Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    dijital bilgisayarların veri işleyen ve yazılım komutlarını gerçekleştiren bölümü

    1 ziyaretçi

    dijital bilgisayarların veri işleyen ve yazılım komutlarını gerçekleştiren bölümüi bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Merkezî işlem birimi

    Merkezî işlem birimi

    Merkezî işlem birimi (Türkçe kısaltması MİB, İngilizceCentral Process Unit ya da kısaca CPU), dijital bilgisayarların veri işleyen ve yazılım komutlarını gerçekleştiren bölümüdür. Çalıştırılmakta olan yazılımın içinde bulunan komutları işler. Mikroişlemciler ise tek bir yonga içine yerleştirilirmiş bir merkezî işlem birimidir. 1970'lerin ortasından itibaren gelişen mikroişlemciler ve bunların kullanımı, günümüzde MİB teriminin genel olarak mikroişlemciler yerine de kullanılması sonucunu doğurmuştur.

    Merkezî işlem birimi aritmetik ve mantıksal işlem yapma yeteneğine sahiptir. Giriş ve çıkış birimleri arasında verilen yazılım ile uygun çalışmayı sağlar. MİB, makine dili denilen düşük seviyeli kodlama sistemi ile çalışır; bu kodlama sistemi bilgisayarın algılayabileceği işlem kodlarından oluşur. Bir mikroişlemcinin algılayabileceği kodların tamamına o işlemcinin komut kümesi denir.

    Merkezî işlem birimi aritmetik ve mantıksal işlemleri Aritmetik Mantık Birimi (AMB) aracılığıyla yapar. Bunun dışında virgüllü sayılarla daha rahat hesap yapabilmesi için bir Kayan Nokta işlem birimi (FPU) vardır. Mikroişlemcinin içerisinde bulunan küçük veri saklama alanlarına yazmaç denir.

    İlk Merkezî İşlem Birim'leri (MİB) daha büyük,bazen türünün tek örneği bilgisayarlar için özel olarak tasarlanmışlardı. Ancak belirli bir uygulama için özel MİB tasarımının masraflı olması bir veya birçok amaç için yapılan kitlesel olarak üretilmiş işlemcilerin gelişmesine yol açtı. Bu standartlaşma eğilimi ayrık transistörlü ana sistemler ve mini bilgisayarlar döneminde başladı ve entegre devrelerin (ED) popülerleşmesiyle giderek hız kazandı. ED, giderek daha karmaşık ve nanometre ile ölçülebilecek MİB'lerin tasarlanmasına ve üretilmesine olanak verdi. MİB'lerin küçülmesi ve standartlaşması, modern hayatta dijital cihazların varlığını ilk bilgisayar örneklerinin sınırlı uygulamalarının çok ötesinde arttırdı.

    Tarihçe[değiştir | kaynağı değiştir]

    İlk işlemciler, belli işlemler için özel üretilen ve büyük olan parçalardı. Daha sonraları ise maliyeti çok yüksek olan bu üretim şeklinin yerini, gelişen teknoloji ile daha ufak olan ve tek işlev yerine çok işleve sahip olan üretimler almıştır. Bu dönemin başlaması, transistörlerin ve mini-bilgisayarların ortaya çıkışına dayanmaktadır. tümleşik devrelerin yayılmasıyla da hız kazanmıştır. Tümleşik devreler, işlemcilerin daha kompleks olarak tasarlanmasına ve bunların çok az yer kaplayacak şekilde (milimetreler cinsinden) üretilmesine olanak sağlamıştır. Bu sayede işlemciler modern hayatta birçok yerde kullanılmaya başlanmıştır (otomobiller, cep telefonları...).

    Günümüz işlemcilerine benzerliklerin başlamasından önce, ENIAC ve benzeri bilgisayarların belli işleri gerçekleştirebilmesi için bağlantılarının fiziksel olarak değiştirilmesi gerekiyordu. MİB kelimesi genel olarak yazılım (bilgisayar programı) uygulama aracı olarak tanımlandığından, gerçek anlamda MİB'lerin oluşumu kayıtlı-program bilgisayarların gelişimi ile ortaya çıkmıştır.

    Kayıtlı-program bilgisayar fikri ENIAC tasarımı esnasında mevcut olmasına rağmen, bu fikir makinenin erken bitirilebilmesi için rafa kaldırılmıştı. 30 Haziran 1945’te, ENIAC henüz tamamlanmadan, matematikçi John von Neumann, EDVAC proje raporunun ilk taslağını yayımladı. Bu taslakta kayıtlı-program bilgisayarının ancak Ağustos 1949’da tamamlanabileceği gösteriliyordu. EDVAC, belli sayıda operasyonları gerçekleştirecek şekilde tasarlanmıştı. EDVAC için yazılan programlar, kabloların fiziksel olarak değiştirilmeyi gerektiren bir ortamda değil, hızlı bir bilgisayar belleğinde kayıtlı tutuluyordu. Bu özelliğiyle de ENIAC’ın kısıtlamalarının üstesinden gelip, zamandan ve zahmet açısından tasarruf sağlıyordu. Her ne kadar von Neumann kayıtlı-program bilgisayar fikrini ortaya koyan kişi olarak gösterilse de ondan önce de (örneğin Konrad Zuse’nin) benzer fikirler vardı. Ayrıca, EDVAC’tan önce tamamlanan Harvard Mark I’nın Harvard mimarisi, elektronik bellek yerine delikli kâğıt şerit kullanarak kayıtlı-program dizaynı gerçekleştirmişti. Günümüzde ise modern MİB'ler temel olarak von Neumann tasarımı olsa da, Harvard mimarisinden de özellikler göze çarpmaktadır.

    Dijital aygıt olmalarından ötürü, tüm MİB’ler ayrık durumlarla ilgilenirler; bu yüzden durumları ayırt edebilmek için bir çeşit geçiş unsuruna ihtiyaçları vardır. Transistörlerin kabulünden önce, elektriksel röleler ve vakum tüpleri bu amaç için kullanılırlardı. Bunların her ne kadar hız avantajı olsa da, tamamen mekanik dizayn olduklarından değişik sebeplerden dolayı güvenilir değillerdi. Örneğin, doğru akım ardışık mantık devrelerinin rölelerden dışarı kurulması, kontak sekmesi problemiyle baş edebilmek için fazladan donanım gerektiriyordu. Vakum tüpleri kontak sekmesi sorunu yaşamazken, bunlar, tamamıyla çalışır hale gelebilmek için ısınma gerektiriyordu, ve işler durumdan da hep birlikte çıkmaları gerekiyordu. Genelde, tüplerden biri başarısız olduğunda, bozulan parçanın tespit edilmesi için MİB’in teşhis edilmesi gerekmekteydi. Bu yüzden vakum tüplü bilgisayarlar daha hızlı olmasına rağmen röle bazlı bilgisayarlardan daha az güvenilirdi. Tüp bilgisayarlarında (EDVAC) arızalanma 8 saatte bir olurken, röle bilgisayarlarında (Harvard Mark I) daha nadir rastlanıyordu. Sonuç olarak ise tüp bazlı MİB’ler hız avantajının arızalanma sorunundan daha ağır basmasından dolayı daha yaygın hale geldiler. Bu eski senkron MİB çeşitleri, günümüzle kıyaslandığında, oldukça düşük saat frekanslarında çalışmaktaydılar. Kuruldukları geçiş aygıtlarının hızlarıyla kısıtlandıkları için, o zamanlar 100 kHz ile 4 MHz arasında değişen saat sinyal frekans değerleri oldukça yaygındı.

    Ayrık transistör[değiştir | kaynağı değiştir]

    Çeşitli teknolojilerin daha küçük ve daha güvenilir elektronik aygıtlar üretmeye başlamasıyla MİB tasarımlarının kompleks yapıları da artış gösterdi. Bu yoldaki ilk gelişme transistörlerin gelişiyle başladı. 1950’ler ve 1960’lar da MİB’lerın transistörlere geçişi ile vakum tüpü ve elektriksel röle gibi güvensiz ve kırılgan geçiş elementleri artık kullanılmaz hale gelmişti. Bu gelişim sayesinde de, üzerinde ayrık bileşenler bulunan bir veya birden çok baskı devre kartlarına daha kompleks ve daha güvenilir MİB’ler yerleştirildi.

    Bu dönemde, oldukça küçük alanlara fazla sayıda transistör yerleştirebilme metodu popülerlik kazandı. Tümleşik devre (IC) sayesinde, büyük sayıda transistörler, yarı iletken tabanlı kalıplar veya çip denilen birimlerin üzerinde üretilebilindi. İlk başlarda, NOR kapıları gibi sadece belli basit dijital devre tipleri tümleşik devreler üzerine minyatürleştirildi. MİB’lerın bu inşa bloğu olan tümleşik devrelere kurulması durumuna “küçük-ölçekli tümleşme” (SSI) denir. SSI tümleşik devreler, Apollo güdüm bilgisayarında (Apollo guidance computer) kullanılanlar gibi, transistör sayısı açısından onun katları biçimindeydi. Mikro elektronik teknolojisi geliştikçe, tümleşik devre üzerindeki transistör sayılarıda artış gösterdi, ve bu sayede bir MİB’i tamamlamak için gereken bağımsız parça sayısını azaltılmış oldu. Orta ve büyük-ölçekli (MSI ve LSI) tümleşik devreler sayesinde, barındırılan transistör sayıları yüzler ve onbinler seviyesine kadar arttı.

    1964 senesinde IBM, birkaç seri bilgisayarda kullanılan ve aynı programları değişik hız ve performans değerleriyle yürütebilen System/360 adlı bilgisayar mimarisini tanıttı. O dönemde çoğu elektronik bilgisayar, aynı üreticiden çıkmış olsa bile bir diğeriyle uyumsuzluk sorunu yaşarken bu gelişim oldukça önemli bir yer tutmuştu. Bu gelişimi kolaylaştırmak için, IBM mikro-program (veya mikro-kod) konseptini kullanmaya başladı, ki bu konsept modern MİB’lerın çoğunda hala geniş bir biçimde kullanılmaktadır (Amdahl et al. 1964). System/360 mimarisinin popülerliği, onu birkaç onyıl boyunca anaçatı bilgisayar pazarını ele geçirmesini, ve IBM zSeries gibi benzer modern bilgisayarlarda kullanılır hale getirecek bir efsane olmasını sağladı. Aynı yılda (1964), Digital Equipment Corporation (DEC), bilimsel ve araştırma pazarlarını hedef seçmiş bir başka bilgisayar olan PDP-8’i piyasaya sürdü. Daha sonları ise DEC, SSI tümleşik devrelere kurulmuş olan ancak sonunda LSI bileşenlerin pratikleşmesiyle bunlarla gerçekleştirilmiş ve oldukça popüler olan PDP-11’i piyasaya sunacaktı. SSI ve MSI öncelleriyle sahip olduğu fark ile, PDP-11’in ilk LSI gerçekleştirilmesi, 4 LSI tümleşik devreden oluşan bir MİB’e sahipti (Digital Equipment Corporation 1975).

    Transistör bazlı bilgisayarların, öncellerine kıyasla fazla sayıda ve belirgin avantajları vardı. Yüksek güvenilirlik ve az güç tüketiminin yanı sıra, transistörler sayesinde MİB çalışma hızları transistörlerin sahip olduğu düşük geçiş süreleri sayesinde oldukça artış gösterdi. Bu dönemde, yüksek güvenilirlik ve geçiş süresindeki belirgin hız artışı sayesinde, MİB’lerin saat hızlarında MHz'in on katları seviyesine erişildi. Ek olarak, ayrık transistör ve tümleşik devre MİB’leri sık kullanımda iken, SIMD (Tek Komut Çoklu Data) vektör işlemcileri gibi yeni yüksek performans tasarımlar ortaya çıkmaya başladı. Başlarda deneysel tasarım olan bu sistemler, daha sonraları ise Cray Inc. gibi firmalar tarafından üretilmiş, uzmanlaşmış süper bilgisayarların çağına adım atılmasını sağlayacaktı.

    Mikroişlemciler[değiştir | kaynağı değiştir]

    Mikroişlemcilerin 1970'lerde ortaya çıkması, MİB tasarımlarını ve kullanımını oldukça etkiledi. İlk mikroişlemci olan Intel 4004'ün çıkması (1970) ve yine ilk geniş çaplı kullanım sağlayan mikroişlemci olan Intel 8080 (1974) ile bu tip MİB'ler, merkez işlem birimini yürütme metotlarını tamamiyle ele geçirmiş oldu. O zamanki tüm üreticiler, bilgisayar mimarilerini geliştirebilmek için tümleşik devre geliştirme programları yayınladılar. Bunun sonucunda da eski yazılım ve donanımlarıyla geri-uyumlu olan komut set uyumlu mikroişlemciler ürettiler. Günümüzün kişisel bilgisayarlarının başarısıyla birleşince de MİB kelimesi genel olarak mikroişlemciler için de kullanılmaya başlandı.

    Önceki nesil MİB’ler ayrık parçalardan ve pek çok küçük tümleşik devrelerin bir veya birden çok devre kartlarında bulunmasıyla gerçekleştiriliyordu. Mikroişlemciler ise, MİB’lerin çok az sayıda (genellikle bir) tümleşik devre üzerinde üretiminden oluşuyordu. MİB’lerin tek kalıp üzerinde üretilmesinin getirdiği bu boyut açısından bu küçülme, parasitik sığalık geçitlerinin azalması gibi fiziksel faktörler sebebiyle daha hızlı geçiş sürelerinin olmasına olanak sağladı. Bu sayede de senkron mikroişlemcilerin 10 MHz civarlarında olan saat hızları GHz seviyelerine taşındı. Ayrıca, olabildiğince ufak transistörlerin tümleşik devrelere yerleştirilmedeki artış, tek bir MİB’de sahip olunan transistör sayısını ve karmaşıklığı da artırdı. Bu geniş gözlem, Moore Kuralı ile tanımlanmıştır ve bu kuralın MİB'deki kompleks yapının zamana bağlı olarak artışının oldukça keskin bir tahminini yapabildiği ispatlanmıştır.

    Her ne kadar MİB’in karmaşıklığı, ebatları, tasarımı ve genel şekli fazlasıyla değişmiş olsa da temel yapısının ve fonksiyonunun değişmediği görülmektedir. Günümüzde yaklaşık her MİB von Neumann kayıtlı-program makineleri olarak adlandırılabilir.

    Moore Kuralı geçerli olmaya devam ettiğinden, tümleşik devre transistör teknolojilerinin sahip olabileceği limitleri hakkında endişeler ortaya çıkmaya başladı. Olabildiğince minyatürleme sonucu ortaya çıkabilecek elektron göçü ve eşikaltı voltajı durumları önemsenecek boyutlara gelmeye başladı. Bu tip endişeler, araştırmacıları yeni metotlar aramaya (quantum bilgisayarı, paralelliğin kullanımının gelişimi) yöneltti.

    MİB İşletimi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Çoğu MİB’nin temel işlemi, aldıkları fiziksel formdan bağımsız olarak, kayıtlı komut serilerisi dediğimiz programları yürütmektir.. Program, bilgisayar belleğinde saklanan seri sayılar ile gösterilir. Genel olarak von Neumann MİB’leri işlemi 4 adımda gerçekleştirirler: Getirme (fetch), kodçözücü (decode), yürütme (execute) ve geri yazma (writeback).

    Getirme evresi (fetch)[değiştir | kaynağı değiştir]

    Bu evre, program belleğinden komutu almayı içerir. Program belleğindeki yer, programın o andaki yerini bir sayıyla tutan program sayıcı tarafından belirlenir. Başka bir deyişle, program sayıcı, MİB'nin o andaki programın hangi kısmında olduğunun yerini tutmaktadır. Bir komut alındıktan sonra program sayıcı, alınan komutun boyunun bellek birim cinsinden değeri kadar artırılır. Bazen getirilmesi gereken komut hızca daha yavaş bir bellekten alınır, böylece MİB'nin komutun geri dönmesini beklerken zaman kazanması sağlanır. Bu konu modern işlemcilerde bellekler ve boru hattı mimarilerinde geniş olarak incelenmektedir.

    Kod çözme (decode)[değiştir | kaynağı değiştir]

    MİB'nin bellekten getirdiği komut, MİB'nin ne yapacağını belirlemede kullanılır. İşte bu kodçözme evresinde, komut MİB'deki önem oranına göre parçalara ayrılır. Sayısal kodun değerinin yorumlanması, MİB'nin komut set mimarisi (Instruction Set Architecture) ile tanımlanır. Genelde, komuttaki sayiların bir grubu, işlem kodu, hangi işlevin gerçekleştirmesi gerektiğini gösterir. Geri kalan kısımdaki sayılar komut için gerekli bilgileri sağlarlar (örneğin bir toplam işlemi için gereken işlenen değerler). Bu tip işlenenler sabit bir sayı olarak verilebileceği gibi, bazen de bir değeri gösterecek yer olarak (yazmaç veya bellek adresi) olarak verilebilir. Eski tasarımlarda, MİB'nin komut çözme işinde sahip olduğu kısımlar değiştirilemez donanımsal parçalardı. Ancak MİB'lerin ve ISA’ların gelişmesiyle, kodun çözümünde ve gerekli ayarların yapılmasında MİB'ye yardımcı olan mikroprogramlar kullanılmaya başlandı. Bu mikroprogramlar, MİB'nin kodçözme şeklini üretiminden sonra da değiştirebilmek için, bazı durumlarda tekrar yazılabilir olurlardı.

    Yürütme (execute)[değiştir | kaynağı değiştir]

    Bu evrede, istenen işin gerçekleşebilmesi için MİB'nin birçok kısmı bağlı haldedir. Örneğin, bir toplama işlemi istendiğinde, aritmetik ve mantık birimi (Arithmetic Logic Unit) bir kısım giriş ve çıkışlara bağlı olacaktır. Girişler toplamada kullanılacak sayıları içerirken, çıkışlar ise sonuç değerini tutacaktır. ALU, girişlerde basit aritmetik ve mantık işlemlerini gerçekleştirecek devre yapılarına sahiptir. Eğer toplama işlemi MİB'nin gerçekleştirebileceğinden çok büyük sonuçlar üretiyorsa, bayrak yazmaçlarındaki aritmetik taşma bayrağı kullanılacaktır.

    Geri yazma (writeback)[değiştir | kaynağı değiştir]

    Basitçe yürütme evresindeki sonucu bir bellek üzerine geri yazma evresidir. Çoğu zaman sonuçlar MİB'nin iç yazmaçlarına, daha sonraki komutlarda kullanımı hızlı olabilsin amacıyla, yazılır. Diğer durumlarda ise sonuçlar daha yavaş ancak daha ucuz ve büyük ana belleklere yazılır. Bazı komut tipleri program sayacını direkt sonuç üretmeden sadece işlerler. Bunlara genellikle atlama (jumps) denir ve döngü, durumsal program yürütme ve program fonksiyonları gibi davranırlar. Bazı komutlar ise bayrak yazmaçlarının durum değerlerini değiştirme amaçlı olurlar. Bu bayraklar, işlemlerin sonucunu gösterdiğinden, programın çalışma şeklini etkilemek amaçlı kullanılabilirler. Örneğin, “karşılaştırma” komutunun bir çeşidi, iki değeri kıyaslar ve bayrak yazmaçlarına hangisinin büyük olduğuna dair bir sayı atar. Bu bayrak daha sonra program akışı acısından başka bir komuta atlama amaçlı kullanılabilir.

    Yürütme ve geri yazma evresinden sonra, tüm işlemler tekrarlanır. Bir sonraki komut program sayacının önceden artırılması sebebiyle getirme evresiyle başlatılır. Eğer önceden tamamlanan komut bir atlama ise, program sayacı bir sonraki adresi gösterecek şekilde tekrar ayarlanır ve yürütme ona göre yapılır. Burada bahsettiğimiz MİB'lerden daha gelişmiş olanlarında, birden çok komut aynı anda getirilebilir, kodçözme everisine girebilir ve yürütülebilir. Bu kısım genel olarak klasik RISC Boruhattı başlığında incelenen konuları anlatmaktadır, ki birçok elektronik aygıtta (mikrodenetleyici) bu basit MİB kullanılmaktadır.

    Kontrol birimi olan MİB, içinde elektrik sinyalini direkt bilgisayar sistemine taşınmasını ve kaydedilmesini sağlayan bir döngü sistemine sahiptir. Kontrol ünitesi program direktiflerin çalıştırmaz, bunun yerine sistemin diğer parçalarını bunu yapması için yönetir. Kontrol ünitesi hem aritmetik/logic ünitesi hem de hafıza ile iletişim kurmalıdır.

    Tasarım ve Uygulama[değiştir | kaynağı değiştir]

    Tam Sayı Aralığı[değiştir | kaynağı değiştir]

    MİB'nin sayıları gösterme şekli bir dizayn tercihidir ve aygıtın çalışma biçimini etkiler. İlk dijital bilgisayarların bazıları, iç yapılarında sayıları göstermek için ondalık sayı sisteminin elektriksel modelini kullanmışlardır. Bunların dışındaki birkaç model ise üçlü sayı sistemini kullanmıştır. Günümüz MİB'lerinın hemen hemen hepsi ise ikili formu kullanmaktadır. Bu formda her basamak iki değerli bir fiziksel niceliği, örneğin yüksek(High) veya düşük(Low) voltaj, gösterir.

    Sayıların gösterim şekli, MİB'nin gösterebileceği sayilarin büyüklüğü ve doğruluğu ile ilişkilidir. İkili sayı kullanan bir MİB'de, MİB'nin ilgilendiği sayilardaki tek bir yerin adına bit denmektedir. MİB'nin sayilari göstermek için kullandığı bit sayisina genelde kelime uzunluğu, bit genişliği, veri yolu genişliği veya tamamen tam sayılarla ilgileniliyorsa tam sayi keskinliği denir. Bu sayi (bit sayisi) mimariler arasında farklılık gösterdiği gibi aynı zamanda da aynı MİB'nin farklı bölümlerinde de bu farklılığı gösterir. Örneğin 8-bit bir MİB, 28 veya 256 ayrı sayı aralığıyla ilgilenmektedir. Bu tam sayı büyüklüğü, bir MİB'nin yazılım çalıştırırken kullanılabilecek tam sayı aralığını belirlemede bir donanımsal kısıtlama olarak iş yapmış olur.

    Tam sayı aralığı, MİB'nin adres belirlerken bellekte kullanabileceği yer sayısını da doğrudan etkileyebilir. Örneğin, eğer bir MİB bellek adresini gösterirken 32 bit kullanıyorsa, ve her bellek adresi bir sekizli(8 bit) ile gösteriliyorsa, bu durumda MİB'nin erişebileceği maksimum adres değeri 232 sekizlisi veya 4 GiB dir. Bu akış açısı MİB “Adres Uzayı”’na oldukça basit bir bakış açısıdır ve birçok dizayn daha kompleks adres metotlarını (örneğin sayfalama) kullanarak tam sayı aralığının izin verdiğinden daha çok belleğe erişmeyi başarmaktadır.

    Daha yüksek seviye aralıklar, ek basamaklarla ilgilenebilmek için daha çok yapıya ihtiyaç duyar ve bu sebeple daha fazla karmaşıklık, ebat, yüksek güç tüketimi ve maliyet durumları oluşur. Bu sebepten günümüzde yüksek aralığa sahip (16, 32, 64 ve 128) MİB'ler mevcutken, 4-bit veya 8-bit mikro denetleyicilerin kullanılması oldukça yaygındır. Daha basit mikro denetleyiciler daha ucuz, daha az güç kullanan ve bu sebeple daha az ısınan yapılardır ve bu özellikler, tasarım esnasında seçilmeleri için oldukça yeterli rol oynarlar. Ancak bazı üst-uç uygulamalarda, ekstra aralığın getirdiği kazanç diğer etkenlerden daha büyük rol oynamaktadır. Her iki durumdan da, düşük ve yüksek bit uzunluklarından, kazanç elde etmek için birçok MİB farklı bölümleri için farklı bit genişlikleriyle tasarlanmaktadır. Örneğin, IBM System/370 MİB'si asıl olarak 32 bit kullanırken, gezer noktası (floating point) içerisinde 128-bit keskinlik kullanarak daha net ve daha geniş gezer nokta sayıları elde etmeyi gerçekleştirmiştir. Bundan sonraki MİB tasarımlarında da, özellikle işlemcinin genel amaçlı kullanımlarda tam sayı ve gezer nokta yeteneği arasındaki denge makul bir seviyedeyken, karışık bit genişliğini kullanılmıştır.

    Saat Vuruşu Sıklığı[değiştir | kaynağı değiştir]

    Çoğu MİB, ve doğal olarak çoğu sıralı mantık aygıtları, senkron yapılardır. Bu yapılar senkron bir sinyalde çalışacak şekilde tasarlanmıştır. Bu sinyale saat sinyali denir ve genelde bir periyodik kare dalga formunda olur. Elektrik sinyallerinin MİB'nin farklı bölümlerine ulaşabileceği maksimum süreyi hesaplayarak, tasarımcılar bu saat sinyalinin periyodunu uygun olarak seçebilirler.

    Kötü durum koşulunda bu periyot, sinyalin ilerleme hızından veya yayılmasından daha uzun olmalıdır. Saat periyodu kötü durum yayılma gecikmesinden yeterince yüksek tutulduğunda, tüm MİB'nin ve veriyi saat sinyalinin iniş/çıkışları civarında ilerletmesini tasarlamak mümkün olacaktır. Bu durum, MİB'yi etkili biçimde sadeleştirme avantajını hem dizayn açısından, hem de bileşen sayısı açısından sağlayacaktır. Ancak bunun yanında da, tüm MİB'nin en yavaş elemanını, diğer bölümler çok daha hızlı çalışabilecekken beklemek zorunda kalması dezavantajını da doğuracaktır. Bu kısıtlama, gelişen MİB paralleliğinin çeşitli metotları ile telafi edilmektedir.

    Mimari geliştirmeler tek başına global senkronize MİB'lerin dezavantajlarını ortadan kaldıramaz. Örneğin, bir saat sinyali, başka elektrik sinyalinin gecikmesine de bağlıdır. Artan kompleks MİB yapılarındaki yüksek saat hızları, saat sinyalini tüm birim boyunca senkron (aynı fazda) tutmayı zorlaştırır. Bu durum birçok modern MİB'nin birden fazla eş saat sinyali kullanmasına yol açmıştır; böylece tek sinyalin gecikmesi, MİB'nin aksamasını engellemiştir. Diğer bir önemli nokta ise, saat hızları arttıkça, MİB'nin ürettiği ısıda aynı şekilde artmaktadır. Sabit biçimde değişen saat, birçok bileşenin de kullanılmaksızın değişmesine yol açmaktadır. Genel olarak, değişen her bir bileşen, sabit bir bileşenden daha çok enerji tüketmektedir. Bu sebeple, saat hızı arttıkça, ısı dağılması artar, bu da MİB'de daha etkili soğutma yollarının kullanılmasını gerektirir.

    İstenmeyen bileşen geçişini engellemenin bir yolu, saat geçitleme yöntemidir. Bu yöntemle istenmeyen bileşenlere giden saat sinyali kapatılır. Ancak bunu uygulaması zor olduğundan düşük güç tüketimli tasarımların dışında kullanımı pek söz konusu değldir. Global saat sinyaline sahip olan problemlerin çözümündeki diğer bir yol ise, tüm saat sinyallerinin birden kaldırılmasıdır. Global saat sinyalinin kaldırılması tasarım sürecini oldukça zorlaştırsada, asenkron (veya saatsiz) tasarımlar güç tüketiminde ve ısı dağılımında sahip oldukları büyük avantajları da beraberinde getirmektedirler. Nadir olmakla birlikte, tüm MİB'lerin global saat sinyali içermeden üretildiği de olmuştur. Bunlardan iki önemli örnek vermek gerekirse ARM uyumlu AMULET ve MIPS R3000 uyumlu MiniMIPS’i gösterebiliriz. Bazı MİB tasarımlarında saat sinyalini tamamiyle çıkarmak yerine, asenkronluk belli bölümlere uygulanmıştır, tıpkı asenkron ALU’ların skalar üstü (superscalar) boruhattı uygulamasıyla birleştirilerek bazı aritmetik performans kazançlarının elde edilmesinde olduğu gibi. Her ne kadar asenkron tasarımların, senkronize karşılıklarından daha iyi bir performans verebileceği çok açık olmasa da, baist matemaiksel işlemlerde daha üstün olduğu bir gerçektir. Bu özelliği, mükemmel güç tüketimi ve ısı dağılım özellikleriyle de birleşince, tümleşik bilgisayarlarda kullanılmak için oldukça uygun olduğunu ortaya çıkarmaktadır.

    Paralellik[değiştir | kaynağı değiştir]

    Bir önceki bölümde verilen MİB'nin esas çalışmasının tanımı, bir MİB'nin alabileceği en basit şekli tanımlamaktadır. Olağan olarak skalar altı (subscalar) diye temas edilen bu türden MİB bir seferde bir veya iki parça veri üzerinden verilen komut üzerine çalışmaya başlamakta ve uygulamayı gerçekleştirmektedir.

    Bu süreç skalar altı MİB'de işin özünde bulunan bir yetersizliği ortaya çıkarmaktadır. Bir seferde sadece bir komutun uygulanabilmesi mümkün olduğundan, MİB'nin tamamı bir sonraki komutu işlemeye başlamadan önce bu ilk komutun tamamlanmasını beklemek zorundadır. Bunun sonucu, skalar altı MİB uygulamanın tamamlanması için bir saatten fazla çevirimi süren yönergelere “kapalı” kalmaktadır. İkinci bir uygulama biriminin ilave edilmesi bile (aşağıya bakılması), performansı daha fazla iyiye götürmemektedir; birden fazla yönergenin kapalı olmasının yerine, şimdi iki yörünge de kapanmakta ve kullanılmayan transistörlerin sayısı artmaktadır. MİB'nin uygulama kaynaklarının sadece bir seferde verilen komuta göre çalışabilmesinin mümkün olduğu bu tasarım sadece skalar performansı (saat başına bir komut) bir olasılıkla öğretebilir. Bununla birlikte, performans hemen hemen her zaman skalar altıdır (yani çevirim başına bir komuttan daha az).

    Skalar ve daha iyi performans gerçekleştirmesi için yapılan girişimler, MİB'nin daha az doğrusal ve daha fazla paralel olarak davranmasına neden olan tasarım metodolojilerinde çeşitlilik ile sonuçlanmıştır. MİB'lerde paralellikten söz edilirken, bu tasarım tekniklerinin sınıflandırılması için genel olarak iki deyim kullanılmaktadır. Komut düzeyinde paralellik (ILP) bir MİB içerisinde komutların yerine getirilme hızını artırmayı araştırmakta (yani kalıp üzerinden uygulama kaynaklarının artırılması) ve program düzeyinde paralellik (TLP) bir MİB'nin aynı anda uygulamaya girişebileceği program sayısının (fiili bireysel programları) arttırmayı amaçlamaktadır. Her bir metodun uygulanma tarzlarından aynı zamanda da bir uygulama için MİB'nin performansını artırmada sağladıkları göreceli etkinlik bakımından da birbirlerinden fark etmektedir.

    Komut boruhatlaması (Instruction pipelining) ve skalar üstü mimari, artan ölçülerde parallelik gerçekleştirilmesinde kullanılan en basit yöntemlerden biri bir evvelki komutun uygulanması tamamlanmadan önce getirme (fetching) ve kod çözme (decoding) komutunun ilk aşamalarına başlanmasıdır. Bu, komut boruhatlaması diye bilinen bir tekniğin en basit şeklidir ve hemen hemen bütün çağdaş genel amaçlı MİB'lerde kullanılmaktadır. Boruhatlama, uygulama yörüngesinin birbirinden ayrı aşamalara bölünmesiyle, birden çok sayıda komutun belirli bir zamanda uygulanmasına olanak sağlamaktadır. Bu ayırma, uygulama dizisinden dışarı çıkana ve çekilinceye kadar, her bir aşamada verilen bir komutun daha tam duruma getirildiği bir montaj hattıyla karşılaştırılabilir.

    Bununla birlikte, boruhatlama, bir evvelki işlemin sonucuna bir sonraki işlemi tamamlamak için gereksinme olduğu bir durumun olasılığını getirmektedir; böyle bir duruma çoğu kez veriye bağımlılık çatışması denmektedir. Bununla başa çıkılması için, bu türden koşullar için varlığını kontrol etmek için ek dikkat gösterilmesi gerekmekte ve bu çatışma meydana geldiği takdirde komut boruhattının bir kısmı gecikmektedir. Doğal olarak, bunu gerçekleştirilmesi ek devre donanımını gerektirmekte ve böylece boruhatlı işlemciler skalar altı işlemcilerden çok daha karmaşık (her ne kadar bu pek önemli değilse de) olmaktadırlar. Boruhatlı işlemciler hemen hemen skalar olabilir ve sadece boruhattı durmasıyla (bir aşamada bir saatten fazla çevrim harcanmasına neden olan komut) engellenebilir.

    Performans[değiştir | kaynağı değiştir]

    Bir işlemcinin performansı ve hızı, o işlemcinin saat vurum sıklığına ve saniye başına komut (IPS) sayısına bağlıdır. Saniye başına komut sayısı arttıkça işlemcinin performansı ve hızı da artar. Ayrıca çok çekirdekli işlemcilerden daha fazla performans elde edilir.

    Birçok bildirilmiş IPS değerleri birkaç şubesi bulunan yapay talimat dizilerinde zirve yürütme oranları temsil etmiştir, oysa gerçekçi iş yükleri bazıları diğerlerinden daha uzun çalıştırmak için karıştırılmış talimatları ve uygulamaları içerir. Bellek hiyerarşisi performansı MIPS hesaplamalarında ancak dikkate alınan bir sorun olan işlemci performansını oldukça etkiler. Bu problemlerden ötürü, SPECint gibi çeşitli standartlaşmış testler yaygın olarak kullanılan uygulamalar reel efektif performansını ölçmek girişimi için geliştirilmiştir.

    CPU ve RAM Bir bilgisayarın işlem performansı çok çekirdekli işlemci (iki ya da daha çok işlemcinin bir bütünleşmiş devrede birleştirilmesi) kullanılarak arttırılabilir. Çift çekirdekli bir işlemci tek çekirdekli bir işlemcinin neredeyse iki katı kadar güçlü olur. Ancak pratikte güç kazancı kusurlu yazılım algoritmaları ve uygulamaları nedeniyle yüzde elli civarındadır.

    Çekirdek Sayısı ile İş Parçacığı Sayısının Karıştırılması[değiştir | kaynağı değiştir]

    Çekirdek sayısı; tek bir bilgi işlem bileşenindeki (yonga ya da çip) bağımsız merkezî işlem birimi sayısını belirten donanım terimidir. İş parçacığı sayısı ile karıştırılmaktadır. Bazen pazarlamacılar tek çekirdekli iki iş parçacıklı işlemcileri "çift çekirdekli" diye tanıtabilmektedir.[1][2]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    bilgisayar ana donanım birimleri görevleri - Eodev.com

    Bilgisayarlarımızın Temel Parçaları

    Teknoloji çağı olan günümüzde hemen herkes hayatında en az bir kez bilgisayar kullanmıştır. Hatta bazılarımızın hayatı bilgisayar ile bütünleşmiş durumdadır. Gündelik, iş ya da eğlence hayatımızda bilgisayarlarımızı kullanırken hiçbirimiz “Bilgisayarımı bu şekilde kullanabilmemi sağlayan parçalar neler ?” demeyiz ya da bu parçaların işlevleri özelliklerinin neler olduğunu merak etmeyiz. Hayatı bilgisayarla geçen ya da geçecek olan birçok bilgisayarcı da vardır ki yazılımda birçok şey yapabilirken, donanımda temel bilgiler dışında bir bilgiye sahip değildirler. İşte bu ay bilgisayarlarımızın o küçücük kasasının içine sıkıştırılmış mucizeleri inceleyeceğiz.

    Donanım Nedir?

    Bilgisayarlarımızın elle tutulabilen, fiziksel kısımlarına donanım diyoruz. Donanım parçalarımızı beş ana başlık altında toplayabiliriz.

    Donanım bileşenlerimizi incelerken bilgisayarımızın kasasının içerisine yerleştirilmiş olanları şu şekilde sıralayabiliriz:

    Yukarıda saymış olduğumuz donanım birimlerimizi şimdi birlikte inceleyim.

    Anakart

    İşlem yapmamızı sağlayan donanım parçalarının üzerine yerleştirildiği, fiberglastan yapılmış levhaya anakart (mainboard) diyoruz. Anakart üzerinde mikroişlemci, yardımcı işlemciler, RAM soketleri, ROM yongaları, genişleme yuvaları, veri ve adres yolları, dâhili ve harici kapılar (port) yer almaktadır.

    Anakart tüm sistemin temelini oluşturmaktadır; çünkü bütün kartlar çalışabilmeleri için anakart üzerinde bulunan genişleme yuvalarına yerleştirilmek zorundadırlar.

    Anakartlar destekledikleri mikroişlemci türlerine göre adlandırılırlar. Örneğin Pentium mikroişlemciyi destekleyen anakartlar Pentium anakart olarak adlandırılırlar.

    Teknoloji geliştikçe anakart boyutları da küçülmektedir.

    Harddisk

    Bilgisayarımızı kapattığımızda sistem bellekleri(RAM,ROM) bilgileri bünyelerinde tutamazlar. Buna çözüm olarak harddisk, bir diğer adı ile sabit disk, geliştirilmiştir.

    Sabit diskler bilgisayarımızı açtığımızda işletim sistemini ve diğer yazılımları sistem belleğine yükler ve kalıcı olarak saklamaya karar verdiğimiz bilgileri bilgisayarımız kapalı bile olsa korumaya devam eder.

    Sabit diskler kayıt edilecek bilgileri işlerken manyetik işlemlerden yararlanır.

    Hard diskin fiziksek yapısını incelersek; veriler disk üzerine byte grupları halinde depolanır. 512 byte bir araya gelerek sektörleri oluşturur. Sektör(küme), disk üzerinde bilgi yazabileceğimiz ya da okuyabileceğimiz en küçük birimdir.Yan yana dizilen sektörler ise izleri oluşturur.

    Diskin Kafa(head) bölümü diskin sahip olduğu iki yüzünden veri okunmasını ya da bu iki yüze veri yazılmasını sağlayan mekanizmadır. Diskte veri okunacağı zaman verinin bulunduğu sektör kafanın altına gelecek şekilde disk döndürülür. Daha sonra kafa ileri-geri hareketler ile veriyi bulur ve okur.

    Merkezi İşlem Birimi

    Bilgisayarın en önemli bileşenlerindendir. Çalışmakta olan yazılımın içerdiği komutları işler. Merkezi işlem birimine genelde işlemci denmektedir. Programların komutlarını okumak ve işlemek yanında aritmetiksel ve mantıksal işlemlerden de sorumludur. Bilgisayarlarımızın hızını belirleyen en önemli etkendir.

    Bilgisayarların henüz çıktığı senelerde işlemciler bilgisayarların boyu ile orantılı biçimde haliyle büyüktü. Bu sorun 1971'de Intel'in binlerce transistorü bir araya getirerek bir silikon üzerinde toplaması ile çözülmüş oldu. Transistörlerin çok küçük hale getirilmesi bilgisayar dünyasının ve teknolojinin hızlı bir şekilde büyümesine, birçok teknolojik ürünün de icat edilmesine ön ayak olmuştur. Örneğin,bu sayede oyun konsolları, mp3 çalarlar, video oynatıcılar gibi ürünlerin geliştirilmesi imkânı doğdu(aslında bu saydığımız ürünlerde de birer işlemci bulunmaktadır).

    İşlemcilerin yapısını incelediğimizde içinde küçük yongalar (çip) bulunduğunu söylemekle başlayabiliriz. Bu yongaların içerisinde de milyonlarca transistor bulunmaktadır. Bilgisayarınızın çalışmasını sağlayan elektrik bu transistörlerin üzerlerinden geçer ve bilgisayarımızda yaptığımız her işlem bu yonga içerisinde en basit matematiksel işlemlere tabi tutulup bize sonucu verirler. İşlemciler bilgisayarımız çalışırken milyonlarca işlem yürütmektedir. Bu işlemleri en küçük sayma sistemi olan ikili sistemde, diğer bir ismiyle binary sisteminde, gerçekleştirir. İkilik sayı sistemi 0 ve 1'lerden oluşmaktadır. 1 rakamı işlemlerde doğru, kabul et gibi onay anlamını veren sinyalleri temsil eder. 0 ise tam tersi olan red kararını ya da diğer bir deyişle yanlış anlamını temsil eder. Bunun yanında 0 ve 1 rakamları ile komutlar dışında veri girişi yapılır; örneğin 'Y' karakterinin ikilik sistemdeki karşılığı “01011001″ dir.

    Bellekler

    RAM(Rastgele Erişilebilir Bellek)

    RAM dediğimiz bellek çeşidi bilgisayarımızı kapattığımız zaman kaydetmemiş olduğumuz bilgilerin silinebileceği bellek alanıdır; yani hiçbir bilgi garantili olarak RAM bellekte bulunmaz. Bunun sebebi geçici(ikincil) bellek olmasıdır. İşlem yaparken verilen komutların sadece kullanıldığı anda saklandığı alanlardır.

    Mikroişlemcilere benzer olarak hafıza chip'leri de milyonlarca transistör ve kapasitörden oluşan bütünleşmiş devrelerdir. Genel hali ile bilgisayar hafızalarında (DRAM, Dynamics Random Access Memory) bir transistör ve bir kapasitör ile birlikte bir hafıza hücresini oluşturur ve tek bir bit bilgiyi temsil ederler. Kapasitör bir bitlik bilgiyi (0 veya 1) tutar, transistör ise bir anahtar görevi görerek bilginin okunmasını veya değiştirilmesini kontrol eder.

    RAM Çeşitleri

    SRAM(Static random access memory) her bir hafıza hücresi için en az 4 en fazla 6 olacak şekilde çoklu transistör kullanmaktadır ve kapasitör bulundurmamaktadır. Transistör sayısı fazla olduğu için daha fazla yer kaplamakta; fakat sürekli tazeleme(refresh) gerektirmediği için dinamik RAM'lerden çok daha hızlı çalışmaktadır. Genel olarak cache bellek olarak kullanılmaktadır.

    DRAM(Dynamic random access Memory) bir adet transistör ve kapasitör çiftinden oluşan hafıza hücrelerine sahiptirler ve sürekli tazeleme işlemine ihtiyaç duymaktadırlar.

    EDO DRAM(Extended data-out dynamic random access Memory) tipindeki hafızalar bir hafıza hücresinin (bit) sadece adresinin tespit edilmesini takiben diğer bit ile ilgili işlemleri yapmak için önceki hafıza hücresinin tam olarak doldurulmasını beklemezler; bu nedenle bir miktar hızlıdır.

    ROM(yalnızca okunabilen bellek)

    RAM'lere benzer olarak, ROM chipleri de satır ve sütunlardan oluşan bir yapıya sahiptir; fakat satır ve sütunların kesiştiği yerlerde (hafıza hücreleri), ROM chipleri RAM chiplerinden temel farklılıklar göstermektedir. RAM'ler her bir hafıza hücresinde kapasitörlere erişimi sağlamak için transistör kullanırken, ROM chipleri diyotlar kullanmaktadır. Eğer bir ROM hücresindeki bilgi 1 ise satır ve sütun birleştirilir, eğer değer 0 ise satır ve sütunların kesiştiği bölgede bağlantı birleştirilmez.

    ROM Çeşitleri

    PROM, boş olarak elde edilip daha sonra programlanmaktadır. Bunlar ucuz olmasına karşın programlanabilmek için özel araçlara gereksinim duyarlar. Bu tip ROM'ları bir kere programladıktan sonra tekrar silip farklı bir şeklide programlama olanağına sahip değiliz.

    EPROM tipindeki ROM'lar silinebilir ve programlanabilir; bu yüzden maliyetleri daha düşüktür. Yine bu tip ROM’ları programlamak için de özel araçlar gerekecektir. Bunlarda tekrar yazılma işlemi, monte edilmiş oldukları yerlerinden çıkartılıp özel cihazlar ile laboratuar ortamında ultraviyole ışınları ile yapılır. Bu tiplerde değiştirilecek çok küçük bir kısım dahi olsa bütün programın silinip tekrar yazılması gerekmektedir.

    EEPROM'lar ise elektrik sinyaller ile silinip programlanabilmektedirler. Bu yüzden monte edildikleri yerlerinden çıkartmak gerekmemektedir. Programların değiştirilmesi gereken yerleri silinerek düzeltilir. Tamamının silinmesine gerek yoktur. Bu işlemin yapılması için özel ekipmanlara da gerek yoktur; yani en iyi, kullanışlı, rahat ROM çeşidimiz EEPROM'dur.

    BIOS

    BIOS, bilgisayara bağlı olan tüm giriş çıkış birimlerinin birlikte çalışmalarını sağlayan donanım birimimizdir. İçerisinde işletim sistemi ve uygulama yazılımları olmak üzere iki çeşit yazılım birimi bulundurur. İşletim sistemi ile sistemde yüklü olan programların çalışması için bir çeşit servis elemanı görevi görür ve kullanıcı ile bilgisayar arasında iletişimi sağlar. Uygulama yazılımları ise bilgisayarla belirli işlerimizi yapmamızı sağlayan, programcılar tarafından geliştirilen yazılımlar bütünüdür.

    Bunlara ek olarak BIOS yazılımını bulundurur. Peki, BIOS ne yapar? Bilgisayarımızı açtığımızda işletim sistemimizin bilgisayara yüklenmesi ve mikroişlemcinin başlangıç komutunu vermesi için bir yerden bilgi alınması gerekir. İşte o bilginin alındığı yer BIOS'tur. Bunun yanında bilgisayar sistemini oluşturan donanımların uygun bir şekilde çalışıp çalışmadığını POST denilen bir test tekniği ile kontrol eder. Bilgisayara monte edilmiş ekran kartı, SCSI adaptörü gibi birimlerin üzerlerinde bulunan BIOS'ların da çalışmasını denetler.

    Fax Modem Kartı

    İnternete bağlanmamızı ve fax çekmemizi sağlayan birimdir. Günümüz teknolojisinde fax modem kartına sahip olmaksızın internete bağlanma tiknikleri geliştirilmiştir. Telefon hattından çekilen sinyalleri bilgisayar diline bilgisayar dilinden de aynı şekilde telefon diline çeviren aygıttır fax modem. Harici ya da dâhili olarak bilgisayarda bulunabilirler. Paralel porttan ya da USB ile seri porttan harici olarak anakarta bağlanabilirler.

    Modem

    Telefon hatlarını kullanarak bilgisayarları birbirine bağlayan harici donanım birimidir. Düşük frekanslı sinyaller kablo ile çok uzak yerlere gönderilemezler. Bunun nedeni yapılarının bozuluyor olmasıdır. Bilgisayar sinyallerinin frekanslarının yükseltilerek uzak alanlara gönderilebilmesi modemler ile sağlanmaktadır. Karşı taraftaki bilgisayara bağlı olan modem de gelen sinyali ilk haline, yani düşük frekanslı durumuna dönüştürür.

    Modemler genellikle COM1 ve COM2 seri portlarını kullanarak bilgisayarlarla iletişim kurarlar. Günümüz modemleri yüklendiğinde otomatik olarak bir COM3 seri portu kurar ve buna bağlanırlar.

    Ethernet Kartı

    Birbirine yakın mesafede bulunan iki bilgisayar arasında veri alışverişini sağlayan birimdir. Bir iş yerindeki birbirine bağlı bilgisayarlar, okullardaki bilgisayarlar birbirine bu kartlar ile bağlanır. Bilgisayarları birbirine bağlamanın temel amacı her bilgisayarda kayıtlı bulunan işlem ve verilere rahat ve hızlı ulaşabilmektir. Bunun yanında iletişimde de kolaylık sağlamaktadır. Kaynaklar, herhangi bir bilgisayara bağlı yazıcı, tarayıcı gibi ortak kullanılabilecek aygıtları da paylaşabilmek amaçlar arasındadır.

    Ses Kartı

    Ses kartları bilgisayarlarda dijital olarak oluşturulan seslerin hoparlöre aktarılarak ses sinyallerine dönüştürülmesini sağlarlar. Ya da analog olarak dış ortamdan alınan ses sinyallerini dijital ses sinyallerine çevirirler. 1980'lere kadar insanlar bilgisayardan çıkan ”beeeep” sesiyle yetinmekteydiler. Fakat 1980'lerin sonlarına doğru multimedia ile tanıştık.

    Standart bir ses kartının yapısı şu şekildedir:

    Ekran Kartı

    İşlemcinin işlemiş olduğu görüntü bilgilerini monitöre gönderen birimdir. İşlemcideki dijital bilgiyi bilgisayarın anlayacağı dile, analog sinyallere, çevrilir ve monitöre o şekilde gönderir.

    Disket Sürücü

    Bilgisayarlarda kullanılan veri depolama birimi olan disketleri okuyup onların üzerine yazma işlemlerinin yapılmasını sağlayan birimdir. Günümüzde disketler pek kullanılmasa da her bilgisayarda bulunmaktadır. Disketlerin düşük kapasite ve hızda olması nedeni ile birçok kullanıcı disket sürücülerini BIOS ayarlarından kapatmaktadırlar.

    CD Sürücü

    CD Rom'ları okumayı, CD Rom'lardan bilgisayarımıza bilgi almayı ya da onlara bilgisayarımızdan bilgi aktarmayı sağlayan birimdir. Anakarta bir kablo ile bağlanabilir. Ses kartına dijital olarak veri aktarabilen ekstra bir bağlantı kablosu da vardır. CD-ROM sürücüler anakarta aktarabildikleri veri miktarı(KB üzerinden) ile değerlendirilirler.

    Veriler CD Rom’a optik mantığına göre kaydedilir. CD sürücüler verileri çukur ve tümsekler üstüne gönderilen lazer ışığının yansımasına göre sınıflandırarak, verileri elektronik sinyallere çevirir.

    CD sürücüler yapısal olarak 3 ana bölümden oluşur:

    Yazıma başlarken de dediğim gibi; bilgisayarlarımızı kullanırken teoriğin yanında pratik bilgiler de edinmeliyiz. İşlerimizi yaparken, elimizin altında bulunan teknoloji ile aşina olmalıyız ki her yönden 'donanımlı' olabilelim. :) İnşallah yararlı olabilmişimdir. Bir sonraki ay donanım birimlerimizin anakarta montajını inceleyeceğiz. Ağustos sayısında görüşmek üzere. Teknolojiyi ve biz e-bergi'yi unutmayın!

    Yazı kaynağı : e-bergi.com

    Bilgisayar Teknolojileri

    B�LG�SAYAR TEKNOLOJ�LER�NE G�R��

    I.    B�LG�SAYARLAR

    A.    B�LG�SAYAR NED�R?

    Bilgisayar, kullan�c�dan ald��� verilerle aritmetik ve mant�ksal i�lemleri yapabilen ve yapt��� i�lemlerin sonucunu saklayabilen, saklad��� bilgilere istenildi�inde ula��labilen elektronik bir makinedir. Bu i�lemleri yaparken veriler girilir, i�lenir, depolanabilir ve ��k��� al�nabilir. Bilgisayar i�lem yaparken h�zl�d�r, yorulmaz, s�k�lmaz. Bilgisayar programlanabilir. Bilgisayar kendi ba��na bir i� yapmaz.

    Giri�: Kullan�c� taraf�ndan ya da bilgisayar taraf�ndan sa�lanan verilerdir. Bu veriler, say�lar, harfler, s�zc�kler ve komutlard�r. Veriler giri� birimleri taraf�ndan toplan�r.

    ��lem: Gereken verilere g�re, program�n yetenekleri �l��s�nde yap�lan i�lemler.

    Bellek: Verilerin sakland��� yerdir. Giri� yap�lan veriler, i�lenen veriler bellekte saklan�r.

    ��k��: Bilgisayar taraf�ndan �retilen rapor yada belgelerdir. ��lenmi� sonu�lar�n yaz�l� olarak ekrandan veya di�er ��k�� birimlerinden ��kar�lmas�d�r.

    Bir bilgisayar sistemi donan�m ve yaz�l�m sistemlerinden olu�ur:

    Bilgisayar donan�m� (hardware): Bilgisayarlar�n fiziksel k�s�mlar�na donan�m denilmektedir. Elle tutulabilirler. Ekran, klavye, Sabit disk (harddisk), fare, yaz�c�, bellek, mikroi�lemci, taray�c� gibi bile�enler donan�md�r.

    Bilgisayar yaz�l�m� (software): Donan�m� kullanmak i�in gerekli programlard�r. Bilgisayar�n nas�l �al��aca��n� s�ylerler.  Belirli bir i�lemi yapmak �zere bilgisayarda �al���rlar.

    Bilgisayar yaz�l�m� iki ana b�l�me ayr�l�r: Sistem programlar� ve paket programlar. Sistem programlar�, i�letim sistemi ve di�er destek programlar�d�r. �rne�in Windows i�letim sistemi bir sistem yaz�l�m�d�r. Paket programlara �rnek olarak ise bir ticari program� g�sterebiliriz. Paket programlar faturan�n kesilmesini gibi kullan�c� i�in bir i�lemin yap�lmas�n� sa�lar.

    B.    B�LG�SAYARIN TAR�H�

    Bilgisayarlar, bir program temelinde i�lemleri yerine getiren elektronik ayg�tlard�r. Bilgisayar�n tarihi insan o�lunun aritmetik ve matematik alan�ndaki �al��malara paralel olarak geli�mi�tir.

    �nsan o�lunun kulland��� ilk hesaplama arac� olan abak�s, bilgisayar�n (computer) atas� say�l�r. Daha sonra bu alanda yap�lm�� �ok say�da mekanik ayg�t bilgisayar�n bug�nk� haline gelmesine neden olmu�tur.

    Ard�ndan 1945 y�l�nda ENIAC ad� verilen ilk elektronik bilgisayar Amerika'da bir �niversite de geli�tirilmi�tir. ENIAC, 30 ton a�arl���nda, 20,000 vakum t�p�nden olu�an dev bir makineydi.

    ENIAC dahil b�t�n bilgisayar ayg�tlar�n�n amac� verileri i�lemekti. Veri i�lemek (data processing): verileri (input) almak ve �zerinde de�i�ik i�lemleri yapmak. Ard�ndan da ��kt� (output) olarak ekranda ya da ka��t �zerinde sonucu vermekti.

    Ancak zaman i�inde daha k���k bilgisayarlar geli�tirildi. 1980 y�l�nda IBM firmas�, Microsoft MS-DOS ile �al��an IBM PC bilgisayar�n� piyasaya s�rd�. Bu ad�m�n ard�ndan bilgisayar donan�m� ve yaz�l�m art�k b�y�k bir end�stri haline gelerek bug�nlere geldi.

    C. B�LG�SAYARIN FONKS�YONLARI

    Bir bilgisayar, verileri i�ler ve ��kt� (bilgi) olarak elde etmemizi sa�lar. Bilgisayarlar�n temel fonksiyonlar� ��yle �zetlenebilir: girdi, i�lem, depolama, ��kt�, kontrol vb i�lemler.  

    Girdiler bilgisayara kullan�c� taraf�ndan girilen verilerdir. Bilgisayarlar klavye, fare, taray�c� gibi birimlerden al�nan giri�leri kabul ederler. ��lemci (processor) taraf�ndan i�lenen bu veriler daha sonra ekran, yaz�c� gibi ��kt� ayg�tlar�yla kullan�c�ya iletilir.

    Bir bilgisayar�n temel fonksiyonlar�n� yerine getirmede kullan�lan temel birimlerine bir bakal�m:

    Ana i�lem birimi: Bu birimde b�t�n i�lemler denetlenir. Aritmetik i�lemler, bellek y�netimi bu birim taraf�ndan yerine getirilir.

    Aritmetik/Mant�k birimi: Toplama, ��karma gibi aritmetik i�lemler ve mant�k i�lemlerinin yap�lmas�n� sa�lar.

    Ana Bellek: Verilerin, komutlar�n ve ara sonu�lar�n sakland��� alan.

    Kontrol birimi: Di�er bile�enleri uyumlu hale getirir.

    Giri�/��k�� birimi: Veri giri�ini ve i�lenen bilgilerin kullan�c�ya g�sterilmesini sa�layan i�lemleri y�netir.

    II.  ELEKTRON�K �LET���M

    A.    B�LG�SAYAR ���NDEK� �LET���M

    Dijital elektronik verilerin iki durumlu bir sistemle temsil eder. Bu iki durum bir ve s�f�r olarak bilinir. 1 ve 0. Bu say�lara bit denir.

    ASCII KOD

    Bilgisayar i�inde karakterleri bir bayt olarak temsil etmek i�in standart olarak kullan�lan sisteme ASCII (American Standard Code for Information Interchange) kodlama sistemi denir. B�ylece �rne�in F karakterini temsil etmek i�in 11010100 gibi bir bayt� ya da sekiz biti kullanmak standart hale gelmi�tir.

    B�LG�SAYAR KAPAS�TE B�R�MLER�:

    Bilgisayarda bilgiyi ( datay�) temsil eden 2 kavram vard�r.

    BIT: O Ve 1�lerden olu�an bilgidir. En k���k kapasite birimidir.

    BYTE: 8 Adet bit� in yan yana gelmesinden olu�an bilgi birimidir. 1 byte ile 28 bit� lik yani 256 karakter ifade edilir. Grafik, karakter gibi bilgileri �zerinde toplar.

    KILOBYTE: 1024  byte� ten olu�ur.=   210  bit

    MEGABYTE: 1024 byte� ten olu�ur. =   220  bit

    GIGABYTE: 1024  Mbyte� ten olu�ur.= 230 bit

    TERABYTE: 1024  Gbyte� ten olu�ur. = 2 40 bit

    HARDWARE (DONANIM) : Bilgisayar�n b�nyesinde bulunan her t�rl� mekanik ve elektronik cihazlar� (donan�m)  olu�turur .

    DONANIM ��ELER�:

    ----- Giri� Birimleri ( Input Units)

    ----- ��k�� Birimleri (Ostput Units)

    ----- Merkezi ��lem Birimleri (CPU)

    ----- Bellekler (Memories)

    ----- �letim Hatlar� (Buses)

    III. B�LG�SAYAR TEKNOLOJ�S�

    A.    B�LG�SAYARIN TEMEL ��LEMLER�

    Bilgisayar, kullan�c�dan ald��� verilerle aritmetik ve mant�ksal ve i�lemleri yapabilen ve yapt��� i�lemlerin sonucunu saklayabilen. Saklad��� bilgilere istenildi�inde ula��labilen elektronik bir makinedir.

    Temel ��lemler:

    Giri� (Input): Kullan�c� taraf�ndan ya da bilgisayar taraf�ndan sa�lanan verilerdir. Bu veriler, say�lar, harfler, s�zc�kler, ses sinyalleri ve komutlard�r. Veriler giri� birimleri taraf�ndan toplan�r.

    ��lem (Processing): Gereken verilere g�re, program�n yetenekleri �l��s�nde yap�lan i�lemler.

    ��k�� (Output): Bilgisayar taraf�ndan �retilen rapor, belgeler. ��lenmi� sonu�lar�n yaz�l� olarak ekrandan veya di�er ��k�� birimlerinden ��kar�lmas�d�r.

    B.    B�LG�SAYARIN B�LE�ENLER�

    Bilgisayar i�indeki i�lemleri belli bile�enler (components) yerine getirir.

    1.      G�R�� B�R�MLER� (INPUT DEV�CES)

    Bilgisayarlara veri girmekte kullan�lan ara�lard�r. Klavye, fare, disket, hard disk (sabit disk), joystick, taray�c� (scanner), mikrofon, ekran (dokunmatik), CD, barkod okuyucu vb.  

    2.      ��LEM B�R�MLER� (PROCESS�NG UN�TS)

    Bilgisayardaki ana i�lem birimi CPU ya da i�lemci (microprocessor) olarak adland�r�lan ana i�lem birimidir. Sonraki b�l�mde CPU geni� olarak yer almaktad�r.

    CPU d���nda �u i�lem birimleri vard�r:

    ��lem Birimi              ��levi                                                                       

    motherboard            Bir �ase �zerinde b�t�n bile�enleri birle�tirir.

    Chip Set                 Bir dizi yonga (chip) ya da entegre devre (integrated circuit). Chip Set i�lemci ve di�er yongalar� i�eren �nemli bir grup bile�endir.

    Data bus ve Address bus         CPU ile di�er bile�enler aras�nda veri al��veri�ini sa�layan bile�enler.

    Geni�leme Yuvalar�    Ek ayg�tlar�n (�evre birimlerinin) bilgisayara ba�lanmas�n� sa�lar.

    Clock (saat)            ��lemcinin h�z�n� d�zenler.

    Memory (Bellek)       ��lenecek bilgileri ge�ici olarak saklar.

    3.      �IKI� B�R�MLER� (OUTPUT DEV�CES)

    Bilgisayarda elde etti�imiz dosyalar�n ��k��lar�n� g�rmek i�in kullan�lan birimlerdir. Ekran, yaz�c�, vb.

    C.    �EVRE B�R�MLER�

    �evre birimleri (peripheral units, additional components, external devices) bilgisayar veri giri�inde ve ��k���nda kullan�l�rlar.

    Bunun d���nda baz� ayg�tlar hem giri� hem de ��k�� i�in kullan�l�rlar. Bu ayg�tlara I/O (input-output) ayg�tlar� denilir.

    1.      G�R�� B�R�MLER�

    Klavye (keyboard):

    �zerinde harfler, say�lar, i�aretler ve baz� i�levleri bulunan tu�lar vard�r. Q Klavye ve F Klavye (T�rk�e) olmak �zere iki �ekilde s�n�fland�r�labilir.  Klavye �zerinde harfler, numaralar ve di�er �zel tu�lar vard�r.

    Joystick:

    Genellikle oyun oynamak i�in kullan�l�r. �zerinde bulunan tu�larla �al��t�r�larak bilgisayara komut verilmesi sa�lan�r.

    Fare (mouse):

    Ekranda g�z�ken imle� (i�aret) yard�m�yla komut giri�i yapmaya yarar. Farenin �evre birimi olarak kullan�lmas�yla i�aretleme, t�klama (click) ve s�r�kleme (drag) yap�larak i�lemler yapt�r�l�r.

    Temel fare i�lemleri:

    ��aretleme: Fare i�aretiyle bir �eyin �zerine gelmek.

    T�klama: Farenin sol tu�una bir kez basmak.

    �ift T�klama: Farenin sol tu�una k�sa aral�klarla iki kez t�klanmas�d�r.

    S�r�kleme: Farenin sol tu�unu bas�l� tutarak imlecin yerinin de�i�tirilmesidir.

    Sa� T�k: Farenin sa� tu�una bir kez basmak

    Taray�c� (Scanner):

    Resim, grafik ve �nceden yaz�lm�� yaz�lar� bilgisayar ortam�na aktarmakta kullan�l�r.

    CD-ROM s�r�c� (Compact Disk-Read Only Memory ):

    Veri depolamak ve okumak i�in kullan�lan ayg�t. CD-ROM'lar b�y�k kapasiteleri ve geni� kullan�m�yla CD kullan�m� �ok yayg�nd�r. Programlar� y�klemek, verileri saklamak ve m�zik �almak i�in yayg�n olarak kullan�l�r.

    2.      �IKI� B�R�MLER�

    Disket s�r�c� (disk driver, floppy driver):

    Hem giri� hem de ��k�� birimidir. Disket denilen manyetik ortama veri yaz�labilen ve �zerindeki verileri okuyabilen bir birimdir. Bir y�ksek yo�unluklu (HD-High Density) disket 1.44 MB bilgi saklar.

    Ekran-Monit�r:

    Hem giri� hem de ��k�� birimi olarak kullan�l�r. Giri� ve ��k�� birimlerinden gelen verilerin sonu�lar�n�n ekranda g�z�kmesini sa�lar.

    Ekranlar�n boyutu, 14 in�, 15 in�, 17 in�, 20 ve 21 'dir. Genellikle ucuz oldu�u i�in 14 in�lik ekranlar kullan�lmaktad�r. G�n�m�zde standart 15 � olmu�; hatta 17� fiyatlar� 15� fiyatlar�na yakla�m��t�r.

    Sabit (Hard) Disk S�r�c�:

    Sabit disk s�r�c�, bilgisayar�n bilgi depolamak i�in kulland��� en temel birimdir. Sabit disk kapal� kutu i�inde bilgisayar�n i�inde bulunmaktad�r. Sabit disk s�r�c�, verileri bir dizi d�nen manyetik diskler �zerinde saklarlar. 

    Sabit diskler bilgisayar�n ana kart�na IDE (Integrated Drive Electronics), SCSI (Small Computer System Interface- s�kazi diye okunur) ya da EIDE (Enhanced IDE, geli�tirilmi� IDE) diye adland�r�lan arabirimlerle ba�lan�rlar.

    Yaz�c� (printer):

    Sistemdeki verileri ka��t �zerine yazd�rmaya yarar. De�i�ik �zelliklerde yaz�c�lar vard�r. Bu ayr�m kullan�lan teknoloji, h�z vb. kriterlere g�re yap�l�r.

    M�rekkep p�sk�rtmeli yaz�c�(ink jet): Dakikada 1-8 sayfa basabilir. Kartu� tak�larak kullan�l�r. Lazer yaz�c�lar (laser) daha h�zl� ve daha geli�mi� ��kt� verebilirler.

    3.      D��ER B�R�MLER

    Klasik giri� ve ��k�� birimlerinin yan� s�ra g�n�m�z teknolojisi, modemler, cep telefonlar�, gibi �ok say�da ileti�im ve multi medya ayg�t�n�n bilgisayarlara ba�lanmas�na neden olmu�tur.

    Modem:

    Telefon hatlar� arac�l���yla uzak yerlerde bulunan bilgisayarlar aras�nda ileti�im sa�layan �evre birimidir. Modemler bilgisayar ve telefon sinyallerini birbirine �evirir. Telefonlar�n kulland��� analog sinyalleri bilgisayarlar�n kulland��� dijital sinyallere �evirir. Ayn� �ekilde tersini de yapar. Fax olarak da kullan�lan modemler belli bir h�za sahiptir. 56 Kbps gibi.

    G�n�m�z bilgisayar teknolojisindeki h�zl� geli�meler s�rekli olarak yeni donan�mlar�n kullan�c�n�n be�enisine sunulmas�na yol a�sa da  ki�isel bilgisayarlar� temel ald���m�zda bu  donan�mlar� 5 temel kategoride ele almak m�mk�n olmaktad�r.

    TEMEL DONANIMLAR: Bilgisayar�n �al��abilmesi i�in gerekli olan minimum bile�enleri i�erir.

    �rnek / De�erlendirme:Son y�llarda yayg�n olarak kullan�lan DDRAM�ler 400 MHZ h�z�nda �al��abilmektedir.

    �rnek / De�erlendirme: G�n�m�zde kendi i�lemcisi olan 256 MB haf�zaya sahip TV ��k��� �zelli�i ve �ift monit�r deste�ine sahip kartlar bulunmaktad�r.

    �rnek / De�erlendirme:Bir kurumun internet altyap�s�n� sa�layan sunucu bir bilgisayar�n kasas� 7-8 sabit diski bar�nd�racak kapasitede olurken, ki�isel bir bilgisayar�n kasas�nda bu say� 2 ile s�n�rl�d�r. Bir �ok ki�isel bilgisayarda kasaya ba�l� so�utma sistemleri basit bir pervaneden ibaret olmas�na ra�men, i� istasyonu diye tabir edilen y�ksek performansl� bilgisayarlarda �zel so�utma tertibatlar� bulunmaktad�r.

    �OKLU ORTAM AYGITLARI: Bilgisayar�n g�rebilmesini, duyabilmesini, konu�abilmesini sa�layan, �oklu ortam uygulamalar�n�n (video, m�zik, oyun...) ve y�ksek kapasitedeki veri y���nlar�n�n  depolanabilmesine ve ta��nabilmesine olanak veren birimlerdir.

    �EVRE B�R�MLER�: Bilgisayara veri aktar�m� ve ��k�� konusunda destek olan birimlerdir. Farkl� formattaki medyalar�n dijital ortama, dijital ortamdaki verilerin farkl� medyalara aktar�lmas�n� sa�larlar.

    A� BA�DA�TIRICILARI: Bilgisayarlar�n lokal yada genel a�lara ba�lanmalar�n� sa�layan birimlerdir.

    YEDEKLEME �N�TELER�: Verilerin g�venli bir �ekilde yedeklenmesi i�in kullan�lan birimlerdir. Bir �ok farkl� s�r�c� yedekleme birimi olarak kullan�labillir. Yedeklemede kullan�lan en iyi ��z�m y�ksek kapasiteli manyetik bantlar �zerine sistemin tam bir kopyas�n�n al�nmas�d�r.

    IV. YAZILIM

    Yaz�l�m, bir programlama dili kullan�larak, bilgisayar�n �e�itli i�levler kazanabilmesi i�in �retilen programlard�r. Yaz�l�m� olu�turan bilgiler ve komutlar kafan�zdaki fikirlere ve d���ncelere benzer. Kafan�z dokunabilece�iniz fiziksel bir nesnedir ancak d���nceleriniz soyuttur. Onlara dokunamazs�n�z.

    Bilgisayar ilk a��ld���nda onu �al��t�rmaya ba�layan baz� komutlar silinmeyecek �ekilde ROM�da s�rekli olarak saklan�r. �al��t�rma s�recinin son k�sm� sabit diskte i�letim sistemi ad�ndaki ya�amsal �nemde bir yaz�l�m� aramaktad�r. ��letim sistemi bilgisayar�n yapmas�n� istedi�iniz ba�ka i�leri yapabilmesini sa�lar. ��letim sistemi olmadan bilgisayar�n�z uygulama yaz�l�mlar� adl�, �zel ama�lar i�in yaz�lm�� programlar� �al��t�ramaz.

    ��letim Sistemi: Bilgisayar� denetleyen ve i�leten bir dizi komut listesidir. ��letim sistemleri sahip olduklar� farkl� komut listelerine g�re de�i�ik �zelliklerdeki donan�mlar� kontrol etme yeteneklerine sahiptirler. Bu yetenekler ayn� zamanda sistemin genel olarak performans�n� da etkiler. G�n�m�zde ki�isel bilgisayarlarda tercih edilen i�letim sistemi Microsoft firmas�n�n Windows adl� i�letim sistemi ailesidir. Windows i�letim sistemi ailesinde farkl� ama� ve donan�mlar i�in farkl� se�enekler bulunur. Ev kullan�c�lar� i�in Windows98, WindowsME ve WindowsXP Home Edition tercih edilirken, ofislerde Windows2000 Professional yada WindowsXP Professional Edition tercih edilir. ��letim sistemleri i�erisinde, sunucu ad� verilen, bilgisayar topluluklar�n� kontrol ve bu topluluklara farkl� servis hizmetleri vermek i�in tasarlanm�� ana bilgisayarlar i�in de �zel versiyonlar bulunur. Bu �zel i�letim sistemleri sadece kendi donan�m�n� de�il kendine ba�l� di�er bilgisayarlar�n da donan�m ve yaz�l�m �zelliklerini de kontrol edebilecek yeteneklere sahiptir. �rnek olarak Windows2000 Server, WinNT Server�� verebiliriz.

    Uygulama Yaz�l�mlar�: D��lenebilecek her t�rl� etkinlik i�in haz�rlanm�� binlerce de�i�ik t�rde uygulama yaz�l�m� bulunmaktad�r. Bu yaz�l�mlar bilgisayara girdi birimleriyle aktar�lan bilginin i�lenmesi konusunda rutin olarak kullan�lan bir�ok fonksiyonun otomatik olarak yap�lmas�n� sa�larlar. Uygulama yaz�l�mlar�, kimi zaman taray�c�n�n magazini taramas� esnas�ndaki ayarlar�n yap�labilece�i bir kullan�c� arabirimi, kimi zaman bu ders notlar�n�n haz�rland��� kelime i�lem program�, kimi zaman da k�yas�ya rakiplerinizle m�cadele etti�iniz bir bilgisayar oyunu olarak kar��n�za ��kmaktad�r.

    Yaz�l�mlar, bilgisayar ile kullan�c�s� aras�ndaki ileti�imi sa�laman�n yan�s�ra, donan�m�n da i�letim sistemine tan�t�lmas� ve senkronize bir �ekilde �al��mas�n� sa�lamak i�in de kullan�l�rlar. Bu k���k yaz�l�m par�ac�klar�na donan�m s�r�c�s� ad� verilir.

    Donan�m S�r�c�leri: Donan�m �reticileri taraf�ndan donan�m�n i�letim sistemi i�erisinde kontrol edilebilir ve �al��abilir hale gelmesi amac�yla donan�m ile birlikte gelen tan�mlay�c� yaz�l�mlard�r. Donan�m s�r�c�leri sisteme y�klenmeden i�letim sisteminin donan�m ile haberle�mesi m�mk�n olmaz. Her donan�m�n farkl� i�letim sistemlerine g�re farkl� s�r�c� yaz�l�mlar� bulunur. Bu yaz�l�mlar yeni ��kan i�letim sistemlerine pararlel olarak g�ncellenirler ve donan�m �reticisi taraf�ndan kullan�c�lara a� ortamlar�nda sunulurlar. Eski donan�mlar� yeni i�letim sistemlerinde �al���r hale getirebilmek, ilgili donan�m s�r�c�s�n�n internet ortam�ndan tedariki ile m�mk�n olabilir.  Uygun donan�m s�r�c�s�n�n kullan�m� performans� olumlu y�nde etkiler. ��letim sistemleri kendi i�lerinde donan�m s�r�c�lerinin yer ald��� bir s�r�c� veritaban� da bulundururlar. Yayg�n olarak kullan�lan donan�mlar�n b�y�k bir b�l�m� s�r�c� veritaban� yard�m�yla i�letim sistemi taraf�ndan direkt olarak da alg�lanabilirler.

    Bilgisayar� kullanabilmemiz ve istedi�imiz i�lemleri yapabilmemiz i�in geli�tirilen programlara verilen isimdir. Yaz�l�m� kendi aras�nda ��letim Sistemleri ve Uygulamalar olarak iki farkl� grupta inceleyebiliriz.

    ��letim Sistemleri; Donan�m ve kullan�c� aras�ndaki haberle�meyi sa�layan bir programd�r. Tam olarak g�revi ise �u maddeler ile a��klayabiliriz;

    -PC donan�m�n� kullan�c�n�n  kullanabilmesini sa�lar, �rne�in TV Kart� ile TV izlemek, modem arac�l��� ile internete ba�lanmak, ses kart� arac�l��� ile m�zik dinlemek vs.

    -Uygulamalar� kullanmam�z� sa�lar. Farkl� konularda �al��mak i�in geli�tirilen uygulamalar� �al��t�rabilmemizi ve kullanmam�z� sa�lar. �rne�in MS Word, MS Excel, �nternet Explorer, vs.

    -Dosya Y�netimini sa�lar. Dosyalar� istedi�imiz �ekilde adland�rmam�z�, gruplamam�z�, silmemizi, kopyalayabilmemizi, t��yabilmemizi sa�lar.

    -Bellek y�netimi sa�lar.

    Uygulamalar; Belirli i�leri yapabilmesi amac� ile haz�rlanan, �al��mak i�in bir i�letim sistemine ihtiya� duyan programlard�r. �rne�in MS Word kelime i�lemci program�, MS Excel Hesap Tablosu program� vb.

    WINDOWS ��LET�M S�STEMLER�

    10 Kas�m 1983'te Microsoft taraf�ndan tan�t�m� yap�lan Microsoft Windows, MS-DOS� i�letim sisteminin geli�tirilmi� bir �ekli olarak PC kullan�c�lar� i�in grafik g�r�n�ml� bir i�letim ortam� sunuyordu. Microsoft, Windows 1.0 �r�n�n�, bit e�lem g�r�nt�leri ve i�aretleme ayg�t� olarak fare kullanan uygulamalar� geli�tirmek ve �al��t�rmak i�in tasarlanm�� yeni bir yaz�l�m ortam� olarak adland�rd�. Windows ile birlikte, Microsoft'ta grafik g�r�n�ml� kullan�c� arabirimi (GUI) d�nemi ba�lam��t�.


    2001 y�l�nda piyasaya s�r�len Windows XP, daha �nce ayr� olan iki Windows masa�st� i�letim sistemi ��esini bir araya getirerek Windows masa�st� i�letim sistemi ailesinde bir kilometre ta�� oldu.


    Sunucu taraf�na bakt���m�zda ise, Microsoft Windows .NET Server ile, neredeyse on y�l �nce 1993'te Microsoft Windows NT� Server �r�n�n�n ilk s�r�m� ile ba�latt��� sunucu i�letim sistemi d�neminde b�y�k bir devri tamamlam�� olacak.

    Windows Masa�st� ��letim Sistemleri

    1985: Windows 1.0
    1987: Windows 2.0
    1990: Windows 3.0
    1993: Windows for Workgroups 3.11
    1993: Windows NT 3.1
    1993: Windows NT Workstation 3.5
    1995: Windows 95
    1996: Windows NT Workstation 4.0
    1998: Windows 98
    1999: Windows 98 Second Edition
    2000: Windows Millennium Edition (Windows Me)
    2000: Windows 2000 Professional
    2001: Windows XP


    Windows XP, masa�st� i�letim sistemleri konusunda birle�tirici rol oynayan �nemli bir ad�md�r. 2001 y�l�n�n Ocak ay�nda piyasaya ��kan Windows XP Home Edition ve Windows XP Professional s�r�mleri ile Microsoft, biri i� d�nyas�na, di�eri t�keticiye y�nelik olan iki Windows i�letim sistemini Windows NT ve Windows 2000 kod taban� etraf�nda birle�tirmeyi ba�ard�.


    Windows XP ile, t�keticiler ve ev kullan�c�lar� art�k i� d�nyas�n�n Windows 2000 ile ya�ad��� performans�, kararl�l��� ve g�venli�i ya�amaktad�r.


    Windows XP ayr�ca Windows 98 ve Windows Me s�r�mlerinin geni� uygulama ve donan�m uyumlulu�unu da i�erirken, yeni teknik destek teknolojisini, yeni bir kullan�c� arabirimini ve �ok �e�itli g�revlerin kolayca yap�labilmesini sa�layan bir�ok geli�meyi sunmaktad�r.


    Windows XP iki s�r�m olarak piyasada bulunabilir: Windows XP Professional ve Windows XP Home Edition. Ayr�ca Intel Itanium 64 bitlik i�lemci kullanan i� istasyonlar� ile �al��anlar i�in 64 bitlik Windows XP 64-Bit Edition s�r�m� de mevcuttur.

    2001: Windows XP Professional


    Windows XP Professional s�r�m� Microsoft Windows NT teknolojisinin sa�lam ge�mi�inden yararlanmaktad�r: �st�n i�letim sistemi performans�, gerekti�inde kullan�labilecek �oklu i�lem, hata tolerans� ve sistem belle�i korumas�.


    Windows XP Professional, yeniden tasarlanm�� bir arabirim sunarken ve hem ticari, hem de ileri d�zeyde ev kullan�m� i�in �zellikler (Uzak Masa�st�, �ifreleme dosya sistemi, sistem geri y�kleme ve geli�mi� a� �zellikleri) ile birlikte �nemli yenilikler de (kablosuz 802.1x a� i�lemi deste�i, Windows Messenger mesaj program�, Uzaktan Yard�m, Sistem Geri Y�kleme �zelli�i) i�ermektedir.

    2001: Windows XP Home Edition


    Windows XP Home Edition, s�k kullan�lan �zelliklere eri�imi kolayla�t�ran, basitle�tirilmi� bir g�rsel tasar�ma sahiptir. �r�n ev kullan�c�lar�na y�nelik olarak A� Kurulum Sihirbaz�, Microsoft Windows Media� Player ortam y�r�t�c�s�, Windows Movie Maker film d�zenleyicisi ve geli�mi� say�sal foto�raf i�leme �zellikleri gibi bir�ok yenilik sunmaktad�r.

    2006-2007: Windows Vista

    V. ERGONOM�

    Ergonomi ba�l��� alt�nda bilgisayar kullan�m�n� inceleyecek olursak, �zellikle yo�un �al��ma d�nemlerinde dikkat edilmesi gereken baz� hususlar� �u �ekilde s�ralayabiliriz:

    Yazı kaynağı : mimoza.marmara.edu.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Ali 10 Ay önce
    0

    bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yorum yap