Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    edebiyat alanında ilk türk islam eserleri hangi dönemde yazılmıştır

    1 ziyaretçi

    edebiyat alanında ilk türk islam eserleri hangi dönemde yazılmıştır bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Geçiş Dönemi Türk Edebiyatı Nasıldır? Geçiş Dönemi Eserleri Ve Özellikleri

    Geçiş Dönemi Türk Edebiyatı Nasıldır? Geçiş Dönemi Eserleri Ve Özellikleri

    Geçiş Dönemi Türk Edebiyatı, adında yer aldığı üzere bir geçiş dönemini ve bu döneme dair izleri taşır. Bu döneme ait eserler özellikleri ile farklılıklar arz eder. Eski ve yeni edebiyat akımlarını kendinde birleştiren bir edebi akımı sembolize etmektedir.

     Geçiş Dönemi Türk Edebiyatı Nasıldır?

     Türk edebiyatında İslami dönem edebiyatının ilk örnekleri 11.ve 12. Yüzyıllarda ortaya çıkmıştır. Bu eserlerden ilk örneği Yusuf Has Hacib’in Kutadgu Bilig eseridir. Bu eser, Hakkaniye Türkçesi ile yazılmıştır. Bu önemli eseri takip eden bir diğer önemli eser Kaşgarlı Mahmut tarafından kaleme alınan Divanü Lügatit Türk’tür. İslami dönem Türk edebiyatının ilk ve değerli eserlerindendir. Bu sayılan kıymetli eserlere 12. Yüzyıl başında Yükneki Edip Ahmet tarafından yazılan Atabetü’l Hakayık’ı da eklemek gerekir. Aynı yüzyılda Ahmet Yesevi, din ve tasavvufi halk şiirinin ilk güzel eserlerini vermiştir.

     Geçiş Dönemi Türk edebiyatı, ilk İslami eserlerin meydana geldiği yüzyıla ilişkindir. Bu yüzyılda edebiyatın her alanında ikilik göze çarpmaktadır. Bu ikilik, geçiş döneminin en önemli ayırt edici niteliklerinden biridir. Türklerin Müslüman olduğu yüzyıl olan 10.yüzyıl ile Divan edebiyatının başlangıcı olan 13.yüzyıl arasında İslamiyet’in etkisinde kalınarak geçiş dönemi ürünleri verilmiştir. Geçiş dönemi Türk edebiyatında, İslamiyet’in, Arap ve Fars kültürünün etkisi görülürken bir yandan da eski Türk edebiyatı geleneği sürdürülmektedir.

     Geçiş Dönemi Türk Edebiyatının Genel Eserleri

     Geçiş dönemi Türk edebiyatının önemli eserleri ve bu eserlerin yazarları şunlardır:

     Kutadgu Bilig ve Özellikleri- Yusuf Has Hacib

     Atabetü’l Hakayık ve Özellikleri- Edip Ahmet Yükneki

     Divan-ı Lügat-it Türk ve Özellikleri- Kaşgarlı Mahmut

     Divan-ı Hikmet ve Özellikleri- Ahmet Yesevi

     Dede Korkut Hikayeleri ve Özellikleri

     İslamiyet’in kabulü ile birlikte Türklerin toplumsal yaşamlarında etkili değişimler görülmüştür. Bu değişimler Türk edebiyatını da etkisi altına alarak edebiyatı dil, konu, ölçü ve biçim yönlerinde kendisini hissettirmiştir. Kutadgu Bilig, aruzla ilk Türkçe mesnevidir. 1069 yılında bitirilmiştir. Karahanlı hükümdarı Tabgaç Buğra Kara Han’a sunulan bir eserdir. Kitabın yazılış amacı ise insana her iki dünyada mutluluğa ulaşmak için izlenilmesi gereken yolu göstermektedir. Kitapta, temel ilkelerden bahsedilmektedir. Doğru adalet, mutluluk, akıl, anlayış, akıbet bu ilkeler arasındadır.

     Divanü Lugati’t Türk, Kaşgarlı Mahmut tarafından 1072-1075 yılları arasında kaleme alınmıştır. Yapıtın kelime olarak anlamı; “Türk Dilleri Sözlüğü” dür. Yazar, bu yapıtı Türkçe’nin Arapça kadar zengin bir dil olduğunu ispatlamak amacı ile sözlük biçiminde 8000’e yakın sözcük üzerinde çalışma ile oluşturulmuştur. Divan-ı Hikmet, Yeseviliğin kurucusu Ahmet Yesevi’nin tasavvufi şiirlerinin toplandığı eserdir. 12. Yüzyılda yazılan bu eserde hece ve aruz ölçüleri kullanılmıştır.

     Atabetül Hakayık, Edip Ahmet Yükneki tarafından 13. yüzyılda yazılmış manzum ahlak kitabıdır. Kitap içeriğinde ayetlerden, hadislerden yararlanılarak “ahlaklı olmanın yolları” anlatılmaktadır. Cömertliğin, alçakgönüllülüğün erdeminden, ihtiras ve kibrin kötülüğünden, bilginin yararlarından ve bilgisizliğin zararlarından, zamanın bozukluğundan bahsedilir. Toplam 256 beyitten oluşan yapıt, konu başlıklarına ayrılarak ve aruz ölçüsü kullanılarak yazılmıştır.

     Muhakemetü’l Lügateyn, Türkçenin zengin bir dil olduğunu ispatlamak amacı ile yazılmıştır. Ali Şir Nevai, Türkçenin Farsça gibi edebiyat ve kültürel bir dil olduğunu göstermek için kaleme almıştır. Kaleme alınış tarihi ise 1498’dir. Türkçe fiillerin, çekimlerin zenginliklerini, Türkçe dilinin uyak ve cinas olanaklarını anlatır. Sanatçıları, Türkçe dili ile eserlerini yazmaya teşvik eder.

     Geçiş Dönemi Türk Edebiyatının Özellikleri Nelerdir?

     Türk edebiyatı, bu yüzyıllarda bir geçiş dönemi yaşamaktadır. Eski edebiyat geleneği bir taraftan sürdürülürken diğer taraftan yeni uygarlık devrinin edebiyat anlayışına uygun eserler verilir.

     Edebi eserlerde dil anlatımlarında Arapça ve Farsça kelimeler kullanılır.

     Uygur alfabesinin yanı sıra Arap alfabesi de kullanılmaktadır.

     Şiirlerde milli nazım birimi dörtlük ve yeni şiir akımının nazım birim olan beyit yer alır. İ

     Eserlerde hece vezni ile birlikte aruz vezni bulunmaktadır.

    Yazı kaynağı : www.hurriyet.com.tr

    ORTA ASYA'DA İSLAMİ DÖNEM VE İLK İSLAMİ ESERLER | Kültür Portalı

    Orta Asya’da İslâmi Dönem ve İlk İslâmi Eserler

    Türklerin Araplarla ilk karşılaşması 642 yılında İran hükümdarlarının sonuncusu Üçüncü Yezdicerd’in Toharistan’da yenilmesiyle gerçekleşmiştir. Daha sonra Türklerle Araplar, uzun süre mücadele etmişler. İki topluluk arasındaki mücadele Emevilerin Orta Asya’nın büyük kısmını ele geçirmesi ile neticelenmiştir. Yeni bir din ve kültür dairesinin içerisine giren Türkler, daha önce benimsedikleri Maniheizm ve Budizmden uzaklaşıp İslam medeniyeti dairesine dâhil olmaya başlamışlardır.

    O zamana kadar Ceyhun nehrini geçmeye cesaret edemeyen Araplar, Emevilerin Horasan valisi Ubeydullah bin Ziyad zamanında, 674 yılında, Ceyhun’u geçip Maveraünnehir’de önemli Türk şehri Buhara’yı kuşattılar. Buhara melikesi Kabaç Hatun ağır vergiler karşılığında şehri kurtarabildi ve 2000 Türkü Ubeydullah bin Ziyad’ın ordusuna asker olarak vermeyi kabul etti. 

    Bu şekilde Emevilerle başlayan Türk Arap yakınlaşması onların ardından Abbasiler devrinde daha da ileri noktalara varmıştır. Çinliler karşısında Talas Savaşında verilen mücadelede Türkler Abbasilerin yanında yer almış, 751 yılında Talas Irmağı kıyılarında yapılan savaş Türk ve Arapların zaferi ile sonuçlanmıştır. Bunun üzerine Türklerle Araplar arasındaki mücadelelerin yerini ticarî münasebetler almış ve İslâm dini Türkler arasında yavaş yavaş tanınıp yayılmağa başlamıştır.

    Türklerin kitleler hâlinde Müslüman olmaları özellikle 10. yüzyılda hız kazanmıştır. Karahanlı Devletinin sultanı Satuk Buğra Han 940 yıllarında Müslüman olmuş ve İslâmiyet'i resmi devlet dini olarak ilân etmiştir. Türklerin kitleler halinde Müslüman oluşları bundan sonra hız kazanmıştır.

    Türkler İslamiyet dairesine girmeden önce de yazılı bir adebiyata sahiptirler. Bunlardan bir kısmı sözlü olarak yaratılmış ürünler olup, sonradan sözlü şekilleri halk kültüründe unutulmuş ancak bir devirde yazıya geçirilmiş ve bugüne yazılı olarak ulaşmışlardır. Oğuz Kağan Destanı, Dede Korkut Kitabı, Divanü Lügâti’t- Türk’teki bazı parçalar bunlardandır.

    13. yüzyılda yaşamış, Rumeli’nin Türkleşmesinde büyük rolü bulunan Sarı Saltuk'un efsanevî hayatını anlatan Anadolu Türk destanlarından biri Saltukname’dir. Kırgız Türklerinin millî destanı olan Manas Destanı da İslâmî unsurlar taşıyan ilk destanlardandır.

    İslâmî Türk edebiyatının bilinen ilk büyük eseri olan Kutadgu Bilig, 6645 beyit içeren manzum olarak yazılmış bir siyasetnâme kitabıdır. Kutadgu Bilig'in kelime anlamı mutlu olma bilgisidir.

    Dîvânü Lügati’t-Türk, Türkçenin bilinen ilk sözlüğüdür. Kâşgarlı Mahmud tarafından 1072 Ocağında yazılmaya başlanmış, 1077 Ocağında bitirilmiştir. Mahmud, eserini Abbasî halifesi Ebü'l-Kasım Abdullah'a sunmuştur. Eserin adı "Türk dillerini toplayan kitap" anlamına gelmektedir. Kâşgarlı Mahmud, döneminin edebî dilinin sözlüğünü yazarken çeşitli Türk boylarının ağızlarına da yer vermiştir.

    Kaşgarlı Mahmud'un Dîvânü Lûgati't-Türk adlı eserinde madde başlarına verilen örneklerde yer alan dörtlüklerin bir araya getirilmesiyle tam metnini elde edebildiğimiz Alp Er Tonga destanından Kutadgu Bilig’de de bahsedilmektedir. Bu iki büyük kaynak Alp Er Tonga’yı Şehname’nin kahramanı Afrasyab ile birleştirmektedirler.

    Yüknekli Edib Ahmed bin Mahmud tarafından tahminen 12. yüzyılda yazılmış manzum bir öğüt ve ahlâk kitabı olan Atabetü’l Hakayık İslâmî devrin ilk eserlerindendir.

    İlk Türk mutasavvıfı Hoca Ahmed Yesevî'nin şiirlerinin toplandığı yazmalar olan Dîvân-ı Hikmet de yine bu dönemin ürünlerindendir.

    Horasan ve Maveraünnehir bölgesinde 14. yüzyılda oluşmaya başlamış, 15. yüzyılın başlarında Timurlular zamanında en yüksek seviyesine ulaşmış ve 20. yüzyıl başlarına kadar devam etmiş olan Çağatay edebiyatı döneminde de yine İslâmî dönem ürünleri devam etmiştir. Çağatay Türkçesini kullanarak Çağatay Edebiyatını yaratan Ali Şir Nevayi, Ebul Gazi Bahadır Han başta olmak üzere devrin diğer şahsiyetlerinin oluşturduğu dönemin belli başlı eserleri şunlardır: Letafetnâme, Gül ü Nevruz, Mahzenü’l- Esrar, Muhakemetü’l Lugateyn, Şecere-i Terâkime, Şecere-i Türk, Babürnâme vb.

    Metnin tümüne "Orta Asya'da İslami Dönem ve İlk İslami Eserler" isimli dokümandan ulaşılabilir.

    Yazı kaynağı : www.kulturportali.gov.tr

    İlk Türk İslam Eserleri

      DİVAN-I LÜGAT’İT TÜRK(1072) 11. yy.de Kaşgarlı Mahmut tarafından yazılmış ilk sözlüğümüzdür. Eserin adı “Türk Dilinin Toplu Sözlüğü” anlamına gelmektedir. Araplara Türkçeyi öğretmek ve Türkçenin Arapça kadar güçlü, zengin bir dil olduğunu kanıtlamak amacıyla yazılmıştır. Türkçe sözcükler Arapça karşılıklarıyla tanımlanmış ve tanımlanan sözcük bir şiir ya da atasözünde kullanılmıştır. Eserde İslâmiyet öncesi Türk Edebiyatı’nın örnekleri (sav, sagu, koşuk, destan) ve Türk dilleri hakkında önemli bilgiler veriliyor; ayrıca ilk Türk dünya haritası vardır.

    * İlk  Türkçe sözlük

    * İlk  Türkçe dilbilgisi  kitabı

    * Zengin bir edebiyat seçkisi (antoloji)

    * İlk ansiklopedimiz

    * Edebiyat, folklor, tarih, toplumbilim, dil alanında kaynak kitaptır.

    ATABET’ÜL HAKAYIK12. yy.de Edip Ahmet Yükneki tarafından yazılan bu eserin adı “Gerçeklerin Eşiği” anlamına gelir. Hakaniye Türkçesiyle yazılmıştır. Eserde bilgi, iyilik, din, ahlak gibi kavramların övgüsü yapılmaktadır. Din ve ahlak konusu didaktik olarak işlenmiştir. Bu manzum eser dörtlük ve beyitlerden oluşmaktadır. Ölçüsü aruzdur. (Firdevsi’nin “Şehname”sinden etkilenilmiş.)

     DİVAN- HİKMET: Tasavvufi halk edebiyatının ilk örneği olan bu eser 12. yy.de Ahmet Yesevi tarafından yazılmıştır. Önce sözlü gelenekte oluşmuş sonra yazıya geçirilmiştir. Eser halk diliyle, dörtlüklerle ve hece ölçüsüyle yazılmıştır. Hakaniye Türkçesiyle yazılan bu eserde Yesevilik tarikatının öğretisi yapılmaktadır. 13.yy.den başlayarak Anadolu’da gelişen Tekke Edebiyatı’na özellikle Yunus Emre’ye Ahmet Yesevi’nin etkisi büyüktür.   

    Yazı kaynağı : www.memuriyethaber.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap