Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    günlük yazmanın faydaları nelerdir

    1 ziyaretçi

    günlük yazmanın faydaları nelerdir bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Günlük tutmanın hayatınıza katacağı yepyeni özellikler

    Günlük tutmanın hayatınıza katacağı yepyeni özellikler

    Dünyada işini en iyi şekilde yerine getiren insanlarla sohbet etme fırsatı yakalarsanız, tüm konuşmalarda birkaç ortak tema yakalamanız mümkün olacaktır.

    Bunlardan çoğunlukla gözden kaçanı, genellikle bu tarz insanların her zaman günlük tuttukları gerçeğidir.

    Arnold Schwarzenneger vücut geliştirme hedeflerini günlüğünde hep belirtmiştir.

    Benjamin Franklin bilimsel teorilerini günlüğüne yazmayı ihmal etmemiştir.

    Jane Austen karakterlerini ve romanlarını yaratırken ilham aldığı fikirleri günlüğünde yazıya dökmüştür.

    Che Guevara seyahatlerini bu şekilde belgelemiştir.

    Ralph Waldo Emerson dünya görüşünü paylaşmıştır.

    Açıkça görülüyor ki, tüm bunlar tesadüf olamaz. Bu konuda yapılan araştırmalar, günlük tutmanın birçok faydasının bulunduğunu dile getirmektedir.

    İşte günlük tutmanın size mutlu ve başarılı bir hayatın kapılarını açtığını kanıtlar nitelikteki 7 nedeni:

    1. Daha odaklanmış ve organize olursunuz

    Başarılı olmuş tüm insanlara sorabilirsiniz, aşağı yukarı hepsi aynı düşüncededirler; başarı yolundayken inceleme yapmak ve süreci düzenli takip etmek gelişmenize yardımcı olacaktır.

    Gerçekte günlük tutmak başarı ve başarısızlıklarınızı görmeniz ve takip etmenize fayda sağlar. Düzenli olarak günlük tutmak sizi daha organize ve odaklanmış bir insan çevirecektir.

    2. Düşüncelerinizi berraklaştırır

    Zihinlerimizi bizi kandırıp şaşırtabilir.

    Düşünceleriniz günlerce, haftalarca ve hatta yıllarca imgeler, sesler, duygular arasında zıplayıp durur. Fakat problem şu ki, bu düşüncelere kelimeler yerleştirecek kadar yeterli zamanı asla bulamıyoruz.

    Günlük tutma bu fikirleri yakalamanıza, mental yolculuğunuzu etiketlemenize ve fikrin veya düşüncenin zihninizde daha net bir şekilde canlanmasına izin verir.

    Günlük tutmak ayrıca, doğal olarak kendinizi ve fikirlerinizi başkalarına daha kolay ve açıkça söylemenizi sağlayacaktır.

    3. Stresinizi azaltır

    Günlük tutan insanlar üzerinde yapılan araştırmalar, bu insanların daha az stres ve kaygı yaşadıklarını ortaya çıkarmıştır. Açıkça görülüyor ki, günlük terapötik bir süreç olup terapiden çok daha ucuz bir yöntem.

    Bir başka ilginç nokta ise stresin zihinsel ve fiziksel etkisi bizim stresi nasıl gördüğümüzle alakalı olması. Günlük tutmak travmatik olaylarda dahi olumlu yanları görmemize yardımcı oluyor ve böylece stresin etkisini azaltmaya yardımcı oluyor.

    4. Yaratıcılığınızı geliştirir

    Yazmanın her türlüsü yaratıcılığınızı artırmanıza yardımcı oluyor. Düzeli günlük tutma bilgiyi daha rahat kavramanızı ve işlemenizi sağlıyor. Yazdığınız zaman beyninizin sol kısmını, yani rasyonel ve analitik bölümünü kullanıyorsunuz.

    5. Hafızanızın gelişmesine yardımcı olur

    Günlük tutarken olaylar hakkında yazmak ve periyodik olarak yazdıklarınızı okumak, kısa süreli hafızanızdaki olayları uzun süreli hafızanıza aktarmanıza yardımcı olur.

    Hatıralar zamanla zihninizden uçup gitmeye başlar ve genellikle olayları hatalı bir şekilde hatırlarsınız. Günlük yoluyla bilgileri hapsettiğinizde olayları detaylı olarak yeniden hatırlarsınız ve bu şekilde hafıza kaslarınız güçlenip bilgileri daha doğru ve kesin bir şekilde aklınızda tutabilirsiniz.

    İlgili yazı: Olumlamaları unutun “Büyülü Cümleler” yazmanın 10 püf noktasıyla başarıya ulaşacaksınız!

    6. Kendinize olan saygınızın gelişmesine yardımcı olur

    Beynin doğasında genellikle negatif ön yargılar vardır. Ne yazık ki, bu durum kendinizi kötü hissettiğiniz durumlarda size yarar değil zarar getirmektedir. Başarılarınızı unutup başarısızlıklarınızı sıklıkla hatırlamanızın nedeni de budur.

    Günlük tutmak başardığınız tüm o muhteşem zaferleri yeniden hatırlamanıza, kendinize yönelik yargılarınızda bir denge tutturmanıza ve siz o an öyle hissetmeseniz de ne kadar zor ve uzun bir yoldan gelip neleri başardığınızı size gösterir.

    7. Duygusal zekanız artar

    Duygusal zeka zaman içinde edinilen bir yetenektir. Kendi duygularınızı yansıtmak, yalnızca psikolojik olarak daha sağlıklı olmanıza yardımcı olmaz, aynı zamanda kendi duygularınızın daha farkında olmanızı ve duygularınızın size ne söylediğinizi anlamanıza yardımcı olur.

    Hayatımız hep bir koşuşturma içerisinde olduğundan dolayı ve hep çok yoğun olduğumuz için çoğunlukla kendimizi dinlemeye fırsatımız olmuyor. Günlük tutma kendimizi ve bu sayede de başkalarını anlama konusundaki yeteneğinizi geliştirir.

    Meditasyon gibi, günlük tutma yaklaşımınız da kişiliğinize ve amaçlarınıza bağlı olarak değişebilir.

    Eğer mutlu ve başarılı olmak istiyorsanız, günlük tutmanın size oldukça faydası olacaktır. Hemen şimdi günlük tutmaya başlayın ve faydalarını kendiniz deneyimleyin.

    Kaynak:

    pickthebrain.com

    Yazı kaynağı : www.uplifers.com

    Günlük tutmanın öne çıkan 10 faydası

    Günlük tutmanın öne çıkan 10 faydası

    Günlük tutmak deyince her ne kadar akıllara ‘Sevgili günlük’le başlayan cümleler, çocukluk veya ilk gençlik dönemlerindeki sayfaları etiketlerle süslü ya da kilitli defterler gelse de, artık günlük yazma ediminin öyle eski usul değil, her yaştan bireyler için önemli faydaları olan bir edim olduğu kabul edilmektedir.

    Sadece ânıları kayıt altına alma veya kendini ifade etmeyi geliştirme faydasından öte zihinsel, duygusal ve fiziksel alanda pozitif getirileri olan ve yaşam kalitesini arttıran bir aktivitedir. Artık tüm bunları ortaya koyan yakın döneme ait birçok bilimsel araştırma olmakla birlikte, stresi ve kaygıyı yönetme anlamında sağlıklı bir yaşam tarzı ile akıl sağlığı adına, sadece günlük tutmanın yeterli olmadığı da açıktır.

    En yüksek faydayı almak için dengeli ve sağlıklı beslenmenin yanı sıra her gün düzenli hareket etmenin, rahatlamak için meditasyon vb. ritüelleri günlük pratiğe katmanın, yeterli ve kaliteli uyku uyumanın, zararlı alışkanlıklardan uzak durmanın vb. bir arada yapılması gerektiği de bir gerçektir.

    Yazı yazma ediminin bir terapi aracı olarak tercih edildiği; yıllardır insanların stres ve kaygı temelli travmalardan kurtulmasına yardımcı olmak için uygulayıcıların günlükleri, çeşitli listelemeleri ve diğer yazı formlarını kullandığı bilinir. Derin karanlık düşüncelere ve strese girmeden, endişeli duygular ve takıntılı kaygılar üzerinde çalışmak adına günlük tutmak önemli bir olanak tanır.

    Yazı aracılığıyla birey, kendine en kötü senaryonun ne kadar olası olduğunu sorma şansı yakalayarak hayata daha gerçekçi bir bakış açısı kazanabilir. Öyle ki, rahat bir ortamda kişinin kendi başınayken düşüncelerini kağıda dökmesi; hangilerinin gerçeğin çarpıtılması şeklinde varlık bulan stres yaratıcı düşünceler ve inançlar olduğunu belirlemesine ve onları sağlıklı bir şekilde yönetmesine yardım eder.

    Sorunlara çözümler bulunması anlamında kişinin kendi başına beyin fırtınası yapılabilmesine fırsat vermesi ile de sinirler yatıştırılmış olur; fiziksel, zihinsel ve duygusal sağlığa zarar verebilen aşırı kaygı hâlinin azalır.

    Birçok üniversite tarafından gerçekleştirilen yeni araştırmaların, önemli bir stres yönetimi aracı olarak günlük tutmanın faydasını bilimsel olarak da ortaya koyması noktasında; kişilerin duygusal durumları ve/veya stresleri hakkında yazmasının, hem hastalık riskini azaltabildiği hem rahatsızlıklarında bağışıklık fonksiyonunu arttırabileceği öne sürülmektedir.

    Öyle ki stresli olayları günlükler kapsamında kaleme kalmak, hastaların trajediyi anlamlandırmasını ve böylece bağışıklık sistemini zayıflatan kortizol gibi stres hormonlarının seviyesinin düşmesini sağlar. Hatta etkin bir günlük tutma alışkanlığının karaciğer ve akciğer fonksiyonlarını iyileştirdiği ve belirli hastalıklarla mücadele ettiği; yaraların dahi daha hızlı iyileşmesine yardımcı olduğu ileri sürülür.

    Günlük tutma alışkanlığı geliştikçe ve sürekliliği arttıkça bireyin duygusal fonksiyonları güçlendiği için, bunun genel ruh sağlığı üzerindeki etkisinin belirginleştiği ifade bulur. Günlük tutanlar içsel ihtiyaç ve arzularıyla bağlantı kurarak farkındalığını yükseltir ve duygusal arınma için kendine bir fırsat yaratır.

    Araştırmalara göre kişilerin korkuları vd. hisleri hakkında soyut, kişisel olmayan bir bakış açısıyla yazması yani duygularını bastırmak yerine ifade etmeyi seçmesi, sakinleştirici bir etki yaratır ve moral düzeyini yükseltir. Kişisel sıkıntının ve değişimin yönetimine katkı sağlayarak beynin duyguları düzenlemesine yardımcı olur ve yaşamdaki önemli kalıpları belirgin kılar. Ayrıca tetikleyicilerini tanımlamasına ve bunlarla nasıl başa çıkacağını öğrenmesine imkan sunar. Dolayısıyla daha büyük bir duygusal esenlik ile mutluluk duygusu verebilir ve daha fazla güven ile öz kimlik duygusu sağlar.

    Öyle ki güven eksikliği, genellikle bir iç eleştirmen veya kendinden şüphe duyma sesi anlamına gelir; bu ses asla kaybolmasa da, günlük tutmak onu perspektife sokar. Bu bağlamda olumlu düşünceler için alan açar, olumsuzların kişiyi ele geçirmesine engel olabilir.

    Okul dönemlerinden bilindiği üzere, dersi not alarak dinleyen öğrencilerin bilgileri çok daha iyi sakladıkları kanıtlanmıştır. Elle bir şeyler yazıldığında Retiküler Aktivasyon Sistemi (RAS) adı verilen ağ hâlindeki bir hücre koleksiyonunun uyarıldığı; zihnin de sonrasında odaklandığı her şeyi ön plana çıkarıp daha derin bir seviyede işlediği ifade edilir. Böylece fiziksel yazma eylemi, bilgiyi sahnenin merkezine getirir ki beynin onunla yakından ilgilenmesi gerektiğini, kelimelerin önemli olduğunu bilmesini sağlar.

    O yüzden sadece bir şeyler yazmanın dahi yazılanı hatırlama yeteneğini geliştirdiği ve belleği keskin tuttuğu bir gerçektir. Dolayısıyla günlük tutmak, yazarının yaşamına dair hem belirli ânlarını hem yaşam döngülerini hatırlamasının en pratik ve güzel yoludur. Bu yol da önemli bir vesilesi olarak sadece hafızayı ve kavrayışı arttırmakla kalmaz, aynı zamanda gelişmiş bilişsel işlemeyi yansıtabilecek hafıza kapasitesini yükseltir ve beynin en iyi durumda muhafaza edilmesine yardımcı olur.

    Kağıda döküldüklerinde sorunların daha yönetilebilir görünmeye başlaması açısından; günlük sahibinin, küçük bile olsa hayatında neyin iyi gittiğini fark etmesine ve minnettarlığını ifade etmesine olanak tanır. Olayları yazılı bir bütün olarak ortaya dökmek onlara bir bakış açısı verir ve işler kötü görünse de, şu anda şükredilebilecek çözümler ve durumlar olduğunun görülmesini sağlar. Diğer yandan da açıktır ki, olumlu gelişme ve düşünceleri yazmak, şükran duygusunu pekiştirir. Böylece yaşamda güzel şeylere odaklanmak, kişiyi daha iyimser yapar ve özgüvenini arttırır.

    Aradan yıllar geçtikten sonra, eski günlüklerin gözden geçirilmesi de kişiye, ne kadar yol kat ettiğini göstererek sahip olduğu her şey için minnettarlık duygusunu pekiştirir. Bu anlamda sadece bir şükran günlüğü tutmanın, hatta her gün sadece bir cümle yazılarak dahi, yaşamı değiştiren etkileri olabilir.

    Öyle ki minnettarlığı ifade etmenin kişiyi daha az materyalist yaptığı, ayrıca tükenmişliği önlemeye yardımcı olduğu ve sabrı teşvik ettiği de ileri sürülür. Minnettarlık hakkında yazmak aynı zamanda depresyona, yorgunluğa ve uykusuzluğa iyi geldiği ifade bulur.

    Günlük kaydı almak, keşfedilmemiş düşüncelerin ve duyguların keşfedilmesine fırsat verir. Öyle ki tekrar eden fikirler hakkında yazmak, onların ifade edilerek zihinde bir kenara alınmasını sağlar ve bu da yeni fikirlere yer açmak üzere zihnin temizlenmesi anlamına gelir. Zihnin yazma edimiyle temizlenmesi de genel olarak tüm fikirlerin çeşitli açılardan incelenebilmesini ifade eder. Ayıklanan ve farklı bakış açılarınca değerlendirilen fikirler, ilhamlar, alıntılar ve eskizlerin takibi de bu şekilde kolaylaşır.

    Tek başlarına olduklarında belki de sadece karalamalar olarak kalabilecekken, zamanla güçlü içgörüler oluşturabilirler. Günlük, bireysel dürüstlük adına yazarına güvenli bir alan oluşturduğu için; rahatlıkla kendi başına beyin fırtınası yapmasına, yüksek sesle hayal kurmasına ve zihninin içinde özgürce dolaşmasına izin verir. Bu da onu, kendisini başkalarıyla karşılaştırmaktan kurtarıp ya da başkalarını memnun etme konusunda daha az endişelenmesini sağlayıp kendi merkezine getirir ve özgüveni arttırır.

    Düşünülenin farkına varmak, ne olduğunun bilincinde olmak ve onu yargısızca fark etmek anlamındaki farkındalık düzeyi günlük tutma yoluyla arttırılabilir. Düzenli olmasa bile, kişinin çevresi ve içinde bulunduğu ânlar hakkında yazması, her gün daha dikkatli ve farkındalıklı olmasına yardımcı olur. Ayrıca şimdiki ânda olmasına destek olarak günlük yazarını, geçmişe kafa yormanın ya da gelecek için endişelenmenin sonsuz döngüsünden kurtarır. Ki bu farkındalık, hayatın içinde varlığının bilincinde olarak yaşamı takdir etmesini sağlar.

    Bilindiği ve araştırmaların da desteklediği üzere; yatma vakti geldiğinde zihinde dönüp duran düşünceler ve yarım kalan işlerle ilgili endişe, uykuya dalmada önemli ölçüde zorluğa sebep olur. Bu noktada, kişinin endişeleri hakkında yazmasının uykuya dalmasına yardımcı olabileceği açıktır.

    Aynı şekilde, yine güncel bir araştırma ortaya koyarak temellendirmiştir ki; yapılacaklar listesi yazan ve tamamlamaları gereken görevler hakkında günlük tutanlar, tamamlanmış faaliyetler hakkında yazanlara göre çok daha hızlı uykuya dalmaktadırlar.

    Özellikle de listenin, tam uyumadan hemen önce yazılmasının zamansal odak noktası açısından etkisinin arttığı ve ne kadar spesifik yazılırsa, o kadar hızlı uykuya dalma eğilimi gözlemlenebileceği önemle vurgulanır.

    Günlük tutma alışkanlığı geliştirildiğinde, her yaştan birey düşüncelerini ve duygularını sınıflandırmayı öğrenir. Kelimelerin özgürce akmasına izin vererek yazmak, bireyi özgürleştirip gerçek benliğiyle temasa geçirir ve kendi sesini keşfetmesine, kendini tanımasına yardımcı olur. Kendini dürüstçe kaleme almak, kendini kabul etmenin bir şekli olduğu için ne kadar dürüst yazılırsa, kişi kendini o kadar kabullenir.

    Bu şekilde hem kendini daha iyi ifade etmeyi öğrenen hem kendini ifade etme konusunda daha çok özgüven hisseden birey, iletişim kurma becerilerinin net bir zeminde ilerleyebilmesine imkan tanıyabilir. Birçok sorunun yanlış anlamalardan kaynaklandığı ilişkilerde de günlük yazmak, bu anlamda kişiye önemli ölçüde fayda sağlayabilir.

    Harvard Business School tarafından gerçekleştirilen bir araştırma; deneyimlerden elde edilen kazanımlar yani öğrenilenler yansıtma ile birleştirildiğinde, deneyimlerin daha üretken hâle getirildiğini söyler. Dolayısıyla günlük tutma aracılığıyla objektif ve net bir şekilde yaşanılan gündelik yaşam kağıda yansıtıldığında, yaşananlardan dersler çıkarmak çok daha olasıdır.

    Öyle ki inanılmaz miktarda haber ve bilgi tüketilen, yaşanılan bu dijital çağda günlük kaydı bireyin, tüm olan bitenden kendini bir geri çekip karşılaştığı fikirlerle aktif olarak ilgilenmesine olanak tanır. Bu sayede onları kendi kelimeleriyle ifade edebildiğinde, anlaşılması zor karmaşık kavramlarla bir bağ kurabilir.

    Çünkü yazma pratiği beynin bilgiyi alma, işleme, saklama ve bir araya getirme işlevlerini geliştir. Diğer yandan ise günlükler, geçmişteki başarıların olduğu kadar başarısızlıkların da gözden geçirilmesine, neyin işe yarayıp neyin yaramadığının görülmesine olanak tanır.

    Etkin günlük yazma pratiği, hem kişinin gerçekten neyi başarmak istediğini daha iyi tanımlamasına, hem de kendinden şüphe etmesi, sınırlayıcı inançları vb. ona ulaşmasını engelleyen kısıtların neler olduğunu belirlemesine yardımcı olur. Böylece aynı sorunlardan şikayet etmek yerine çözümler aramaya başlanarak ilerlemenin izlenebilmesine ve gelecek için daha iyi planlar yapılabilmesine imkan veren bir yol izlenmiş olunur.

    Yazı kaynağı : www.aysetolga.com

    Günlük Tutmanın Faydaları Nelerdir ve Günlük Yazmak Ne İşe Yarar?

    Günlük Tutmanın Faydaları Nedir

    Günlük tutmanın başarıya etkisi

    Farklı olduğumuzu unutmadan ve kendimizi tanıma ortamı yaratarak hayal güclerimizi ayakta tutacak şekilde günlük tutmalıyız.

    Yazı kaynağı : gunluk-tutmanin-faydalari.nedir.org

    Günlük Tutmanın Bilimsel Faydaları

    img_9077

    Bundan yaklaşık bir yıl önce Edinburgh’da gezinirken resimdeki mavi günlüğü gördüm. Her gün için sadece 1-2 satır yazacak kadar yer vardı ve her sayfa beş yıllıktı. Kısacık yazmak ve beş yılda aynı günü alt alt görme fikrine bayıldım. Daha önce çok defa günlük yazmaya yeltenmiş ama devamını getirememiştim. Ya tek bir gününümü kısa roman kadar uzun ve detaylı yazıyor ya da aylarca yazmıyordum. O nedenle günde 1-2 satır olması beni yeniden günlük fikrine alıştırdı. Çok fazla kaytarmadan (arada 3-4 gün geriden geldiğim olmuyor değil 🙂 ) düzenli ve kısa bir şekilde günlük yazmayı alışkanlık edindim. Gene geçen gün iş için gittiğim Ankara’dan uçakla dönerken oturup günlüğümü okudum. İtiraf edeyim (biraz narsist bir durum olabilir zira) uzun zamandır bu kadar güzel ve beni güldüren birşey okumamıştım. 🙂 “İyi ki” dedim günlüğüm konusunda, iyi ki bu alışkanlığı kazanmışım. Sonrasında geriye dönüp okuması süper keyifli. Günlük tutmak isteyenleri ikna etmek için de Günlük Tutmanın Bilimsel Faydaları konusu ile karşınızdayım. Bilimi arkama aldım, geliyorum..

    Günlük Tutmak Daha Sağlıklı Olmamızı Sağlıyor

    Texas Üniversitesi, Psikoloji bölümündeki araştırmacılardan James Pannebaker harika bir şey kanıtladı. Nedir? Düzenli olarak günlük tutmanın; T-lenfosit hücreleri adı verilen bağışıklık hücrelerini güçlendirdiği kesin olarak kanıtlandı. Ayrıca ek araştırmalarda günlük tutmanın; astım ve romatizmal eklem iltihabı hastalıkları riski azalttığı saptandı. James Pennebaker der ki; “Üzücü ve stresli olaylar hakkında yazmak insanın, bu olaylarla barışmasını sağlıyor. Dolayısıyla psikolojik iyileşmeler, fiziksel sağlığa da yansıyor”.

    Günlük Tutmak Zihnimizdeki engelleri kaldırıyor – Anlaşmazlıkları Daha Kolay Çözüyoruz

    Yazı yazarken beynin daha analitik kısmı olan sol beyin devreye giriyor. Beynin daha yaratıcı /sanatçı kısmı olan sağ beyin ise sol kısım tamamen meşgulken; dilediği gibi çalışıp sınırları zorluyor. Yazı yazmanın sağ beyni ve kapasitesini serbest bırakması ile; analitik yaklaşımlara çözülemeyecek anlaşmazlık ve sorunları çözme şansımız artıyor.

    “Ben çok analitik bir insanım; duygusal çözümler üretemem” diyenler bile yazmalı; sağ beyin zaten otomatik çalışacak.  🙂

    Günlük Tutmak IQ’yu artırıyor

    Günlük tutmanın sadece duygusal zekayı değil; ölçülebilir IQ skorlarını da yükselttiği bilimsel olarak kanıtlanmış. Çoğunlukça IQ skorumuzun doğuştan genetik olarak geldiği ve değiştirilemeyeceğine inanılıyor. Ancak Kanada’da Victoria Dil Bilimleri Üniversitesi’nden Reza Falahati bunun aksini kanıtladı. “Öğrencilerin IQ Skorları ve Yazı ve Kelime Kullanma Yetenekleri” isimli çalışmasında bilimsel makalesinde düzenli yazı yazmanın/ günlük tutmanın IQ skorlarını artırdığını gösterdi. Tüm makaleyi okumak isterseniz (İngilizce olarak( şuradanulaşabilirsiniz.

    Günlük Tutmak Stres, Üzüntü, Öfke Gibi Olumsuz Duyguları Azaltıyor

    Travma sonrası oluşan stres veya genel olarak stresli konular hakkında yazmak ve duygularımızı doğru tanımlamak son derece sağlıklı. Negatif durum ve hislerimiz hakkında yazdıkça; bu durumları normalleştiriyor, kabulleniyor ve hayatımıza devam edebiliyoruz. Ayrıca günlük yazarak bu durumları daha kolay geride bırakıp, anda kaldığımız saptanmış.

    Günlük Tutmak Kendimizi Tanımanızı ve Hayatımızı Okuyabilmemizi Sağlıyor

    Düzenli olarak hayatımızı yazmak; geri dönüp okuduğumuzda geçmişteki hata ve başarılarımı daha objektif görmemizi sağlıyor. Günlüğümüz bir bakıma geçmiş karnemiz gibi oluyor. Kendimizi kötü hissettiğimizde; geçmiş başarılarımızdan güç alabiliyoruz. Veya kendimizi “kaybolmuş” hissettiğimizde geçmişe bakarak, gelecek için daha kolay kararlar alabiliyoruz. Günlük tutmak uzun vadede; hayatımızda tekrarlanan döngüleri görmemizi sağlıyor.

    Düzenli Günlük Tutmak İçin İp Uçları

    1)Sürdürülebilir olması için günlük yazılacak süre (5 dk) veya cümle sayısı kısıtı getirebilirsiniz.

    2)Her gün aynı saatte ve aynı yerde günlüğünüzü yazarak alışkanlık haline getirebilirsiniz.

    3)Günlüğünüz sadece size özel olsun. Kimsenin okumayacağından emin olun ki rahat rahat yazabilesiniz.

    4)Asla güzel ve edebi yazmaya uğraşmayın. İçinizden geldiği gibi, serbestçe yazın.

    5)Asla asla asla editlemeyin! Yazdıklarınızla aynı fikirle olmasanız bile bir zamanlar öyle hissettiniz!

    Bu konuda daha detaylı ve bilimsel makaleleri şuradan takip edebilirsiniz. Herkese keyfili günlük yazmalar!  🙂

    Yazı kaynağı : zeynepcansoylu.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap