Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    elbirliği mülkiyetin paylı mülkiyete çevrilmesi

    1 ziyaretçi

    elbirliği mülkiyetin paylı mülkiyete çevrilmesi bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Madde 644

    Madde 644

    D. Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi

    Madde 644 - Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hâkimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder.

    Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir.

    Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümler uygulanır.

    I-) Yargı Kararları:

    1-) YHGK, T: 03.10.2007, E: 2007/2-655, K: 2007/721:

    “… Türk Medenî Kanunun 644/2. maddesi "elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içerisinde paylaşma davası açmadığı takdirde istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir." hükmünü içermektedir. Yasal mirasçılardan biri tarafından açılmış ortaklığın giderilmesi davası olmadığı gibi Uşak Sulh Hukuk Mahkemesi’nin 2000/475 ve 2000/1335 esas sayılı ortaklığın giderilmesi davaları, muris Sabri’nin bir kısım mirasçılarının alacaklıları (üçüncü kişiler) tarafından açılmıştır. Bu nedenle davacının elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminin kabulü gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir...

    Gerekçesiyle bozularak dosya yerine geri çevrilmekle, yeniden yapılan yargılama sonunda, mahkemece önceki kararda direnilmiştir.

    … Hukuk Genel Kurulu’nca da benimsenen Özel Daire bozma kararına uyulmak gerekirken, önceki kararda direnilmesi usul ve yasaya aykırıdır. Bu nedenle direnme kararı bozulmalıdır.”

    2-) Y. 2. HD, T: 16.05.2011, E: 2010/19715, K: 2011/8468:

    “… Davalı Ayşen’e ait, taksim edilmemiş miras payının haczi ve satışıyla ilgili herhangi bir icra takibi bulunmamaktadır. Davacı mirasçı da değildir. Ayşen’e ait miras payını gayrimenkul satış vaadi sözleşmesiyle devralan üçüncü kişi Yunus’tan, bu sözleşmeden doğan şahsi hakkı temellük eden Fuat tarafından bu dava açılmıştır. Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini, yasada öngörülen ayrık hükümler dışında ancak mirasçılar talep edebilir (TMK m. 644). Açılmış bir mirasta mirasçının payını devralan üçüncü kişinin ya da onun halefinin elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini istemesi mümkün olmadığı gibi, bu iş için kayyım atanmasını isteme hakkı da bulunmamaktadır. Ortada İcra İflas Kanunu’nun 121. maddesi çerçevesinde bir işlem bulunmadığına ve paylaşmaya ilişkin bir dava da olmadığına göre, davanın “davacının aktif dava ehliyeti bulunmadığından” reddi gerekirken, yasal olmayan gerekçe ile elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi işlemlerinde mirasçı Ayşen’in hissesini temsil etmek üzere kayyım atanması usul ve yasaya aykırıdır. …”

    3-) Y. 18. HD, T: 22.02.2011, E: 2010/12407, K: 2011/1762:

    “... Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilirken, hüküm fıkrasında her paydaşın payının HUMK.’nun 388/son maddesi gereğince ayrı ayrı gösterilmesi gerekir. Açıklanan bu husus üzerinde durulmadan, sadece miras bırakanın mirasçılarını gösterir mirasçılık belgesine atıfta bulunmak suretiyle yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır.

    Hüküm bu nedenle bozulmalıdır. …”

    4-) Y. 6. HD, T: 18.03.2010, E: 2010/1794, K: 2010/3050:

    “… Davacı vekili, davalılardan D. E.’ın borcu sebebiyle icra takibi yapıldığını, davalıların miras bırakanından intikal eden 1 ada 247 parsel numaralı taşınmaz üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini istemiştir. Mahkemece, Medeni Kanunu’nun 644. maddesi gereğince bu davanın sadece paydaşlar tarafından açılabileceği, davacı alacaklının paydaşlığın giderilmesini isteyebileceği bu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir

    Türk Medeni Kanunun 644. maddesine dayalı elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi davaları kural olarak sadece taşınmazın paydaşları tarafından açılabilir. Ancak paydaşlığın giderilmesi davalarında olduğu gibi kıyasen borçlu ortağın alacaklısı İcra Hâkimliğinden İ.İ.K.nun 121. maddesine göre alacağı yetki belgesine dayanarak borçlunun ortağı olduğu taşınmaz için paydaşlığın giderilmesi davası açabileceği gibi elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesini de isteyebileceği uygulamada kabul edilmektedir. Bunun için davacı alacaklının icra hâkiminden yetki belgesi alması zorunludur. İcra hakiminden yetki belgesi almadan doğrudan doğruya veya yetkisi olmayan İcra Müdürünün verdiği yetki belgesine dayanılarak dava açılması halinde dava hemen reddedilmeyip, icra hakiminden yetki belgesi almak üzere önel verilmelidir.

    Ayrıca, Türk Medeni Kanunun 644. maddesine dayalı elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi davalarında davalılara gönderilen dava dilekçesi içeren duruşma gününü bildirir davetiyelerde “ elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya belirlenen süre içinde paylaşma davası açılmadığı takdirde istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verileceğine” dair ihtarın bulunması gerekir. Davalılara gönderilen ve Medeni Kanunun 644. maddesine uygun ihtarı içermeyen tebligatlar geçersizdir.

    Olayımıza gelince; Davacı alacaklı İcra Müdürlüğünden alınmış bir yetki belgesine dayanarak bu davayı açmış ise de, alacaklı tarafından icra mahkemesinden alınmış bir yetki belgesine dosya arasında rastlanılmamıştır. Yukarıdaki ilkede açıkça belirtildiği üzere yetki belgesi olmayan alacaklının bu davayı açması mümkün değildir. Mahkemece davacı alacaklıya icra mahkemesinden İ.İ.K.’nun 121. maddesine göre yetki belgesi alması ve dosyaya ibrazı için uygun bir önel verilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken davacı alacaklının bu davayı açmasında hukuki yararı bulunmadığı gerekçesiyle istemin reddine karar verilmesi doğru değildir. Ayrıca davalılara gönderilen tebligatlardaki ihtarlar da MK’nun 644. maddesi gereğince belirli bir süre verilmemiş olması sebebiyle eksik ve geçersizdir. Hüküm bu sebeplerle bozulmalıdır. …”

    5-) Y. 6. HD, T: 03.03.2008, E: 2007/14142, K: 2008/2379:

    “… Sulh Hâkimi görevli olduğundan işin esasına girilerek sonucuna göre bir karar vermek gerekirken, yazılı olduğu şekilde dava konusu taşınmazların değerine göre Asliye Hukuk Mahkemesi’nin görevli olduğundan bahisle görevsizlik kararı verilmesi doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.”

    6-) Y. 6. HD, T: 04.12.2007, E: 2007/10888, K: 2007/13272:

    “… Davacı, dava dilekçesinde, davacı ve davalılar arasında elbirliği mülkiyetine tâbi bulunan 3282 parsel no.lu taşınmazda elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesini istemiştir. Davalı Hülya duruşmada, davayı kabul ettiğini bildirmiş, davalı Ahmet ise duruşmalara katılmadığı gibi cevap dilekçesi de vermemiştir. Mahkemece istemin kabulüne karar verilmiştir.

    Türk Medenî Kanunun 644. maddesine dayalı elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi davalarında davalılara gönderilen dava dilekçesi ekli duruşma gününü bildirir davetiyelerde "elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya belirlenen süre içinde paylaşma davası açılmadığı takdirde istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verileceğine" dair ihtarın bulunması gerekir. Davalılara gönderilen ve Medenî Kanunun 644. maddesindeki bu ihtarı içermeyen tebligat yapılarak karar verilemez. Mahkemece davalılara yukarıda belirtilen ihtarı içeren duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile karar verilmesi doğru olmadığından hükmün bozulması gerekmiştir.”

    Not: Bu yönde bkz. Y. 6. HD, T: 26.05.2010, E: 2010/1405, K: 2010/6271.

    II-) Türk Kanunu Medenîsi:

    a) İştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesi

    Madde 584/a

    (3678 sayılı ve 14.11.1990 tarihli Kanunun 13. maddesiyle eklenen madde) 1 Mirasçılardan biri terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüştürülmesini talep ettiği takdirde hâkim, diğer mirasçılara tebliğ yaparak tayin edeceği süre içinde onları, itirazları varsa bildirmeye davet eder.

    İştirak halinde mülkiyetin o mal üzerinde devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri, tayin edilen süre içinde taksim davası açmadığı takdirde o mal üzerindeki iştirak halinde mülkiyetin müşterek mülkiyete dönüşmesine karar verilir.

    Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümler uygulanır.

    III-) Madde Gerekçesi:

    Yürürlükteki Kanunun 584 / a maddesini karşılamaktadır.

    Elbirliği mülkiyetinde malikler kural olarak hep birlikte hareket etmek zorunda olduklarından, bir çok konuda maliklerden birinin karşı koyması durumunda sorunlar çözümsüz kalabilir. Bu da ilişkileri işlemez duruma sokar. Bu sakıncaları dikkate alan kanun koyucu 3678 sayılı Kanunla 584/a maddesini kabul ederek, bu gibi durumlara çözüm bulmak üzere, paylaşım davası açılmaksızın, yani paylaşıma gidilmeksizin de elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi yoluyla maliklerden her birine elde edeceği pay üzerinde tasarruflarda bulunabilme olanağını getirmiştir. 3678 sayılı Kanunla getirilmiş bulunan yürürlükteki hüküm aynen korunmuştur. Sadece maddedeki “iştirak hâlinde mülkiyet” ya da “iştirak hali” yerine, “elbirliği mülkiyeti” terimi kullanılmıştır.

    IV-) Kaynak İsviçre Medenî Kanunu:

    Hükmün, kaynak İsviçre Medenî Kanunu’nda bir karşılığı bulunmamaktadır.

    Yazı kaynağı : www.ilhanhelvacidersleri.com

    Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Çevrilmesi

    Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Çevrilmesi

    Mülkiyet Hakkı Nedir ?

    Mülkiyet hakkı TMK m.683’te ‘Bir şeye malik olan kimse, hukuk düzeninin sınırları içinde, o şey üzerinde dilediği gibi kullanma, yararlanma ve tasarrufta bulunma yetkisine sahiptir.’ şeklinde düzenlenmiştir. Bu madde hükmünden de anlayacağımız gibi mülkiyet hakkı hak sahibine en geniş yetkileri veren bir ayni haktır. Mülkiyet hakkının paylı mülkiyet ve elbirliği
    mülkiyet olmak üzere 2 çeşidi vardır.

    Paylı Mülkiyet Nedir ?

    Paylı mülkiyet maddi olarak bölünemeyen bir malın üzerinde birden çok kişinin malik olmasıdır. Yani tek bir mülkiyet hakkı vardır ancak bu hak tek bir kişiye değil birden çok kişiye aittir. Pay sahiplerinin her birine paydaş denir ve aksi kararlaştırılmamışsa her bir paydaş eşit paya sahiptir. Paydaşların her biri mülkiyetin bir kısmında hak sahibidir fakat bu paylar somut veya maddi değil mülkiyet hakkından doğan bazı yetki ve ödevler şeklindedir. Paydaşların her biri, diğerlerinin haklarını çiğnemediği sürece paylı mülkiyet konusu malı kullanabilir ve ondan yararlanabilir.

    Her paydaş kendi payı oranında hak ve yükümlülüklere sahiptir. Yine her paydaş diğer paydaşların rızası veya onayı olmaksızın kendi payını devredebilir, rehnedebilir veya alacaklıları tarafından payı haczettirilebilir. Diğer paydaşların haklarını ihlal etmeyecek şekilde sınırlı ayni haklar kurulabilir ve her paydaş kendi payını satabilir bunula ilgili diğer paydaşların önalım hakkı saklıdır. Paylı mülkiyet kanundan doğabileceği gibi bir hukuki işlem ya da sözleşmeden de doğabilir.

    Elbirliği Mülkiyeti nedir ?

    Elbirliği mülkiyeti TMK m.701’de ‘’ Elbirliği mülkiyetinde ortakların belirlenmiş payları olmayıp her birinin hakkı, ortaklığa giren malların tamamına yaygındır.’’ şeklinde tanımlanmıştır. Bu kanun hükmünden yola çıkacak olursak elbirliği mülkiyeti aralarında ortaklık ilişkisi bulunan kişilerin birlikte malik olmasıdır. Paylı mülkiyetten farklı olarak elbirliği mülkiyetinde her bir ortak malın tamamına maliktir. Yine tek bir mülkiyet söz konusudur fakat ortakların payları net değildir. Ortaklar malı satamaz ve rehnemez, haciz ise ortaklık tasfiye edildikten sonra ortağa düşecek paya konulabilir. Aksine hüküm olmadıkça ortaklar mal üzerinde her türlü işi ancak oy birliğiyle yapabilir, tek başlarına işlem yapamazlar. Elbirliği mülkiyeti yalnızca kanunda sayılan durumlarda veya sözleşme tiplerinde kurulabilir. Elbirliği mülkiyetin sona ermesi malın devri, topluluğun sonra ermesi veya paylı mülkiyete geçilmesi hallerinde olur.

    Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Çevrilerek sona ermesi:

    Elbirliği mülkiyette ortaklardan her birinin paylı mülkiyete geçme talebinde bulunma hakkı vardır. 3402 sayılı Kadastro Kanunu ek madde 3’te ‘’Bir mirasçı, miras ortaklığından doğan elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde tapu sicil müdürü, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder.

    Tebligat masrafları ilgilisince karşılanır. Elbirliği mülkiyetinin devamına yönelik bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan herhangi biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu taşınmaz mal üzerindeki elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülerek, hissedarlık esaslarına göre mirasçılar adına tapu kütüğüne tescil edilir.’’ denilerek her ortağın tapu müdürlüğüne başvuruda bulunarak bu hakkını kullanabileceğini belirtmiştir. Burada bir davadan değil çekişmesiz yargı işinden bahsedilmektedir. Ortaklardan birinin/ birkaçının tapu müdürlüğüne bu yönde bir talepte bulunması halinde tapu müdürlüğü diğer ortaklara tebligat göndererek belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmelerini ister. Tebligat masrafları başvuruda bulunan ortak/ortaklar tarafından ödenmediği sürece işlemlere başlanılmaz. Eğer belirlenen süre içinde itiraz edilmez ve paylaşma davası da açılmaz ise paylar tapu müdürlüğünce tapuya tescil edilmek suretiyle ortakların payları oranında paylı mülkiyete dönüştürülür. İtiraz edilmesi veya paylaşma davası açılması durumunda paylı mülkiyete geçirme işlemi yapılamaz.

    Yine benzer bir düzenleme de TMK m.644’te ‘’ Bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hakimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder. Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir. Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümler uygulanır.’’ şeklinde düzenlenmiştir. Bu hükümden de anlaşılacağı üzere ortaklardan her biri sulh hakiminden malın tamamının veya bir kısmını paylı mülkiyete geçirilmesi isteminde bulunabilir.. Burada görevli mahkeme HMK M.4/1-b’e göre sulh hukuk mahkemesidir. Yetkili mahkeme ise HMK m.12/1’e göre dava konusu taşınmazın bulunduğu yer sulh hukuk mahkemesidir. Sulh hukuk hakimi diğer ortaklara davetiye göndererek elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak itirazları varsa bunları bildirmelerini ister. Gönderilecek davetiyede ‘’elbirliği mülkiyetinin devamının haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı taktirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verileceği’’ ihtarının bulunması zorunludur aksi halde bozma sebebidir. Eğer belirlenen süre içerisinde bir itirazda bulunulmadığı veya paylaşma davası da açılmadığı yada mülkiyeti etkileyen herhangi bir dava bulunmadığı vb. taktirde sulh hakimi elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesine karar verir. Paylı mülkiyete çevrildikten sonra paydaşlar isterlerse ortaklığın giderilmesi davası açarak payları üzerinde tek başlarına malik olabilirler.

    Yazı kaynağı : esen.av.tr

    Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesi Kapsamında Ortaklığın Giderilmesi Davasının Durumu

    Elbirliği Mülkiyetin Paylı Mülkiyete Dönüştürülmesi Kapsamında Ortaklığın Giderilmesi Davasının Durumu

    Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete çevrilmesi ortakların oy birliği ile alacakları kararla veya mahkemeye yönelecek olan bir istemle mümkündür. Öncelikli olarak mahkemeye yönelecek olan bu istemin dava mı yoksa çekişmesiz yargı işi mi olduğu hususu ortaya konulmalıdır.

    Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete geçirilmesi ile sona ereceğine ilişkin kanuni düzenlemeler şu şekildedir: TMK m.703/I’e göre Elbirliği mülkiyeti …. paylı mülkiyete geçilmesiyle sona ererˮ. Benzer düzenlemeler TMK m.644’te yer almaktadır. Buna göre bir mirasçı, terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmı üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde sulh hakimi, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder. Elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verilir. Terekeye dahil diğer hakların ve alacakların paylar oranında bölünmesi hususunda da yukarıdaki hükümler uygulanırˮ. 3402 sayılı Kadastro Kanunu’na 2009 yılında 5831 sayılı Kanunla getirilen ek madde 3 ile TMK m.644’e benzer bir düzenlemeye yer verilmiştir. Buna göre Bir mirasçı, miras ortaklığından doğan elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi isteminde bulunduğu takdirde tapu sicil müdürü, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder. Tebligat masrafları ilgilisince karşılanır. Elbirliği mülkiyetinin devamına yönelik bir itiraz ileri sürülmediği veya mirasçılardan herhangi biri belirlenen süre içinde paylaşma davası açmadığı takdirde, istem konusu taşınmaz mal üzerindeki elbirliği mülkiyeti paylı mülkiyete dönüştürülerek, hissedarlık esaslarına göre mirasçılar adına tapu kütüğüne tescil edilirˮ.

    Mirasçının elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi yönündeki istemi uyuşmazlık yokluğu söz konusu olduğundan çekişmesiz yargı işidir. Bu tespiti Kadastro Kanununun ek 3’üncü maddesi de doğrulamaktadır. Zira eğer dava söz konusu olsaydı sulh hakimine verilmiş olan yetki aynı zamanda tapu sicil müdürüne verilmezdi.  Dolayısıyla burada bir davadan söz edilemeyeceği için ortaklığın giderilmesi davasından da söz edilemez.

    Sulh hakiminin, diğer mirasçılara çağrıda bulunarak belirleyeceği süre içinde varsa itirazlarını bildirmeye davet eder. Elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesi hususundaki mirasçının bu istemine karşı diğer mirasçı veya mirasçıların elbirliği mülkiyetinin devamına yönelik itirazda bulunmaları söz konusu hususun çekişmeli hale getirip getirmeyeceği ve getirecekse açılacak olan davanın ortaklığın giderilmesi davası olup olmayacağı hususu önem ifade eder.

    Mirasçının elbirliği mülkiyetini paylı mülkiyete çevirme istemi de sadece uyuşmazlık yokluğu kriterine göre çekişmesiz yargı işi olduğu için diğer mirasçıların itirazı söz konusu ise çekişmeli yargı işi haline getirilebilir. Ancak ilgililer tarafından yapılan her itiraz çekişmesiz yargı işini çekişmeli hale getirmez ve dolayısıyla diğer mirasçıların yapacakları her itiraz da söz konusu işi her halükarda çekişmeli hale getirmeyecektir. Bir çekişmesiz yargı işinin çekişmeli hale gelmesi için ilgililer tarafından yapılacak itirazın çekişme yaratacak tarzda olması gerekir. Zaten Türk Medeni Kanunu elbirliği mülkiyetinin devamını haklı kılacak bir itiraz ileri sürülmediğiˮ ifadesine yer vererek her itirazın dikkate alınmayacağını işaret etmiştir.

    Diğer mirasçılar itiraz etmezse sulh hakimi istem konusu mal üzerindeki elbirliği mülkiyetinin paylı mülkiyete dönüştürülmesine karar verir. Terekedeki mallar dışındaki haklar üzerinde elbirliği mülkiyeti hükümlerinin uygulandığı elbirliği ile hak sahipliği söz konusu olmaktadır ve mirasçının talebi ile hak sahipliği paylı mülkiyet hükümlerinin kıyasen uygulanacağı paylı hak sahipliğine dönüşecektir. Ayrıca mirasçıların bu yöndeki istemleri Kanunda da açıkça ifade edildiği üzere terekeye dahil malların tamamı veya bir kısmına ilişkin olabilir ve bu durumda paylı mülkiyete dönüştürülen malvarlığı unsurları dışında kalan unsurlar için miras ortaklığı ve buna bağlı olarak ortaya çıkan elbirliği mülkiyeti veya hak sahipliği kısmen devam edebilir.

    Miras ortaklığı nedeniyle ortaya çıkan elbirliği mülkiyetinin mahkeme kararıyla  (TMK m.644) veya taraf iradelerine dayalı olarak (TMK m.676/II) paylı mülkiyete dönüştürülmesi halinde, ortaya çıkacak olan paylı mülkiyetin sona ermesi için de, ortaklığın giderilmesi davası açılabilir.

    Yazı kaynağı : baharcebi.av.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap