Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    grip olacağını hissettiğinde ne yapmalı

    1 ziyaretçi

    grip olacağını hissettiğinde ne yapmalı bilgi90'dan bulabilirsiniz

    grip olacağını anlayınca yapılanlar

    Grip veya Soğuk Algınlığını Hızlı Atlatmanın 8 Yolu

    Grip ve soğuk algınlığıyla ilgili her yıl milyonlarca vaka bildirilmektedir. Ortalama olarak yetişkinler yılda 2 ila 3 kez soğuk algınlığı kaparlar ve semptomları 10 gün boyunca sürerken çocuklar yılda 10 kez hastalığa yakalanırlar (Araştırma referansları: 2, 3). Mevsimsel gribin şiddeti yıldan yıla öngörülemez. Amerikan Sağlık bakanlığı yetkililerinin belirttiği üzere eğer öğrenciler ve okul personelleri hasta olmamak için kişisel gayret gösterirse nüfusun 5 te 1 gribe karşı korunabilir (referans araştırma: 1).

    Soğuk algınlığı ve gribin sonbahar ve kış aylarında neden bu kadar sert vurduğunu merak ettiniz mi? Niçin her köşede grip aşınızı yapmanız gerektiğini hatırlatan işaretler var? Çünkü, soğuk hava ve uzun kışlar patojenlerin bağışıklık sistemini daha fazla zayıflatma girişiminde bulunmasına neden olur.

    Neyse ki, soğuk algınlığı ve grip semptomlarını atlatmanın ve hatta hastalanmayı önlemenin doğal yolları var. Titanyumdan bir bağışıklık sistemi oluşturmak ve vücudunuzu etrafta dolaşan patojenlere karşı korumak için aşağıdaki listede verilen 8 yolu izleyebilirsiniz.

    Soğuk algınlığı ve grip sezonu nedir?

    Soğuk algınlığı ve grip arasındaki farkı anlamak, çocuklarınızın okuldan ne kadar uzak kalacağını ve sizin de işinizden ne kadar uzak kalacağınızı bilmek zihninizi rahatlatmaya yardımcı olabilir. Bu bilgiler takip edilerek her birinin belirtilerini ve nedenlerini anlayabilirsiniz.

    Rinovirüslerle ilişkili olan soğuk algınlığı dünyadaki en yaygın hastalıklar arasındadır. Tedavilerin çoğunluğu, kişisel olarak ev ilaçlarıyla veya eczaneye gidip satın alınan ilaçlarla yapılırken, hastaların sadece% 28’lik bir oranı tavsiye için doktora gidiyor. (referans araştırma:11)

    Soğuk algınlığı ve grip arasındaki farklar nelerdir?

    Bu iki hastalığın belirtileri farklı olmasına rağmen belirtilerinden emin değilseniz karıştırabilirsiniz. Tipik olarak soğuk algınlığı, öksürük, boğaz ağrısı ve burun tıkanıklığı gibi semptomlara neden olur. Bilinen 200 virüsün, soğuk algınlığına neden olduğu bilinmektedir.

    Soğuk algınlıkları burun ve boğaza bulaşır. Çocuklar oyun oynarken burunlarına ve gözlerine dokunduklarında ve ağızlarına bir şey soktuklarında mikropların onlara geçmesini kolaylaştırırlar. Ellerin yıkanmaması gibi yetersiz hijyen uygulamaları havaya doğru hapşırmak ya da öksürmek ve akılsızca her yere ya da her şeye dokunmak virüslerin yayılması için kolay yollardır. (referans araştırma: 13)

    Grip Belirtileri

    Aniden Başlar

    Ara Sıra Görülür

    Erken Evrede

    Çoğunlukla Şiddetli

    Siddetli Hissedilir

    Yanma, çoğunlukla

    6-7 Gün

    Yüksek (39-40 Derece)

    Genel Belirtileri

    Semptomların Hissedilmesi

    Hapşırma

    Boğaz Ağrısı, Öksürük

    Kas Ağrısı

    Halsizlik, Yorgunluk

    Göğüste Belirtiler

    Ne kadar Sürer

    Ateş Durumu

    Soğuk Algınlığı

    Kademeli olarak artar

    Yaygın

    Hafif başlayıp, 2-3 güne artar

    Hafif

    Genellikle hafif

    Az görülür, hafif

    3-4 Gün

    Hiç veya Haif (37.5 Derece)

    Gribin Belirtileri:

    Soğuk algınlığının aksine grip enfeksiyonları burun, boğaz ve akciğerleri etkiler ve bu da daha ağır bir hastalık haline gelir. Çoğunlukla, hapşırma, öksürme ve hatta konuşma yoluyla diğer kişilere bulaşır. (Referans Araştırma: 32)

    Yukarıdaki belirtiler grip olan her bireyde mevcut değildir, ancak hastalığınızın sadece soğuk algınlığı olup olmadığını veya daha ciddi bir grip hastalığından kaynaklanıp kaynaklanmadığını bilmemiz için iyi bir kılavuz diyebiliriz. (referans araştırma: 1, 11)

    Ateş (38 dereceden yüksek), Bazen ateşle beraber kızarıklıklar

    Başağrısı

    İshal

    Kas ve eklem ağrıları dahil vücut ağrıları

    Kusma

    Halsizlik ve Yorgunluk

    Boğaz Ağrısı

    Burun tıkanıklığı, akıntısı dahil üst solunum yolu sorunları

    Titreme

    Baş dönmesi

    Öksürük, artan şiddette

    1. Hafif Yiyin, Probiyotikli yiyecekler tüketin

    Soğuk algınlığını bol yiyerek mi yoksa aç kalarak mı yenmeliyiz? Vücudunuzun tüm enerjisini kendini iyileştirmeye odaklanması gerektiğinde klasik yemek düzeninizi bozmanız gereklidir. Yemek yediğiniz her seferinde yemekleri sindirebilmek için bağışıklık sisteminizin kaynağını kullanırsınız. Bu durumda hastalığınızla savaşmak yerine yediğiniz yemeklerdeki bakteri, virüse ve diğer zararlı etkenlerden sizi korumaya çalışır.

    Gastrointestinal yolunuza daha fazla bakteri girmesi bağırsak mikro florası ve bağışıklık sisteminiz için tehdit oluşturur. Bağırsaktaki mikroplar bağışıklık sistemi ile etkileşime girer, bu iletişim bağışıklık sisteminin, birden fazla bağışıklık (koruyucu) tepkisi vermesini sağlar ki bu iltihaplanmaya yol açar, bu da daha uzun iyileşme süresi yaşamanızı sağlar. (referans araştırma :14)

    Hastalıkla savaşırken acıkırsanız, bağışıklık savunmalarını artırabilecek yiyecekleri yiyin. Yer elması, enginar, pırasa, narenciye gibi prebiyotik ve probiyotik maddeler bakımından zengin gıdalar sebzeler, kefir tüketmeniz bağırsak bakımı yapan bakterileri besler ve daha güçlü bir bağışıklık sisteminiz olmasını sağlar.

    Az yemenin (Oruç – Fasting) Faydaları (Günde 14-16 saat katı gıda tüketmeden, bu süreçte su ve bitki çayları tüketip, günün geri kalanında yemek yemek)

    2. Bol Sıvı Tüketin;

    Bağışıklık sisteminiz, gerekli detoksifikasyon yollarını harekete geçirebilmek için enzimleri ve diğer biyolojik ajanları uyarması gerekir. Bunun için bol sıvıya sahip bir vücuda ihtiyaç duyar, bu sayede patojenleri temizler ve zarar görmüş dokuları onarır. (referans araştırma: 3 ,4). Limonlarda, elma sirkesinde, bitki çaylarında ve hatta antioksidan zengin et sularında bulunan polifenlller, bağışıklık sistemini onarır ve sindirim sistemindeki mikropları yok eder.

    Boğaz ağrısı ve öksürük belirtilerini hafifletmeye yardımcı olmak için, bu polifenol bakımından zengin sıvıları tüketin:

    3 – Şifalı otlar kullanın;

    Modern tıbbın sürekli ilerlemesi sonrasında bile şifalı bitkilerin kullanımı, insan vücudundaki güçlü antioksidan ve antienflamatuar etkileri nedeniyle devam etmiştir. (referans araştırma : 10)

    Şifalı otlar, zararlı mikroplar da dahil olmak üzere vücuda zararlı maddeleri ortadan kaldırmak için güçlü bir silahtır. Avrupa ülkeleri, aşağıdaki bitkileri ve otları, soğuk algınlığı ve grip tedavisinde sıklıkla ve etkili bir şekilde kullanmaktadır: (referans araştırma :11)

    Sarımsak ve soğan, soğuk algınlığı ve gribin belirtileri ile mücadele için yiyebileceğiniz en iyi besinlerdendir. Bu çiçekli bitkilerin her ikisi de, virüsler, bakteriler ve mantarların tedavileri için uzun süredir kullanılmaktadır. Sarımsak ve soğan, kükürt içeren ve enflamasyondan vücudu iyileştirmek için sayısız yollar sağlayan allisin adı verilen bir bileşik içerir. (referans araştırma : 9)

    4 – Yoğun Esanslı Yağlar:

    Aroma terapi yağlarının bağışıklık sistemi üzerindeki faydalarını ve soğuk algınlığı ve gribin semptomlarını tedavi etmek için topikal kullanımlarını destekleyen çok sayıda klinik veri ve bilimsel araştırma var. Uçucu yağlar bakteri, virüs, mantarla savaşan ve enfeksiyonu azaltacak antiseptik bileşikler içerir ki kendinizi daha iyi hissetmenize ve iyileşmenize yardımcı olur.

    Çalışmalar, uçucu yağların endişeyi azaltması, rahatlamaya teşvik etmesi, kortizol seviyelerini düşürmesi sonucu enflamasyon ve hastalığın nedenlerini azalttığını destekliyor. (referans araştırma : 23, 24) Kimyasal mesajlar emilim yoluyla beyne iletilir ve ruh halini güçlendirir ve duyguları sakinleştirir. (referans araştırma : 25)

    Aşağıdaki yağlar, insan sağlığı üzerinde tıbbi yararlara sahiptir ve sinüs basıncını hafifletmek için oda nemlendiricilerle (difuzer) doğrudan solunabilir, cilde masaj uygulanabilir veya banyolarda uygulanabilir:

    Ökaliptüs yağı: Bağışıklık tepkisini düzenlemek için yararlı bir madde olan okaliptus yağı, hücre yollarını destekleyerek, patojenlere saldırmasında etkili olur.

    Doğal rahatlama için birkaç damla okaliptüs yağı içeren buharlı bir banyo almanız, daha iyi nefes almanızı ve daha rahat uyumanızı sağlar.

    Buhur yağı: Buhur, bağışıklık sistemini uyararak güçlü bir anti-inflamatuar bileşim olarak işlev gören iyileştirme potansiyeline sahip Boswellik asitleri içerir. (referans araştırma : 26) Bu yağ, ağrılı eklemlerden ve ağrılı kaslardan gelen iltihaplanmayı azaltmada, ayrıca boğaz ağrısı ve göğüs ağrısı semptomlarını hafifletmede yararlıdır.

    Kekik yağı: Kekik otu tohumundan elde edilen bitki özütü, antibakteriyel özellikleri için alternatif ev tedavisi olarak kullanılmıştır. Kekik yağının, klinik araştırmalarda E.coli ve pnömoniye neden olan bakterilerin büyümesini engellediğini göstermiştir. (referans araştırma : 27)

    Turunçgil yağları: Turunçgil esans yağları, yorgunlukla mücadele etmenize ve kışın etkilerini hafifletmenize yardımcı olur. Limon, misket limonu ve portakallarla sınırlı değildir, narenciye esans yağları arasında greyfurt, bergamot ve portakal çiçeği esansı bulunur. Bu yağlar, doku hasarına neden olan ve sitokin aktivitesini düzenleyen anormal hücre döngüsü yollarını bastırmak için ve solumak için en iyi terapatik yoldur. (referans araştırma : 29)

    Turunçgil yağı bileşikleri, artrit ve romatizma semptomlarını önlemek için Ayurvedik uygulamalarda kullanılmıştır ve soğuk algınlığı veya gribin üstesinden gelmeye yardımcı olmak için eşit derecede faydalı olabilir. (referans araştırma : 30)

    Karanfil yağı: Karanfil yağı, ağız boşluğunda birikip iltihaplanma ve serbest radikal hasarı yapan bakterileri yok etmek için muazzamdır. Karanfil yağı ayrıca çok dirençli bakterilere karşı etkili olduğu ve güçlü serbest aktivite sergilediği görülmüştür. referans araştırma : 31)

    Boğaz ağrısı ya da öksürük enfeksiyonuyla savaşırken, bir damla karanfil yağını dişlerinizi fırçalarken diş macununuza koymanız, bu bitki yağının güçlü etkilerinden faydalanmanızı saplayacaktır.

    Uyarı: Yukarıdakiler çok güçlü yağlar olup, bir kaç damladan fazla kullanılması ve 7-10 günden fazla kullanılması faydadan çok zarar verebileceği için doktora danışmadan kullanılmamasını tavsiye ederiz.

    5 – Güneşe maruz kalın:

    İnsan vücudunun toplam sağlık ve iyileştirme kabiliyetlerini düzenlemek için D vitaminine ihtiyacı vardır, D vitamini ihtiyacı son yıllara kadar küçümsenmiştir. D vitamini eksikliği herhangi bir anormal bağışıklık sistemi komplikasyonuyla bağlantılı olabilir. D vitamini, detoksifikasyon ve vücut dokusunu onarmaktan sorumlu bir protein türü olan GcMAF üretilmesi gibi bağışıklık sistemi uyarıcı tepkileri için gereklidir. (referans araştırma : 15)

    Yeterli güneş ışığına maruz kalmazsanız, vücut kollektififerol adı verilen D3 vitamini aktif formunu üretemez. İdeal olarak, UVB ışınlarından 10,000 ila 20,000 IU vitamin D3 üretilmelidir. Cilt rengine dayalı aşağıdaki talimatlar ile haftada en az 3 kez güneşlenmeniz önerilir:

    Önerilen güneş ışığına maruz kalamadığınız zaman, gerekli kan testini yapıp D vitamini seviyenizi ölçtürebilir, eksik olduğunu tespit ettiğiniz taktirde 1.000 IU D3 Vitamin hapını takviye alarak seviyeyi yükseltebilirsiniz. D3 vitamini eksik olduğunuz orana göre doktorunuz takviye edici miktarı belirticektir. Amerikan sağlık bakanlığına göre her 25 kilo vücut ağırlığı için günlük 1.000 IU vitamin D3’ü ile desteklenmelidir. Maksimum absorpsiyon için zeytinyağı gibi sağlıklı bir yağla beslenin.

    6 – Toprakta (çin vb.) Yürüme

    Hasta iken muhtemelen aynı zamanda keyifsiz hissettiğiniz için ruh halinizi yükseltmeniz çok faydalı olur. Doğada çıplak ayak yürümek, depresyon semptomlarını hafifletmek, enerjinizi artırmak, stres azaltmak, iyileşmeyi optimize etmek için kullanabilir. Bunu güneş ışınına maruz kalırken yapabilirsiniz. (referans araştırma : 16)

    Topraklama, zihninizi bedeninize bağlarken, stresi azaltmak için Dünya’nın doğal elektrik enerjisini vücudunuza aktarır. Dünyanın doğal elektrik enerjisini vücudunuzdan geçirerek stresinizi azaltın. Dünyadaki elektromanyetik frekanslar (EMF), çevremizde toprak, kum, çimen üzerinde yalınayak yürüyerek yerden doğal olarak emilebilir. Bu doğal ritimlerle senkronize edilmenin, vücuttaki bağışıklık sisteminden gelen müdahaleleri daha iyi iyileştirmemize yardımcı olan kortizol düzeylerini düşürdüğü kanıtlanmıştır. (referans araştırma : 17)

    Bir ağacın altında bir kitap okuyarak, bahçede yalınayak hafif bir yürüyüşe çıkarak ve çıplak ayakla yoga gibi ya da yoga haricinde meditatif egzersizleri yaparak topraklamayı uygulayabilirsiniz. Ayrıca turp, tatlı patates, pancar ve meyve gibi yerden yetiştirilen bütün gıdaları tüketebilirsiniz.

    7 – Kayropraktik bakım

    “Kayropraktik hayata yıllar ve yıllara hayat katıyor” klişe deyişi sadece eski bir söz değil aynı zamanda gerçeğe dayanmaktadır. Ömür’e ömür katabileceği iddiasının arkasındaki geçerliliğinin tartışılmasına rağmen, araştırmalar, Kayropraktik tedavisinin bağışıklık direncini arttırdığı ve yaşam kalitesini arttırdığı belirtilmektedir. Kayropraktik tedavisi, hastalık sıklığını önlemeye yardımcı olmanın yanında hastalığa yakalanmamanıza yardımcı olur.

    Omurga manipülasyonunun, polimorfonükleer nötrofilleri arttırdığı görülmüştür. (referans araştırma : 18) Dolaşımdaki bu kan hücreleri bulaşıcı istilacılara karşı ilk savunma hatlarından biridir. Bu lökositler, vücudu yıkıcı ajanlara karşı koruyan bağışıklık hücresi tepkilerinin işlevini geliştirir.

    Omurganız boyunca inhibisyon olduğunda, sinir sistemi bağışıklık sistemi iledoğru şekilde iletişim kuramaz. Kayropratik bakım, bu etkileşimleri ortadan kaldırmaya veya subluksasyonu ayarlamaya yardımcı olur, böylece vücut kendini tamir edebilir.

    8 – C Vitamini takviyesi

    C vitamini, insan sağlığını geliştirmek ve bağışıklık fonksiyonunu çeşitli şekillerde optimize etmek için gerekli ve besleyici bir anahtardır. C vitamininin patojenleri yok etmek isteyen biyolojik ajanlar tarafından gerekli NADPH yolallarını arttırdığı keşfedilmiştir. (referans araştırma : 20) Hem DNA hem de RNA sentezine yol açan reaksiyonları destekler, oksidatif stresle daha iyi başa çıkmak için beyaz kan hücrelerinin sayısını dengeler ve eski C vitamini geri kazanılması sonucu glutatyon tükenmesini önler. (referans araştırma : 21)

    Porsiyon başına C vitamini en yüksek ıspanak, pırasa, frenksoğanı, lahana ve tatlı biberdedir. referans araştırma : 7). C vitamini açısından zengin diğer gıdalar ise limon, misket limonu ve az miktarda şeker içeren yeşil sebzelerdir. Enfeksyonla mücadelede hafif ve sağlıklı bir yemek için kemik suyu ve çorbalarınıza bu sebzeleri ekleyin, vücut sıvınızı yüksek tutmak için sık sık suya limon ve limon suyu ekleyin.

    Şeker eklenmiş, suni renklendiriciler kullanılmış C vitamini takviyeleri bağışıklık sistemini engelleyebileceği için onları kullanmamaya çalışın.

    Çinko takviyesi (önemli)

    Dr. Jockers’a göre hastayken, uyanık olduğunuz sürece, kendinizi daha iyi hissedene kadar her 3 saatte bir 20 mg çinko takviyesi alabilirsiniz. Bu esansiyel mineral, bağışıklık sistemini desteklemek için hayati önem taşır ancak yaşam biçimimizdeki etkilerden dolayı büyük ölçüde tükenmektedir. Şekerler ve karbonhidratlar açısından sağlıksız bir diyet çinko emilimini önler, zira tahıllarda ve baklagillerde bulunan fitik asitleri etkiler. NSAIDS (non-steroid anti-inflamatuvar ilaçlar) ilaçların aşırı kullanımı vücuttaki çinko eksikliğini arttırır.

    Çinko, hücreleri viral enfeksiyon ve hasardan koruyan Sod (süperoksit dismutaz) gibi güçlü antioksidanlarla bağışıklık sisteminin performansını artırır. Çinko, viral kopyalama da dahil olmak üzere patojenik faaliyete karşı savunma için bağışıklık tepkisini arttırır ve oksidatif hasarı engeller. Özellikle yıkıcı aktiviteye karşı bağışıklık sistemini düzenleyerek vücuttaki iltihaplanmayı azaltmada yararlıdır. (referans araştırma : 12)

    Yukarıda listelenen sekiz yolla birlikte, diyetinize çinkonun eklenmesinin faydalarını göz önünde bulundurun ve yıl içerisinde daha az hasta olacağınızı göreceksiniz. Özellikle başkalarıyla kapalı alanlarda daha çok vakit geçirdiğiniz daha soğuk aylarda, Çinko koruması için bu gıdaları yemeklerinize ekleyin:

    Daha hızlı sonuçlar almak için çok kaliteli çinko takviyesi kullanın. Çinko desteğinin ideal biçimi, çinko, amino asit glisininin bir veya iki molekülüne bağlı olan çinko glisinattır. Glisin karaciğer detoksifikasyonuna yardımcı olur ve bağışıklık sistemini destekler.

    Bu Yazının Kaynaklarına aşağıdan ulaşabilirsiniz:

    1- CDC: Okul Yöneticilerinin K-12 Okullarındaki Mevsimlik Gribin Yayılmasını Azaltmaya Yardımcı Olma Rehberi. Buraya klikleyerek ulaşabilirsiniz
    2- CDC: Ortak Soğuklar: Kendinizi Koruyun ve Başkaları Buraya Bağlayın. Buraya klikleyerek ulaşabilirsiniz
    3- Lozanovski VJ, Houben P, Hinz U, Hackert T, Herr I, Schemmer P. Pilot çalışma, ileri pankreas kanserinde brokoli filizi değerlendirdi (POUDER çalışması) – randomize kontrollü bir çalışma için çalışma protokolü. Denemeler. 2014; 15: 204. PMCID: 4059031
    4- Zhang Y, Talalay P, Cho CG, Posner GH. Brokoli’den antikanserojenik koruyucu enzimlerin önemli bir indükleyicisi: yapının izolasyonu ve aydınlatılması. Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Bilimler Akademisi’nin bildirileri. 1992; 89 (6): 2399-2403. PMCID: 48665
    5- Prasad S, Tyagi AK. Zencefil ve Bileşenleri: Gastrointestinal Kanserin Önlenmesi ve Tedavisinde Rolü. Gastroenteroloji Araştırma ve Uygulama. 2015; 2015: 142979. PMCID: 4369959
    6- Zhou Y, Li Y, Zhou T, Zheng J, Li S, Li H-B. Karaciğer Kanserinin Önlenmesi ve Tedavisinde Diyetle İlgili Doğal Ürünler. Besinler. 2016; 8 (3): 156. PMCID: 4808884
    7- Kendi Besin Verileri: Vitamin C En Yüksek Gıdalar Buraya klikleyerek ulaşabilirsiniz
    8- Nicastro HL, Ross SA, Milner JA. Sarımsak ve soğan: Onların kanser önleme özellikleri. Kanser önleme araştırması (Philadelphia, PA). 2015; 8 (3): 181-189. Doi: 10.1158 / 1940-6207.CAPR-14-0172. PMCID: 4366009
    9- Bayan L, Koulivand PH, Gorji A. Sarımsak: Potansiyel terapötik etkilerin gözden geçirilmesi. Alzheimer Dergisi, Phytotedicine. 2014; 4 (1): 1-14. PMCID: 4103721
    10- Panickar KS. Otlar, baharatlar ve tıbbi bitkilerin metabolik semptom, beyin ve bilişsel işlev üzerindeki olumlu etkileri. Cent Nerv Syst Agents Med Chem. 2013 Mar; 13 (1): 13-29. PMID: 23092406
    11- Raal A, Volmer D, Sāukand R, Hratkevitš S, Kalle R. İlaçlı Soğuk ve Grip Hastalığına Tamamlayıcı Tedavi – Estonya’daki Eczane Müşterilerinin İki Numunesinden Elde Edilen Sonuçlar. Thomas PG, ed.PLoS ONE. 2013; 8 (3): e58642. PMCID: 3590151
    12- Prasad AS, Beck FW, Snell DC, Küçük O. Çinko kanseri önleme konusunda. Nutr Kanseri. 2009; 61 (6): 879-87. PMID: 20155630
    13- Çocuklarda Soğuk algınlığı. Çocuk Sağlığı ve Çocuk Sağlığı. 2005; 10 (8): 493-495. PMCID: 2722603
    14- Purchiaroni F, et al. Bağırsak mikrobiyotunun ve bağışıklık sisteminin rolü. Eur Rev Med Pharmacol Sci. 2013; 17: 323-333 Buraya Link Edin
    15- Siniscalco ve diğerleri. In vitro GCMAF onidokannabinoid sistem transkripsiyonelomiklerini, reseptör oluşumunu ve otizmden türetilmiş makrofajların hücre aktivitesini etkiler. J Neuroinflammation. 2014 Nis; 11:78. PMCID: PMC3996516
    16- Sokal K, Sokal P. İnsan vücudunu topraklama, fizyolojik süreçleri etkiler. J Alternatif Tamamlayıcı Med. 2011 Nis; 17 (4): 301-8. PMID: 21469913
    17- Ghaly M, Teplitz D. Kortizol düzeyleri ve uyku, ağrı ve stresin öznel olarak rapor edilmesi ile ölçülen uyku esnasında insan vücudunun toprağa verilmesinin biyolojik etkileri. J Alternatif Tamamlayıcı Med. 2004 Ekim; 10 (5): 767-76. PMID: 15650465
    18- Brennan PC ve diğerleri. Spinal manipülasyonla indüklenen gelişmiş fagositik hücre solunum patlaması: maddenin potansiyel rolü P.J Manipulative Physiol Ther. 1991 Eylül; 14 (7): 399-408. PMID: 1719112
    19- Kanga I ve Steiman I. Göğüs kanserli bir hastanın kropraktik tedavisi beyine ve omurgaya metastaz yapar: Olgu sunumu. J Can Chiropr Assoc. 2015 Eylül; 59 (3): 269-78. PMCID: 4486990
    20- Varma SD, Bauer SA, Richards RD. Sıçan lensinde Hexose monofosfat şant: C vitamini uyarısı Invest Ophthalmol Vis Sci. 1987 Jul; 28 (7): 1164-9. PMID: 3110091
    21- Winkler BS, Orselli SM, Rex TS. Glutatiyon ve askorbik asit arasındaki redoks çift: kimyasal ve fizyolojik bir bakış açısı. Ücretsiz Radic Biol Med. 1994 Ekim; 17 (4): 333-49. PMID: 8001837
    22- Serafino A, Vallebona PS, Andreola F ve diğerleri. Ökalyptüz zararlı yağın doğal hücre aracılı immün yanıt üzerine uyarıcı etkisi. BMC İmmünolojisi. 2008; 9:17. PMCID: 2374764
    23- Kuriyama H, Watanabe S, Nakaya T, ve ark. Aromaterapi Masajının İmmünolojik ve Psikolojik Yararları. Verilere Dayalı Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp. 2005; 2 (2): 179-184. PMCID: 1142199
    24- Li Q ve diğerleri. Phytoncides (odun esansiyel yağları) insan doğal öldürücü hücre aktivitesini tetikler. İmmuno İmmünotoks. 2006; 28 (2): 319-33. PMID: 16873099
    25- PubMed Sağlığı: Aromaterapi ve Uçucu Yağlar (PDQ) Buraya Bağlantı
    26- Chevrier MR, Ryan AE, Lee DY-W, Zhongze M, Wu-Yan Z, Via CS.Boswellia carteriiExtract, TH1 Sitokinleri inhibe eder ve TH2 Sitokinler’i in vitro yükseltir. Klinik ve Teşhis Laboratuarı İmmünolojisi. 2005; 12 (5): 575-580. PMCID: 1112084
    27- Sienkiewicz M, Wasiela M ve Glowacka A. Escherichia coli ve Pseudomonas aeruginosa klinik suşlarına karşı kekik esansiyel yağının (Origanum heracleoticum L.) antibakteriyel aktivitesi. Med Dosw Mikrobiol. 2012; 64 (4): 297-307. PMID: 23484421
    28- Bukovská A, Čikoš Š, Juhás Š, Ilková G, Rehák P, Koppel J. Kekik ve Keklik Suyu Yağlarının Bir Kombinasyonunun TNBS ile Oluşturulan Kolit Üzerindeki Fare Etkileri Enflamasyonun düzenleyicileri. 2007; 2007: 23296. PMCID: 2233768
    29- Suhail MM, Wu W, Cao A ve diğerleri. Boswellia sakritik yağ, tümör hücresine spesifik apoptozu indükler ve kültürlenmiş insan göğüs kanseri hücrelerinde tümör saldırganlığını bastırır. BMC Tamamlayıcı ve Alternatif Tıp. 2011; 11: 129. PMCID: 3258268
    30- Chevrier MR, Ryan AE, Lee DY-W, Zhongze M, Wu-Yan Z, Via CS. Boswellia carterii Extract, TH1 Sitokinleri inhibe eder ve TH2 sitokinlerini in vitro yükseltir. Klinik ve Teşhis Laboratuarı İmmünolojisi. 2005; 12 (5): 575-580. Doi: 10.1128 / CDLI.12.5.575-580.2005. PMCID: 1112084
    31- Dagli N, Dagli R, Mahmoud RS, Baroudi K. Uçucu yağlar, terapötik özellikleri ve dişhekimliğindeki etkileri: Uluslararası Derneği, Preventive & Community Dentistry Uluslararası derlemesi. 2015; 5 (5): 335-340. PMCID: 4606594
    32- CDC: İnfluenza (Grip) Bağlantısı Hakkında Temel Faktörler
    33- Grip ve Soğuk algınlığını yenmenin yolları – Dr. Jockers

    Yazı kaynağı : habit.com.tr

    Grip belirtileri nedir? Gribe ne iyi gelir? Grip nasıl geçer?

    Grip belirtileri nedir? Gribe ne iyi gelir? Grip nasıl geçer?

    Çoğunlukla 1-2 hafta içinde doğru tedavi planlaması ile atlatılan bir sağlık sorunu olan grip; çocuklar, yaşlılar ve bağışıklık sistemi düşük olan bireylerde dikkat edilmezse hayati tehlikelere yol açabiliyor. Gripten korunmak için bazı kişisel önlemler ve uzman yardımı alınması önem taşıyor

    Grip nedir?

    Öksürük, halsizlik, yüksek ateş şikayetleriyle özellikle soğuk havalarda ve mevsim geçişlerinde görülen grip, influenza A ve B virüslerinin yol açtığı bir enfeksiyondur. Salgın halinde pek çok insanı etkileyebilen gripten korunmak için mevsimine uygun giyinmek, dengeli ve sağlıklı beslenmek, hasta kişilerle temasta bulunmaktan kaçınmak önemlidir. Grip halk arasında soğuk algınlığı (nezle) ile de karıştırılabilmektedir. Grip de nezle gibi bulaşıcı bir virüs enfeksiyonu olmakla birlikte soğuk algınlığına göre çok daha ağır seyreden bir hastalıktır. 0-4 °C arasında haftalarca canlılığını sürdürebildiği için kış aylarında daha sık enfeksiyon oluşturan grip virüsünün buluşması son derece kolaydır. Virüs en çok öksürme, hapşırma, konuşma temas yoluyla geçer.  

    Grip virüsü hasta kişilerin temas ettiği tüm nesneler bulaş açısından önem taşımaktadır. Özellikle çocuklar, yaşlılar, kronik hastalığı olanlar, sağlık çalışanları ve öğretmenler gibi risk grubu içerisinde bulunanlar gribi daha ağır geçirmektedir. Erken dönemde önlem alınmadığında birçok sağlık sorununa yol açabilen gripten korunmak için ellerin gün içinde sabun ve suyla yıkanması çok önemlidir. Grip enfeksiyonuna yakalanan kişilerin bilinçsizce grip ilaçlarına başlamak yerine doktora başvurarak tedavi olması gerekmektedir. Memorial Hastanesi İç Hastalıkları Bölümü Uzmanları, grip ve tedavi yöntemleri hakkında bilgi verdi.

    Gripte risk faktörleri nelerdir?

    Grip veya komplikasyonlarını geliştirme riskinizi artırabilecek risk faktörleri şunları içerir:

    Yaş: Mevsimsel grip; 6 aydan 5 yaşına kadar çocukları ve 65 yaş ve üstü yetişkinleri hedefleme eğilimindedir.

    Yaşam veya çalışma koşulları: Huzurevi, bakımevi vb. ortamlarda yaşayanlar toplu ortamlarda yaşayan veya çalışan kişilerin gribe yakalanma olasılığı daha yüksektir. Hastanede kalan kişiler de daha yüksek risk altındadır.

    Zayıflamış bağışıklık sistemi: Kanser tedavileri, uzun süreli steroid kullanımı, organ nakli, kan kanseri veya HIV / AIDS bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir. Bunlar gribe yakalanmayı kolaylaştırabilir ve ayrıca komplikasyon geliştirme riskini de artırabilir.

    Kronik hastalık: Astım, diyabet, kalp hastalığı, sinir sistemi hastalıkları, metabolik bozukluklar, böbrek, karaciğer veya kan hastalıkları, akciğer hastalıkları gibi kronik durumlar, grip komplikasyonları riskini artırabilir.

    Gebelik: Hamile kadınların özellikle ikinci ve üçüncü trimesterde influenza komplikasyonları geliştirme olasılığı daha yüksektir. Kadınların bebeklerini doğurduktan iki hafta sonrasına kadar da griple ilişkili komplikasyonlar geliştirme olasılığı daha yüksektir.

    Morbid Obezite: Vücut kitle indeksi (BMI) 40 veya daha fazla olan kişilerde grip komplikasyonları riski artabilir.

    Grip belirtileri nelerdir?

    İki-iç günlük kuluçka döneminden sonra ortaya çıkan grip hastalığının belirtileri, soğuk algınlığı ve diğer solunum yolu enfeksiyonlarıyla karıştırılabilmektedir. Soğuk algınlığı (nezle), yavaş yavaş gelişen halsizlik, boğaz ağrısı, kesik kesik öksürme gibi belirtiler gösterir. Ayakta ve hafif olarak atlatılır. Grip belirtileri ise soğuk algınlığının aksine aniden başlar. Hasta okula giderken, işe giderken iyidir. Grip; 3-6 saat içinde aniden üşüme, aşırı halsizlik, ateş yükselmesi,  burun akıntısı veya tıkanıklık özellikle göğüste rahatsızlık (baskı) ile birlikte kuru öksürük şeklinde kendini gösterir.

    Grip olan bir kişide şu belirtiler görülebilir.

    Grip olan herkeste bu semptomların tümü görülmeyebilir. Örneğin ateş yükselmesi şikayeti olmayan bir kişinin de grip olması mümkündür.

    Grip ve Covid-19 arasındaki fark nedir? 

    Covid-19 ve grip semptomları benzer görünse de, iki hastalığa farklı virüsler neden olur. Koronavirüs ve grip hastalığının benzer özellikleri şunlardır:
    •    Her iki hastalık da ateş, öksürük, vücut ağrıları, bazen kusma ve ishale (özellikle çocuklarda) neden olabilir.
    •    Her ikisi de zatürre ile sonuçlanabilir.
    •    Her iki hastalık da asemptomatik, hafif, şiddetli ve hatta ölümcül olabilir. 
    •    Her ikisinin de aşısı vardır.  

    COVID-19 ve grip semptomları arasında pek çok benzerlik olsa da, şu ana kadar tanımlanmış bazı spesifik farklılıklar vardır:

    Belirti başlangıcı: Grip aniden ortaya çıkar. Genellikle grip semptomları enfeksiyondan 1-4 gün sonra ortaya çıkar. Cocid-19 semptomları ise daha kademeli olabilir. Ayrıca Covid-19 ile enfekte olan bazı kişiler hiç belirti göstermeyebilir.

    Öksürük tipi ve şiddeti: Grip genellikle hafif ve kuru bir öksürüğe neden olurken, Covid-19 öksürük semptomları daha şiddetlidir. Covid-19'a yakalananlarda öksürükler genellikle kuru, kalıcıdır ve nefes darlığına neden olabilir.

    Covid’in spesifik semptomları: Grip hastalığında yaygın olarak görülmeyip Covid-19’da daha yaygın olarak görülen bazı semptomlar şunlardır:
    •    Nefes almakta zorluk (Nefes darlığı)
    •    Ani tat ve koku kaybı
    •    Boğaz ağrısı 

    Covid-19 ve grip nasıl yayılır? 

    Hem koronavirüs hem de grip enfekte bir kişinin öksürdüğü, hapşırdığı, konuştuğu zaman burnundan ve ağzından çıkan damlacıklar solunduğunda veya virüs bulaşmış bir yüzeye temas edilip ardından ağza, burna ve/veya gözlere dokunulduğunda yayılır. İki hastalık da enfekte olan ancak semptom göstermeyen kişiler tarafından da yayılabilir.

    Grip ve Covid-19 belirtileribenzerlik gösterebildiği için ayırıcı tanıda altın standart PCR testidir. Kişide hastalık semptomları görülüyorsa vakit kaybetmeden doktora başvurulmalı, Covid- 19 ya da grip yakalanıp yakalanmadığı belirlenmeli ve vakit kaybetmeden tedaviye başlanmalıdır.

    Gribin nedenleri nelerdir?

    Grip; temel olarak burun, boğaz, bronşları ve daha ender olarak akciğerleri etkileyen influenza virüsüne bağlı solunum yolu enfeksiyonudur. Öksürük, hapşırma, yakın temas, öpüşme, tokalaşma ile çok çabuk bulaşabilen influenza virüsü ellerin gün içinde sık sık yıkanmaması sonucu yayılmaktadır. Gribin bulaşması kapalı ortamlarda çok kolaydır. Hasta öksürdüğünde, hapşırdığında milyonlarca virüs havaya yayılır. Sağlıklı insanlar solunum yoluyla virüsü alır. İnfluenza virüsüne karşı bağışıklığı olmayan kişiler 1-4 gün içinde gribe yakalanır.

    Öksürük, hapşırık yoluyla okul, ibadet yerleri, sinema, tiyatro gibi insanların toplu bulunduğu yerlerde yüzlerce kişiye grip bulaşabilir. Virüs dış ortamlarda 2-8 civarında varlığını sürdürebilir. Bu bağlamda hasta olan bir kişinin dokunduğu merdiven tutamaçları, telefon ahizeleri, masa, kapı kollarına temas eden sağlıklı insanlar grip virüsü alır. Virüsü alan kişiler ellerini ağızları ve gözleri ile temas ettirdiklerinde virüsü kendilerine bulaştırmış olur.

    Grip nasıl geçer? Tedavi yöntemleri nelerdir?

    “İlaçla 7 gün, ilaçsız 1 hafta” denilerek kontrol altına alınmayan grip enfeksiyonu,  zatürreve menenjitgibi ciddi hastalıklara da zemin hazırlayabiliyor. Dolayısıyla grip tedavisi ihmal edilmemeli, tedavi için bir uzmana başvurulmalıdır.

    İlk olarak grip hastaları, virüsün buluşmasının önlenmesi için evlerinde izole edilmelidir. Hastalar ateşleri düştükten bir gün sonra işlerine, okullarına dönebilir. Grip tedavisinde hastayı bilinçlendirme de çok önemlidir. Tüm hastalara virüsün nasıl bulaştığı aktarılmalı, nelere dikkat etmeleri gerektiği konusunda bilgi verilmelidir.

    Hem tablet hem de inhalasyon şeklinde kullanıma sunulmuş formları olan antiviral ilaçlar, gribin hem daha hafif hem de kısa sürede geçmesine yardımcı olur. Grip tanısı konulmuş bir hastaya antiviral bir ajanın başlanıp başlanmamasına doktor karar vermelidir.

    Özellikle risk grubunda olan bazı hastalara ilk ilk şikâyetler başladıktan sonraki 24-48 saat içinde doktor tarafından antiviral bazı ilaçların verilmesi bulguların daha az şiddetli olması ve daha kısa sürmesini sağlar. Ayrıca kullanılan ilaçlar grip virüsünün başkalarına buluşmasını da engeller.

    Her yıl okul öncesi ve okul çağındaki çocukların yaklaşık yarısı influenza yani grip enfeksiyonu geçirmektedir. Çocukların büyük bölümü evinde tedavi edilirken, az bir kısmının da hastaneye yatırılması gerekebilir. Çocuğun dinlemesi, bol sıvı alması, ateş, kas ağrılarını gidermek için ateş bazı düşürücü ağrı kesicilerin verilmesi önerilir. Grip enfeksiyonuna yakalanan çocukların yaşı ne kadar küçükse hastanede yatma oranı o kadar yüksektir.

    İki yaşın altındaki çocuklar, kronik hastalığı olanlar, bağışıklığı baskılanmışlar, aşırı obezler ve bakımevlerinde yaşayanlar; komplikasyonlu (yaşamı tehdit eden) influenza geçirme ihtimali yüksek olan çocuklardır. Küçük çocuklarda burunun serum fizyolojik ile temizlenmesi ve sekresyonların aspire edilmesi çocukları rahatlatır.

    Grip öksürüğe neden olur mu?

    Grip enfeksiyonuna yakalananlar ısı değişikliklerinden, tozlardan ve hava kuruluğundan çabuk etkilenip öksürür. Grip uzun süre tedavisiz kaldıktan sonra geçse bile arkasında inatçı öksürük bırakabilir.

    Gribe ne iyi gelir? Hangi besinler tüketilmelidir?

    Grip enfeksiyonuna yakalandıktan sonra hızla iyileşebilmek, hastalığın şiddetini, uzamasını önlemek için grip veya soğuk algınlığı tedavisi sırasında dengeli ve yeterli beslenmeye de özen göstermek gerekiyor.

    Enfeksiyon hastalıklarında vücudun enerji ihtiyacı sağlıklı insan vücuduna göre daha fazla olmaktadır.  Vücudun gereksinim duyduğu enerji ihtiyacının karşılanması için; protein, posa, vitamin ve minerallerden zengin bir beslenme programı uygulanması önerilmektedir. Grip ve soğuk algınlığında su tüketimi de olası sıvı kaybı nedeniyle 2,5-3 lt. civarında olmalıdır.

    Grip ya da soğuk algınlığına iyi gelen bağışıklık sistemine destek sağlayacak vitamin, mineral ve besinler şunlardır:

    C vitamini: Doktora danışılmadan her gün alınan vitamin formundaki C vitaminigribi önlemenin yolu değildir. C vitamini formunda değil, besinlerden alınmalıdır. Zira C vitamini besinlerden alındığında bu gıdalardaki fotokimyasal maddelerden de yararlanılır.  C vitamini; yeşilbiber, maydanoz, tere, roka, karnabahar, ıspanak, kivi, portakal, limon, mandalina, domates, greyfurt, nar, kuşburnugibi besinlerde bol miktarda bulunmaktadır.

    Çinko ve selenyum: Bağışıklık sistemi için önemli minerallerdir. Selenyum; karides, somon, ton balığı gibi deniz ürünlerinde, mantar, dana, et, soğan ve sarımsakta bulunur.  Savunma mekanizması için önemli bir yeri olan Çinko ise kabak çekirdeği başta olmak üzere; çiğ fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar, hindi eti, kuzu eti, kuşkonmaz ve mantarda bulunur.  Bu iki mineral de vücudun toksinlere karşı savaşan hücrelerini güçlendirir.

    Omega 3 yağ asitleri: Bunlar en değerli yağlardır. Omega -3 yağ asitleri kan basıncını düşürüyor, aynı zamanda kanın pıhtılaşma eğilimini ve koroner hastalık riskini azaltıyor. Balık omega-3 dışında vücudun üretemediği elzem aminoasitleri de içerir ki bunlar hücrelerin yenilenmesi ve yaşlanmaya karşın gereklidir. Çiğ fındık, ceviz, badem gibi yağlı tohumlar da Omega 3 içermektedir.

    Beta-karoten: Balkabağı, havuç, ananas, hurma ve kayısı en fazla beta-karoten içeren sebze ve meyvelerdir.

    Kuersetin içeren turunçgiller, elma, kırmızı üzüm, soğan, çilek, dut, böğürtlen gibi meyveler ve kırmızı soğan gibi besinlerin de bağışıklık sistemi için önemli güçlü bir antioksidan olarak grip ve soğuk algınlığında tüketilmeleri gerekiyor.

    Prebiyotik besinler, zencefil, zerdeçal, kakule ve ekinezya da bağışıklık sisteminin etkinliğini destekler. Ginseng, değerli ve etkili bir bitkidir. Ginseng; vücut direncini artırır, bağışıklık sistemini düzenler. Bu nedenle piyasada çok sayıda düşük kalitede ya da sahte ürün yer almaktadır. Etkili olabilmesi için mutlaka güvenilir kaynaklı ürün satın alınmalıdır.

    Oolong ve rooibus çayları da doğru bir şekilde demlendiğinde ve uygun miktarda tüketildiğinde antioksidan etki gösterir. Günde 1-2 fincan beyaz çay tüketerek de bağışıklık sisteminize katkıda bulunabilirsiniz.

    Grip hakkında sık sorulan sorular 

    Grip enfeksiyonu- soğuk algınlığı (nezle) farkları nelerdir?

    Grip, influenza A ve B virüstlerinin yol açtığı bir enfeksiyondur. Soğuk algınlığına ise 200’den fazla virüs yol açar. Soğuk algınlığı şikayetinde bulunan kişilerde ya ateş yoktur ya da hafif şekilde seyreder. Grip hastalarında ise aniden ateş yükselmesi görülür. Gripte baş ağrısı her zaman görülürken, soğuk algınlığı olan kişilerde baş ağrısı bazen ortaya çıkar. Soğuk algınlığı belirtilerinde hafif şekilde seyreden halsizlik, grip hastalarında belirgindir ve haftalarca sürebilir. Öksürük şikayeti soğuk algınlığında hafif şekilde, gripte ise şiddetli biçimde görülür. Üst solunum yolu enfeksiyonlarında (soğuk algınlığı) boğaz ağrısı genellikle vardır, gripte ise boğaz ağrısına daha nadiren rastlanır.

    Grip tedavisinde antibiyotik kullanılır mı?

    Antibiyotikler sadece bakteriler üzerinde etkilidir. Antibiyotiklere sadece bakteri kaynaklı (orta kulak iltihabı, sinüzit vb.) durumlar geliştiği zaman ihtiyaç duyulur. Nitekim antibiyotikler virusler üzerinde etkili olmadıklarından grip tedavisinde kullanılmaz.

    Antibiyotiklerin kesinlikle yer almadığı grip tedavisinde daima destek tedavilerden oluşmakla birlikte; iyi ve dengeli beslenme, bol sıvı alınması, istirahat edilmesi en önemli unsurlar arasında yer alır.

    Gripten korunmanın yolları neler?

    Grip solunum salgıları ile bulaşır. Öksürme, aksırma sırasında ağız ve burun mendille kapatılmalıdır. Hasta kişilerle tokalaştıktan sonra göz, burun veya ağza dokunmak bulaşmaya neden olabilir. Ellerin gereğinde ve sık sık yıkanması grip de dahil olmak üzere pek çok hastalıktan korunmaya yardımcı olur.

    Gripten korunmak için özetle aşağıdaki öneriler dikkate alınmalıdır;

    Grip aşısı gribi önler mi?

    Grip enfeksiyonu oldukça önemli ve risklidir. Gripten korunmak amacıyla öncelikli gereken şey grip aşılarını ve diğer aşıları bir uzmana danışılarak yaptırılmasıdır. Böylece vücut, grip hastalığını oluşturan virüslere karşı bir sene boyunca çok daha güçlü olacaktır. Her yıl enfeksiyona neden olan grip virüsleri bir önceki yıldan farklı olabilir.

    Bu nedende her yıl grip virüsleri incelenerek bir sonraki yılın aşısında yer alacak virüs tipleri ortaya çıkarılmaktadır. Sonuç olarak bir önceki yıl yapılan aşının koruyuculuğu giderek azalabildiği için her yıl aşı olmak önemlidir.

    Karşılaşılan virüs yaptırılan aşı ile birebir aynıysa, bu durum gribe yakalanılmayacağı sonucunu ortaya çıkarır. Küçük farklılıklar gösteren bir virüsle karşılaşılması durumunda ise grip enfeksiyonu daha hafif geçirilmektedir.

    Grip aşısını kimler olmalı?

    Griple mücadelede esas amaç özellikle risk grubundaki kişilerin gribal enfeksiyonlara yakalanmasını önlemek olmalıdır; ancak bu durum sadece risk grubundakilerin aşı olması gerektiği anlamına gelmez. Zira gribal enfeksiyonlar salgınlar şeklinde yayılır.

    Nitekim grip enfeksiyonuna yakalananlarla neredeyse aynı sayıda yeni grip hastası ortaya çıkacaktı. Bu bağlamda sadece risk grubundakilerin değil, sağlıklı kişilerin de grip aşısı yaptırması çok önemlidir. Aşılama programları ancak bu şekilde toplumun risk grubunu oluşturan bireylerini gribal enfeksiyonlardan güvenle koruyabilir.

    Grip aşısı ne zaman yapılır?

    Her mevsimde ortaya çıkabilen grip enfeksiyonlarının önemli bir kısmı ekim, mayıs ayları arasında oluşur. Grip salgını başlamadan önce özellikle risk altındaki gruplar (ilkokul çağındaki çocuklar, 65 yaş ve üzerindeki kişiler, bağışıklık sistemini bozan hastalığa sahip olanlar…) başta olmak üzere aşı yaptırmak için en uygun dönem Eylül-Ekim ayları arasındadır. Aşının koruyuculu etkisi 2-3 hafta sonra ortaya çıkar. Aşılanmalar aralık ayından önce bitirilmeli; ancak kişi gribe yakalanmış ise aşılama grip sezonunun sonuna kadar uygulanabilir.  Grip aşısının koruyuculuğu genellikle 6 - 12 ay kadardır. Grip aşısı ideal şartlarda %70 ila % 90 oranında koruma sağlar. Aşının koruyuculuğu genç kişilerde yaşlılara göre daha fazladır. 

    Grip olduktan sonra grip aşısı olunur mu?

    Grip olduktan sonra yapılan aşıların tedaviye herhangi bir katkısı yoktur. Hafif üst solunum yolu enfeksiyonunun (soğuk algınlığı) varlığı ise grip aşısının yapılmasına engel değildir.

    Grip aşısı kimlere yapılmaz?

    6 aydan büyük herkes grip aşısı olabilmektedir. Özel durumlarda aşının kesinlikle uygulanamayacağı kişiler ise şöyledir:

    Grip aşısının yan etkileri var mıdır?

    Grip Aşısı, son derece güvenli ve yan etkileri çok az olan bir aşıdır. Grip aşılarında en sık görülen yan etki aşı yerindeki ağrı ve hassasiyettir. Ülkemizdeki aşıların içeriğinde inaktif yani canlı olmayan virüsler vardır. Bu nedenle aşının hastalık yapma riski kesinlikle yoktur.

    Çocuklarda grip belirtileri farklılaşır mı?

    Çocuklar genellikle yetişkinlere benzer semptomlara sahiptir ancak bunlarla beraber çocuklarda mide bulantısı, kusma ve ishal gibi gastrointestinal semptomlar da görülebilir.

    Grip virüsü nasıl etkisiz hale getirilebilinir?

    Grip virüsü çeşitli kimyasal dezenfektanlara, deterjanlara (sabuna), alkole, oksijenli suya, iyotlu antiseptiklere ve 75 derecenin üzerinde sıcaklığa duyarlıdır.

    Grip için doktora gidilir mi?

    Grip nedeniyle bazı risk gruplarındaki erişkinler, 65 yaş üzerindeki kişiler ve çocuklarda; zatürre, bronşit, burun iltihapları ve kulak enfeksiyonları görülebilir. Özellikle risk grubundaki altındaki kişilerin, gribin en çok salgın haline geldiği kasım ve mart ayı arasında gerekli önlemleri almaları çok önemlidir. Grip erken dönemde kontrol altına alınmadığında larenjit, sinüzit, orta kulak iltihabı, farenjitin yanı sıra; zatürre, menenjit, beyin ve kas iltihabı gibi yaşamı tehdit edebilen önemli sağlık sorunlarına neden olmaktadır. Bu nedenle grip için erken dönemde önlem alınması büyük önem taşır. Çevrenin tavsiyesi ile rastgele grip ilaçlarına başlamak ve vitaminlere sarılmak yerine, doktora başvurularak gerekli tedaviye vakit kaybedilmeden başlanması gerekir.

    Memorial Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

    Yazı kaynağı : www.memorial.com.tr

    Grip olduğunuzu hissettiğiniz an bu karışımı için

    Gribi hemen ne keser? 24 Saate gripten nasıl kurtulursunuz? (1 günde) Grip nasıl geçer, doğal yöntemler

    Gribi hemen ne keser? 24 Saate gripten nasıl kurtulursunuz? (1 günde) Grip nasıl geçer, doğal yöntemler

    Öncelikle Gribin bir günde geçmesi için özellikle istirahat çok önemlidir. İstirahat etmeden grip hastalığının bir günde geçmesi olanaksız bir durumdur. Aynı zamanda bol bol sıvı tüketmek vücudun grip virüsünden hızlı bir şekilde kurtulmasını sağlamaktadır.

    Akan burun boğazda kaşıntı, sulanan gözler, öksürük ve hapşırma: bütün bunlar nezle olduğunuzda başınıza gelen şikayetledir. Burnumuzdaki, sinüslerimizdeki ve boğazımızdaki mukuslar iltihaplandığında soğuk algınlığına yakalanırız. Çünkü vücudumuza girmemesi gerek virüsler girer ve bağışıklık sistemimizi zayıflatır.

    Ancak uzmanlar bu şikayetlerden gün içerisinde nasıl kurtulacağınızı açıkladı. Şimdi onları sizinle paylaşmak istiyoruz. Yazımızın sonunda 24 saatte sizi gripten kurtaracak kahve kürünü de verdik 6 aşamayı geçtikten sonra kahve kürünü de uygulayabilirsiniz.

    1-Duş alın

    Sabah aldığınız sıcak duşun buharı ile hem burnunuz açılacak ve daha nefes alacaksınız, hem de duşun getirdiği rahatlama ile güne daha dinç başlayacaksınız.

    2. Kahvaltı Yapın

    Duştan sonra sıra kahvaltıya geldi. Her gün yediğiniz ayaküstü kahvaltılar yerine, mürver şurubuyla güne başlayın. Doktorlar günde 3 kere alınan 2 çay kaşığı mürver şurubunun bağışıklık sistemini geliştirdiğini söylüyor. Örneğin güne kahve ve müslilerle başlamak yerine, çay ve yumurta yiyin. Çünkü yumurtada bulunan amino asitler vücudunuzdaki mikroplarla savaşırlar. İçtiğiniz çayınıza eklediğiniz bir kaşık bal ise sakinleşmenizi sağlar.

    3. Öğle Yemeği

    Öğle yemeği zamanı geldiğinde, eğer ağır bir soğuk algınlığı geçiriyorsanız canınız yemek yemek istemyebilir. Bu durumlar ılık bir tavuk suyu çorbası yanında muz ile sizi hem doyurur hem de almanız gereken lifleri,proteinleri ve potasyumu almanızı sağlar.

    4-Egzersiz

    Kendimizi halsiz,yorgun ve mutsuz hissettiğimiz bu dönemde egzersiz yapmak mantıklı gelmeyebilir.Ancak yürüyüşe çıkmak veya hafif bir antrenman yapmak soğuk algınlığınızı uzaklaştırmada yardım edebilir.Aynı zamanda temiz havada yaptığınız yürüyüş nefes almanızı kolaylaştırıp,sizi burun tıkanıklığından kurtarab

    5. Burun spreyi

    Burun tıkanıklığı yaşanılan bu dönemde en büyük şikayetlerden biri de nefes alamamaktır. Özellikle geceleri nefes alamadığınızda uyuyamazsınız ve doğal olarak dinlenemezsiniz. Geceleri ve sabahları başta olmak üzere gün içerisinde burun spreyleri kullanmak daha çabuk iyileşmenize yardım edecektir.

    6.Su

    Sağlıklı olduğumuz zamanlarda bile su içmek çok önemliyken özellikle hasta olduğumuz dönemlerde vücudumuz daha çok suya ihtiyaç duyar. Ayrıca su içmek boğaz kuruluğunuza ve burun tıkanıklığınıza da iyi gelecektir.

    24 Saatte Sizi Gripten Kurtaracak Kür

    Gripten kurtulmak için üstteki 6 maddeyi denediniz ve hala kendinizi iyi hissetmiyorsanız aşağıdaki kürü uygulamanızı tavsiye ediyoruz.

    Malzemeler:
    1 tatlı kaşığı kahve
    1 yumurta sarısı
    1 tatlı kaşığı limon suyu
    Malzemeleri iyice karıştırdıktan sonra macun kıvamına geldiğini göreceksiniz. Hap boyutlarına getirip yutun. Bu kür grip için çok etkili bir doğal ilaçtır.

    Geçmeyen grip için mutlaka doktorunuza danışmayı unutmayınız.

    Diğer yöntemler ve doğal tarifler

    Zencefil ve limon çayı gribe en iyi gelen bitkisel yöntemlerden biridir. Aynı zamanda tarçın, nane, limon, zencefil, kuşburnu çayları da evde kolaylıkla yapılan tedavi edici çaylar arasındadır. Kış aylarında düzenli olarak bu çayları tüketen kişilerin bağışıklık sistemi güçlenmektedir.

    Gribi hemen ne keser?

    Tavuk çorbası, paça çorbası, portakal, greyfurt, mandalina, limonlu çay, zencefil, ekinezya, kuşburnu, adaçayı, kekik çayı, okaliptus çayı, bal, soğan ve sarımsak grip hastalığına faydalı olan başlıca besinlerdir.

    Grip evreleri nelerdir? Grip kaç günde geçer?

    Şikayetler genellikle 7 gün sürer, ilk 2-3 gün içerisinde şiddetlenir ve sonrasında düzelme başlar, ancak iyileşme süresi 1- 2 haftaya kadar da uzayabilir. Belirtiler hastanın günlük işlerini etkileyecek düzeye ulaşabilir. Halsizlik grip geçtikten sonra bile birkaç hafta devam edebilir.

    Gripten 10 dakikada kurtulun!

    Limonu topuk ve ayak üzerine masaj yaparak 10 dakika uygularsanız grip enfeksiyonunu hızlıca atmış olursunuz. 1 çorba kaşığı Limon suyu, Tuz ve Karabiberi karıştırın ve içiniz. Bu karışım içimizdeki tüm gribal enfeksiyonları etkisiz hale getirecektir.

    İlginizi çekebilir → Kurkumin deposu zerdeçal, zencefil beyni iyileştiriyor! Hafıza kaybının ilacı zencefil ve zerdeçalın faydaları → TIKLAYINIZ

    Yazı kaynağı : www.yeniakit.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap