ehir i�i yolcu ta��ma faaliyetine ili�kin has�lat�n�n tamam�n� elektronik �cret toplama sistemi arac�l���yla elde etmektedir. Bay (�), 5/7/2020 tarihinde ba�l� bulundu�u vergi dairesine vermi� oldu�u dilek�ede, 1/7/2020 tarihinden itibaren konfeksiyon �r�nlerinin perakende sat��� faaliyetine de ba�lad���n� bildirmi�tir. Bay (�)'nin 2020 takvim y�l�nda s�z konusu faaliyetlerinden elde etti�i gelirler ile maliyetlerine ili�kin bilgiler a�a��daki gibidir.

    Buna g�re Bay (�)�nin;

    a) 1/4/2020-31/12/2020 tarihleri aras�nda �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetinden has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne g�re hesaplanan kazanc� (300.000 TL*%10) = 30.000 TL'dir.

    b) 1/7/2020-31/12/2020 tarihleri aras�nda konfeksiyon �r�nlerinin perakende sat��� faaliyetine ili�kin kazanc� (530.000 TL� 480.000 TL) = 50.000 TL'dir.

    Bay (�)'nin, 2020 takvim y�l�na ili�kin vergiye tabi ticari kazanc� toplam� (Konfeksiyon �r�nlerinin sat���ndan elde etti�i kazan� + has�lat esasl� kazan�)=(50.000 TL + 30.000 TL) = 80.000 TL olarak hesaplanacakt�r.

    Gelir Vergisi Kanununun m�kerrer 20 nci maddesinde d�zenlenen gen� giri�imcilerde kazan� istisnas�na ili�kin t�m �artlar� ta��yan Bay (�), 20/8/2020 tarihinde kamuya yararl� bir derne�e 5.000 TL tutar�nda nakdi ba��� yapm��t�r.

    Buna g�re Bay (�), sadece konfeksiyon �r�nlerinin perakende sat���ndan elde etti�i 50.000 TL i�in Gelir Vergisi Kanununun m�kerrer 20 nci maddesinde d�zenlenen gen� giri�imcilerde kazan� istisnas�ndan yararlanabilecek, �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetinden has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne g�re hesaplanan kazanc� olan 30.000 TL, s�z konusu istisnaya konu edilemeyecektir. Dolay�s�yla Bay (�)'nin 2020 y�l�na ili�kin gelir vergisi matrah�n�n tespitinde, konfeksiyon �r�nlerinin perakende sat���ndan elde etti�i kazanc� gen� giri�imci kazan� istisnas� tutar�n�n alt�nda kald���ndan dikkate al�nmayacak, sadece �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetinden elde etti�i ticari kazanc� dikkate al�nacakt�r.

    Has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne g�re �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetinden hesaplanan kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanamayaca��ndan ve Bay (�)'nin konfeksiyon �r�nlerinin perakende sat���ndan elde etti�i kazanc�n�n tamam� Gelir Vergisi Kanununun m�kerrer 20 nci maddesinde d�zenlenen gen� giri�imcilerde kazan� istisnas�na konu edildi�inden, beyana tabi ba�kaca geliri bulunmayan Bay (�)'nin, kamuya yararl� derne�e yapm�� oldu�u nakdi ba���� beyanname �zerinde indirim konusu yapmas� m�mk�n de�ildir.

    (4) Has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne ge�en m�kelleflerin �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetleri yan�nda vergiye tabi ba�kaca faaliyetlerinin veya kazan� ya da iratlar�n�n bulunmas� halinde, �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetlerine ili�kin gider veya maliyetlerini, vergiye tabi di�er kazan� veya iratlar�n�n tespitinde dikkate almalar� m�mk�n de�ildir. Bu m�kellefler, di�er faaliyetlerinden dolay� elde ettikleri kazan� veya iratlar� nedeniyle 193 say�l� Kanunun 113 �nc� maddesi h�km�nden de faydalanamayacaklard�r.

    (5) �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyeti ile bu kapsama girmeyen i�lerin birlikte yap�lmas� halinde m��terek genel giderler, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari y�lda olu�an maliyetlerin toplam maliyetler i�indeki oran� dikkate al�narak da��t�lacakt�r. Bu da��t�m sonucunda m��terek genel giderlerden �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetine d��en pay, di�er faaliyetlere ili�kin vergiye tabi kazanc�n ve gelir ya da kurumlar vergisi matrah�n�n tespitinde dikkate al�nmayacakt�r.

    �rnek 6: (B) A.�., �ehir i�i yolcu ta��ma faaliyetinin yan�nda otel i�letmecili�i faaliyetinde de bulunmaktad�r. �ehir i�i yolcu ta��ma faaliyeti kapsam�nda has�lat�n�n tamam�n� elektronik �cret toplama sistemi ile elde eden (B) A.�., 1/1/2020 tarihinden itibaren has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne ge�mi�tir. (B) A.�.'nin 2020 y�l�nda s�z konusu faaliyetlerine ili�kin bilgiler a�a��daki gibidir.

    (B) A.�., �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyeti ile bu kapsama girmeyen i�leri birlikte yapt��� i�in �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetine ili�kin gider veya maliyetini ve m��terek giderlerden �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetine d��en pay� vergiye tabi di�er kazan� veya iratlar�n�n tespitinde dikkate almayacak ve has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne g�re tespit edilen kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulamayacakt�r.

    Buna g�re; (B) A.�.'nin;

    a) 2020 y�l�nda otel i�letmecili�i faaliyetine ili�kin;

    - has�lat toplam� 750.000 TL,

    - m��terek genel giderlerden otel i�letmecili�i faaliyetine d��en pay tutar�, [50.000 TL * (580.000 TL / (420.000 TL + 580.000 TL))]= 29.000 TL d�hil maliyet toplam�, (580.000 TL + 29.000 TL) = 609.000 TL ve

    b) 2020 y�l�nda �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetinden has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne g�re hesaplanan kazanc� (500.000 TL * %10) = 50.000 TL�dir.

    (B) A.�.'nin, 2020 hesap d�nemine ili�kin kurum kazanc� (has�lat toplam�� maliyet toplam�) + has�lat esasl� kazan� = [(750.000 TL� 609.000 TL) + 50.000 TL] = 191.000 TL olarak hesaplanacakt�r.

    M��terek genel giderlerden �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetine d��en [50.000 TL * (420.000 TL / (420.000 TL + 580.000 TL))] = 21.000 TL pay tutar�n�n kurum kazanc�n�n ve kurumlar vergisi matrah�n�n tespitinde dikkate al�nmas� m�mk�n de�ildir.

    M�kellefin has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne g�re hesaplanan kazanc�na herhangi bir indirim ve istisna uygulanmayacak ve bu tutar kurumlar vergisi matrah�n�n tespitinde kurum kazanc�ndan beyanname �zerinde indirilebilecek tutarlar�n hesab�nda da dikkate al�nmayacakt�r.

    (6) Has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne ge�en ve �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetleri yan�nda vergiye tabi ba�kaca faaliyetleri de bulunan m�kelleflerce, s�z konusu uygulama kapsam�nda bulunan ve bulunmayan faaliyetlerine ili�kin has�lat, maliyet ve gider unsurlar�n�n ayr� ayr� izlenmesi, uygulama kapsam�ndaki faaliyete ait has�lat, maliyet ve gider unsurlar�n�n, di�er faaliyetlerle ili�kilendirilmemesi ve kay�tlar�n�n da bu ayr�m� sa�layacak �ekilde tutulmas� gerekmektedir.

    Uygulamadan ��k��

    MADDE 6 � (1) �ehir i�i yolcu ta��mac�l��� faaliyetine ili�kin kazan�lar� has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne g�re hesaplanan m�kellefler, bu usule ge�tikleri tarihten itibaren iki y�l ge�meden bu usulden ��kamayacaklard�r.

    (2) Bu usulden ��kmak isteyen m�kellefler, iki y�ll�k s�renin tamamlanmas� kayd�yla, gelir veya kurumlar vergisi y�n�nden ba�l� bulunduklar� vergi dairesine verecekleri dilek�elerine istinaden, takip eden y�l�n ba��ndan itibaren has�lat esasl� kazan� tespiti usul�nden ��kabileceklerdir.

    �rnek 7: �ehir i�i yolcu ta��ma faaliyetine ili�kin has�lat�n�n tamam�n� elektronik �cret toplama sistemi arac�l��� ile elde eden Bay (D), 1/1/2020 tarihi itibariyle has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne ge�mi�tir. Buna g�re; Bay (D) 1/1/2022 tarihinden �nce s�z konusu usulden ��kamayacakt�r.

    Bay (D), 15/7/2022 tarihinde ba�l� bulundu�u vergi dairesine verdi�i dilek�ede takip eden y�l�n ba��ndan itibaren bu usulden ��kmak istedi�ini belirtmi�tir. Buna g�re Bay (D), 1/1/2023 tarihinden itibaren vergiye tabi kazanc�n�n tespitinde has�lat esasl� kazan� tespiti usul�n� uygulamayacakt�r.

    Uygulamaya ili�kin �artlar�n kaybedilmesi

    MADDE 7 � (1) Has�lat esasl� kazan� tespiti uygulamas�ndan yararlanan m�kellefler hakk�nda, bu uygulamadan yararland�klar� d�nemlerle s�n�rl� olmak �zere, 4/1/1961 tarihli ve 213 say�l� Vergi Usul Kanununun 353 �nc� maddesinin birinci ve ikinci f�kralar� uyar�nca bir takvim y�l� i�erisinde iki kez ceza kesilmesi halinde, bu m�kellefler cezan�n kesildi�i ve takip eden iki takvim y�l� boyunca bu uygulamadan yararlanamazlar. S�z konusu m�kellefler an�lan f�kralar uyar�nca ikinci cezan�n kesildi�i takvim y�l�n�n ba��ndan itibaren has�lat esasl� kazan� tespiti uygulamas�ndan ��karlar.

    �rnek 8: �ehir i�i yolcu ta��ma faaliyeti ile i�tigal eden ve has�lat�n�n tamam�n� elektronik �cret toplama sistemi ile elde eden (C) Ltd. �ti., 1/1/2020 tarihinden itibaren has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne ge�mi�tir. (C) Ltd. �ti.'ye ba�l� bulundu�u vergi dairesi taraf�ndan 25/10/2019, 2/1/2020 ve 5/2/2020 tarihlerinde 213 say�l� Vergi Usul Kanununun 353 �nc� maddesinin birinci f�kras� uyar�nca �zel usuls�zl�k cezas� kesilmi�tir. Buna g�re, uygulamadan yararlan�lmaya ba�lan�lan takvim y�l�ndan �nce kesilen s�z konusu ceza, (C) Ltd. �ti.'nin bu uygulamadan yararlanmas�na engel te�kil etmeyecektir.

    �te yandan, (C) Ltd. �ti. hakk�nda has�lat esasl� kazan� tespiti usul�ne ge�ti�i 1/1/2020 tarihinden sonra, bir takvim y�l� i�erisinde Vergi Usul Kanununun 353 �nc� maddesinin birinci veya ikinci f�kralar� uyar�nca iki kez �zel usuls�zl�k cezas� kesilmesi nedeniyle m�kellef kurum, 1/1/2020 tarihinden itibaren has�lat esasl� kazan� tespiti uygulamas�ndan faydalanamayacak olup, cezalar�n kesildi�i y�l� takip eden iki takvim y�l� boyunca da bu uygulamadan yararlanamayacakt�r.

    (2) Has�lat esasl� kazan� tespiti uygulamas�ndan yararlanan m�kelleflerin bu faaliyete ili�kin has�latlar�n�n tamam�n� elektronik �cret toplama sistemleri arac�l���yla elde etmemeleri halinde, bu m�kellefler s�z konusu durumlar�n ger�ekle�ti�i y�l�n ba��ndan itibaren bu uygulamadan ��karlar.

    ���NC� B�L�M

    Son H�k�mler

    Y�r�rl�k

    MADDE 8 � (1) Bu Tebli� yay�m� tarihinde y�r�rl��e girer.

    Y�r�tme

    MADDE 9 � (1) Bu Tebli� h�k�mlerini Hazine ve Maliye Bakan� y�r�t�r.

    Yazı kaynağı : www.resmigazete.gov.tr

    Hasılat Esaslı Kazanç Tespitinin Uygulama Esasları, Sisteme Eleştiriler ve Öneriler

    Hasılat Esaslı Kazanç Tespitinin Uygulama Esasları, Sisteme Eleştiriler ve Öneriler

    Hasılat Esaslı Kazanç Tespitinin Uygulama Esasları, Sisteme Eleştiriler ve Öneriler

    I. Giriş

    Yazımızda; 193 sayılı Gelir Vergisi Kanununun 7186 sayılı Kanunun (1) 1 inci maddesiyle yeniden düzenlenen 113 üncü maddesiyle şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden gelir veya kurumlar vergisi mükelleflerinin, söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri vergiye tabi kazançlarının hasılat esaslı kazanç tespiti yoluyla belirlenmesine ilişkin açıklamalara, eleştiri ve önerilere yer verilmiştir.

    1.1. Mevzuat

    Yeniden düzenlenen Gelir Vergisi Kanunu’nun 113 üncü maddesi aşağıdaki gibidir:

    “Hasılat esaslı kazanç tespiti

    MADDE 113 – Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarın) %10’u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz.

    Kazançları birinci fıkra kapsamında tespit edilenlerin;

    4/1/1961 tarihli ve 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkrası hükümleri uyarınca bir takvim yılı içinde iki kez ceza kesilen mükellefler, cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılına ait kazançları için bu madde hükümlerinden yararlanamaz. 

    Bu madde hükümleri kurumlar vergisi mükellefleri hakkında da uygulanır.

    Cumhurbaşkanı, birinci fıkrada yer alan oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, kanuni oranına getirmeye; Hazine ve Maliye Bakanlığı, maddenin uygulanmasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye yetkilidir.”

    Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esaslar 03.12.2019 tarihli ve 30967 sayılı Resmi Gazete’ de yayımlanan 309 Seri No’lu Gelir Vergisi Genel Tebliğinde yapılmıştır. Yazımızda, açıklama ve olayların örnekleştirilmesinde idari düzenlemelere sadık kalınmıştır.

    1.2. Düzenlemenin beyan esası ilkesine uyumu konusu ve yöneltilen eleştiriler

    Söz konusu yasa düzenlemesinin TBMM’de görüşülmesi sırasında aşağıdaki eleştiriler yapılmıştır; (2)

    vb. hususlar belirtilerek götürü usulde vergilendirmeye geri dönüleceği izlenimi veren bu düzenlemeden vaz geçilmesi eleştirileri yapılmış ve en azından kapsamının çok dar tutulması önerilmiştir.

    Yapılan eleştiriler konusundaki görüşümüz; 5421 sayılı Gelir Vergisi Kanunu, beyan sistemini kabul ederken şöyle bir gerekçe koymuş, “Esas olan beyan sistemidir.” Beyan sisteminden sapma ancak ekonomik ve sosyal zorluklar veya teknik nedenlerle olabilir. Nitekim aynı kanunda götürü usulde vergileme vardır ki daha sonra 193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nda aynı sistem yine devam etmiştir. Götürü usulde vergilendirme bir istisnadır ve 4369 sayılı Kanunla (3) kaldırılarak yerine ticari kazancın basit usulde tespiti esası getirilmiştir.  Böylece vergi sistemimizde esas olan kazancın beyan sistemine dayanması ilkesi daima korunmuştur.  

    TBMM’de yapılan eleştiriler beyan sisteminin zedelenmesi, belge düzeni ve kayıt dışılıkla mücadele yönlerinden haklı bulunabilir, ancak, sistem kapsamına alınan sınırlı sayıdaki mükellefler (4) yönünden de çok avantajlı gözükmüyor, bu nedenle dar bir uygulama alanı olacağı ve aksayan yönlerinin Kanun veya idari düzenlemelerle giderilebileceği değerlendirilmektedir.

    1.3. Bu usulün esasları

    Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri (5) aracılığıyla elde eden mükelleflerin talep etmeleri hâlinde söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarın) %10'u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır. Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz.

    Kazançları bu usulde tespit edilenlerin;
    a) Bu faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetleri, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate alınmaz.
    b) Bu kazançları dışındaki beyana tabi diğer kazanç veya iratları hakkında bu usul uygulanmaz.

    1.4. Şehir içi yolcu taşımacılığının kapsamı

    Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinin kapsamı konusunda bir belirleme bulunmamaktadır, bu nedenle benzer bir konuyu düzenleyen 128 seri no.lu Gelir Vergisi Genel Tebliğine (6) bakmak gerekir. Anılan Tebliğin II/b bölümünde şehirlerarası yük ve yolcu taşımacılığından kastın: “bir il dahilinden diğer bir il dahiline yapılan yük ve yolcu taşımacılığı olduğu, aynı il dahilinde yapılan yük ve yolcu taşımacılığının ise şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyeti sayılacağı” belirtilmiştir.

    Ayrıca Maliye Bakanlığı’nca verilen özelgelerde de, “il merkezleri ile köyleri arasında, il merkezi ile ilçeleri arasında veya aynı ilin ilçeleri veya köyleri arasında yapılan yolcu taşımacılığı şehir içi yolcu taşımacılığı kapsamında değerlendirilecektir.” (7) görüşü yer almaktadır.

    Örnek 1: Sivas ili Gürün ilçesi ile aynı ilin Koyulhisar ilçesi arasında yapılan yolcu taşımacılığı, aynı il dahilinde yapılan yolcu taşımacılığı olarak kabul edildiğinden bu yol güzergahında (yaklaşık 378 km) taşımacılık yapanların faaliyeti şehirlerarası taşımacılık sayılmayacağından şehir içi yolcu taşımacılığı olarak değerlendirilecektir.

    Örnek 2: Trabzon’un Of ilçesi ile Rize’nin İyidere ilçesi arasında yolcu taşımacılığı yapanların yol güzergahı (yaklaşık 13 km) olup önceki örnekte belirtilen (Sivas ili Gürün-Koyulhisar) yol güzergahının otuz da biri mesafedir. Bu kısa mesafeye rağmen bu faaliyet bir il dahilinden diğer bir il dahiline yolcu taşımacılığı kabul edildiğinden şehir içi yolcu taşımacılığı olarak değerlendirilmeyecektir.

    1.5. Özel durumlar:

    1.5.1. Ondört ve daha aşağı oturma yeri olan ve insan taşımaya mahsus motorlu kara taşıtları ile yolcu taşımacılığı yapanların durumu

    Gelir Vergisi Kanununun 51 inci maddesinin 10 numaralı bendinde “…(Yapısı itibariyle sürücüsünden başka ondört ve daha aşağı oturma yeri olan ve insan taşımaya mahsus motorlu kara taşıtları ile yolcu taşıyanlar hariç);..” düzenlemesiyle yolcu taşımacılığının yapısı itibariyle sürücüsünden başka  ondört ve daha aşağı oturma yeri olan ve insan taşımaya mahsus motorlu kara taşıtları bir ilden başka bir ile yapılanlar dahil olmak üzere yapılan yolcu taşımacılığı şehirlerarası yolcu taşımacılığı  olarak kabul edilmemektedir.

    Bu nedenle, bu şekilde yolcu taşımacılığı yapan mükelleflerin de diğer şartları taşımaları kaydıyla hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından faydalanmalarının mümkün olduğu değerlendirilmektedir.

    1.5.2. KDV Kanununda yer alan düzenleme ile Gelir Vergisi Kanununda yer alan düzenleme faydalanacaklar yönünden farklılık göstermektedir

    KDV Kanununun 38 inci maddesinde yer alan düzenleme, Gelir Vergisi Kanununun 113 üncü maddesinde yer alan düzenlemeye göre faydalanacaklar yönünden farklılık göstermektedir. KDV Kanununun 38 inci maddesinde yer alan düzenlemeye göre; hasılat esaslı vergilendirme usulünden sadece 5216 sayılı Kanun ile 5393 sayılı Kanun kapsamında belediyeler tarafından ruhsat verilen, toplu taşıma hatlarını kiralayan, toplu taşıma hizmetinin hizmet satın alma yollarıyla yerine getirilmesi halinde bu hizmeti sunan ve gelirlerinin tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla tahsil eden otobüs işletmeleri yararlanabilir… Hasılat esaslı vergilendirme usulünü tercih edecek mükelleflerin, toplu taşımacılık faaliyetini sürücüsü dahil en az onsekiz oturma yeri olan otobüslerle yapmaları gerekmektedir. Halk otobüsü adı altında bu özellikleri taşımayan taşıtlarla (minibüs, dolmuş, taksi dolmuş vb.) toplu taşımacılık hizmeti sunan mükelleflerin bu usulden yararlanmaları mümkün değildir. (8)

    1.6. Uygulamadan faydalanma şartları

     Hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden gelir (kazançları basit usulde tespit edilenler dâhil) veya kurumlar vergisi mükelleflerinden bu hususta talepte bulunanlar yararlanabileceklerdir.

    Hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından faydalanılabilmesi için;

    a) Uygulamadan yararlanmak isteyen mükelleflerin şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunması,
    b) Bu faaliyetlerden kaynaklanan hasılatın tamamının elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde edilmesi,
    c) Gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı olunan vergi dairesine uygulamadan yararlanma hususunda yazılı olarak talepte bulunulması

    şarttır. Buna göre, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan mükelleflerin bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamının elektronik ücret toplama sistemi aracılığıyla elde edilmemesi durumunda, bu uygulamadan faydalanılamayacağı tabiidir.

    Örnek 3: Bay (K), özel halk otobüsü ile şehir içi yolcu taşıma faaliyetinde bulunmaktadır. Bay (K), bu faaliyetinden kaynaklanan hasılatının bir kısmını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla, diğer kısmını ise yolculardan nakden tahsil etmektedir. Buna göre, şehir içi yolcu taşıma faaliyetinden kaynaklanan hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi aracılığı ile elde etmediğinden Bay (K)'nın, hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından yararlanması mümkün değildir.

    1.7. Yararlanmaya ilişkin talepte bulunulması

    Hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmek isteyen mükelleflerin, gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesine bir dilekçe ile başvurarak bu usule geçme hususunda talepte bulunmaları gerekmektedir. Bu mükelleflerin, başvurularına ilişkin dilekçelerine uygulamadan yararlanma şartlarını sağladıklarına dair bilgi ve belgeleri eklemeleri gerekmektedir.

    Ancak, ilgili tebliğde yer verilen bu düzenlemeye göre mükelleflerde olup da vergi dairesinde olmayan bilgi ve belgenin ne olduğu, hangi bilgi ve belgelerin dilekçelerine eklenmesi gerektiği hususuna da yer verilseydi daha yararlı olurdu.

    Genel Tebliğe göre vergi dairelerince bu başvurular bir ay içerisinde incelenerek, şartları sağlayıp sağlamadıkları ve taleplerinin kabul edilip edilmediği hususu mükelleflere yazı ile bildirilecektir.

    Talepleri kabul edilen mükellefler, söz konusu bildirimin kendilerine tebliğ edildiği tarihi takip eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçeceklerdir. Aralık ayı içerisinde bu hususta başvuruda bulunan mükelleflerden şartları sağlayanlar için vergi dairelerince bir sonraki takvim yılı içerisinde kendilerine yazı ile bildirim yapılanlar, bildirimin yapıldığı takvim yılının başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçeceklerdir. Bu düzenlemeden, vergi dairelerince bir sonraki takvim yılının Ocak ayı sonuna kadar mükelleflere cevap verilmesi ve mükelleflerin de Ocak ayının başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçecekleri anlaşılmaktadır.

    Yeni işe başlayan mükelleflerden kazançlarını bu usule göre tespit etmek isteyenlerin, bu konuyu düzenleyen Genel Tebliğe göre, işe başlama bildirimiyle birlikte hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden faydalanmak istediklerini ayrı bir dilekçe ile belirtmeleri gerekmektedir. Bu mükellefler, söz konusu taleplerinin kabul edilmesi halinde işe başlama tarihinden itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından yararlanacaklardır.

    1.8. Bu usulde vergiye tabi kazancın hesaplanması

    309 seri numaralı Gelir Vergisi Genel tebliğinde yer alan düzenlemelere göre; şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinde bulunan ve bu faaliyetlerinden kaynaklanan hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde eden mükelleflerden başvuruları vergi dairesi tarafından kabul edilenler, söz konusu faaliyetlerinden elde ettikleri gayrisafi hasılatlarının %10'unu bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak beyan edeceklerdir.

    Örnek 4: Ticari kazancı gerçek usulde tespit edilen ve şehir içi yolcu taşıma faaliyetine ilişkin hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi aracılığı ile elde eden Bayan (B), 1/1/2020 tarihinden itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmiştir. Vergiye tabi başka bir faaliyeti bulunmayan mükellefin, 2020 takvim yılına ait gayrisafi hasılatı 100.000 TL ve giderleri 80.000 TL’dir. Buna göre kazancı 100.000-80.000=20.000 TL’dir.

    Ancak, Bayan (B), 2020 takvim yılına ilişkin olarak vereceği yıllık gelir vergisi beyannamesinde hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre elde ettiği gayrisafi hasılat tutarının %10'u olarak hesapladığı (100.000 * %10) = 10.000 TL'yi vergiye tabi ticari kazanç olarak beyan edecektir.

    Hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden faydalanan mükelleflerden Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilenler, hasılat esaslı kazancın tespitinde bu faaliyetlerine ilişkin hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarı gayrisafi hasılat tutarı olarak dikkate alacaklardır.

    Örnek 5: Şehir içi yolcu taşıma faaliyeti ile iştigal eden ve bu faaliyetine ilişkin hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi ile elde eden Bay (C) bu faaliyetine ilişkin olarak 1/1/2020 tarihinden itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmiştir. Mükellef Bay (C), Ocak/2020 döneminden itibaren de Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilmektedir. 2020 takvim yılında bu faaliyetine ilişkin hesapladığı katma değer vergisi dâhil gayrisafi hasılat tutarı 800.000 TL ve giderleri 600.000 TL’dir.

    Buna göre; Bay (C) 2020 takvim yılına ilişkin olarak vereceği gelir vergisi beyannamesinde hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre elde ettiği gayrisafi hasılat tutarının %10'u olarak hesapladığı (800.000 * %10) = 80.000 TL'yi vergiye tabi gelir olarak beyan edecektir.

    Hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçen mükelleflerin şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetleri yanında vergiye tabi başkaca faaliyetlerinin veya kazanç ya da iratlarının bulunması halinde, şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetlerine ilişkin gider veya maliyetlerini, vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate almaları mümkün değildir. Bu mükellefler, diğer faaliyetlerinden dolayı elde ettikleri kazanç veya iratları nedeniyle 193 sayılı Kanunun 113 üncü maddesi hükmünden de faydalanamayacaklardır.

    Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyeti ile bu kapsama girmeyen işlerin birlikte yapılması halinde müşterek genel giderler, bu faaliyetler ile ilgili olarak cari yılda oluşan maliyetlerin toplam maliyetler içindeki oranı dikkate alınarak dağıtılacaktır. Bu dağıtım sonucunda müşterek genel giderlerden şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine düşen pay, diğer faaliyetlere ilişkin vergiye tabi kazancın ve gelir ya da kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınmayacaktır.

    Hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçen ve şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetleri yanında vergiye tabi başkaca faaliyetleri de bulunan mükelleflerce, söz konusu uygulama kapsamında bulunan ve bulunmayan faaliyetlerine ilişkin hasılat, maliyet ve gider unsurlarının ayrı ayrı izlenmesi, uygulama kapsamındaki faaliyete ait hasılat, maliyet ve gider unsurlarının, diğer faaliyetlerle ilişkilendirilmemesi ve kayıtlarının da bu ayrımı sağlayacak şekilde tutulması gerekmektedir.

    Örnek 6: (A) Ltd. Şti., şehir içi yolcu taşıma faaliyetinin yanında öğrenci yurdu işletmeciliği faaliyetinde de bulunmaktadır. Şehir içi yolcu taşıma faaliyeti kapsamında hasılatının tamamını elektronik ücret toplama sistemi ile elde eden (A) Ltd. Şti.,1/1/2020 tarihinden itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne geçmiştir. (A) Ltd. Şti.,'nin 2020 yılında şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine ilişkin satış hasılatı 600.000 TL, maliyet bedeli ise 500.000 TL; öğrenci yurdu işletmeciliği faaliyetine ilişkin satış hasılatı 800.000 TL, giderleri ise 600.000 TL olup müşterek giderleri 60.000 TL’dir.

    (A) Ltd. Şti., şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyeti ile bu kapsama girmeyen işleri birlikte yaptığı için şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine ilişkin gider veya maliyetini ve müşterek giderlerden şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine düşen payı vergiye tabi diğer kazanç veya iratlarının tespitinde dikkate almayacak ve hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre tespit edilen kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulamayacaktır.

    Buna göre; (A) Ltd. Şti.,'nin;

    a) 2020 yılında öğrenci yurdu işletmeciliği faaliyetine ilişkin;
    - hasılat toplamı 800.000 TL,
    - müşterek genel giderlerden öğrenci yurdu işletmeciliği faaliyetine düşen pay tutarı, [60.000 TL * (600.000 TL / (500.000 TL +600.000 TL))]= 32.700 TL dâhil maliyet toplamı, (600.000 TL + 32.700 TL) = 632.700 TL ve

    b) 2020 yılında şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetinden hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre hesaplanan kazancı (600.000 TL * %10) = 60.000 TL’dir.

    (A) Ltd. Şti.,'nin, 2020 hesap dönemine ilişkin kurum kazancı (hasılat toplamı– maliyet toplamı) + hasılat esaslı kazanç = [(800.000 TL– 632.700 TL) + 60.000 TL] = 227.300 TL olarak hesaplanacaktır.

    Müşterek genel giderlerden şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine düşen (60.000-32.700=27.300 TL pay tutarının kurum kazancının ve kurumlar vergisi matrahının tespitinde dikkate alınması mümkün değildir.

    1.9. Kazancın tespitinde ve beyanında dikkate alınmayacaklar

    Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine ilişkin vergiye tabi kazancın hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre hesaplanmasında, bu faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmayacak ve bu usule göre tespit edilen kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmayacaktır.

    Bu kapsamdaki olduğu değerlendirilen bazı indirim ve istisnalar;

    Ancak, Gelir Vergisi Kanununun 113 üncü maddesinde yer alan “Vergiye tabi kazancın bu suretle tespitinde ilgili faaliyete ilişkin giderler dikkate alınmaz ve bu kazanca herhangi bir indirim veya istisna uygulanmaz” hükmünün; hasılat esaslı kazanç tespiti uygulaması yönünden Gelir vergisi Kanunununmükerrer 121 inci maddesinde düzenlenen “ Ticari, zirai veya mesleki faaliyeti nedeniyle gelir vergisi mükellefi olanlar ile kurumlar vergisi mükelleflerinden (finans ve bankacılık sektörlerinde faaliyet gösterenler, sigorta ve reasürans şirketleri ile emeklilik şirketleri ve emeklilik yatırım fonları hariç olmak üzere), bu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen şartları taşıyanların yıllık gelir veya kurumlar vergisi beyannameleri üzerinden hesaplanan verginin %5’i, ödenmesi gereken gelir veya kurumlar vergisinden indirilir.” hükmünü kapsamadığı, bu nedenle hasılat esaslı kazanç tespitini seçen mükelleflerin diğer şartları da taşımaları halinde %5’lik indirimden faydalanmaları gerektiği değerlendirilmektedir.

    Hasılat esaslı kazanç tespitinde dikkate alınmayacak gider, istisna ve indirimler konusunda açıklık bulunmamaktadır. İdarenin bu konuya açıklık getirmesi mükellefler ve uygulayıcılar yönünden faydalı olacağı düşünülmektedir.

    1.10. Gayrisafi hasılata Uygulanacak %10 oranı yüksektir

    Gayrisafi hasılatlarının (25/10/1984 tarihli ve 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununun 38 inci maddesi kapsamında hasılat esaslı vergilendirme usulüne göre vergilendirilen mükellefler için hesapladıkları katma değer vergisi dâhil tutarın) %10'u bu faaliyetlerine ilişkin vergiye tabi kazanç olarak esas alınır.

    Cumhurbaşkanı, bu oranı iki katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye, kanuni oranına getirmeye yetkilidir.

    Katma değer vergisi dahil gayrisafi hasılata uygulanacak %10 oranının yüksek olduğu, gider, istisna ve indirim uygulama hakkının da kaldırıldığı düşünülürse bu oranın yaklaşık %6-%7’ler de olması gerektiği değerlendirilmektedir.

    1.11. Uygulamadan çıkış

    Tebliğde yer alan düzenlemelere göre;

    Şehir içi yolcu taşımacılığı faaliyetine ilişkin kazançları hasılat esaslı kazanç tespiti usulüne göre hesaplanan mükellefler, bu usule geçtikleri tarihten itibaren iki yıl geçmeden bu usulden çıkamayacaklardır.

    Bu usulden çıkmak isteyen mükellefler, iki yıllık sürenin tamamlanması kaydıyla, gelir veya kurumlar vergisi yönünden bağlı bulundukları vergi dairesine verecekleri dilekçelerine istinaden, takip eden yılın başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti usulünden çıkabileceklerdir.

    Hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından yararlanan mükellefler hakkında, bu uygulamadan yararlandıkları dönemlerle sınırlı olmak üzere, 213 sayılı Vergi Usul Kanununun 353 üncü maddesinin birinci ve ikinci fıkraları uyarınca bir takvim yılı içerisinde iki kez ceza kesilmesi halinde, bu mükellefler cezanın kesildiği ve takip eden iki takvim yılı boyunca bu uygulamadan yararlanamazlar. Söz konusu mükellefler anılan fıkralar uyarınca ikinci cezanın kesildiği takvim yılının başından itibaren hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından çıkarlar.
    Ancak, şehir içi yolcu taşımacılığı yapan mükellefler için bu madde hükmüne göre hangi belgeleri düzenlememeleri halinde bu cezalı uygulamayla karşılaşacakları konusunda netlik bulunmamaktadır. Ayrıca, mükelleflerin diğer faaliyet konularıyla ilgili olarak eksik düzenlediği ya da düzenlemediği belgelerden dolayı da bu sistemden çıkarılıp çıkarılmayacağı hususuna da açıklık getirilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

    Hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından yararlanan mükelleflerin bu faaliyete ilişkin hasılatlarının tamamını elektronik ücret toplama sistemleri aracılığıyla elde etmemeleri halinde, bu mükellefler söz konusu durumların gerçekleştiği yılın başından itibaren bu uygulamadan çıkarlar.

    Öte yandan; Birden fazla taşıt ile ticari faaliyette bulunulması veya birden fazla işyerinde faaliyette bulunulması veya ticari faaliyet yanında serbest meslek faaliyeti veya gerçek usulde zirai faaliyette bulunulması halinde Gelir Vergisi Kanununun 47 nci maddesinin birinci fıkrasının (1) numaralı bendi ihlal edilmiş olacağından basit usulden faydalanamazlar. Bu mükelleflerin ticari kazancı gerçek usulde tespit edileceğinden gerçek usule tabi mükellefler gibi tüm şartları taşımaları halinde hasılat esaslı kazanç tespiti uygulamasından yararlanabileceklerdir.

    II. Değerlendirmeler ve Öneriler

    Getirilen hasılat esaslı kazanç tespiti sistemiyle; şehir içi yolcu taşımacılığı yapan ve hasılatlarını elektronik ücret toplama sistemiyle tespit eden mükelleflerimize, gelir ve kurumlar vergisinin hesaplanmasını esas alacak kazancın tespitinde yeni bir yöntem öneriliyor. Bu yönteme göre, gelir ve giderlerini karşılaştırma, istisnaların ve indirimlerin dikkate alınması yerine, elde etmiş olduğu katma değer vergisi dahil gayrisafi hasılatın yüzde 10’unun kazanç olarak kabul edilip bu kazanç üzerinden gelir ya da kurumlar vergisi oranları uygulanmak suretiyle vergi hesaplanacaktır.
    Bu sistemi düzenleyen Kanun ve Genel Tebliğlerin birlikte incelenmesi sonucu yazımızın ilgili bölümlerinde de açıklandığı üzere aşağıda belirtilen hususlarda idari düzenleme ve/veya yasal düzenleme yapılması ihtiyacı olduğu değerlendirilmektedir:

    (*  Bu yazıda yer alan görüşler tümüyle yazarına ait olup, hiç bir biçimde herhangi bir kurumu bağlamaz veya herhangi bir kurumun görüşü olarak kullanılamaz ve değerlendirilemez.)

    (1) 19.7.2019 tarihli ve 30836 (Mükerrer) sayılı Resmi Gazetede yayımlanmıştır,
    (2) TBMM Plan ve Bütçe Komisyonu ile Genel Kurul tutanakları,
    (3) 29.7.1998 tarihli ve 23417 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
    (4) Gelir İdaresi Başkan Yardımcısının Plan ve Bütçe Komisyonunda bir soruya verdiği cevap; “… Şu anda zaten şehir içi yolcu taşımacılığı yapan tüm mükelleflerimiz bu kapsama giremiyor çünkü elektronik ücret yöntemiyle hasılatlarını elde etmeleri gerekiyor. Bu kapsamda da bildiğim kadarıyla İstanbul var veya başka iller de bu yönde çalışmalar yapıyor ama şu anda İstanbul büyük çoğunlukla, o da 900 civarı mükellef…”
    (5) Elektronik ücret toplama sistemi: Elektronik bilet aracılığıyla yolculara ön ödeme ile seyahat hakları veren, kullandıkça üzerine yüklenmiş para değeri azalan, gerektiğinde üzerine kimlik bilgilerinin de yazılabildiği, geçiş ve satış noktalarında bu hakların işletilmesini gerçekleştiren elektronik tahsilat sistemidir.
    (6) 31/01/1981 tarihli Resmi Gazetede yayımlanmıştır,
    (7) Maliye Bakanlığının 08/07/2002 tarih ve 30355 sayılı özelgesi.
    (8) 25 Seri No.lu Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliğinde Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ,

    Yazı kaynağı : vergialgi.com

    Hasılat Esaslı Kazanç Tespiti Uygulamasına İlişkin Gelir Vergisi Genel Tebliği Yayımlanmıştır - MOORE

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap