Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    cennetle müjdelenen 10 sahabe

    1 ziyaretçi

    cennetle müjdelenen 10 sahabe bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Cennetle müjdelenen 10 sahabi kimlerdir? Aşere-i Mübeşşere nedir?

    Cennetle müjdelenen 10 sahabi kimlerdir? Aşere-i Mübeşşere nedir?

    Peygamber Efendimiz (SAV)'in hayatta iken cennete gireceğini müjdelediği 10 sahabe 'Aşere-i mübeşşere' olarak nitelendirilir. Peki, Peygamber Efendimiz (SAV)'in bu güzide sahabileri kimlerdir? Cennete girmekle müjdelenen kişiler kimler? Cennete girecek olan 10 sahabe kimdir? Cennetlik 4 kadın kimdir? Hayvanlar ölünce cennete mi cehenneme mi gider? Aşere-i Mübeşşere sahabilerinin ortak özellikleri neler?

    Sevgili Peygamber Efendimiz (SAV)'in vefat etmeden önce cennete girmekle müjdelediği 10 sahabi 'Aşere-i Mübeşşere' olarak tanımlanır. Sahih hadis-i şerif kaynakları bulunmasıyla beraber ashabın cennetlik oluşunun müjdelendiği bu kimseler için "Aşere-i Mübeşşere" tabirinin dışında bir de "el-mubeşşirun bi'l-cenneh" tabiri kullanılmaktadır. Ne mutlu o güzel sahabilere ki ahirette sonsuz mutluluk yeri olan cennette Peygamber Efendimiz (SAV) ile beraber haşrolunacaklar. Said İbnu Zeyd (r.a) rivayetine göre Efendimiz, hadis-i şerifinde şöyle buyuruyor: ''Ebu Bekr cennetliktir, Ömer cennetliktir, Osman cennetliktir, Ali cennetliktir, Talha cennetliktir, Zübeyr cennetliktir, Sa'd İbnu Malik cennetliktir, Abdurrahman İbnu Avf cennetliktir, Ebu Ubeyde İbnu'l-Cerrah cennetliktir." (Ravi olan Zeyd şöyle bahsediyor) onuncu da sükut etti. Dinleyenler: "Onuncu kim?" diye sordular. (Bu soru üzerine): "Said İbnu Zeyd!" dedi. Yani bu, kendisi idi. Zeyd sonra ilave etti: "Allah'a yemin ederim. Onlardan birinin Resulullah (sav) ile birlikte yüzü tozlanacak kadar bulunuvermesi, sizden birinin ömür boyu çalışmasından daha hayırlıdır, hatta ömrü, Hz. Nuh aleyhisselam'ın ömrü kadar uzun olsa bile." (Ebu Davud, Sünnet 9) Ahirette cennete girmeye nail olan meşhur 10 sahabinin başlıca özelliklerinden bazıları ise şunlardır:

    cennetle müjdelenen 10 sahabi

    AŞERE-İ MÜBEŞŞERE SAHABİLERİN KİŞİSEL ÖZELLİKLERİ:

    - 10 sahabinin tümü ilk Müslümanlardan oluşmasının yanı sıra İslam'a büyük hizmette bulunmuşlardır.

    - Kabile olarak Kureyş'e bağlı olup nesepleri Peygamber Efendimiz (SAV)'inkiyle birleşmektedir.

    - Bey‘atürrıdvân’a ve Bedir savaşına katılmışlardır. 

    - Allah (c.c) ve Resul'ü (SAV)'i sevdikleri bizzat Peygamberimiz (SAV) tarafından açıklanmıştır.

    aşerei mübeşşere nedir

    CENNETE GİRMEKLE MÜJDELENEN 10 SAHABİ!

    İLİŞKİLİ HABERPeygamberlerin görevleri nelerdir? Peygamberlerin özellikleri nelerdir?

    CENNETLE MÜJDELENEN 4 KADIN KİMDİR? CENNETLE MÜJDELENEN KADIN SAHABELER VE İSİMLERİ

    Araştırmacı ve Yazar Nurdan Damla'nın verdiği bir röportaj sırasında cennetle müjdelenen sahabe kadınlar ile ilgili şu açıklaması yer alıyor: Hadis-i şeriflerde belirtilen bir hadiseye göre, Efendimiz (SAV) eline bir gün bir çubuk alıyor ve bu çubukla yere 4 doğru çiziyor. Sahabe, 'Nedir bu Ya Resulallah?' diye sorunca Efendimiz (SAV), bunlar Cennetin dört hanım sultanıdır, buyuruyor. Bu dört kadın ise şu şekilde belirtiliyor; Haticet-ül Kübra, Hz. Meryem, Hz. Fatıma ve Hz. Asiyedir. Efendimiz (SAV)'in hadis-i şerifleriyle sabittir.

    AHİRETTE HAYVANLARA NE OLACAK? HAYVANLAR CENNETE Mİ GİDER YOKSA CEHENNEME Mİ? KIYAMET GÜNÜ HAYVANLARIN DURUMU

    Hayvanlar ölünce toprak mı olacak? Cennete girecek hayvanlar

    Ebû Hureyre (r.a) rivayetine göre, Peygamber Efendimiz (SAV)'e ahiret günü Allah c.c huzuru karşısında haşrolacağımız günde hayvanların durumu sorulunca hadis-i şerifte şu şekilde açıklık getirilmektedir:

    “Kıyâmet günü bütün mahlûkat Mahşer meydanına toplanır. Hayvanlar, böcekler, kuşlar ve her şey… Allâh’ın adâleti tam olarak tahakkuk eder, hattâ boynuzsuz koyunun hakkı bile kendisine zarar veren boynuzlu koyundan alınır. Sonra Cenâb-ı Hak hayvanlara; ''Toprak olun!'' buyurur. İşte o zaman (bu hâli gören) kâfir  kimse (hesâba çekilecek olmanın dehşetinden); ''Ah keşke ben de (şu hayvanat gibi) toprak olsaydım!''(Bkz. en-Nebe, 40.) diyecektir.” (Hâkim, Müstedrek, II, 345/3231. Krş. Hâkim, IV, 619/8716)

    CENNETE GİRECEK HAYVANLAR NELERDİR? CENNETLİK HAYVANLAR

    Cennetlik hayvanlar! Hayvanlar ölünce cennete mi gider?

    "Mişkâtü’l-Envar" kitabında İmam Mukâtil’in belirttiği eserde cennetlik hayvanlar hususta şu rivayet nakledilir:

    Mukâtil’in söylediklerine göre mü’minlerle beraber cennete on hayvan girecektir:

    Yazı kaynağı : www.yasemin.com

    Cennetle müjdelenen on sahabi hakkında hadis var mıdır?

    Cennetle müjdelenen on sahabi hakkında hadis var mıdır?

    Değerli kardeşimiz,

    Said İbnu Zeyd (r.a) rivayet etmiştir. Şöyle ki; Rasulullah (sav)'ın şöyle söylediğini işittim:

    Bu kutlu sahabelerin cennetle müjdelenmesini onların hayatlarını anlatan eserleri okuyunca daha iyi anlamış olacağız. Burada onların faziletlerini özet olarak açıklayalım:

    1. Hz. Ebu Bekir (r.a):

    Ebu Musa el Eşârî rivayet ediyor: "Rasûlullah'la birlikte Medine bahçelerinden birinde bulunuyorduk. Birisi geldi ve içeri girmek için izin istedi. Peygamberimiz (sas),

    'Kapıyı aç ve kendisini cennetle müjdele.' buyurdu. Kapıyı açtım, baktım ki gelen Ebu Bekir'dir. Kendisini cennetle müjdeledim. Allah'a hamd etti." (Müslim, Fedailü's-Sahabe, 28)

    Ebu Hureyre (ra) anlatıyor: "Bir defasında Allah Rasûlü (sas): "Bugün içinizden kim oruç tuttu?" diye sordu.
    Ebu Bekir (ra) "Ben." dedi. Rasûlullah (sas): "Hasta ziyaretine gideniniz var mı?" Yine Ebu Bekir (ra): "Ben" dedi.
    Efendimiz (sas): "Hanginiz bir cenazenin teşyiinde bulundu?"
    Yine Ebu Bekir (ra): "Ben" dedi.
    "Bugün kim bir yoksulun karnını doyurdu?"
    Ebu Bekir (ra): "Ben" deyince Peygamber Efendimiz (sas):

    "Bu hasletleri bir günde kendisinde toplayan adam muhakkak cennete girer." buyurdu. (Müslim, Fedâilü’s-Sahâbe, 12)

    2. Hz. Ömer (ra):

    Hz. Muhammed (sas)'in, "Eğer benden sonra peygamber gelecek olsaydı, bu Ömer olurdu." (Tirmizî, Menakıb, 18) iltifatına mazhar olmuştur.

    3. Hz. Osman (ra):

    Hz. Osman ilk iman edenlerdendir ve bu dönemlerde amcası Hakem b. Ebi'l Âs'ın işkencesine maruz kalmıştır. O, Hz. Osman'ı bir direğe bağlamış ve "Bu yeni dinden babalarının dinine dönmediğin müddetçe aç ve susuz olarak burada kalacaksın. Ve seni kat'iyen serbest bırakmayacağım." demiştir. Buna karşılık Hz. Osman'ın cevabı "Allah'a kasem olsun. Bu dinden ayrılmayacak ve babalarımın dinine dönmeyeceğim." şeklinde olmuştur. Nihayet dinine olan bağlılıktaki gücü ve kuvveti görünce amcası onu serbest bırakmıştır.

    Fakat Hz. Osman'ın çilesi bununla bitmemiş belki yeni başlamıştır. Zira o, Efendimiz'in beyanıyla Hz. Lut'dan sonra dini, imanı ve diyaneti uğruna beldesini terk eden, hicret eden ilk insan olma şerefini de ihraz edecektir. Hz. Osman, karısı Hz. Rukiyye ile birlikte, Mekkeli müşriklerin eziyet ve işkencelerinin dayanılmaz bir hal aldığı ortamda, Efendimizin izniyle Habeşistan'a hicret etmiştir.

    4. Hz. Ali (ra):

    iltifatına mazhar olmuştur. Hz. Ali'nin Tebük Savaşı hariç, Allah Rasûlü'nün bulunduğu bütün savaşlara katılmıştır. Sadece Tebük Savaşı'na katılmamış; nedenine gelince, Hz. Ali'nin buna katılmaması yine Allah Rasûlü'nün emriyle olmuştur.

    Ebu Nuaym, Hilye'sinde Hz. Ali'yi şöyle tanıtır:

    5. Sa'd Bin Ebi Vakkas (ra):

    İlk müslüman sahabelerdendir. Hz. Sa'd Medine'ye hicret izninden sonra, Medine'ye ilk hicret edenler arasındadır. O Bedir ile başlayan savaşlar sürecinde, hiçbir savaştan geri durmamış ve katıldığı hemen her savaşta büyük yararlılıkları olmuştur. Özellikle Uhud Savaşı'nda, atmış olduğu okların hedefini bulması, Hz. Muhammed (sas)'in dikkatini çekmiş ve O'nun mübarek ağızlarından "Anam babam sana feda olsun!" iltifatı ile terkisinden çıkardığı okları ona vererek "Allah senden razı olsun! Al şunları da at!" dua ve emrine mazhar olmuş bir sahabîdir, Hz. Sa'd.

    6. Abdurrahman b. Avf (ra):

    Hz. Abdurrahman'ın en önemli özelliklerinden birisi, Hz. Peygamber (sas)'in katılmış olduğu bütün savaşlarda yerini almış olmasıdır. Bedir'den başlayıp Mekke fethine, Huneyn ve Tebük'e uzanan çizgide her savaşta bulunan bu şanlı sahabî savaşlarda da şecaat ve cesaretiyle tanınan birisidir. Uhud Savaşı'nda Allah Rasûlü'nü çepeçevre kuşatıp, onu müdafaa eden kutlulardan biri de Hz. Abdurrahman'dır. Nitekim Uhud Savaşı'nda aldığı yirmiden fazla ok ve mızrak yarasıyla, topal kalmıştır.

    7. Ebu Ubeyde bin Cerrah (ra):

    Peygamber Efendimiz (sas)'in "ümmetin emini" buyurduğu, Hz. Ömer'in "Yaşıyor olsaydı, halife tayin ederdim." dediği emin bir sahabi...

    Ebu Ubeyde, Müslüman olduğunda tahminen 27 yaşındadır. Mekke döneminde müşriklerin eziyet ve işkencelerinin artmasını müteakip, aldığı izinle Habeşistan'a yapılan ikinci hicrete katılmış, bir müddet Habeşistan'da kaldıktan sonra Medine'ye hicret etmiştir.

    Ebu Ubeyde, Bedir Savaşı'nda müşrikler safında yer alan babasını fark edince, onunla karşılaşmamaya oldukça özen göstermiş, fakat babasının ısrarla kendisini takip edip öldürmek istemesi karşısında, zor durumda kalarak istemediği halde onu(babasını) öldürmüştür.

    âyetinin bu vesile ile nazil olduğu rivayet edilir, ki burada Ebu Ubeyde'nin hususî manada Allah nezdindeki konumunu görmek mümkündür.

    8. Talha Bin Ubeydullah (ra):

    Hz. Talha da Hz. Ebu Bekir ile beraber işkencelerden nasibini alan bir sahabidir. Nevfel b. Huveylid, bu iki zatı bir iple birbirlerine bağladı, hiç kimse de 'Kureyş'in aslanı' denilen bu şahsın yaptıklarına karşı çıkmadı, çıkamadı. İslâm uğrunda katlanılan bu işkence arkada bize kadar uzanan tatlı bir iz ve bir de isim bıraktı. Bunun ahirete ait yönünü ise sadece Allah (cc) biliyor. Evet, Hz. Ebu Bekir ve Hz. Talha'ya birlikte aynı ipe bağlandıklarından dolayı, 'ayrılmaz dostlar' şeklinde tercüme edilebilecek olan 'Karîneyn' sıfatı verildi.

    9. Zübeyr bin Avvam (ra):

    Hz. Zübeyr, hayatı boyunca hep Hakk'ın ve haklının yanında yer almış, bu uğurda hiçbir şeyden yılmamıştır. Nitekim, İslâm'a girdiğinden ötürü yapılan işkence ve eziyetlere hiç aldırış etmedi.

    Merhameti engin Rabb'imiz, insanlığın karanlıkta debelenmesine daha fazla müsaade etmediği için, En Yüce Peygamber (sas), insanlığı 'zulüm ve zulmetten aydınlığa' çıkarmak üzere geldi. Kendisine ilk tabi olanlardan biri de Hz. Zübeyr'di. O sıralar halkanın tamamı beş veya altı kişiden ibaretti.

    Hz. Zübeyr, bir gün kılıç elinde sokağa fırlıyor. Nereye gittiği ve ne yapmak istediği meçhul. Kılıç elinde ve kendisi sokakta. Birden gözleri kamaşıyor, baktığında Efendiler Efendisi (sas) karşısında, şaşırıyor. Efendimiz (sas) de Zübeyr'in bu haline şaşırmış vaziyette. Sonradan anlaşılıyor ki, Efendimiz (sas)'in şehit edildiği haberi üzerine sokağa fırlamış ve karşısına kim gelirse doğramaya and içmiş. Efendimiz (sas), İslâmî gayretini tebrik ediyor. Görüyorsunuz ya; peygambere Havari olma öyle kolay değil! İşte İslâm'da ilk çekilen kılıç budur.

    10. Said. b. Zeyd (ra):

    Hz. Said. "Allah'ım! Sana nasıl ibadet edileceğini bilmiyorum. Bilseydim öyle ibadet ederdim." diye dua dua yalvaran bir babanın iniltilerine şahit olmuştur. Kulaklarında Hakk'ın esintileriyle büyüyen Hz. Said, Rasûl-i Kibriya (sas) Efendimiz'i görünce hemen iman getirecek, babasının nail olamadığı o payeyi ihraz edecektir. İman ettikten sonra Efendimiz (sas)'e gelmiş, babasını anlatmış, onun dediklerini nakletmiş ve Efendiler Efendisi (sas)'nden babası için dua istemiştir. Efendimiz de dua etmiş ve "Onun tek başına bir ümmet olarak dirileceği" müjdesiyle oğul Said'i mutlu etmiştir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet

    Yazı kaynağı : sorularlaislamiyet.com

    Cennetle Müjdelenen 10 Sahabe

    Cennetle müjdelenen 10 sahabi kimlerdir?

    Cennetle müjdelenen 10 sahabi kimlerdir?

    Peygamber Efendimiz (SAV)'in hayatta iken cennete gireceğini müjdelediği 10 sahabe 'Aşere-i mübeşşere' olarak nitelendirilir. Peki, Peygamber Efendimiz (SAV)'in bu güzide sahabileri kimlerdir? Cennete girmekle müjdelenen kişiler kimler?

    Kaynaklarda "el-aşeretü’l-mübeşşere", "el-mübeşşerûn bi’l-cenne", "el-aşeretü’l-meşhûdü lehüm bi’l-cenne" gibi ifadelerle anılan bu on sahâbî Ebû Bekir, Ömer, Osman, Ali, Talha b. Ubeydullah, Zübeyr b. Avvâm, Abdurrahman b. Avf, Sa‘d b. Ebû Vakkās, Ebû Ubeyde b. Cerrâh ve Saîd b. Zeyd’dir. Ashaptan Saîd b. Zeyd’in bir rivayetinde bu on kişiden Ebû Ubeyde b. Cerrâh yerine Abdullah b. Mes‘ûd zikredilmiştir (İbn Abdülber, II, 318).

    Abîde es-Selmânî’den gelen benzer bir rivayeti de Zehebî kaydetmektedir (Maʿrifetü’l-ḳurrâʾ, I, 34). Ancak Zehebî’nin bu eserinin 1969’da Kahire’de yapılan baskısında yer alan bu rivayetin, gerek 1404’te yapılan Beyrut baskısında gerekse incelenen Paris, Berlin ve İstanbul kütüphanelerindeki yazma nüshalarında eksik olarak yer aldığı, İbn Mes‘ûd’un cennetle müjdelendiği belirtildikten sonra Ebû Ubeyde yerine aşere-i mübeşşere içinde onun bulunduğundan söz edilmediği görülmüştür. Rivayetteki bu değişikliğin, eserin Kahire baskısında esas alınan ve inceleme imkânı bulunamayan Kahire (Dârü’l-kütübi’l-kavmiyye Ktp.) nüshasında yer aldığı anlaşılmaktadır. Hadislerde cennetlik oldukları topluca haber verilen bu sahâbîlerden başka Hz. Hatice, Abdullah b. Ömer, Abdullah b. Selâm gibi münferit olarak cennetle müjdelenenler de vardır.

    Aşere-i mübeşşerenin bazı ortak vasıfları şunlardır: 1. Tamamı ilk müslümanlardan olan bu on sahâbî Hz. Peygamber’e ve İslâm’a büyük yardımlarda bulunmuşlardır. 2. Kureyş kabilesine mensup olup nesepleri Hz. Peygamber’in nesebiyle birleşmektedir. Bu sebeple, “aşere-i mübeşşere” ifadesini “Kureyş’ten cennetle müjdelenmiş on kişi” olarak anlamak daha doğru olacaktır. Nitekim konuya ait rivayetlerde de “aşeretün min Kureyşin fi’l-cenne” kayıtlarına rastlanmaktadır. 3. Bedir Savaşı’na ve Bey‘atürrıdvân’a katılmışlardır. Bey‘atürrıdvân’da bulunamayan Hz. Osman adına bizzat Hz. Peygamber iki elini birbirine kavuşturarak biat etmiş, onu da biata katılanlardan saymıştır. 4. Allah’ı ve resulünü sevdikleri bizzat Hz. Peygamber tarafından açıklanmıştır. 5. Allah yolunda yakınlarına karşı savaşmaktan çekinmemişlerdir. Nitekim Mücâdile sûresinin, “Allah’a ve âhiret gününe inanan bir toplumun babaları, oğulları, kardeşleri, akrabaları bile olsa, Allah’a ve Peygamber’e karşı gelenlere sevgi beslediklerini göremezsin” meâlindeki 22. âyetinin aşere-i mübeşşereye dahil ashap hakkında nâzil olduğuna dair bazı rivayet ve yorumlar bulunmaktadır.

    Aşere-i mübeşşerenin İslâmiyet’teki seçkin yerini dikkate alan İslâm bilginleri, ilmî tasnif ve değerlendirmelerde ilk sırayı hemen daima bunlara ayırmışlardır. Ahmed b. Hanbel el-Müsned’ine aşere-i mübeşşerenin rivayet ettiği hadislerle başlamıştır. Taberânî’nin el-Muʿcemü’l-kebîr ve Ebû Nuaym el-İsfahânî’nin Ḥilyetü’l-evliyâʾ adlı eserlerinde de aynı sıralama görülmektedir. Aşere-i mübeşşerenin hepsiyle görüşüp onlardan hadis rivayet edenler tâbiîlerin birinci tabakası olarak kabul edilmiştir. Aşere-i mübeşşere, İslâmî literatürde sahâbîlere ait eserlerin dışında müstakil eserlere de konu teşkil etmiştir. Muhibbüddin et-Taberî’nin, İstanbul kütüphanelerinde birçok yazma nüshası bulunan ve ayrıca basılmış da olan (I-II, Kahire 1327; I-IV, Beyrut 1405/1984) er-Riyâżü’n-nażıre fî menâḳıbi’l-ʿaşere’si, Hâkim en-Nîsâbûrî’nin Feżâʾilü’l-ʿaşere’si, Burhâneddin İbrâhim b. Abdurrahman el-Fezârî’nin Feżâʾilü’l-ʿaşereti’l-mübeşşere’si ve Zeynüddin İbnü’ş-Şemmâ‘ın ed-Dürerü’l-mülteḳāt’ı aşere-i mübeşşereye dair yazılmış müstakil eserlerdir.

    (Kaynak: Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi)

    Yazı kaynağı : www.yenisafak.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap