Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    gusül abdestinden sonra normal abdest alınır mı

    1 ziyaretçi

    gusül abdestinden sonra normal abdest alınır mı bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Gusül abdesti ile namaz kılınır mı?

    Gusül abdesti ile namaz kılınır mı?

    Gusül abdestiyle namaz kılınır mı sorusu, bu abdestin üzerine normal abdest alınıp alınmamasını merak eden vatandaşlar tarafından araştırılan konular arasında yer aldı. Peki, gusül abdestiyle namaz kılınabilir mi? Ya da yeniden abdest almaya gerek var mı? İşte, o konu hakkında bazı bilgiler

    GUSÜL ABDESTİNDEN SONRA ABDEST ALMAK GEREKİR Mİ?

    Gusül, abdesti de içerdiğinden ayrıca abdest almaya gerek yoktur. Zira, Hz. Âişe, Resûl-i Ekrem’in (s.a.s.) guslettikten sonra ayrıca namaz abdesti almadığını rivayet etmiştir (Tirmizî, Tahâret, 79). Abdullah b. Ömer de “Hangi abdest gusülden daha umumidir ki!” diyerek gusülden sonra abdeste ihtiyaç olmadığını belirtmiştir (Taberânî, el-Mu’cemü’l-Kebir, XII, 371).

    GUSÜL ABDESTİ NASIL ALINIR?

    Gusül; cünüplük, hayız ve nifas gibi hükmî kirlilik hâllerinden kurtulmak için yapılması gereken dinî temizlik demektir. Kur’an-ı Kerim’de, “Eğer cünüp iseniz, iyice temizlenin (yıkanın)” (Nisâ, 4/43; Mâide, 5/6) buyurulmaktadır. Hz. Peygamberin (s.a.s.)sünnetinde de, ihtilam olma (rüyalanma) veya cinsel ilişki sonucu cünüplük hâlinde veya hayız ve nifas sonrasında gusletmek emredilmiştir (Buhârî, Gusül, 22, 28; Müslim, Hayız, 87, 88; Ebû Dâvûd, Taharet, 127).

    Gusül abdesti ağza su alıp boğaza kadar çalkalamak, burna su çekmek ve bütün vücudu hiç kuru yer bırakmayacak şekilde yıkamak suretiyle yapılır. Burada sayılan işlemler Hanefîlere göre guslün farzlarıdır. Birinin eksik bırakılması hâlinde gusül geçersiz olur. Guslün bu farzlarından başka bir de sünnetleri vardır.

    Sünnetleri de yerine getirilerek gusül şöyle yapılır:

    Gusletmek isteyen kimse niyet ederek besmele çeker. Ellerini yıkar, vücudunda bir necaset/maddî kirlilik var ise onu temizler, avret yerlerini yıkar. Sonra sağ eli ile üç defa ağzına su vererek iyice çalkalar, daha sonra üç defa burnuna su çekerek temizler ve namaz abdesti gibi abdestini tamamlar. Sonra da vücudunun her tarafını iyice yıkar. Guslettiği yerde su birikiyorsa, son olarak ayaklarını yıkayıp guslünü tamamlar.

    Canlı Borsa - Altın Fiyatları - Döviz Kurları için Bigpara

    Yazı kaynağı : www.hurriyet.com.tr

    Gusülden Sonra Abdest Alınır Mı? Gusülden Sonra Abdest Almak Gerekir mi?

    Gusülden Sonra Abdest Alınır Mı? Gusülden Sonra Abdest Almak Gerekir mi?

    Gusül abdestini aldıktan sonra normal abdest alınır mı? Çoğu kişinin merak ettiği "Gusülden sonra abdest almak gerekir mi?" sorunun cevabı...

    İTTİHADUL ULEMA Fetva Kurulu, "Gusülden sonra ayrıca abdest almaya gerek var mı?" sorusuna yanıt verdi.

    GUSÜLDEN SONRA ABDEST ALINIR MI? GUSÜLDEN SONRA ABDEST ALMAK GEREKİR Mİ?

    Fetvada, şu ifadelere yer verildi.

    "Gusül alan kimsenin ayrıca abdest almasına gerek yoktur. Aişe validemiz, Peygamberin (aleyhissalatu vesselam) gusülden sonra abdest almadığını bildirir. İmam Tirmizî, sahabe ve tabiinden birçok ismin, gusülden sonra abdest almanın gerekli olmadığı görüşünü benimsediğini aktarır (Tirmizî, Tahâret 79, No: 107). Yine, kendisine "Ben gusülden sonra abdest alıyorum" diyen bir adama büyük fakih İbn Ömer (radiyallahu anh) "derine indin" diyerek bunun gerekli olmadığını vurguladı (Mübârekfûrî, Tuhfetü’l-Ahvezî I, 377).

    Meşhur muhaddis Ebu Bekr İbnü’l-Arabî der ki: Fakihler, gusülden sonra abdestin gerekli olmadığı ve cünüplükten temizlenme niyetinin abdest için de geçerli olduğu hususunda ihtilaf etmedi. Zira cünüplüyken yasak olan davranışlar abdestsizken yasak olanlardan fazladır. Öyleyse yasağı az olan, -hüküm bakımından- çok olana dâhil edildi ve niyeti diğeri için de geçerli oldu (Mübârekfûrî, Tuhfetü’l-Ahvezî I, 377).

    Cumhura göre gusül abdesti alırken niyet getirmek farzdır. Hanefî mezhebine göre ise guslün farzları bedenin tamamını yıkamak ve ağız ile burna su vermektir, niyet sünnettir (İbn Rüsd, Bidâyetü’l-Müctehid s.48). Buna binaen guslün, abdestin yerine geçebilmesi için farzların eksiksiz bir şekilde yerine getirilmesi gerekir. Konuyla ilgili dikkat edilmesi gereken bir diğer husus da gusül esnasında elin iç kısmının avret mahalline değmemesidir. Fakihlerin büyük çoğunluğuna göre temas nedeniyle abdest bozulacağından banyodan çıkmadan önce yeniden ya boy abdesti ya da normal abdest alınması gerekir."

    GUSÜL ABDESTİ NASIL ALINIR?

    Gusül abdesti almak bir hayli önem taşır. Cünüplük, hayız ve nifas gibi hükmi kirlilikten temizlenme halini ifade eder. Kur'an-ı Kerim'de de gusül abdesti aşmanın ne derece önemli olduğu açıkça belirtilerken, bazı hadis kaynaklarında da bu durumdan bahsedilmektedir. Gusül abdestini en doğru şekilde almak isteyen birçok kişi gusül abdesti nasıl alınır sorusuna da cevap aramaktadır. Bir diğer ismi ile ise boy abdesti nasıl alınır başlığı sıkça araştırılır. Peki, gusül abdesti nasıl alınır ve sünnetleri nelerdir? İşte adım adım gusül (boy) abdesti alınışı!

    GUSÜL ABDESTİ NASIL ALINIR?

    Gusül abdesti alınışı şöyle:

    GUSÜL ABDESTİNİN SÜNNETLERİ NELERDİR?

    Guslün sünnetleri de şunlardır: Cünüplükten dolayı yıkanmaya niyet etmek, besmele ile başlamak, elleri üç kere yıkamak, avret yerlerini ve varsa bedenindeki pisliği yıkamak, namaz abdesti gibi abdest almak, parmaklarla saçları tarar gibi yaparak suyun saç köklerine ulaşmasını sağlamak, önce sağ omuza, sonra da sol omuza su döküp bütün bedeni ovalamak, her organı üç kere yıkamak ve gusül esnasında bu sıraya riayet etmek.

    GUSÜL ABDESTİ ALMANIN ÖNEMİ

    Sözlükte "yıkamak, temizlemek" mânasında masdar ve "yıkanma" anlamında isim olan gusül (gusl) kelimesi terim olarak cünüplük, hayız ve nifas gibi hükmî kirlilikten temizlenme niyetiyle bütün vücudu su ile yıkamayı ifade eder. Türkçe'de "boy abdesti" ve bazı bölgelerde halk arasında "büyük abdest" olarak bilinir. Kur'ân-ı Kerîm'de bu temizlik bir âyette gusl (en-Nisâ 4/43), iki âyette de tahâret (el-Bakara 2/222; el-Mâide 5/6: tetahhür) kökünün türevleriyle ifade edilmiştir. Hadislerde ise gusl ve iğtisâl masdarlarının türevleri sıkça kullanılmıştır.

    İslâm dininde, "Eğer cünüpseniz iyice temizlenin" (el-Mâide 5/6); "Temizleninceye kadar onlara -hayızlı kadınlara- yaklaşmayın" (el-Bakara 2/222) meâlindeki âyetlerin kısmen kapalı ifadesi Hz. Peygamber'in sözleri ve uygulamaları ile açıklığa kavuşturulmuş (ilgili bazı hadisler için bk. Buhârî, "Ġusül", 28; Müslim, "Ḥayıż", 87, 88; İbn Mâce, "Ṭahâret", 111; Ebû Dâvûd, "Ṭahâret", 84), cünüplük halinde veya hayız ve nifas sonrasında gusletme âkıl bâliğ olan her mükellefe farz kılınmıştır. Cünüplük, hayız ve nifas hali literatürde "hükmî kirlilik" veya "büyük hades" olarak adlandırılmış ve konuyla ilgili hadislerden de hareketle bu durumda olanların gusledip temizleninceye kadar namaz kılmaları, camiye girmeleri, Kur'an'a dokunmaları veya onu okumaları, Kâbe'yi tavaf etmeleri câiz görülmemiştir.

    Gusülde bütün vücudun kuru bir yer kalmayacak şekilde tamamen yıkanması şarttır. Hanefî ve Hanbelîler'e göre ağız ve burnun içi bedenin (yüzün) dışından sayıldığı için gusülde ağza su almak (mazmaza) ve burna su çekmek (istinşâk) suretiyle buraları yıkamak da farzdır. Bu sebeple guslün ağza su almak, burna su vermek ve bütün vücudu kuru yer kalmayacak şekilde yıkamak şeklinde üç farzının bulunduğu belirtilir. Mâlikî ve Şâfiîler ile Şîa'dan Ca'ferîler'e göre ise ağız ile burun içi bedenin dışından sayılmadığı için gusülde yıkanmaları farz değil, sünnettir. Gusülde niyet Hanefîler'e göre sünnet, diğer mezheplere göre farzdır. Vücudu ovalamak Mâlikîler'e ve Şâfiî fakihlerinden Müzenî'ye göre farzdır; ayrıca gusle besmele ile başlamak da Hanbelîler'e göre farzdır.

    Yazı kaynağı : www.mardinlife.com

    "Gusülden sonra abdest alan bizden değildir." anlamında bir hadis var mıdır? Sadece gusül abdesti ile namaz kılınabilir mi? Peygamber Efendimiz (asv) gusülden sonra abdest almış mıdır?

    Değerli kardeşimiz,

    anlamında bir rivayet vardır. (bk. Taberânî, Mu'cemu'l-kebir, XI, 213; Mu'cemü's-sağîr, I, 106) Ancak bu rivayetin son derece zayıf olduğu bildirilmiştir. (Heyse-mî, Mecmau'z-zevâid, I, 113)

    Fakat konuyla ilgili sahih olan şöyle bir rivayet vardır: Hz. Âişe (r.anhâ) demiştir ki;

    Bu rivayet, Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm)'ın gusülden sonra yeniden abdest almadığını, gusül sırasında aldığı abdestle namaz kıldığını ifade etmektedir.

    Nafile ibadetlere düşkün olmasına rağmen Hz. Peygamber (a.s.m.)'in boy abdestinden sonra abdest almayı terketmeye devam etmesi son derece manidardır.

    Tirmizî (Tirmizi, Tahâret 79), bu hükmün Sahâbe ve Tâbiînden pekçok zâtın ortak görüşü olduğunu bildirir. Hadislerin çoğunda gusle başlarken Resulullah (asv)'ın abdest aldığı belirtilmiştir. Bu sebeple gusülden önce abdest almak, herkesçe bilinen sünnetlerden biridir. Fakat, rivayetlerde gusülden sonra da abdest aldığına dâir açıklık gelmemiştir. Aksine Hz. Âişe (r.anha)'den, az önce kaynaklarını verdiğimiz, "Resulullah (aleyhissalâtu vesselâm) gusülden sonra abdest almazdı." dediği rivayet edilmiştir. Öyleyse, gusül  esnasında abdesti bozacak bir hal olmadıkça bu ilk abdest geçerli olmakta, onunla namaz kılınabilmektedir.

    Bu hadis-i şeriften anlaşıldığına göre, ister cünüplükten dolayı, isterse başka bir nedenle yıkandıktan sonra namaz kıl­mak veya başka bir ibadet yapmak için yeniden abdest almaya gerek yoktur. (bk. Kütüb-i Sitte Tercüme ve Şerhi, Akçağ, 10/541; Sünen-i Ebu Davud Terceme ve Şerhi, Şamil Yayınevi: 1/ 449-50)

    Hadislerden anlaşıldığına göre, sünnet üzere gus­letmenin şeklî şudur:

    Gusledecek olan kişi önce üç defa ellerini yıkar, sonra avret mahallinde veya bedeninin herhangi bir yerinde pislik varsa onu yıkar, abdest alır, önce başına, sonra vücudunun sağ ve sol tarafına su döker. Vü­cudundaki kılları ovalar. Leğen ve benzeri bir kapta guslediyorsa, ayaklarını yıkamayı en sona bırakır. Nehir, göl deniz veya büyük bir havuzda gusledi­yorsa suya dalması yeterlidir.

    Gusül, bedenin dış kısmını baştan aşağıya yıkamak demektir. Öyle bir yıkama ki, örneğin duş altında baştan aşağıya dökülen su, bedenin her yanını ıslatır da iğne ucu basacak kadar kuru yer kalmamış olursa, gusül tamamlanmış olur. Yani, bedende iğne ucu basacak kadar da olsa kuru yer kalmadığı andan itibaren guslün tamamlandığı kabul edilir.

    Ancak, ağız ve burun içi, bedenin yıkanması gereken dış kısmına mı, yoksa yıkanmasına ihtiyaç olmayan iç kısmına mı dahildir? Burada farklı görüşler vardır.

    Hanefi’ye göre ağız ve burun içi, bedenin yıkanması gereken dış kısmına dahildir. Öyle ise gusülde bu iki yeri de yıkamak farzdır. Buralarda kuru yer kalmamalıdır. Bu yüzden gusül yaparken ağza ve buruna da su vermek gerekir. Böylece bedenin dış kısmına dahil olan ağız ve burun içi de yıkanır, gusül bu şekilde tamamlanmış olur.

    Şafii’de ise, bu iki yer bedenin dış kısmından sayılmadığından, gusülde ağız ve burun içine su çekerek ıslatmak farz değil sünnet olarak kabul edilmiştir. Kuru kalsa da gusül sahihtir.

    Gerçekten de gusül yaparken abdest organlarının tümü de yıkanmaktadır. Öyle ise bu guslün içinde abdest de vardır. Bu gusülle her türlü ibadet yapılabilir, bir şüphe ve tereddüde gerek yoktur. Zaten guslün bir adı da, boy abdestidir. Çoğu yerde gusül demeyip daha rahat bir ifadeyle "boy abdesti" tabiri kullanırlar. Gerçekten de gusül bir bakıma boy abdestidir. Abdestte bazı organlar yıkanıyor, gusülde ise bedenin tümü yıkanıyor. Öyle ise bu yıkanma ile namaz da kılınabilir.

    Gusülden sonra iki rekat namaz kılmak, sevabı çok olan sünnettendir. Böyle bir alışkanlık sahibine şükür duygusu verir, rahatlamasını sağlar.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet

    Yazı kaynağı : sorularlaislamiyet.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap