Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    göktürk devletinin merkezinin adı nedir

    1 ziyaretçi

    göktürk devletinin merkezinin adı nedir bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Kök Türk Devleti’nin merkezinin adı nedir?

    1. Göktürk devletinin kurucusu kimdir? 1. Göktürk devleti özellikleri ve hükümdarları... - EĞİTİM Haberleri

    1. Göktürk devletinin kurucusu kimdir? 1. Göktürk devleti özellikleri ve hükümdarları... - EĞİTİM Haberleri

    Göktürk Devleti, Asya bozkırlarında demircilik yapan Aşina yani Hun İmparatorluğuna dayanır. Hun İmparatorluğuna bağlı olan kavim Hun İmparatorluğunun zayıflaması üzerine kendi içinde teşkilatlanmaya başlayarak bağımsızlığına kavuşur. Göktürklerin kendi içinde kurdukları teşkilatlanma giderek devlet hüviyetini kazanır. Kurulmaya başlayan devletin başına 540 yılında Bumin Kağan geçerek resmiyette de bağımsızlıklarını ilan ederler.  Türk isminin kullanıldığı ilk devlet olan Göktürkler, ulusçu bir devlet olarak tarihe geçerler. Bununla birlikte ikili devlet teşkilatıyla yönetildiği halde merkezi otoritenin zayıflamadığı da Göktürk Devletinde görülür.

    Göktürk Devleti, Bumin Kağan tarafından 540 yılında tarihte Türklerin kutsal yerleşim yeri olarak kabul edilen Ötüken’de kurulmuştur. Avarları yıkarak bağımsızlığını ilan eden Göktürkler, tarihte Türk adının kullanıldığı ilk devlet olma özelliğine sahiptir. Göktürk Devleti, Bumin Kağan ve İstemi Yabgu tarafından ikili devlet olarak yönetilmiştir. Başarılı bir siyaset izleyen Göktürkler, Doğu’ya doğru ilerleyerek Çin’e baskı yapmaya başlamıştır. Göktürklerin en güçlü ve parlak dönemi Mukan Kağan döneminde yaşamıştır. 

    Her Asya kavmi gibi Göktürkler de İpek Yolu için mücadele etmiştir. İpek Yolları üzerine söz sahibi olabilmek için önce Sasanilerle iş birliği yaparak Ak Hun’ları ortadan kaldırır ardından Sasanilerin güçlendiği görünce de Bizans’la iş birliği yaparak Sasanileri ortadan kaldırmışlardır. Sasanilerin ortadan kaldırılması Hz. Ömer’in İran fethini kolaylaştırmıştır ve Türklerle Müslümanların ilk teması kurulmuştur. 

    Bumin Kağan Doğu’yu kardeşi İstami Yabgu ise Batıyı yönetmiştir. Göktürk Hükümdarı Taspar Kağan, Budizmi benimseyerek devletin dinini değiştirmesi nedeniyle diğer hükümdarlardan ayrı bir yere sahiptir. Göktürk Devletinin Batı yakası zayıflayarak yıkılmaya başlayınca merkezi otorite güçsüzleşir ve 630 yılında yıkılır. Göktürklerin Batısı zayıflayıp yıkılınca Doğu’da zayıflar ve 658 yılında yıkılır. Göktürkler zayıflayınca Çin’in esaretine girer ve 52 yıl boyunca Çin Egemenliğinde kalır. 

    Bumin Kağan (546-552)

    Kolo (Kara) Dönemi (552-555)

    Mukan Dönemi (555-572)

    Tapo Dönemi (572-581)

    Işbara Dönemi (581-582)

    Işbara Dönemi (582-587)

    Yehu Dönemi (587-589)

    Tülan Dönemi (589-600)

    Kimin Dönemi (600-609)

    Şipi Dönemi (609-619)

    Çulo Dönemi (621-630)

    Kie Li Dönemi (621-630)

    Tardu Dönemi (583-603)

    Çulo Dönemi (603-611)

    Şikoei Dönemi (611-618)

    Tong Yabgu Dönemi (618-628)

    Se Yabgu Dönemi (628-630)

    Hsili Dönemi (630-633)

    Işbara Dönemi (634-639)

    Jubi Dönemi (645-650)

    Holu Dönemi (651-657)

    Yazı kaynağı : www.haber7.com

    Göktürk Devleti tarihi - Göktürklar Kuruluşu, Kurucusu, Hükümdarları, Sınırları Ve Yıkılışı hakkında özet bilgi

    Göktürk Devleti tarihi - Göktürklar Kuruluşu, Kurucusu, Hükümdarları, Sınırları Ve Yıkılışı hakkında özet bilgi

    Göktürklerin en büyük özelliği Türk kimliğini ve devletlerinin adında kullanmalarıdır. Göktürk ismini Orhun Kitabelerinde belirtilen Ökük ve Türük ibaresinden almışlardır. Göktürklerin temeli Aşina kabilesine dayanıyor. 540 yılında Bumin Kağan Aşina kabilesinin başına geçer. 552’de Göktürk Devleti’ni kurarak tarihe ilk Türk devleti olarak geçer.

     Göktürk Devleti Tarihi

     Büyük Hun İmparatorluğunun yıkılmasıyla birlikte, kavimler Asya’nı çeşitli bölgelerine dağıldılar. Bunlardan Aşina kabilesi bugünkü Moğolistan’ın Kuzey Batısı konumunda bulunan Altay eteklerine yerleştiler. Bölgede büyük bir hakimiyete sahip Juan Juan İmparatorluğunun himayesi altına girdiler.

     Aşina kabilesi, demircilikte büyük zanaat sahibiydiler. İmparatorluğun demir, dökme ve çelik işlerini yapıyorlardı. Kabile, devlete çalışırken aynı zamanda da kendi içinde siyası yapılanmayı sürdürüyordu.

     540’de kabilenin başına Bumin Kağan geçti. Bumin Kağan liderliğinde ticari faaliyetler için Çin’e yöneldiler. Bu dönemde bölgede önemli bir güce sahip olan Topa İmparatorluğu Doğu ve Batı olmak üzere ikiye ayrılmış ve iyice zayıflamıştı. Batı Topa İmparatorluğu, rakibi Doğu Topa ve Juan Juan İmparatorlukları baskılarına karşı Aşina kabilesiyle iyi ilişkiler kurmak istiyordu. Bunun üzerine Bumin Kağan, kabilesinin ürünlerini sunmak ve tanıtmak üzere Batı Topa’ya bir elçi gönderdi.

     Bumin Kağan Batı Topa’yla iyi ilişki kurma hazırlığı yaparken, Toles kabilesinin Juan Juan İmparatorluğuna saldırı hazırlığında olduğunu öğrenir ve Toles kabilesini bozguna uğratarak egemenliği altına alır. Bundan aldığı cesaretle de Juan Juan Başbuğunun kızını ister ama ret cevabı alır. Bunun üzerine Bumin Kağan da Batı Topa İmparatorunun kızını ister ve Batı Topa İmparatoruyla akraba olur.

     Göktürk Devleti Kuruluşu

     551’de Bumin Kağan Batı Topa İmparatorunun kızıyla evlenerek Batı Topa İmparatorluğuyla ittifak kurar. 552’de de Batı Topa İmparatorluğuyla güçlerini birleştirerek Juan Juan İmparatorluğunu bozguna uğratır. Bumin Kağan Yabguluğunu (Han, Hakan) ilan ederek Göktürk Devleti’ni kurar.

     Göktürk Devleti’ni kuran, Bumin Kağan aynı yıl vefat eder. Göktürklerin Sağ Yabguluğuna oğlu Kolo, Sol Yabguluğa ise kardeşi İstemi geçer.

     Göktürk Devleti Kurucusu

     Göktürk Devletinin kurucusu Bumin Kağan’dır. Devleti kurduktan sonra yıkılan Hun İmparatorluğu’nun başkenti Ötüken’i alarak, kendi başkentleri yapmıştır. Bu başarılarından ötürü “İlliğ Kağan” ünvanını almıştır.

     Bumin Kağan, Göktürk Devletini kurduktan sonra fazla yaşamamış ve aynı yıl vefat etmiştir

     Göktürk Devleti Hükümdarları

     Bumin Kağan, Göktürk Devletinin batı kanadını kardeşi İstemi Kağan’a verdi. İstemi Kağan, Batı Göktürk Devletini kurarak, Göktürk Devletinin merkezi yönetimi altında hükümdarlığını sürdürmüştür. Bu nedenle hem Göktürk hem de Batı Göktürk İmparatorluklarının hükümdarları ayrıdır.

     Göktürk Devleti Hükümdarları; Kolo, Mukan, Taspar, Işbara

     Batı Göktürk Hükümdarları; İstemi, Tardu, Çu-Lo, Şeku, Tong,

     Göktürk Devleti Sınırları

     Mukan Kağan döneminde Göktürk Devleti en geniş sınırlara ulaşmıştır. Güneyde Çin Seddi’nden, kuzeyde Buz Denizi’ne, doğuda Kore’den batıda Karadeniz’e kadar Orta Asya’yı bir uçtan bir uca kaplamıştır.

     Göktürk Devleti Yıkılışı

     Doğu Göktürk Devleti’nin hükümdarı Mukan 572’de ölünce yerine oğlu Taspar Kağan geçer. Taspar Kağan, Çinli gelin alması ve Çin’le iyi ilişkiler kurması sonucunda Çin’in izlediği siyaset sonucunda ülke zayıflamaya ve kardeşler arasında çatışmalar çıkmaya başlar. 630 yılında da iç sorunların büyümesi nedeniyle Doğu Göktürk Devleti yıkılır.

     659 yılında da Batı Göktürk Devleti Çin tarafından işgal edilir ve Batı Göktürk Devletini yıkar.

    Yazı kaynağı : www.hurriyet.com.tr

    Tarihi Olaylar

    Tarihi Olaylar

    Orta Asya’da yapılan araştırma ve kazılarda Göktürkçe yazılı eserler bulunmuştur. Para, taş ve ağaç üzerine yazılan metinlerde, para ve taşlar üzerine yazılanlar günümüze kadar ulaşmayı başarmıştır. İlk Türk abidelerinde yazılara altıncı yüzyılda rastlanmıştır. Bunlar kısa metinlerdir. Elde kalan Bengü Anıtları, Orhun Yazıtları veya Türük Bengü Taşları’da denen üç büyük yazıttır. Taşların üzeri oyulmak suretiyle yazılar kazınmıştır. Bu yazıtlar; Göktürk Kağanı Bilge Kağan, Kül Tigin ve Vezir Tonyukuk adlarına yazılıp, dikilmiştir. Yazıtlar kireç taşına yontularak yazıldığından zaman ve açık havanın tahribatına maruz kalıp bozulmuştur. Bu yüzden bazı satırları ve birçok kelimeleri okunamaz durumdadır. Kül Tigin’in Kitabesi, içlerinden en az zarar görenidir.

    Orhun abidelerinin yazıldığı Göktürk alfabesi 38 harflidir. Türklerin milli alfabesi olan bu yazı sisteminde 4 sesli, 9 birleşik, 25 de sessiz harf bulunmaktadır. Kelimeler birbirinden iki noktayla ayrılır. Türklerin İslam dinini kabulünden önce yazılan Orhun Abideleri, içerik olarak Türk tarihi ve kültürü bakımından önemlidir. Abidelerde; Türklerin yabancıların siyasetine alet olduğu zamanlarda bozulduğu, devlet kademelerinde bilgili ve ehli olmayan kadronun iş başına getirildiği zaman idare sisteminin iyi çalışmayıp, ahalide hoşnutsuzluk görüldüğü yabancı kültürün Türk birliğini zedeleyip, kişiliğini kaybettirdiği, hitabet sanatına uygun bir anlatımla verilmiştir. Türk milletinin en zor şartlarda bile içinden kuvvetli şahsiyetle çıkıp, ülkeyi kurtarıp, devleti yeniden kurup, güçlendirdiği anlatabilen abidelerde devlet tecrübesi yanında Türklüğün bağımsızlık fikrine de verilmiştir. Ayıca bu yazıtların yazılması Kağanların millete hesap vermesidir.

    Bilge Kağan Abidesi’nde bugünkü dille şöyle anlatılmaktadır:

    “Türk Oğuz Beyleri, işitin!Üstte gök çökmedikçe, altta yer delinmedikçe, ilini töreni kim bozabilir. Milletin adı, sanı yok olmasın diye, Türk milleti için gece uyumadım, gündüz oturmadım. Kardeşim Kül Tigin ve iki Şad ile ölesiye bitesiye çalıştım. Ey Türk Milleti! Kendine dön. Seni yükseltmiş Bilge Kağanı’na, hür ve müstakil ülkene karşı hata ettin, kötü duruma düşürdün.”

    Devletin Doğu kanadını yöneten İşbara Han’ın Çin İmparatorluğuna gönderdiği yazı şöyledir:

     “Size bağlı kalacak, haraç verecek kıymetli atlar hediye edeceğim. Fakat dilimizi değiştiremem. Dalgalanan saçlarımı sizinkine benzetemem. Halkıma Çin giysileri giydiremem adetlerimi, kanunlarımızı değiştiremem. İmkan yoktur. Çünkü bu bakımlardan milletim fevkalade hassastır, adeta çarpan tek bir kalp gibidir…”

    Göktürk Kağanı’ndan Bizans elçisine verilen cevap:

    ” O Romalılar siz değil misiniz ki on dilde konuşursunuz ve herkesi aldatırsınız ? Siz Romalılar bizim elçilerimizi Kafkaslar üzerinden Bizans’a götürüyorsunuz ve Roma’ya gidilecek başka yol yoktur diyorsunuz? Yani biz, yollar geçilmez, her taraf arızalı, dağlık taşlık zannedelim de Roma İmparatorluğuna hücum etmeyelim mi? Böyle düşüneceğimizi mi sanıyorsunuz? Fakat biz Dinyeper nehrinin nerede bulunduğunu, Tuna’nın nereye aktığını iyi biliriz.”

    Yazı kaynağı : www.tarihiolaylar.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap