Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    bulut ile yer arasında meydana gelen yüksek gerilimli elektrik akımı mıdır

    1 ziyaretçi

    bulut ile yer arasında meydana gelen yüksek gerilimli elektrik akımı mıdır bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Yıldırım ve Aşırı Gerilim Koruma Sistemleri için Tasarım İpuçları ve Kılavuzu

    Yıldırım ve Aşırı Gerilim Koruma Sistemleri için Tasarım İpuçları ve Kılavuzu

    Yıldırım Nedir? Neden Yıldırımdan Korunuyoruz?

    Yıldırım, bulut ile yer arasında meydana gelen yüksek gerilimli bir elektrik boşalmasıdır. Yıldırımın meydana gelebilmesi için bulut ve yerin farklı elektrik yüklerine sahip olması ve belirli bir potansiyel farka erişmesi gerekmektedir. Genellikle bulutun yere yakın olan bölümleri negatif, yer ise pozitif yüklü elektriğe sahiptir.

    Bulutla yer arasındaki potansiyel farkı artarak belirli bir değere eriştiğinde, hava iletken olmamasına rağmen hava içerisinde iletken bir kanal oluşur ve elektriksel boşalma başlar, yani yıldırım meydana gelir. Yıldırım olayı, her ne kadar yıldırım düşmesi olarak bilinse de bulut ile yer arasındaki negatif ve pozitif elektrik yüklerinin pozisyonlarına göre bazen buluttan yere doğru, bazen de yerden buluta doğru olmaktadır.

    Yıldırım düşerken çok şaşırtıcı bir şey meydana gelmektedir. Yerden de buluta doğru bir boşalma olur. Yerden 100 metre yükseklikte bu iki akım birleşiyor ve iletkenliği çok fazla olan bir koridor oluşur. İşte bundan sonra yıldırımı hiçbir şey durduramaz, pozitif yük hızla buluta doğru onu nötr hale getirmek için yükselir.

    Bu koridordan yerden göğe doğru neredeyse ışık hızının üçte biri hızla yükselen akını yıldırımın göze gelen şiddetli ışığını da yaratır. Ardından yine yukarıdan yere iner ve iki taraf arasındaki potansiyel farkı sıfırlanana kadar bu olay 10-12 kez tekrarlanabilir.

    Yıldırım olayında ortaya çıkan enerji yaklaşık 1010 joule kadar olup bu enerji saniyenin milyonda biri zarfında geçtiği hava sütununun sıcaklığını 15000 °C’ye kadar ısıtabilir. İşte yıldırımın yakıcı ve yıkıcı etkisi açığa çıkan bu enerjinin sonucudur. Yıldırımların %40 ı 20 kA’ den büyüktür, %5 i 60 kA üzerindedir. Yıldırımlar %0,1 ihtimalle 200 kA den büyük olabilir. Yıldırım sahip oldukları bu özelliklerle elektrodinamik, basınç, ses, ışık ve ısı etkileri meydana getirmektedir. Bu etkiler ise yıldırımın düştükleri yerde yangına, yangın ile birlikte de can ve mal kaybına sebep olmaktadır.

    Kaynak: enerjiportali.com

    Gelelim işin teknik boyutuna...

    Her yıl, yıldırımlar ve aşırı gerilimler risk oluşturur ya da insanlarve hayvanlarda yaralanmalara hatta ölcümlü sonuçlara ve ayrıca çeşitli mülklerde de hasarlara neden olur.

    Elektronik cihazların arızalanması ise endüstride maddi kayba neden olabileceğinden, mülklere verilen zararlar giderek daha büyük bir sorun haline gelmektedir. Bina yönetmelikleri, günümüzde binaların kişisel güvenlik unsurları içermesinin yasal bir gereklilik olduğu anlamına gelmektedir. Polis, ambulans ve itfaiye gibi kamu kurumlarının çalışmaları da özellikle korunmaya değerdir.

    Belirli bir durumda yıldırımdan korunma sistemlerine ihtiyaç olup olmadığı, en son standartlar temelinde belirlenebilir. Alternatif olarak, ekipmana verilen hasarın maliyeti, bu hasarın meydana gelmesini önleyecek bir koruma sistemi kurmanın maliyeti ile karşılaştırılabilir.

    En son standartlar ayrıca koruyucu önlemlerin nasıl uygulanması gerektiğini teknik terimlerle açıklar. Yıldırımdan korunma sistemi kurmak için belirli özel bileşenler gereklidir.

    Çok büyük aşırı gerilimlere, esasında enerji sistemlerine veya yakınlarına yıldırım çarpması neden olur. Yıldırım akımları, birkaç yüz metre uzaklıktan bile kapasitif, endüktif ya da galvanik kuplaj yoluyla iletken döngülerinde istenmeyen aşırı gerilimlere neden olabilir.

    Büyük aşırı gerilimler, 2 km'ye kadar bir yarıçap alanı üzerinde birleştirilir. Endüktif yükleri içeren anahtarlama işlemleri, orta ve düşük voltajlı güç şebekelerinde tehlikeli aşırı gerilimler oluşturur.

    1| Yıldırım Deşarjları (LEMP: Yıldırım Elektromanyetik Darbe)

    Uluslararası yıldırımdan korunma standardı IEC 62305, 200 kA'ya kadar doğrudan yıldırım çarpmalarının nasıl güvenli bir şekilde durdurulacağını açıklar. Akım, topraklama sistemine bağlanır ve topraklama direncindeki voltaj düşüşü nedeniyle yıldırım akımının yarısı dahili kuruluma bağlanır.

    Kısmi yıldırım akımı daha sonra binaya giren elektrik hatları arasında bölünür (binaya giren elektrik hattı çekirdek sayısı) ve yaklaşık % 5'i veri kablolarına girer.

    Toprak / Kurulum arasındaki ayrım örneği:

    % 50 - % 50

    i = 50 kA; R = 1 Ohm

    U = i × R = 50.000 A × 1 Ohm = 50.000 V

    Bileşenlerin voltaj direnç limitleri aşılır ve kontrolsüz bir şekilde arklanma meydana gelir. Yalnızca parafudrlar bu tehlikeli gerilimleri güvenli bir şekilde durdurabilirler.

    En büyük aşırı gerilimler yıldırım düşmelerinden kaynaklanır. IEC 62305'e (VDE 0185-305) göre yıldırım çarpmaları, 200 kA'ya (10/350 μs) kadar yıldırım dalgalanma akımları ile simüle edilir.

    Yıldırım akımının tipik dağılımı:

    1.1| Anahtarlama işlemleri (SEMP: Elektromanyetik darbenin değiştirilmesi)

    Anahtarlama işlemleri, büyük endüktif ve kapasitif yüklerin anahtarlanması, kısa devreler ve güç sistemindeki kesintiler nedeniyle meydana gelir. Bunlar aşırı gerilimlerin en yaygın nedenleridir.

    Bu aşırı gerilimler, 40 kA'ya (8/20 μs) varan dalgalanma akımlarını simüle eder. Kaynakları arasında örneğin; motorlar, balastlar ve endüstriyel yükler vardır.

    2| Elektrostatik boşalma (ESD)

    Elektrostatik deşarjlar sürtünmeden kaynaklanır. Bir kişi bir halı üzerinde yürüdüğünde, yük ayrımı meydana gelir; ancak insanlar için zararsızdır bu durum. Bununla birlikte, elektronik bileşenlere bu tür durumlar etki edebilir ve hatta tahrip de edebilir.


    Daha detaylı bilgilere referans dokümanından edinebilirsiniz...

    Referans: // Design tips for lightning and surge protection systems by OBO Betetrmann

    OBO Bettermann, dünyanın en deneyimli yıldırım ve aşırı gerilim koruma sistemleri üreticilerinden biridir. Yaklaşık 100 yıldır OBO, standartlara uygun yıldırımdan korunma bileşenleri geliştirmekte ve üretmektedir. Modern bilgisayarın yükselişi, elektronik daktilonun icadıyla 1970'lerde başladı. OBO, çığır açan V-15 parafudrunu piyasaya sürerek buna yanıt verdi. VDE test işaretli ilk bağlanabilir tip 2 aşırı gerilim koruma cihazı veya karbon teknolojisine sahip ilk bağlanabilir tip 1 yıldırım akımı tutucu (paratoner) gibi yıllar içinde sayısız yeni ürün, bugün sunduğu benzersiz kapsamlı ürün yelpazesinin temelini attı...

    ...

    prepared by Hüseyin GÜZEL

    EEE | MRE | PSM | SAE | Technical Editor & Writer | Torunlar Energy | Technical Library | Data Science Earth | Mentor of Sabancı Vakfı | huseyinguzel.net

    Yazı kaynağı : tr.linkedin.com

    Şimşek ve yıldırım

    Şimşek ve yıldırım

    Şimşek elektrik yüklü bir bulut ile diğer bir bulut arasındaki elektrik boşalmasıdır. Önceden tahmin edilmesi oldukça zordur. Fakat belli hava koşullarında meydana gelir.

    Yıldırım ise; bulut ile yeryüzü arasındaki elektrik boşalmaları olarak tanımlanır. Yıldırım, zikzaklı bir yol takip ederek kollar hâlinde aşağı doğru iner. Genellikle şiddetli bir yağmurla birlikte görülür.[1][2] Yıldırım, gök gürültüsü ve şimşekten oluşan, gökyüzü ile yeryüzü arasındaki elektrik boşalmasıdır.[3][4]

    Şimşek, bir bulut kümesi aşırı miktarda + veya - elektrik yükü ile yüklendiğinde meydana gelen, gözle görülür elektrik boşalmasıdır.[5] Elektrik yükünün hava direncini kıracak kadar çok olması gerekir.[5] Şimşek ve yıldırım sadece kümülonimbüs bulutlarında görülür. Diğer bulutlarda sadece enerji akımı sayesinde görülebilir.[5] Kar fırtınalarında, kum fırtınalarında ve hatta volkanlardan çıkan gaz ve toz bulutlarında da şimşeklere rastlanır.[5] Bir oraj esnasında şimşekler; bulutlar arasında, bulutla hava arasında ve bulutla yer arasında gerçekleşebilir.[5] Dünya genelinde saniyede 50 ila 100 şimşek çakar.[5]

    Elektriklenme[değiştir | kaynağı değiştir]

    Elektrik yüklenmesinin ayrıntıları bilim insanlarınca hala incelenmektedir ancak fırtına elektriklenmesinin bazı temel kavramları üzerinde ortak bir kanı vardır. Elektriklenme, çarpışan cisimler arasındaki iyon transferinin sonucu olarak triboelektrik etki ile olabilir. Yüksüz, çarpışan su damlaları, gök gürültüsü bulutunda olduğu gibi, aralarındaki (sulu iyonlar olarak) yük aktarımı nedeniyle elektrik yüklenebilirler.[6] Fırtınadaki ana elektrik yüklenme alanı, havanın hızla yukarı doğru hareket ettiği ve sıcaklık aralığının -15 ila -25 °C (5 ila -13 °F) arasında değiştiği fırtınanın ortasınds oluşur bkz. Şekil 1. Bu bölgede, sıcaklık ve yukarı doğru hızlı hava hareketinin birleşimi süper soğutulmuş bulut damlacıkları (donma noktasının altındaki küçük su damlacıkları), küçük buz kristalleri ve graupel (yumuşak dolu) karışımı üretir. Yukarı çekiş, süper soğutulmuş bulut damlacıklarını ve çok küçük buz kristallerini yukarı doğru taşır. Aynı zamanda, çok daha büyük ve daha yoğun olan yumuşak dolu, yükselen havada düşer veya asılı kalır.[7]

    Yağışların hareketindeki farklılıklar çarpışmalara neden olur. Yükselen buz kristalleri yumuşak dolu ile çarpıştığında, buz kristalleri pozitif ve yumuşak dolu negatif olarak yüklenir, bkz. Şekil 2. Yukarı çekiş, pozitif yüklü buz kristallerini fırtına bulutunun tepesine doğru yukarıya doğru taşır. Daha büyük ve daha yoğun olan graupel, ya fırtına bulutunun ortasında asılı kalır ya da fırtınanın alt kısmına doğru düşer.[7]

    Sonuçta, fırtına bulutunun üst kısmı pozitif olarak yüklenirken, fırtına bulutunun orta ila alt kısmı negatif elektrikle yüklenir.[7]

    Fırtına içindeki yukarı doğru hareketler ve atmosferdeki daha yüksek seviyelerdeki rüzgarlar, fırtına bulutunun üst kısmındaki küçük buz kristallerinin (ve pozitif yükün) fırtına bulutu tabanından yatay olarak bir miktar uzağa yayılmasına neden olur. Fırtına bulutunun bu kısmına örs denir. Bu, fırtına bulutu için ana şarj süreci olsa da, bu elektrik yüklerinin bazıları fırtınadaki hava hareketlerince (yukarı çekişler ve aşağı çekişler) yeniden dağıtılabilir. Ayrıca, yağış ve daha yüksek sıcaklıklar nedeniyle fırtına bulutunun dibine yakın bir yerde küçük ama önemli bir pozitif yük birikimi vardır.[7]

    Saf sıvı sudaki yükün indüklenmiş ayrılması, tribo-elektrik etkisi ile saf sıvı suyun elektriklenmesi gibi 1840'lardan beri bilinmektedir.[8]

    William Thomson (Lord Kelvin), sudaki yük ayrımının dünya yüzeyindeki olağan elektrik alanlarında oluştuğunu ispatladı ve bu bilgiyi kullanarak sürekli elektrik alan ölçüm cihazını geliştirdi.[9] Sıvı su kullanılarak yükün farklı bölgelere fiziksel olarak ayrılması, Kelvin tarafından Kelvin su damlalığı ile gösterilmiştir. En olası yük taşıyan türler, sulu hidrojen iyonu ve sulu hidroksit iyonu olarak kabul edildi.[10]

    Katı su buzunun elektriksel şarjı da düşünülmüştür. Yüklü türler yine hidrojen iyonu ve hidroksit iyonu olarak kabul edildi.[11][12]

    Elektron, gök gürültülü fırtınalardaki anlık zamanda hidroksit iyonu artı çözünmüş hidrojene göre sıvı suda kararlı değildir.[13]

    Yıldırımdaki yük taşıyıcısı esasen plazmadaki elektronlardır.[14]

    Sıvı su veya katı su ile ilişkili iyonlar (pozitif hidrojen iyonu ve negatif hidroksit iyonu) olarak yükten yıldırımla ilişkili elektronlar olarak yüklenme süreci, bir tür elektro-kimyayı, yani kimyasal türlerin oksitlenmesi ve/veya indirgenmesini içermelidir.[15]

    Hidroksit baz olarak işlev gördüğü ve karbon dioksit asidik gaz olduğu için, negatif yükün sulu hidroksit iyonu biçiminde olduğu yüklü su bulutlarının sulu karbonat iyonları ve sulu hidrojen karbonat iyonları oluşturmak üzere atmosferik karbon dioksit ile etkileşime girmesi mümkündür.

    Yıldırım[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yıldırım, bulut ile yer arasında oluşan, en tehlikeli şimşek türüdür.[16] Çoğu çakma yeryüzüne negatif yük dağıtır ancak bir kısmı yeryüzüne pozitif yük taşır. Bu pozitif çakmalar sıklıkla bir orajın dağılma aşamasında oluşur. Pozitif çakmalar aynı zamanda kış ayları boyunca düşen toplam yıldırımların yüksek bir yüzdesini oluşturur.[16]

    Bulut ve yer arasındaki elektrik potansiyeli farkı 10 ila 100 milyon volttur ve yıldırımın dönüş darbesinin akımı yaklaşık 30.000 ampere, sıcaklığı 30.000 °C'ye ulaşır.[5] Yıldırımın oluşması çok hızlı bir şekilde gerçekleşir. Öncül darbe buluttan yere yaklaşık 30 milisaniyede ulaşır ve yerden bulutun merkezine yaklaşık 100 milisaniyede döner.[5]

    Gök gürültüsü[değiştir | kaynağı değiştir]

    Gök gürültüsü, şimşek çakması esnasında oluşan, patlamaya benzer çok yüksek sestir. Ses, ışıktan çok daha yavaş hareket ettiği için (deniz seviyesinde yaklaşık ses hızı 340 m/s)[17] gök gürültüsü -gözlemcinin uzaklığına bağlı olarak- şimşeğin gözlenmesinden kısa bir süre sonra duyulur.

    Gök gürültüsü, şimşek hattı boyunca havanın aniden ısınması ve hava basıncının artması nedeniyle oluşur.[5] Aşırı basınç şimşek hattının sesten hızlı şekilde genişlemesine ve gök gürültüsü olarak adlandırılan sesi oluşturmasına neden olur. Gök gürültüsünü karakterize eden şaklama, patlama, gümbürtü gibi çeşitli farklı sesler şimşek hattının karmaşık geometrisi, atmosferin özellikleri, yerel arazi şekilleri ve yansımalar nedeniyle oluşur.[5]

    Yıldırım çarpması[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yıldırım çarpması, bulut ile yer arasında oluşan bir şimşeğin canlılara isabet etmesidir. Yıldırım çarpması, elektrik yükü nedeniyle ölümcül sonuçlar doğurabilecek, oldukça tehlikeli bir hadisedir. Örneğin Amerika Birleşik Devletleri'nde her sene ortalama 62 kişi yıldırım çarpması nedeniyle hayatını kaybetmekte, yaklaşık 300 kişi yaralanmaktadır.[18] Dünya genelinde ise yılda ortalama 24.000 kişi ölmekte, 240.000 kişi yaralanmaktadır.[19]

    İstatistiksel olarak yıldırım çarpmasına en çok şu altı durumda rastlanır:[20]

    Korunma ve müdahale[değiştir | kaynağı değiştir]

    Binalara monte edilen ve paratoner denen metal kondüktörler, yıldırımın mümkün olan en düşük hasarla yeryüzüne transfer edilmesine yardımcı olurlar.

    Eğer açık alanda iken civarda bir yere yıldırım düştüyse ve saçlarınız dikilmeye başladıysa hemen en yakındaki binaya girmelisiniz.[20] Eğer yakında bina yoksa civardaki en alçak bölgeye gidip ayaklarınız yere basacak şekilde yere çömelmeli ve mümkün olduğunca bir top gibi küçülmelisiniz.[20] Yıldırım tehlikesi varken "kesinlikle" yere yatılmamalıdır.[20]

    Eğer birine yıldırım çarptıysa sırasıyla şu işlemler yapılmalıdır:[20]

    Yanlış bilinenler[değiştir | kaynağı değiştir]

    Halk arasında, lastik tabanlı ayakkabıların veya otomobil lastiklerinin yıldırımdan koruyacağına inanılır. Bunların hiçbir faydası yoktur ancak otomobilin metal çerçevesi (vücuda temas etmiyorsa) çarpmanın etkilerinden korumada yardımcı olur.[7]

    Yine halk arasında aynı noktaya iki kere yıldırım düşmeyeceğine inanılır oysaki bunun gerçekleştiği pek çok olay kaydı mevcuttur.[7]

    Notlar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Şimşek veya gökgürültüsünden kaynaklanan korku astrafobi olarak adlandırılır.[21]

    Galeri[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Yıldırım Nedir? Yıldırımdan Korunma Yolları

    Yıldırım Nedir? Korunma Yolları

    Yıldırım Nedir: Bulutların üst katmanlarında oluşan + yükler ile alt katmanlarda oluşan – yükler arasındaki enerji transferidir. Yıldırım bulut ile yer arasındaki elektrik yüklerinin hızlı deşarj olma olayıdır. Bulut ile yer arasında oluşan yüksek gerilimli bir elektrik boşalmasına “yıldırım” denir.

    Yıldırım Hakkında Bilgi

    Yıldırım (lightning) üzerine ilk teoriler 17.yy’ da belirlenmeye başlanmıştır. Descartes bilim adamı bulutların çarpışmasından sıkışan havanın ışık ve ısı etkisi oluşturduğunu söylemiştir. Ayrıca ısının gürültüye sebep olduğunu söyleyerek yıldırımla ilgili ilk teoriyi ortaya atmıştır. 18. yy’ ın ortalarında Rahip Nollet Denel fizik dersleri adlı kitabında elektrik ile yıldırımın ilgisini anlatmıştır.

    Daha sonra fizikçi Jallbert, yıldırım olayı ile sivri uçların ilgisini ortaya atmıştır. Yine aynı yıllarda Romans, yıldırım olayının bir elektriksel olay olduğunu söyleyerek yıldırım olayında elektrikten söz ediyordu. Franklın 1725 yılında balon deneyi yaparak bulutların elektrik yüklü olduğunu ispat etmiştir.

    1929 yılında İngiliz doktor Simson ve Fransız Mathias tarafından yapılan açıklamalar ile devam etmiştir. Yıldırımın oluşumu yapılan gözlemler ve incelemeler sonunda dört şekilde olduğunu ortaya koymaktadır. (-) inişli, (-) çıkışlı, (+) inişli, (+) çıkışlı. Yapılan araştırmalar sonucu yıldırım darbelerinin % 90’ı negatif inişli olduğu saptanmıştır.

    Kümülonimbus Bulutu

    Fırtına ve şiddetli rüzgarlar, genellikle yağmur, kar veya dolu olaylarını beraberinde getirir. Kümülonimbus (Cb), kümülüs bulutlarının dikey olarak gelişerek büyümesiyle oluşan konvektif fırtına bulutudur.

    Yıldırım, yalnız dikey gelişmeli bulut olan kümülonimbus bulutunun (cumulonimbus cloud) varlığında meydana gelebilir. Kümülonimbus (Cb) bulutunu belirlemek zor olabilir. Ama sağanak yağış, şimşek ve gök gürültüsünün olması, kümülonimbus (Cb) bulutunun varlığını gösterir.

    Şimşek Nedir? Nasıl Oluşur?

    Güneş, Dünya yüzeyine yakın havayı ısıttığında sıcak hava yükselir. NOAA’ ya göre hava sıcaklığı yükseldikçe hava soğur ve içerdiği nem de soğur. Nem soğudukça yoğunlaşır ve yoğun bulutlar meydana getirir. Bu bulutlar yağmur kaynağı olarak bilinirler fakat aynı zamanda şimşek kaynağıdırlar.

    (NOAA: Amerika Birleşik Devletleri’nin Dünya’daki hava ve deniz olaylarını araştırması amacıyla görevlendirilmiş bir kurumudur.)

    Bilim adamları şimşeklerin tam nasıl oluştuğunun ayrıntılarını hala tartışmaktadırlar. Ancak büyük bir ihtimalle üzerimizdeki dondurucu havadaki bulutlar ile bir ilgisi vardır. NOAA’ya göre bulutun içinde küçük buz parçacıkları meydana gelir. Bu parçacıklar su damlacıklarıyla ve birbirleriyle çarpıştıkça, elektrik yüklerini oluşturduğu ve etkileşim sonucunda yıldırım meydana geldiği varsayılmaktadır.

    National Geographic (ulusal coğrafya) şöyle açıklıyor: Buz parçacıkları bir fırtınada dönerken birbirleri ile çarpışarak elektrik yüklerinin ayrılmasına sebep olur. Pozitif yüklü buz kristalleri fırtınanın tepesine yükselir ve negatif yüklü buz parçacıkları ve dolu taşları fırtınanın alt kısımlarına iner. Alışılmışın dışında çok büyük elektrik yükü farklılıkları gelişir. Bazı şartlarda tersi de olabilir.

    Şekilde görüldüğü gibi, şimşek oluşur. Çünkü pozitif yüklü yağış parçaları fırtınanın tepesine yükselirken, negatif yüklü parçalar dibe doğru inerler. hava iletken olmamasına karşın pozitif yüklü zemine çekilen negatif yükler havada iletken bir kanal meydana getirirler.

    Yıldırımın Oluşması

    National Geographic’e göre, yeterli yük oluştuğunda, kanaldaki elektriğin bir yerden bir yere taşınması sonucu şimşek çakar. Elektriksel deşarj (boşalma) başlar, yani yıldırım oluşur. Yıldırım gök gürültüsü yaratır. Yıldırım olayı, yıldırım düşmesi olarak ta bilinir. Bulut ile yer arasındaki + ve – elektrik yüklerinin durumlarına göre değişir. Bazen buluttan yere, bazen de yerden buluta doğru olmaktadır.

    Yıldırımın açığa çıkardığı enerji NOAA’ ya göre çevredeki havayı 50.000 derece F’ ye kadar ısıtır. Sıcak hava hızla genişler ve gök gürültüsü olarak duyduğumuz süreçte bir ses dalgası yaratır.

    Yıldırım olayında ortaya çıkan enerji yaklaşık 1010 joule kadardır. Bu enerji saniyenin milyonda biri zaman zarfında geçtiği hava sütununun sıcaklığını 15000°C’ ye kadar ısıtabilir. Bundan dolayı yıldırımın yakıcı ve yıkıcı etkisi bu enerjinin açığa çıkması sonucudur. Yıldırımın düştüğü bölgede ani ısı değişimleri olur ve bunun sonucunda hortumlar oluşabilir.

    Şimşek ile yıldırım birbirinden farklıdır.

    Şimşek; elektrik yüklü bir bulut ile diğer bir bulut arasındaki elektrik boşalmasıdır. Önceden tahmin edilmesi oldukça zordur. Fakat belli hava koşullarında meydana gelir.

    Yıldırım; bulut ile yeryüzü arasında ve yaklaşık 1000 km hızla gerçekleşen elektrik boşalmalarıdır.

    Yıldırımdan Korunma Sistemleri

    Yıldırım meydana gelmesinde meteorolojik koşulların yanı sıra yer yüzeyinin durumu da çok önemlidir. Yıldırımın meydana gelmesi için uygun şartlar hazırlayan etkenler arasında ağaçlar, yüksek ve metal eşyalar iyonlaştırıcı malzemeler gelmektedir. Bir insana yıldırım çarpma ihtimali 600 binde birdir. Bundan dolayı yağışlı havalarda dikkatli olunmalıdır. Yıldırım çarpmış bir kazazedeye dokunmak tehlikeli değildir. Dokunulduğu zaman çarpılma tehlikesi yoktur.

    Yapılan araştırmalar sonucunda bir bölgeye yıldırım düşmeden önce vızıltı şeklinde bir ses duyulur. Saçların dikleştiği ve deride karıncalanmalar olduğu saptanmıştır. Böyle bir durumda o bölgeden hemen uzaklaşılmalıdır. Yıldırımdan korunma da can ve mal kaybını asgariye indirmek için bazı konularda dikkatli olunmalıdır. Yıldırım korunma yöntemleri aşağıda verilmiştir;

    Açık Alanlarda;

    Kapalı Yerlerde;

    Yıldırımın Düşmesini Engellemek

    Yıldırımdan korunma yöntemlerinin yeterli olmadığı tesislerde özel bir koruma gerekir. Özellikle yüksek yapılar ve kuleler yıldırımı daha çok çekerler. Bu tür bina ve kuleler normalde düşmeyecek olan yıldırımları tetikleyerek düşmesine sebep olurlar.

    Yıldırım bulutlardaki yüksek potansiyellin toprağa deşarj işlemidir. Bu işlemin yavaş ve devamlı olarak yapılması durumunda bulutlardaki potansiyel azalır. Bunun için o bölgeye yıldırımın düşmesi engellenmiş olur.

    Faraday Kafesi ile Yıldırımdan Korunma 

    Bu koruma sisteminde Franklın çubuk sistemindeki gibi sistemler kullanılmaktadır. Yüksek binaların tepesinde gözenekleri küçük bir Faraday kafesikurulur. Bu kafesi de toprağa bağlamak sureti ile yapılan koruma şeklidir. Çarpma noktası denilen yakalama uçları (Franklin çubuğu) (0.50-2 m) çatı çevresindeki önemli noktalara (çatı, baca, üst yapıları vb.) bağlantısı yapılır.

    Elektrik tesislerini, işletmeleri ve binaları paratoner topraklama ile korumaktadır. Bu koruma sistemlerinde, korunacak binaların en üst yerlerine aktif paratonerler yerleştirilir

    Paratoner ile Yıldırımdan Korunma

    Paratoner, iletken tel, sivri uçlu metal bir çubuk ve metal levhadan meydana gelir.  İletken levha toprağa gömülür. Paratoner tesisatı malzemeleri, sivri uçlu metal çubuk binanın üzerine yerleştirilir. Metal çubuk ise iletken tel ile metal levhaya gergi teli ile bağlanır. Paratonerler ile yıldırımdan korunma da paratonerler, yerleştirildikleri yere, yapılardaki yüksekliğine göre değişir.  Elektro-geometrik model yöntemine göre korunma seviyesi güvenilir olarak hesaplanır.

    Topraklama ile Yıldırımdan Korunma

    Yıldırımdan korunmada toprak bağlantısı;

    Yıldırımdan korunma tesisatı yapılırken,  iletkenler toprağın içine gömülür. Bunun için verimli çalışması amacıyla topraklama işlemi sırasında çok dikkatli olunmalıdır. NF C 17-100 ve NF C 17-102 standartlarına göre yapılmalıdır. Her bir alt iletken için paratoner ve kafeslere değişik ebatlarda özel bir topraklama yapılması şartını getirmiştir.

    Elektriksel toprak yada kemer, eş potansiyeli sağlamak için bu iletkenlere bağlanırlar. İletkeni topraklarken, gömülü bir metal elektrik nakil borusundan uzakta  (3 veya 5 m) tutulmalıdır. Omik değerinin düşük dalga empedansıyla 10 Ohm’ dan fazla olmamasına dikkat edilmelidir. Yıldırımdan korunma da mutlaka topraklama ve paratoner tesisi kurulmalıdır.

    Binaları yıldırımdan koruma paratoner ile mümkündür.  Paratonerler, paratoner yönetmeliği  doğrultusunda imal  etmektedirler.

    Piyasada birçok paratoner markası vardır. Her firmanın paratoner fiyatı da kapasite ve çeşitlerine göre farklılık göstermektedir.

    NFC 17-100 içerdiği konular

    Yıldırıma Karşı Pozisyon Alma

    Elektriklenme hissiyatı oluştuğunda (ten gıdıklanması, saçların dikilmesi) gibi. Hemen yere çömelmeli, kollar dizlere konulmalı, ellerle göz ve kulaklar kapatılmalıdır. Olabildiğince yıldırıma karşı küçük bir hedef haline gelmeye çalışılmalıdır. Ayaklar bitişik olmalı, toprakla mümkün olduğu kadar az temas sağlamaya dikkat edilmelidir. Başka hiçbir noktadan toprağa dokunulmamalıdır. Giysiden yere sarkan herhangi bir aksesuar bulunmamalıdır.

    Bu pozisyon yıldırım çarpmasını önlemez. Fakat yıldırıma çarpıldığınızda elektrik akımının sırtınızdan geçerek bacaklarınız ve ayaklarınız üzerinden toprağa akmasını sağlar. Böylece iç organlarınız elektrik akımından mümkün olduğunca korunmuş olur. Büyük ihtimalle yanıklar ve yaralanmalar olacaktır. Ama hayatta kalma şansınız artacaktır.

    Çömelmeniz yerden yüksekliğinizi azalttığı için yıldırıma hedef olma ihtimalini azalacaktır. Yıldırım yakınınıza düşerse altınızdaki topraktan çok yüksek bir akım geçer. Ayakları bitişik tutmanın bu akımın toprakta oluşturacağı gerilim farkı sebebi ile çarpılma riskini ortadan kaldıracaktır. Göz ve kulaklarınızı kapayarak yıldırımın oluşturduğu yüksek ışık ve ses sonucu görme/işitme kaybına uğrama riskini de azaltmış olacaksınız.

    Not: Yıldırım çarpmasına maruz kalmış kişi, elektriksel yük taşımaz. Dolayısıyla böyle bir kişiye güvenli bir şekilde ilk yardım uygulanabilir.

    BENZER YAZILAR

    Paratoner Nedir

    Franklin Çubuğu

    Aktif Paratoner

    Radyoaktif Paratoner

    Binaların Yıldırımdan Korunması

    Yazı kaynağı : www.elektrikrehberiniz.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap