Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    deri sagliginin korumak için neler yapmalıyız

    1 ziyaretçi

    deri sagliginin korumak için neler yapmalıyız bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Deri sağlığını korumak için neler yapmalıyız?

    Cilt sağlığını korumak için neler yapmalıyız

    Cilt sağlığını korumak için neler yapmalıyız

    Pürüzsüz bir cilde sahip olmayı kim istemez ki. Cilt, vücudun en büyük organı ve vücudu tüm dış faktörlerden koruyan bir bariyerdir. Cilt aynı zamanda vücudun da aynasıdır. Özellikle de havaların gitgide soğuduğu şu günlerde birkaç dokunuşla hayallerinizdeki ışıldayan cilde sahip olmak hiç de zor olmasa gerek. Peki cilt sağlığını korumak için neler yapmalıyız? Sağlıklı ve güzel bir cilt için ne yapmalı?

    Cilt sağlığını korumak için neler yapılmalı

    Vücudumuzu güneşin zararlı ışınlarından korumalıyız.

    Vücudumuzu temiz tutmalı, sık sık banyo yapmalıyız.

    Sigaradan uzak durmalıyız.

    Düzenli ve sağlıklı beslenmeliyiz.

    Zarar verici maddelere; kesilme, ezilme, yaralanma ve yanma gibi durumlara karşı dikkatli olup derimizi korumalıyız.

    Derimizde şişlik, kızarıklık, yara, kaşıntı gibi durumlar olduğunda cilt doktoruna gidip muayene olmalıyız.

    Cildi güzelleştirme için bitkisel kür

    15 tane saplı maydanozu elinizle parçalayıp robota atınız. Üzerine yarım limon suyu ve yarım bardak su ilave ediniz. Robotla karıştırdıktan sonra sabah kahvaltıdan yarım saat önce aç karnına tamamını içiniz.

    Cildi güzelleştiren besinler

    Cildi güzelleştiren yiyecekleri şöyle sıralayabiiriz: Yağlar arasından zeytinyağı, meyvelerden erik, elma, hurma, avokado, Trabzon hurması, portakal, greyfurt, kavun, karpuz, kivi, sebzelerden lahana, havuç, brokoli, karnabahar, bezelye, turuncu dolmalık biber, bütün yeşillikler (roka, tere, ıspanak, pazı, semizotu, maydanoz, marul, soğanın yeşil kısmı, madımak, hindibağ ve Ege otları, sarı mercimek), ceviz, fındık, böğürtlen,  balkabağı, yaz domatesi . Ayrıca hayvansal gıdalardan Balık (sardalya, kalkan, levrek, dil balığı, kılıç balığı, lağos, hamsi, somon, lüfer, çipura, deniz ürünleri) soya sütü, az yağlı keçi sütü, peyniri ve yoğurdu, taze ve az yağlı peynirler, yumurtanın beyazı ve bazen sarısı, tavuğun beyaz eti.

    Cildi güzelleştiren baharatlar

    Başta toz zerdeçal olmak üzere hindibağ, enginar, deve dikeni hapları karaciğerin detokslanmasını sağlayarak cildinizin kalitesini arttırabilir. 

    Yazı kaynağı : www.yeniakit.com.tr

    Deri sağlığımızı korumak için başka neler yapabileceğimizi arkadaşlarımızla tartışalım.

    Deri Sa�l��� ve Korunmas�

    1- Deri ezilme, kesilme, yaralanma ve yanmalardan korunmal�d�r.

    2- Vücut temiz tutulmal� ve deri üstündeki kirler ve ölü hücreler s�k s�k y�kanarak vücuttan uzakla�t�r�lmal�.

    3- Güne�in zararl� ���nlar�ndan korunmal� ve uzun süre güne�te kal�nmamal�d�r.

    4- Alerjiye neden olabilecek deterjan ve kozmetik ürünler kullan�lmamal�d�r.

    Yazı kaynağı : www.fenokulu.net

    Derinin Korunması – Deri Hastalıklarından Korunma | İ.Ü. İstanbul Tıp Fakültesi

    Deri bedenimizi dış etkenlere karşı koruyan, bunun yanı sıra vücudun sıvı dengesini ve ısısının sabit kalmasını sağlayan, bu arada da çeşitli maddeler salgılayan, her şeyden önemlisi çevremizle ilişkimizi kuran, algılayan, uyaran en büyük organımızdır. Çok sayıdaki görev ve işlevlerinin dışında yumuşak, temiz ve pürüzsüz görünümü kişiye özgünlüğünü ve belki de troplum içinde ilk bakıştaki değerlendirilmesine yönelik katkıda bulunan bu anlamda da estetik ve toplumsal önemi olan bir organdır. Onun bu özelliği yalnız başkaları için değil, kişinin kendisiyle barışık olması ve özgüveni için de gereklidir.

    Ama en dıştaki organ olarak içinde bulunduğumuz ortam ve çevrede de her şeyden, özellikle de dışardan gelecek olumsuzluklardan etkilenmeye açık bir organdır. Derinin bu özelliği hem yapısından hem de kendi kendini yenileme gücünden gelir. Bununla birlikte bu güç sınırsız değildir. Hemen her konuda olduğu gibi onun bu durumunu da kişinin kendi kendine yaptıkları ve yapmadıkları belirleyecektir.

    Bu bağlamda derinin korunması çok önemlidir. Bir hekim ve dermatolog bedenin diğer unsurları gibi derinin de korunması konusunda hizmet verdiği insanları aydınlatmalıdır. İnsanlar da bu öğrendiklerini uygulayarak bedenlerini doğaya, çevreye ve özellikle de zamanın alıp götürdüklerine karşı korumak zorundadır. Kişi derisini koruduğunda aslında onun hastalanmasını da önlemiş olacaktır.

    Derinin Temizliği

    Korunmanın ilk koşulu temizliktir. Deri sağlığı ve bakımı düzenli bir temizlik ile başlar. Temizlik yalnız deriyi kirleten dışsal kirleticilerden derinin arındırılması anlamına gelmez. Deri 24-26 günde bir en iç tabakasından dışa doğru yenilenir ve bu süre içinde en üste çıkmış olan en eski tabaka çeşitli yollarla atılır. Temizlik artık canlılığını yitirmiş bu ölü hücrelerin atılması için gereklidir. Bu temizlik işlemi aynı zamanda derinin havalanması ve dışardan alacağı maddelerin deriye geçmesini de sağlayacaktır.

    Temizlik suyla fiziksel olarak yapılır. Çeşitli temizleyiciler ve bu arada da sabunlar, deterjanlar ve benzeri maddeler bu temizlenme işlemini kolaylaştırmanın yanında bazı kirletici maddeleri çözerek bir anlamda kimyasal bir temizlenmeyi de sağlarlar. Derinin özellikle yüz derisinin günlük temizliğinde yaygın olarak kullanılan ürünler sabunlardır. Bunun dışında lipid içermeyen temizleyiciler, temizleme kremleri, astrinjenler ve tonikler, eksfolyantlar, abraziv scrublar ve temizleme maskeleri de kullanılmaktadır.

    Her şeyde olduğu gibi temizlik işleminde de aşırıya kaçılmaması en önemli noktadır. Çünkü deri temizlenirken, derinin üzerinde ve içinde bulunan ve bedenimizi dış etkenlere karşı koruyan çeşitli unsurları da vücuttan uzaklaştırmış oluruz. Bu noktada cildin özelliklerine uygun, onları bozmayacak ve olumsuz etkilemeyecek temizleyicilerin kullanılmasında yarar vardır.

    Suyla yıkama işlemi aynı zamanda cilde havayla temas ederken “kuruma” yoluyla yitirdiği suyun verilmesini de sağlayacaktır. Başka bir deyişle cildin nemlenmesine katkıda bulunmuş olacaktır. Ancak suyun kendisinin deri üzerinden buharlaşırken derinin kurumasına yol açtığı da unutulmamalıdır. Dolayısıyla suyla aşırı temas cildin yapısını bozacak bir başka unsurdur.

    Derinin Nemlenmesi

    Derinin en üst tabakasının yaklaşık %10-13’ünü su oluşturur. Bu tabakadaki su içeriğinin azalması deride kuruluk, çatlama ve kaşıntıya yol açar. Deriden su kaybı süreklidir. En basit yolla yani deriden buharlaşma ile kaybedilen su derinin daha alt tabakalarının sağladığı suyla desteklenir. Ancak sık banyo, güneş ışığına bağlı etkiler, kuru hava akımlarına maruz kalma, derinin yaşlanması sonucu sıvı kaybı artmakta ve deride kuru, pürüzlü ve kepekli bir görünüm ortaya çıkmaktadır. Genellikle sık banyo veya fazla miktarda sabun, deterjan kullanımının katkıda bulunduğu deri kuruluğu, asıl olarak içinde tuttuğu suyu yavaş yavaş veren “nemlendirici” denilen bazı maddelerle veya derinin nemlendirilmesinden sonra, suyun uçmasını önleyen bir başka maddenin cilde uygulanmasıyla sağlanır. Nemlendiricilerin asıl işlevleri derinin en üst tabakasının yeniden nemlenmesini (rehidratasyon) sağlamaktır. Derinin neminin korunması veya nemlendirilmesinin sağlanmasında çeşitli yöntemler vardır.

    İlki deriden sıvı kaybının ve nemini yitirmenin önlenmesidir. Bir anlamda koruyucu bir engel oluşturan bu maddeler derinin üzerini adeta bir film gibi kaplarlar ve derinin nemini yitirmesini önlerler. Bu amaçla çeşitli maddeler kullanılabilir. Çeşitli yağlar ve mumlar en sık kullanılanlardır. Bunlar arasında vazelin, mineral yağlar, parafin ve skualen-, bitkisel ve hayvansal yağlar, yağ asitleri -lanolin asit, stearik asit-, yağ alkolleri -lanolin alkol, setil alkol-, polihidrik alkoller -propilen glikol-, mum esterleri -lanolin, balmumu, stearil stearat-, bitkisel mumlar, fosfolipidler -lesitin-, steroller -kolesterol- sayılabilir) en sık kullanılan yöntemdir.

    İkinci yöntem bulunulan ortamdaki nemin deriye çekilmesidir. Nem çekici bu maddelerin özelliği atmosferde nem oranı yüksek olunca havadan, düşük olunca da derinin derin tabakalarından su çekerek, derinin üst tabakalarının nemlendirilmesini sağlamaktır. Üre, laktik asit, gliserin, propilen glikol, sorbitol, glikozaminoglikanlar, kollajen ve elastin gibi maddeler bunlar arasında yer alır.
    Güneş hem ısı hem de ışın etkisiyle derinin nemini azaltıcı etki yapar. Dolayısıyla güneşten koruyucular hem derinin hasarını önleyerek, hem de su kaybını engelleyerek işe yarayan maddelerdir. Günümüzde kullanılan çoğu nemlendirici ve bakım ürünlerinin içinde ek olarak güneşten koruyucu özelliklere sahip maddeler bulunmaktadır.

    “Temizlik ve Nemlenme”nin sağlanması yanında korunma için üçüncü temel unsur derinin yapısal olarak bozulmasına ve olumsuz etkilenmesine yol açan, başta fiziksel etkenler olmak üzere diğer etkenlere karşı cildin korunması gerekir. Bunu da bu fiziksel etkenlerle maruziyeti sınırlayacak önlemlerle aşmak mümkündür.

    Bu bağlamda örtünmek yeterli olacaktır. Ancak bu örtünmede de öncekilerde olduğu gibi aşırıya kaçmamak gereklidir. Çünkü derinin dış dünyayla tüm alışverişini kesecek bir örtünme bu kez hem deriye hem de bedene zararlı olacaktır. En basit örneği yinelersek bedenin iskeletini oluşturan kemik dokunun varlığını sürdürebilmesi bedenin güneşle temasına bağlıdır. Ama aynı güneş içindeki zararlı bir atkım ışınlarla başta deri olmak üzere yine aynı bedende olumsuz sonuçlara yol açabilecek etkilerde bulunabilir.

    Derinin Bakımı ve Tamiri

    Korunmanın bir diğer önemli unsuru da bazı hastalıkların ortaya çıkmasına zemin hazırlayan veya olanak yaratan durumlara karşı korunmak için bazı önlemleri almaktır.

    Bunlar her hastalık için ayrı ayrı bazı önemli noktalardır ve bu konuları öğrenirken mutlaka o hastalıklardan nasıl korunacağı ve onları da göz önüne alarak deri bakımının nasıl yapılacağı sorulup, araştırılıp, öğrenilmelidir.

    Son olarak değişik amaçlarla deriye uygulanan araç, gereç ve malzemeyle ilaçların deride ortaya çıkaracağı olumsuzluklar da öğrenilmeli ve bunlara karşı gereken önlemlerin alınması da unutulmamalıdır.

    Derinin durumuna göre yağını koruyan ya da katkıda bulunan, basit hasarların ve kayıpların hızlı tamirini sağlayan, çeşitli bakım ürünleri de derinin korunmasına katkıda bulunurlar.

    Tüm bunlar doğumdan ölüme kadar yaşamın her anında uygulanması gereken önlemlerdir.

    Yazı kaynağı : www.iudermatoloji.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap