Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    enflasyona endeksli tahvil ne zaman çıkacak

    1 ziyaretçi

    enflasyona endeksli tahvil ne zaman çıkacak bilgi90'dan bulabilirsiniz

    "Enflasyon endeksli tahvilin ödemesi seçim sonrasına kalabilir"

    Türk Lirası'ndaki değer kaybı ve enflasyonda yaşanan artışın ardından piyasalarda enflasyona endeksli tahvil ürünü ihracı bekleniyor. Söz konusu ürününün vadesinin 1 yıldan uzun olan tahvil mi yoksa 1 yıldan kısa olan bono olarak mı çıkarılacağı ise merak konusu.

    Enflasyonist ortamda beklentilerin olumsuz olması sebebiyle piyasada ürünün vadesi 6 ay ila 1 yıl arasında olan "süper bono" olarak çıkarılmasının getirisinin enflasyonun üzerinde olacağı için yatırımcıyı daha çok çekeceği, TL'ye yönelimle de döviz kurunda yaşanacak şokların ötelenebileceği ifade ediliyor. Ancak bono vatandaş için avantajlı olurken, maliyeti yüksek olacağından Hazine'nin bono yerine tahvil çıkarma yoluna gidebileceğine işaret ediliyor. 

    Sözcü'den Mehtap Özcan Ertürk'e konuşan İstanbul Üniversitesi İktisat Fakültesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Binhan Elif Yılmaz, “Haziran ayında ihraç edilirse tahvilin anapara ve faiz ödemeleri seçim sonrasına kalacağından, mevcut ekonomi yönetimi için bir çıkış yolu gibi duruyor” yorumunu yaptı.

    Ek maliyet yaratabilir

    Enflasyona endeksli tahvilin vadeden önce belirli ara dönemlerde faiz ödemesi sağlayan kupon ödemesinin olup olmayacağının da önemli olduğunu belirten Prof. Yılmaz, tahvilin sabit ya da değişken faizli olarak ihracının da kritik olduğunu, çünkü tahvilin vadesi sürecinde TCMB'nin politika faizini değiştirebileceğini, bu değişikliklerin Hazine'ye maliyet yaratacağını söyledi.

    Yazı kaynağı : t24.com.tr

    Bomba iddia! Dolar o tarihte 12-13 TL'ye düşecek

    Bomba iddia! Dolar o tarihte 12-13 TL'ye düşecek

    Hazinenin çıkaracağı enflasyona endeksli tahvillerin döviz bozduranlara satılacağı haberinin kurda yükselmeye sebep olduğunu belirten Türkiye gazetesi yazarı Necmettin Batırel, doların 12-13 TL aralığına döneceğini ifade etti. Enflasyonun belinin de kısa süre içerisinde kırılacağına dikkat çeken Batırel, şunları kaydetti:

    "Son 2 haftadan beri TL’de sürekli değer kaybı yaşanıyor. 30 Nisan’da 14.61 TL olan dolar 15.97 TL’ye yükseldi. Rezervler mi eridi, borçlarımız mı büyüdü, sermaye kontrolüne mi gidildi? Hayır hiçbiri değil. İki gelişme var. Birincisi hazinenin çıkaracağı enflasyona endeksli tahvillerin döviz bozduranlara satılacağı haberi...

    Büyük ihtimalle 23 Mayıs Pazartesi günü çıkarılacak bu tahvillerden almak isteyenler piyasadan dolar topluyor. Niye, çünkü ne kadar yüksek fiyattan kurları TL’ye çevirirlerse o kadar kâr elde edecekler. Burada sorgulanması gereken; gerçekten Hazine’nin, dolarını bozdurana tahvil satacağı haberi önceden sızdırıldı mı? İnsider trading (içeriden öğrenilen ticaret) hayata geçmişse çok kötü olmuş, bazı gruplar haksız kazanç sağladılar.   

    TL’nin değer kaybetmesine yol açan ikinci gelişme İsveç ve Finlandiya’nın NATO’ya girmesine Türkiye’nin izin vermemesi...

    Amerika toplam 15 milyon nüfusa sahip bu iki ülkeyi NATO içine alarak savaşın uzamasını istiyor. Niye? Çünkü ülke resesyona sürükleniyor. Bebek maması bile bulunmuyor. Avrupa başta dünyaya silah satarak felç olan ekonomisini ayakta tutmak istiyor. Teröre açık destek veren bu ülkelerin NATO üyeliğine Türkiye destek vermeyeceğini açıklayınca  5 yıllık risk primi 714 ile 14 yılın zirvesine çıktı. Risk primi yurt dışına satılan hazine bonosu ve devlet tahvilinin geri ödenmemesine karşı belirlenen sigorta bedelidir.

    Peki Türkiye’nin bugüne kadar hiç zamanında ödenmemiş tahvili var mı? Yok. O zaman neden risk primi yükseliyor. Türkiye, yabancı sermayeye karşı güvensiz ülke olarak gösterilmek isteniyor. Bu durumda Türk bankalarıyla finans kuruluşlarının yurt dışı borçlanmalarının maliyetleri 7 puan artıyor. Yüksek kaynak maliyeti yüksek enflasyonu doğuruyor. Sonunda TL zayıflıyor. Kur krizi çıkarılarak Türk ekonomisinin hızlı büyümesinin önüne geçilmek isteniyor. 

    PKK, PYD. DHKP-C ve YPG’li teröristleri Avrupa ve Amerika terörist olarak görmüyor. Onlara aktivist diyor. Hürriyetleri için mücadele eden Kürtler diyor. (sanki esirler) FETÖ’cüleri de muhalif grup olarak sınıflandırıyor. Bu  yüzden bizim ısrarla talep etmemize rağmen ne PKK’lıları ne de FETÖ’cüleri Türkiye’ye iade etmedikleri gibi onları kendi ülkelerinde el üstünde tutuyorlar. Bu gerçeği biz onlara iyice anlattık, binlerce dosya ile işledikleri cürümleri ispat ettik. Ama onlar bu belgeleri ellerinin tersiyle itti, yıllarca düşmanımın düşmanı dostumdur diyerek teröristlere sahip çıktı...

    Beyaz Saray Türkiye'nin endişeleri giderilebilir, diyor. 1980'de olduğu gibi Yunanistan'ın NATO üyeliğine karşı çıkıldığı için askerî darbe mi planlanıyor. O dönem tarih oldu beyler, silahlı kuvvetler FETÖ'den temizlendi, Türkiye eski Türkiye değil. O zaman mermi yapamıyorduk, bugün yılda 10 milyar dolarlık savunma silahı ihraç ediyoruz. 

    Hükûmet bu tuzağa karşı hemen gardını aldı. 20 Aralık'ta hayata geçirdiği kur korumalı mevduat hesabı gibi bu defa enflasyona endeksli tahvil çıkarıyor. Amaç vatandaşın bankalarda atıl duran 139 milyar dolarını ekonominin çarkları arasına sokmak...

    Enflasyona endeksli tahvillerin süresi 1 yıl olacak. Daha önce bozduranlar kârdan yararlanamayacak. Yıllık TÜFE %40 mı olmuş, tahvil sahibi 1 yıl sonra %40’lık payını alacak, ayrıca ekstra en az 10 puan gelir elde edecek. Toplam %50’lik kazanç olacak. En sağlam yatırım. Bozdur dövizini, al tahvilini, kurtar vatanını. Bu uygulama piyasada büyük hareketlilik meydana getirecek, tahvillere resmen hücum başlayacak...

    Türk lirasındaki kazanımlar bir anda artacak, kur balonu bu defa tamamen sönecek. Bankalardan mevduat kaçışı yaşanmaz, zira tahviller döviz bozdurana satılacak, TL’ye sahip olana değil. 92 ve 180 günlük süper bonolar hazineye ek yük getireceği için tercih edilmeyecek. 20 Aralık öncesi de vatandaşı uyarmış, haklı çıkmıştım. İlk etapta dolar 14 liraya düşer. Tutunamazsa 12-13 TL aralığına döner. Bu tahvillerin büyüklüğünün 15 milyar dolarla sınırlanacağını düşünüyorum. Elde edilecek 240 milyar liralık kaynakla enflasyonun beli kırılacak, çiftçilere gübre, mazot, tohum desteği artacak, KOBİ’lere can suyu sağlanacak. Yatırımlar genişleyecek, istihdam artacak, vatandaş gülecek. Oyun böyle bozulur..."

    Yazı kaynağı : www.yeniakit.com.tr

    Enflasyona endekslenmek enflasyonu düşürmez

    Enflasyona endekslenmek enflasyonu düşürmez

    Hükümet, enflasyona endeksli tahvile hazırlanıyor. Kur Korumalı Mevduat çıktığı gün, bunun etkili olacağını ancak bir süre sonra doların, KKM takozundan atacağını, zorunlu olarak enflasyona endeksli tahvil  (EKT) çıkarılacağını yazmıştık. Dediğimiz aynen çıktı, dolar kamyonuna EKT takozu denenecek.

    Peki, işe yarayacak mı? Bir süreliğine evet… Tıpkı KKM’nın 4 ayda doları yavaşlatması gibi EKT da birkaç ay dövizi tutar. Ancak ekonomiye yükleyeceği külfeti telaffuz dahi edemiyorum. Sonra? Sonrası şu; sırada TÜFE endeksli tahvil ve ÜFE endeksli süper bono gelecek. Ne yazık ki gidişat bu yönde…

    BU İŞİN SONU DAHA YÜKSEK ENFLASYON

    Enflasyonla mücadelede başarı mümkün mü? Elbette mümkün. Bunun için niyet etmeniz ve gereğini yapmanız şart. Kayıp Yıllar 1990’larda, enflasyonla tıpkı bugünkü gibi, sözde mücadele ediyorduk. Zira her 18 ayda bir seçim yapıyor, popülizm yüzünden enflasyon ateşine benzin taşıyorduk.

    O yıllarda İsrail’in de başı enflasyonuyla derde girmiş, %3600 gibi inanılmaz boyutlara varmıştı. Dönemin merkez bankası başkanı Jakob Frenkel, kararlı politikalarla enflasyonu tek haneye indirmeyi başarmıştı. Hatta öyle ki “gel bize de anlat nasıl başardınız?” diye meraklanıp davet etmiştik.

    İKİ SORU İKİ CEVAP

    İsrail enflasyonu nasıl çözdü?

    Söyledikleri dün gibi aklımda; 1-Öncelikle ekonomik paket açmaktan vazgeçtik. 2-Sonra enflasyon külfetini toplumun tüm kesimlerinin sırtına yıktık, müjde vermeyi bıraktık, enflasyona endeksli tüm uygulamaları terk ettik. 3-Toplumun bir kesiminin enflasyon yükünü başkasına devretmesini önledik.

    Biz de çözebilir miyiz?

    Seçim ekonomisi ortamında bu mümkün değil. Hükümet, banknot matbaasına 3 vardiya yaptırıyor ve ATM’lerden gıcır gıcır, seri numaraları sıralı banknotlar alıyoruz. Enflasyonla mücadele acı reçetedir, bağımsız para politikasıdır, kemer sıkmadır, ücretleri dondurmaktır. Bunu yapan hiçbir iktidar, sandıktan çıkamaz. Bu yüzden enflasyonu indirme; seçim sonrası sandıktan çıkacak hükümetin işi olacak.

    NOT

    DERDİMİ TAHVİLE DÖKTÜM ENFLASYONDAN İNLEDİM

    1994 krizinde süper bono denedik. Çiller Bonosu olarak da yazılıp çizilen süper bonoların faizi %400 olarak belirlenmişti. Yani bu şu demekti; siz bu bonodan 1000 TL’lik satın aldıysanız, vade sonunda sizin elinize 5000 TL para geçecekti demektir. Oldukça yüksek bir meblağ… Ancak işe yaramadı.

    O zamanda yıla 14 bin 538 liradan başlayan dolar kuru, süper bono frenine rağmen 22 bin 662 liraya tırmanmış, 4 aylık süreçte TL, %56 değer kaybetmişti. Kısaca süper bono işe yaramamıştı. Şimdi EKB denenecek. Bir süre doları 16 lira bandında tutacak sonrasında döviz, bildiğini okuyacak, canımıza okuyacak.

    Yazı kaynağı : www.dunya.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap