Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    drama ve tiyatro arasındaki farklar

    1 ziyaretçi

    drama ve tiyatro arasındaki farklar bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Drama Kavramı ve Tiyatro İlişkisi

    Dramayı temel olarak tiyatro tekniklerinden yararlanılarak doğaçlamayı ve rol oynamayı merkeze alan (aynı zamanda müzik, dans, resim, heykel, edebiyat vb. sanat dallarının hepsiyle bir etkileşim içinde olan) bir grup çalışması etkinliği olarak tanımlamıştık. Tiyatro ise, seyircilere, bir öyküyü sahne olarak ayrılmış bir yerde, oyuncuların söz ve hareketleriyle canlandırma sanatıdır. Tiyatro sözcüğü Yunanca’da “seyirlik yeri” anlamına gelen theatron’dan türetilmiş, dilimize İtalyanca’daki teatro sözcüğünden geçmiştir. Kısacası, daha sözcük anlamı üzerinden yola çıktığımızda bile, tiyatronun temelde seyirciyi merkeze alan bir gösteri sanatı olduğunu ifade edebiliriz. Tiyatro yapma eyleminin amaçları (düşünsel, estetik ve ahlaki anlamda) ve içeriği değişse bile, tiyatro özünde canlı performansı baz alan seyirlik bir sanat türüdür. Yaşanan süreci merkeze alan drama çalışması, gösteri sanatı olan tiyatrodan bu noktada ayrılır. Dramanın seyircisi “yoktur”.

    Drama ve tiyato arasındaki fark şu sorulara verilecek yanıtlarla açıklanabilir: “Yaprak olduğunuzda ne hissettiniz? Ağacınızdan sizi kim kopardı? Yere düşerken neler hissettiniz? Ve aynı zamanda kocaman bir çöldesiniz, bütün vücudunuz ağrıyor, belki de uzun süredir oradasınız, ne hissediyorsunuz?” Tiyatro ve drama yöntemiyle, tüm bu sorulara vereceğiniz yanıtlar farklı olacaktır. Tiyatral yöntemle; çölde uzun süre kalan birini canlandıran bir oyuncu, muhtemelen hantal bir vücut postürü kullanma, susuzluğu vurgulamak için dili dışarı çıkarma ve yorgunluk belirtilerini jestlerini ve mimiklerini de kullanarak fiziksel bir şekilde sahnede göstermeyi deneyecektir. Drama yöntemini kullanan birisi ise, sadece çölde susuz kalma durumunun veya kendini yaprakmış gibi hissetmenin kişinin benliğinde yarattığı duygu durumunu (hayali bir durum) sözel bir şekilde ifade edecektir.

    Bu örnekten yola çıkarak şunu söyleyebiliriz: Drama’da; ‘mış gibi yapmak’, ‘mış gibi hissetmek’ önemlidir. Anı ve süreci yaşamak, benliği ifade etmek önceliklidir. Drama; gösteri formatında bir etkinlik değildir, seyircisi yoktur, önemli olan katılımcıların kendilerini ifade etmesi ve “oyunsu” süreçlere aktif bir biçimde katılmasıdır. Sonuçtan ziyade süreç önemlidir. “İyi” ve kötü”, “başarılı” veya “başarısız” gibi değerlendirmeler, ancak süreç odaklı olmak durumundadır. Tiyatroda ise üzerinde çalışılarak değişiklik yapılabilen ve tekrar edilebilen tiyatral aksiyon önemlidir. Önemli olan oyuncunun bir duygu durumunu, seyircide bir etki yaratacak şekilde sergilemesidir. Tiyatro son kertede bir gösteri sanatıdır ve seyircilere dönük olarak tasarlanır.

    Drama kuramcıları drama çalışmasının çeşitli aşamaları olduğunu vurgulamaktadır. Olası bir kavram kargaşasının önüne geçmek için, drama çalışmasının özünde üç temel aşamadan oluştuğunu belirtmek gerekir. Bunlar ısınma ve rahatlama çalışmalarının olduğu hazırlık süreci, değişik türde rol oynama tekniklerinin kullanıldığı canlandırma süreci, grup çalışmasının sonunda bireysel geribildirimler almak için yapılan değerlendirme ve tartışma sürecidir.

    Yazı kaynağı : www.acevokuloncesi.org

    YARATICI DRAMA VE TİYATRONUN FARKI

    YARATICI DRAMA VE TİYATRONUN FARKI

    Yaratıcı Drama Tiyatrodan nasıl farklıdır? Tiyatroda “oyuncu” tiyatronun en önemli bileşenidir. Oyunculuk insan ve insan ilişkilerine bir yorum getirecek şekilde canlandırılmalıdır. Oyuncu kendisini oynamak yerine, bir karakter yaratmalıdır. Diğer bileşenleri ise “seyirci”, “oyunun metni”, “sahne”, “dekor”, “giysi-makyaj-ışık”, “müzik ve ses”, “ sahne tasarımcısı” ve “yönetmen”dir.

    Tiyatro genellikle “ bir metine sadık kalınarak” oyuncuların oyunculuk yeteneğine ve becerisine göre yönetmenin ve diğer bileşenlerin yardımıyla gerçekleşen bir prodüksiyondur.

    Tiyatronun konusu, yazarın belirtmek istediği bir konu, duygu veya düşüncelerin metne dökülmüş halidir. Bu nedenle konu oyuncunun hayatından ziyade yazarın yaşamından kaynaklanmaktadır. İllaki bir kazanım da hedeflenmeyebilir.

    Yaratıcı dramadaki katılımcı oturumun başından aktiftir. Ancak bu tiyatrodaki gibi metindeki karaktere göre davranmak zorunda değildir. En önemli katkısı rol alma yoluyla kişinin kendisini ve dünyayı algılama ve anlamlandırmadır. Katılımcı “eğer bu durum benim başıma gelseydi nasıl davranırdım?” la harekete geçer. Doğaçlamalar sırasında oyunculuk yeteneği önemli değildir. Merkezde konu ve katılımcının konuya yaklaşımı vardır. Bunun doğal sonucu olarak da tiyatro oyunun tüm bileşenlerinin aynı ölçüde başarılı olması gerekliliğinden, ziyade katılımcının süreçte yaptığı yolculuk ve yaşadığı haz ön plana çıkmaktadır.

    Yaratıcı dramada bir grup etkinliğidir. Katılımcı odaklıdır. Seyirci de, oyuncu da aynı kişidir. Sahneye konmaz.

    Yaratıcı dramadaki çalışmalar hazır metinlerden yola çıkmaz. O an yaratılanlar ilk kez o anda ortaya çıkar. Doğaçlamalar ( rol oynama canlandırma ve diğer teknikler) önceden kendilerine verilen hazır bir metine değil, önceden liderce belirlenen kazanım çerçevesindeki ana fikre katılımcının o an içinden geldiği gibi, doğal bir şekilde yaklaşımıyla oluşur. Bireylerin kendilerini başkalarının yerine koyarak kendilerini anlamalarını, farklı açılardan düşünmelerini, kendilerini ifade etmelerini ve yaratıcı olmalarını sağlar.

    Yaratıcı drama çalışmalarındaki grubu yönlendiren çalıştırıcı, eleştirel değil motive edici olmalı, katılımcıları yargılamamalı, farklı yolları gösterebilmelidir. Bireylerin rahatça kendilerini ortaya koyabilmeleri ve özgürce ifade edebilmeleri için teşvik etmelidir. Bu şekilde katılımcı sürece ve sonuca hâkim olacak, sadece liderin başta istediklerine bağımlı kalmayacaktır. Bu kişi tiyatroda oyuncuya kendi kafasındaki şablonu uygulatmaya çalışan yönetmenden ayrılır. Drama alanında bu kişiye “lider” denir.

    Ülkemizde ağırlıklı uygulandığı okullardaki yaratıcı drama çalışmaları sonunda ebeveynler ve okul yönetimi tarafından bunun bir gösteriye dönüşmesi beklendiği gözlenmektedir. Yaratıcı drama bir disiplin olarak düşünüldüğünde, bu konuda ortak bir anlayışta bulunmadığı görülmektedir. Bir bakış açısına göre dramanın gösteri ve tiyatroyla hiçbir ilgisi olmadığı, aksine bu dramaya ve çocuğa zarar verebileceğini ifade ederken, bir başka bakış açısına göre ise yaratıcı drama çalışmaları mutlaka bir gösteriyle sonuçlanmalıdır. Bir gösteriye dönüşecekse de bu bir tiyatro gösterisi değil, çocukların yaptıklarını arkadaşları ile paylaşabileceği bir ortamın oluşturulması şeklinde olmalıdır. Farklı bakış açıları doğal olarak drama ile ilgili pek çok farklı tekniği geliştirmiştir. Drama birçok eğitsel düşünceyi bir araya getirdiği için alana hâkim kişilerin farklı yaklaşım ve tekniklerinden de etkilenerek gelişecek gibi görünmektedir.

    Yazı kaynağı : oyunbazisler.com

    Drama ve Tiyatro Arasındaki Fark

    Drama ve Tiyatro Arasındaki Fark

    Drama ve Tiyatro arasındaki fark nedir?

    • Drama, insan duyguları ve çatışmalarıyla dolu bir hikayeyi özetleyen bir metin, nesir veya bir ayet kompozisyonunda olabilir. Bununla birlikte, tiyatroya ancak sahnede metnin karakterlerini yerine getiren oyuncularla gerçekleştirildiğinde ulaşır.

    • Drama sahnede sanatçılar tarafından can verilir.

    • Tiyatro için izleyici ve sahne gereklidir.

    • Drama, komedi, trajedi veya eylemin başka türler olabileceği tiyatro türlerinden biridir.

    • Tiyatro, sahne ve izleyicinin belirli bir ayarı iken, drama 11 Eylül gibi bir yaşam dönemi olabilir.

    • Tiyatro fiziksel, dram da soyut ve öznel olabilir.

    Yazı kaynağı : tr.weblogographic.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap