Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    düşükten sonra kanama ne kadar sürer

    1 ziyaretçi

    düşükten sonra kanama ne kadar sürer bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Düşük Neden Olur? Düşük Çeşitleri

    Düşük (abortus), 20. Gebelik haftasından önce kendiliğinden olan gebelik kayıplarına verilen tanımlamadır. 20. Gebelik haftasından sonra olan doğumlara düşük değil, erken doğum adı verilir. Düşükler genellikle gebeliğin ilk 3 ayı içinde olur.

    Bu yazımızda Düşük neden olur ve Düşük çeşitleri ile ilgili merak ettiğiniz soruları cevapladık.

    Düşük (Abortus) Nedir?

    Gebeliğin ilk 20 haftasında olan gebelik kayıplarına düşük denir. İlk 12 hafta içindeki düşüklere de erken düşük adı verilir.

    Hamilelikte en sık görülen komplikasyon düşüktür. Gebeliklerin %30’u düşük ile sonuçlanır (1). Gebelik kesesi ultrasonla görüldükten sonra ise düşük riski %10’a düşer.

    Gebeliğin 12. haftasından sonra düşük riski %1’e düşer (2). Daha önce düşük yapmış olan kadınlar sonraki gebeliklerinde yüksek ihtimalle sağlıklı bir gebelik geçireceklerdir ve bebeklerini sağlıkla kucaklarına alacaklardır.

    Erken düşüklerin görülme sıklığını tam olarak bilmiyoruz çünkü bazı gebelikler rahime tutunmadan düşükle sonuçlanmaktadır. Buna kimyasal gebelik denir. Rahime tam tutunma (implantasyon) olmadığı için kimyasal gebelikler düşük olarak kabul edilmez.

    dusuk nedir nedin dusuk olur

    Düşük Nasıl Olur?

    Düşük genellikle kanama, ağrı ile beraber parça düşürme şeklinde olur. Kanama miktarı ve süresi gebelik haftasına göre değişir. Gebelik haftası büyüdükçe kanamanın miktarı artar. Düşükten sonra kanama ortalama 1 hafta sürer ve en geç 10-15 gün içinde düşük kanaması biter. Bazen de düşük hiç bir belirti vermeden olabilir.

    Düşük Neden Olur?

    Düşük yapan kadınların en çok merak ettiği sorulardandır “Düşük neden olur” sorusudur. Bilinenin aksine zıplamak, ağır kaldırmak düşüğe neden olmaz ama aşağıdaki sebepler düşüğe neden olabilir.

    İleri kadın yaşı

    Kadın yaşı 35’in üstünde olduğunda bebekte kromozomal anomali riski arttığı için düşük riski de artar (1,3). Yani kadın yaşının 35’den büyük olması bebekte genetik anomali açısından en önemli risk faktörüdür.

    Düşük riskinin en düşük olduğu yaş grubu 25-29’dur. 45 yaşından sonra ise düşük riski %57’e yükselir (1).

    Yaşa göre düşük riskleri şu şekildedir:

    Baba yaşının düşükle ilgisinin olmadığı yapılan çalışmalarda gösterilmiştir (4).

    Genetik bozukluklar

    20 haftadan önce olan gebelik kayıplarının %70’inin nedeni bebekte kromozomal bir anomali olmasıdır (5-9). Düşük sebebi olarak kromozomal anomali çıkma ihtimali gebelik haftasına göre değişir.

    6 haftalık düşüklerde embriyoda genetik anomali riski %9, 6-9 haftalık düşüklerde %69, 10-20 hafta arası düşüklerde ise %33 bebekte kromozomal sakatlık tespit edilir (7).

    Kadında anatomik bozukluklar

    Rahim yapısında olan bazı anatomik problemler embriyonun tutunmasına engel olarak veya gelişimine engel olarak düşüğe neden olabilir.

    Düşüğe sebep olan anatomik anatomik problemler şunlardır:

    Anatomik problemi olan hastaya genelde düşük yapana kadar tanı konmaz. Anatomik problemlerin tanısı ultrason, ilaçlı rahim filmi (HSG) veya histeroskopi ile konur. Bu testlerin ardından anatomik sorun olup olmadığı belli olur ve bu sorunlar tespit edilirse tedavi edilmeden hamile kalmasına izin verilmez.

    Örneğin uterin septumu (rahimde perde) olan bir kadın %90 düşük yaşayacaktır. Bunu bile bile hastanın gebe kalmasına izin vermek veya bu konuda hastayı bilgilendirmemek etik bir davranış olmayacaktır.

    Bir kadının düşük yaşaması belki hayati risk taşımaz ama psikolojik olarak çifti yıpratan bir süreçtir. Bu nedenle yukarıda sayılan anatomik problemlerden biri saptanması durumunda aile bu konuda bilgilendirilmeli ve gerekli tedavi yapıldıktan sonra tekrar hamilelik planlanmalıdır.

    Daha önce düşük yapmış olmak

    Daha önce düşük yapmış olmak kadın yaşından bağımsız olarak düşük riskini artırır. Daha önce 1 düşük yapmış olan kadınlarda sonraki gebelikte düşük riski 1.5 kat, daha önce 2 düşük yapmış olanlarda 3 kat, 3 düşük yapmış olan kadınlarda ise düşük riski 4 kat artmaktadır (1).

    Medikal Hastalıklar

    Kadındaki bazı medikal problemler de düşüğe sebep olabilir. Ama bu durumun iyi yanı kontrol edilebilir olmasıdır. Örneğin diyabeti olan bir kadın kan şekeri kontrol altına alındıktan sonra gebe kalırsa, oluşabilecek düşük engellenmiş olur.

    Bu nedenle hamile kalmadan önce doktor kontrolünden geçmek, gerekli testleri yaptırmak düşük riskini ciddi anlamda azaltacaktır. Bu bakımdan prekonsepsiyonel kontrol sağlıklı bir gebelik için çok önemlidir.

    Kadında düşüğe neden olan tıbbi problemler şunlardır;

    İlaç veya Madde Kullanımı

    Bazı ilaçların ve maddelerin gebelikte kullanılması sakıncalıdır. Gebelikte kullanılması sakıncalı olan ilaçlar, kullanıldığı gebelik haftası ve ilaç dozuna göre düşük sebebi olabilir. Özellikle hamileliğin ilk 3 ayında zararlı ilaçları kullanmak düşüğe veya bebekte doğuştan sakatlıklara yol açabilir.

    Sigara, alkol ve kafein de dozuna göre hamilelikte düşük riskini artırır. Bu anlamda hasta bu maddelerin gebelikte kullanımı durumunda ortaya çıkacak riskler açısından uyarılmalıdır.

    Çevresel Faktörler

    Bazı toksinler, radyasyon, hava kirliliği de düşük nedenleri arasında gösterilir (10). Çevresel faktörlerin bazılarından korunmak mümkün iken bazılarından ne yazık ki korunmak mümkün değildir.

    Travma

    Normal şartlarda embriyo rahim tarafından korunur. Bu nedenle günlük hayatta yapılan fiziksel hareketler düşüğe neden olmaz. Ancak ciddi travmalar, fiziksel şiddet düşüğe neden olabilir.

    Subkoryonik Hematom (Kanama Alanı)

    Subkoryonik hematomu (kanama alanı) olan hastalarda düşük riski 2 kat artmıştır (11). Kanama alanı gebelik kesesinin %25 veya daha fazlasını kaplıyorsa düşük riski daha da artar.

    Kanama alanının yeri de gebeliğin akıbetini etkiler. Kanama alanı plasenta arkasındaysa gebelik kaybı riski daha yüksektir. Kanama alanı tanısı ultrasonla konur.

    Kan Pıhtılaşması

    Bazı kan pıhtılaşması problemleri tekrarlayan düşüğe neden olur. Tekrarlayan düşük demek için ardışık 2-3 defa düşük olması gerekir. Bu şekilde düşük öyküsü olanların gebe kalmadan önce kan pıhtılaşması testlerini yaptırması gerekir. Kan pıhtılaşması olan hastaların da düşüğü önlemek için gebelikte kan sulandırıcı iğne ve aspirin kullanması gerekir.

    Düşük Belirtileri

    Düşük belirtileri arasında kanama ve kasık ağrısı en sık görülen belirtilerdir. Kanama ve kasık ağrısı dışında bazı kadınlarda bulantı kusma, memelerde hassasiyet gibi gebelik belirtileri azalabilir.

    Bazen de gebelik kaybı hiç bir belirti vermeden olabilir. Rutin ultrason muayenesi sırasında düşük olduğu veya bebeğin kalp atışının durduğu görülebilir.

    Düşükte Kanama Nasıl Olur?

    Kanama gebelerin %20-30’unda görülür ama bu hastaların %25’i düşük yapar. Yani gebelikte olan her kanama düşük olacağı anlamına gelmez.

    Düşük kanaması ağrıyla beraber olabileceği gibi, ağrısız da düşük kanaması olabilir. Bazı hastalarda önce kasık ağrısı başlar, ardından kanama başlar. Bazı hastalarda ise kanama ile beraber kasık ağrısı başlar.

    Düşük kanamasının miktarı ve görüntüsü hastadan hastaya değişir. Açık renkli, kırmızı, pembe pıhtılı kanama olabileceği gibi koyu kahverengi, siyah renkli de kanama olabilir.

    Düşükte gelen parçalar pıhtı ve kanla karışık beyaz et şeklinde olur. Eğer gebelik haftası küçükse et parçası kan ve pıhtının arasında net görülemeyebilir. Düşükte kanama ve ağrı ile beraber parça düşer. Bazen kanla beraber parça da düşebilir. Pıhtı ile parçayı ayırt etmek biraz zordur. Pıhtının içinde beyaz dokular yoktur ama parça düştüğünde beyaz et benzeri yapılar görülür.

    Kanamanın miktarına veya rengine göre düşük olacağı veya olmayacağı yorumunu yapmak doğru değildir. Kanamalı olan her hamile kadının mutlaka teşhis için ultrasonla muayene olması gerekir.

    Erken gebelik kanaması nedenleri arasında dış gebelik ve üzüm gebeliği (molar gebelik) de bulunur. Bu tanılar açısından da hasta mutlaka değerlendirilmelidir.

    Erken gebelik kanaması ile karışabilen diğer bir patoloji de bazı jinekolojik problemlerdir. Örneğin miyom, polip veya rahim ağzında yara (servikal erozyon) da kanamaya yol açabilir. Ve bu kanama yanlışlıkla düşük tehlikesi kanaması sanılabilir. Bu nedenle kanaması olan her gebenin spekülümle jinekolojik muayene olması önemlidir.

    Düşük kanaması ortalama 1 hafta sürer, bazı hastalarda bu süre 14 güne kadar uzayabilir. Düşük sonrası kanamanın daha da uzaması durumunda rahimde parça kalması, üzüm gebelik veya dış gebelik ihtimali gündeme gelir. Mutlaka muayene ile bu tanılar ekarte edilmelidir.

    Hamilelik kanamaları ile ilgili daha ayrıntılı bilgi için bu linke tıklayabilirsiniz.

    Düşük Sancısı

    Düşük tehlikesi veya düşük sırasında kasıklarda adet sancısına benzer kramp ve ağrı hissedilir. Düşük sancısı hafif olabileceği gibi çok şiddetli de olabilir.

    Dış gebelik (ektopik gebelik) durumunda da hasta kasık ağrısı problemi yaşar. Bu nedenle kasık ağrısı olan gebe bir kadının, vajinal kanaması olsun veya olmasın dış gebelik olabileceği akıldan çıkarılmamalıdır.

    Düşük Riskleri

    Düşük sonrası en büyük risk kanama, enfeksiyon ve rahimde parça kalmasıdır. Küçük gebelik haftalarında ciddi kanama olmaz ama gebelik haftası büyüdükçe müdahale edilmezse kan transfüzyonu gerektirecek kanamalar olabilir.

    Düşük sonrası olabilecek olan diğer bir risk ise enfeksiyondur. İlk 3 ayda olan düşükler sonrası enfeksiyon gelişme riski %15 civarındadır. Düşük sonrası enfeksiyon belirtileri arasında kasık ağrısı, ateş, rahimde hassasiyet, kötü kokulu akıntı bulunur. Bu açıdan hastanın uyanık olması ve bu belirtilerden biri olduğu takdirde doktoruna haber vermesi gerekir.

    Düşükten sonra kalan parça erken gebelik haftalarında kendiliğinden düşer. Ancak kendiliğinden düşmezse içerde kalan parçanın kürtajla temizlenmesi gerekir.

    Düşükten sonra parça kalması belirtileri; geçmeyen kanama, kötü kokulu akıntı, kasık ağrısı ve ateştir. Bu belirtiler varsa mutlaka doktorunuzla iletişime geçmelisiniz.

    Düşük Çeşitleri

    Düşükler tıbbi olarak yapılan düşükler ve sponton (kendiliğinden) düşükler şeklinde 2 sınıfa ayrılır.

    Kendiliğinden olan düşük çeşitleri ise klinik olarak 5 grupta sınıflandırılır.

    Düşük tehlikesi

    Düşük tehlikesi hamile olan her 4 kadından birinde görülür. Düşük tehlikesinde, kanama ve kramp tarzı kasık ağrıları vardır ama gebelik henüz düşmemiştir. Düşük tehlikesi yaşayan hamile kadınların %20-25’i bebeğini düşürür.

    Eğer düşük tehlikeniz varsa düşüğü önlemenin yolu istirahat etmeniz ve cinsel ilişkinin olmamasıdır. Doktorunuz da uygun görürse progesteron türevi düşük engelleyici ilaçlar kullanarak düşük önlenebilir.

    Tam düşük (Komplet abortus)

    Gebelik ürünleri tamamen dışarı atılmıştır. Düşük sonrası rahimde parça kalmamıştır. Bu şekilde olan düşüklere komplet düşük yani tam düşük adı verilir.

    Kendiliğinden düşük sonrası içerde parça kalıp kalmadığını anlamak için ultrason muayenesi gerekir. Eğer rahimde parça kalmışsa revizyon kürtajla kalan parçaların temizlenmesi gerekir. Çünkü içerde kalan parçalar temizlenmezse kanama veya enfeksiyon gelişebilir.

    Komplet abortusta rahimde parça kalmamış olduğu için genellikle kürtaja gerek kalmaz. 6 haftalık, 8 haftalık düşük sonrası genelde kürtaj gerekmez, çünkü bu gebelik haftalarında çoğunlukla gebelik ürünleri tamamen atılır, içerde parça kalmaz.

    Kısmi düşük (İnkomplet abortus)

    Kısmi düşük, latince adıyla inkomplet düşük gebelik ve gebelik ürünlerinin bir kısmı dışarı atılmış ama bir miktar daha materyalin rahimde kaldığı düşük çeşididir. İnkomplet abort sonrası kanama ve enfeksiyon gelişmemesi için mutlaka rahimde kalan parçaların kürtajla temizlenmesi gerekir.

    Kaçınılmaz düşük (Abortus insipiens)

    Kaçınılmaz düşük çeşidinde bebek henüz düşmemiştir ancak düşmesi kaçınılmazdır. Ya rahim ağzı açılmıştır ya da bebek rahim ağzına doğru aşağı inmiştir. Kaçınılmaz düşükte 2 seçenek vardır. Ya hastanın kendi kendine düşük yapması beklenir ya da direk kürtaja alınır.

    Belirtisiz erken gebelik kaybı

    Bazı gebelik kayıplarında kanama, kasık ağrısı gibi herhangi bir belirti olmaz. Rutin gebelik muayenesi sırasında tesadüfen bebeğin gelişiminin durduğu veya kalp atışının olmadığı saptanır. Bu düşük çeşidine belirtisiz erken gebelik kaybı denir.

    Düşük Nasıl Anlaşılır?

    Düşük tanısı ultrasonla veya kan testiyle (BHCG) konur. Ultrasonografinin duyarlılığı kan testine göre daha yüksektir. Eğer bir gebelik daha önce ultrasonda görüldü ama sonraki kontrolde gebelik kesesinin gelişmediği veya daha önce olan kalp atışının olmadığı saptanıyorsa gebelik kaybı (düşük) teşhisi konur.

    Düşük olduğunu gösteren ultrason bulguları

    Bazı durumlarda ise düşük tanısı için acele davranmamak gerekir (12). Aşağıdaki ultrason bulguları varsa sağlıksız gebelik olup olmadığından emin olmak için 1 hafta sonra tekrar ultrasonla bakmak gerekir.

    İstenen bir gebelikte şüpheli ultrason bulguları varsa sağlıksız gebelik kararı vermeden önce iki kere düşünmek gerekir. Erken verilen kürtaj kararı sağlıklı bir gebeliğin yanlışlıkla sonlandırılmasına neden olabilir. Böyle durumlarda 1 hafta daha beklemek daha mantıklı bir yaklaşım olacaktır.

    Ayrıca son adet tarihine göre ultrasonda daha küçük çıkan gebeliklerde geç döllenme olmuş olabileceği, bu nedenle embriyonun ve gebelik kesesi ölçümlerinin küçük çıkabileceği unutulmamalıdır.

    Düşük Yaptığını Nasıl Anlarsın?

    Bir kadın düşük yaptığını şu şekilde anlar. Önce adet gecikmesi yaşar. Gebelik testi ile gebe olduğunu öğrenir fakat daha sonra kasık ağrısı ve kanama başlar. Tam düşük anında kanama ve ağrının şiddeti artar ve tuvalete gittiğinde veya iç çamaşırında kan ve pıhtının arasında beyaz et parçasını görerek düşük yaptığını anlar.

    Kaç Haftalık Düşüklerde Kürtaj Gerekmez?

    8 haftanın altındaki düşüklerde genelde kürtaj gerekmez. Ancak düşük sonrası içerde parça kalıp kalmadığını anlamak için mutlaka ultrasonla bakmak gerekir.

    6 Haftalık Düşükler Nasıl Olur?

    6 haftalık düşükler de diğer haftadaki düşükler gibi kanama ve kasık ağrısı ile olur. Ancak gebelik haftası küçük olduğu için kanama miktarı ve ağrı az olabilir.

    Adet Söktürücü İlaçlar Düşük Yapar mı?

    Hayır adet söktürücü ilaçlar düşüğe neden olmaz. Tam tersi içeriklerindeki progesterondan dolayı adet söktürücü ilaçlar bebeğin düşmesine engel olur. Hatta düşük tehlikesi olan hastalara bebeğin düşmemesi için progesteron içeren ilaçlar verilir.

    Maydanoz, kekik çayı gibi bitkisel çayların halk arasında düşük yaptığına inanılsa da bu bitkiler düşüğe neden olmaz.

    İlk Düşükten Sonra Hamilelik Ne Zaman Olmalı?

    İlk düşükten sonra hamilelik 2-3 ay sonra olmalıdır. Çünkü rahimin toparlanması için ve sonraki gebeliğin sağlıklı olması için bu süre boyunca hamile kalınmamalıdır. Bazı hastalar düşükten sonra hemen hamile kalamayacaklarını düşünürler ve korunmazlar. Unutmamak gerekir ki düşükten sonra adet olmadan hamile kalınabilir.

    Düşükten Sonra Adet Ne Zaman Olur?

    Düşükten sonra gebelik belirtileri yavaş yavaş azalır ve toplamda 14 günde tamamen yok olur. Gebelik testi de 14 gün sonunda negatif çıkar. Düşük sonrası adet 1 ay sonra olur. Ancak ilk adet 1 hafta 10 gün geç gelebilir, bu durum normaldir.

    Düşük sonrası adet daha da gecikirse muayene olunması gerekir. Muayene ile dış gebelik, rahim duvarında incelme, hormonal bozukluk olup olmadığı belirlenmeli ve tedavi edilmelidir.

    Düşük nedenleri ve tedavisi Prof. Dr. Deniz Ulaş tarafından Ankara da özel kliniğinde yapılmaktadır. Konu ile ilgili ayrıntılı bilgi almak için 05059819919 numaralı telefondan bize ulaşabilirsiniz.

    Referanslar

    Yazı kaynağı : drdenizulas.com

    Kaç Haftalık Düşüklerde Kürtaj Gerekmez?

    Gebeliğin 20. haftasından önce kendiliğinden sona ermesi durumu düşük (abortus) olarak adlandırılır. Bilinen gebeliklerin %10’u ila %20’si düşük ile sonuçlandığı bilinmektedir. Fakat bu oran gerçekte çok daha yüksektir. Düşükler, henüz anne adayının gebe olduğunu fark etmediği çok erken dönemlerde de meydana gelebilir.[1]

    Düşüklerin çoğu gebeliğin 12. haftasından önce gerçekleşir. İlk 12 hafta içerisinde meydana gelen düşükler, erken düşük olarak adlandırılır. Erken düşük ihtimali ortadan kalktıktan sonra diğer bir deyişle gebeliğin ilk 12 haftasında düşük meydana gelmediğinde, gebeliğin ilerleyen döneminde düşük oluşma ihtimalinin %1 ila %5 arasında değiştiği ifade edilebilir.[2]

    Düşük Neden Olur?

    Gebeliğin ilk 3 ayından olan düşüklerin en sık nedeni (%80) bebekte genetik problem (doğuştan sakatlık) olmasıdır. Genetik nedenler dışında enfeksiyon, kan pıhtılaşması (trombofili),rahimde perde, miyom gibi birçok faktör düşüğe neden olabilir.

    Üst üste 2-3 düşük olması durumunda düşük nedenleri araştırılmalı, ondan sonra tekrar gebe kalmaya izin verilmelidir.

    Düşük Çeşitleri

    Düşük çeşitlerine bakıldığında 4 çeşit düşük vardır.

    Komplet abortus denildiğinde gebelik materyalinin hepsinin kendiliğinden dışarı atıldığı, rahimde parça kalmadığı düşük çeşididir. Komplet abortus tanısı ultrasonla konur. Ultrasonda rahim duvarı incedir ve düzenlidir. Komplet abortus tipi düşük sonrası kürtaja gerek yoktur.

    İnkomplet abortus demek düşük sonrası içerde parça kalan düşük çeşididir. Gebelik materyalinin bir kısmı dışarı atılmış, bir kısmı hala rahim içindedir. İnkomplet abortus sonrası rahimde kalan parçaların temizlenmesi gerekir.

    Abortus insipiens kaçınılmaz düşük demektir. Bebek hala rahim içindedir ama rahim ağzı açılmış ve kanama başlamıştır. Abortus insipienste bebeğin kendiliğinden düşmesi beklenir.

    Missed abortus anne karnında bebeğin kalp atışlarının durmasına bağlı gebelik kaybıdır. Missed abortusta eğer gebelik sonlandırılmazsa DIC (annenin zehirlenmesi) gibi önemli bir komplikasyon görülebilir. Bu nedenle missed abortus tanısı konduysa kürtajla veya ilaçla gebeliğin sonlandırılması gerekir.

    Düşükte Gelen Parçalar Nasıl Olur?

    Düşükte gelen parçaların miktarı ve rengi gebelik haftasına göre değişir. Gebelik haftası arttıkça düşükte gelen parçaların miktarı artar. Pıhtılı kanla beraber bebeğe ve bebeğin eşine ait parçalar gelir. Düşük sonrası kanama yaklaşık 1 hafta sürebilir. Düşük sonrası kanama çoksa veya uzun sürüyorsa rahimde parça kalması ihtimaline karşı ultrasonla kontrolü şarttır.

    Düşükten Sonra Parça Kalması Belirtileri

    Düşükten sonra parça kalmasının belirtileri şu şekilde sıralanabilir.

    Bu belirtiler varsa mutlaka doktorunuzla görüşün ve içerde parça kalıp kalmadığı ultrasonla kesinleştirilsin.

    Düşükten Sonra Parça Kalmasının Riskleri

    Düşükten sonra parça kalmasının 2 riski vardır.

    Rahimde parça kalması durumunda aşırı kanamaya bağlı anemi, adet düzensizliği gibi sorunlar görülebilir. Enfeksiyon da rahimde parça kalmasının sonuçlarından biridir. Eğer bu enfeksiyon tedavi edilmezse tüplerde tıkanıklığa neden olabilir. Buna bağlı olarak da kısırlık veya dış gebelik gibi komplikasyonlar görülebilir.

    Bu nedenle düşükten sonra rahimde parça kalması durumu söz konusu ise kanama ve enfeksiyondan korunmak için kürtajlarahimin temizlenmesi gerekir.

    Rahim içerisinde parça kalması enfeksiyon dahil olmak üzere çeşitli riskleri de beraberinde getirecektir. Yine de her düşük sonrası kürtaj gerekmez. Nitekim genellikle 6-7 haftadan küçük düşüklerde çoğunlukla kürtaj gerekmez. Çünkü 6-7 haftalık düşüklerde gebelik materyali ve eklerinin hepsi kendiliğinden dışarı atılır. Yani içerde parça kalmaz ama yine de düşük sonrası rahimde parça kalıp kalmadığının kesinleşmesi için ultrason muayenesi yapılmalıdır.

    Tekrarlayan Düşüklerde Yapılması Gereken Testler

    Ardışık 2-3 düşük yaşanmasına tekrarlayan düşük, tıbbi adıyla habitüel abortus denir. Habitüel abortus olması durumunda aşağıdaki testler yapılarak düşük nedeni ortaya konmalıdır.

    Düşükten Sonra Rahmin Temizlenmesi Şart mı?

    Düşükten sonra rahimin temizlenmesi şarttır. Ancak bunun için mutlaka kürtaj gerekmez. Eğer hastanın aşırı kanaması yoksa, enfeksiyon bulgusu yoksa ilaçla rahimin temizlenmesi sağlanabilir. Bu ilaçlar rahim ağzını açarak içerde kalan parçanın dışarı atılmasını sağlar.

    Ancak hastanın kanaması çoksa, vital bulguları stabil değilse ilaçla değil direk kürtajla rahimin temizlenmesi gerekir. Bu şekilde müdahale ile hastanın kanaması hızlı bir şekilde durdurulabilir.

    Hangi Durumlarda Düşük Sonrası Kürtaj Yapılması Gerekir?

    Düşük belirtileri yaşayan kadınların zaman kaybetmeden kadın hastalıkları ve doğum uzmanlarına başvurması gerekir. Öncelikle düşüğün kesinleştirilmesi ve eş zamanlı olarak rahim içerisinde parça kalıp kalmadığının belirlenmesi için ultrason çekilmesi gerekir. Rahim içerisinde gebelik dokusu kalmadıysa bu noktada kürtaj yapılmasına gerek yoktur. Ancak rahim içerisinde doku varsa düşük sonrası kürtaj gerekir. “Kürtaj nasıl yapılır?” hakkında ayrıntılı bilgi için linke tıklayabilirsiniz.

    Düşük sonrası rahimde parça kalması durumunda 3 yöntem uygulanabilir.

    Bu yöntemlerden ilki bekleme yöntemidir. Düşük gebeliğin ilk trimester döneminde gerçekleşmişse düşükten sonra 7-14 gün beklenerek gebelik dokularının kendiliğinden dışarı atılması beklenebilir. Bu süre zarfında ağrı ve kanama azalmışsa ya da tamamen durmuşsa düşüğün sonlandığı anlaşılabilir. Eğer semptomlar bitmediyse ya da ağırlaştıysa düşüğün henüz başlamadığı ya da henüz bitmediği anlaşılır. Kanama çok fazlalaştıysa ya da ateş yükseldiyse zaman kaybetmeden tıbbi destek alınması gerekir.

    Diğer bir yöntem ilaç tedavisidir. Bekleme yönteminin tercih edilmesi istenmiyorsa, uzmanlar tarafından önerilmiyorsa ya da düşük belirtilerinden sonraki 2 haftada semptomlar geçmediyse rahim ağzının açılması ve gebelik dokularının atılması amacıyla ilaç tedavisine başlanabilir. İlaç tedavisi genellikle birkaç saat içerisinde etkisini gösterir. Ağrı, kramp ve yoğun vajinal akıntı gibi belirtiler ortaya çıkabilir. Hatta kanamalar 3 haftaya kadar devam edebilir.

    Düşükten sonra rahimde parça kalması durumunda tercih edilebilecek bir diğer yöntem kürtajdır. Özellikle süreklilik arz eden yoğun bir kanama varsa, enfeksiyon belirtileri gözlemleniyorsa, bekleme ve ilaç yöntemleri denenmesine rağmen sonuç elde edilememişse cerrahi kürtaj tek seçenek haline gelir.

    Cerrahi kürtaj sırasında rahimdeki parçalar ultrason eşliğinde tamamen alınır. Bu kapsamda düşüğün gerçekleştiği gebelik haftası ve annenin genel sağlık durumu doğrultusunda vakumlu kürtaj ya da dilatasyon küretaj tercih edilebilir. Kürtaj yöntemi de kürtaj sırasında tercih edilen anestezi yöntemi de kadın hastalıkları ve doğum uzmanları tarafından belirlenir.[3]

    Düşük Engellenebilir mi?

    Özellikle istenen ve planlanan gebeliklerde meydana geldiğinde hem fiziksel hem de psikolojik anlamda ciddi sorunlar yaşanmasına neden olabilen düşüğün engellenmesi her zaman mümkün olamaz. Yine de düşük riskinin minimize edilmesini sağlayacak birkaç öneri sunulabilir.

    Gebelik boyunca rutin muayenelerin ihmal edilmemesi, alkol ve sigara kullanımının gebelik boyunca bırakılması, gebelik öncesi ve sonrasında sağlıklı kiloda kalınması, enfeksiyon kapmamak için dikkatli olunması, günlük kafein tüketiminin 200 miligramın altında tutulması, gebelik sırasında önerilen vitamin ve takviyelerin kullanılması ve sağlıklı beslenme ile düşük ihtimalinin azaltılması mümkündür.[4]

    Sağlıkla ve sevgiyle kalın…

    Referanslar

    [1] https://www.mayoclinic.org/diseases-conditions/pregnancy-loss-miscarriage/symptoms-causes/syc-20354298

    [2] https://www.marchofdimes.org/complications/miscarriage.aspx

    [3] https://www.nhs.uk/conditions/miscarriage/what-happens/

    [4] https://www.healthline.com/health/miscarriage#prevention

    Yazı kaynağı : vakumlakurtajankara.com

    Düşükte Gelen Parçalar Nasıl Olur? Düşükten Sonra Kanama Ne Zaman Başlar, Kaç Gün Sürer?

    Düşükte Gelen Parçalar Nasıl Olur? Düşükten Sonra Kanama Ne Zaman Başlar, Kaç Gün Sürer?

    Düşük oldukça üzücü bir durumdur. Hamilelik kaybı olarak da bilinir. Üç ya da daha fazla düşük yaşanması durumuna tekrarlayan düşükler denmektedir. Her 100 kadından 1′i tekrarlayan düşük yaşayabilir. Geç düşük, 3 aydan sonra yapılan düşüklere denmektedir. Bazı durumlarda tekrarlayan ve geç düşüğün nedeni bulunabilmektedir. Diğerlerinde ise herhangi bir neden bulunamaz. Peki düşük sonrası gelen parçalar nasıl olur? Düşükte parça nasıl düşer? Düşük ile alakalı tüm ayrıntılar bu yazıda...

    Düşükte Gelen Parçalar Nasıl Olur?

    Düşük dünya üzerinde pek çok kadının yaşamış olduğu ve sebebi genellikle anlaşılmayan bir olaydır. Kadınlar için oldukça üzücü bir durumdur. Düşükte parçalar gelmektedir. Eğer düşükte parça gelmezse anne kürtaj olmak zorunda kalabilir ancak genellikle düşükte parçalar gelir. Düşükte gelen parçalar anne adayları tarafından çok merak edilir. Aslında hamile bireylerin bu tür şeyleri araştırmaları psikolojilerini kötü etkileyebilir. Düşük, 20 haftadan önce gerçekleşmektedir. Düşük yapan kadınlarda; karın ağrısı, kahverengi ya da pembemsi akıntı, sırt ağrısı, vajinal kanama, mide bulantısı, ateşlenme, halsizlik, kusma ve sırt ağrısı gibi durumlar görünebilir. Bunlar arasında düşükte en merak edilen parça gelmesidir. Hamilelikte düşüğün olduğunu kanıtlayan şey vajinadan parça gelmesidir. Vajinadan gelen parça şekilsiz bir parça olsa da bu bebek olabilir. Bu gibi durumlar yaşandığında gelen parçanın bir kaba konması ve ardından o parça ile doktora gidilmesi gereklidir.

    Düşükte Nasıl Parça Düşer?

    Düşük, 20 haftalık gebelikten önce gerçekleşen hamileliğin bitme durumudur. Anne adayları için oldukça üzüntü verici bir durumdur. Anne adaylarının en korktukları konulardan birisidir. Düşüğün nasıl gerçekleştiği de en çok hamile bireyler tarafından araştırılmaktadır. Hamile bireyler düşük yaptığını şu şekillerde anlayabilirler:

    Bu gibi şeyler görüldüğü durumda anne adayı düşük yapmış olabilir. Özellikle vajinadan şekilsiz bir parça geldiği durumda korkulması gereklidir. Eğer hamile bir bireyin vajinasından şekilsiz bir parça gelmiş ise acilen doktora gidilmesi gereklidir. Doktora gidilirken düşen parçayı da götürmek gereklidir.

    Düşük Nasıl Gerçekleşir?

    Düşüğün nasıl gerçekleştiği çok merak edilmektedir. Özellikle hamile kadınlar bu konudan korktukları için düşüğün nasıl gerçekleştiğini araştırırlar. Aslında hamile bireyler için bu gibi konularla alakalı araştırmalar yapmalı önerilmemektedir. İlk 3 ayda düşükle sonuçlanan gebeliklerde bebekte genetik anormallikler görülmüş olma oranı yüzde 50 ile 80 arasındadır. Son yıllarda daha ayrıntılı yapılan araştırmalarda, düşüklerde genetik anomali oranını yüzde 90'lara kadar çıktığı görülmüştür. Anne adayları için hiç de kolay olmamakla birlikte nedenler açısından bakıldığında gebeliğin düşükle sonuçlanması bir bakıma iyi bile olabilmektedir. Her hamile kalan kadın doğal olarak sağlıklı bir bebek hayal etmekte ve engelli bebek doğurmak istememektedir. Anne vücudu da aynı istekle çalışmakta ve sağlıksız gebeliği ya rahim kabul etmemekte ya da erken dönemde düşükle sonuçlandırmaktadır. Bu, doğal bir seçim mekanizması olarak kabul edilebilir. Düşük, çeşitli şekillerde geçekleşebilir. Düşüğün anlaşılabilmesi için en büyük etmen anne adayının vajinasından şekilsiz bir parçanın gelmiş olması olacaktır. Ancak bazı durumlarda vajinal bir kanama olmasa da düşük gerçekleşebilir. Mide bulantısı ve kusma, vajinadan su gelmesi, karın ağrısı, sırt ağrısı gibi şeyler şüphelendirici durumlardır. Ancak düşükte parça gelmesi kaçınılmazdır. Eğer parça gelmemişse normal ağrılar olabilir. Bu yüzden anne adayından parça gelip gelmediği dikkatle incelenmelidir.

    Düşük Sonrası Gelen Parçalar

    Düşük her zaman parçalar halinde olmamaktadır. Bazı hamile bireyler düşük yapsalar da kürtaj olmak zorunda olabilir. Bu yüzden düşük sonrasında gelen parçalar iyi bir şeydir. Düşük, hiçbir annenin yaşamak istemediği bir durum olsa da düşük sonrası parça gelmesi iyi bir şeydir.

    Yazı kaynağı : www.sabah.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap