Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    cinsellik nedir, nasıl yapılır

    1 ziyaretçi

    cinsellik nedir, nasıl yapılır bilgi90'dan bulabilirsiniz

    İlk Cinsel İlişki

    İlk Cinsel İlişki

    İlk gece, gerdek gecesi, zifaf gecesi gibi isimlerle de adlandırılan ilk cinsel birleşme her iki partner için de oldukça önemlidir. Toplumumuzda cinsellik ve kızlık zarı ile ilgili anlatılan kulakdan duyma, eksik bilgiler nedeniyle ilk cinsel birliktelik her iki partner için de kabusa dönüşebilir.

    Erkeğin çok aceleci davranması ve güç kullanması, kadının kızlık zarının aşırı kanayacağı ve çok canı yanacağı ile ilgili korkuları sonucu kendini aşırı kasmasıyla ilk cinsel ilişkide olumsuzluklar yaşanabilir. 
    Her iki partnerın ilk cinsel ilişki öncesi kulakdan duyma, eksik, abartılı veya yanlış bilgiler yerine konuyla ilgili cinsel danışmanlık alması, yaşanabilecek tüm olumsuzlukları ortadan kaldıracaktır.

    Kadın için ilk deneyim önemi

    Bir kadın için ilk cinsel ilişki deneyimi çok önemlidir. Kadınlarda Cinsel isteksizlik, Cinsel tiksinti bozuklukları, Orgazm olamama ve Vajinismus gibi sıklıkla rastladığımız cinsel işlev bozukluklarının temelinde travmatik ilk cinsel ilişki korkusu veya deneyimi yer almaktadır.

    İlk cinsel deneyime kadın açısından bakıldığında kızlık zarının anatomik bir bariyer gibi algılanması, bu yapının aşırı kanama ve ağrıya neden olabileceği kaygısı beklenen bir durumdur. Ancak hazırlıksız ve uygun olmayan koşullarda özellikle kadının bu konudaki duyarlılığını göz ardı eden bir erkek partner ile yaşanan ilk cinsel deneyimde kadında bazı kötü psikolojik etkilenmelere neden olacaktır.

    İlk cinsel ilişki her zaman ağrılı mıdır?

    Kadının kendini tümüyle hazır hissettiği durumlarda, uzun bir ön sevişme ile vajinal salgıların artarak kayganlığın sağlandığı, erkeğin sakin, duyarlı ve zorlayıcı hareketlerden kaçındığı durumlarda kadın kızlık zarının bozulması sırasında ağrı hissetmez veya çok az bir ağrı hissedebilir. Her iki partnerın, birliktelik sırasında cinsel hazza odaklı olması hissedilen bu ağrıyı daha da hafifletecektir.

    İlk cinsel ilişkide kızlık zarı her zaman kanar mı?

    Kızlık zarı ilk cinsel ilişkide her zaman kanamayabilir. Her kadında kızlık zarının yapısının farklı olmasından dolayı ilk cinsel ilişkide kızlık zarı kanama miktarı da farklı olacaktır. Esnek yapıda kızlık zarı olan kadınlarda hiç kanama olmayabilir veya çok az miktarda olabilir.

    Kalın ve yüksek kenarlı kızlık zarı olanlarda ise hiç ilişkiye girilemeyebilir veya zor da olsa ilişkiye girilebilirse kanama çok miktarda olabilir. Kızlık zarının yapısal farklılıkları kadar her iki partnerın ilişkiye hazır ve istekli olması da ilk cinsel ilişki de kanama miktarını etkileyecektir.

    İlk Cinsel Deneyimde Dikkat Edilmesi Gerekenler

    İlk cinsel deneyimden önce partnerların her ikisi de ilişkiye hazır olduklarını ve birbirlerine güvendiklerinin mesajını net olarak vermelidir. Daha sonraki ilişkilerin aynası olabilecek ilk ilişkide özellikle erkek partner kadının duyarlılığını önemsemeli ve anlayışlı olmalıdır. Doğası gereği kadınların cinsel ilişkiye hazır olmalarının daha uzun zaman alabileceğini göz önünde bulundurup, kadının gevşemesi ve rahatlaması için daha sabırlı olmalıdır.

    Eğer kadın ilişkiye hazır olmadan cinsel birleşmeye zorlanırsa, kızlık zarı bozulması düzensiz bir şekilde olabilir ve bu durumda daha fazla kanama ve ağrı gerçekleşir. İlk cinsel ilişkiden önce kadın ne kadar çok ilişkiye hazır ve istekli olursa, vajinal bölgede o kadar çok salgı ve ıslaklık oluşacaktır. Böylece vajinal kayganlık daha fazla olacağı için cinsel ilişkide de ağrı daha az olacaktır. İlk cinsel ilişkide ön sevişme çok önemlidir. Ön sevişme sırasında özellikle her iki partnerın birbirine dokunmaları ile haz almaya odaklanmaları gerekir.

    Vajinal bölgede ıslaklığın artırılması amacıyla kayganlaştırıcı jeller veya bebe yağından faydalanabilinir. Böylece kızlık zarında olası aşırı zedelenmelerin önüne geçilebilir. İlk cinsel deneyimde uzun bir ön sevişme sonrası vajinal kayganlığın oluşumu ile birlikte kadının kontolün kendinde olduğunu hissetmesi açısından kendisinin üstde, erkeğin altda olduğu pozisyonlar tercih edilmelidir.

    Cinsellikle ilgili yeterli bilgi sahibi olmayan hatta evlenene kadar bu konuda hiç konuşmayan partnerlar ilk cinsel deneyimlerinde büyük hayal kırıklığı yaşayabiliyorlar. Daha sonraki ilişkilerinin temelini oluşturacak ilk cinsel birliktelik öncesi her kadının basit bir jinekolojik muayene olması ve kızlık zarının yapısı ile bilgi edinmesini öneririz. Ayrıca her iki patnerın kulakdan duyma, yanlış ve eksik bilgiler yerine cinsel danışmanlık almaları, ilk cinsel birliktelikde kendilerini daha rahat ve güvende hissetmelerini sağlayacaktır. 

    Yazı kaynağı : www.drebruzulfikaroglu.com

    Cinsel ilişki

    Cinsel ilişki

    Cinsel ilişki, cinsel birleşme, çiftleşme veya vajinal seks, genellikle bir erkeğin sertleşmiş olan cinsel organı penisinin, uyarılmış bir kadın vajinasının içine girmesini kapsayan, cinsel zevk ya da üreme amaçlı bedensel ilişki için kullanılan tabirdir. Bunun yanı sıra, diğer penetrasyon tehlikesi içeren anal seks, oral seks, parmaklama, dildo kullanma gibi cinsel aktiviteler de eşcinsel veya heteroseksüel olmasına bakılmaksızın bir cinsel birleşme olarak kabul edilirler.

    Cinsel hazzı artırmak için cinsel ilişki öncesi uzun süreli bir sevişme (partnerlerin birbirlerinin dudak, boyun gibi hassas yerlerini öpmesi ve birbirlerini okşamaları vb.) yapılması önerilir. Devamında sertleşmiş penis (veya dildo) vajina içine girer (intromisyon olarak da adlandırılır) ve genellikle penisin tamamını dışarı çıkartılmadan ileri-geri hareket ettirilir. Çiftler kendilerini ve birbirlerini, çoğunlukla orgazm ve boşalma (ejakülasyon) gerçekleşene ve penis ile dildo olmaksızın birbirlerini oral yolla boşaltana kadar uyarırlar.

    Üreme[değiştir | kaynağı değiştir]

    Cinsel birleşme insan soyunu sürdüren üremenin temel yöntemidir. Genelde erkekte orgazm ile aynı anda gerçekleşen boşalma işlemi ile birlikte, sperm ya da spermatozoit adları ile bilinen erkek gametlerini içeren meni, ilgili adalelerin kasılması ile vajinanın içine bırakılır. Buraya boşaltılan spermlerin bir sonraki rotası sırasıyla rahim ağzı, uterus (rahim) ve son olarak da fallop tüpleridir. Her bir boşalma ile birlikte, döllenme şansının yüksek olması için milyonlarca sperm hücresi ortaya çıkar. Kadının orgazm olup olmaması gebe kalmak için bir zorunluluk değil ise de, erkeğin boşalması sırasında ya da sonrasında kadının da orgazm olması ile dişi cinsel organının geçici küçülmesi, vajina içerisine boşaltılmış olan spermlerin fallop tüplerine ulaşmasını hızlandırarak gebeliğe yardımcı olur. Eğer fallop tüplerinde verimli bir yumurta hücresi var ise, erkeğin gametleri ile birleşir ve döllenmenin gerçekleşmesi ile sonuçlanır. Döllenmiş yumurta hücresi uterusa ulaştığında ise rahimin iç yüzeyine tutunur ve gebelik başlamış olur. Kısır olmayan bireylerin gerçekleştirdiği birleşmelerin, doğum kontrol yöntemleri kullanılmadığı sürece gebelik ile sonuçlanması beklenir.

    Cinsel ilişkinin diğer amaçları[değiştir | kaynağı değiştir]

    İnsanlar, yunuslar ve bonobolar cinsel ilişkiye sadece üreme amacı ile girmezler.[kaynak belirtilmeli] Cinsel zevk ve tatmin genelde bu ilişkilerin ana nedenidir. Bu nedenle dişi yumurtlama yeteneğini kaybetmiş ya da hiç sahip değilse bile bu çiftlerin ilişkiye girmesine engel değildir. İnsanlar da, yunuslar da, bonobolar da, grup hâlinde sürdürdükleri yaşam bireysel olarak yapabileceklerinden çok daha başarılı olan sosyal ve zeki varlıklardır. Bu canlılarda seksin yapılış amacı üremeden çok bazı sosyal ihtiyaçlar ile bazı diğer kişisel gereksinimlerdir. Seks daha geniş sosyal yapılar oluşturmak ve sosyal hayatta bir yere sahip olmak için bireyler arasındaki samimiyet bağını güçlendirir.

    Birçok araştırmacı, seksin insan yaşamında üç önemli avantajı olduğunu düşünür: üreme, gönül bağının kuvvetlenmesi ve eğlence. 20. yüzyıl ortalarında başlayarak doğum kontrol yöntemlerinin gelişmesi ile insanlar bu üç ögenin ayrımını daha kolay yapabilir hâle gelmişlerdir. Örneğin korundukları halde ilişkiye girmekte olan yeni evli bir çiftin amacı sadece cinsel tatmin değil, aynı zamanda da ilişkilerini sağlamlaştırmak, aralarındaki güven duygusunu arttırarak gelecekte bir çocuk sahibi olmaya ön hazırlık yapmaktır.[kaynak belirtilmeli]

    Cinsel ilişkiye engel etkenler[değiştir | kaynağı değiştir]

    Cinsel ilişki sırasında penisin uyarılması, klitorisin vajinanın tam olarak neresinde bulunduğunu ve boyutuna bağlı olarak, vajinanınkinden çok daha yüksektir. Araştırmalara göre kadınların %70'i ya hiç orgazm olamadıklarını ya da çok nadir olduklarını belirtirler.[kaynak belirtilmeli]

    Yine araştırmalara göre kadınların birçoğu ilişki sırasında uyarılmalarına rağmen orgazm olmak için dış yöntemlere başvururlar. Cehâlet ya da önemsememezlik kadınların orgazm olamamasının ana sebeplerindendir. Orgazm olamama durumu, cinsel uyarının sağlanmasına rağmen, tam doyuma ulaşılamaması durumudur. Bu sendrom, kadınlarda, erkeklere oranla çok daha yaygındır. Bu durum bir takım psikolojik rahatsızlıklardan ya da partnerin kimliğine bağlı olarak ilişkiye karşı isteksizlikten kaynaklanabilir. Partnerini cinsel doyuma ulaştırması gerektiği düşüncesi ve ona yeterli gelememesi endişesi bu sorunu daha da büyütebilir. İlişki sırasında orgazm olamama sorununa karşı mastürbasyon kadınların vücutlarını keşfetmeleri için iyi bir yöntemdir. Bir partnerin yokluğu, bireyin performans eksikliği ve hatâ yapma endişesini ortadan kaldırarak eğlenmesine ve rahatlamasına yardımcı olur. İyi iletişim ve sabır bir kadının orgazm olamaması sorununu çözebilmesi için gerekli olan faktörlerdendir. Birçok kadın orgazm olamamanın bir sorun olduğunu bilmelerine rağmen, hayatlarında hiç orgazm olamamış, bunun bir sorun olup olmadığını bile bilmeyenler de vardır.

    Halk arasında iktidarsızlık veya cinsel güç yetersizliği ve tıpta ereksiyon bozukluğu olarak adlandırılan rahatsızlık, bazı psikolojik ya da fizyolojik sağlık sorunlarından dolayı ereksiyon olamama durumudur. Bu durum Viagra® (sildenafil), Cialis® (tadalafil) ve Levitra®(vardenafil) gibi reçete ile satılan bazı ilâçlar ile kısmen ve geçici olarak çözülebilir. Yine de doktorlar bu tip ilâçların lüzumsuz kullanımlarına karşı uyarılar yapmaktadır. Cinsel güç arttırıcı ilâçlar genel olarak yüksek kalp krizi riskini beraberinde getirir. Bunun ile birlikte doktorlar sorunları ilaç kullanarak etkisiz hâle getirme işlemlerinin, meseleyi sadece maskelediğini ve altında yatan problemleri asla çözmediğini açıklarlar.

    Erkeklerde, cinsel güç yetersizliğinden de çok rastlanan bir başka problem ise erken boşalmadır. Amerikan Üroloji Örgütü (AUO)'ne göre erken boşalma problemi erkeklerin %27'si ilâ 34'ünü etkilemektedir. Erken boşalma her ne kadar bir cinsel problem veya yetersizlik gibi görülse de bir problem olmayıp bir cinsel uyumsuzluktur. Bundan başka kadınlarda alt karın kaslarının istemdışı şekilde kasılarak, ilişkiyi sıkıntılı, ağrılı ve bazen de imkânsız hâle getiren Vajinismus ve farklı sebeplerden meydana çıkabilen Dyspareunia sık sık görülen cinsel sorunlardır.

    Cinsel etik ve yasalar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Birtakım cinsel aktivite ve fanteziler pek çok toplumda tabu olarak yerleşse de, cinsel birleşme insan neslinin devamını sağladığı için gerek kültürel gerek ise dinî açıdan -birkaç istisnâ dışında- yasak kabul edilmemiştir.

    Cinsel birleşmeye müdahâle eden kültürlerin birçoğu doğal olarak tükenmiş ve birkaç istisnâ dışında ayakta durmamaktadır. Kendilerine Shakers adını veren, Hristiyanlığın bir mezhebi olan bir grup doğuma ve cinsel ilişkiye izin vermez.[kaynak belirtilmeli] Günümüzde dışarıdan katılmalar ile birkaç yandaşı bulunan bu oluşumun felsefesine göre eğer bir şekilde çocuk yapıldıysa, çocuk 21 yaşına geldiğinde, tarikattan çıkıp bir yuva mı kurmak istediği, yoksa kalarak hayatına aseksüel olarak mı yaşamak istediği sorulur, bireyin hür iradesi ile verdiği cevaba göre eğer gitmeyi seçerse kişiye karışılmaz.

    Dinlerin ya da kültürlerin cinsellik ve cinsel birleşme ile ilgili olgulara ayıp ya da uygun damgasını vurmuş olması tarih boyunca hemen her toplumda görülmüş bir olaydır. Bu kısıtlamalardan çoğu genelde;

    İslam ve Yahudilik gibi bazı dinler ise kadınların âdet günleri boyunca kadınlar ile ilişkiye girmeyi yasaklamıştır ve bu periyot boyunca kocaların karılarına karşı cinsel temasta bulunmamaları beklenir. İnançlar yönünün dışında bugünlerde ilişkiye girilecekse de hijyen kurallarına dikkat edilmelidir, zira bugünlerdeki ilişkilerde birçok mikrobun üremesine müsait bir ortam bulunmaktadır.

    Birçok ülkede evlenme ve cinsel ilişkiye girme inisiyatifinin kişinin özgür iradesine bırakılması yaşı yasalar ile belirlenmiştir. Genel olarak 13 ila 18 arasında olan bu yaş sınırının öncesinde veya sonrasında karşıdaki kişinin izni olmaksızın ilişkiye girilmesi, ırza geçme ya da tecavüz olarak adlandırılır ve birçok ülkede ciddi suçlar kapsamına girer.

    Dinlerin cinselliğe bakışı[değiştir | kaynağı değiştir]

    Aralarında nikâh bağı bulunmayan çiftlerin evlilik dışı cinsel ilişkilerini zina olarak adlandıran çeşitli dinler, tanım ve yorumlarda farklılaşırlar.

    Budizm[değiştir | kaynağı değiştir]

    Budist inancına göre Sekiz katlı asil yol'un beşinci maddesinin gerekleri altında bir kişi ne cinsellikten kopuk olmalıdır, ne de cinselliğe köle olmalıdır. Kişilerin ruhsal gelişmesine aykırı olmadığı sürece cinsellik ile alâkadar olmaları kötü bir davranış olarak kabul edilmez. Evlilikten önce birlikte olmak yasak değildir fakat eşini aldatmak iyi bir davranış olarak kabul görmez. Üstelik cinsellik kişinin daha yüksek bir ruhsal gelişmeye ulaşması için son derece gerekli olduğu öğretilir.

    Hristiyanlık[değiştir | kaynağı değiştir]

    Cinsellik, Hristiyanlıkta kilisede edilen kutsal evlilik yemininin gerekli bir parçası olarak, çiftin çocuk yapma niyetlerini ortaya koyar. Cinsellik birinin eşine verebileceği en özel fakat pahasız hediyedir. Hristiyan inançlarında evlilik dışı cinsel yaşam iffetsizlik olarak adlandırılır. Cinsel ilişkinin bir meyvesi olarak dünyaya gelen çocuk, Tanrı'nın bereketini, büyüklüğünü ve cömertliğini gösterir. Yeni Ahit'te: "Zina edenler, putperestler, aldatanlar... Tanrı'nın krallığının güzelliklerinden yararlanamayacaklardır" denir. Koine Yunancası zinayı porneia olarak adlandırmıştır, günümüzde ahlâk dışı kabul edilen her türlü yazı, çizi ve band kaydının yapılması işine verilen pornografi sözcüğü buradan doğmuştur.

    Hinduizm[değiştir | kaynağı değiştir]

    Hinduizm insanın tüm sorunlarının maddî dünyadan kaynaklandığını söyler. Cinsel tutku ve istekler bir kişiyi ruhsal bilgelikten uzaklaştıran şeylerdir. Doğru yerde ve doğru zamanda olan cinsellik kişiyi Nirvanaya ulaştırmak için bir basamak olabilir. Bunun yanında Kama Sutra kişinin cinsel arzularını bastırmaması, cinsel yaşamını mükemmelleştirerek ilâhi seksi tatması için ortaya çıkmıştır

    İslam[değiştir | kaynağı değiştir]

    İslam dinine göre, nikâhtan önce cinsel ilişki kesinlikle yasaklanmıştır: "Sizden kimin, hür mü'min kadınlarla evlenmeye gücü yetmezse sahip olduğunuz mü'min genç kızlarınızdan (cariyelerinizden) alsın Allah sizin imanınızı daha iyi bilir. Hepiniz birbirinizdensiniz. Öyle ise iffetli yaşamaları, zina etmemeleri ve gizli dost tutmamaları halinde sahiplerinin izniyle onlarla evlenin, mehirlerini de güzelce verin. Evlendikten sonra bir fuhuş yaparlarsa, onlara hür kadınların cezasının yarısı uygulanır. Bu (cariye ile evlenme izni), içinizden günaha düşmekten korkanlar içindir. Sabretmeniz ise sizin için daha hayırlıdır. Allah çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.'"[1]

    İslam inancına göre kişi kendini nikâh olmadığı takdirde cinsel şeylerden sakınmalıdır; fakat nikâhtan sonra karı koca arasında olacak cinsî münasebetlere âdet dönemlerinde olduğu gibi ve anal yolla birleşmeler gibi yasaklar dışında sınırlamalar getirilmez. Buna göre bir eşin görevi eşini diğer yönlerde olduğu gibi cinsel yaşamda da mutlu etmektir. İslam dininin bazı mezheplerinde bir kadına eğer kocası cinsel yönden yeterli gelmiyorsa boşanma hakkı verilir. Hem aldatma hem de nikâh öncesi ilişki Kur'an da yasaklanmış olduğu gibi Şiî Mezhebi'nde Muta Nikâhı adı verilen yöntem ile para karşılığı süreli evlilik yapılır. Tam bir nikâhın kıyılmadığı bu yöntem ile kişiler dinen helâl hâle gelen cinsel birleşmeyi yaparlar ve sözleşmenin öngördüğü tarihte birbirlerinden ayrılırlar ve birbirlerinden nafaka, tazminat vb. talep etmezler. Fakat Müt'a nikâhı birçok alimce yanlış olarak görülmektedir ve Sünnilikte ve Anadolu Aleviliğinde uygulanmaz.

    İslâm dünyasında, pozisyonları ve cinsel organların farklı adlarını anlatan Şeyh Muhammed El Nefzavi (Arapça: محمد بن محمد النفزاوی Muhammad bin Muhammad al-Nafzāwī)'nin "Itırlı bahçenin tensel keyfi" (الروض العاطر فی نزهة الخاطر al-rawd al-'ātir fî nuzhati'l khātir)[2][3][4] meşhurdur.

    Yahudilik[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yahudilerin kutsal kitaplarında zina, putperestlik ile bir tutulmuştur. Tanrı'ya edilen kutsal evlilik yeminini bozulmuş sayılır. Yahudiliğe göre bir başka tanrıya ibadet etmek Tanrı'yı aldatmaktır ve dolayısıyla zina ederek Tanrı aldatılmış sayılır ve bu olgu On Emir'e aykırıdır. Yahudilikte evlilik dolayısı ile cinsel ilişki sadece bir Yahudi kadın ve erkek arasında yapılabilir. Başka dinden eş seçilemez. Bunun haricinde Yahudi inançlarına göre aralarında nikâh bağı bulunmayan bir kadın ile erkeğin kapalı bir ortamda yalnız kalması yasaktır. Yahudi inancını benimsemiş olan kişiler karşı cinsten birisine temasta bulunmaktan kaçınır. Eğer kişi karısı ise, yani nikâhlılar ise bu sorun ortadan kalkar.

    Ayrıca bakınız[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Cinsellikte Doğrular ve Yanlış Bilinenler

    1- Cinsel ilişkide penis boyu önemli değildir. Kadınların yalnızca %1’lik kısmı penis boyunun “çok önemli” olduğunu söylemiştir. Dünya nüfusu ortalama penis boyu 13 cm olarak kabul edilmekte, 9 cm ve altı küçük, 16 cm ve üstü büyük kabul edilmektedir. Vajina kanalın dış 3’te birlik kısmı, yani ilk 4 cm’i uyarılacak sinirlere sahiptir yani büyük veya küçük, her erkek kadınların uyarılmasını sağlayabilmektedir. Burada önemli olan nereyi uyaracağını ve nasıl davranacağını bilmektir.

    2- Erkeklerin kadınlardan daha çok sekse düşkün olduğu bilgisi yanlıştır. Kadın ve erkek aynı oranda seksi düşünür ve ister. Bu iki taraf için de ne ayıptır, ne de utanılacak bir şeydir. Cinsellik gayet doğal ve güzel bir şeydir.

    3- Evlendikten sonra mastürbasyonun bitmesi veya azalması gerekmez. Erkeklerin %85’i kadınların %45’i evlendikten sonra daha sık mastürbasyon yaptıklarını ifade etmiştir. Mastürbasyon son derece doğal bir aktivite olup, utanılacak, ayıplanacak bir yanı yoktur. Çiftler cinsel yaşamlarını renklendirmek adına karşılıklı mastürbasyona yönlendirilebilir.

    4- Erkekler her daim cinsel ilişkiye hazır makineler değildir. Erkek de cinsel ilişkiyi istememe, yorgun olma, üzgün olma, romantizm veya erotizm isteme hakkına sahiptir. Erkeklerin her daim cinsel ilişkiye hazır olduğu inancı erken boşalma ve iktidarsızlığın en büyük sebeplerindendir.

    5- Erken boşalma genellikle psikolojik sebeplerle ortaya çıkan bir sorundur. Bir rahatsızlıktan, anormallikten, yetersizlikten ziyade yanlış bir alışkanlıktır. Cinsel birleşme öncesi gerçekleşen boşalma “ileri erken boşalma”, 3 dakika veya daha az süren birliktelik sonrası boşalma “erken boşalma” kabul edilmektedir. Normal bir cinsel birlikteliğin ortalama süresi 8–15 dakikadır. Erken boşalma belirli alıştırmalarla veya psikoterapiyle önlenebilen bir sorundur.

    6- Pornografi her şey gibi aşırıya kaçmadığı sürece zararlı, sakıncalı ve kaçınılması gereken bir şey değildir. Cinselliğin diğer bütün alanları gibi utanılacak bir yanı yoktur. Yapılan araştırmalar göstermektedir ki çiftlerin cinsel yaşantılarını renklendirmek amacıyla az ve orta sıklıkta kullanıldığında cinsel ilişki sıklığında ve kalitesinde artış gözlenmiştir. Ancak yine bütün diğer konularda olduğu gibi çiftlerden birinin zorlamasıyla yapıldığında yarardan çok zarar vermektedir.

    7- Cinsel yaşantıda çıkıntılar yaşamak bir bozukluğun, anormalliğin, eksikliğin göstergesi değildir. Diğer birçok sağlık sorunu gibi herkesin yaşayabileceği sorunlardır. Kadınların %40-50’si erkeklerin %20-30’u cinsel sıkıntılar yaşamaktadır. 35–40 yaş sonrası yaşanan sıkıntılar çoğunlukla diyabet, hipertansiyon, damar hastalıkları, hormonal sorunlar gibi organik temellidir. Daha erken yaşlarda cinsel sıkıntılar ilişkideki sorunlar, performans kaygısı, depresyon, çirkin olduğunu düşünme, kendini güzel bulmama gibi psikolojik sebeplerle oluşur.

    8- Cinsel hayatın ileri yaşlarda bittiği düşüncesi son derece yanlıştır. Cinsel ilişki bir çiftin birbirlerine olan sevgilerini göstermesinin en güzel yollarından biridir. Biyolojik sebeplerle cinsel ilişki sıklığı azalsa da cinsel ilişkinin tatminin ve kalitesi değişmemektedir. 60–80 yaş arası çiftlerde erkeklerin %60’ı kadınların %64’ü cinsel hayatından memnundur.

    9- Cinsel ilişki esnasında partner yerine başka birini düşünmek çoğu zaman suçluluk, pişmanlık vs. gibi hisler uyandırmaktadır. Hâlbuki cinsel ilişki esnasında başka birisini düşünmek cinsel ilişkiyi canlandıracak ve renklendirecek birçok fanteziden bir tanesidir. Çift birbirini seviyorsa ve ilgi duyuyorsa utanılması sakınılması gereken bir durum değildir. Kişiler fiziksel olarak aldatmadıkları sürece bu tarz durumlar cinselliğe renk katacaktır.

    10- Cinsel ilişki yalnızca erkeklerin zevk aldığı, istediği bir şey değildir. Kadınların da cinselliği düşünmesi, cinsel ilişki istemesi, bundan keyif alması son derece doğal ve normaldir. Bir kadının cinsel istekleri olması ayıp ve utanılacak bir şey değildir. Bu sebeple bir kadının cinsel ilişki başlatması onu arsız veya ahlaksız yapmaz. Cinsel ilişki iki tarafı olan bir eylemdir, bundan iki taraf da keyif almalı ve istemelidir.

    11- Çok fazla cinsel ilişkinin kadını yıprattığı, bacak ve karın kaslarını gevşettiği, sağlıksız olduğu inancı yanlıştır. Bunun tam aksine düzenli bir cinsel hayat bağışıklığı güçlendirir, kalp-damar sağlığını korur, felç riskini azaltır, kemikleri güçlendirir, adet sancılarını azaltır ve adet günlerini düzenler, vücudu sıkılaştırır.

    12- İlişki esnasında veya öncesinde erkeğin yaşadığı ereksiyon/sertleşme sorunları erkeğin partnerini çekici veya güzel bulmadığını göstermez. Sertleşme sorunları kalp ve damar hastalıkları gibi fizyolojik nedenlerle olabileceği gibi performans anksiyetesi, ilişkiye hazır olmamak gibi psikolojik nedenlerle olabilir.

    13- Menopoz sonrasında cinsel hayat bitmez. Menopoz hormonlarda değişiklikler yapsa da cinsellik yalnızca hormonlarla açıklanabilecek bir şey değildir. Bu sebeple menopoz sonrası cinsel hayat biter diyemeyiz. 50 yaş üstü kadınların %70’inden fazlası istek azalması da dâhil olmak üzere cinsel hayatlarında hiçbir sıkıntı yaşamadıklarını ifade etmişlerdir.

    14- Cinsel ilişkinin yalnızca penisin vajinaya girmesi anlamına geldiği yanılgısı vardır. Hâlbuki cinsel ilişki penisin vajinaya girmesi ile birlikte içerisinde güzel sözler, oyunlar, dokunuşlar, öpücükler vs. gibi birçok öğeyi barındıran bir bütündür ve sağlıklı bir cinsel ilişki için bu öğelerin hepsi gerekli oranda kullanılmalıdır.

    15- Cinselliğin içgüdüsel olduğu, sonradan öğrenilemeyeceği ve geliştirilemeyeceği düşüncesi yanlıştır. Cinsellik koşmak gibi, yüzmek gibi içgüdüsel bir aktivite olup, çalışarak ve öğrenerek daha başarılı olunabilecek bir aktivitedir.

    16- Erkeklerin duygularını belli etmediği, kadınların erkeklerden daha duygusal olduğu fikri de yanlıştır. Cinsel ilişki iki tarafa için de hem fiziksel hem ruhsal bir aktivitedir. Cinsel ilişkinin doyurucu olabilmesi için iki boyutta da olması gerekir. İçerisinde his ve duygu barındırmayan cinsel ilişki iki taraf içinde mastürbasyondan farksızdır.

    17- Cinsellik doğuştan ve içgüdüsel bir temele sahip olmasına rağmen öğrenilmez ve geliştirilmez değildir. Erkekler ve kadınlar doğuştan nasıl çocuk yapacaklarının bilirler ancak eşlerini nasıl tatmin edeceklerini sonradan öğrenirler. Cinsellik pratikle ve eşlerin birbirini daha iyi tanımasıyla gelişen ve güzelleşen bir şeydir. Bu sebeple bir erkeğin her koşulda bir kadını tatmin etmesini beklemek yanlıştır.

    18- Cinsel fanteziler ayıp, yanlış veya ahlaksız değildir. Eşlerin cinsel hayatlarını renklendirmesine, birbirlerini daha iyi tanımasına, daha sağlıklı bir cinsel hayat yaşamalarına yardımcı olan, zararsız ve sağlıklı bir yöntemdir.

    19- Oral seks herhangi bir zararı olmayan, sağlıklı ilişkilerde mevcut bir cinsel ilişki biçimidir. Cinsel hayat renklendirmek adına eşlerin birbirleriyle yapmaları tavsiye edilir.

    20- Kadının cinsel ilişki esnasında pasif/edilgen olması gerektiği, erkeğinse aktif/yöneten konumda olması gerektiği inancı son derece yanlıştır. Kadın ve erkek iki rolde de olabilir ve roller zaman zaman değişebilir. Renkli ve sağlıklı bir cinsel hayat için kadın da erkek de aktif olmalıdır.

    21- Cinsel hayat yani cinsel ilişki kalitesi ve sıklığı çiftlerin birbirlerine karşı duydukları sevginin bir göstergesi değildir. Birbirini çok seven çiftlerin kötü bir cinsel hayatı olabilir. Bu son derece doğal olmakla birlikte önlenecek ve düzeltilebilecek bir durumdur.

    22- Kadınların hamileyken ve doğum sonrasında cinsel isteklerinin azaldığı ve cinsel hayatlarının bittiği inancı son derece yanlıştır. Doğumun hemen ardından hormonal değişimler nedeniyle istek azalması görülmesine rağmen bu durum kısa sürelidir.

    Yazı kaynağı : www.antalyapsikiyatri.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap