Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    bireysel farklılıklara neden önem vermeliyiz

    1 ziyaretçi

    bireysel farklılıklara neden önem vermeliyiz bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Bireysel farklılıklara neden saygı duymalıyız? Bireysel farklılık nedir? Saygı nedir?

    Bireysel farklılıklara neden saygı duymalıyız? Bireysel farklılık nedir? Saygı nedir?

    Bireysel farklılıklara neden saygı duymamız gerektiği araştırılan konulardan birisi. Vatandaşın sıklıkla araştırdığı soru ise Bireysel farklılıklara neden saygı duymalıyız? Sorusudur. Vatandaşlar Bireysel farklılık nedir? Ve Saygı nedir? Kavramlarını da sıklıkla araştırmakta. Peki, Bireysel farklılıklara neden saygı duymalıyız? Bireysel farklılık nedir? Saygı nedir?

    Hepimizin sahip olması gereken davranışlardan bir tanesi de bireysel farklılıklara saygı duyabilmektir. Peki neden bireysel farklılıklara saygı duymalıyız? Sorusunun cevabı ise şöyle; Her insanın ilgilendiği, sevdiği alanlar farklıdır bu nedenle her bireyin kendine ait özellikleri ve farklılıkları vardır. Birbirimizde var olan farklı düşüncelere, bakış açıları ve ilgi alanlarına saygı duymazsak ikili ilişkilerimizde bazı iletişimsel problemler yaşayabiliriz. Bu nedenle bireysel farklılıklara saygı duymalıyız. Özellikle küçük yaşta gelişimine devam eden çocuklara aşılanması ebeveynlerin dikkat ettikleri arasındadır. Bireysel farklılıklara saygı en doğru şekilde küçük yaştayken edinilir.

    Her bireyin kendisine ait bir yaşam tarzı vardır bu nedenle hepimizin birbirinden farklı düşünceleri, ilgi alanları ve davranışları olabilir. Yetiştirilme tarzı bireysel farklılıkları var eden en önemli etkendir. Bir kişinin sevdiği davranışı bir başkası sevmeyebilir. Bu da bireysel farklılık olur.

    Saygı, ilişki içinde olan birey veya kurumların (örneğin dinlerin veya ulusların), birbirlerinin ilgi ve tutumlarının farkında oldukları, yapıcı bir davranış tarzını benimsedikleri olumlu bir duygu. Saygı, ilişkide olunan, iletişim kurulan varlık veya oluşumun hak, değer, inanç ve her türlü özelliğini göz önünde tutmak ve bunlara önyargısız yaklaşmayı içerir. Her ne kadar tersi gibi gözükse de saygı kavramı haklar kavramının varlığından önce gelir ve haklar kavramına dayanmaz. Saygı, terim olarak genellikle kişiler arası ilişkilerde kullanılır. Buna göre Türk Dil Kurumunun saygı sözcüğüne verdiği tanımlar şöyledir:

    1. Değeri, üstünlüğü, yaşlılığı, yararlılığı, kutsallığı dolayısıyla bir kimseye, bir şeye karşı dikkatli, özenli, ölçülü davranmaya sebep olan sevgi duygusu, hürmet, ihtiram.

    2. Başkalarını rahatsız etmekten çekinme duygusu.

    Aslında saygı terimi kişiler arası ilişkilerle sınırlı değildir; hayvanlar, gruplar, müesseseler ve örneğin ülkeler arasında kullanabilen bir terimdir.

    Her ne kadar saygı zaman zaman kibarlık veya görgü ile eş anlamlı kullanılsa da, bunlar birer davranışken saygı bir tutumdur. Davranışlarda görülen kültürler arası farklılıklar ve aynı davranışın farklı kültürlerde farklı anlamlar taşıması sonucu zaman zaman kişiler tamamen kendilerine dair unsurlardan veya dışa dönük çeşitli davranışlarından dolayı, saygısızlık kastı olmasa da saygısız olarak tanımlanabilirler.

    Yazı kaynağı : www.haberler.com

    Bireysel farklılıklarımıza neden saygı duymalıyız? 2. Sınıf Hayat Bilgisi Ödevi kısaca ve özet

    Bireysel farklılıklarımıza neden saygı duymalıyız? 2. Sınıf Hayat Bilgisi Ödevi kısaca ve özet

    Bireysel farklılıklarımıza neden saygı duymalıyız 2. Sınıf Hayat Bilgisi Ödevi, insanlar arasındaki farklılıklar hoş karşılanmalı mı, farklılıklara saygı insanlar için ne gibi faydalar sağlar, hoşgörülü olmak insan hayatında ne gibi faydalar sağlar? Her yıl 2. sınıf öğrencilerine sorulan araştırma sorularının başında yer alan bu sorunun cevabını sizler için özetle buraya aldık. Ancak daha da geniş şekilde yapmak isteyenler için de altta detay ekledik. 

    Bireysel farklılıklarımıza saygı duymak insan olmanın bir gereğidir. İnsan oğlu doğuşundan itibaren farklı fiziksel, kültürel, sosyal özellikleri taşır. 

    Kimimiz esmer, kimimiz beyaz, kimimiz Türk, kimimiz Kürt, kimimiz Arap, kimimiz sakat, kimimiz uzun kimi kısa olarak dünyaya gelir. 

    İnsanoğlu farklı özellikleriyle güzeldir. Her farklı insan dünya için ayrı bir güzelliktir. 

    İnsanların farklı farklı yaratıldığını Allah Kur'an-ı Kerim'de Hücurat Suresi'ndeki 13. Ayette "...Ve birbirinizle tanışmanız için sizi kavimlere ve kabilelere ayırdık..." şeklinde anlatır. 

    Dünyanın dört bir yanındaki insanların farklı özelliklere sahip olduğu herkesin malumudur. Sıcak çöl iklimindeki insanlar ile Sibirya bozkırlarında yaşayan insanlar arasında fiziksel olduğu kadar kültürel olarak da farklılıklar bulunur. 

    Her insan farklı bir bireydir ve herkesin farklı kişisel özellikleri, kendi düşünceleri vardır. Birlikte yaşamak için birbirimizin fikirlerine ve yaşama şekline saygı göstermeliyiz.

    Her insan aynı düşünmek zorunda değildir, herkes farklı bir yaşam tarzına sahiptir ve bu farklılıklara saygı gösterilmezse ortaya kargaşa ve çatışmalar çıkar. Toplumun huzuru kaybolur.

    Kimi insanlarla ten rengimiz, kimisi ile ses tonumuz, kimisi ile fiziksel özel­liklerimiz, kimisi ile kültürel özelliklerimiz, kimisi ile dilimiz, kimisi ile dinimiz farklıdır. Bu farklı özellikler insanı insan yapan ayırt edici özellikler değildir. Bu ne­denle bu özellikler birimizi diğerimizden daha önemli ya da kıymetli yapmaz.

    Bir insana kültürü, dili, dini ya da ten rengi nedeniyle farklı davranmak ay­rımcılıktır. Ayrımcılık,  hem hukuki hem de ahlaki açıdan insan haklarına aykırıdır.

    Her insanın yapısı onu ayrı bir birey yapar. Hepimiz aynı şeyi düşünüyor olsaydık bir sorun yaşadığımızda farklı çözümler üretemezdik ve bazı sorunların içinden çıkamazdık.

    Farklı düşündüğü için, bizimle aynı dili,dini paylaşmadığı için diğer insanları dışlarsak ve onlara saygı duymazsak ülkemiz yaşanır bir yer olmaktan uzaklaşır. Her insan doğası gereği farklıdır. Yaşadığı toplum, aile ve arkadaş çevresi insanı diğer insanlardan ayıran özellikler yükler.

    Sonuç olarak bu farklılıklara saygı gösterirsek tüm insanlar huzur içinde yaşar, ülkemiz birlik beraberlik içinde olur.

    HOŞGÖRÜLÜ OLMAK İNSANI MUTLU EDER

    Hoşgörünün bireylerin daha mutlu ve huzurlu olmasını sağladığını vurgulayan uzmanlar, hoşgörülü kişilerin daha sakin, kolay sinirlenmeyen ve kendilerine güveni olan insanlar olduğunu kaydediyor.

    NPİSTANBUL Beyin Hastanesi Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin, toplumsal sağlamlık açısından bireyler arasındaki ilişki ve hoşgörünün önemine işaret etti.

    FARKLILIKLAR SOSYAL YAŞAMIN ZENGİNLİĞİDİR

    Toplum denildiğinde bir arada ve belirli kurallar içerisinde yaşayan, farklı özelliklere sahip insanların oluşturduğu sosyal yapının anlaşıldığını ifade eden İhsan Öztekin, “Bireylerin farklı ırk, inanç, kültüre ait olmalarına, farklı düşüncelere, görüşlere sahip olmalarına olumsuz anlam yüklememek aksine sosyal yaşamın, insan ilişkilerinin zenginliği olarak görmek gerekir. Bu nedenle farklılıklara hoşgörü ile yaklaşılmalıdır. Farklılıkların çatışmaya dönüşmesini, toplumsal kutuplaşmaların önüne geçilmesini ancak hoşgörü engelleyebilir” dedi.

    HOŞGÖRÜNÜN TEMELİ AİLEDE ATILIYOR

    Hoşgörünün aile öğrenilen bir kavram olduğunu belirten İhsan Öztekin, “Hoşgörünün temeli ailede atılır. Aile, sevginin, saygının ve hoşgörünün yaşandığı ilk toplumsal ortamdır. Çocuk hoşgörüyü, anne ve babası ile olan ilişkisinde öğrenir” dedi.

    Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin, şu değerlendirmelerde bulundu: “Her zamankinden daha fazla ihtiyacımız olan bu dönemde hoşgörü en küçük sosyal grup olan aileden başlayıp tüm toplum bireyleri ve sonrasında da uluslararası ilişkilerde kısaca dünyadaki her türlü insan ilişkilerinde etkili olmalıdır. Gerek bireysel ilişkilerde gerekse toplumsal ilişkilerde hoşgörülü olunmasında toplumun tanıdığı ve örnek aldığı kişilerin etkisi ve yönlendirmesi çok büyüktür. Siyasetçiler, kendi alanlarında öne çıkmış ve toplumca kabullenilmiş insanlar, sanatçılar, sporcular hoşgörünün oluşmasında çok etkilidirler. Farklı görüşlerdeki siyasi parti liderlerinin birbirine göstereceği hoşgörü tüm topluma örnek olur ve yayılır.”

    ÇIKAR ÇATIŞMALARI HOŞGÖRÜYÜ AZALTIYOR

    Hoşgörünün azalmasındaki en önemli nedenlerden birinin çıkar çatışması olduğunu kaydeden İhsan Öztekin, “Eğitimsiz ve geri kalmış toplumlarda, çıkar çatışmasının etkinlik kazanması, hoşgörüyü yok ederek öfke, kin, düşmanlık ve nefret ortamı doğurur. Ayrışmaları ve kutuplaşmayı derinleştirir. Toplumsal düzen ve huzuru ortadan kaldırır” uyarısında bulundu.

    HOŞGÖRÜLÜ KİŞİLERİN EMPATİ ÖZELLİĞİ GELİŞMİŞTİR

    Hoşgörü gösterebilen kişide empati yapabilme özelliğinin de gelişmiş olduğunu belirten İhsan Öztekin, “Hoşgörülü kişikarşısındaki insanların hata yapabileceğini kabul eder. Kendinin her zaman haklı olamayacağını bilir. Hoşgörü, insanlara ve topluma bilerek zarar veren kişileri, olayları, sorunları yok saymak, boş vermek, aldırmamak değildir. Hoşgörü yapılan her şeyi kabullenmek, her şeye evet demek, sessiz kalmak da değildir. Burada kişi duygularını bastırmadan, ölçülü ve dengeli bir tutum sergileyebilmelidir” dedi.

    HOŞGÖRÜNÜN OLMADIĞI YERDE ÖNYARGILAR VAR

    Hoşgörünün olmadığı yerde önyargı olduğunu kaydeden İhsan Öztekin, “Hoşgörünün, empatinin olduğu yerde önyargıları yok etmek çok daha kolaydır. Önyargının yok olması da yanlış anlamaları ortadan kaldırarak sağlıklı bir iletişimin yolunu açar, bir birlerini doğru anlamalarını sağlar. Karşılıklı saygı, sevgi ve anlayış ortamı oluşur” dedi.

    HOŞGÖRÜLÜ İNSANLAR DAHA MUTLU VE HUZURLU

    Hoşgörülü insanların psikolojik yönden daha sağlıklı insanlar olduğunu ifade eden Uzman Klinik Psikolog İhsan Öztekin, “İlişkilerinde hoşgörülü davranmaları daha mutlu ve huzurlu olmalarını sağlar. Daha sakindir, kolay sinirlenmez. Yaşamın bütün alanlarında başarıya daha kolay ulaşırlar. Kendilerine güveni olan insanlardır. Farklı düşünen insanları düşman gibi görmez, nefret etmez. Daha olgun ve dengelidir. Toplum içinde daha çok sevilir, değer verilir. Diğer insanları daha kolay anlar ve daha rahat iletişime girer. Yalnız kalmaz, sosyal çevresi geniştir” diye konuştu.

    Özetlemek gerekirse; 

    - İnsanlar birbirlerinin farklılıklarına öncelikle kendi mutlulukları için saygı duymak zorundadır.

    - Mutlu ve huzurlu bir toplum oluşması için herkesin birbirine saygı duyması gerekiyor. 

    - Farklılıklara saygı duyulmadığında insanlar arasında çatışmalar, huzursuzluklar çıkar. 

    - Farklılıklar iyi değerlendirildiği takdirde toplum daha da hızlı gelişir ve büyür. 

    - Farklılıklarıyla birbirlerini seven toplumlar daha güçlü olur. 

    ***

    En güzel çocuk oyunları, evde ailecek oynanabilecek oyunlar ve geçmişte sıklıklı oynanan ancak günümüzde unutulan oyunları öğrenmek isterseniz aşağıda:

    Yazı kaynağı : www.sonhaberler.com

    Bireysel farklılıklara neden saygı duymalıyız, yazınız, bireysel farklılıklarımıza neden saygı göstermeliyiz

    6. Sınıf Sosyal Bilgiler Farklılıklarımız konu anlatımı

    6. Sınıf Sosyal Bilgiler Farklılıklarımız konu anlatımı

    İnsanlar ne durumda ve hangi koşullarda olursa olsun sadece insan olduğu için değerlidir. Çünkü hepimiz insanız ve hepimizin hak ve özgürlükleri vardır. Bu sebepten dolayı birbirimize saygılı olmalı ve farklılıklarımızı kabul etmeliyiz. Böylece beraber çok daha mutlu ve refah içinde yaşayabiliriz.

     Farklılıklarımız

     Farklılıklar bize çok önemli değerler kazandırır. Özellikle birlik ve beraberliğimize katkı sağlar. Aynı zamanda çeşitlilik oluşur ve değişik görüşler sayesinde bilgimiz artar. Farklılıklarımız ayrıca değişik özelliklerimizi ortaya çıkarır ve her insan ülkesi için iyi işler yapabilir. Çünkü her insanın değişik yetenekleri vardır ve bu yeteneklerini kullanır.

     Hiçbir zaman insanlara karşı önyargılı olmamalıyız. Böylece toplum içerisinde ilişkilerimiz çok daha olumlu biçimde devam eder. En önemlisi fiziksel özellikler, duygu ve düşünceler ile beraber görüşlerimiz açısından kimse kimseyi yargılayamaz. Bu yüzden farklı görüşlere sahip insanlara her daim saygı göstermeliyiz.

     Olumlu Değerlerimiz Nelerdir?

     Hayatımızda önem vermemiz gereken birçok olumlu değerlerimiz bulunur. Bu değerler bizi biz yapar ve barış içinde beraber yaşayabiliriz.

     - Kardeşlik

     - Saygı

     - Yardımlaşma

     - Sevgi

     - Hoşgörü

     - Empati

     - Güvenilirlik

     - Paylaşma

     Eğer bunları hayatımızda tutar ve uygularsak, o zaman farklılıklarımız hiç önemli olmaz. Önemli olan insan olması ve birbirimize saygı göstermemizdir. Özellikle din, dil ve ırk ile cinsiyet açısından ayrım çok büyük bir yanlıştır. Çünkü her insan eşittir ve dini ya da dili ile cinsiyeti ve ırkı ne olursa olsun konuşma ve yaşama hakkına sahiptir.

     Fiziksel özelliklerimiz açısından birbirimize saygı duymamız en önemli hususlar içerisinde yer alır. O yüzden bütün şartları uygun olmasına rağmen sırf engelli olduğu için insanlara iş vermemek çok yanlıştır. Aynı zamanda insanların engelli olması nedeniyle fiziksel özellikler ile dalga geçmek insanlığa yakışmaz. Mesela görme engelli, yürüme engelli ya da işitme engelli insanlar ile kesinlikle alay etmemeliyiz. Aksine onlarla empati kurmalı ve yardımlaşarak onlara destek vermeliyiz.

     Ayrıca mutlaka olumsuz değerleri bir kenara bırakmalı ve bunları bir daha asla kullanmamalıyız. Bunlar içerisinde aşağılama, alay etme, küçümseme, kıskançlık, kibir, önyargı ve fesatlık gibi kötü değerler yer alır. Böylesi kötü değerler bizi birbirimize düşman eder ve bizim de kötü bir insan olmamıza sebep olur. Her insanın konuşma, yaşama ve özgürlük hakları bulunmaktadır.

     Not: Ayrıca ülkemizde toplum içerisinde hepimiz kanun nezdinde eşitiz. Türkiye Cumhuriyeti anayasa kanunu çerçevesinde, her Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı eşit haklara sahiptir. Bu haklarımız kanunlar ile korumakta ve mahkemede haklarımızı arama şansımızı vermektedir.

     Özellikle farklı sebeplerden dolayı ülkesinden göç eden ve ülkemize gelen insanlara destek olmalıyız. Onlar farklı din, dil ve ırka sahip olabilir. Özellikle savaştan kaçıp ülkemizi sığınmak zorunda olan birçok insan bulunmaktadır. Bu insanlara yiyecek ve içecek ile beraber giyinme ve barınma konusunda elimizden geleni yapmalıyız. Bir insan sadece göçmen olduğu için dışlanmamalıdır.

     Hem okul arkadaşlarımız hem de ailemiz ve çevremizdeki farklılıklara her zaman saygı duymaya özen göstermeliyiz. Eğer bunu yaparsak çevremizdeki insanlarda bize saygı duyar ve bizi sever. Böylece barış içinde bir hayat süreriz ve onlar ile güzel zamanlar geçirebiliriz. Farklılıklarımızı her zaman iyi anlamda değerlendirmeli ve onlara sahip çıkmalıyız. Bu sayede ülkemize daha yararlı birer vatandaş olma şansını elde edebiliriz.

    Yazı kaynağı : www.hurriyet.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap