Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    begendiginiz bedenleri hayalinizdeki ruhlari koyup ask saniyorsun uz

    1 ziyaretçi

    begendiginiz bedenleri hayalinizdeki ruhlari koyup ask saniyorsun uz bilgi90'dan bulabilirsiniz

    "Beğendiğiniz Bedenlere Hayalinizdeki Ruhları Koyup Adına Aşk Diyorsunuz" Sözünün Shakespeare'e Ait Olduğu İddiası - Malumatfuruş

    ““Beğendiğimiz bedenlere hayalimizdeki ruhları koyup aşk sanıyoruz.” muşşş !!!!

    Uyanık bir yayıncı, benim yazmış olduğum ‘Ful Yaprakları’ adlı oyunda bir oyun kişisinin söylediği sözü, hiç utanıp arlanmadan koskoca Shakespeare’ e mal ediyor. Üstelik bozarak.

    “Beğendiğimiz bedenlere hayalimizdeki ruhları koyup aşk sanıyoruz.” muşşş !!!!

    Sonra da bunu sözüm ona özlü sözleri derlediğini iddia ettiği bir kitaba basıyor.

    Bir yazarın oyunundan aldığın bir sözü basıyorsan, onun hangi oyunun hangi sahnesinde geçtiğini belirtmen gerekmez mi?

    Maalesef çoğunluk da inanıyor buna. Çünkü çoğunluk kitap bilgisi yerine internetin bilgi kirliliğini tercih ediyor. “Ful Yaprakları” internet ortamını anlatıyor belki ama ben galiba nefret ediyorum bu kirlilikten. Kovboy kasabasından beter mubarek. İsteyen sarılıyor sanal silahına, istediğini döktürüyor.

    Sağolsun, oyunu bilen dostlarım beni haberdar etmekle kalmayıp araştırmalarını STRATFORD SHAKESPEARE ACADEMY’ e kadar vardırarak hazretin böyle bir sözü olmadığını kanıtladılar. Ama ne fayda?? İnternette “Shakespeare” imzasıyla dolaşıp duruyor.

    Ekşisözlük yazarı bir arkadaş bile inanmış bu sözün Shakespeare’ e ait olduğuna. Önce sözün bana ait olduğunu yazmış ama belli ki arkadaşları uyarmış daha sonra. “O söz Civan beyin değil aslında Shakespeare’ indir “ diye. Ne kadar da eminler. Belli ki internet bilgisiyle donatılmışlar. İşin aslını açıklayan bir mail yolladım kendilerine ama cevap gelmediğine ve de herhangi bir düzeltme yapılmadığına göre kaale almadılar zaar.

    Çalınan bir cümle dahi olsa, hırsız durumuna düşürüyorum. Üstelik, Shakespeare bu, boru mu? Hadi aldın benim bir cümlemi, kendine göre bozdun, yayınladın, bari dengim birine mal etseydin. Hakkın var mı beni böyle utandırmaya ve “çalan adam” durumuna düşürmeye?”

    Yazı kaynağı : www.malumatfurus.org

    Beğendiğiniz Bedenlere Hayalinizdeki Ruhları

    Beğendiğiniz Bedenlere Hayalinizdeki Ruhları Kitap Açıklaması

    Beğendiğiniz Bedenlere Hayalinizdeki Ruhları Koyup Adına Aşk Diyorsunuz! “Kendini boşuna harcamış olur insan, dilediğine erer de sevinç duymazsa. Yıktığın hayat kendininki olsun daha iyi, yıkmakla kazandığın şey kuşkulu bir mutluluksa.”İnsanın anlam arama çabasına ışık tutan kalemi ve muazzam yeteneğiyle en basit görünen olayları bile inanılmaz bir üslupla anlatır Shakespeare. Evrensel olanı kişiselle, kişisel olanı evrenselle bütünleştirir. O sadece bir şair ve yazar değil, kelimelerle insanın ruhuna fısıldayabilen bir dâhidir.

    (Tanıtım Bülteninden)

    Hamur Tipi : 2. Hamur

    Sayfa Sayısı : 80

    Ebat : 11 x 18

    İlk Baskı Yılı : 2020

    Baskı Sayısı : 1. Basım

    Dil : Türkçe

    Yazı kaynağı : www.dr.com.tr

    Beğendiğiniz bedenlere, hayalinizdeki ruhları koyup, bunu aşk sanıyorsunuz. #aşk #sevgi #shakespeare | Ilham verici sözler, William shakespeare, Özlü sözler

    “Beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup, aşk sanıyorsunuz...”

    “Beğendiğiniz bedenlere hayalinizdeki ruhları koyup, aşk sanıyorsunuz...”

    Hayat aldığınız nefeslerde değil; nefesimizi kesen anlarla ölçülür... (Hitch)

    ***

    Eğer sevdiğimiz kişiler bizden çalınmışsa, onları uzun yaşatmanın yolu, onları asla sevmekten vazgeçmemektir...

    Binalar yanar, insanlar ölür, ancak gerçek aşk ölümsüzdür...

    (The Crow)

    ***

    Birlikte olmayı hak etmeyen milyonlarca insan yan yanayken, ben neden hala senden ayrı nefes alıyorum...

    (City of Angels)

    ***

    Aşk ne unvan tanır; ne zenginlik... Bir kraliçeyle; bir kralı oynayan soytarı arasında da alevlenebilir...

    Shakespeare in Love)

    ***

    Jenny ve ben; köfte ve patates gibiydik...

    (Forrest Gump)

    ***

    Aptal gibi gözükmeye razı değilsen; aşık olmayı hak etmiyorsun demektir...

    (A Lot Like Love)

    ***

    Aşka tamamen teslim olana dek onun ne olduğunu asla bilmeyeceksin...

    (Fools Rush In)

    ***

    Bazen en uzun yolculuk, iki insan arasındaki mesafedir... (The Painted Veil)

    ***

    Beğendiğiniz bedenlere, hayalinizdeki ruhları koyup; aşk sanıyorsunuz...

    (Othello)

    ***

    Ben senin hayatının bir bölümünde yer aldım...

    Ama sen benim hayatımın tamamıydın... (P.S. I Love You)

    ***

    Bir insan birisiyle yaşlanmalı...

    Birisi yüzünden değil...

    (Lethal Weapon 3)

    ***

    Birbirimiz için yanlış kişiler olduğumuzu söyleme...

    Biz başka hiç kimse için doğru kişiler değiliz... (The Cutting Edge)

    ***

    Eğer aşk bir seçenek olsaydı, bu kadar keskin bir acıyı kim seçerdi?..

    Anna And The King)

    ***

    Gerçekten verecek sevgim var... Ama verecek kimsem yok... (Magnolia)

    ***

    Hayatta en zoru, birinin seni sevmesine izin verecek cesarete sahip olmaktır...

    (The Wedding Date)

    ***

    Her aşkın derin bir trajedi içermesi, aşktan yüz çevirmek için neden oluşturmaz... (O Kadın)

    ***

    İnsan hayatının aşkını gördüğü zaman dururmuş... (Big Fish)

    ***

    İnsan sevdiğini öldürür diye bir söz vardır ya...

    Aslında bakın; insanı öldüren hep sevdiğidir... (Fight Clup)

    ***

    Kalbin kırılabilir; ya da dünyanın en güzel aşkını yaşayabilirsin...

    Ama denemediğin sürece asla bilemeyeceksin... (When in Rome)

    ***

    Karda donmak üzeresin, uyumak tatlı geliyor, ama ölüyorsun, farkında değilsin... (Issız Adam)

    ***

    Neden aşkın başladığı anı bilmeyiz de; bittiği zamanı mutlaka biliriz...

    (L.A. Story)

    ***

    Eğer çok şanslıysanız;

    Hayatınızda bir kere, hayatınızı önce ve sonra diye ayırabilecek biriyle tanışacaksınız... (My Sassy Girl)

    ***

    O mükemmel değil... Sen de mükemmel değilsin...

    Asıl soru; birbiriniz için mükemmel olup olmadığınız...

    (Good Will Hunting)

    ***

    Özel biriyle birlikte olduğunu, çenesini kapatıp susabildiği zaman anlıyor insan... (Pulp Fiction)

    ***

    Bazen ilk görüşte bilirsin; O insan senin kaderindir...

    Bazen bir ömür ararsın bulunmaz...

    (Aşk Tesadüfleri Sever)

    ***

    Aşık olmak anlık bir şey... Birden her şeyin çok parlak göründüğü, birden en pastel renklerin bile ısınmaya başladığı, birden tüm yemeklerin çok lezzetli olduğu bir an bu...

    (Kaybedenler Kulübü)

    ***

    Sevgi neydi?.. Sevgi iyilikti, dostluktu, sevgi emekti...

    (Selvi Boylum Al Yazmalım)

    *****

    NOBEL EDEBİYAT ÖDÜLÜNÜ ALAN ŞARKICININ İKİ PARÇASI... “ONE MORE CUP OF COFFEE ‘FORE I GO...”

    Your breath is sweet

    Nefesin tatlı

    Your eyes are like two jewels in the sky

    Gözlerin gökyüzündeki iki mücevher gibi

    Your back is straight your hair is smooth

    Sırtın düz, saçın pürüzsüz

    On the pillow where you lie

    Yattığın yastıkta

    But I don’t sense affection

    Ama şefkat sezmiyorum

    No gratitude or love

    Ne minnettarlık ne sevgi

    Your loyalty is not to me

    Sadakatin bana değil

    But to the stars above

    Yukardaki yıldızlara

    One more cup of coffee for the road

    Yol için bir fincan kahve daha

    One more cup of coffee ‘fore I go.

    Bir fincan kahve daha, ben gitmeden

    To the valley below.

    Aşağıdaki vadiye

    Your daddy he’s an outlaw

    Baban, o bir kanun kaçağı

    And a wanderer by trade

    Ve mesleği avarelik

    He’ll teach you how to pick and choose

    Sana seçmeyi ve ayırmayı öğretecektir

    And how to throw the blade

    Ve bıçağı fırlatmayı

    He oversees his kingdom

    O krallığına gözkulak oluyor

    So no stranger does intrude

    Böylece yabancılar rahatsız edemez

    His voice it trembles as he calls out

    Sesi titriyor, seslenirken

    For another plate of food.

    Yeni bir tabak yemek için.

    One more cup of coffee for the road

    Yol için bir fincan kahve daha

    One more cup of coffee ‘fore I go.

    Bir fincan kahve daha, ben gitmeden

    To the valley below.

    Aşağıdaki vadiye

    Your sister sees the future

    Kız kardeşin geleceği görüyor

    Like your mama and yourself

    Tıpkı annen ve senin gibi

    You’ve never learned to read or write

    Asla okuma-yazma öğrenmedin

    There’s no books upon your shelf

    Rafında hiç kitap yok

    And your pleasure knows no limits

    Ve memnuniyetin sınır tanımıyor

    Your voice is like a meadowlark

    Sesin bir tarlakuşu gibi

    But your heart is like an ocean

    Ama kalbin bir okyanus sanki

    Mysterious and dark

    Gizemli ve karanlık

    One more cup of coffee for the road

    Yol için bir fincan kahve daha

    One more cup of coffee ‘fore I go

    Bir fincan kahve daha, ben gitmeden

    *****

    “THE ANSWER MY FRIEND IS BLOWIN’ IN THE WIND”

    How many roads must a man walk down

    Bir adamın katetmesi gereken ne kadar yol var

    Before you call him a man?

    Ona erkek demeniz için

    Yes, ‘n’ how many seas must a white dove sail

    Evet, ve kaç deniz aşmalı beyaz bir güvercin

    Before she sleeps in the sand?

    Kumlarda uyumadan önce

    Yes, ‘n’ how many times must the cannon balls fly

    Evet, ve top gülleleri kaç kez atılmalı

    Before they’re forever banned?

    Sonsuza dek yasaklanmalarından önce

    The answer, my friend, is blowin’ in the wind,

    Cevap, dostum, rüzgarla esiyor

    The answer is blowin’ in the wind.

    Cevap rüzgarda uçuyor

    How many times must a man look up

    Bir adam kaç kez yukarı bakmalı

    Before he can see the sky?

    Gökyüzünü görebilmesi için

    Yes, ‘n’ how many ears must one man have

    Evet, ve bir adamın kaç kulağı olmalı

    Before he can hear people cry?

    İnsanların ağladığını duyabilmesi için

    Yes, ‘n’ how many deaths will it take till he knows

    Evet, ve kaç ölüm olmalı onun bilmesi için

    That too many people have died?

    Ne kadar çok insanın öldüğünü?

    The answer, my friend, is blowin’ in the wind,

    Cevap, dostum, rüzgarda esiyor

    The answer is blowin’ in the wind.

    Cevap rüzgarda uçuyor

    How many years can a mountain exist

    Kaç yıl geçmeli bir dağın varolabilmesi için

    Before it’s washed to the sea?

    Suyla yıkılmaması için

    Yes, ‘n’ how many years can some people exist

    Evet ve kaç yıl geçmeli bazı insanların yaşayabilmesi için

    Before they’re allowed to be free?

    Özgür olmaları için izin verilmeden önce

    Yes, ‘n’ how many times can a man turn his head,

    Evet ve bir adam kaç kere çevirebilir başını

    Pretending he just doesn’t see?

    Sadece görmemek için

    The answer, my friend, is blowin’ in the wind,

    Cevap, dostum, rüzgarda esiyor

    The answer is blowin’ in the wind.

    Cevap rüzgarda uçuyor

    Yazı kaynağı : www.gazetevatan.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap