Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    boyun fıtığı baş ağrısı yaparmı

    1 ziyaretçi

    boyun fıtığı baş ağrısı yaparmı bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Boyun Fıtığı Baş Ağrısı Yapar mı?

    Boyun Fıtığı Baş Ağrısı Yapar mı?

    “Boyun fıtığı baş ağrısı yapar mı?”, “Boyun fıtığı belirtileri nelerdir?”, “Boyun kaynaklı baş ağrısı ne demek?” gibi sağlığımızı yakından ilgilendiren soruların yanıtlarını yazımda bulabilirsiniz.

    Son yıllarda boyun fıtığı şikayeti yaşayan kişilerin sayısı çok hızlı bir şekilde artıyor. Tanı ve teşhis yöntemlerinin ilerlemesinin de modern yaşamın yansımalarının da boyun fıtığı görülme sıklığı istatistiklerine yansıdığı kabul ediliyor. Görülme sıklığı çok fazla olmasına rağmen maalesef toplumumuzda boyun fıtığı hakkında belirgin bir farkındalık oluşmuş değil. Boyun ağrıları ve boyun kaynaklı baş ağrıları ne yazık ki önemsenmemeye devam ediliyor. Halbuki boyun fıtığı gibi semptomları tüm bedeni etkileyen bir omurga bozukluğunun oldukça ciddiye alınması gerekiyor.

    Değerli okurlarım konumuz oldukça hassas ve yaşam kalitenizi doğrudan etkiliyor. Bu nedenle “boyun fıtığı nedir?” ve “boyun fıtığı belirtileri nelerdir?” gibi çok önemli soruları sizler için yanıtlamak istiyorum. 


     

    Boyun Fıtığı Nedir?

    Omurgamız “omur” adı verilen kemiklerden oluşan ve dik durmamızı sağlayan bir yapıdır. Omuriliğimizi korumakla da görevli olan omurgamızı oluşturan her bir omur arasında “disk” adı verilen süngerimsi yastıklar bulunur. Disklerimiz; biz hareket ederken, atlarken, zıplarken ya da koşarken araçlardaki amortisörler misali vücudumuzun yıpranmasını engellerler. 

    Boyun bölgemizde de “servikal omurlar” adı verilen 7 adet omur bulunur. Bu bölgede kollarımıza, ellerimize ve vücudumuzun üst kısmına bağlanan sinirler yer alır. Bölgedeki diskler omurların birbirine temasını engelleyerek hem sinirleri hem de omurga anatomimizi korurlar. 

    Ancak ilerleyen yaşa bağlı olarak, genetik faktörlerin etkisiyle, ani ve ters hareketler yapıldığında ya da postür bozuklukları nedeniyle zaman içerisinde boyun omurları arasındaki disklerin yapısı bozulabilir. Dışı lifli kıkırdaktan oluşan ve içerisinde jel benzeri madde bulunan diskler yapılarını ve fonksiyonlarını yitirebilir. İşte bu durum “boyun fıtığı” olarak adlandırılır. 



     

    Boyun Fıtığı Belirtileri Nelerdir?

    Boyun fıtığı belirtileri arasında en sık görülen, boyun ağrısı semptomudur. Ancak boyun ağrısı boyun fıtığının neden olduğu tek sorun değildir. Disklerin yapısı sinirlere baskı yapacak şekilde değiştiyse;

    Değerli hastalarım gördüğünüz gibi boyun fıtığı birçok farklı belirtiye neden olabilir. Boyun fıtığı genel olarak sanıldığının aksine yalnızca boyun bölgesinde ağrı yaratan veya kollarda ya da ellerde uyuşmalara neden olan bir sağlık sorunu değildir. Şimdi yazımızın ana konusuna geçebiliriz.



     

    Boyun Fıtığı Ağrısı Başa Vurur mu?

    “Boyun fıtığı baş ağrısı yapar mı?” sorusuna maalesef “evet” yanıtını verebiliriz. Boyun fıtığı olan hastalar çoğunlukla ense kökünden başlayan, şakaklara ve göz çevresine dek yayılabilen baş ağrıları çekebilirler. Hatta hastaların yaşadıkları bu baş ağrılarının migren ağrıları ile ya da gerilim tipi baş ağrıları ile karıştırılması mümkündür. 

    Boyun fıtığı olan hastalar fıtığın konumuna göre, omuriliğe ya da omurilikten çıkan sinirlere baskı yapıp yapmadığına ve sinire baskı oluyorsa sinirlerin uyardığı bölgeye göre çeşitli belirtilerle yüzleşebilirler. Bu belirtilerden en rahatsız edici olanlarından biri de şüphesiz şiddetli baş ağrılarıdır. 

    Baş ağrısı yaşayan kişilerin uzmanlara görünmesinde fayda vardır. Baş ağrısı nedenlerinin, sıklığının, şiddetinin ve etki alanının değerlendirilmesi gerekecektir. Bu noktada hastaların kapsamlı bir şekilde değerlendirilmeleri, fiziksel muayenelerinin yapılması ve ek tetkiklere başvurularak görüntüleme yöntemlerinin devreye sokulması ihmal edilmemelidir.

    Değerli hastaların baş ağrısı sorunu yaşıyorsanız sizde kesinlikle boyun fıtığı sorunu olacağını ifade etmiyorum. Sizin de bildiğiniz üzere baş ağrısının birçok farklı nedeni olabilir. Ancak enseye vuran ve migren ataklarını anımsatan baş ağrılarını görmezden gelmemeniz gerekir. Baş ağrısına neden olabilecek faktörlerden birinin de boyun fıtığı olduğunuzu unutmamanızı önemle rica ediyorum.

    Hazır yeri gelmişken “servikojenik” yani boyundaki problemler neticesinde görülen ağrılara da çok kısa bir şekilde değinmek istiyorum.



     

    Servikojenik baş ağrıları; ensedeki ve boyundaki kasların, boyundaki yumuşak dokuların ya da boyun omurgası ile ilgili problemlerin neden olduğu baş ağrıları olarak tanımlanabilir. Son yıllarda daha çok kişinin masa başı işlere yönelmesi, bilgisayar ve cep telefonu ekranlarına bakarken boyun pozisyonuna dikkat etmemeleri ve hareketsiz yaşam gibi nedenlerle boyun bölgesinde yaşanan sorunlara bağlı baş ağrıları şikayetleri artmıştır. 

    Servikojenik baş ağrıları boyun fıtığı dahil olmak üzere; 

    Sonuç olarak değerli okurlarım, ne boyun fıtığı ne de baş ağrıları hafife alınmalıdır. Boyun fıtığı önemsenmesi ve tedbir alınıp uygun tedavi seçeneklerine başvurulması gereken bir sağlık sorunudur. Boyun fıtığı fazla ilerlediğinde geri dönüşü çok da mümkün olmayan sağlık sorunlarına neden olabilir. Bu nedenle lütfen tedbirli olun. Boyun fıtığı riskini azaltmak için postürünüze dikkat edin ve boyun sağlığınızı destekleyecek önlemleri alın.

    Yazı kaynağı : www.doktortakvimi.com

    Boyun Kaynaklı Baş Ağrısında Tedavi Yöntemleri

    Memorial Hastanesi Ağrı Polikliniği’nden Uz. Dr. Mehmet Çelik , pek çoğumuzu yakından ilgilendiren boyun kaynaklı baş ağrısı ve tedavi yöntemleriyle ilgili sorularımızı yanıtladı.

    Yazı kaynağı : www.memorial.com.tr

    Boyun Fıtığı

    Boyun Fıtığı

    Nedenleri

    Boyun fıtığı 20-40 yaşları arasında, genellikle vücudunu çok kullanan kişilerde ortaya çıkar. Ağır yük kaldırma, ters bir hareket yapma, itme hareketinin sık yapılması bağ dokusunun yırtılması yani fıtık riskini artırır. Trafik kazaları ya da yüksekten düşme de diğer nedenler arasındadır.

    Bunların yanı sıra, duruş bozukluğuna yol açan uzun süreli masa ya da bilgisayar başında oturanlarda da bu rahatsızlık sık ortaya çıkar.

    Cep telefonunun uzun süre kullanımı, boynu eğerek uzun süre ekrana bakmak, ya da telefonu boyna kıstırarak konuşmak da boyun fıtığına yol açabilir.

    Telefon ya da tableti göz hizasından aşağıda tutmak ve uzun süre bu şekilde bakmak boyun fıtığı için risk oluşturur.

    Tam olarak genetik bir geçiş söz konusu olmasa da anne babasında bu hastalık görülen çocukların boyun fıtığı olma riski, disk eklemlerin hassasiyetinde genetik faktörlerin etkili olabilmesinden ötürü, daha fazladır.

    Yazı kaynağı : www.acibadem.com.tr

    Boyun fıtığı nedir? Boyun fıtığı belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?

    Boyun fıtığı nedir? Boyun fıtığı belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?

    Omurga, vücudumuzun dik durmasını ve hareket kabiliyetimizi sağlar. Omurga, omur ( vertebra) adı verilen kemiklerden oluşur. Omurlar arasında disk adı verilen destek dokuları bulunur. İntervertebral (omurların arası) diskler, vertebralar üzerine yük binmesine engel olur ve hareket kolaylığı sağlar.

    Omurganın ortasından omurilik denilen sinir ağı geçer. Boynumuzda 7 tane omur ve bunların arasında 5 tane disk bulunur. Disklerin içi jelatinöz adı verilen bir madde ile doludur. Bu madde nükleus pulpozus olarak isimlendirilir. Disklerin dışı ise sert bir doku olan anulus fibrosus ile sarılıdır ve ligament veya kaslar gibi çeşitli bağ doku elemanları tarafından desteklenir.

    7 boyun omurundan ilki kafatasının hemen altında yer alır. C1 olarak ifade edilen bu omura “atlas” ismi verilmiştir. Altındaki C2 omuru ile yapışık şekilde bulunan atlas omuru başın rotasyon (dönme) hareketinde görev alır. Boyun bölgesinde bulunan toplam 7 omurun arasından 8 çift sinir kökü çıkar. Omur bölgesinde meydana gelen değişiklikler bu sinirlere direkt olarak veya kanal üzerinde baskı oluşturarak çeşitli belirtilerin ortaya çıkmasına neden olabilir.

    Boyun fıtığı nedir?

    Vertebra olarak isimlendirilen omurga kemiklerinin arasında, hareketler sırasında meydana gelen şok dalgalarının absorbsiyonundan sorumlu jelatinöz bir madde yer alır. Disk yapısındaki hasarlanma sonucu omurilik kanalına doğru bu maddenin yer değiştirmesi fıtıklaşma olarak tanımlanır.

    Boyun fıtığı neden olur?

    Travmalar, zorlanmalar, uzun süre hareketsizlik ve diskin yaşlılığa bağlı su kaybetmesi sonucu disklerde aşınma ve fonksiyon kaybı meydana gelir. Diskin dış tabakası aşınarak veya yırtılarak içindeki jelatinöz sıvı, omur ve sinir aralıklarına sızar. Bu klinik tabloya boyun fıtığı (servikal disk hernisi) denir. Disk normal özelliğini zamanla kaybeder ve kireçlenir. Etrafındaki sinirlere baskı yapar. Fıtıklaşan bölgede disk yapısının kanal içine uzanması ve bu alandaki sinirlerin etkilenmesi sonrasında bu değişikliklere vücut  inflamatuar (iltihabi) bir yanıt verir. Bu olayların sonucunda kişide boyun fıtığına özgü belirtiler ortaya çıkar.

    Boyun bölgesindeki fıtıklaşma genellikle omurların destek yapısı olan anulus fibrozusun daha ince olduğu arka ve yan taraflarda meydana gelir.  

    Başlıca boyun fıtığı nedenleri boynu uzun süre hareketsiz tutarak bir noktaya bakmak, bilgisayar ve tv karşısında uzun süre oturmak, egzersiz yapmamak ve soğuk klimaların olduğu ortamda bulunmak olarak sayılabilir. Bazen sorun sadece yapısal olarak ortaya çıkabilir. Boyun fıtığında ailesel faktörler de önemlidir. Kişinin ailesinde boyun fıtığı varsa kendisinde de ortaya çıkma olasılığı artar. Boyuna alınan darbeler ve geçirilmiş kazalar da boyun fıtığına yol açabilir. Ayrıca boyun fıtığı, meslek hastalığı olarak da karşımıza çıkabilir. Ev hizmetlerinde çalışanlarda, şoförlerde, bankacılarda ve uzun süre bilgisayar ile çalışılması gereken mesleklerleri yapanlarda boyun fıtığı sık görülür.

    Yaşlanma, boyun fıtığı gelişimine zemin hazırlayabilir. Kişinin yaşı ilerledikçe omurların arasında bulunan disklerinde dejenerasyon meydana gelebilir. Destek maddesinin jelatinöz özelliğinin zaman içerisinde kaybolması ile kişide fıtık gelişimi kolaylaşır.

    Yaşlanmanın doğal bir parçası olarak meydana gelen uzun süreçte (kronik) boyun fıtığı gelişimi sonrasında ortaya çıkan belirtiler ilerleme eğiliminde olabilir ve genellikle sinsi başlangıçlıdır. Travma ya da diğer nedenlerle ani (akut) olarak oluşan boyun fıtığında ise belirtiler fıtığa neden olayın hemen sonrasında başlar ve kronik boyun fıtığı gelişimine göre daha ciddi belirtiler meydana gelir.

    Boyun fıtığının belirtileri nelerdir?

    Boyun bölgesindeki fıtıklaşma için hem kadınlarda hem de erkeklerde yaşla birlikte meydana gelen bir risk artışı söz konusudur. Boyun fıtığı özellikle 30 ile 50 yaş arasındaki yaş grubunda bulunan kişilerde tespit edilir. Kadınlarda erkeklere göre 1,5 kat daha fazla karşılaşılan bir durumdur.

    Boyun ağrısı toplumda sıklıkla görülür ve en büyük nedenlerinden biri de boyun fıtığıdır. Boyun fıtığı, sıklıkla 5. ve 6 omurlar arasında, ikinci sıklıkta ise 6. ve 7. omur arasında görülür. Bunun nedeni bu omurların çok hareketli olması ve strese daha fazla maruz kalmalarından kaynaklanır. Kişide boyun fıtığı gelişimi ile birlikte çeşitli belirtiler meydana gelebilir:

    Radikülopati olarak ifade edilen belirtiler, fıtıklaşma sonrasında o bölgede başlayan ve vücudun alt kısımlarına doğru yayılan şikayetleri tanımlar. Boyun fıtığı sonrasında kişinin boynunda hissettiği ağrı omuz, kol ve eline doğru yayılım gösterebilir. Ağrı dışında servikal radikülopati tespit edilen kişilerde boyundan ellerine doğru yanma, karıncalanma ve güçsüzlük gibi belirtiler eşlik edebilir.

    Müdahale edilmemiş ve ilerlemiş olgularda ise hastaların etkilenen bölgelerinde tamamen bir his kaybı ve felç gelişimi olabileceği için dikkatli olunmalıdır.

    Boyun fıtığı nasıl teşhis edilir?

    Hasta, hekime yukarıda sayılan şikayetler ile gittiğinde hekim önce detaylı fizik muayene yapar. Daha sonra, çeşitli biyokimyasal tetkikler ve MRI, bilgisayarlı tomografi ve EMG gibi radyolojik testleri isteyebilir. Bu tetkiklerde boyun fıtığının yeri, fıtığın şiddeti ve sinirlerin etkilenme oranı belirlenebilir.

    Biyokimyasal laboratuvar testleri boyun fıtığı şikayetleri ile başvuran kişilerde altta yatan herhangi bir romatolojik ya da kanser gibi kötü seyirli bir hastalık bulunup bulunmadığının ekarte edilmesinde etkili olabilir.

    X-ray (düz grafi), boyun fıtığı tanısı amacıyla istenebilecek ilk radyolojik tetkiktir. Omurgayı oluşturan kemiklerin dizilimi ve bu kemiklerde herhangi bir dejenerasyon olup olmadığı konusunda x-ray grafiler fikir verebilir. Kemiklerin yapısı için en hassas radyolojik tetkik bilgisayarlı tomografidir (CT). Bilgisayarlı tomografi ile aynı zamanda fıtıklaşan bölgedeki kalsifikasyon (kireçlenme) gibi kimyasal değişiklikler de tespit edilebilir.

    Manyetik rezonans görüntüleme (MRI), özellikle fıtıklaşmanın meydana geldiği bölgedeki yumuşak doku değişiklikleri ve fıtığın tam olarak görüntülenmesi için ideal radyolojik tetkiktir. Sinir kökünün çıkış noktasının da incelenmesine imkan sağlayan MRI, fıtığın detaylı analizi için önemli bir radyolojik inceleme yöntemidir.

    Radyolojik yöntemler dışında elektro tanısal işlemler olarak sınıflandırılan elektromiyografi (EMG) ve sinir iletim çalışmaları adı verilen tetkiklerden de boyun fıtığı tanısında yararlanılabilir. Bu testler özellikle servikal radikülopati gelişen hastalarda tanısal öneme sahiptirler.

    Boyun fıtığına tanısal yaklaşımın ilk aşamasında, hastanın şikayetlerinin ne olduğunun irdelenmesi, bu şikayetlerin ne zaman başladığı, belirtileri arttıran ve azaltan faktörlerin neler olduğu, kişinin şikayetleri arasında radiküler (yansıyan) ağrı belirtilerinin olup olmadığı ve geçmişte bu konuda herhangi bir tedavi alıp almadığı sorgulanır.

    Hekimin gerçekleştirdiği fizik muayene ile hastanın eklem hareket genişliğinin ne derece etkilendiği ve hareketlerle şikayetlerin nasıl etkilendiği incelenir. Şikayetlerin bazıları belirli sinir kökleri ile ilişkili olup bu belirtiler radyolojik tanısal girişimlerin öncesinde hastanın lezyonunun omurganın hangi bölgesinde olduğuna dair fikir verebilir:

    Göz ve kulaklarda ağrı hissi ve baş ağrısı boyun fıtığı gelişimi sonrasında c2 sinir kökünün etkilenmesine bağlı olarak oluşabilecek belirtiler arasında yer alır. Bu bölgenin lezyonları özellikle romatoid artrit gibi romatizmal hastalığa sahip kişilerde kafatası ile birinci omur olan atlas arasındaki bir probleme işaret ediyor olabileceği için önem arz eder.

    Belirgin olmayan boyun, omuz ve sırt kaslarında hassasiyet ve spazm, boyun fıtığı hastalarında c3 ve c4 sinir kökleri üzerindeki baskıya bağlı olarak meydana gelen hafif şikayetlerdendir.

    Boyun fıtığı nedeniyle c5 sinir kökü etkilendiğinde kişide boyun ve omuz ağrısına ek olarak kolların yan taraflarında his kaybı gibi belirtiler meydana gelebilir. Omuzları yukarı kaldırma ve kolu dirsekten kırma gibi hareketler de etkilenebilir ve hastadan bu hareketleri yapması istendiğinde yapamayabilir. Hastanın biceps (dirseğin iç tarafı) refleksi incelendiğinde azalmış olarak tespit edilir.

    C5 sinir kökünde olduğu gibi kişide boyun fıtığı gelişimi sonrasında c6 sinir kökü etkilendiğinde boyun ve omuz ağrısı şikayetleri meydana gelir. Kolların ve ellerin yan tarafları ile elin son 2 parmağında his kaybı meydana gelebilir. Dirsek ve el bileğini içeren bazı hareketler etkilenmiş olup hasta bu hareketleri gerçekleştirmede zorlanabilir. Refleks muayenesinde hastanın brakioradial (bileğin yan tarafı) refleksi azalmış olarak tespit edilir.

    Omuriliğin boyun bölgesinde yer alan diğer sinir köklerinde olduğu gibi boyun fıtığına bağlı olarak c7 sinir kökünün etkilenmesi kişide boyun ve omuz ağrısı şikayetine neden olur. Ön kolun arka kısmı ve orta parmakta his kaybı ve el bileği ile dirsek hareketlerinin kısıtlanması bu hastalarda meydana gelen diğer belirtiler arasında yer alır. Triceps (arka kol) refleksi bu kişilerde azalmış olarak tespit edilir.

    Boyun ve omuz ağrısına ön kolun ve elin orta kısmında his kaybının eşlik etmesi c8 sinir kökünün etkilenmesine bağlı oluşan belirtiler arasında bulunur. Bu hastalarda aynı zamanda başta baş parmak olmak üzere diğer bazı parmakların hareketleri ve elin kavrama hareketi etkilenmiş olarak tespit edilir.

    Boyun bölgesindeki sinir köklerinin en alt segmentinde yer alan t1 sinir kökü etkilendiğinde diğer boyun bölgesi sinir köklerinde olduğu gibi boyun ve omuz ağrısı temel şikayetler olarak karşımıza çıkar. Bu şikayetlere el parmağı hareketlerinde güçsüzlük ve ön kolun orta kısmında his kaybı eşlik edebilir.

    Kişilerde en sık olarak tespit edilen belirtilerin başında boyun ağrısı ve tek taraflı kola doğru yayılan uyuşma, hissizlik ve karıncalanma gibi şikayetler yer alır. Boyun fıtığı hastalarında boyun ağrısı ve diğer şikayetlere eşlik eden bazı belirtilerin altta yatan bir malignensi (kanser) ya da enfeksiyon hastalığına işaret edebileceği için önemli kabul edilir.

    Boyun fıtığında alarm belirtiler olarak isimlendirilen çeşitli durumlar mevcuttur:

    Sizde de yukarıda sayılan belirtilerin bulunması halinde en yakınınızdaki sağlık kuruluşuna başvurarak beyin cerrahisi ve fizik tedavi uzmanı hekimlere başvurmanız önerilir.

    Boyun fıtığı tedavisi nasıl yapılır?

    Tedavinin ilk önceliği hastanın eğitimidir. Hastaya doğru duruş ve oturma pozisyonu öğretilir. Ağır yük  taşımaktan kaçınmak gereklidir. Hastalar tedavi süresince lokal ısı tedavisinden büyük fayda görürler.

    İlaç tedavisi olarak ağrı kesiciler ve kas gevşeticiler kullanılır. Seanslar halinde fizik tedavi de konservatif (ilerlemeyi engelleyici) tedavi planlaması içerisinde yer alabilir. Akut (ani başlangıç) dönemde ilk üç gün, boyunluk kullanımı hastayı rahatlatabilir. Daha uzun süre boyunluk kullanımı boyun kaslarını zayıflatabileceği için tavsiye edilmez. Deneyimli fizik tedavi uzmanları ile boyunda itme, çekme ve germe egzersizleri yapılabilir. Boyun omuru çevresindeki kasları güçlendirmek için boyun fıtığı egzersizleri önerilir.

    Bu egzersizlerin hekimin bilgisi ve önerisi olmadan gerçekleştirilmesi, mevcut problemi kötüleştirebileceği için bilinçsizce uygulanmamaları önerilir:

    Yatak gibi düz bir zeminde sırt üstü uzandıktan sonra başın yavaş ve nazikçe arkaya doğru hareket ettirilmesi ile gerçekleştirilir. Baş arkaya uzatılıp boyunda gerginlik meydana geldikten sonra kişi bu pozisyonda 1 dakika süre ile tutulur ve ardından 1 dakika dinlendirilir. Yaklaşık 5-15 tekrardan meydana gelen bu egzersiz sırasında kişinin belirtilerinin şiddetlenmesi egzersizin kesilmesi gerektiğine işaret eder.

    Boyun germe egzersizi yüz üstü yatarken başın yukarı doğru hareket ettirilmesi ile de gerçekleştirilebilir. Bu şekilde yapılan egzersiz için süre 5 ile 10 saniye arasındadır ve 15-20 kez tekrarlanır.

    Kollar iki yanda olacak şekilde sırt üstü yatılan pozisyonda gerçekleştirilen retraksiyon egzersizi, çenenin göğüse doğru hareketi ile yapılır. Çene göğüse ulaştıktan sonra 5-10 saniye bu pozisyonda tutulan hastaya bu egzersiz yaklaşık olarak 15-20 kez tekrarlatılır.

    Bu egzersizlerin amacı fıtıklaşma bölgesindeki kan akımını arttırmak, stresi azaltmak ve güçlenmeyi sağlamaktır. Bu egzersizler dışında boyun bölgesinde aşırı bir baskı oluşturacak koşma, zıplama, ağır kaldırma ve ani hareketler içeren aktivitelerden kaçınmak da boyun fıtığı hastalarında iyileşme sürecinin olumsuz etkilenmemesi için önem arz eder. Bu tarz zararlı aktivitelerin sonuçlarını kişi ömrü boyunca yaşayabileceği için dikkatli olunmalıdır.

    Boyun fıtıklarının büyük çoğunluğu ameliyatsız iyileşir. Hastanın kol ve ellerinde ilerleyici güç kaybı varsa ve hasta diğer tedavilere cevap vermiyorsa cerrahi düşünülebilir. Boyun fıtığı ameliyatı, beyin cerrahları tarafından yapılan bir ameliyattır.

    Çok şiddetli kol ağrıları varsa ağrıyı hafifletmek için hekim omurilik içindeki epidural boşluğa kortizon ilaçlar enjekte edebilir. Spinal enjeksiyon yöntemi radyolojik görüntülemelerden faydalanılarak direkt olarak fıtıklaşma bölgesine gerçekleştirilen tedavi uygulamasıdır. Bu tedavi, sinir ve diskteki ödemi ve inflamasyonu azaltmaya yöneliktir. Kortizon enjeksiyonları ile kişinin bazı şikayetlerinde uzun bir süre boyunca rahatlama sağlanabilir.

    Boyun fıtığı hastalarının yaklaşık olarak %10’unda cerrahi müdahale gereksinimi meydana gelebilir. Bu ameliyatta amaç diskin sinire baskı yapan kısmının çıkarılmasıdır.

    Uygulanan prosedüre göre bu ameliyat laminektomi ya da  diskektomi olarak isimlendirilir. İlerlemiş ve nörolojik problemlerin eşlik ettiği olgularda veya diğer tedavi yöntemlerine rağmen hastanın şikayetlerinin kontrol altına alınamaması halinde başvurulan diskektomi ameliyatında diskin çıkarılarak tekrar fıtıklaşmanın önüne geçmek amaçlanır.

    Laminektomi işleminde ise cerrah sinir köklerinin çıktığı bölgeyi genişleterek, bu alandaki baskıyı azaltır. Küçük bir kesiden girilerek yapılan bu işlemi cerrah mikroskop kullanarak gerçekleştirir.

    Günümüzde özellikle bel bölgesinde yer alan fıtıklaşmış diskler, cerrahi olarak tamamen çıkarılmakta ve yerine protezler konulabilmektedir. Bu işlem hasta genel anestezi altındayken gerçekleştirilir. Ancak protez uygulaması her hasta için uygun değildir. Özellikle fıtıklaşma ile birlikte çeşitli eklem iltihabı veya osteoporoz (kemik erimesi) hastalığı bulunan kişilerde fıtıklaşmanın sadece bir bölgede değil, omurganın birçok bölgesinde dejenerasyon meydana gelmesi nedeniyle bu kişilerde protez kullanılan girişimler tercih edilmez.

    Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

    Yazı kaynağı : www.medicalpark.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap