Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    bir finansal varlığın gelecekte elde edilmesi beklenen nakit akımlarının bugüne indirgenmiş değeri

    1 ziyaretçi

    bir finansal varlığın gelecekte elde edilmesi beklenen nakit akımlarının bugüne indirgenmiş değeri bilgi90'dan bulabilirsiniz

    İndirgenmiş Nakit Akımı Nedir? Nasıl Hesaplanır?

    İndirgenmiş Nakit Akımı Nedir? Nerelerde Kullanılır?

    İndirgenmiş nakit akımları yöntemi şirket değerlemede kullanılan en önemli yöntemlerden biridir. Hisse fiyatından bağımsız olduğu için sadece halka açık veya halka açılmak isteyen şirketlerin değerlemesiyle kullanım alanı sınırlı değildir. İndirgenmiş nakit akımı İNA yöntemi proje finansmanı alanında sıkça başvurulan değerleme yöntemidir.

    İndirgenmiş Nakit Akımı Nasıl Yapılır?

    Şirketin veya projenin gelecekte elde edeceği varsayılan nakit akımlarının bir iskonto oranıyla günümüze indirgenmesi ve indirgenmiş olan bu nakit akımlarının toplamında şirketin net nakit miktarının çıkartılması (şirketin net borcu olması durumunda net nakit eksi olacağından net borcun eklenmesi söz konusu olacaktır) ile bir değere ulaşılır. Bu değer, şirketin veya projenin değerini bize gösterir.

    Yatırılacak miktarın, indirgenmiş nakit akımları yönetimine göre bulunan değere göre iskontosu yatırımın cazibesini gösterir. Örneğin halka açık bir şirkette indirgenmiş nakit akımları yöntemiyle şirketin değeri 10 milyon TL olarak bulunmakta ancak şirketin piyasa değeri 7 milyon TL ise bu durumda şirket indirgenmiş nakit akımları yöntemine göre yüzde 30 iskontolu işlem görmektedir.

    İndirgenmiş nakit akımları yönteminde önce varsayımlar belirlenir. Varsayımların gerçekçi olması için şirket ve sektör hakkında uzman bilgisine ihtiyaç vardır. Afaki varsayımlarla yapılan indirgenmiş nakit akımları sonucunda bulunacak olan değer de anlamsız olacaktır. İndirgenmiş nakit akımları yöntemini içine bir takım veriler koyduğunuzda size bunları işleyerek bir sonuç veren bir hesap olarak düşünebilirsiniz. Eğer içine koyduğunuz veri çöpse, size gelecek olan sonuç da çöp olacaktır.

    Burada hesaptan daha ziyade konunun özü hakkında ayrıntılı bilgi sahibi olmak ve genel anlamda değerleme felsefesine hâkim olmak gerekir. Bu hesabı öğrenmek için bir günlük bir kurs almak belki yeterli olabilir ancak şirket ve sektör hakkındaki bilgiler yeterli değilse sağlıklı bir indirgenmiş nakit akımı analizi yapılamaz. Ayrıca değerleme felsefesine hâkim olmadan yapılan hesaplarda önemli maddi hatalarla karşılaşılabilir.

    Şirketin net nakit akımı hesaplanınca paranın zaman değeri düşünülerek gelecek elde edilecek bir miktarın bugün ne kadar olduğu hesaplanır. Örneğin bir yıl sonra elde edeceğiniz 110 TL eğer iskonto oranınınız yüzde 10 ise bugün 100 TL’ye karşılık gelir. İşte iskonto oranının sağlıklı belirlenmesi de indirgenmiş nakit akımları analizinde en az varsayımların bilinçli belirlenmesi kadar önemlidir.

    İskonto oranı halka açık şirketler için hesaplanabilir. Bunun için CAPM (capital asset pricing model) denilen yönteme başvurulabilir. Ancak Türkiye gibi gelişmekte olan piyasalarda bu model ile yapılan hesapların çok da anlamlı olmadığı görülmektedir. Yine de CAPM, ülke riskinin ölçülmesi ve şirketin ülke riskine olan açıklığı hesaplanarak gelişmekte olan piyasalarda da başarıyla kullanılabilir. Bu konuda Aswath Damadoran’ın herkesle paylaştığı hesaplar ve Excel tablolarından faydalanabilirsiniz.

    Ülke Riskine Açıklık

    Ülke riskine açıklık konusunun anlaşılması için şöyle bir örnek verelim. Bir sanayi şirketi üretiminin yüzde 95’ini ihraç etmekte ve giderleri içinde en büyük kısmı ithal malı ara ürünler oluşturmaktadır. Pazarı da Türkiye olmadığından bu şirketin taşıdığı Türkiye riski pek azdır. Türkiye’de ekonomi iyi olmayabilir ancak şirket zaten ihracattan kazanmaktadır. Dövizde ani artışlar olabilir ancak şirket zaten dövizle satış yapmaktadır. Diğer bir şirket ise yabancı otomobilleri ithal edip Türkiye’de satmaktadır. Bu şirket Türkiye riskini fazlasıyla taşımaktadır. Öncelikle pazarı tamamen Türkiye olup ekonomi Türkiye’de iyi gitmezse satışları bundan etkilenecektir. Ayrıca döviz ile ithal edip burada döviz karşılığı araç sattığı için dalgalanmalardan da etkilenebilir.

    Ancak birçok analist iskonto oranını bir yöntemle hesaplamak yerine “almak” tabirini kullanmakta yani kendince makul gördüğü bir oranı götürüp hesaba yazmaktadır. Her yıl için ayrı bir makul iskonto oranı “alan” veya bütün yıllar için aynı oranı kullananlar da vardır.

    Basit bir örnek verecek olursak değerlemesini yaptığımız proje ilk yıl 110 TL tutarında serbest nakit akımı yaratırken, ikinci yılında 121 TL, üçüncü yılında ise 133,1 TL nakit akımı yaratmaktadır. Yüzde onluk iskonto oranına göre üç yıl sonraki 133,1 TL, iki yıl sonraki 121 TL ve bir yıl sonraki 110 TL bugünün 100 TL’sine eşit olup bunların toplamı da 300 TL etmektedir.

    İndirgenmiş nakit akımı öngörülebilen bir süre için yapılır. Bu süre 5 veya 10 yıl olabilir. 20 hatta 30 yıllık yap işlet devret türü projelerde projenin bütün ömrü kadar hesap yapılmalıdır. Projenin sonuna gelindiğinde veya yaşamını sürdüreceği varsayılan bir şirket söz konusuysa bir nihai değer hesaplanır. Eğer proje bitiyorsa örneğin bu bir yap işlet devret modeliyse ve süre sonunda bir ücret alınmayacaksa nihai değer sıfır olmaktadır. Eğer bu bir yaşamını sürdürecek olan şirket ise nihai değeri bulurken hesabımızdaki son net nakit akımını bir nihai büyüme oranıyla büyütürüz.

    Örneğin nihai büyüm oranı olarak yüzde 3’lük bir varsayımımız varsa bu nakit akımını 1,03 ile çarparız. Bu bulduğumuz değeri ise iskonto oranıyla nihai büyüme rakamı arasındaki farka böleriz. Nihai büyüme oranımız yüzde 3 ve iskonto oranımız 10 olsun. Son net nakit akımı da 100 TL ise hesabı şöyle yaparız:

    Nihai değer = 100 x (1+0,03) / (0,10 – 0,03) = 1471,4 Sonra bu bulduğumuz değeri de bugüne indirgemeliyiz.

    Bazen de nihai değer bu şekilde değil de sektördeki EBITDA yani FAVÖKçarpanına göre hesaplanır. Bunun için en son hesap yılındaki FAVÖKhesaplanır ve sektördeki medyan çarpanla çarpılır.

    İndirgenmiş nakit akımları yönetiminde Türkiye özelinde sık yapılan hata

    Ülkemizde geçmişten gelen yüksek enflasyon nedeniyle indirgenmiş nakit akımları hesabını dolar üzerinden yapmayı tercih eden analistler vardır. Bütün hesabın dolar üzerinden olması halinde bu da geçerli bir yöntemdir zaten bu hesabı değerlendirecek olanlar da çoğunlukla yabancı kurumsal yatırımcı olacağından dolar hesabı yapmak mantıklı görünmektedir. Ancak burada TL cinsi kalemler dolara çevirirken gelir tablosu kalemleri ortalama kurdan, bilanço kalemleri ise dönem sonu kurundan çevrilir. Burada da sık olarak işletme sermayesindeki artış hesabında hata yapılır.

    Örnek olarak bir şirketin bu yılki işletme sermayesi 100.000 TL ve dolar kuru da 2 TL olsun. Bu durumda şirketin işletme sermayesi 50.000 dolardır. Seneye dolar kurunun 3 TL olacağını varsayalım. İşletme sermayesinin de 150.000 TL’ye çıkacağını hesaplıyorsak şirketin işletme sermayesi yine 50.000 dolar olacak yani değişmemiş olacaktır. Oysa hesabı TL üzerinden yapar ve 100.000 TL’lik işletme sermayesi 150.000 TL olacak yani 50.000 TL artacak ve ortalama dolar kuru 2,5 TL ise bu durumda işletme sermayesindeki artış 20.000 dolar olacak diye bir hesap yapmaya kalkarsak şirketin değerini düşürücü bir hata yapmış oluruz. Bu maalesef sık karşılaşılan bir hatadır.

    İşte değerleme felsefesine hâkim olunmadığında bu tür hataların farkına varılama. O zaman bir hata sonucu yok edilmiş olan değer araya ilgisiz kalemler sokularak şişirilmeye, yani bir hata bir yanlışla düzeltilmeye çalışılır. Neticede hesaplar çok ayrıntılı ve şık dururken sonuç da makul görünse dahi yapılan iş saçmadır. Eğer bilanço kalemi farkı hesaplanacaksa önce yabancı para cinsinden bilanço kalemleri hesaplanmalı sonra bunların farkı alınmalıdır. Aksi durumda hesaplar şaşacaktır.

    Yazan: Tunç Şatıroğlu

    Yazı kaynağı : kanalfinans.com

    İndirgenmiş Nakit Akımı Analizi (İNA) | Discounted Cash Flow (DCF)

    İNA (İndirgenmiş Nakit Akımı Analizi), bir şirketin serbest nakit akımı üretme yeteneği üzerinden yapılan bir değerleme yöntemi olup bu serbest nakit akımlarının bugüne indirgenmesi ve mevcut serbest nakdin de eklenmesi ile oluşan değeri, şirketin piyasa değeri olarak kabul eder.

    Şirketin serbest nakit akımlarının hesaplanmasında şu ana kategoriler baz alınır:

    1. Faaliyetlerden kaynaklanan nakit akımları

    2. Varlık alımı ve yatırım faaliyetlerinden nakit akımı
     
    3. Finansman giderleri kaynaklı nakit akımları

    4. Net işletme sermayesi değişimi

    5. Vergi

    6. Sermaye kaynaklı nakit akımları

    7. Mevcut net nakit

    Yukarıda geçen her bir unsur için nakit girişi veya nakit çıkışı oluşur. Bu para giriş ve çıkışlarının mahsuplaştırılması sonrasında elde edilen serbest nakit akımı tutarların belli bir oran üzerinden bugüne indirgenmesi sonucunda şirketin hedef piyasa değerine ulaşılır. Serbest nakit akımları, aynı zamanda şirket ortaklarının şirketten elde edeceği getiridir.

    İndirgenmiş nakit akımı analizi (DCF – Discounted Cash Flow), değerleme çalışmalarında en fazla ağırlık verilen yöntemdir. Bu model, değerlemesi yapılan firmanın tüm faaliyetlerini içermekle birlikte piyasa ve ülke koşullarını da hesaba katmaktadır.
     
    İndirgenmiş nakit akımı analizinde tüm firmalar para üreten birer sistem olarak dikkate alınır. Temel mantık, bu sistemin ne kadar getiri sağlayacağı ve ne kadar harcama yapacağıdır. Sağlayacağı getiri serbest nakit girişi ve harcamalar ise nakit çıkışı olarak adlandırılır ve modele katılır.

    Yine bu modelde şirketlerin sonsuza kadar yaşayacakları varsayılır. Şirketlerin değerlemesi yapılırken öngörülebilir gelecekte elde edecekleri serbest nakit akımları tespit edildikten sonra devam eden yıllar için ise belli bir oranda serbest nakit akımlarının sonsuza kadar devam edeceği varsayılır.

    İndirgenmiş nakit akımı analizi (DCF – Discounted Cash Flow), değerleme çalışmalarında en fazla ağırlık verilen yöntemdir. Bu model, değerlemesi yapılan firmanın tüm faaliyetlerini içermekle birlikte piyasa ve ülke koşullarını da hesaba katmaktadır.
     
    İndirgenmiş nakit akımı analizinde tüm firmalar para üreten birer sistem olarak dikkate alınır. Temel mantık, bu sistemin ne kadar getiri sağlayacağı ve ne kadar harcama yapacağıdır. Sağlayacağı getiri serbest nakit girişi ve harcamalar ise nakit çıkışı olarak adlandırılır ve modele katılır.

    Yine bu modelde şirketlerin sonsuza kadar yaşayacakları varsayılır. Şirketlerin değerlemesi yapılırken öngörülebilir gelecekte elde edecekleri serbest nakit akımları tespit edildikten sonra devam eden yıllar için ise belli bir oranda serbest nakit akımlarının sonsuza kadar devam edeceği varsayılır.

    Yukarıda bahsi geçen ilk 6 unsur öngörülebilir gelecek (ortalama 5 yıl) için tahmin edildikten sonra bu tutarlar mahsuplaştırılarak serbest nakit akımları oluşturulur. Bu unsurlardan en önemlisi ilk maddede yer alan “Esas Faaliyetlerden Kaynaklanan Nakit Akımları” olup yine bunun da en önemli elementi ise “Net Satışlar” kalemidir. Net satışlar, diğer birçok unsurun tahmin edilmesinde esas kısmı oluşturmakta olup diğer parametrelerin tahmininde de net satışlar önemli rol oynamaktadır. Örneğin faaliyet giderleri, mamul maliyetleri, işçilik giderleri vb. tüm kalemler net satışlar ile orantılı olarak hesaplanacak olup yapılan İNA modellerinde bunlar net satışların belli bir oranı olarak kabul edilecektir. Bu çerçevede gelecek yılların mamul maliyetleri ve faaliyet giderleri de net satışların tahmin edilmesi ile birlikte hesaplanmış olacaktır.

    Yazı kaynağı : www.degerlemesirket.com

    Değerleme: Örnek Olay İncelemesi - Arçelik - pintidegiltutumluyum

    Değerleme: Örnek Olay İncelemesi - Arçelik - pintidegiltutumluyum

    Merhaba Selman Bey;

    Değer biçme işi uzmanlık gerektiren bir iş. Uzmanlığı elde edebilmek için de çok fazla zaman ve emek harcanması gerekiyor. Attığımız taş ürküttüğümüz kurbağaya değecek mi diye sormak lazım. Ayrıca, bu kadar getiriye odaklanmaya da gerek yok bence. Finansal bağımsızlıkta belli bir birikim düzeyine ulaşana kadar tasarruf getiriden daha önemli. Ortalama bir getiri elde edip, daha yüksek tasarruf oranı tutturabilirseniz çok daha önce hedefe varabilirsiniz.

    Tasarruf Oranı ve Finansal Bağımsızlık

    Selamlar.

    Yazı kaynağı : pintidegiltutumluyum.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap