Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    gripte koku ve tat alamama nasıl geçer

    1 ziyaretçi

    gripte koku ve tat alamama nasıl geçer bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Koku ve Tat Alma Bozukluğu

    Koku ve Tat Alma Bozukluğu

    KİŞİSEL VERİLERİN ELDE EDİLMESİ VE İŞLENMESİ İLE İLGİLİ BİLGİLENDİRME FORMU

    Acıbadem Sağlık Hizmetleri ve Ticaret A.Ş. (“Acıbadem”) ve Acıbadem’in hakim ve bağlı şirketleri (hepsi birlikte “Acıbadem Grubu” olarak anılacaktır.) tarafından, 6698 sayılı Kişisel Verilerin Korunması Kanunu (“Kanun”) ve ilgili mevzuat kapsamında Veri Sorumlusu sıfatıyla, kişisel verileriniz, aşağıda açıklanan çerçevede ve 3359 sayılı Sağlık Hizmetleri Temel Kanunu, 663 sayılı Sağlık Bakanlığı ve Bağlı Kuruluşlarının Teşkilat ve Görevleri Hakkında Kanun Hükmünde Kararname, Özel Hastaneler Yönetmeliği ve Sağlık Bakanlığı düzenlemeleri ve sair mevzuata uygun olarak işlenebilecektir.

    1. Kişisel Verilerin elde Edilmesi, İşlenmesi ve İşleme Amaçları

    Kişisel verileriniz Acıbadem Grubu tarafından sağlanmakta olan kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbî teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amaçlarıyla ve Acıbadem Grubu şirketlerinin faaliyet konularına uygun düşecek şekilde; sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, çağrı merkezi, internet sitesi, sözlü, yazılı ve benzeri kanallar aracılığıyla elde edilmektedir. Sağlık verileriniz başta olmak üzere özel nitelikli kişisel verileriniz ve genel nitelikli kişisel verileriniz, Grup tarafından aşağıda yer alanlar dâhil ve bunlarla sınırlı olmaksızın bu maddede belirtilen amaçlar ile bağlantılı, sınırlı ve ölçülü şekilde işlenebilmektedir:

    Acıbadem Grubu tarafından elde edilen her türlü kişisel veriniz (Özel nitelikli kişisel veriler de dahil fakat bunlarla sınırlı olmamak kaydıyla) aşağıdaki amaçlar ile işlenebilecektir:

    İlgili mevzuat uyarınca elde edilen ve işlenen Kişisel Verileriniz, Acıbadem veya Acıbadem Grubu’na ait fiziki arşivler ve/veya bilişim sistemlerine nakledilerek, hem dijital ortamda hem de fiziki ortamda muhafaza altında tutulabilecektir.

    2. Kişisel Verilerin Aktarılması

    Kişisel verileriniz, Kanun ve sair mevzuat kapsamında ve yukarıda yer verilen amaçlarla Acıbadem ve Acıbadem Grubu tarafından Acıbadem Grubu’na dahil olan şirketler ile, Özel sigorta şirketleri, Sağlık bakanlığı ve bağlı alt birimleri, Sosyal Güvenlik Kurumu, Emniyet Genel Müdürlüğü ve sair kolluk kuvvetleri, Nüfus Genel Müdürlüğü, Türkiye Eczacılar Birliği, Mahkemeler ve her türlü yargı makamı, merkezi ve sair üçüncü kişiler, yetki vermiş olduğunuz temsilcileriniz, avukatlar, vergi ve finans danışmanları ve denetçiler de dâhil olmak üzere danışmanlık aldığımız üçüncü kişiler, düzenleyici ve denetleyici kurumlar, resmi merciler dâhil sağlık hizmetlerini yukarıda belirtilen amaçlarla geliştirmek veya yürütmek üzere işbirliği yaptığımız iş ortaklarımız ve diğer üçüncü kişiler ile paylaşılabilecektir.

    3. Kişisel Veri Elde Etmenin Yöntemi ve Hukuki Sebebi

    Kişisel verileriniz, her türlü sözlü, yazılı, görsel ya da elektronik ortamda, yukarıda yer verilen amaçlar ve Acıbadem’in faaliyet konusuna dahil her türlü işin yasal çerçevede yürütülebilmesi ve bu kapsamda Acıbadem’in akdi ve kanuni yükümlülüklerini tam ve gereği gibi ifa edebilmesi için toplanmakta ve işlenmektedir. İşbu kişiler verilerinizin toplanmasının hukuki sebebi;

    Ayrıca, Kanun’un 6. maddesi 3. fıkrasında da belirtildiği üzere sağlık ve cinsel hayata ilişkin kişisel veriler ise ancak kamu sağlığının korunması, koruyucu hekimlik, tıbbı teşhis, tedavi ve bakım hizmetlerinin yürütülmesi, sağlık hizmetleri ile finansmanının planlanması ve yönetimi amacıyla, sır saklama yükümlülüğü altında bulunan kişiler veya yetkili kurum ve kuruluşlar tarafından ilgilinin açık rızası aranmaksızın işlenebilir.

    4. Kişisel Verilerin Korunmasına Yönelik Haklarınız

    Kanun ve ilgili mevzuatlar uyarınca;

    Mezkûr haklarınızdan birini ya da birkaçını kullanmanız halinde ilgili bilgi tarafınıza, açık ve anlaşılabilir bir şekilde yazılı olarak ya da elektronik ortamda, tarafınızca sağlanan iletişim bilgileri yoluyla, bildirilir.

    5. Veri Güvenliği

    Acıbadem, kişisel verilerinizi bilgi güvenliği standartları ve prosedürleri gereğince alınması gereken tüm teknik ve idari güvenlik kontrollerine tam uygunlukla korumaktadır. Söz konusu güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak muhtemel riske uygun bir düzeyde sağlanmaktadır.

    6. Şikayet ve İletişim

    Kişisel verileriniz teknik ve idari imkânlar dâhilinde titizlikle korunmakta ve gerekli güvenlik tedbirleri, teknolojik imkânlar da göz önünde bulundurularak olası risklere uygun bir düzeyde sağlanmaktadır. Kanun kapsamındaki taleplerinizi, “https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html” web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak;

    Kanun kapsamındaki taleplerinizi, https://www.acibadem.com.tr/acibademonline/hastaverilerinkorunmasi.html web adresindeki “Kişisel Verilerin Korunması Kanunu Uyarınca Başvuru Formu” nu doldurarak ve formda belirtilen usullerle tarafımıza iletmenizi rica ederiz.

    Yazı kaynağı : www.acibadem.com.tr

    Koku Almanızı Engelleyen 3 Sonbahar Hastalığı - Prof. Dr. Aytuğ Altundağ

    Koku Almanızı Engelleyen 3 Sonbahar Hastalığı - Prof. Dr. Aytuğ Altundağ

    Mevsim geçişlerindeki değişken hava şartları, sıcak soğuk ısı geçişleri, polenlerdeki artış gibi pek çok etken, üst solunum yolu enfeksiyonlarından alerji ataklarına kadar birçok sorun için ideal ortamı yaratıyor. Dolayısıyla hastalıklar da kaçınılmaz olarak artıyor. Ancak bu durum birçoğumuzun bilmediği başka bir tehlikeyi daha gizliyor. Koku duyusunun kaybı… Kulak, Burun, Boğaz Hastalıkları Uzmanı Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, bu hastalıkların birçoğuna eşlik eden koku duyusu kaybının tedavi sonrasında geçmemesi durumunda zaman kaybetmeden hekime başvurulması gerektiğine işaret ediyor... Aksi takdirde koku duyusu kaybı kalıcı hale gelebiliyor.

    Yaşam güvenliğimizi sağlamada bir çeşit erken uyarı sistemi, sağlıklı besinleri seçmemizdeki en büyük yardımcı, kişisel hijyenimizin vazgeçilmezi ve elbette ki tat ya da daha doğru tanım ile lezzet alabilmemizin olmazsa olmazı... Hepimizin hayatında bu denli önemli olan ise bir duyumuz. İnsanoğlunun var oluşundan beri kullandığı 5 duyu organından biri olan koku duyusu... Koku alma duyusunda problem yaşayan kişiler, yaşam kalitesinde azalma, unutkanlık, hafıza kaybı, ev kazalarında artış, cinsel isteksizlik, kilo kaybı hatta depresyon gibi durumlarla karşı karşıya kalabiliyor. Dolayısıyla koku alamama, yaşam kalitesini ciddi oranda etkileyen önemli bir sorun olarak karşımıza çıkıyor.

    Herkesin başına gelebilecek bir durum olan koku alamamanın nedenlerinin başında burun tıkanıklığı geliyor. Grip, nezle gibi viral enfeksiyonlar veya sinüzit gibi burun tıkanıklığına neden olacak allerjik ya da bakteriyel enfeksiyonlar sonrasında geçici olarak koku alma duyusunda kayıp yaşanabiliyor. Ancak burada dikkat edilmesi gereken nokta, mevsim geçişlerinde yaşanan hastalıklar sonrasında oluşan koku kayıplarının kalıcı hale gelebileceği... Doç. Dr. Altundağ, özellikle içinde bulunduğumuz sonbahar ayları gibi mevsim geçişleri dönemlerinde koku duyusunda değişime neden olan hastalıkları sıraladı...

    Koku duyusunun sonradan kaybedilmesinin en önemli nedenlerinin başında üst solunum yolu enfeksiyonları geliyor. Yaşanan ani kayıpların sıklıkla virüslerden kaynaklandığını söyleyen Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, “Normal şartlarda, nezle grip gibi üst solunum yolu enfeksiyonları nedeniyle bir süre koku alınamaması normaldir. Ancak burnun açılmasına rağmen bu durumun hala devam etmesi, virüsün koku soğancığını etkilemiş olabileceğine işaret ediyor” diyor. Gribal enfeksiyonların yüzde 1’inde koku bölgesi zedeleniyor. Ve bu koku sorununa yakalananların 10’da birinde de koku kaybı kalıcı hale geliyor. Bu durumda ülkemizde her yıl pek çok insan gribal enfeksiyon sonrası koku duyusunda geçici ya da kalıcı, kısmi ya da tam kayıp yaşıyor.

    Ani koku kayıplarında erken tanının çok önemli olmasına karşın hastaların genelde birkaç ay geçtikten sonra tedavi için başvurduklarını söyleyen Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, “Gripten sonra hala koku almakta zorlanılıyorsa zaman kaybetmeden doktora giderek koku testi yaptırması gerekiyor” diyor. “Bu başvuru süreci ne kadar erken olursa tedavinin başarısı da o oranda yüksek olacaktır” diye de belirtiyor.

    Bu noktada ikinci hata ise bu durumun kendiliğinden iyileşmeye bırakılması oluyor. Bu durumda, vücut iyileştirmeye çalışsa da yanlış bir iyileşme olabiliyor. Koku alma duyusu geri geldiğinde algının değişebileceğini söyleyen Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, “Hastaya nane koklattığımızda o bunu sarımsak olarak algılayabiliyor. Bu durumdaki hastalara da koku terapileriyle rehabilitasyon gerekiyor. Yani medikal tedavinin rehabilitasyonla birlikte yürütülmesi gerekiyor” diyor. Koklama egzersizleri bu rehabilitasyon sürecinde çok önemli bir yer tutuyor.

    Mevsim geçişlerindeki kayıpların en önemli nedenlerinden biri olan alerjik nezle, zamanla kalıcı koku kayıplarına ortam yaratabiliyor. Sıklıkla alerjik hastalıkları olan kişilerde, polenlerin ya da alerjenlerin artmasına bağlı olarak yaşanan burun tıkanıklıkları koku duyusunda da azalmaya neden oluyor. Ayrıca alerjik salgılar içerisindeki bazı maddelerin koku hücreleri üzerinde hasar yaptığını anlatan Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, “Bu ataklar sıklaştıkça toksik etkiye bağlı olarak hasta koku hücrelerinin bir kısmını kaybetmeye başlıyor. Dolayısıyla uzun süren burun tıkanıklığında koku sinyalinin azalmasına bağlı olarak koku soğancığının hacmi küçülüyor ve kalıcı koku kaybı gelişme ihtimali artıyor” diyor.

    Bu nedenle mevsim geçişlerinde koku kayıpları artmışsa, öncelikle tıkayıcı nedenlerin ortadan kaldırılması gerektiğini söyleyen Doç. Dr. Aytuğ Altundağ, “Alerjik bir sorun nedeniyle koku alma duyusu azalma tespit edilen hastaya önce ilaç tedavisi veriliyor. Bu şekilde hastada rahatlama sağlanamıyorsa veya hasta sürekli ilaç kullanmak istemiyorsa burun eti lazerle küçültülerek hem daha rahat koku, hem de daha iyi nefes alması sağlanıyor” diyor.

    En önemli koku kayıplarından biri de sinüzit. Mevsim geçişlerinde özellikle klima ayarlarındaki farklılıklar, hava değişimleri gibi birçok nedene bağlı sinüzit vakalarında artış yaşanıyor. Bu hastalarda, sinüsler iltihaplandığından koku alanının üzerindeki salgı miktarı artıyor. Aynı zamanda koku alanına ulaşmasını engelleyen tıkanıklıklar nedeniyle koku alma duyusu azalıyor. Yaşanan sinüzit ataklarının sıklığı ve tedavilerinin gecikmeleriyle orantılı olarak koku bozukluğunun da dirençli hale gelme ihtimali artıyor. Bu hastalarda da önce ilaç tedavisiyle başlanıyor. Yanıt alınamazsa cerrahi yönteme başvuruluyor.

    Haberi kaynağından okumak için tıklayınız.

    Yazı kaynağı : www.aytugaltundag.com

    Gripte Koku Ve Tat Alamama Nasıl Geçer, Nasıl Tedavi Edilir?

    Gripte Koku Ve Tat Alamama Nasıl Geçer, Nasıl Tedavi Edilir?

    Grip, virüslerden kaynaklı bir solunum yolu enfeksiyonu olarak bilinmektedir. Grip olan kişilerin koku almasında ve tat almasında kayıplar meydana gelebilir. Grip ile soğuk algınlığı birbirine karıştırılsa bile grip genel olarak soğuk algınlığına göre daha ağır semptomları bulunan bir rahatsızlıktır. 

    Gripte Koku ve Tat Alamama Nasıl Geçer?

    Genel olarak koku alma ve tat alma duygusunun kaybedilmesi ciddi rahatsızlıkların habercisi niteliğinde olabilir. Günümüzde covid-19 virüsünün en yaygın belirtileri arasında koku ve tat alamama gibi durumlar görülür. Grip olan kişilerin de tat alma ve koku alma duyularını kaybetmeleri ciddi rahatsızlıkların habercisi olarak ifade edilebilir. 

    Gripte yaşanılan tat ve koku kaybının şiddetine bağlı olarak tedavi sürecinde de farklılıklar meydana gelebilir. Altta yatan hastalıkların tedavi edilmesi ile de koku ve tat alamama sorunun geçmesine olanak sağlanır.

    Koku ve Tat Alamama Nasıl Tedavi Edilir?

    Kişinin koku ve tat alamama gibi bir problem yaşaması durumunda hastanın eğer burnunda et varsa öncelikli olarak burun etinin alınması işlemi yapılabilir. Aynı zamanda koku alamama durumunun düzelmesi için burun deliklerinin havalandırılması da tercih edilen bir tedavi yöntemi olarak ifade edilebilir. Koku moleküllerinin yaklaştırılması da tercih edilen bir diğer tedavi yöntemi olarak bilinmektedir. 

    Koku ve tat alamama durumu genel olarak ciddi rahatsızlıkların belirtisi olarak karşılaşılan sorunlar arasında yer almaktadır. Koku ve tat alamayan kişiler de en fazla şüphelenilen rahatsızlık koronavirüs olarak ifade edilebilir. Koronavirüs olan kişilerde de en yaygın olarak görülen belirtiler arasında koku alma ve tat alma da kayıp yaşanması söz konusu olmaktadır. Kişinin koku almasında ve tat almasında kayıp yaşanması durumunda bir sağlık kuruluşuna başvurması gerekir.

    Yazı kaynağı : www.milliyet.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap