Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    döviz zorunlu karşılık oranı artarsa ne olur

    1 ziyaretçi

    döviz zorunlu karşılık oranı artarsa ne olur bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Zorunlu karşılık oranı nedir? Yabancı para zorunlu karşılık oranı artarsa ne olur?

    Zorunlu Karşılık Oranlarına İlişkin Kararlar

    Zorunlu karşılıklar bir para politikası aracıdır. Merkez Bankası, 2010 yılının son çeyreğinden itibaren uygulamaya başladığı yeni strateji çerçevesinde, söz konusu dönemde enflasyon görünümünün olumlu seyretmesinin de sağladığı imkân dâhilinde, makro finansal risklerin azaltılabilmesine yönelik politikalar geliştirmiştir. Bu doğrultuda, temel politika aracı olan bir hafta vadeli repo ihalelerine ek olarak zorunlu karşılıklar aktif bir şekilde kullanıma sokulmuştur.

    Zorunlu karşılığa tabi yükümlülükler iki haftada bir cuma günü itibarıyla hesaplanır. Bankaların tabi oldukları muhasebe standartları ve kayıt düzeni esas alınarak, yurt dışı şubelerinin yükümlülükleri dâhil, Merkez Bankasına, Hazineye, yurt içi bankalara ve uluslararası anlaşmayla kurulmuş olan bankaların Türkiye’deki merkez ve şubelerine olan yükümlülükleri hariç olmak üzere, aşağıda belirtilen bilanço kalemleri zorunlu karşılığa tabi Türk lirası ve yabancı para yükümlülüklerini oluşturur.

    a) Mevduat/katılım fonu (3/2/2007 tarihli ve 26423 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Mevduat ve Katılım Fonlarının Vadeleri ve Türleri Hakkında Tebliğ (Sayı:2007/1) kapsamındaki resmî kuruluşlar ile 7/3/2019 tarihli ve 810 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararıyla yürürlüğe giren Kamu Haznedarlığı Yönetmeliği kapsamındaki kurumlardan kabul edilenler hariç).
    b) Repo işlemlerinden sağlanan fonlar (Borsa İstanbul piyasalarından sağlananlar hariç).
    c) Kullanılan krediler (Hazine garantisiyle sağlananlar hariç).
    ç) İhraç edilen menkul kıymetler (net).
    d) Sermaye hesaplamasına dâhil edilmeyen borçlanma araçları.
    e) Yurt dışı merkeze yükümlülükler (net).
    f) Kredi kartı ödemelerinden borçlar. 
    g) Müstakrizlerin fonları.

    Bu yükümlülüklerin tabi olduğu zorunlu karşılık oranları aşağıdaki gibidir:

    Kaldıraç oranı Zorunlu Karşılıklar Hakkında Tebliğ’de belirlenen oranların altına inen bankalar için zorunlu karşılık oranı Tebliğ’de belirlenen ilaveye tabidir.  

    Zorunlu karşılıkların tesisi, yükümlülük hesaplama tarihini izleyen iki hafta sonraki Cuma günü başlar ve 14 gün sürer. Zorunlu karşılıklar esasen, Türk lirası yükümlülükler için Türk lirası olarak, yabancı para yükümlülüklerde ise ABD doları cinsinden olan kısmı için ABD doları, kalan kısmı için ise ABD doları veya euro olarak Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasındaki hesaplarda tesis edilmektedir.

    Ancak, Türk lirası yükümlülükler için tutulması gereken zorunlu karşılıkların; en fazla yüzde 10’u ABD doları ve/veya Euro cinsinden, en fazla yüzde 15’i standart altın cinsinden ve en fazla yüzde 15'i kaynağı yurtiçi yerleşiklerden toplanan işlenmiş veya hurda altın olan standart altın cinsinden aşağıdaki tabloda belirtilen dilimlere denk gelen karşılıkların hizalarında gösterilen katsayılar ile çarpılmak suretiyle bulunan toplam tutarı üzerinden bloke hesaplarda tesis edilebilir. Yabancı para yükümlülükler için tutulması gereken zorunlu karşılıkların kıymetli maden depo hesapları için tutulması gereken kısmının tamamına kadarı standart altın cinsinden bloke hesaplarda tesis edilebilir.

    Türk lirası cinsinden tesis edilen zorunlu karşılıklara yüzde 13,5 oranında faiz/nema ödenir.

    Diğer taraftan, Basın Duyurusunda belirtildiği üzere tesisi 6/8/2021 tarihinde başlayan 19/7/2021 yükümlülük döneminden itibaren (dâhil);

    *Tesisi 6/8/2021 tarihinde başlayan 19/7/2021 yükümlülük döneminden itibaren (dâhil), Türk lirası zorunlu karşılıkların döviz cinsinden tesis edilmesi imkânı azami oranı yüzde 20'den yüzde 0'a düşürülmüş olup, yüzde 0 olarak belirlenmiş olan Türk lirası zorunlu karşılıkların döviz cinsinden tesis edilmesi imkânı azami oranı, tesisi 17/9/2021 tarihinde başlayacak olan 3/9/2021 yükümlülük dönemine kadar (dâhil) yüzde 10 olarak uygulanacaktır.

    Zorunlu Karşılıklar Hakkında 2013/15 Sayılı Tebliğ

    Zorunlu Karşılıklar Uygulama Talimatı

    Zorunlu Karşılık Oranları

    TL Zorunlu Karşılık Faiz Oranları

    Zorunlu Karşılık İstatistikleri

    Basın Duyuruları

    Yazı kaynağı : www.tcmb.gov.tr

    Zorunlu Karşılık Oranı

    Ekonomi terimlerinden  zorunlu karşılık oranı nedir? Özetle zorunlu karşılık, zorunlu karşılık oranı ya da munzam karşılık; mevduat kabul eden bankaların bu mevduatlara karşılık olarak TCMB’de bulundurmak zorunda oldukları mevduatların oranıdır ve bu oran TCMB tarafından kararlaştırılır. Zorunlu karşılıklar para politikasını uygulama aracı olarak kullanılabilir.

    Eğer bankalar atıl rezervlere sahip değilse, zorunlu karşılık oranı artırıldığında bankalar verdikleri kredileri geri çağırırlar ve bu durum para arzının azalmasına neden olur. Zorunlu karşılık oranı düşürüldüğünde ise zorunlu karşılıkların bir kısmı kullanılabilir rezerv şekline dönüşür, bu da bankaların kredi tabanını artırır. Bankaların kredi tabanın genişlemesi de para arzının artmasına neden olur.

    Zorunlu karşılık oranının arttırılması daralmacı para politikasına, oranın azaltılması ise genişlemeci para politikasına işaret eder.

    ZORUNLU KARŞILIK ORANI (YENİ – EYLÜL 2021)

    (15 Eylül 2021) Merkez Bankası, yabancı para zorunlu karşılık oranlarını 200 baz puan artırdı. Vadesiz ve 1 yıla kadar vadeli döviz hesapları için zorunlu karşılık oranı yüzde 23’e yükseldi.

    ZORUNLU KARŞILIK DÜZENLEMESİ (GÜNCELLEME – TEMMUZ 2021)

    1 Temmuz 2021 tarihli habere göre TCMB, Türk lirası zorunlu karşılıkların döviz cinsinden tesis edilmesi imkanı azami oranını yüzde 20’den yüzde 10’a düşürdü, döviz cinsinden mevduat ve katılım fonuna uygulanan zorunlu karşılık oranlarını tüm vade dilimlerinde 200 baz puan artırdı.

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası‘ndan (TCMB) yapılan açıklamaya göre, banka fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğinin artırılması için zorunlu karşılık düzenlemesinde değişikliğe gitti.

    Bu kapsamda, Türk lirası zorunlu karşılıkların döviz cinsinden tesis edilmesi imkanı azami oranı yüzde 20’den yüzde 10’a düşürüldü. Söz konusu imkan 1 Ekim 2021 tesis tarihinde sonlandırılacak.

    Döviz cinsinden mevduat ve katılım fonuna uygulanan zorunlu karşılık oranları da tüm vade dilimlerinde 200 baz puan artırıldı. Alınan bu kararla, ilk aşamada Türk lirası cinsinden zorunlu karşılık tesislerinin 13,2 milyar TL, döviz cinsinden zorunlu karşılık tesislerinin yaklaşık 2,7 milyar dolar artması bekleniyor.

    Öte yandan 25 Haziran 2021’de yabancı para mevduat ve katılım fonu hesaplarında bulunan, bu tarihten sonra Türk lirası mevduat ve katılım fonuna dönüşen tutarların zorunlu karşılık yükümlülüğünden muaf tutulacak. Türk lirası cinsinden tesis edilen zorunlu karşılıklara, bankacılık sistemindeki toplam mevduat ve katılım fonu içinde Türk lirasının payını artırıcı yönde ilave faiz/nema uygulanacak.

    Söz konusu değişiklikler, tesisi 6 Ağustos 2021’de başlayacak olan 19 Temmuz 2021 yükümlülük döneminden itibaren geçerli olacak.

    TCMB’DEN ZORUNLU KARŞILIK KARARI (GÜNCELLEME – ŞUBAT 2021)

    Örneğin 24 Şubat’ta Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Tl zorunluk karşılık oranlarının artırıldığını açıkladı. TCMB’den yapılan açıklama şöyle oldu:

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası, fiyat istikrarı temel amacı doğrultusunda, parasal aktarım mekanizmasının etkinliğinin artırılması için zorunlu karşılık düzenlemesinde değişikliğe gitmiştir.

    2021 yılı Para ve Kur Politikası metninde zorunlu karşılık oranlarının fiyat istikrarı temel amacı
    doğrultusunda sade bir çerçevede parasal duruşu ve parasal aktarım mekanizmasını destekleyici
    bir araç olarak kullanılacağı belirtilmiştir.

    Bu çerçevede;

    – Türk lirası zorunlu karşılık oranlarının tüm vade dilimlerinde ve yükümlülük türlerinde 200
    baz puan artırılmasına,
    – Türk lirası zorunlu karşılıkların döviz cinsinden tesis edilebilmesi imkânı azami oranının
    yüzde 30’dan yüzde 20’ye düşürülmesine,
    – Türk lirası zorunlu karşılıkların standart altın cinsinden tesis edilebilmesi imkânı azami
    oranının yüzde 20’den yüzde 15’e düşürülmesine karar verilmiştir.

    Yapılan bu değişikliklerle, rezerv opsiyon kullanım oranlarının kalan dilimler için aynı seviyede
    kalması halinde, Türk lirası cinsinden zorunlu karşılık tesislerinin yaklaşık 25 milyar TL artması,
    buna karşın döviz ve altın cinsinden toplam zorunlu karşılık tesislerinin 0,5 milyar ABD doları
    tutarında azalması öngörülmektedir.

    Ek olarak, Türk lirası cinsinden tesis edilen zorunlu karşılıklara uygulanacak faiz/nema oranı 150
    baz puan artırılarak yüzde 13,5 olarak belirlenmiştir. Söz konusu değişiklikler, tesisi 5 Mart 2021 tarihinde başlayacak olan 19 Şubat 2021 yükümlülük döneminden itibaren geçerli olacaktır.

    Yazı kaynağı : www.ekonomist.com.tr

    Merkez Bankası döviz-mevduat zorunlu karşılık oranını neden artırdı?

    Merkez Bankası döviz-mevduat zorunlu karşılık oranını neden artırdı?

    Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) yabancı para mevduata/katılım fonlarına uygulanan zorunlu karşılık oranlarını tüm vade dilimlerinde 200 baz puan artırdı. Bu kararla birlikte bankalar Merkez Bankası'na yaklaşık 4,2 milyar dolar daha karşılık yatırmak zorunda kalacaklar. TCMB yaptığı açıklamada bu kararı finansal istikrarın korunması gerekçesiyle alındığını duyurdu.

    Bu artış mayıs ayı içerisinde yapılan ikinci artış oluyor. Daha önce 9 Mayıs tarihinde TCMB aldığı bir karar ile önce rezerve opsiyon mekanizması aracılığıyla aldığı dövizlerin yaklaşık 2,8 milyar dolarını serbest bıraktı ve bunun karşılığında bankalardan TL aldı. Aynı gün döviz tevdiat hesaplarının zorunlu karşılık oranlarını 100 baz puan artırarak serbest bırakmış olduğu dolarları bankalardan geri aldı. Böylece Merkez Bankası TL'de sıkılaşmaya gitmiş oldu.

    Şimdi döviz tevdiat hesaplarının zorunlu karşılık oranını 200 baz puan daha artırarak mayıs ayı içerisinde yapmış olduğu toplam artış oranını 300 baz puana çıkarmış oldu. TCMB böylece 9 Mayıs'taki 3 milyar dolara 4,2 milyar dolar daha ekleyerek son bir ay içerisinde piyasadan 7,2 milyar doları çekip rezervlerine dâhil etmiş oldu. Bu karar bankanın döviz rezervi sorununun büyüdüğünün bir göstergesi olarak yorumlanıyor.

    Merkez Bankası buna neden ihtiyaç duydu?

    Merkez Bankası'nın rezervlerine ilişkin genellikle toplam, brüt ve net olmak üzere üç sınıflama yapılır.

    Toplam rezerv Merkez Bankası'nın sahip olduğu altın ve brüt döviz rezervlerinden oluşur. Brüt rezerv ise TCMB'nin sahip olduğu döviz ile emanet olarak aldığı (karşılıklar üzerinden) dövizlerden oluşur. Ancak Türkiye’de bir de buna son zamanlarda "swap işlemleri hariç net rezervler" tanımlaması eklendi. Çünkü TCMB bir süredir TL/döviz swap işlemleri üzerinden TL ihtiyacı olan bankalara TL verip karşılığında döviz alıyor. Böylelikle bankalar ihtiyaç duydukları TL’ye takas işlemi üzerinden ulaşabiliyorlar. Bunun karşılığında da MB’ye döviz teslim ediyorlar. Swap işlemleri süreli işlemlerdir. Vadesi dolduğunda alınmış olan paralar karşılıklı olarak iade edilir. Dolayısıyla MB’nin swap işlemleri üzerinden temin ettiği dövizler aslında geçici bir süreliğine MB’ye "emanet edilmiş" döviz anlamına gelmektedir. Bankanın kendi parası olarak kabul edilemez.( swap işlemlerine ilişkin detaylı bilgi için tıklayınız)

    Merkez Bankası'nın rezervleri uzun zamandan beri tartışma konusu oluyor. Bankanın rezervlerinin çok düştüğü, özellikle net rezervlerinin piyasalar açısından tedirgin edici seviyelere indiği biliniyor.

    TCMB'nin net döviz rezervi 17 Mayıs itibariyle 24,9 milyar dolar seviyesine gerileyerek Ekim 2018’den beri en düşük seviyesine gerilemişti. Ama özellikle swap işlemler aracılığıyla elde ettikleri dövizi de kendi rezerv hesaplarına dahil etmesi TCMB'nin gerçek anlamda net rezervlerinin daha da düşük olduğunu gösteriyor.

    Merkez Bankası kararı kurları nasıl etkiler?

    Şimdi almış olduğu bu kararla birlikte TCMB bankalardan alacağı 4,2 milyar doları da rezerv hesaplarında gösterecektir. Bankanın brüt rezervleri artmış olacaktır. Oysa biz biliyoruz ki emanet olarak verilen paralar Merkez Bankası'nın kendi kaynağı gibi değerlendirilemez. Zamanı geldiğinde ödenecek olan bu kaynaklar üzerinde bankanın kalıcı tasarrufta bulunması TCMB ilkeleriyle bağdaşmaz.

    Karar açıklandığında 6,07 lira seviyesinde işlem gören dolar önce 6,03’e kadar geriledi ancak yeniden yükselerek karar öncesi seviyelere döndü. Kararın kurlar üzerindeki etkisi çok sınırlı oldu. Çünkü piyasalar biliyor ki alınmış olan bu karar TCMB'nin rezerv ihtiyacını karşılayacak bir karar değildir. Merkez Bankası TL’nin değerini koruma konusunda başarısız olduğu için mayıs ayı içerisinde yaptığı iki karşılık artışı kararıyla döviz üzerinden TL’yi korumaya çalışmaktadır. Döviz işlemlerine ilişkin bu ay içerisinde iki karar daha alınmıştı: (a) binde bir oranında kambiyo vergisi ve (b) 100 bin dolar üzeri döviz alımlarında bir iş günü valör uygulaması. Dövize ilişkin alınan 'tedbirler' Türkiye’de ekonomi yönetiminde olanların döviz işlemleri üzerinde artan oranda sınırlamaya gitmeye çalışacaklarının işareti olarak yorumlanıyor ve piyasalarda tedirginliğin artmasına yol açıyor.

    Yazı kaynağı : tr.euronews.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap