Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    genetik mühendisliği çalışma alanları

    1 ziyaretçi

    genetik mühendisliği çalışma alanları bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Genetik Mühendisliği Nedir?

    Genetik Mühendisliği Nedir?

    Genel Merkez:

    Büyük Bebek İnşirah Yokuşu No:65
    34342 Bebek-Beşiktaş-İstanbul

    E-posta:

    [email protected]

    Telefon:

    +90 (212) 287 86 06

    Yazı kaynağı : abaegitim.com

    Genetik mühendisliği

    Genetik mühendisliği, canlıların kalıtsal özelliklerini değiştirerek, onlara yeni işlevler kazandırılmasına yönelik araştırmalar yapan bilim alanıdır. Bu uygulamalarla uğraşan bilim insanlarına "genetik mühendisi" denir. Genetik mühendisleri, genlerin yalıtılması, çoğaltılması, farklı canlıların genlerinin birleştirilmesi ya da genlerin bir canlıdan başka bir canlıya aktarılması gibi çalışmalarla uğraşırlar. Genetik mühendisliği için, rekombinant DNA teknolojisi, gen klonlaması, DNA klonlaması, genetik maniplasyon/modifikasyon veya gen ekleme (splays) birçok bilim insanınca eş anlamlı olarak kullanılabilmektedir.

    Genetik mühendisliği etki alanı son derece geniş bir meslek, bilim ve mühendislik dalı olup, genlerle yapılabilen uygulamalar, çalışmalar anlamına gelmektedir. Birçok bilim dalına ait bilgilerin ve çeşitli özel tekniklerin, canlılarla ilgili temele ve uygulamaya ait sorunların çözülmesi için genellenecek olursa, moleküler biyoloji hakkındaki bilgimizin artmasına yardım eden çok etkili bir araştırma aracıdır.

    Gregor Mendel genetiğin ve bu bilimle ilgili yapılan çalışmaların kurucusu olarak kabul edilip, "Genetiğin Babası" olarak anılmaktadır.

    Tanım ve amaç[değiştir | kaynağı değiştir]

    Genler , bir organizmanın özelliklerini belirleyen kimyasal bilgiyi taşır. Genler değiştirilerek bir organizmaya istenilen özellikler kazandırılabilir.

    Genetik mühendisliği, genetik analiz yapmak ya da istenilen özellikte canlıları geliştirmek amacıyla, bir tür içinde veya farklı türlere ait organizmaların genleri üzerinde planlı olarak yapılan ve canlılardan sağlanan tıp bilimi işlemlerini kapsamaktadır. Bu teknoloji, en genel biçimiyle, insanlar tarafından belli bir amaca yönelik olarak genetik materyal üzerinde yapılan çalışmalar olarak tanımlanabilir. Böyle geniş bir tanım, bitki mikroorganizma ıslahı ve hayvan ıslahını ve bu bağlamda genetiği ve moleküler biyolojiyi kapsamaktadır.

    Genetik uygulamalar temelde insanlar açısından ekonomik bakımdan önemli canlıları ve onların ürünlerinin iyileştirilmesini kapsar. Buna ait ilk bilinen örnekler, yabani bitki ve hayvanların insanların ve diğer türlerin tugayt kullanılmaktaydı. Hatta insanlar göçebe yaşam tarzından kurtulduktan sonra, hiçbir bilimsel bilgi olmadan sadece gözlemleriyle doğada meydana gelen mutasyonlar ve çeşitlilikler sonucu ortaya çıkan değişik özellikteki bitki mikroorganizma ve hayvanlar içinde amaçları için en uygun, özellikteki olanlarını bulmuş ve ıslahını yapmışlardır.

    Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

    Islah ile ilgili ilk uygulamaların yaklaşık 17.000 yıl kadar önce Nil vadisinde başladığı sanılmaktadır. Çağlar boyu süregelen, önceleri tamamen gelenek ve görgüye dayanan, sonraları da özellikle genetiğin ilerlemesiyle, bu bilim dalından elde edilen bilgiye dayanarak yapılan uygulamalar sadece doğal çeşitlenme işleyişlerini temel almış ve kontrollü döllenmeyi ardışık seçilime bağlamıştır. Bu yüzden canlılarda istenilen özelliklerin eldesi sadece tür içinde kısıtlı kalmış ve büyük ölçüde rastlantıya dayanmıştır. Bu kısıtlanmayı kırmak isteyen araştırmacılar, özellikle bitki ıslahçıları çeşitli teknikler geliştirerek doğal olarak eşleşmeyen türler arasında gen aktarımları yapmayı ve bunların sonucunda çeşitliliği oluşturmayı başarmışlardır. Bu nedenle klasik ıslahçıların dışında bu şekilde çalışan araştırmacıların ilk gen mühendisleri oldukları kabul edilebilir.

    1960'lı yıllarda somatik hücrelerin birbirleriyle kaynaşabildiklerinin bulunmasıyla, belli bir amaca yönelik çeşitlilik çalışmalarına yön ve hız kazandırmıştır. Genetiğin bir alt dalı olarak gelişen somatik hücre genetiğine dayanarak gen aktarımı çalışmaları somatik hücre düzeyinde, eşeyli üremenin dışındaki yollarla da yapılmaya başlanmıştır.

    1970'li yılların başında ise; temel ve teknik bilginin birikimiyle, istenilen amaca uygun gen kombinasyonu yapılası çalışmaları moleküler (nükleik asit) düzeyine indirilmiş ve günümüzde genetik mühendisliği denince akla gelen rekombinant DNA teknolojisinin temelleri atılmıştır. Bu teknoloji genetik mühendisliğindeki en etkili ve çarpıcı gelişmedir.

    2010 yılında J. Craig Venter Enstitüsü, ilk sentetik bakteriyel genomu üretip, onu DNAsı olmayan bir bakterinin içine enjekte ettiklerini duyurdu. Böylece Synthia bakterisi dünyanın ilk sentetik yaşam formu oldu..

    Uygulamalar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Genetik mühendisliği, bilim insanlarının genleri bir organizmadan alıp diğerine aktarmalarına imkân veren bir teknolojidir. Bu teknoloji; nükleik asit hibridizasyon, rekombinant DNA, PCR, RNA,hücre kültürü ve monoklonal antikor tekniklerini içerir.

    Genetik mühendisliği, biyoteknolojinin doğrudan bir alt dalı olmayıp, ayrı bir teknolojidir. Fakat modern biyoteknolojinin uğraşlarının hemen hepsinde, özellikle son yıllarda, biyoteknoloji gelişimine büyük katkılar sağlamaktadır.

    Bunlardan en başarılı ve yaygın olan DNA tekniğinde, in vitro koşullarda; nükleik asit moleküllerinde kesme (restrüksiyon) enzimlerinin kullanılmasıyla, DNA’nın istenilen bölgesinin kesilip çıkarılması ve kesilen parçanın ligaz enzimi kullanılarak “vektör” adı verilen taşıyıcıya yapıştırılması işlemleri uygulanır. Daha sonra plazmid bakteri içine yerleştirilerek rekombinant DNA’nın normal hücresel aktivitesine devam etmesi sağlanır. Bu teknolojiyle, genlerin ait oldukları canlının genomundan yalıtılması ve çoğaltılmasına, yapı ve işlevlerinin araştırılmasına, değişik türlere ait canlılara aktarımına ve ürünlerin daha verimli şekilde eldesine olanak verilmektedir.

    Genetik mühendisliğinin çalışmalarından elde edilen sonuçlar iki yönde değerlendirilebilir:

    Temelde moleküler biyolojiyle doğan bu teknolojiyle, hiç bilinmeyen pek çok konu aydınlatılmıştır. Netice de moleküler biyoloji ve genetik mühendisliği karşılıklı olarak birbirlerini geliştirmektedirler.

    Genetik mühendisliğinin uygulama alanlarının başında endüstri gelmektedir. Çeşitli endüstriyel ürünlerin (ilaç, besin vb.) istenilen nitelikte ve miktarda eldesi için yapılan çalışmalar bu teknolojinin daha da gelişmesine neden olmuştur. Tıpta özellikle kalıtsal hastalıklarının tanısının yapılmasında, tarım ve hayvancılıkta istenilen özelliklerdeki ürünlerin eldesinde, çevre kirliliğin önlenmesi, madencilik gibi pek çok alanda yine genetik mühendisliği kullanılmaktadır.

    Bugün, genetik mühendisliğinin bitki ve hayvanlarda uygulanmasıyla daha iyi ve sağlıklı yiyecekler, daha güvenli temiz bir çevre ve sağlık alanındaki gelişmeler insanlara sunulmuştur. Günümüzde büyük bir hızla gelişen bu teknoloji, özellikle gelişmiş ülkelerde bir yarış halini almıştır. Hemen hemen tüm çevreler 21. yüzyılın "biyoloji çağı" olacağı görüşünü, büyük ölçüde moleküler düzeyde ve biyoteknolojide genetik mühendisliği tekniklerinin gelişmeleriyle ilişkilendirmektedir.

    Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Wikimedia Commons'ta Genetik mühendisliği ile ilgili çoklu ortam kategorisi bulunur.


    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Genetik Mühendisi Nedir?

    Genetik Mühendisliği ve Çalışma Alanları

    Genetik Mühendisliği ve Çalışma Alanları

    Öncelikle şunda hem fikir olmamızı istiyorum, çünkü böyle olması gerekiyor; “Fizik, kimya, biyoloji, matematik… bilimdir ve tıpkı geometri, matematiğin bir dalı olduğu gibi, tıpkı termodinamiğin fiziğin bir kolu olduğu gibi, tıpkı stokiyometri‎, kimyanın bir kısmı olduğu gibi, genetik de biyolojinin bir parçası, bir kolu, bir kısmı, bir basamağıdır ve yine biyolojinin bir bilim olması, genetiği bilim dalı, genetikçiyi de “Bilim İnsanı” yapar…

    Genetik Mühendisliğinin Önemi Nedir?

    2017 yılıyla birlikte, hali hazırda hayatımızda var olan “Genetik Mühendisliği”, daha da hayatımızın içine yerleşti. Hatta dünyamızın gelecek nesillerde nasıl bir yer olacağını ve ne tür canlılara ev sahipliği yapacağından tutun da, dünyamızın ne kadar daha yaşanılabilecek bir gezegen olduğunun ya da, ne kadar daha içindeki canlıları barındırabileceğine karar vermeye başladı diyebiliriz. Genetik mühendisliği çok geniş bir alandır. Genetik mühendisliği gelecek nesillerin şeklini belirler. Dünyamızı yakından tanımamıza ve dünyamız hakkında fikirler söyleyebilmemize olanak sağlar. Genetik mühendisliği biraz önce de dile getirdiğimiz gibi oldukça geniş bir alandır.

    Genetik Mühendisliği Nedir?

    Genetik mühendisliği, canlının biyolojik yapısını araştırarak, canlının kalıtsal özelliklerini değiştirerek, ona yeni özellikler kazandırmaya yönelik araştırmalar yapan bilim alanıdır, diyebiliriz. Bu alan ile uğraşan bilim insanlarına ise “Genetik Mühendisi” denir. Genetik mühendisleri, genlerin yalıtılması, çoğaltılması, farklı canlıların genlerinin birleştirilmesi ya da genlerin bir canlıdan başka bir canlıya aktarılması gibi çalışmalar yürütürler.  Biraz önce de bahsettiğimiz üzere, genetik mühendisliği oldukça geniş bir çalışma alanına sahiptir. Adından da anlaşılabileceği gibi, genetik mühendisliği, bir mühendislik alanıdır. “Genetik mühendisleri, gen inşa ederler.” Evet, genleri aktararak, yeni DNA haritaları oluştururlar. Canlıların genlerini farklı kombinasyonlar ile birleştirerek, farklı görevlerde kalıtımsal değişiklik yapabilirler. Yani biraz daha açacak olursak; genetik mühendisliği genetik dalıdır ve genlerle yapılabilen uygulamalar, çalışmalar anlamına gelmektedir.

    Bir çoğumuz liseden hatırları, bezelye denince akla gelen Gregor Mendel’i ve kalıtım ile ilgili yaptığı çalışmaları… Gregor Mendel, genetiğin ve bu bilimle ilgili yapılan çalışmaların kurucusu olarak kabul edilip, “Genetiğin Babası” olarak anılmaktadır.

    genetik mühendisliği

    Genler, sözü edilen organizmanın özelliklerini belirleyen kimyasal bilgiyi taşır. Yine sözü edilen organizmanın genlerini değiştirerek, ona yeni özellikler kazandırılabilir. Genetik mühendisliği, genetik analizler yaparak, canlının DNA’sı üzerinde çalışmalar yaparak ona istenilen özellikleri kazandırmayı amaç edinmiştir. GDO’yu bu konuda örnek olarak gösterebilmemizin sebebi budur diyebiliriz. GDO hakkında, daha fazla bilgi sahibi olmak için,GDO Nedir? Ne Değildir? konulu makalemizi okuyabilirsiniz.

    Genetik Mühendisliğinin Tarihçesi

    Genetik ve kalıtım hakkında yüz yıllardır yapılan çalışmalar ve araştırmalar mevcut. Genetik biliminin ve genetik mühendisliğinin bu denli gelişmesine de bu durum sebep olmuş olabilir. Biraz önce de belirttiğimiz gibi genetik mühendisliği, hayvan bitki ve mikroorganizma ıslahı gibi çalışmalar yapmaktadır. Yani canlı hücrelerin çekirdeğinde bulunan DNA’sı ile ilgilenir. Hatta ilk ızlah çalışmaları 17 bin yıl önceye kadar dayanmakta olduğu da düşünülmektedir. Ancak o zamanın şartları ile bu çalışmalar, fazla gelişememiştir. Günümüze yaklaştıkça diğer mühendislik alanlarının de gelişmesi ile, teknoloji gelişmiştir. Bu şekilde dolaylı olarak, genetik mühendisliği, giderek ivmelenerek gelişmeye devam etmektedir. Biraz önce de bahsettiğimiz gibi Gregor Mendel’in bezelyeler ile yapmış olduğu kalıtım deneylerini örnek olarak gösterebiliriz. Gregor Mendel’e genetiğin babası dememizin sebeplerinden biri de budur tabii.

    1960’larda somatik hücrelerin birbirleri ile kaynaşabilmesi bulunmuştur. Bununla birlikte, genetik alanına yönelmeler ve genetik alanında yapılan çalışmalar hız kazanmıştır. Devletler, birbirleri ile adeta bir yarışa girmişlerdir. Genetiğin alt dallarından olan somatik hücre genetiğine dayanılarak, gen aktarımı deneyleri yapılmıştır. O zamanlarda eşeyli üreme ile ilgili çalışmalar ve araştırmalara da yönelme hız kazanmıştır.

    1970’li yalların başlarında, temel ve teknik bilgilerin birikmesi ile çalışmalar da hız kazanmıştır. Gen kombinasyonu yapma çalışmaları büyük bir hızla devam etmiştir. Bu şekilde ilerleme devam etmiş ve günümüzde “Genetik Mühendisliği” denildiğinde akla gelen rekombinant DNA teknolojisinin temelleri atılmıştır. Bu şekilde sözünü ettiğimiz genetik mühendisliğinin gelişmeleri de hızına hız katmıştır.

    2010 yılına geldiğimizde ise,  J. Craig Venter Enstitüsü ilk bakteriyel genomu üretmeyi başardı. Ardından onu, DNA’sı olmayan bir bakterinin içine enjekte ettiklerini duyurdular. Bu sayede Synthia bakterisi dünyanın ilk sentetik yaşam formu oldu…

    Genetik Mühendisliği Uygulama Alanları

    Daha önce de bahsettiğimiz gibi, genetik mühendisliği, bilim insanlarının bir genleri bir organizmadan alarak başka bir organizmaya aktarmasına olanak sağlayan teknolojidir. Bu teknoloji; nükleik asit hibridizasyon, rekombinant DNA, PCR, RNA, hücre kültürü ve monoklonal antikor vesaire yöntemlerini kapsamaktadır.  Genetik mühendisliği, biyoteknolojinin alt dalı değildir. Genetik mühendisliği başlı başına bir teknolojidir. Ancak biyoteknolojiye oldukça fazla katkısı olmuştur. Özellikle son yıllarda, biyoteknolojinin gelişmesine büyük katkılar sağlamıştır. Tıpta özellikle kalıtsal hastalıklarının tanısının yapılmasında, tarım ve hayvancılıkta istenilen özelliklerdeki ürünlerin eldesinde, çevre kirliliğin önlenmesi, madencilik vb. gibi pek çok alanda yine genetik mühendisliği kullanılmaktadır.

    Birçok bilim insanın, 21. yüzyılın biyoloji çağı olacağını söylemiştir. Bu durumu genetik biliminin ve genetik mühendisliğinin gelişmesi ile ilişkilendirmiştir.

    Ayrıca son yıllarda özellikle sıkça gündeme gelen genetik mühendisliği yöntemi olan “CRISPR Tekniği” hakkındaki yazımızı da okumanız konuyu daha iyi anlamanıza ve genetik mühendisliği ile neler yapılabileceğini kavramanıza yardımcı olacaktır.

    Mühendis, şartları toplum için iyileştiren kişidir. Genetik ise canlı hücre içerisinde bulunan ve onun karakterize edilmiş, kodlanmış, ifade edilmiş şeklidir. Genetiğimiz, bizim nasıl bir canlı olacağımıza karar veren etkenlerdendir. Etkendir demiyorum çünkü buna etki edecek birçok etken var. Genetiğimiz bizim kaçta uyuyup kaçta uyanacağımıza, neleri sevip neleri sevmeyeceğimize, boyumuzun uzunluğuna, saçımızın rengine kadar birçok olayda rol oynar. Bu diğer canlılar için de baz alınarak düşünülebilir. Genetik mühendisleri bu durumları yakından inceleyen ve yeri geldiğinde toplum için müdahalede bulunan ve işleyişi toplumun yaşantısını bir mühendisin yaptığı gibi “İyileştiren” kahramanlardır.

    Bu iyileştirmelere, dünyada açlığa engel olmak için kullanılan GDO‘yu yani Genetiği Değiştirilmiş Organizmaları örnek olarak gösterebiliriz. Organizmaların soğuğa dayanıklı olması, hasadın miktarının artması gibi iyileştirmelerde bulunarak günümüzde yaşanabilecek birçok açlık durumunun yaşanmasına engel olan ve domatesi, biberi, elmayı vişneyi… toplumda ekonomik açından alt kısımda olan birçok kesimin alabileceği fiyatlara indirgeyen kahramanlardır genetik mühendisleri…

    Bunlar dışında, günümüzde genetik bilimine verilen önemle ve genetik hastalıkların toplum da sık görülmesiyle beraber hastanelerde de genetik testler yapılmaya başlanmış olup, bu hastalıkların genetik olup olmadığına bakılmakta ve duruma göre teşhis ve tedavi uygulanmaktadır. Hastanelere gittiğinizde bu testleri yapanların genelde moleküler biyolog olduğunu görürsünüz; bunun böyle olmasının sebebi yapılan testlerin “Genetik” düzeyde olması değil, “Test” olmasıdır. Mühendis olaya çözüm getirmekle yükümlüdür; ama yapılan testler inceleme amacıyla yapılır. Genetik mühendisi bu testleri yapabilir ancak onun mühendis yapan yanlış bir genetik değişim olduğunda bir mutasyon saptandığında, onu iyileştirmektir. Toplumun yaşam kalitesini yükseltmektir mühendisi mühendis yapan ve “Genetik Mühendisi” bunu “Genetik Materyali” kullanarak yapar. Onu diğer mühendislerden ayıran şeylerden en önemlisi budur.

    genetik mühendisliği

    Genetik mühendisinin çalışma alanlarına birçok örnek verebiliriz. Nitekim genetik mühendisleri, genetik materyalde değişiklilik yaparak birçok yerde iyileştirmeler yaparak toplumun yaşam kalitesini yükseltebilir. Bir çevre mühendisi çevre ile ilgili olguları iyileştirirken, bir inşaat mühendisi daha sağlam, deprem gibi felaketlere dayanıklı binalar yaparken, bir bilgisayar mühendisi, kullanıcının işini kolaylaştıran ve bunu yaparken zamandan tasarruf etmesini sağlayacak iyileştirmeler yaparken, genetik mühendisi toplumun yaşam kalitesini genetik materyalde ki değişiklilikleri baz alarak yapar. Biyolojik, yani canlı unsurlar ile ilgilenir. Canlı olan materyalin bulunduğu her yerde genetik mühendisliğinden bahsedebiliriz. Çünkü genetik, biyolojinin organizmalardaki kalıtım materyalini inceleyen bir dalıdır.  Bu sebeple, tıptan tarıma, inşaattan süper bilgisayarlara, eczacılıktan sulamaya, birçok yerde rastlamak mümkündür. Bir genetik mühendisini farmakoloji ile ilgilenirken görebilir, bir başka genetik mühendisini serum yaparken görebilirsiniz.

    Genetik mühendislerinin çalışma ofisi laboratuvarlardır. Laboratuvar ortamının kazandıracağı disiplin ve dikkat, bir genetik mühendisinin olmazsa olmazlarındandır. Nitekim, her mühendis gibi genetik mühendislerinin de yapacağı bir hata, oldukça büyük sonuçlar doğurabilmektedir. Toplumun yaşam kalitesini yükseltmeyi amaçlarken, dönülemeyecek ya da dönülmesi çok zor olan sonuçlar ortaya koyabilir yapılan ufak bir hata…

    Genetik mühendisliği mezunları, iş bulmak konusunda şüpheye düşmemelidirler. Nitekim biraz önce de bahsettiğimiz üzere çalışma alanları oldukça geniştir. Hayvancılıkta, tarımda, sulamada bile genetik mühendislerine rastlanabilir. Verimi artırmak için genetik materyali kullanan genetik mühendisleri, bu alanlarda da iş bulabilir.

    Genetik mühendislerinde bulunması gereken bir takım özellikler vardır, Bunları şu şekilde sıralayabiliriz;

    Genetik mühendisleri genel olarak laboratuvarlarda çalışırlar. Hatta laboratuvarları evleri gibi görmeleri gerekir. Bazen araştırmaları soluksuz ve uzun sürebilir. Bu yüzden laboratuvar ortamını sevmeli ve laboratuvar sorumluluklarının farkında olması gerekir. Laboratuvarlarda kurallara uymayı bilmeli, gerektiğinde hızlı, gerektiğindeyse sakin hareket etmeli; ama her zaman dikkatli olmalıdır.

    Genetik mühendisliği alanında yapılan çalışmaların gelişmesiyle, günümüzde tedavisi (şimdilik) olmayan birçok genetik hastalığın tedavisi embriyonik dönemden gerçekleştirilebilir ve dünyaya daha sağlıklıbir nesil kazandırılabilir. Bu işte de devreye genetik mühendisleri giriyor. Bu sebepten gelecek neslin nasıl bir genetiğe sahip olacağında, bir inşaat mühendisinin ve mimarın mimaride olduğu  gibi, bir öğretmenin gelecek neslin hangi kalitede eğitim aldığını belirlemesi gibi, bir devlet başkanının yönettiği devlet için aldığı kararların devletin gelecekteki yolunu çizmesi kadar etkilidir.

    Yazı kaynağı : www.bilimvetekno.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap