Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    doğal afetlere karşı alınabilecek önlemler nelerdir

    1 ziyaretçi

    doğal afetlere karşı alınabilecek önlemler nelerdir bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Hazırlıklı Olmak Hayat Kurtarır: Doğal Afetlere Karşı Alınacak Önlemler

    Doğal afetlere karşı ne gibi önemler alınmalı?

    Doğal afetlere karşı ne gibi önemler alınmalı?

    Deprem, yangın, sel…

    Dünya genelindeki 31 çeşit doğal afetin 28 tanesini meteorolojik afetler oluşturuyor.

    Doğal afetlerin çeşitleri ve önem sıraları ülkeden ülkeye de değişebiliyor. Türkiye’de en çok görülen doğal afetler ise şunlar:

    “Dolu, sel, taşkın, don, orman yangınları, kuraklık, şiddetli yağış, şiddetli rüzgar, yıldırım, çığ, fırtına."

    Doğal afetlerin zararını azaltmak için yaşam biçimi de ona göre şekillendirilmeli. Afet ve Acil Durum Yönetimi Başkanlığına göre, vatandaşlar güvenli yaşam farkındalığını artırmalı. Biz de AFAD’ın internet sitesinde yer alan bilgilerle, doğal afet sırasında ve sonrasında neler yapılması gerektiğini derledik.

    Deprem anında nelere dikkat edilmeli?

    Türkiye’de ortalama 5 yılda bir geniş çapta can ve mal kaybına neden olan büyük bir depremin yaşanıyor. Bu da akıllara “Deprem anında nelere dikkat edilmeli?” sorusunu getiriyor.

    Öncelikle; evde, okullarda, hastanelerde, ofislerde, çeşitli kurumlarda deprem sırasında devrilebilecek, düşüp kayabilecek, kırılabilecek eşyalar tespit edilmeli. Riskler önceden belirlenip önlemler alınabilirse, deprem sonrası karşılanabilecek zararlar en aza indirilebilir.

    Deprem anında asansörden ve balkondan uzak durulmalı. Çök-kapan-tutun pozisyonu alınmalı. Kibrit, çakmak vb. şeyler kullanılmamalı.

    Deprem sonrasında ise, kişi önce kendi emniyetinden emin olmalı daha sonra çevresinde yardım edebileceği biri olup olmadığını kontrol etmeli. 

    Depremlerden sonra çıkan yangınlar oldukça sık görülen ikincil afetler. Bu nedenle eğer gaz kokusu alırsanız, gaz vanasını kapatın. Camları ve kapıları açın. Hemen binayı terk edin.

    Heyelan anında ve sonrasında neler yapılmalı?

    Başta Karadeniz Bölgesi olmak üzere, Doğu Anadolu Bölgesi’nde de sıklıkla heyelan görülüyor. Ülkemizde genellikle kaya düşmesi, kayma ve akma türü heyelanlar meydana geliyor. Peki, heyelan anında nelere dikkat edilmeli?

    Eğer kapalı alandaysanız, heyelan bölgesinden uzaklaşmak için yeterli vaktiniz yoksa olduğunuz yerde kalmalısınız. Böyle durumlarda sağlam eşyaların altında veya yanında kalınması gerekiyor.

    Açık alandaysanız, olabildiği kadar yüksek yerlerde çıkılmalı. Kişinin öyle bir imkanı yoksa, çök-kapan-tutun hareketi ile başını koruyabilir. 

    Heyelan sonrasında, yakında bulunan elektrik, doğal gaz ve su kaynakları kapatılmalı. Yıkılma tehlikesi olan yerlerden uzak durulmalı. Ayrıca, zarar görmüş binalara girilmemeli. 

    Selde nelere dikkat edilmeli?

    Sele, en çok nehir yataklarından taşmalar sonucu rastlanıyor. Ani ve kuvvetli yağışlar ya da kar erimesi sonucu taşmalar oluşuyor. Peki, sel anında nasıl önlem alınmalı? Nelerden kaçınılmalı? 

    Öncelikle sel sırasında yapılması gerekenler; sel bölgesini terk ederek güvenli ve yüksek yerlere çıkılmalı, su yatağı ve çukur bölgeler öncelikle terkedilmeli, elektrik kaynaklarından uzak durulmalı, geceleri selin tehlikelerini görmek güçleşeceğinden dikkatli olunmalı.

    Selde ölümlerin çoğunluğu sel suyuna girmekten kaynaklanıyor. Sel anında dikkat edilmesi gereken en önemli madde sel anında karşıdan karşıya geçmiyor. Anında derinleşebileceğinden geri dönülmez felaketlere neden olabilir. 

    Sel anında araç içindeyseniz; asla su dolu yoldan gitmemeye çalışmalı, araçta her hangi bir arıza meydana geldiyse hemen terk edilerek yüksek yerlere çıkılmalıdır. 

    Sel sonrası ise; suların geri çekilmesi ile felaket sona ermeyebilir. Yetkililerin talimatına uygun hareket edilerek, onların izni ile binalara girilmelidir.
    Binalar kontrol edilirken su geçirmez ayakkabı ve pille çalışan fenerler kullanılmalıdır.

    Sel sonrasında ikincil afet olarak yangın çıkabilir, bu durumda ise evde gaz sızıntısı, suyun altında kalmış elektrik aksamı, fırın, ocak ve elektrikle çalışan eşyaların olmadığına emin olunmalıdır. 

    Sel sırasında evde kalmış yiyecekler kesinlikle kullanılmamalıdır.

    Konuta sel sırasında yılan ve benzeri zararlı hayvanlar girebilir. Bu konuda dikkatli olunması gerekir. 

    Çığ anında ve sonrasında neler yapılmalı?

    Ülkemizde Doğu ve güneydoğu bölgelerindeki dağlık kesimlerde ve Karadeniz’in yüksek rakımlı iç kesimleri çığ oluşumuna uygundur. Çığ oluşumunu, yamaçlardaki orman ve bitki örtüsü azaltabilir. Peki çığ oluşumunu önlemek için nelere dikkat edilmelidir? 

    Çığ riski taşıyan bölgelerden uzak durulmalıdır. Hava ve yol durumu raporlarına dikkat edilmelidir. Gereken ilk yardım bilgilerine sahip olunmalı, çığ oluşumunu en aza indirmek için ağaçlama çalışması yapılmalıdır. 

    Çığ oluşabilecek alanlarda iseniz; yoğun kar yağışı ve şiddetli rüzgar yüksek çığ riskini doğurduğundan tehlikeli alanlardan uzak durulmalıdır. En tehlikeli çığların 30°- 40° eğimli yamaçlarda oluşmasından dolayı bu tür yamaçlara daha fazla dikkat edilmelidir.

    Çığ sırasında; Soğukkanlılığınızı muhafaza etmeye çalışın, Çığın büyüklüğüne, hızına, patikanın genişliğine ve etrafta bulunan araçlara bakarak en kısa sürede riskli alanı terk edin ve daha güvenli yerlere ulaşmaya çalışın.

    Sırt çantanızı çıkarmayın, çığın daha yavaş, yüksekliğinin az olduğu kenar kısımlarına ulaşmaya çalışın.

    Bağırarak veya başka ses kaynakları (korna, çan, ıslık vb.) kullanarak çevrenizdekileri uyarmaya çalışın.

    Kayak yaparken çığın önünde kalırsanız çığın rotası dışına doğru kaymaya çalışın. Eğer kayak yaparken çığa yakalanmak kesin ise kayak sopalarını ve kayakları çıkarıp atın, sabit ağaç gibi bir cisme tutunmaya çalışın.

    Çığa maruz kaldığınızda; yerden destek alarak kalkmaya çaılışın. Ağzınızı sıkıca kapatın; mümkünse uzun bir süre nefesinizi tutmaya çalışın.

    Akışa kapılırsanız bacaklarınızı ve kollarınızı birbirine yapıştırarak oturma pozisyonu alın. Mümkünse çığ durmadan kısa süre önce bacaklarınızla yeri sertçe iterek kalkmaya çalışın. Başınızı sağa sola çevirerek boşluğu büyütmeye çalışın.

    Çığ sonrasında yüzeye yakın yerdeyseniz enerjinizi dikkatli kullanarak bağırın. Eğer araç içindeyseniz korno ile sinyal verebilirsiniz.

    155Polis ve 156 Jandarma hatlarını arayın. Çığdan kurtulanların üzerini örtün ama doğrudan sıcak yerlere sokmayın. 

    Yangına karşı alınması gereken önlemler nelerdir? 

    Yangın, geri dönüşümü olmayan doğal afetlerdendir. Yangınlar ciddi hasarlara neden olur. Orman yangınları ise yaz aylarında ve bilinçsiz yakılan mangallar ve pet şişeler yangın riskini artırır.

    Ülkemizde son üç yıl içinde 2.411 adet orman yangını çıkmış ve bu yangınlarda 11.993 hektar orman alanı zarar görmüştür. 

    Yangın için alınması gereken önlemler ise; çocukların ateşle oynamaması sağlanmalı, baca ve boru temizliğine dikkat edilmeli, yanıcı maddeler konutun güvenli bir yerinde saklanmalıdır. Konutların düzenli bakımı yapılmalı ve yangın tüpü bulundurulmalıdır. 

    Yangın anında, 110 itfaiye ekipleri acilen aranmalı, ekipler gelene kadar eldeki imkanlarla söndürülmeye çalışılmalıdır. Kendi güvenliğimizi birinci plana almalı, yangının daha fazla yayılmaması için kapı ve pencereler kapatılmalıdır. Dumandan etkilenmemek için ağız ve burun ıslak bez tutularak nefes alınmalıdır.

    Yangınların diğer bir türü de orman yangınlarıdır. Orman yangınları etkisi kuvvetli ve kısa zamanda yayılan bir yangın türüdür. 

    Orman yangınlarının çıkış nedenlerinin başında ise ihmal ve dikkatsizlik gelir. Güvenlik tedbirleri alınmadan yakılan ateş, yakılan ateşin söndürülmeden bırakılması, sönmemiş sigara izmariti ve kibritin yere atılması, anız yakılması, cam ve cam kırıklarının ormanda bırakılması, sabote amaçlı yangın çıkarılması ve yabani hayvanları uzaklaştırmak için yakılan ateşler orman yangınlarının nedenleridir. 

    Orman yangınlarını zararları ise; biyolojik çeşitliliğin zarar görmesine neden olur. Ormanda yaşayan canlıların yaşam alanları yok olur. Doğal afetlerin sayısında ve hızında artma görüldüğü gibi iklimde de bozulmalar meydana gelir.

    Haber: TRT Haber 

    Yazı kaynağı : www.trthaber.com

    2. Sınıf Hayat Bilgisi Doğal Afetler Ve Alınacak Önlemler konu anlatımı

    2. Sınıf Hayat Bilgisi Doğal Afetler Ve Alınacak Önlemler konu anlatımı

    Doğal afetler insan hayatını tehdit eden en önemli unsurların başında gelir. Doğal afetler toplu ölümlere sebep olduğu için kişilerin bilinçlendirilmesi bu anlamda önemlidir. Bu sebeple doğal afet konuları konusu çocuklara öğretilmeli ve çocuklar doğal afetler ve doğal afetlerden korunma yolları konusunda bilgilendirilmelidir.

     Doğal Afet Nedir?

     İnsanlar ve doğa deprem, sel, orman yangını, heyelan, tsunami gibi doğal afetlerle karşılaşır. Doğal afetlerin engellemek genelde insanın elinde olmayan bir durumdur. Ancak doğal afetlerin zararlarını azaltmak mümkün olmaktadır. Doğal afetler konusunda insanların bilinçlenmesi gerekmektedir. Başlıca doğal afetler;

     Deprem

     Yer altındaki hareketlerini ani sarsmaları sonucu ortaya çıkan doğal afetlerden bir tanesidir. Depremde can ve mal kaybı oldukça fazla olmaktadır. Dünya üzerinde en çok deprem görülen ülke Japonya’dır. Ülkemizde deprem kuşağında yer alan bir ülkedir.

     Depremden korunmanın en önemli yolu; binaları depreme dayanıklı olarak inşa edilmiştir. Aksi takdirde can ve mal kaybı yüksek sayılara ulaşabilmektedir. Depremin etkilerini azaltmak için; sağlam binalar yapmak, depreme karşı evde önlemler almak, arama kurtarma ekipleri oluşturmak, kişileri bilinçlendirmek gerekmektedir.

     Sel

     Ani yağışlar sonucu sel felaketi meydana gelir. Sel felaketi genellikle çok yüksek yağış alan bölgelerde meydana gelir. Çin sel felaketi yaşayan ülkelerin başında gelir. Sel felaketi birçok kişinin ölmesine ve evlerin zarar görmesine neden olabilir. Ülkemizde de Doğu Karadeniz Bölgesi’nde sel felaketi yaşanır. Selin etkilerini azaltmak için yapılması gerekenler ise; ağaçlandırma yapmak, barajlara setler yaparak suyun etkisini azaltmak gibi önlemler alınabilir.

     Toprak Kayması

     Heyelan olarak bilinen toprak kayması özellikle dünyanın hemen her yerinde görülebilen bir doğal afettir. Ülkemizde Karadeniz Bölgesi'nde fazla yağış almasından dolayı heyelan görülür. Arazinin eğimli olması, taban toprak yapısının geçirimsiz bir toprak olması, hızlı yağış alan bölgenin toprağının şişirerek bölgede toprak kaymasına neden olmaktadır.

     Toprak kayması etkilerini azaltmak için; risk olan bölgelerin eğime dik sürülmesi, eğimli arazilere ev ve yol yapılmaması gerekmektedir.

     Orman Yangını

     Özellikle yaz aylarında sıkça görülen doğal afetler orman yangınlarıdır. Ülkemizde Akdeniz ve Ege bölgelerinde sık sık görülür. Orman yangınlarını önlemek için; ormanlarda ateş yakmamak, insanları bilinçlendirmek, yangın için emniyet şeritleri kurmak, şişe, cam gibi nesneleri ormana atmamak, yangın gözetleme kuleleri ve ekipleri kurmak gerekmektedir.

     Çığ

     Yüksek yerlerde kar kütlelerinin oldukça hızlı bir şekilde aşağı düşerek zarar vermesi sonucu oluşan doğal afettir. Genel olarak yüksek dağların olduğu bölgelerde meydana gelen çığ felaketi Amerika'da Himalaya Dağları’nda çok görülür. Ülkemizde Doğu Anadolu Bölgesi'nde çığ felaketi yaşanmaktadır. Çığın etkisini azaltmak için; çığ bölgelerinin ağaçlandırılması, çığ bölgelerinde perdeleme yapılması, kara ve demiryollarının çığ ihtimali olan bölgelerden uzağa yapılması, gürültü ve ses yapılmaması gerekmektedir.

     Tsunami

     Deniz ve okyanus tabanında oluşan deprem sonucu dev dalgaların, denizden karaya doğru ilerlemesi ile Tsunami felaketi meydana gelir. Özellikle okyanusa kıyısı olan Japonya'nın Tayland'ta Tsunami meydana gelmektedir. Maddi ve manevi zararlar oldukça büyük olmaktadır. Tsunami ülkemizde meydana gelmez çünkü oktanusa kıyısı yoktur. Tsunami etkileri azaltmak için deprem öncesi erken uyarı sistemleri kurulmalı, Tsunami riski yüksek olan yerleri yerleşim kurulmamalıdır.

    Yazı kaynağı : www.hurriyet.com.tr

    DOĞAL AFETLER VE ALINACAK ÖNLEMLER - HAYAT BİLGİSİ

    Deprem Öncesinde Alınması Gereken Önlemler Nelerdir?

    Deprem Öncesinde Alınması Gereken Önlemler Nelerdir?

    Doğal afetlerden biri olan deprem, ülkemizdeki insanların can ve mal güvenliğini etkileyen ciddi tehlikelerin başında gelir. Aktif fay hatlarına sahip olması sebebiyle Türkiye, deprem riskiyle sürekli karşı karşıya kalan ülkelerdendir. Alınan tedbirlerin yetersiz olması ve içinde birçok insanın yaşadığı binaların deprem yönetmeliklerine uygun olarak inşa edilmemiş olması sebebiyle, orta şiddetli depremlerde bile can ve mal kayıpları olabilmektedir. Deprem kuşağı üzerine kurulan bir ülkede gerekli tüm önlemlerin alınmış olması gerekir. Şehir içinde, depreme dayanıklı olmayan ve çok eski olduğu halde denetleme yapılmadan içinde yaşanmaya devam edilen binalarda can kayıpları yaşanmaktadır.

    Birey olarak, devletin de desteğiyle, yaşanma olasılığı yüksek dereceli depremler için önlem almak gerekir. Deprem öncesinde alınması gereken önlemler, ev içinde ve dışında olmak üzere farklılık gösterir. Öncelikle, şehirleşmenin yapılacağı yerin toprak yapısı ve aktif faylara yakınlığına dikkat edilmelidir. Toprağını gevşek veya kaygan zeminlerin oluşturduğu bölgeler yerleşime açılmamalıdır. Dik yamaç veya vadilerin içine konut yapmaktan kaçınmak gerekir. Bu tür bölgelerde, yaşanacak sarsıntı durumlarında, çığ tehlikesi de oluşabilir.

    Depreme dayanıklılık testleri yapılan binalardan çıkan sonuçlara göre, güçlendirme çalışmaları yapılabilir. Binanın temelinden, kolonların sayısına ve kolon kalınlıklarına göre konutlar, depreme karşı güçlendirilebilir. En az masraf ilkesi ile, binaları yıkmak yerine güçlendirme seçeneği değerlendirilebilir.

    Deprem anında, ev içinde yaşanabilecek kayıpları en aza indirebilmek için, hareketli eşyaları sabitlemek gerekir. Dolaplar ve benzeri eşyaların duvara sabitlenmesi, sık deprem yaşanan bölgelerde en başta alınan önlemlerden biridir. Yaşanan afet sırasında otomatik kapanmayı sağlayan gaz ve elektrik sistemlerine geçilmelidir. Deprem sonrasında yaşanabilecek bir yangına karşı yangın söndürücülerin hazırda tutulması hayat kurtarabilir. Acil durumlarda binadan hızlıca çıkılması gereken yollar bulunmalı, bu yollar üzerinde yürümeyi engelleyecek eşyalar bulundurulmamalıdır. Evde yaşayan herkese acil çıkış planını anlatmak ve zaman zaman bu planın uygulamaya konulduğu tatbikatlar yapmak önemlidir. Acil çıkış kapıları içe doğru değil, dışa doğru açılanlardan olmalıdır. Evde alınabilecek tüm önlemleri alarak doğal afetlere karşı ailece hazır olunması gerekir. Tüm aile bireyleri arasında görev paylaşımı yapılarak, soğukkanlılık elden bırakılmamalıdır. Soğukkanlı olmak birçok problemin çözümünde etkili olacaktır.

    Deprem sonrasında, yaşanılan bölgenin durumunun tahmin edilemeyeceği için deprem çantasının ayrıntılı olarak hazırlanması önemlidir. Hazırlanan çantanın acil çıkış kapısına yakın olmasına dikkat edilmesi gerekir. İlkyardım kurslarına katılarak da olası can kayıplarının önüne geçilebilir..

    Deprem Hakkında Bilgilenelim: Deprem Nedir, Deprem Nasıl Oluşur?

    Ülkemiz, en aktif fay hatlarından biri üzerindedir. Deprem nasıl oluşur sorusunun en basit cevabı; fay hatlarının, dünya üzerindeki kayaların gerilme veya sıkışma gibi yüksek basınç oluşturan nedenlerle kırılmasıdır. Depremler faylarda oluşan kırıkların meydana getirdiği basınç dengesinin beklenmeyen zamanlarda değişmesi ile ortaya çıkan sismik dalgalardır. Ülkemizde yaşanan depremler, tektonik kökenlidir. Yer kabuğunu oluşturan katmanların oluşturduğu hareketler, yeryüzünde sarsıntı olarak hissedilir.

    Kuzey Anadolu Fay Hattı, ülkemizdeki en hareketli fay hatlarından biridir. Neredeyse her gün bir noktada, küçük çaplı depremler hissedilir. Daha büyük depremlerin yaşanma ihtimaline karşı ise sürekli hazır olmak gerekir. Uzmanların yaptığı deprem açıklamalarına ve yaşanacağı söylenen büyük İstanbul depremine karşı tüm önlemleri almakta fayda vardır.

    Binanız Deprem Yönetmeliğine Uygun Mudur Kontrol Edin

    Yaşanan binanın olası bir şiddetli depreme ne derece hazır olduğunun ölçülmesi gerekir. Bir binanın depreme dayanıklı olup olmadığına bakarken, öncelikle bina yaşına bakılır. Türkiye’de 1999 yılında yaşanan büyük depremden sonra yapılan evler, yeni deprem yönetmeliğine uygun olarak yapıldığından dolayı, daha güvenlidir. Binanın projesi yoksa veya bina kaçak olarak inşa edildiyse risk büyük olabilir. Uzmanlar tarafından onay verilmeyen bir evde yaşamak oldukça tehlikelidir. İnşaatın yapımında hazır betonun kullanılmamış olması da riski büyüten unsurlardandır. Riskli binalar deprem ile birlikte can ve mal kaybının daha fazla olmasına sebebiyet verir.

    Bina için hayati bir öneme sahip olan kolon ve kirişlerde çatlaklar varsa, bodrum katlarındaki kolon demirlerinde paslanmalar görülüyorsa acilen bir denetleme gerekir. Karot beton dayanımı ölçümlerinin yapılması için binadan parça alınarak test edilmelidir.

    Deprem Çantası ile Her Zaman Hazır Bulunun

    Deprem, her an her yerde oluşabilir. Bu nedenle deprem oluşmadan önlem almak, olası riskleri ve kazaları da en aza indirger. Peki deprem çantasında neler olmalı? Yaşanabilecek şiddetli bir deprem sonrasında, şehirde oluşabilecek kaos ortamını da hesaba katarak, temel gıda maddelerinden deprem çantasına koymak yerinde olur. Depremden sonraki ilk 72 saat, hayati önem taşır. Yardım için çalışan ekiplerin depremzedelere ulaşarak yardım etmesini beklerken, çanta içindeki gıdalardan faydalanılabilir. Özellikle enerji verebilecek; çikolata, gofret, bisküvi ve kek gibi hazır paketli gıdalar çanta içerisinde hazır olarak bulundurulmalıdır. Uzun süre bozulmadan saklanabilen konserve ve kuru meyveler, deprem çantasına koyulması tavsiye edilen gıdalardır. Deprem çantasında neler olmalı sorusunun cevabı kişiden kişiye de değişir. Deprem çantasında olması gerekenler, ihtiyaç durumuna ve mevsime göre de değişiklik gösterir. Bu nedenle, çanta içindekileri belirli aralıklar ile yenilemek gerekebilir.

    Bulunulan binanın yıkılması durumunda ise, enkaz altından dışarıdakilere ses duyurabilmek amacıyla düdük gibi ses çıkarmaya yarayan bir alet bulundurulmalıdır. Yaralanma veya sakatlanma olasılıklarına karşı, ilkyardım malzemelerini de çanta içinde bulundurmak gereklidir. Evde bulunanların kimlik kartları, ehliyet, tapu, banka kartları, sigorta ve araç ruhsatı gibi belgeleri de çantaya koyulmalıdır.

    Deprem çantası olarak hazırlanması faydalı olan çanta içine, çakı ve fener gibi eşyalardan da koyulmalıdır. Depremin hangi mevsimde yaşanacağını ve nasıl bir havaya maruz kalınacağı önceden kestirilemediği için, battaniye gibi ısıtıcı ürünler eklenebilir. Sürekli olarak kullanılması gereken, hayati bir önem taşıyan ilaçlar varsa, onlardan da yedeklenerek çantaya alınmalıdır. Kaos ortamlarında, bankamatiklerden para çekilememesi gibi olasılıkları da düşünerek, bir miktar para çantaya koyulabilir. Tabii ki hayati önem taşıyan bir içecek olan su da unutulmamalıdır. Hazırlanan çantayı, kapıya en yakın yere koymalısınız. Zaman zaman, hazır paketli gıdaların son tüketim tarihlerine göre çanta içinde yenileme yapılabilir.

    Deprem çantası, sadece ev için hazırlanmaz. Okul ve iş yerleri için de deprem çantalarının hazır bulunması gerekir. Deprem çantaları, hayati öneme sahiptir.

    Deprem Sigortası ile Evinizi Güvenceye Alın

    Zorunlu Deprem Sigortası anlamına gelen DASK, depremin yaşandığı yerlerde oluşan maddi zararların karşılanmasını sağlayan bir sistemdir. Deprem riskinin yüksek olduğu bir ülke olan Türkiye’de konutlar için DASK zorunlu hale getirilmiştir. Deprem yönetmeliği hazırlanmıştır. Depremin neden olduğu; yangın, patlamalar, tsunami ve yer kaymasına karşı da eviniz sigorta ile korunur.

    Afet sebebiyle oluşan maddi zararlarınız, DASK poliçesinde belirlenmiş olan limitler dahilinde ödenir. Bina tamamen veya kısmen zarar görmüş olsa da sigorta ile teminat sağlanır. Tüm bu maddi zararların karşılanabilmesi ve normal hayata dönüş için mutlaka DASK yaptırmak gerekir.

    Deprem bölgesinde yaşayan insanlar için, her türlü tedbiri almak ve deprem gerçeği ile yaşamayı öğrenmek zorunluluktur. Çürük binalarda yaşamaya devam etmek yerine, yaşanılan binayı sağlamlaştırmak veya kentsel dönüşüm gibi çözüm yollarını arayarak tedbirli olmak gerekir. Unutmayın, insanları öldüren deprem değil tedbirsizliktir.

    Yazı kaynağı : www.generali.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap