Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    göyçe zengezur cumhuriyeti nufusu

    1 ziyaretçi

    göyçe zengezur cumhuriyeti nufusu bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Zengezur Uyezdi

    Zengezur Uyezdi

    Zangezur Uyezdi (Azerice: Zəngəzur qəzası, Rusca: Зангезурский уезд) Yelizavetpol Guberniyası'nın idari bölümlerinden (uyezd) biri. Rusya İmparatorluğu tarafından 1868 yılında yaratılmış ve uyezd'in Sovyet yönetimi tarafından ortadan kaldırıldığı 1921 yılına kadar idari merkezi Goris şehri olmuştur.[1]

    Güney Kafkasya'da Sovyet yönetimi kurulduktan sonra Zangezur Uyezdi'nin toprakları Sovyet Ermenistanı ve Sovyet Azerbaycanı arasında bölündü. Sisian, Goris, Kapan ve Meğri Ermenistan'a verilirken, Laçın, Kubadlı ve Zengilan Azerbaycan'da kaldı.[2]

    Coğrafya[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yelizavetpol Guberniyası Yelizavetpol, Nuha, Şuşa, Zangezur, Kazah, Cebrayil ve Cevanşir uyezdlerinden oluşuyordu.[3] Zangezur Uyezdi Yelizavetpol Guberniyası'nın güney-batı bölgesinde yerleşmekle birlikte, kuzeyden Cevanşir, doğudan Şuşa ve Cebrayıl, batıdan İrevan Guberniyası'yla, güneyden Kacar İmperatorluğu'yla komşuydu. Uyezdin arazisi 6,829,7 verst kareyi kapsıyordu.

    Uyezdin arazisinin birçok yeri Küçük Kafkasya dağları'nın vadileri üzerinde yerleşmekle birlikte, genellikle dağlık arazilerdir. Yelizavetpol ve Erivan Guberniyaları'nı bir-birinden ayıran Kaputjugh Dağı'nda rakım 10.000 fit ile 12.855 fit arasında değişmektedir. Bu uyezdden akan nehirler Aras nehri havzasında yer almaktadır. Bergüşad, Çaundurçay, Basutçay ve Meğriçay nehirleri uyezd'in sulama sisteminde önemli bir rol oynamıştır.[4] Goris uyezd merkezi olarak görev yaptı.

    Tarih[değiştir | kaynağı değiştir]

    Rus işğaline kadar Zangezur çeşitli Türk devletlerinin yönetimi altında olmuştur. 1813 yılına kadar bu topraklar Karabağ Hanlığı'nın yönetiminde olmuş, XIX yüz yılın evvellerinde Rus yönetimi altına geçmiştir.

    1850 yıllarında Zangezur Uyezdi Şamahi (daha sonralar Bakü Guberniyası oldu) Guberniyası'nın bir parçasıydı. 1868 yılının 25 Şubatında Yelizavetpol Guberniyası'nın yaratılmasından sonra Bakü Guberniyası'nın Şuşa Uyezdi ve Erivan Guberniyası'nın Ordubad Uyezdi'nden alınan topraklar esasında Zangezur Uyezdi organize edildi.[4]

    1917 yılında Rus İmparatarluğu'nun dağılmasından sonra Nahçivan ve Zangezur Ermenistan'la Azerbaycan arasında sürekli savaş alanı haline geldi.[5] İlk öncelikle Osmanlı kuvvetleri, daha sonra da Britanya kuvvetleri 1918 yılında Zangezur Uyezdiyle birlikte, Dağlık Karabağ'ın Azerbaycan toprakları olduğunu tanıdı.[6] Bakü'deki Britanya görevlisi General William Thomson'un da rızasıyla, Hosrov Bey Sultanov Azerbaycan tarafından Karabağ'ın General-Gubernatoru tayin edildi. 1919 yılında Dağlık Karabağ'ın Ermeni Şurası bölge üzerinde Azerbaycan yönetimini resmen tanıdı. Bölgede Sovyet yönetimi kurulduktan sonra Zangezur bölgesi Kremlin tarafından Azerbaycan'dan alınarak "sosyalist dostluğunun bir nişanesi" olarak Ermenistan'a verildi.[7]

    Nüfus[değiştir | kaynağı değiştir]

    Bölgede Rus yönetimi kurulana kadar Ermeni nüfus sayı düşük seviyyede olmuşdur. XIX. yüzyıla kadar bölge nüfusunun 80-90 %-ni Müslüman'larn oluştuduğu düşünülüyor. Fakat Rusların 1828 yılında Kacarlar'la imzalanmış olan Türkmençay ve 1829 yılında Osmanlı İmparatorluğuyla imzalanmış Edirne Antlaşmaları esasında bölgeye İrandan ve Anadoludan yüz mine kadar Ermeni göçürülmüştür.

    1897 yılında Rus yönetimi tarafından bölgede aparılan nüfus sayımına göre, uyezdin arazisinde 137,871 insan yaşamıştır. Onladan 71,206-ı Azerbaycan Türkü, 63,622-i Ermeni, 1,807-i Kürt olmuştur. 1,236 kişiyse Ruslar ve ya diger azlınlıklar olmuştur.[8]

    1918 yılına kadar bölgedeki çoğunluğu Azerbaycan Türkleri teşkil etmiştir. Fakat 1918-1920 yıllarında bölgenin demografik yapısı büyük değişikliklere uğradı. Ermeni Andronik Ozanyan genellikle Muş ve Bitlis'den olmakla, 30,000 Ermenini Anadolu'dan getirerek Zangezur Uyezdi, Erivan ve Vayots Dzor bölgelerinde yerleştirdi. Bununla beraber olarak, bölgenin Türk ve Müslüman nüfusuna karşı Ermeni'lerin sistematik etnik temizleme politikası başlatıldı. Büyük kırımlara uğrayan Türk nüfus yaşatığı arazini terk etmeye mecbur kırakıldı. Ermeni'lerin genel isteği bölgenin etnik homojenliğini sağlamaktı.[9]

    Zangezur Uyezdi'nde 326 köy vardı. Bölge nüfusu genellikle tarımla, bağçılıkla, seracılıkla, pamukculukla, hayvancılıkla, madencilikle uğraşmaktaydı. Ova alanı,pamuk yetiştirmek için kullanılıyordu ve yılda ortalama 20.000 pound pamuk üretiliyordu . Üzüm bağları 4.494 desyatina kadar araziyi kaplıyordu ve 106.860 libre üzüm üretiliyordu. 1890'da yaklaşık 3.728 libre ipek kozası toplanmıştı. 1891 istatistik verilerine göre, 9.784 at, 83.000 sığır, 780 sığır, 133.648 koyun, 4.600 keçi, 7.008 eşek, 1.505 katır vardı.[4]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Zengezur koridoru Türkiye ile Azerbaycan arasında yeni bağlantı sağlayacak

    Zengezur koridoru Türkiye ile Azerbaycan arasında yeni bağlantı sağlayacak

    Şirket haberleri

    Finans terminali

    Anadolu images

    Enerji terminali

    Haber Akademisi

    Yeşilhat

    Ayrımcılık Hattı

    Teyit Hattı

    Kariyer AA

    Kurumsal haberler

    Yazı kaynağı : www.aa.com.tr

    Zengezur Koridoru: Zaferin Taçlanması

    Zengezur Koridoru: Zaferin Taçlanması

    Ermenistan`ın artan saldırıları sonrasında Azerbaycan`ın Ermenistan`ı barışa zorlamak ve BM Güvenlik Konseyinin ilgili (822, 853, 874 ve 884 saylı) kararlarını uygulamak üzere 27 Eylül 2020`de başlattığı karşı operasyonlar, 10 Kasım 2020`de imzalanan üçlü bildiriyle son bulmuştu. 44 günlük savaş sadece Azerbaycan toprakları üzerindeki Ermenistan işgalinin sona ermesiyle sonuçlanmadı, farklı alanlarda fırsatlar da çıktı. Bunlardan birisi de Zengezur koridorudur.

    Her ne kadar bazı güçler haksız olarak farklı anlamlar yüklemeye çalışsalar da Azerbaycan açısından Zengezur koridoruna ilişkin beklentiler, tamamen uluslararası hukuka uygun bir biçimde atılacak adımlarda oluşmaktadır. Bunlar öncelikle bölgede ulaştırma altyapısının canlandırılması ve geliştirilmesi, Zengezur koridorunun Güney Kafkasya`nın barış ve iş birliği bölgesine dönüşmesinin sembollerinden birisi olması ve tabii ki, 20. yüzyıl boyunca tarihi yurtlarından zorla çıkarılan Azerbaycan Türklerinin topraklarına geri dönmelerinin sağlanmasıdır.

    Zengezur’un Tarihi

    Tarihi Türk yurdu olan Zengezur, 20. yüzyılın başlarında Kafkasya`da ve Doğu Anadolu`da yaşanan karmaşadan olumsuz anlamda nasibini almıştır. Hem 1905-1906’da hem de 1918-1920’de Taşnaksütyun ve diğer Ermeni örgütleri, bu bölgede yoğun olarak bulunan Azerbaycan Türklerine yönelik saldırılar gerçekleştirmiştir. Bolşevik Rusyası'nın Azerbaycan’ı ve genel olarak Kafkasya’yı işgal etmesi, kontrolü altına alması, burada sosyalist yönetimler oluşturması sonrasında Ermenistan, Azerbaycan’ın diğer bazı bölgeleriyle beraber Zengezur bölgesi üzerinde de hak iddia etmiştir. Azerbaycan’da yeni kurulan sosyalist yönetim, ilk aşamada buna tepki göstermiş, fakat daha sonra Moskova yönetiminin planları doğrultusunda Zengezur aşamalı olarak Ermenistan`a verilmiştir. Arşiv kaynaklarına göz atacak olursak, Azerbaycan SSC Tarım Halk Komiserliği’nin 22 Ekim 1922 tarihli raporunda şu bilgiler veriliyor: “Azerbaycan SSC’nin toplam yüzölçümü 7 milyon 989 bin 105 desyatindi. Belirtilen toplam alandan, Gazah kazasından Ermenistan’a 379 bin 984 desyatin, eski Zengezur kazasından Ermenistan’a 405 bin desyatin toprak verilmiştir.”

    Tarım Halk Komiserliği Toprak İdaresi’nin 1920-1923’e ilişkin raporunda ise şu ifadeler kullanılıyor: “Daha önce Azerbaycan SSC’ye bağlı Zengezur, Cavanşir ve Gazah kazaları sınırları içerisinde bulunan 150 bin desyatinlik meraların bir bölümü Ermenistan’a verilmekle, iki cumhuriyet arasındaki tartışmalı bölgeye dahil edilmiştir, bu nedenle bu meraların gerçek sahipleri olan Azerbaycanlı çobanlar göç sırasında sıkıntılar yaşamaktadırlar.”

    18 Şubat 1929’da tarihi Azerbaycan bölgesi Zengezur’un son bölümü olan İran sınırına uzanan güney kısmı da Ermenistan’a verildi. Böylece Azerbaycan SSC’nin diğer bölgeleriyle Nahçıvan bölgesi arasındaki kara bağlantısı tamamen kopmuş, böylece Bakü ile Türkiye arasında doğrudan kara bağlantısı da kaybolmuştur. Transkafkasya Merkez Yürütme Kurulu’nun 18 Şubat 1929 tarihli kararıyla aşağı Karabağ’ın bazı köylerinin, Azerbaycan SSC’ye bağlı Cebrayıl kazasının Nüvedi, Eynadzor, Tugut köylerinin, Ordubad kazasına bağlı Kerkivan köyünün ve Kilid köyünün bir bölümünün Ermenistan’a verilmesinden sonra Azerbaycanlı nüfusa sahip “yeni Ermeni” topraklarında yapay şekilde o döneme kadar mevcut olmamış Ermenistan SSC’ye bağlı Megri kazası oluşturulmuştur.

    Sovyet dönemindeki zorunlu göçlere rağmen tarihi Zengezur bölgesinde Azerbaycan Türkleri yaşamaya devam etmiş, 1987 sonlarından itibaren onlar da baskı, şiddet ve katliamlar yoluyla Ermenistan`ı terketmeye zorlanmıştır. En son Ağustos 1991`de bu bölgedeki son Azerbaycan köyü olan Nüvedi köyünün halkı, tarihi yurtlarını terketmiştir. Bundan sonra toprakları sürekli işgale uğrayan Azerbaycan için Zengezur sadece Nahçıvan ile Azerbaycan`ın anakarası arasına girmiş bir “hançer” olarak anılmıştır.

    Zengezur Koridoru, info

    44 Günlük Savaş ve Değişen Jeopolitik Dengeler

    Azerbaycan topraklarının Ermenistan işgalinden kurtarılmasıyla sonuçlanan 44 günlük savaşı sona erdiren 10 Kasım 2020 tarihli Üçlü Bildiri aynı zamanda bölgesel ve küresel iş birliği için yeni fırsatlar da ortaya çıkardı. Savaşın durmasının ardından Türkiye ve Azerbaycan tarafından teklif edilen, Güney Kafkasya ve komşularını kapsayan “3+3” (Azerbaycan, Ermenistan, Gürcistan + Türkiye, İran, Rusya) modeli, bölgeyi iş birliği, refah ve istikrar coğrafyasına dönüştürmeyi hedefliyor. Zengezur koridoruna da bu çerçevede bakılması gerekiyor.

    Aslında Zengezur koridorunun canlandırılmasına ilişkin ilk açıklama daha savaşın başlarında 4 Ekim 2020’de MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli tarafından yapılmıştı. Bahçeli açıklamasında, Nahçıvan ile Azerbaycan`ın geri kalan kısmı arasındaki kara bağlantısının sağlanarak tarihi hatanın düzeltilmesi gerektiğine vurgu yapmış, bunu “tarihi zorunluluk, çok acil bir ihtiyaç, deyim yerindeyse hayat memat konusu” olarak tanımlamıştı.

    10 Kasım 2020’de Azerbaycan, Ermenistan ve Rusya arasında imzalanan ortak bildirinin 9. Maddesi, bölgedeki tüm ulaştırma koridorlarının canlandırılmasını, özellikle de Azerbaycan Cumhuriyeti’nin Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile Azerbaycan’ın diğer bölgelerini birleştiren karayolu ve demiryolu bağlantısının sağlanmasını düzenleyince, gündeme gelen konulardan birisi de Zengezur koridoru oldu. Hatırlanacağı üzere 9. madde şu şekildeydi: “Bölgedeki tüm ekonomik ve ulaştırma bağlantıları yeniden canlandırılacaktır. Ermenistan Cumhuriyeti yurttaşların, araçların ve malların her iki yönde serbest şekilde hareket etmelerine olanak sağlamak amacıyla Azerbaycan Cumhuriyetinin batı bölgesiyle Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti arasında ulaştırma bağlantısının güvenliğini garanti eder. Ulaştırma bağlantısının kontrolü Rusya Federasyonu Federal Güvenlik Servisine (Rus istihbaratına) bağlı Sınır Muhafıza Servisi tarafından gerçekleştirilecektir. Tarafların ortak kararıyla Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile Azerbaycan'ın batı bölgeleri arasında bağlantıyı sağlamak üzere yeni ulaştırma altyapısının inşası gerçekleştirilecektir.”

    Her ne kadar Ermenistan yetkilileri 9. maddeyi farklı şekilde yorumlamaya çalışsalar da liderler arasında 11 Ocak 2021`de Moskova`da gerçekleştirilen görüşme, Azerbaycan tarafının yaklaşımını doğrulamıştır. 11 Ocak 2021`de imzalanan üçlü bildiriyle ortak bir çalışma grubu oluşturulması kararlaştırılmış, bildirinin 2. ve 4. maddelerinde bu çalışma grubunun bölgede Azerbaycan ve Ermenistan üzerinden geçen (bu arada aynı zamanda bu iki ülkeyi birbirlerine bağlayan) tüm ulaştırma altyapısının canlandırılması konularını ivedilikle görüşmeleri gerektiği ifade edilmiştir. Ermenistan`da muhalefetin bir kısmının ve bazı yetkililerin olumsuz tavrına rağmen sonraki aşamada tüm tarafların yaptıkları açıklamalar ve atılan somut adımlar dikkate alındığında Zengezur koridorunun gerçekleştirilmesi yönünde güçlü bir iradenin ortada olduğu aşikardır.

    Azerbaycan’ın ve Türkiye’nin Zengezur Koridoruna Yaklaşımı

    Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev savaşın ardından 10 Aralık 2020`de Bakü`de gerçekleştirilen askeri geçit töreninde yaptığı konuşmada, Zengezur, Gökçe ve Erivan`ın Azerbaycan`ın tarihi toprakları olduğunu, Ermenistan yönetiminin yüzbinlerce soydaşımızı bu topraklardan zorla çıkardığını ifade etmiştir. Sonraki konuşmalarında İlham Aliyev sürekli olarak Zengezur koridorunun mutlaka açılacağını, Azerbaycan Türklerinin de bir gün tarihi yurtlarına dönmeleri gerektiğini vurgulamıştır.

    Azerbaycan`ın Zengezur koridoruna ilişkin yaklaşımında şu hususlar dikkati daha çok çekmektedir:

    Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da Zengezur koridorunun büyük öneme sahip olduğunu söylüyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan, Zengezur koridorunun bir yandan bölgeye “tarifi mümkün olmayan” ciddi bir rahatlık ve zenginlik getireceğini, öte yandan bu koridorun da bir parçası olacağı demiryoluyla, Ermenistan`ın da kolayca Moskova'ya ve dünyaya ulaşabileceğini, böylece kendi kendilerine uyguladıkları ablukadan kurtulabileceğini ifade ediyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan Zengezur koridorunun açılmasını Türkiye-Ermenistan ilişkilerinin geliştirilmesi sürecinin bir parçası olarak gördüklerini de vurguluyor. Bu, Türkiye`nin başından beri savunduğu normalleşmenin tüm bölgeyi kapsaması koşulunun da gerçekleşmesi anlamına gelmekte.

    Bu arada 15 Haziran 2021’de Azerbaycan Devlet Başkanı İlham Aliyev ve Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından imzalanan Türkiye Cumhuriyeti ile Azerbaycan Cumhuriyeti Arasında Müttefiklik İlişkileri Hakkında Şuşa Beyannamesi, Zengezur koridorunun isminin zikredildiği ilk uluslararası belge olmuştur. Belgede koridorun açılması hem Türkiye ile Azerbaycan arasındaki hem de genel olarak bölgesel iş birliği açısından stratejik önemde olarak değerlendirilmiştir.

    Koridorun Sağlayacakları

    Yaklaşık 40 kilometre uzunluğundaki Zengezur koridorunun ekonomik, siyasal, güvenlik, psikolojik ve diğer açılardan ciddi sonuçları olacaktır. Koridorun coğrafi anlamda Güney Kafkasya için de Türk dünyası için de biraz daha geniş bir çerçevede ise tarihi İpekyolu (Doğu-Batı ticareti) açısından da önemi büyüktür.

    Zengezur koridoru Güney Kafkasya çerçevesinde, özellikle Azerbaycan ve Ermenistan açısından karşılıklı bağımlılığın artması, barış ortamının güçlendirilmesi, ortak refah alanlarının oluşturulması fırsatı sunmaktadır. Zengezur koridoru Azerbaycan`ın Nahçıvan Özerk Cumhuriyeti ile kara bağlantısını sağlamak için daha kısa yola sahip olması ve İran`a bağımlılıktan kurtulması anlamına gelmektedir. Bakü ile Batı arasındaki uçak seferlerinin artık Ermenistan üzerinden gerçekleştiriliyor olması, ilerlemenin ve kazancın sadece karayla sınırlı kalmayacağını da göstermektedir.

    Koridorun canlanması Azerbaycan Türklerinin Ermenistan`dan tarihi yurtlarına dönüşlerini psikolojik açıdan her iki toplum için kolaylaştırıcı rol oynayabilir. Genel olarak bölgesel barışın önündeki psikolojik engellerin (özellikle emperyalist emeller peşinde olan dış güçler tarafından oluşturulmuş ve sürekli olarak beslenen duyguların) zayıflamasına katkı sağlayabilir.

    İstanbul ile (Hazar geçişli olmak üzere) Türkistan`ın en doğusuna kadar direkt ulaşım bağlantısını sağlaması dolayısıyla koridoru zaman zaman “Turan koridoru” olarak da nitelendirenler de olmaktadır. Fakat ekonomik perspektiften bakılınca bu aynı zamanda Hazar’ın batı kıyısıyla İstanbul -Marmaray da dikkate alınınca- Pekin ile Londra arasında yeni bir bağlantı anlamına gelebilir. Dolayısıyla 10 Kasım Bildirisiyle birlikte bölgesel iş birliğinin küresel boyutta sonuçlar doğurabileceğine ilişkin umutlar da artmıştır. Bu koridor, Çin ile Avrupa arasındaki ticaretin daha hızlı ve daha güvenli bir biçimde gerçekleşmesi, dolayısıyla Türkiye’nin ve Türk dünyasının Çin, Orta Doğu ve Avrupa ülkeleri açısından stratejik konumunu güçlendirmesi bakımından önemli bir rol oynayabilir.

    Koridorun canlanmasının Azerbaycan ile Türkiye arasında “köprü” rolünü üstlenen ve bundan kazançlı çıkan Gürcistan`ı rahatsız etme ihtimali bulunsa da geniş kapsamlı bir bölgesel barış ve iş birliği ortamının oluşturulmasından bu ülke de kazançlı çıkacaktır. Ayrıca Gürcistan üzerinden gerçekleştirilmiş olan Bakü-Tiflis-Ceyhan petrol boru hattı, Bakü-Tiflis-Erzurum doğalgaz boru hattı ve Bakü-Tiflis-Kars demiryolu hattı gibi projeler yakın ve orta vadede bu ülkeye katkı sunmaya devam edecektir. Öte yandan az da olsa Zengezur koridorunun gerçekleşmeden, sadece Gürcistan`ın rahatsızlığını artırarak bu ülkeyi farklı eğilimlere yöneltmesi ihtimali de mevcuttur.

    Koridordan en çok rahatsız olduğu görüntüsüne sahip olan ülke İran`dır. İran bu rahatsızlığını “sınırların değişme” (Zengezur`un Azerbaycan`a geri verilmesi) ihtimaline dayandırmaya çalışsa da rahatsızlığının asıl kaynağının 44 günlük savaşın sonuçları, Türkiye’nin bölgede güçlenmesi, kendisinin sürecin neredeyse tamamen dışında kalması olduğu açıktır.

    Şu ana kadarki verilerden yola çıkarak Zengezur koridorunun bir sınır değişikliği projesi değil, bölgesel barışı ve iş birliği ortamını güçlendirecek bir ulaştırma projesi olduğunu ifade etmek mümkündür. Bu projenin gerçekleştirilmesi, önemli ölçüde Rusya`nın kontrolü altında olması, Ermeni toplumundaki Türk karşıtlığı, bazı dış güçlerin olumsuz tavırları ve diğer bazı nedenlerden dolayı çok kolay olmayabilir. Fakat gerçekleştirildiği takdirde sadece Azerbaycan’la Ermenistan ya da Azerbaycan, Ermenistan, Türkiye, Rusya dörtlüsü hatta sadece Türk dünyası da değil, Doğu-Batı ticaretinin neredeyse tüm katılımcıları kazançlı çıkacaktır.

    Yazı kaynağı : kriterdergi.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap