Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    farklı toplum ve kültürlerin bilimsel bilginin gelişimine olan katkısı nedir

    1 ziyaretçi

    farklı toplum ve kültürlerin bilimsel bilginin gelişimine olan katkısı nedir bilgi90'dan bulabilirsiniz

    farklı toplum ve kültürlerin bilimsel bilginin gelişimine olan katkısı - Eodev.com

    farklı toplum ve kültürlerin bilimsel bilginin gelişimine olan katkısı - Eodev.com

    Merhaba,

    Farklı toplumlar ve kültürler, kendi ihtiyaçlarını gidermek için çalışmalar yaparak bilimin gelişimine yol açmıştır.

    Örnekleri varsayımlar üzerinden vereceğim, çünkü örnekler biraz tarih dersinin konusu oluyor :)

    Bu verdiğim örnekler nesnel örnekler olmasa da, neden sonuç bağı olan mantıklı varsayımlardır.

    Benzer boşluk doldurma sorularını ve çözümlerini linkten inceleyebilirsin:

    eodev.com/gorev/4275273

    Sorunun tersinin cevabı, bilimin toplum üzerine etkisi nedir ?

    eodev.com/gorev/12107377

    Yazı kaynağı : eodev.com

    Farklı toplum ve kültürlerin bilimsel bilginin gelişime olan katkısı nedir?

    Farklı toplum ve kültürlerin bilimsel bilginin gelişime olan katkısı nedir?

    Merhaba,

    Bilimsel bilgi, belirli bir yöntemle ve sistematik bir çalışma sonucunda elde edilen bilgi türüdür. Bu bilgi türü objektif olmakla birlikte kendi içinde bir tutarlılık oluşturmak zorundadır.

    Farklı toplum ve kültürlerin coğrafyaları, gelenekleri ve görenekleri, yaşayış tarzları ve bununla birlikte düşünüş biçimleri de farklılık göstermektedir. Çevreleri ve nesnelerle olan ilişkileri de diğer toplumlardan farklılık gösterdiğinden ötürü bilimsel bilgiye ulaşmada da farklı yöntemler üretebilir ve belirli bir alanda elde edilmiş olan bilimsel bilgilere katkı sağlayabilirler.

    Farklı toplum ve kültürler olağan yöntem ve sistemlerin oluşturduğu düşünce kalıplarına, yani paradigmalara farklı alternatifler üreterek hem bilimsel bilgilerin tekrardan sorgulanmasını ve varolan bilginin çoğalmasını sağlar, hem de yeni yöntem ve sistemler üretir, böylece bilimsel bilginin gelişimine katkıda bulunur.

    Başarılar dilerim!

    Yazı kaynağı : eodev.com

    farklı toplum ve kültürlerin bilimsel bilginin gelişimine olan katkısı

    farklı toplum ve kültürlerin bilimsel bilginin gelişimine olan katkısı

    farklı toplum ve kültürlerin bilimsel bilginin gelişimine olan katkısı bilgi90'dan bulabilirsiniz

    farklı toplum ve kültürlerin bilimsel bilginin gelişimine olan katkısı - Eodev.com

    Merhaba,

    Farklı toplumlar ve kültürler, kendi ihtiyaçlarını gidermek için çalışmalar yaparak bilimin gelişimine yol açmıştır.

    Örnekleri varsayımlar üzerinden vereceğim, çünkü örnekler biraz tarih dersinin konusu oluyor :)

    Bu verdiğim örnekler nesnel örnekler olmasa da, neden sonuç bağı olan mantıklı varsayımlardır.

    Benzer boşluk doldurma sorularını ve çözümlerini linkten inceleyebilirsin:

    eodev.com/gorev/4275273

    Sorunun tersinin cevabı, bilimin toplum üzerine etkisi nedir ?

    eodev.com/gorev/12107377

    Yazı kaynağı : eodev.com

    Farklı toplum ve kültürlerin bilimsel bilginin gelişime olan katkısı nedir?

    Merhaba,

    Bilimsel bilgi, belirli bir yöntemle ve sistematik bir çalışma sonucunda elde edilen bilgi türüdür. Bu bilgi türü objektif olmakla birlikte kendi içinde bir tutarlılık oluşturmak zorundadır.

    Farklı toplum ve kültürlerin coğrafyaları, gelenekleri ve görenekleri, yaşayış tarzları ve bununla birlikte düşünüş biçimleri de farklılık göstermektedir. Çevreleri ve nesnelerle olan ilişkileri de diğer toplumlardan farklılık gösterdiğinden ötürü bilimsel bilgiye ulaşmada da farklı yöntemler üretebilir ve belirli bir alanda elde edilmiş olan bilimsel bilgilere katkı sağlayabilirler.

    Farklı toplum ve kültürler olağan yöntem ve sistemlerin oluşturduğu düşünce kalıplarına, yani paradigmalara farklı alternatifler üreterek hem bilimsel bilgilerin tekrardan sorgulanmasını ve varolan bilginin çoğalmasını sağlar, hem de yeni yöntem ve sistemler üretir, böylece bilimsel bilginin gelişimine katkıda bulunur.

    Başarılar dilerim!

    Yazı kaynağı : eodev.com

    Mehmet Do�an-�LKEM�ZDE B�L�M VE TEKNOLOJ� K�LT�R� �ZER�NE

    �LKEM�ZDE B�L�M VE TEKNOLOJ� K�LT�R� �ZER�NE

    Prof. Dr. Mehmet Do�an

    Hacettepe �niversitesi Emekli ��retim �yesi [email protected]

    B�L�M NED�R? T�rk diline Osmanl� T�rk�esindeki ��lim� s�zc���n�n de�i�mi ile girmi� olup uzun y�llar �Fen� kelimesiyle de e� anlaml� kullan�lan kelimedir. Latince Sienstica, �ngilizce �Science�, Frans�zca �Scientifique� Almanca�Wissenschaft�, olarak adland�r�lan bilim, k�saca bilgi edinme, bilgi ��renimi ama�l� ara�t�rma olarak tan�mlanabilir. Bilim genelde do�a, insan ve toplum konularda bilimsel- nesnel y�ntemlerle elde edilmi� d�zenli ve �rg�tl� bilgidir.

    �nsan o�lu yarad�l���ndan beri �evresinde g�rd���n�, olup- biteni merak etmi�, ��renmeye �al��m��t�r. Bir k�sm�n� dokunarak, tadarak, i�iterek ve g�zlemleyerek ��renmeye �al���rken, baz� olay ve nesnelerden korkmu�, onlarla ilgili s�ylentiye inanm�� veya onlar� kutsayarak tapm��t�r. Tarih boyunca bilim t�m uygarl�klar�n katk�s�yla geli�erek g�n�m�ze aktar�lm��t�r.

    K�LT�R NED�R? K�lt�r: Dilimize Latince kaynakl� dillerden ge�en bir terimdir. T�rk�e kar��l��� ekin, Arap�adan dilimize hars olarak ge�en bir kavram�n kar��l��� olup, T�rk Dil Kurumu s�zl���nde tan�m� �u �ekilde verilmi�tir: �Tarihsel, toplumsal geli�me s�reci i�inde yarat�lan b�t�n maddi ve manevi de�erler ile bunlar� yaratmada, sonraki nesillere iletmede kullan�lan, insan�n do�al ve toplumsal �evresine egemenli�inin �l��s�n� g�steren ara�lar�n b�t�n�d�r�. K�lt�r de bilim gibi insanl�k tarihi boyunca t�m uygarl�klar�n katk�lar�yla g�n�m�ze ula�m��t�r. Ancak bilim evrensel, k�lt�r ise evrenselli�i yan�nda toplumsal ve lokal �zeli�e de sahiptir. �K�lt�r� k�ken olarak Latince i�lemek, in�a etmek anlam�na kullan�lan �Colere� kelimesinden t�retilen �Cultura� kelimesine dayan�r. Latinceden k���k de�i�iklerle t�m bat� dillerine, sonra da dilimize ge�mi�tir.

    Bilim Nerede ve Nas�l Geli�ti

    Y�llarca bilimin Yunan filozoflar� ile ba�lad��� kabul edilmi�, bilim de felsefenin konusu ve bilimciler filozof, alim olarak g�r�lm��, bilgi, deney yapmadan daha �ok d���n�lerek �retilmi�tir Bilimin ba�lang�� tarihi �ok eskilere uzan�r. Ancak bilimden �nce teknoloji geli�mi�tir. Yap� sanat�, metallerin �retimi ve i�lenmesi, cam yap�m�, avc�l�k gere�leri yap�m�, hayatta kalmak, beslenmek, besinlerini haz�rlamak ve pi�irmek gibi teknikler geli�tikten sonra bilime s�ra gelmi�tir.

    Sistematik bilim yaz�n�n icad�n� izleyen y�llarda S�merlilerle ba�lam��,ilk geli�en bilim matematik (aritmetik ve geometri) ve astronomi olmu�tur. S�merliler ve izleyen Mezopotamya uygarll�klar�, M�s�rl�lar, Hintliler ve �in bilim �nc�leridirler, Helen ve Helenistik �a�da felsefenin geli�imi, biyoloji ve t�p, fizik, Tales, Plato, Aristotales, Euclides, Hipokrates, Galen, Arshimetes bu �a��n ba�l�ca bilimcileridir. Okul, Akademi ve Lise s�rayla Sokrat, Eflatun ve Aristo taraf�ndan ders verilen yerlerin ad� olarak e�itim literat�r�ne girdi. Bu �a��n di�er bir �zelli�i de �zg�r tart��ma ortam� olmas�d�r.

    �slam Alt�n �a��nda Abbasi halifeleri Harun Re�it ve o�lu Mem�un bilimi bilim insanlar�n� desteklediler. Beyt �l Hikma�n�n (bilimler evi)a��ld�. El Kindi, Harezmi, Cabir bin Hayyan, Ebubekir er Razi, Reyhan El Biruni, Ibni Haytam, �bni Sina gibi bilimciler hep bu �a�da yeti�ti. �lke �ap�nda bir�ok �ehirde medreseler, rasathaneler ve hastaneler a��larak bu merkezlere toplanan bilimcilerin devlet deste�i ile ara�t�rma yapt�lar, kitaplar yazd�lar. Bilimin her alan�nda b�y�k geli�melerin g�r�ld��� �slam��n alt�n �a��n� ba�latt�lar.

    Ayd�nlanma d�nemiyle Avrupa�da ilgi g�ren bilim yeni bir anlay��la ve y�ntemle daha h�zl� bir geli�me yoluna girmi�tir. Avrupa da ayd�nlanma d�nemini izleyen y�llarda Galileo, Newton, Lavoisier gibi bilim adamlar� deneyerek, bilimsel y�ntem kullanarak, ��renmenin yolunu a�m��lard�r. Bilimsel y�ntem bilgi edinme ama�l� merak edilen olay ve nesneleri planl�, kurgulu inceleme, g�zleme, deneme, ve ula�t��� sonu�lar� de�erlendirme, ele�tirerek yorumlama basamaklar�n� i�erir. Kuramsal ve deneysel, ele�tiriye a��kt�r. Bilimdeki as�l geli�me 19.YY ba��nda ba�lam��, 20.YY da zirveye t�rmanm��t�r

    Bilimin �zelli�i ve Bilim Alanlar�

    Yukar�da tan�mlanan bilimsel y�ntem kullan�larak �retilen bilim, evrensel �zelliktedir. Yasalar�, baz� de�i�mez ilkeleri, kurallar�, evrensel de�i�mez sabitleri olsa ele�tiriye ve de�i�ime a��kt�r. Ancak zamana ve ortama ba��ml� de�ildir. Bilim ba�l�ca �� ana alana ayr�larak incelense debilim alanlar�n� d�rde ve be�e ay�ranlar da vard�r.

    1- Do�a Bilimleri: (eski tabi bilimler) fizik, kimya, biyoloji, yerbilimleri (jeoloji), astronomi ve matematik,

    2- Sosyal Bilimler : Dil, tarih, co�rafya, felsefe, sosyoloji, psikoloji, antropoloji ve di�er,

    3- Uygulamal� Bilimler: M�hendislik bilimleri, t�p ve sa�l�k bilimleri, veteriner, ziraat bilimleri, orman gibi,

    4-Kimi bilimciler matemati�i ayr� bir s�n�fa al�r, hem sosyal bilimlere benzer, hem de fen bilimlerinin ayr�lmaz bile�enidir.

    5-�dari bilimler, hukuk, ilahiyat, ��letme, iktisat, siyaset, bankac�l�k gibi bilimler �o�u kez sosyal bilimler i�inde incelenseler debilimsel y�n� ve s�n�f� tart���labilir �zellik g�sterir.

    K�lt�r�n �zelli�i

    K�lt�r, toplumsal ya�am�n �nemli �zelli�i ve ba�l�ca g�stergesidir. Bu nedenle sosyolojik a��dan k�lt�r: insan�n ya�ad��� ortamda �evresini saran insanlardan ��renilen inan�lar ve adetler sistemi olup, toplumsal bir mirast�r.

    K�lt�r�n olu�mas�nda dil, din, tarih ve sanat �nemli ��eler oldu�undan baz� d��a kapal� toplumlarda yerellik �zelli�i �ne ge�erek, di�er toplumlarla etkile�imi ve bilimle ili�kisi kopabilir. �nsan sadece al�c� olarak aile ve �evresinden ald�klar�yla yetinir. Bilimin geli�iminin itici g�c� olan merak, ��phe ve g�zleyerek, deneyerek ��renme g�d�s� k�relir. Bilgi �retme yerine geleneksel al��kanl�klarla yetinilir.

    Ya�ad��� belli bir co�rafi �evrede, beslenme ve bar�nma ihtiya�lar�n� giderir, dilini ihtiyac� kadar ��renir. Do�ayla kurulan ili�ki, temel ihtiya�lar�n� gidermesine yetecek bilgiyle davran��lar� �ekillendirir. Maddi �retim ve t�ketim aletleri de ge�mi�inden ve �evresinden ��rendikleriyle s�n�rl� kal�r.Bu �ekilde de bir k�lt�r�n ya�anmas� ve yarat�lmas� s�z konusu olur. K�lt�r�n erensel boyutundan s�z edilemez. ��inde ya�ad��� toplum, bir boy yerine devlet olarak te�kilatlansa bile k�lt�r zenginle�mesi beklenemez.

    �nsanlar ald��� ile yetinmeyerek ya�ad��� �evreye etkin bir bi�imde �reterek katk�da bulunmaya ba�lay�nca k�lt�r zenginle�ir, geli�ir. Di�er toplumlarla ili�kilerinde onlara verecekleri olur, o toplumlardan da iyi g�rd�kleri de�erleri ve �r�nleri alacak konuma gelir. Di�er toplum ya da devletlerden alacaklar� o topluma vereceklerinden �ok olursa di�er toplumlardan daha �ok etkilenerek o toplumun k�lt�rel birikimini al�rken �z k�lt�r� de yok olarak o k�lt�r�n bir par�as� olabilir. Alaca��na denk verece�i de olursa k�lt�r�de evrensel boyut kazand���ndankorunarak geli�ir.

    K�lt�r�n iki Bile�eni

    K�lt�r: �nsan toplumuna �zg� bilgi, inan� ve davran��lar b�t�n� ile bu b�t�n�n par�as� olan maddi nesnelerdir. Yani k�lt�r�n iki bile�eni: Manevi ya da tinsel olarak an�lan sosyoloji a��rl� k�lt�r ile maddi yan� a��r basan kazan�mlard�r. Toplumsal ya�am�n dil, din, d���nce, gelenek, kurumlar, yasalar, yasalara kar�� davran��, aile , akraba ili�kileri, misafirperverlik, yard�mla�ma, keder ve tasada ortakl�k hatta edebiyat, masal a��t, �iir hep k�lt�r�n sosyal yan�yla ilgilidir.

    Aletler ve alet kullan�m�, teknikler, sanat yap�tlar� ve teknoloji �r�nleri gibi her t�rl� maddi unsurlar, i�aret sistemleri ise k�lt�r�n bilim yan� ile ilgilidir.Asl�nda k�lt�r: �nsano�lunun biyolojik olarak de�il de sosyal olarak ku�aktan ku�a�a aktard��� maddi ve maddi olmayan �r�nler b�t�n�d�r..G�nl�k dilde �k�lt�rl� olmak� bilgili, g�rg�l�, incelikli olmak anlam�na gelir.K�lt�rl� ki�i uygarl���n nimetlerinden bilin�li olarak yararlanan, e�itimli ki�idir.

    Alman filozof Herder k�lt�r� bir ulusun, bir halk ya da toplulu�un ya�am tarz� olarak yorumlam��t�r. Alman filozof Immanuel Kant ise k�lt�r� insan�n mant�ksal �z�nden dolay� �zg�rce hayata ge�irebilece�i ama�lar�n, ideallerin t�m� olarak tan�mlam��t�r. 17. y�zy�lda Samuel von Pufendorf�a g�re k�lt�r do�aya kar�� ve belli bir toplumsal ya�amda olu�turulan t�m insan eserleridir.

    �ngilizcede; �agra cultur�, �cilvi cultur� �science cultur� (Science as Culture) gibi terimler vard�r. Bizde de �milli k�lt�r, din k�lt�r�, yemek k�lt�r�, e�lence k�lt�r�, gecekondu k�lt�r�, k�lt�r park, k�lt�r bitkileri� gibi terimler vard�r. Bizde �bilim k�lt�r�� benzeri bir terim bulunmamaktad�r. Di�er k�lt�rlerle temasta baz� d�nemler bilim ve yaz� dili olarak ba�ka dilleri (Arap�a, Fars�a gibi) kulland���m�z da olmu�tur. ��phesiz tarihin uzun y�llar�ndan bu yana devletler, imparatorluklar kuran bir millet olarak �st�n �zellikleri de olan bir k�lt�r birikimiz olmu�tur. Ancak T�rk k�yl�s� �ehre g���nce geleneksel de�erleri ta��ma yerine �nemli unsurlar�n� terk ederken yerine daha karma��k bir k�lt�r geli�tirmi�tir. �lkemizde son y�llarda ikisi de k�lt�r�n maddi ��elerinden yoksun geli�en fakat aralar�ndaki fark�n a��ld��� iki k�lt�r b�l�nmesi ya�anmaktad�r.

    Bilgi ve Teknoloji Toplumunda K�lt�r�n �zelli�i

    Bilgi �reten toplumlar teknoloji de �retirler. �retim ya�amlar�n�n her alan�na egemen oldu�undan yeni ihtiya�lar�na g�re s�rekli yeni �retim yapmaya devam eder ve �r�nlerini satarak daha �ok �retir. Bilim ve teknolojik �retimle i�, i�e ya�ayan toplumlar k�lt�rel miraslar�ndan da daha �ok yararland�klar� gibi �r�nlerini satt�klar� toplumlar �r�n yan�nda k�lt�rlerini de almaya y�nelirler. B�ylece bu toplumlar ili�kide olduklar� toplumlara k�lt�rlerini de aktararak k�lt�r �st�nl���n� de ele ge�irir, hatta dilini ve dinini o toplumlara aktar�rlar.

    Latin Amerika bu t�r k�lt�r aktar�m�na en iyi �rnektir. Avrupal�lar ke�fettikleri veya i�gal ettikleri �lkelere bilim ve teknolojideki �st�nl�klerini kabul etmekle yetinmemi�ler, k�lt�rlerini, din ve dillerini g�t�rerek s�m�r�y� daha kolay ger�ekle�tirmi�lerdir. Bug�n bile g�t�rd�kleri oralarda kalm��t�r.

    Bilgi toplumlar�nda yeni �r�nlerine uygun kelimeler ve terimler verdiklerinden toplumun fertleri bu ili�ki sayesinde bilimi daha kolay anlayabilir. Ayn� �ekilde �r�n i�in uygun isim t�reterek dillerini de geli�tirirler. �r�n�n �zellik ve �evreye etkisini bildiklerinden o �r�nden daha dikkatli yararlan�r. Bilim terimleri dillerine girdi�inden veya zaten uygun kelime se�ildi�inden o �r�n� hoyrat�a kullanmazlar. Bilim ve Teknoloji toplumlar�nda bilim-k�lt�r etkile�imi de y�ksek d�zeyde oldu�undan bu k�lt�rler di�er k�lt�rleri de tek y�nl� etkiler. Bu toplumlarda sanat ve teknoloji de h�zla geli�ti�inden ve insanlar aras� ili�ki artt���ndan toplumun her katman� ayn� k�lt�r etraf�nda daha �ok kenetlenebilir.

    K�lt�rl� �nsan Yeti�tirme

    K�lt�rl� ki�i uygarl���n nimetlerinden bilin�li olarak yararlanan, e�itimli ki�idir. E�itim kurumlar� temel bilgiler veren, �lke ve millet sevgisiyle donat�lm�� iyi vatanda�, meslek mensubu yeti�tiren kurumlar olma yan�nda yarat�c�, �retici, uygarl�klar�n birikimlerinden bilin�li yararlanabilen, uygarl��a katk� sa�layacak k�lt�rl� vatanda� da yeti�tirmeyi hedeflemelidir. Bu hedef devletin en �nemli g�revi olmal�d�r. �lkeler nas�l vatanda� yeti�tirme hedef ve iste�ini belirleyerek e�itim kurumlar� a�ar, en yetkin e�itimcilerine e�itim- ��retim programlar�n� haz�rlat�rlar. B�yle kurumlarda e�itim-��retim g�renler de eski uygarl�klar�n birikiminden yararlanma yan�nda uygarl���n geli�imine katk� yapacak, yarat�c�, �retici, do�ay� ve �evreyi koruyarak ondan bilin�le yararlan�r, �lkesine ve t�m insanl��a yararl� olmaya �al���r.

    �lkemiz ko�ullar�, k�ylerimizin geri kalm��l���, bu kesimdeki n�fusun %90-95 kadar�n�n okuma yazma bilmedi�i d���nerek planlanan ve uygulamaya ge�ilen tek e�itim kurumu K�y Enstit�leridir. K�y enstit�leri daha 1940 ba�lar�nda yaln�z bir k�y ��retmeni yeti�tirme yerine �ok y�nl�, yarat�c�, k�yl�lere sa�l�k, tar�m ve di�er konularda da yol g�sterebilen lider yeti�tirmek g�revini de �stlenmi�lerdir. Daha o y�llarda ��rencilere bir yandan kendi binalar�n� yapt�r�rken bir yandan da k�t�phanelerine ald�klar� kitaplar, (d�nya klasikleri, bilim ve uygarl�k tarihi kitaplar�yla) �retme �iftlikleri, laboratuarlar, i� at�lyeleri, astronomi, foto�raf��l�k, m�zik kurslar�yla ��rencilerini �ok y�nl� e�itmeye, k�ye lider yeti�tirmeye �al��m��lard�r. ��in kolay�na ka��lmam��t�r.Mezunlar� da gittikleri k�ylerde okulda ��rencileri okuturken, okul �a�� ge�mi� olanlara okuma yazma ��retme, k�yl�lerin do�adan bilin�li yararlanmalar�n� ��retme, sa�l�k, tar�m, hayvanc�l�k konular�nda verdikleri tararl� pratik bilgilerle de onlar� e�itmi�lerdir. Di�er bir ifadeyle orta�a� d�zeyinde ya�ayan T�rk k�yl�lerine uygarl��� ta��yan birer k�y lideri, olmu�lard�r.Ne yaz�k ki bu kurumlar da her ba�ar�l� kurum gibi k�sa s�rede kapat�lm��t�r. T�rk Milli e�itim tarihinin ikinci ba�ar�l� �rne�i olarak k�y enstit�leri ile ayn� kaynaktan beslenen 1959 y�l�nda yeniden a��lan Y�ksek ��retmen Okullar� da maalesef uzun �m�rl� olamad�.

    Mevcut e�itim kurumlar�m�z, hatta y�ksek ��retim kurumlar�m�z maalesef b�y�k yat�r�mlara ra�men yukar�da verdi�imiz hedefleri ger�ekle�tirmede ba�ar�l� olamam��lard�r. G�nl�k ya�ant�da bilimden yararlanamama k�lt�r� de yok eder. Do�a bilgisi ve bilim k�lt�r� e�itim kurumlar�nda ilgili fen dersleri ile verilir. Kimya, fizik, biyoloji, yerbilimi, astronomi, dersleri bu i�levi yerine getirir. E�itim kurumlar�m�zda �nce astronomi, sonra s�rayla yerbilimi ve felsefe kald�r�ld�, biyoloji ve kimya ders saatleri azalt�ld�. �lkemiz ��rencilerinin fen bilgisi d�zeylerinin d���kl���n� �SYM s�navlar�nda ��rencilerin fen bilimleri sorusuna verdi�i cevap ( 50 bin s�f�r, ortalama net cevap 5/50 ) ve uluslar aras� de�erlendirmede ile P�SA program� g�stermektedir. Son y�llarda ise end�strinin ta g�be�indeki kimya de�ilmi� gibi end�stri ve bilgisayar m�hendisli�i gibi �o�u m�hendislik e�itiminden kimya dersleri kald�r�ld�. Kimya, fizik ve biyoloji do�ay�, evrenimizi, yak�n �evremizi anlamada, hatta sa�l�kl� ya�amam�zda, insana ger�ek yolu g�steren bilimin temellerini olu�turan ger�ek bilim alanlar�=fendir. Okullarda fizik kimya ve biyoloji ders ve laboratuarlar�nda do�ay�, �evreyi ��renen, merak edeci ve �retici beceri kazand�r�lan gen�ler okul sonras� ya�amlar�nda da �retici, yarat�c� olurlar.

    K�lt�r�m�zde bilim aya�� eksik kald���ndan t�ketici toplum olarak �retiminde hi� katk�m�z olmayan bir�ok �r�n�n kullanmaya ba�lad�k. K�lt�r�m�z�n bu yan� eksik kal�nca da bilim ve teknolojiyi �z�msemeden �r�nleri hoyrat�a kulland�k TV, cep telefonu CO zehirlenmesi, trafik kazalar�, depremlere haz�rl�ks�z yakalanma ve yorumlama, do�al afetlere yakla��m, �o�u bula��c� ve salg�n hastal�klar kar��s�nda tutumumuz bu eksikli�imiz sonucudur. Hatta toplumumuzdaki baz� yayg�n ruhsal hastal�klar (yalan s�yleme, �al��madan kazan�, k��e d�nme, vah�et cinayetleri, doland�r�c�l�k vb davran��lar) hep bilim- k�lt�r geli�im d�zeyinin yetersizli�i sonucudur.

    �lkemiz i�in B�y�k Tehlike K�lt�rel Kutupla�ma

    Cumhuriyetle birlikte toplumumuzda b�y�k devrimler ba�latt�k. E�itim, bilim ve k�lt�r alan�nda bir�ok yenilikler getirmeye �al��t�k. Ba�ar�l� da olduk. Ancak belki de halk�m�zla birlikte, onlara �z�msetmeden yapt���m�z yenilikler t�m toplum katmanlar�na ula�amad�. E�itim-��retim kurumlar�m�z yeterince h�zl� geli�emedi. 2. d�nya sava�� sonras� k�yden �ehre h�zl� g�� sonucu �ehirlerimizde varo�lar olu�tu. Yabanc� �lkelerle ikili ve �oklu ili�kiler sonucu bir�ok yenilikler de geldi. Demokrasiye ge�i�le toplumsal sorunlarla ilgili �ok farkl� yakla��mlar istismar alanlar� do�du. Bu alanlar�n istismar� ile toplumsal kutupla�malar i�in uygun zeminler olu�tu. Toplumumuzda maalesef sosyal �at��malara k�lt�rel �at��malar da eklendi. Tarihsel birikimle gelen k�lt�r birikimi ve bilimle desteklenmeyen �st�n manevi k�lt�r de kaybolunca k�lt�rel sentez ba�lay�c�l���n� eskisi gibi yapamaz oldu. �lkemiz di�er k�lt�rlerin etkisine a��k bir toplum gibi, k�lt�rel b�l�nmeye do�ru s�r�klendi. Etnik eksenli �at��malar�n da etkisiyle tehlike b�y�d�. Her �lkede k�lt�r farkl�l�klar� vard�r. Ancak �lkemizdeki gibi gittik�e b�y�yen, b�lgeler aras�, hatta ayn� �ehrin mahalleleri aras� gelenek�i-�a�da� ve radikal laiklik-radikal �slam, kendini se�kin, kar��s�ndakini hor g�ren veya kendini dindar kar��s�ndakini dinsiz sayan kutupla�ma, etnik �at��ma ortam�, b�l�nmelere do�ru h�zla yol alan k�lt�r farkl�l��� olu�umu gelecek i�in b�y�k tehlikenin sinyallerini vermektedir. Yeterince �aba harcamazsak gelecekte daha da derinle�ecek k�lt�rel �at��ma �lkemizde b�y�k bir risk olu�turacakt�r. �zellikle e�itim kurumlar� ve y�neticiler, hatta �lkesini seven herkes bu riskten �lkemizi uzak tutmak i�in b�y�k sorumlulukla her alanda �apa harcamal�d�r. Bu konuda uzak do�u �lkeleri iyi de�erlendirilmelidir. Japonya ve Japon k�lt�r�, benzer �rnekler �in, Kore k�lt�rleri iyi incelenmelidir.

    Merak ve Sonu�

    Bir Bat�l� Afrika�ya giderek y�llarca bir hayvan toplulu�unun ya�am�n� inceleyebiliyor, baz� �lke insanlar� denizleri, derin deniz hayvanlar�n� ve �remelerini y�llarca ara�t�rabiliyor, ay ve g�ne� tutulmalar�n� izleyebilmek i�in binlerce km uzak �lkelere gidebiliyor. Uzaya ara�t�rma uydular� g�nderiyorlar, evrene ili�kin meraklara b�y�k mebla�lar harcayabiliyor. �rnekler �ok art�r�labilir. Merak, ilgi, ��renme g�d�s� de k�lt�r�n bir g�stergesidir.

    �lkemizde al��-veri� gezileri ile k�lt�r gezilerinin kar��la�t�r�lmas�, m�ze say�s� ve ziyaret eden vatanda� say�s�, ki�i ba��na bas�lan kitap say�s� ve kitaplardaki bilim kitaplar� pay� bir�ok �lke ile kar��la�t�r�ld���nda �ok d���kt�r. Dilimizdeki bilim ve teknik s�zc�klerinin pay� ve kayna��, ba�ka dillere verdi�imiz bilim ve teknik terimlerin say�s�, TV�lerde programlar i�inde ��retici ve bilgilendirici bilim- ara�t�rma �inceleme programlar�n�n pay ve izlenme oranlar� k�lt�r d�zeyimizin pek de iyi olmad���n� g�stermektedir.

    TV programlar� ve bunlara seyirci ilgisi, tart��ma ve yorumlar, bilim programlar�n�n pay�, do�a ara�t�rmalar�na ilgi, o toplumun k�lt�r d�zeyini daha iyi yans�tmaktad�r. Maalesef bilim insanlar� yerine ba�ka tipler boy g�stermekte, bilim adamlar� g�r��� diye en �ok ilahiyat�� ve hukuk�ular�, depremlerde de yer bilimcileri hat�rl�yoruz. �lgimiz bu kadar! �evremizdeki tarihi eserleri, do�a harikalar�n� ka��m�z merak ediyor ve ara�t�r�yoruz? Ka��m�z bu varl�klar� korumak, gelecek nesillere b�rakmak i�in �aba ve para harc�yoruz?

    Bizde de bu meraklar �ka� para getirir?� diye sorulmamaya ve sap�kl�k olarak g�r�lmemeye ba�lan�rsa, bilim insanlar�m�z toplumda politikac�lardan daha �ok, sayg� ilgi g�r�r, fikirleri �nemsenirse iyi yolday�z demektir.

    Yazı kaynağı : yunus.hacettepe.edu.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazı kaynağı : bilgi90.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap