Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    fosil yakıtlar çevre kirliliğine neden olur mu

    1 ziyaretçi

    fosil yakıtlar çevre kirliliğine neden olur mu bilgi90'dan bulabilirsiniz

    WWF-Türkiye 5 Haziran Çevre Günü Açıklaması: ‘Hava kirliliği tehlikeli boyutlara ulaştı’

    Fosil yakıt kaynaklı hava kirliliği her 5 ölümün birinden sorumlu

    Fosil yakıt kaynaklı hava kirliliği her 5 ölümün birinden sorumlu

    Dünya çapında ölüm nedenleri hakkında en büyük ve kapsamlı araştırma olan Küresel Hastalık Yükü (Global Burden of Disease) raporunda, hava kirliliğinin yol açtığı ölüm sayısı 4,2 milyon olarak açıklanmıştı.

    Birmingham Üniversitesi, Leicester Üniversitesi ve University College London iş birliğiyle Harvard Üniversitesi’nde yürütülen yeni bir araştırma ise, sadece 2018 yılında fosil yakıt kaynaklı hava kirliliği nedeniyle 8,7 milyon civarında ölüm gerçekleştiğini ortaya koyuyor.

    Daha önce gerçekleştirilen araştırmalara kıyasla önemli ölçüde yüksek bir ölüm oranı yansıtan bu araştırmaya göre, kömür ve dizel gibi fosil yakıtların kullanımından ortaya çıkan hava kirliliği, dünya çapında 5 ölümün 1’inden sorumlu.

    Environmental Research dergisinde yayınlanan araştırmaya göre, Kuzey Amerika’nın doğusu, Avrupa ve Güneydoğu Asya en yüksek ölüm oranlarına sahip bölgeler arasında yer alıyor.

    Peki araştırmacılar, 2018 yılında yalnızca fosil yakıt için 8,7 milyon gibi bir sayıya nasıl ulaştı?

    İç mekan kirliliği ile dış mekan kirliliği aynı değil

    Önceki araştırmalar, hava ile taşınan ve PM2.5 olarak bilinen partikül maddenin ortalama yıllık küresel yoğunluğunu hesaplamak için, uydu ve yeryüzü istasyon gözlemlerine başvuruyordu. Fakat bu gözlem yöntemleri, fosil yakıt kaynaklı partikül maddeyi toz, yangın ve diğer kaynaklardan ayırt etme imkânına sahip değildi.

    Yani; iç mekânda dumana maruz kalmanın sağlık riskleri, dış mekânda PM2.5’e maruz kalma için uyarlanıyordu. Fakat Asya’da yakın zamanda yapılan araştırmalar, bu yaklaşımın dış mekândaki yoğun kirliliğin risklerini önemli ölçüde azımsadığını ortaya koydu.

    Bu sorunun üstesinden gelmek için Harvard’daki araştırmacılar, Atmosfer Kimyası ve Çevre Mühendisliği Profesörü Vasco McCoy liderliğinde yürütülen küresel, üç boyutlu bir atmosfer kimyası modeli olan GEOS-Chem’e başvurdu. Deniz, hava ve kara taşıtları, enerji ve endüstri gibi birçok sektörden hesaplanan tahmini emisyon miktarlarını ve NASA yardımıyla elde edilen meteoroloji simülasyonu bu sisteme yüklendi.

    Düşük yoğunluktaki emisyonlar bile ölüm nedeni

    Dış mekânda fosil yakıt kaynaklı PM2.5 yoğunluğunu tespit eden araştırmacıların atması gereken sonraki adım, bu yoğunluk düzeylerinin insan sağlığına etkisini saptamaktı. Hava ile taşınan parçacıkların halk sağlığına zararlı olduğunun yıllardır bilinmesine rağmen, Çin ve Hindistan gibi yüksek maruz kalma düzeylerine sahip bölgelerde bu kirliliğin sağlığa etkilerini ölçen çok az epidemiyolojik araştırma gerçekleştirilmişti.

    Araştırmanın yazarları arasında bulunan Alina Vodonos ve Harvard T.H. Chan Halk Sağlığı Fakültesi (HSPH) Çevresel Epidemiyoloji Profesörü Joel Schwartz, fosil yakıt kullanımından kaynaklanan partikül madde yoğunluğunu sağlık etkileri ile ilişkilendiren bir risk değerlendirme modeli geliştirdi.

    Bu yeni model, düşük yoğunluklarda bile fosil yakıt emisyonuna uzun vadeli maruz kalmanın daha yüksek bir ölüm oranına yol açtığını gösteriyor. Araştırmacıların bulgularına göre 2012’de dünya çapında fosil yakıt emisyonları nedeniyle gerçekleşen ölümler, tüm ölümlerin yüzde 21.5’ine denk geldi. Bu oran, Çin’in hava kalitesi hakkında sıkılaşan önlemleri ile 2018’de yüzde 18’e geriledi.

    Hayat kurtarmak için yenilenebilir enerji şart

    Joel Schwartz, “Fosil yakıt kullanımından doğan tehlikeleri düşünürken genelde karbondioksit miktarı ve iklim değişikliğinden bahsederiz, öte yandan sera gazlarıyla birlikte salınan kirleticilerin sağlığa zararı sık sık gözden kaçan bir nokta olur. Fosil yakıt kullanımının sağlık açısından sonuçlarının miktarını belirterek politika belirleyiciler ve alternatif enerji kaynaklarına geçişten yararlanacak olan paydaşlara açık bir mesaj verdiğimizi umuyoruz” diyor.

    Uzmanlar, geniş bölgelere yayılmış ortalama değerlere dayanmaktansa, insanların yaşadığı ve kirliliğin bulunduğu yerleri haritalayarak insanların neyi soluduğu hakkında daha kesin bilgi edinilebilmesi açısından önemli bir adım atıldığını ifade ediyorlar.

    Health Care Without Harm Kıdemli Danışmanı Amy Collins’in sözleri ile tamamlayalım: “Ön saflarda çalışan bir acil servis hekimi olarak, fosil yakıtların yakılmasının sağlık üzerinde orantısız etkilerine, çocuklar, yaşlılar, açık havada çalışanlar ve düşük gelirli kesimler olmak üzere en savunmasız hastalarımda tanık oldum. En yıkıcı olan, hava kirliliğine uzun süre maruz kalmanın COVID- 19’dan ölüm oranının artmasına neden olması. Hayat kurtarmaya başlamak için derhal yenilenebilir enerjiye geçmeliyiz.”

    Yazı kaynağı : www.dunya.com

    Dünyadaki her 5 ölümden 1'ine fosil yakıt kaynaklı hava kirliliği neden oldu

    Dünyadaki her 5 ölümden 1'ine fosil yakıt kaynaklı hava kirliliği neden oldu

    Tarihçe

    Gizlilik ve çerez

    Aydınlatma politikası

    Podcast

    Dosyalar

    Covid-19 Tablo

    Covid-19 Aşı

    Yayın ilkeleri

    Künye

    Sosyal medya

    Basın odası

    Yazı kaynağı : www.aa.com.tr

    fosil yakıtlar çevreye zarar verir mi ?

    Çevrenin En Büyük Tehditi: Fosil Yakıtlar

    Çevrenin En Büyük Tehditi: Fosil Yakıtlar

    Son dönemde birçok ülke, yeni işler yaratmak için oldukça büyük paralar harcanacak bir politika olan Green New Deal’a geçmeyi hedefliyor. Alexandria Ocasio-Cortez ve Ed Markley’in önderlik ettiği bu yenilenebilir enerji politikası, ülkelerin fosil yakıtlara olan ihtiyacını azaltabilir.

    Feda Bölgeleri

    Yapılan araştırmalarda, fosil yakıt tedarik zincirinin bulunduğu bölgelerdeki insanların buralardan çok büyük zararlar gördüğü; özellikle kömür, petrol ve doğal gaz çıkan yerlerde insanların ve toplulukların çok büyük hasarlar aldığı gözlemlendi.

    Feda bölgeleri teriminin isim babası olan gazeteci Naomi Klein, fosil yakıtların sondajında ve madenciliğinde toplulukların zarar gördüğünü hatta yok olduğunu söylüyor. Politikacılar ve otoriteler, bu konuyu görmezden gelirken bu enerji kaynaklarını tüketen insanların çok büyük bir çoğunluğu, insanlara verilen bu zararın farkında bile değil.

    Kömür, petrol ve doğal gaz yakılması toplumun sağlığına da zarar veriyor. Ayrıca bu tarz yakıtların kullanılması hava kirliliğine sebep olurken, dünya çapında 7 milyon insanın erken ölümüne sebep oluyor.

    Kömür

    ABD’nin Nevada Eyaleti'nin Appalachia bölgesinde 2.000’den fazla madenci ilerlemiş karaciğer hastalığı yüzünden ölüyor. Pnömokonyoz (toz hastalığı) olarak bilinen bu hastalık, kömür madeni tozu solumaktan kaynaklanıyor.

    Binlerce kömür madencisi, madenlerdeki silikon partiküllerini solumaları sebebiyle silikozdan hayatlarını kaybediyorlar. Bu tarz madenlerin çıkarıldığı bölgelerde yaşan insanlar ise su ve hava kirliliğine maruz kalıyor ve hayatları tehlike altına giriyor. Hatta kömür madeninin ya da kömür yakılan bir enerji santralinin yakınında yaşamak bile hayati tehlikelere sebep olabiliyor.

    Yapılan araştırmalara göre, kömür santraline 50 km yakınlıkta yaşayanların solunum problemleri yaşamaları 2 ile 5 kat arasında artıyor.

    Doğal Gaz

    Doğal gazın daha temiz ve daha güvenli olduğunu düşünüyorduk ancak burada da durum tam olarak öyle değil.

    Metan ve diğer sera gazları doğal gaz boru hatları veya diğer altyapılardan sızıyor ve kömürün olduğu kadar doğal gaz da çevreye zarar veriyor. Bir diğer konu ise doğal gaz ve petrol çıkarmak için kullanılan hidrolik kırılma ve yatay burgulama yöntemleri.

    Yapılan araştırmalara göre hidrolik kırılma bölgeleri doğum kusuru, kanser, astım ve diğer solunum yolları hastalıklarına sebep oluyor. Yani doğal gaz da su, hava ve toprak kirliliğine sebep olabiliyor ve ekosisteme zarar veriyor.

    Petrol

    (BP'nin petrol faciası)

    Petrolün ve petrolden yapılma ürünlerin insan sağlığını ne kadar tehdit ettiğini söylemeye bile gerek yok belki ancak petrolün boru hatlarıyla, trenlerle ve tırlarla taşınması da oldukça büyük bir risk teşkil ediyor.

    Nijerya’daki petrol bakımından zengin Nijer Deltası’nda on yıllar boyunca meydana gelen petrol sızıntıları, bölgeyi dünyanın en kirli alanlarından bir tanesi haline getirdi.

    Hem dünyamızı hem de insanları kurtarmak için fosil yakıtlarını bir an önce terk edip, güneş enerjisi gibi rüzgar enerjisi gibi yenilenebilir enerji kaynaklarına yönelmemiz gerekiyor.    

    Yazı kaynağı : www.webtekno.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap