Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    geceleri güneş ışınları dünyaya eğik mi gelir

    1 ziyaretçi

    geceleri güneş ışınları dünyaya eğik mi gelir bilgi90'dan bulabilirsiniz

    güneş ışınlarının dünya'ya dik gelmesi - ekşi sözlük

    Güneş Işınları Dünyanın Her Yerine Nasıl Gelir?

    Güneş Işınları Dünyanın Her Yerine Nasıl Gelir?

    Güneş bulunduğumuz Dünya’nın ışık kaynağıdır. Güneşin sönmesi demek Dünya’daki hayatın son bulması demektir. Güneş hakkında merak edilen birçok nokta bulunmaktadır. Bu noktalardan bir tanesi de şüphesiz ki güneş ışınlarıdır. Güneş ışınları Dünya’ya gelirken bazı filtrelerden geçmektedir. Zaten bu filtrelerden geçmeyen güneş ışığının ısısına hiçbir canlı varlığın katlanabilmesi mümkün olmayacaktır. Güneş ışınlarının Dünya’ya nasıl geldiğini incelemek gerekirse;

    Güneş Işınlarının Geliş Açısı

    gunes isinlari

    Güneş ışınları Dünya’nın her noktasına aynı açıda gelmez. Zaten böyle bir durum söz konusu olsaydı bu durumda Dünya’nın her noktasında aşağı yukarı sıcaklık dereceleri aynı olurdu. Güneş ışınlarının farklı olmasının birçok sebebi vardır. Bunları incelemek gerekirse;

    Güneş Işınlarının Dik Gelmesi

    Güneş ışınlarının dik gelmesi hakkında birçok yanlış bilgi bulunmaktadır. Ekvator’a yılın her vakti Güneş ışınlarının dik geldiği düşünülmektedir. Evet Güneş ışınları en geniş açıyla Ekvator’a gelir fakat yılın her vaktinin dik gelmesi gibi bir durum söz konusu değildir. Güneş ışınlarının dik gelmesi yaz mevsiminin habercisidir. Türkiye’nin de içinde bulunduğu Kuzey Yarım Küre’ye Güneş ışınları 21 Haziran günü dik gelir. Güneş ışınının dik geldiği bölge Ekvator’un 23° 27′ kuzeyinden geçtiği varsayılan enlem olarak bilinen Yengeç Dönencesidir. İşte buraya Güneş ışınlarının dik gelmesiyle yaz mevsimi başlamaktadır. Ayrıca bununla beraber bu tür durumlar da oluşur;

    Güneş ışınlarının Güney Yarım Küre’de dik geldiği tarih de 21 Aralık olarak karşımıza çıkar. Burada da Ekvator’un Güney Yarım Küresinin 23° 27′ güneyinden geçen enleme verilen ad Oğlan Dönencesidir. Oğlak Dönencesinin olduğu yerde 21 Aralık’ta Güneş ışınları 90 dereceyle gelecek ve burada yaz mevsimi başlayacaktır. Yani görüldüğü üzere mevsimlerin başlamasında bizzat Güneş ışınlarının da rolü bulunmaktadır. Kuzey Yarım Küre’de yaz mevsimi varken Güney Yarım Küre’de kış mevsimi olur ve tam tersi. Bu tamamen Güneş ışınlarının dik gelmesiyle başlayan bir süreçtir.

    Dünya Düz mü? Bu Sorunun Cevabı : https://www.bilgiyazar.net/dunya-duz-mudur/

    Güneş ışınlarının Ekvator’da her gün dik açıyla gelmediğini söylemiştik. Güneş ışınları 0° enlemli Ekvator’a yılda 2 kez dik gelmektedir. Bu tarihler Kuzey Yarım Küre’de ilkbaharın başlangıcı olarak kabul edilen tarih 21 Mart ve yine Kuzey Yarım Küre’de sonbaharın başlangıç tarihi olarak kabul edilen 23 Eylül tarihleridir. Bu günler dışında güneş ışınları bir noktaya asla dik açıyla gelmeyecektir. Dik açı ve dike yakın olan açı arasında fark vardır bunu iyi anlamak gerekir.

    Kısaca özetlemek gerekirse Güneş ışınlarının mevsimlerden, yağmur ve kar oluşumuna ve daha birçok farklı konuda önemli yararı bulunmaktadır. Bu sebeple hepimiz çevremizi temiz tutarak ozon tabakasını temiz tutmaya dikkat etmeli ve Güneş ışıklarının sağlıklı bir şekilde yeryüzüne inmesi için katkıda bulunmalıyız.

    Yazı kaynağı : www.bilgiyazar.net

    21 Aralık, Gündönümü ve Günsekizi

    21 Aralık, Gündönümü ve Günsekizi

    21 Aralık 2018 gecesi daha doğrusu 22 Aralık günü sabaha karşı (Türkiye saatiyle 01:23) kış gündönümü gerçekleşecek.

    Bu anda Dünya Güneş’in çevresindeki yörüngesinde öyle bir konumda olacak ki güneş ışınları kuzey yarımküreye en yatay, güney yarımküreye de en dik açıyla ulaşacak.

    Dünyanın kendi etrafındaki dönüş ekseni eğik olduğundan (23.5o) güneş ışınlarının geliş açısı yıl boyu değişiyor. Mevsimler de işte tam bu yüzden oluşuyor.

    Güneş gün boyunca ve yıl boyunca gökyüzünde nasıl bir hareket yapıyor diye sorulsa buna çoğumuz her gün doğudan doğup, batıdan batıyor diye cevap veririz ki bu kısmen doğrudur. Ama biraz daha dikkatli bakarsak hareketin bundan ibaret olmadığını görmek zor değil. Gündönümleri bu tür şeylere kafa yormak için iyi zamanlar çünkü aslında problem biraz olsun basitleşiyor.

    Aşağıdaki resimde kış gündönümü sırasında dünyaya ulaşan güneş ışınları görülüyor. Kırmızı çizgi ekvatoru gösteriyor, ekvatorun üstünde kalan kuzey yarımküreye ulaşan güneş ışığının yüzeye yatay açılarla geldiğini görebiliyoruz.

    Bizler kuzey yarımkürede ve aşağı yukarı 40. kuzey enleminde yaşıyoruz. Resimde 40o enleme göre ufuk çizgisi çizilmiş. Kış gündönümü civarında, öğlen saatinde en yüksek konumundaki Güneş, güney ufkundan yalnız 26.5o kadar yüksekte bulunuyor.  Kuzeye gittikçe bu açı azalıyor. Hatta kuzey kutbuna yakın bazı bölgelerde Güneş doğamıyor bile. Ufkun altında kalıyor!

    Bu arada hatırlatmakta fayda var, sürekli yaz saati uygulamasıyla Türkiye’nin çoğu bölgesinde güneş tepe noktasına 13:00 civarı ulaşacaktır.

    21 Aralık’ta Güneş gökyüzünde pek de yükselemeden batacak, gökyüzünde en az kaldığı gün olacak, yani en kısa gündüz. Bugünden sonra Dünya’nın Güneş etrafındaki yörüngesinde konumu değiştikçe her geçen gün güneş ışığı daha dik açılarla bize ulaşacak, Güneş her geçen gün gökyüzünde daha uzun süre kalacak, gündüzler uzayacak ve geceler kısalacak.   Ta ki 21 Haziran 2019’a kadar.

    Yılın en uzun gündüzünü yaşayacağımız 21 Haziran, güneş ışınlarının kuzey yarımküreye en dik ve güney yarımküreye en yatay açılarla geldiği gün olacak.  Bu sefer kuzey kutbuna yakın bazı bölgelerde güneş hiç ufkun altına inmeyecek, yani hiç batmayacak. Beyaz geceler yaşanacak.

    Yıl boyunca kış gündönümü ve yaz gündönümü arasında güneşin gökyüzündeki tepe noktası arasındaki açısal fark 47o . Bu eksen eğikliğinin tam iki kadar ve bu fark dünya üzerinde nerede olursanız olun aynı.

    Mevsimlerin değişimi de bu açısal farkla bağlantılı. Kış gündönümünde güneş gökyüzünde çok daha kısa süreler kalıyor ve bu yüzden doğal olarak güneşin etkisi daha az oluyor. Ama esas önemlisi güneş ışınları yatay geldiğinde birim yüzeye ulaşan güneş enerjisi de daha az oluyor. Güneş ışınları ne kadar dik açıyla gelirse birim alana ulaşan güneş enerjisi de o kadar artıyor ve bu bölgeler daha fazla ısınıyor.

    Şimdi yazının başındaki günsekizi (analemma) fotoğrafına gelelim.

    Başlıktaki fotoğrafı Giuseppe Petricca çekmiş, daha doğrusu birçok fotoğrafın birleşiminden oluşturmuş.  Fotoğraftaki sekizi oluşturan her nokta güneşin yıl boyunca öğlen saatindeki konumunu gösteriyor. Petricca, İskoçya’da Callanish köyü yakınlarında yıl boyunca birkaç günde bir aynı konumdan, aynı saatte güneşin fotoğrafını çekip bu görüntüleri birleştirmiş.  Güneşin aynı saatte gökyüzündeki konumu bir sekiz çiziyor ve buna günsekizi deniyor.  Sekizin tepe noktası yaz gündönümünü yani güneş ışıklarının en dik açıyla geldi zamanı, sekizin alt noktası ise kış gündönümünü yani güneş ışıklarının en yatay geldiği zamanı gösteriyor.

    Günsekizinin tepe ve dip noktaları arasındaki açısal fark beklediğimiz gibi 47o. Yalnız İskoçya’nın Callanish köyü 58. kuzey enleminde olduğundan sekiz şekli ufka Türkiye’de olacağından daha yakın. Sekizin yatay şişkinliklerine gelince bu hem eksen eğikliğinden hem de Dünya’nın Güneş çevresindeki yörüngesinin eliptik olmasından kaynaklanıyor diyelim ama detayı başka bir yazının konusu olsun.

    Defne Üçer Şaylan

    Yazı kaynağı : sarkac.org

    Ekvator

    Hava sıcaklığı

    Hava sıcaklığı

    Hava sıcaklığı, atmosferi oluşturan gaz moleküllerinin ısı enerjisi ile gerçekleşen titreşimlerinin ortaya çıkardığı etki. İklimin en önemli elemanı, diğer elemanlardan nem-yağış ile basınç ve rüzgarın oluşum sebebi.

    Sıcaklığın kaynağı[değiştir | kaynağı değiştir]

    Dünyadaki sıcaklığın temel kaynağı güneştir. Dünyanın iç sıcaklığı mevcut yerkabuğunu aşıp yer yüzeyini etkilemez. Jeolojik geçmişte iç sıcaklığın yüksek olduğu zamanlarda etkili olabileceği kabul edilebilir fakat bugün bu etki yoktur. Güneşten gelen sıcaklıkla buharlaşma, yağış, rüzgar ve okyanus akıntıları oluşur. Bitkilerin fotosentez ile besin üreterek besin zincirini başlatması da güneşin eseridir. Petrol, kömürler, doğalgaz geçmiş jeolojik devirlerdeki güneş enerjisinin depolanmış halidir.

    Isınmanın gerçekleşmesi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Güneşten atmosferin üst sınırına 1 cm²'ye 1 dakikada ulaşan enerji miktarı 2.0 cal/cm²/dakikadır ve güneş sabitesi (Solar konstant) olarak isimlendirilir. Güneşten gelen enerjinin tamamı yeryüzünü ısıtmaz. Gelen ışınların %25'i atmosfer ve bulutlardan geri yansır, %25'i atmosferde dağılır (difüzyon), %15'ini atmosfer absorbe eder (emer), %8'i yeryüzünden uzaya yansır (albedo), %27'si yeryüzünü ısıtır. Toplamda gelen enerjinin %67'si dünyayı ısıtırken, %33'ü uzaya geri yansır. Işınların yansımayan %67'sinin 1/4'ü atmosfer tarafından emilir, 3/4'ü yer tarafından emilir. Tutulan bu ısı atmosferi ısıtır. Atmosfer bir miktar direkt güneşten gelen ışınlarla ısınırken, önemli miktarda ısınan yerden yansıyan ışınlarla ısınır. Atmosferin çoğunlukla yerden yansıyan ışınlarla ısınması, yükseklikle sıcaklığın azalmasının temel sebebidir.

    Yeryüzünde sıcaklık dağılışını etkileyen faktörler[değiştir | kaynağı değiştir]

    Güneşten dünyaya ulaşan enerji tüm yeryüzünü eşit oranda ısıtmaz. Sıcaklık dağılışındaki farklılıkların nedenleri şunlardır:

    Güneş ışınlarının düşme açısı[değiştir | kaynağı değiştir]

    Güneş ışınları dik düştükleri alanda daha dar bir alanı ısıtırken, eğik geldikleri alanda geniş alana yayılarak daha az ısıtma yaparlar. Güneş ışınlarının geliş açısı dünyanın şekline, eksen hareketine, mevsime ve yer şekillerine bağlıdır.

    Güneş ışınlarının atmosferde aldığı yol[değiştir | kaynağı değiştir]

    Atmosfer içindeki yolun uzaması atmosfer tarafından ışınların tutulmasına (emilme, dağılma, yansıma) yol açar. Ekvator üzerine düşen güneş ışınları dik geldiklerin atmosferde daha kısa yol alırlar. Kutuplara düşen ışınlar daha uzun bir yol kat ederler. Ekvatorda yere ulaşan enerji daha fazla iken kutuplarda daha az enerji ulaşır.

    Güneşlenme süresi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yaz mevsiminde sıcaklık artışını tek başına ışınların dik gelmesi sağlamaz. Aynı zamanda gündüzler de uzamıştır. Gündüzlerin uzaması güneşten alınan enerjinin artmasına neden olur. Kışın durum tam tersidir. Kısalan gündüzler güneşten alınan enerjinin azalmasına neden olur. Türkiye'de kışın gündüz uzunluğu 9 saatken, yazın 15 saate çıkar. Güneş ışınlarının en dik geldiği zaman yerel saat ile 12:00'dır. Fakat günün en sıcak anı öğleden sonra, yaklaşık olarak 14:00'dür. Bunun nedeni enerji depolanmasıdır(ısı birikimi).

    Yükselti[değiştir | kaynağı değiştir]

    Troposfer içinde yükseklikle sıcaklık ortalama 100 metrede 0.65 °C'dır. Bu azalmanın sebepleri şunlardır:

    Normal şartlarda yükseklikle sıcaklığın azalması gerekirken bazı durumlarda arttığı da görülür. Bu duruma sıcaklık terselmesi (sıcaklık inversionu) denilir.

    Kara ve denizlerin dağılışı[değiştir | kaynağı değiştir]

    Karalar ve denizlerin özgül ısıları ve ısınma özellikleri birbirinden farklıdır. 1 gr taşı 1 °C ısıtmak için 0,5 °C ısıya ihtiyaç varken, 1 gr suyun sıcaklığını 1 °C yükseltmek için 1 °C sıcaklığa ihtiyaç vardır. Aynı oranda güneş alan; karalar hızlı ısınır hızlı soğur, çok ısınır, çok soğur. Denizler yavaş ısınır, yavaş soğur, az ısınır, az soğur.

    Deniz suyunun hareketli olması yavaş ısınmasının sebeplerindendir. Isınan su buharlaşır, tuzluluğu artar ve ağırlaşır. Dibe çöken bu suyun yerine soğuk sular gelir. Derinlere depo edilen bu ısı, gece veya kışın denizlerin karalara oranla daha ılık olmasına neden olur. Denizlerde ısı taşınmasının bir başka yolu da dikey ve yatay akıntılardır. Gulf Stream Meksika körfezindeki sıcak suları kuzeybatı Avrupa kıyılarına kadar taşır. Termohalin Döngü okyanuslar arasında sıcaklık farkının neden olduğu genel bir akıntıdır. Sıcak ve soğuk suların yer değiştirmesiyle dünya ısısı dengelenir.

    Denizler üzerinde bulunan buhar tabakası denizin güneşten fazla ısınmasını engeller. Geceleyin de ısı kaybını engeller. Bu özelliği bulunmayan karaların gece gündüz sıcaklık farkı daha fazladır. Sonuçta karalar denizlere göre daha fazla ısınır. Bu nedenle karaların daha fazla olduğu Kuzey Yarımkürede sıcaklıklar Güney Yarımküreden daha fazladır. Karaların daha fazla yer kapladığı Kuzey Yarımkürede yıllık ortalama sıcaklık Güney Yarımküre'den 2 °C daha fazladır.

    Nemlilik[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kısa dalga boyu ışınların yeryüzüne inmesine engel olmayan su buharı yerin ısınmasına olanak sağlar. Fakat ısınan yeryüzünden uzaya kaçan uzun dalga boyu ışınları tutar. Bu olay nemli bölgelerin fazla ısınmasını ve soğumasını engeller. Deniz kıyılarında nemlilik fazladır. Buradaki kentlerde gece-gündüz sıcaklık farkları da karasal bölgelere göre daha azdır. Karasal bölgeler gündüz fazla ısınırlar fakat gece de çok soğurlar. Günlük sıcaklık farkı fazladır. Aynı durum yıllık sıcaklık farkı için de geçerlidir. Akdeniz ve Güneydoğu Anadolu bölgeleri aynı enlemlerde yer alır. Yazın karasal olan Güneydoğu Anadolu daha sıcaktır, nemlilikten dolayı Akdeniz kıyıları fazla ısınmaz. Kışın Güneydoğu Anadolu, Akdeniz'e göre karasallıktan dolayı daha fazla soğur. Gündüz ısınan yeryüzünün gece ısının atmosferin üst kısımlarına doğru yükselmesiyle soğumasına ışıma (yer radyasyonu) denir.

    Güneş ışınlarının yıl boyu dik ve dike yakın düştüğü Ekvator çevresi dünyanın en sıcak yeri olması gerekir. Fakat durum böyle değildir. Nemliliğin az olduğu Sahra çölü yıllık ortalamada dünyanın en sıcak bölgesidir. Ekvator bölgesinde nemlilik ısının fazla yükselmesini engeller.

    Okyanus akıntıları[değiştir | kaynağı değiştir]

    Okyanus akıntıları dünya ısısının dağıtılmasında rüzgârlarla birlikte önemli görev üstlenirler. Rüzgar ve okyanus akıntıları sıcaklığı taşımasaydı, ekvator çevresi daha sıcak, kutuplar çevresi daha soğuk olacaktı. Gulf stream sıcak su akıntısı, Meksika körfezinden aldığı sıcak suları kuzeybatı Avrupa kıyılarına kadar sürükler. Dünya nehirlerinin 100 katı büyüklüğündeki su kütlesi günde 97 km yol alır. Batı Avrupa kıyılarının Kanada Atlas okyanusu kıyılarından daha sıcak olmasını sağlar. Kanada'nın Atlas okyanusu kıyılarının daha soğuk olmasında, kutup civarından Baffin körfezinden yola çıkan Labrador soğuk su akıntısının da katkısı bulunur.

    Rüzgarlar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Uzun süre belli bir alanda kalan hava kütleleri bulunduğu alanın sıcaklık ve nem özeliklerini kazanır. Rüzgâr olarak başka alanlara estiğinde ise bu özelliklerini gittikleri yerlere taşırlar. Enlem etkisinden dolayı ekvatordan kutuplara doğru esen rüzgarlar sıcaklığı yükseltir. Kutuplardan ekvator civarına doğru esen rüzgârlar sıcaklığı düşürür. Türkiye için kuzey sektörlü rüzgarlar soğutucu, güney sektörlü rüzgarlar ısıtıcı etki yapar. Denizden karaya esen rüzgarlar, kışın ılıtıcı, yazın serinletici etki yapar. Karadan denize doğru esen rüzgarlar ise, yazın ısıtıcı, kışın soğutucu özelliktedir.

    Bitki örtüsü[değiştir | kaynağı değiştir]

    Bitki örtüsü gündüz gelen güneş ışınlarının direkt yeryüzüne düşmesine engel olur. Orman içleri gündüzleri bu nedenle açık alanlara oranla daha serindir. Bitkiler gece yer radyasyonu ile kaçan ısıyı tutarak fazla soğumayı engeller.

    Sıcaklık haritaları[değiştir | kaynağı değiştir]

    İzoterm (Eş sıcaklık eğrisi): Sıcaklıkları aynı olan noktaların birleştirilmesi ile elde edilen kapalı çizgiler. Sıcaklığı haritalarda ifade edebilmek için kullanılır.

    Sıcaklığın harita ile ifade edilmesi için iki tür sıcaklık kullanılır.

    İndirgenmiş sıcaklık= Yükselti/200+Gerçek sıcaklık

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap