Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    bedir savaşının başlıca sonuçları nelerdir

    1 ziyaretçi

    bedir savaşının başlıca sonuçları nelerdir bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Bedir Savaşı Özeti - Bedir Savaşı Tarihi ve Sonuçları Nelerdir?

    Bedir Savaşı Özeti - Bedir Savaşı Tarihi ve Sonuçları Nelerdir?

    Müslümanlar ile müşrikler arasında gerçekleştirilen ilk savaştır. Aynı zamanda Müslümanların müşriklere karşı aldığı ilk zafer olma özelliği taşır. Kur'an-ı Kerim'de de konu edinen Bedir Savaşı'nın sonucunda yetmiş müşrik öldürülmüş, yetmiş müşrik ise esir alınmıştır. Esir alınan müşriklerden bazıları Müslümanlara işkence yaptığı için öldürülmüştür. Bedir Savaşı nedenleri ve sonuçları günümüzde hala merak edilen konular arasında yer almaktadır. İşte, Bedir Savaşı tarihi, nedenleri ve sonuçları…

    BEDİR SAVAŞI TARİHİ

    Bedir, Medine'nin 160 km. güneybatısında bulunan küçük bir kasabadır. Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed'in (s.a.s) Mekkeli müşriklere karşı olan mücadelelerinden birisi burada gerçekleşmiştir.
    Bedir Savaşı, Müslümanlar ile müşrikler arasında 624 yılında yapılmıştır. Müslümanların sayısı 305-313 civarında iken, müşriklerin sayısı ise 1000 kişi olarak belirtilmektedir.

    Müslümanlar ile müşrikler arasında gerçekleştirilen ilk savaş olan Bedir Muharebesi, müşriklere karşı alınan ilk zafer olarak tarihe geçmiştir. Kur'an-ı Kerim'de yer alan Ali İmran suresinde Müslümanların bu savaşta meleklerin yardımıyla desteklendiği açıkça ifade edilmiştir. İslamiyet'e karşı ısrarla direniş gösteren Kureyşliler ise Allah tarafından cezalandırıldığı anlaşılmaktadır. Duhan suresinde kastedilen ''batşe-i kübra'' yani ''şiddetli yakalayış'' tabirinden Bedir Savaşı'nın kastedildiği belirtilmiştir.

    BEDİR SAVAŞI ÖZETİ

    14 Mart 624 Cuma sabahında her iki ordu sabahın erken saatlerinde Bedir'e doğru yola koyulmuştur. Hz. Peygamber (s.a.s) Bedir kuyularına müşriklerden daha önce ulaşmış ve düşmanın geliş istikametine göre en yakın kuyuyu bırakarak diğer duyuyu kumla kapattırmıştır. Buna rağmen Hz. Peygamber, açık bırakılan kuyudan müşriklerin su almalarına müsaade etmiştir.

    Müslümanlar, Hz. Ömer'i Kureyşliler'e göndererek savaş yapılmadan Mekke'ye dönmelerini teklif etmişlerdir. Kureyşliler ise savaşmakta ısrarcı olmuştur. Bunun ardından ise eski Arap adetine göre savaşı kızıştırıp başlatmak için Kureyşliler'den Esved b. Abdülesed el-Mahzumi, Hz. Hamza ile meydan da karşı karşıya gelmiştir. Hz. Hamza meydanda Abdülesed'i öldürmüştür.

    Hz. Hamza'nın yanına Hz. Ali ve Ubeyde b. Haris'te katılmıştır. Hasımları yine öldürülürken, Ubeyde b. Haris aldığı yaralar sonucu burada şehit olmuştur.

    Mübarezelerin sona ermesinin ardından Bedir Savaşı başlamıştır. İkindiye doğru devam eden Bedir Savaşı, Müslümanların zaferi ile sona ermiştir.

    BEDİR SAVAŞI SONUÇLARI

    Yazı kaynağı : www.sabah.com.tr

    Bedir Savaşı Sonuçları Ve Nedenleri: Bedir Savaşı Kimler Arasında Yapıldı? Kısaca Önemi Nelerdir?

    Bedir Savaşı Sonuçları Ve Nedenleri: Bedir Savaşı Kimler Arasında Yapıldı? Kısaca Önemi Nelerdir?

    Bedir Savaşı Nedir?

    Bedir beldesi, Medine'nin Güney Batısında yer almaktadır. Mekke ve Medine kervan yolunun Suriye kervan yolu ile birleştiği konumdadır. Halk burada hayvancılıkla uğraşmaktadır ve geçimini de konaklamaya gelen kervanlardan sağlamaktadır.

    Bedir beldesinde her yıl zilkade ayının başında büyük bir panayır kurulmaktaydı. Bu panayır 8 gün sürüyordu. 624 yılında Kureyşliler pek çok kişinin katıldığı ticaret kervanına Ebu Süfyan iradesinde Suriye'ye gitti.

    Peygamber Efendimiz, bunu duyunca herkesi topladı ve Kureyşlilerin Bedir'i ele geçireceklerini söyledi ve onları sefere davet etti. Peygamber Efendimiz savaş başlamadan on gün önce Talha b. Ubeydullah ile Saîd b. Zeyd'i kervan hakkında bilgi toplamak için göndermişti. Fakat onlar Medine'ye ancak Bedir Savaşı'nın yapıldığı gün dönebildiler.

    Kervanın dönüş haberini alan Peygamber Efendimiz, 12 Ramazan'da Abdullah b. Ümmü Mektûm'u yerine bakması için bırakarak Medine'den hareket etti. Suriye'den dönmekte olan kervan, Peygamber Efendimizin yapacağı baskının haberini almıştı.

    Ebu Süfyan, Kureyşlilerden yardım almak üzere birini Mekke'ye gönderdi ve kendisi de Bedir'den uzak, nadiren kullanılan bir sahil yoluna çekildi. Ebu Süfyan'dan gelen haber üzerine Kureyşliler 1000 kişi ile Mekke'den yola çıktı.

    Bedir yakınlarında ordusu ile konaklayan Peygamber Efendimiz, kervan hakkında bilgi toplamak için iki kişiyi Bedir kuyularına gönderdi. Kureyş ordusunun Bedir'e geldiğini henüz bilmiyorlardı. Zübeyr ve arkadaşları Bedir'e yakın bir yerde Kureyşlilerin iki kölesini yakaladı ve Peygamber Efendimizin yanına getirdi.

    Köleler sorguya çekildikten sonra düşman ordusunun 1000 kişi civarında olabileceği tahmin edildi. Kureyşlilerin karargahında büyük bir karışıklık vardı. Çünkü Müslümanların Bedir civarında bulunduğunu öğrenmişlerdi. 17 Ramazan sabahı iki orduda Bedir'r gitmek için yola çıktı. Müslüman ordusu Bedir kuyularına daha erken ulaşmıştı. Kendilerine en yakın kuyuyu bırakarak diğerlerini kumla kapattılar.

    Fakat yinede Peygamber Efendimiz açık bırakılan kuyudan düşmanın su almasına izin vermişti. Ömer Kureyşlilere gönderildi ve savaş çıkmadan Mekke'ye dönmelerini istedi. Fakat onlar bunu kabul etmedi. Eski adetlere göre savaş başlamadan önce iki yiğit er meydanına çıktılar. Müslümanlardan olan Hamza hasmını öldürdü. Savaş artık başlamıştı ve ikindiye doğru Müslümanların kesin zaferiyle sonuçlandı.

    Bedir Savaşı Kimler Arasında Yapıldı?

    Mekkeli Müslümanlar ve Kureyşli mürşikler arasında yapılan Bedir Savaşı 13 Mart 624 tarihinde başlamıştır.

    Bedir Savaşı Nedenleri Nelerdir?

    Mekkeli Kureyş mürşikleri, Müslümanlara sürekli baskı yapıyordu,

    Müslümanlara pek çok ekonomik ambargo uygulanmaktaydı,

    İslamiyet giderek yayılmaya başlamıştı ve Şam ticaret yolu artık Müslümanları kontrolündeydi. Bu durum Mekkeli Kureyş mürşiklerini endişelendiriyordu,

    Müslümanlar sürekli olarak hem kendilerine hem de mallarına yapılan baskıdan bıkmış ve artık karşılık vermek istiyorlardı.

    Bedir Savaşı Sonuçları Nelerdir?

    Bedir Savaşı'nı Müslümanlar kazandı,

    Savaştan sonra İslamiyet hızla yayılmaya başladı,

    İslam düşmanı olan Ebu celil öldü,

    Şam ticaret yolu tamamen Müslümanların himayesine girdi,

    Bu zafer Uhud Savaşı'nın çıkmasına sebep oldu,

    Esir alınan tutsaklar arasından okuma ve yazması olanlar Müslümanların içerisinden 10'ar çocuğa okuma ve yazma öğretmek koşulu sunularak serbest bırakıldı. Doğal olarak bu durum İslamiyet’te eğitime verilen önemi vurguladı,

    Bu savaş başkalarının Peygamber Efendimize güvenini arttırdı, Müslümanlarında kendilerine olan güveni artmış oldu,

    Çok sayıda ele geçirilen ganimetler paylaşıldı ve ilk ganimet paylaşımı bu zaferle sağlanmış oldu.

    Bedir Savaşı’nın Önemi Nedir?

    Müslümanlar esirlerine gayet iyi davranıyordu. Sadece zamanında Müslümanlara yaptıkları işkenceye karşılık Ukbe b. Ebû Muayt ile Nadr b. Hâris’i ölüme mahkum edildi. Ganimetler bir araya toplandı ve paylaşım yapıldı. Savaşı kaybettiklerini öğrenen Mekke'liler büyük bir hezimete uğradı. Müslümanların gerçek gücü bu savaş sayesinde ortaya çıkmış oldu.

    Ebu Celil Bedir Savaşı'nda ölünce Mekkeliler yerine Ebû Süfyan'ı getirdiler. Ebû Süfyan ile birlikte Müslümanlardan intikam almak için yeminler ettiler. Bu durum Uhud Savaşı'nın çıkmasına vesile olacaktı.

    Bedir Savaşı, Peygamber Efendimize olan güvenin artmasını sağladı. Onun askeri dehası ve kabiliyeti ortaya çıktı. Böylece başta Medine olmak üzere büyük bir itibar kazandı. İslamiyet’in yayılması için daha geniş imkanlara sahip olundu ve bu imkanlar değerlendirildi.

    Yazı kaynağı : www.cnnturk.com

    Bedir Savaşının Sonuçları Nelerdir?

    Bedir Savaşının Sonuçları Nelerdir?

    Peygamber Efendimiz (s.a.v) Cibril hadisinde “İslam Nedir?” sorusuna “–İslâm, Allah’tan başka ilâh olmadığına ve Muhammed’in Allah’ın Rasûlü olduğuna şehâdet etmen, namazı dosdoğru kılman, zekâtı vermen, Ramazan orucunu tutman, yoluna güç yetirip imkân bulduğun zaman Kâ’be’yi ziyâret (hac) etmendir” buyurdular.

    “İman Nedir?” sorusuna “–Allah’a, meleklerine, kitaplarına, peygamberlerine, âhiret gününe inanmandır. Yine kadere, hayrına ve şerrine îmân etmendir” buyurdular.

    İhsan Nedir? Rasûlullah Efendimiz (s.a.v): “–İhsân, Allah’a, onu görüyormuşsun gibi kulluk etmendir. Sen onu görmüyorsan da O seni mutlaka görüyor” buyurdular. (Müslim, Îmân 1, 5. Buhârî, Îmân 37; Tirmizi Îmân 4; Ebû Dâvûd, Sünnet 16)

    Kuran-ı Kerim, Peygamber Efendimize (s.a.v) gönderilen ilahi kitapların sonuncusudur. İlahi emirleri barındıran Kuran ve beraberinde Efendimizin (s.a.v) sünneti tüm Müslümanlar için yol gösterici rehberdir.

    Tüm insanlığa rahmet olarak gönderilen örnek şahsiyet Peygamber Efendimiz Hz. Muhammed Mustafa (s.a.v) 23 senelik nebevi hayatında bizlere Kuran ve Sünneti miras olarak bırakmıştır. Nitekim hadis-i şerifte buyrulur: “Size iki şey bırakıyorum, onlara sımsıkı sarıldığınız sürece yolunuzu asla şaşırmazsınız. Bunlar; Allah’ın kitabı ve Peygamberinin sünnetidir.” (Muvatta’, Kader, 3.)

    Tasavvuf; Cenâb-ı Hakkʼı kalben tanıyabilme sanatıdır. Tasavvuf; “îmân”ı “ihsân” gibi muhteşem ve muazzam bir ufka taşımanın diğer adıdır. Tasavvuf’i yola girmekten gaye istikamet üzere yaşayabilmektir. İstikâmet ise, Kitap ve Sünnet’e sımsıkı sarılmak, ilâhî ve nebevî tâlimatları kalbî derinlikle idrâk edip onları hayatın her safhasında vecd içinde yaşayabilmektir.

    Dua, Allah Teâlâ ile irtibatta bulunmak; O’na gönülden yönelmek, meramını vâsıta kullanmadan arz etmek demektir. Hadisi şerifte "Bir şey istediğin vakit Allah'tan iste! Yardım dilediğin vakit Allah'tan dile!" buyrulmuştur. (Ahmed b. Hanbel, Müsned, 1/307)

    Zikir, bütün tasavvufi terbiye yollarında nebevi bir üsul ve emanet olarak devam edegelmiştir. “…Bilesiniz ki kalpler ancak Allâh’ı zikretmekle huzur bulur.” (er-Ra‘d, 28) Zikir, açık veya gizli şekillerde, belirli adetlerde, farklı tertiplerde yapılan önemli bir esastır. Zikir, hatırlamaktır. Allah'ı hatırlamak farklı şekillerde olabilir. Kur'an okumak, dua etmek, istiğfar etmek, tefekkür etmek, "elhamdülillah" demek, şükretmek zikirdir.

    İlim ve hâl kelimelerinden oluşmuş bir isim tamlaması olan ilmihal (ilm-i hâl) sözlükte "durum bilgisi" demektir. Bütün müslümanların dinî bilgi ve uygulama bakımından ihtiyaç duyduğu, bir bakıma müslüman olmanın ve müslümanlığın icaplarını yerine getirmenin ön şartı durumundaki fıkhi temel bilgiler ilmihal diye anılmıştır.

    İslam ve İhsan web sitesinde İslam, İman, İbadet, Kuranımız, Peygamberimiz, Tasavvuf, Dualar ve Zikirler, İlmihal, Fıkıh, Hadis ve vb. konularda  güvenilir kaynaklardan bilgiye ulaşabilirsiniz.

    Yazı kaynağı : www.islamveihsan.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap