Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    beyinde kist kaç mm tehlikelidir

    1 ziyaretçi

    beyinde kist kaç mm tehlikelidir bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Kist nedir? Kist belirtileri nelerdir?

    Kist nedir? Kist belirtileri nelerdir?

    Tıp alanında sıklıkla adı duyulan ve birçok hastalığa konu olan kistler; vücudun farklı bölgelerinde oluşabilen iyi veya kötü huylu, içi sıvı, yarı katı veya hava dolu kese benzeri oluşumlardır. Diğer adı tümör olan bu keseler genellikle hastaları korkutsa da birçok durumda iyi huylu (benign) oluşumlardır. Fakat tüm kistlerin kötü huylu olabilme ve kanserleşebilme ihtimali bulunduğu göz önünde bulundurularak buna yönelik araştırmaların yapılması gerekir. Ayrıca kistlerin boyutlarının büyümesine veya vücutta hassas bölgelerde bulunmasına bağlı olarak çeşitli olumsuzluklara yol açması da söz konusu olabilmektedir. Bu nedenle vücudun herhangi bir bölgesinde tespit edilen kistler gerekli araştırmalar yapıldıktan sonra hastada yol açtığı komplikasyonlar da göz önünde bulundurularak gerekli görüldüğü durumlarda cerrahi operasyon yardımıyla alınmalıdır.

    Kist nedir?

    Kistler, vücudun farklı doku ve organlarında meydana gelen tipik olarak içleri hava veya sıvı ile dolu kabarcık veya kapsül benzeri keselerdir. Milimetrik boyutta olabileceği gibi zamanla büyüyerek vücutta birtakım tehditler oluşturabilir. Bulundukları dokunun normal bir parçası olmayıp çevreleri kist duvarı (cidarı) olarak da adlandırılabilecek bir zarla kaplıdır. Bu zar kisti bulunduğu doku ve organdan ayırır. İçlerinin iltihap ile dolu olması durumunda bunların bir kist değil apse olarak adlandırılması gerekir. Kistlerin birçoğu iyi huyludur. Kanserleşme eğilimi göstermezler ve çok büyük olmadıkları sürece herhangi bir belirtiye neden olmazlar. Fakat her ihtimale karşı, özellikle belirli bir süre içerisinde kendiliğinden kaybolmayan, büyüme eğiliminde olan, ağrı ve benzeri şikayetlere yol açan kistler cerrahi operasyon yardımıyla çıkarılmalıdır. 

    Kist belirtileri nelerdir?

    Yaygın görülmeleri nedeniyle kistler, genellikle vücudun herhangi bir yerinde farklı bir nedene yönelik olarak yapılan ultrason ve benzeri tetkikler esnasında tesadüfen tespit edilirler. Yırtılma, enfeksiyon kapma veya aşırı büyüme, hassas bir doku veya sinire baskı yapma, burkulma (torsiyon) gibi durumlar nedeniyle kistler kişilerde birtakım belirtiler vermeye başlayabilir. Kistlerin neden olduğu bu belirtiler kistin türüne göre değişir. Yumurtalıklar ve rahim tabakalarında oluşan kistler üreme hormonlarının kandaki dengesinin bozulması, kısırlık, adet düzensizliği, kanama gibi belirtilere yol açar. Karaciğer kist oluşumları ve böbrek, akciğer gibi organlarda oluşan kistler bazı durumlarda belirti vermezken, bazı durumlarda ise organ fonksiyonlarında bozulma, ağrı, kandaki enzim seviyelerinin yükselmesi gibi belirtiler oluşturabilir. Deride oluşan kistler bulunduğu bölgede şişliğe neden olmaları nedeniyle kolaylıkla fark edilebilir. Bunların haricinde tüm kist türlerinde kistin büyümesine bağlı olarak bulunduğu bölgede bıçak saplanması tarzında ağrı hissiyatına yol açabilir. Hissedilen bu ağrı vücudun duruş şeklinin kiste baskı yapacak şekilde değiştirilmesi veya kistin olduğu bölgeye baskı yapılması gibi durumlarda artabilir. Bu ağrıların şiddetlenmesi kistin yırtılması veya patlamasını işaret ediyor olabileceğinden böyle bir ağrı durumunda derhal bir sağlık kuruluşuna başvurulmasında yarar vardır.

    Kist nedenleri nelerdir?

    Enfeksiyonlar ve yağ bezelerinin tıkanması gibi birtakım nedenler kist oluşumuna zemin hazırlayabilir. Fakat herhangi bir nedene bağlı olmadan da kistlerin oluşumu söz konusu olabilmektedir. Kistlerin oluşumunda rol oynayan faktörlerden bazıları şunlardır.

    Birçok hastalık türünde olduğu gibi kistler de altta yatan farklı bir hastalıktan kaynaklı olarak ortaya çıkabilmektedir. Özellikle yumurtalık ve rahim kistlerinde adet düzensizliği veya hormonal dengedeki bozukluklar kist oluşumuna yol açabilir. Bu gibi durumlarda kistler cerrahi operasyonlar ile çıkarılsa da altta yatan sorun tedavi edilmediği sürece hastalığın tekrarlanması kaçınılmaz olacaktır. Bu nedenle öncelikle kist oluşumuna yol açan nedenlere yönelik tedavi uygulamak, tedavinin başarısı açısından en doğru seçenektir.

    Kist çeşitleri nelerdir?

    Kist tanısı nasıl konulur?

    Yukarıda da belirtilen kist belirtileri ile sağlık kuruluşlarına başvuran hastalarda kistlerin varlığı ihtimali üzerinde durularak yapılacak olan tanı testleri ve radyolojik incelemeler sonucunda teşhis edilebilir. Özellikle kist bölgesinde ağrı hissi ile başvuran hastalarda ultrasonografik inceleme mutlaka yapılmalıdır. Yumurtalık ve endometrium kistleri adet düzeninde bozukluklar, tüylenme, akne oluşumu, kanama ve kısırlık gibi belirtilerle kendini göstereceğinden bu organlara ilişkin kistleri bulunan hastalar genellikle bu gibi şikayetlerle kliniklere başvurur. Bazı durumlarda ise rutin kontroller veya farklı bir hastalığa yönelik olarak yapılan tetkikler esnasında belirti vermemiş kistlerin saptanması söz konusu olabilmektedir. Bu durumda da kistin türünün belirlenmesinin ardından, kanserleşme eğiliminin bulunup bulunmadığına yönelik olarak araştırma yapılmalıdır. Herhangi bir şikayete yol açmasa bile bazı kistler bulundukları bölge veya boyutları itibariyle sağlık üzerinde tehdit oluşturabileceğinden hekim tarafından önerilmesi durumunda cerrahi girişimler yardımıyla çıkartılarak patolojik incelemeye gönderilmelidir. İnceleme sonucunda kistin kötü huylu (malign) olduğu sonucuna varıldığı takdirde çevre doku ve organlara yayılım göstermiş olabilmesi ihtimaline karşılık daha ileri tetkiklerin uygulanması gerekebilir.

    Kist tedavisi nasıl yapılır?

    Kistlerde tedavi süreci, kistin hangi organ ve dokuda bulunduğuna ve türüne göre farklılık gösterir. İyi huylu olduğu tespit edilen, büyüme eğiliminde olmayan ve kişide herhangi bir rahatsızlığa yol açmayan kistlerde genellikle düzenli takip önerilir. Belirli bir süre takip edilen ve türüne göre ilaç kullanımı ile desteklenen kist olgularında kendiliğinden iyileşme gözlenebilir. Fakat uzun süre boyunca takip edilmesine rağmen iyileşmeyen, küçülmeyen veya büyüme eğiliminde olan, kanser şüphesi bulunduran kistler genellikle hekim önerisi ile cerrahi operasyon yardımıyla çıkarılır. Deride oluşan kistler lokal anestezi uygulanarak kistin boyutuna göre değişen boyutlardaki kesilerle basit şekilde çıkarılabilir. Yumurtalık kistlerinde hormon ilaçları ve doğum kontrol haplarının kullanımı ile kist oluşumuna yol açtığı düşünülen adet düzensizliği gibi olumsuzluklar ortadan kaldırıldıktan sonra birkaç ay süre ile kistler takip edilebilir. Fakat belirli bir süre zarfında iyileşmeyen ve boyutu itibariyle organların sağlığı üzerinde risk oluşturan, kısırlığa yol açan kistler uygun cerrahi teknikler yardımıyla alınmalıdır. Konumu itibariyle çıkartılamayacak pozisyonda bulunan veya operasyonun tehlike arz ettiği hassas bölgelerde oluşan içi sıvı dolu kistlerde bir iğne yardımıyla kistin içi boşaltılabilir. Cerrahi operasyon yardımıyla alınan tüm kistler ve iğne yardımıyla boşaltılan kistlerde kistin içerisinden boşaltılan sıvı örnekleri mutlaka patoloji laboratuvarlarına inceleme için gönderilmeli ve çıkacak sonuca göre sonraki tedavi planı belirlenmelidir.

    Eğer siz de vücudunuzun herhangi bir organ veya dokusunda kist olduğunu öğrendiyseniz, tespit edilen kist hakkında detaylı şekilde muayene ve taramadan geçmek üzere bir sağlık kuruluşuna başvurmalısınız. Yapılacak tanı testleri sonucunda kistinizin türü ve neden olabileceği olumsuzluklar belirlendikten sonra hekiminizle birlikte tedavi ve takip sürecinizi planlayabilirsiniz.

    Sayfa içeriği sadece bilgilendirme amaçlıdır. Sayfa içeriğinde tedavi edici sağlık hizmetine yönelik bilgiler içeren ögelere yer verilmemiştir. Tanı ve tedavi için mutlaka hekiminize başvurunuz.

    Yazı kaynağı : www.medicalpark.com.tr

    Araknoid Kistler

    Araknoid Kistler

    Araknoid kistler, beyin veya omurilik ile araknoid membran aras�nda bulunan, i�i s�v� ile dolu keselerdir. Bu kistler ba� a�r�s�, ba� d�nmesi ve n�bet gibi semptomlarla kendini g�sterebilir.

    Araknoid kistler, beyin veya omurilik ile araknoid membran aras�nda bulunan, s�v� ile dolu keselerdir. Kistler do�u�tan (birincil) veya edinsel (ikincil) olabilir. Semptomlar; ba� a�r�s�, ba� d�nmesi ve n�betleri i�erir.


    Araknoid Kistler nedir?

    Araknoid kistler, beyin veya omurilik ile beyin ve omurili�i kaplayan �� zardan biri olan araknoid membran aras�nda yer alan ve beyin omurilik s�v�s� dolu olan keselerdir. 

    Primer araknoid kistler do�umda bulunur ve gebelik haftas�n�n ilk haftalar�nda beyin ve omurilikte ortaya ��kan geli�imsel anormalliklerin sonucudur. 

    �kincil araknoid kistler birincil kistler kadar yayg�n de�ildir ve kafa travmas�, menenjit veya t�m�rlerin bir sonucu olarak veya beyin cerrahisinin bir komplikasyonu olarak geli�ir. Araknoid kistlerin �o�u, kafatas�n�n orta kraniyal fossa olarak bilinen bir b�lgesinde, beynin temporal lobunun d���nda olu�ur. Omurili�i tutan araknoid kistler daha nadirdir. Kistin yeri ve b�y�kl��� semptomlar� ve bu semptomlar�n ne zaman ba�lad���n� belirler. Araknoid kistleri olan bireylerin �o�u 20 ya��ndan �nce ve �zellikle ya�am�n ilk y�l�nda semptom g�sterir, araknoid kistleri olan baz� ki�ilerde ise asla semptom g�r�lmez. Erkeklerde araknoid kist g�r�lme oran� kad�nlardan d�rt kat daha fazlad�r.


    Beyindeki bir araknoid kistin tipik semptomlar�:

    -Ba� a�r�s�

    -Bulant� ve kusma

    -N�betler

    -��itme ve g�rme bozukluklar�

    -Ba� d�nmesi

    -Denge ve y�r�me zorluklar� bulunur.

    Omurilik �evresindeki araknoid kistler sinir k�klerini s�k��t�r�r ve ilerleyici s�rt ve bacak a�r�s�, kar�ncalanma veya bacaklarda veya kollarda uyu�ma gibi semptomlara neden olur. Tan� genellikle s�v� dolu araknoid kistleri di�er kist tiplerinden ay�rt etmeye yard�mc� olan Dif�zyon A��rl�kl� MRI (Manyetik Rezonans G�r�nt�leme) kullan�lan bir beyin taramas� ile veya omurga taramas� ile konulur.


    Herhangi bir tedavisi var m�?

    Araknoid kistlerin nas�l tedavi edilece�i konusu hala tart��mal�d�r. Tedavi ihtiyac� �o�unlukla kistin konumuna ve b�y�kl���ne ba�l�d�r. Kist k���kse, �evreleyen dokuyu rahats�z etmiyorsa ve semptomlara neden olmuyorsa, baz� doktorlar tedavi uygulamay� tercih etmeyebilir. Ge�mi�te doktorlar kist s�v�s�n� bo�altmak i�in �ant koyuyorlard�, �imdi ise minimal invaziv cerrahiye izin veren mikron�rocerrahi teknikleri ve endoskopik ara�larla, daha �ok kistin zarlar�n� cerrahi olarak ��karmay� veya kiste bir pencere a�may� tercih ediyorlar. B�ylece kistin s�v�s� beyin omurilik s�v�s�na akabiliyor ve emiliyor.


    Hastal���n seyri nas�ld�r?

    Tedavi edilmeyen araknoid kistler a�amal� geni�lemesi veya kistte kanama sonucu beyin veya omurili�e zarar verdi�inde kal�c� ciddi n�rolojik hasara neden olabilir. Semptomlar genellikle tedavi ile d�zelir.

    Yazı kaynağı : medicinehospital.com.tr

    Beyinde kist - Doç.Dr. Kenan KIBICI

    Beyinde Kist

    Beyinde kist, beyin ve omuriliğin etrafında bulunan bir zar bulunmaktadır. Bu zar mikroskop altında bakıldığında örümcek ağına benzetilir. Bu yüzden bu zara araknoid adı verilmektedir. Araknoid kistler beyin omurilik sıvısına benzeyen sıvıları içinde barındıran kistler olmaktadır. Bunun nedeni olarak da, beyin ve omurilik zarları ayrı ayrıdır. İçerisinin sıvıyla dolması sonucunda kistler oluşmaktadır. Bu kistler her yaş grubunda görülebilen kistlerdir. Yapılan araştırmalara göre kistlerin çocukluk yaşlarda olması daha fazladır. Bu kistler doğumsal olarak daha çok görüldüğü gibi, geçirilen bir tramva sonrasında ya da kanama sonrasında oluşabilir. Beyinde oluşan kistlerin bazen içi katı da olabilir. Beyin kistlerinin çoğu, selim olduğundan zararlı olmamaktadır. Yani habis türünde olmadığından hayati tehlikesi olmayacak ve diğer organlara sıçrayıp yayılması gibi bir durum söz konusu olmayacaktır. Beyin kistinin hangi tarafta olacağı çok önemli olacaktır. Genellikle bir zararı olmadığından ve tespit edilmesi çok zor olmaktadır. Eğer kistler büyümeye başlarsa o zaman çok tehlikeli olacaktır. Beynin bulunduğu bölgesine aşırı bir baskı yapacağından, beynin bulunduğu bölgesinde ki bölümün görevini yerine getirmemesine neden olacaktır. Baş ağrısı gibi belirtileri olacaktır. Eğer büyümeye başlarsa inme gibi nedenleri olacaktır. Çok olmasa bile bazı hastalarda epilepsi nöbetine neden olduğu gözlemlenmiştir.

    Beyin kistlerinin belirtileri:

    Yeni doğan çocuklarda da görülebileceği gibi bütün yaş grubunda görülebilmektedir. Sürekli olarak baş ağrısı çekenlerin %60 bölümü beyin kisti olmaktadır. Hastaların çoğunda herhangi bir şikayet olmazken, bazı hastaların şiddetli ağrıları olmaktadır. Bunun nedeni beyin kistinin bulunduğu yerdir. Kistin büyümesi sonucunda omurilik sıvısının tek yönlü akımına neden olacaktır. Beyin kisti erkeklerde daha sık görülmektedir. Beynin sol bölümünde görülme riski daha sık görülüyor. Yetişkin bir insan da birçok belirtiler görülmektedir. Çok şiddetli baş ağrısı insanların hayatlarını olumsuz yönde etkileyecektir. Epilepsi krizi sonucunda sıklıkla nöbet geçirebilir. Mide bulantısı bazen kusma, hasta farkında olmadan dengesiz yürüme, hissetme de sorun yaşarlar. Bazı hastalarda psikolojik bozukluklar görülebilmektedir. Bebeklerde ve çocuklarda daha farklı belirtiler göstermektedir. Gelişimini tam olarak tamamlayamadığından, kafanın çok biçimsiz olarak büyümesi, şekil bozuklukları, çocukların ergenliğe çok erken girmesi, gelişimlerinin durmasına hatta zamanla da gerilemesi, Tedavi edilmediğinde daha çok omurilik sıvısının akımı olmadığından göllenmesiyle sonuçlanacaktır.

    Beyin kistleri tedavisi:

    Bazı durumlarda herhangi bir belirti vermediğinden şikayet olmadığı için uzun yıllar boyunca bilinmediğinden beyinde kalacaktır. Beyin tomografisi ya da MR çekilmesi sonucunda görülmektedir. Herhangi bir belirti sonucunda teşhis edilen beyin kisti ameliyat edilerek alınması gerekmektedir. Ameliyat gerektiren fakat alınmayan kistlerin daha da büyümesi sonucunda insan hayatını tehlikeye atacaktır. Ameliyat iki türlü yapılmaktadır. Birinci yöntem olarak şant ameliyatı olmaktadır. Şantın bir ucunu beyinde bulunan kistin içerisine takılmaktadır. Şantın diğer ucu da, karın içerisinde cilt altına yerleştirilen bir tüp yerleştirilir. Bu tüp karın içerisinde ilerleyen bir tüp olmaktadır. Beyin kistinin içinde bulunan sıvının bu tüpe boşalarak bitmesini sağlamaktadır. Kistin çıkarılmasında ikinci ameliyat türü ise, kistin bulunduğu bölgeye çok küçük bir delik açılır. Bu delik sayesinde beyinden kistin boşaltılması sağlanır. Genellikle günümüzde birinci yöntem daha sıklıkla tercih edilmektedir.

    Yazı kaynağı : www.kenankibici.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap