Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    banyoya hangi ayakla girilir hangi ayakla çıkılır

    1 ziyaretçi

    banyoya hangi ayakla girilir hangi ayakla çıkılır bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Gusül abdesti alırken banyoya hangi ayakla girilir

    Banyoya hangi ayakla girmen gerek?

    Tuvalete niye sol ayakla girilir ve euzu besmele çekilir?

    Tuvalete niye sol ayakla girilir ve euzu besmele çekilir?

    Değerli kardeşimiz,

    Cevap 1:

    Tuvalet kelimesi ile, mutlaka bu günkü modern anlamdakileri anlamamak gerekir. Hadislerde “Hela” olarak ifade edilen “dışarı çıkma” yerine artık tuvalet diyoruz. Bir hadis-i şerifte Hz. Enes şöyle diyor:

    Hela yeri bazen bir örtüyle kapatılırdı. Bunun arkasına gittiği zaman tuvalete gitmiş denilir. Çölde dahi olsa tuvaletin yapıldığı yer, bir farklılık arz ediyordu. Örneğin hadis kaynaklarında “helaya girdiği vakit, heladan çıktığı zaman” gibi ifadeler vardır. Bu girip çıkmak, helanın yerine nispetle kullanılmıştır. Belkide muhaddisler, daha sonra gördükleri kapalı alandaki helaları düşünerek bu ifadeleri kullanmışlardır. Nitekim, Buhari, “helaya gitti, helaya girdi” şeklinde yarı rivayetlere işaret etmiştir (Buharî, Vudu’, 9). Müslim’de de “Helaya girdi, kenefe girdi” ifadelerine yer verilmiştir (Hayz,122). Yine “Heladan çıktı” ifadesine yer verilmiştir (Hayz, 118).

    Sol ayakla tuvalete girme, sağ ayakla çıkma meselesi, Efendimizin (a.s.m) “onurlu işlerde sağını, bayağı işlerde solunu kullanması” prensibinden alınmış ve fıkıh kaynaklarında bir edep, bir sünnet olarak telakki edilmiştir (bk. Gazalî, İhya, 1/136; V. Zuhaylî, 1/203).

    Cevap 2:

    Kıyamet gününde Allah iyi olarak seçtiği kullarının defterlerini sağ ellerine, kötü not verdiği kullarının defterlerini de sol ellerine verecektir. Kur’an’da cennete gidecek olan iyi insanlar için “Ashab-ı yemin = sağın sahipleri”; cehenneme gidecek olanları için “Ashab-ı şimal = solun sahipleri” unvanını kullanılmıştır. Bu değerlendirme, sağ elin/sağ tarafın, Allah katında bir değerinin olduğunu göstermektedir.

    Bu gibi hikmetlerden ötürü olacak ki, Hz. Peygamber (a.s.m), sağı, sola tercih etmiş, mescit gibi iyi yerlere giderken sağ ayağıyla, tuvalet gibi yerlere girerken de sol ayağıyla girmiştir. Çıkışları tersine yapmıştır. Diğer bilinen hususları buna kıyas edebilirsiniz.

    Mü'minlerin annesi Hz. Hafsa (r.anha)'nın nakline göre Resûlullah (s.a.v.) sağ elini yemek, içmek, abdest almak ve giyinmekte, bir şey alıp vermede sol elini ise bunların dışındaki işlerde kullanırdı. (Müsned, 6/287; Ebû Dâvûd, Taharet, 18)

    Yine Müminlerin Annesi Hz. Aişe (r.anha) şöyle demiştir:

    Süraka b. Malik b. Cu'şum Hz. Peygamber (s.a.v.)'in yanına gelerek, "Allah'ın Elçisi bize şunları öğretti" diye anlattı. Orada bulunan bir adam onunla alay ederek, "O size tuvalete naşıl çıkılacağını da öğretiyor mu?" diye sordu. Bunun üzerine Süraka b. Malik (r.a.), "Evet, onu hak peygamber olarak gönderene yemin olsun ki, O bize tuvalette sol tarafa yaslanıp sağ ayağımızı dik tutmamızı emretti" demiştir. (Taberânî, el-Mu'cemü'l-kebîr, VII, 136; Mecmau'z-zevâid, I, 206)

    Rivayetler dikkate alındığı zaman Resûlullah (s.a.v.)'in bazı fiillerinde sağını diğerlerinde ise solunu kullanmayı tercih ettiği anlaşılmaktadır. (bk. Müsned, 6/287; Ebû Dâvûd, Libas, 44)

    Bu ve benzeri rivayetlere göre: Elbise, başlık ve mest giymek, mescide girmek, misvak kullanmak, sürme çekmek, tırnakları kesmek, bıyıkları kısaltmak, saçları taramak, koltuk altlarını temizlemek, saçları tıraş etmek, namazda bitirme selamı vermek, abdestte uzuvları yıkamak, heladan çıkmak, yemek, içmek, musafaha etmek, hacerü'l-esvedi selamlamak ve benzeri fiillerde sağı kullanmak; helaya girmek, mescitten çıkmak, sümkürmek, taharetlenmek, elbise, serpuş ve mestleri çıkarmada solu kullanmak müstehaptır..

    Tuvalete girmeden önce, eûzü-besmele çekmek, biliniyorsa şu duayı okumak müstehabtır:

    Tuvaletten çıkarken de şöyle dua edilir:

    Cevap 3:

    Peygamberimiz (sav)'in yaptığı, konuştuğu, hal ve hareketlerinin tamamına sünnet diyoruz. Öyleyse hayatı boyunca yaptığı her şeye sünnet diyebiliriz.

    Fıkıh kitapların da geçen sünnet kelimesi ise, daha çok “yaparsak sevabı var, yapmazsak günahı yok” manasına geliyor.

    Mesela, yemeği sağ elle yemek, dişleri temizlemek, ayakta yemek yememek gibi. Ancak sünnet kelimesini geniş anlamıyla aldığımız da Peygamberimiz (sav)'in yaptığı her şeyi içine alır. Bu durumda, Allah’ın istekleri ve yasakları da sünnetin içinde yer alır. Mesela, Peygamberimiz (sav) namaz kılmış mı? Evet. Öyleyse namaz kılmak da bir sünnettir. Şu halde sünneti bölümlere ayırmak gerekecektir.

    Farz olanları: Allah’ın mutlaka yapmamızı veya terk etmemizi istediği her şeydir. Allah’ın emir ve yasaklarını en iyi şekilde uygulayıp örnek olan Peygamberimizdir. Biz de ona uymak suretiyle en üst seviyede Peygamberimize uymuş oluruz. Namaz kılmak, oruç tutmak, zina etmemek, haram yememek gibi.

    Vacip olanlar: Dinimizin vacipleri. Mesela gece namazını üç rekat olarak kılmak vaciptir.

    Nafile olanlar: İbadetleri yaparken farz ve vaciplerin dışındaki yaptığımız şeylerdir. Mesela, namaz kılarken Kur’an'dan bazı süreleri okumak farz, ama subhaneke duasını okumak nafiledir.

    Adab olanlar: Bunlara da edeb diyoruz. Yemek yerken, yatarken, camiye, tuvalete girip çıkarken vb. günlük işlerimizi yaparken Peygamberimiz (sav)’e uyarsak o işi adabına uygun yapmış oluruz.

    Demek ki Sünneti farz, vacip, nafile ve adap diye ayırabiliriz. Sünnetin en yükseği ve en faziletlisi bu sıraya göredir. Bunu bir insanın vücudu gibi düşünebiliriz. İnsanın yaşaması için gerekli organları vardır. Beyin, kalp, kafa vesaire. İşte iman etmemiz gereken esaslarda ruhumuzun beyni kalbi gibidir. Vücudumuzun gözü, kulağı, eli, ayağı vesaire duyu organları vardır. Farzlar da bunun gibidir. Ruhumuzun gözü, kulağı, eli, ayağıdır. Farzları yapmayan elsiz, ayaksız, gözsüz, kulaksız bir insan gibi eksiktir. Vücudumuz da bir de parmak, kaş, saç gibi güzellikler ve süsler vardır. Bunlar olmasa da yaşarız. Ama olduğu zaman daha mükemmel insan oluruz.

    Bunun gibi sünnetin nafile ve adab kısımları da ruhumuzun süsü ve güzelliğidir. Yapsak çok sevabı var, yapmasak günahı yok.

    Özetlersek, farz ve vacip kısımlar mutlaka yapılması gereken sünnetlerdir. Nafile ve adap kısımlar ise yaparsak çok sevabı var. Haramların durumunu sorarsan o da vücudunuzu aids, zehir ve ateş gibi öldürücü şeylerden koruduğumuz gibi ruhumuzu da öldürücü ve zehirleyici haramlardan korumamız gerekir.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet

    Yazı kaynağı : sorularlaislamiyet.com

    Bir yere girerken sağ ayakla girmek, sol ayakla çıkmak gibi, sağ taraftan başlamakla ilgili konuların sünnette yeri var mıdır? Bu konuda kaynak gösterir misiniz?

    Bir yere girerken sağ ayakla girmek, sol ayakla çıkmak gibi, sağ taraftan başlamakla ilgili konuların sünnette yeri var mıdır? Bu konuda kaynak gösterir misiniz?

    Değerli kardeşimiz,

    Mü'minlerin annesi Hz. Hafsa (r.anha)'nın nakline göre Resûlullah (s.a.v.) sağ elini yemek, içmek, abdest almak ve giyinmekte, bir şey alıp vermede, sol elini ise bunların dışındaki işlerde kullanırdı. (Müsned, 6/287; Ebû Dâvûd, Taharet, 18)

    Yine müminlerin annesi Hz. Aişe (r.anha) şöyle demiştir:

    Süraka b. Malik b. Cu'şum Hz. Peygamber (s.a.v.)'in yanına gelerek, "Allah'ın Elçisi bize şunları öğretti." diye anlattı. Orada bulunan bir adam onunla alay ederek, "O size tuvalete nasıl çıkılacağını da öğretiyor mu?" diye sordu. Bunun üzerine Süraka b. Malik (r.a.), "Evet, onu hak peygamber olarak gönderene yemin olsun ki, O bize tuvalette sol tarafa yaslanıp sağ ayağımızı dik tutmamızı emretti." demiştir. (Taberânî, el-Mu'cemü'l-kebîr, VII, 136; Mecmau'z-zevâid, I, 206)

    Rivayetler dikakte alındığı zaman Resûlullah (s.a.v.)'in bazı fiillerinde sağını diğerlerinde ise solunu kullanmayı tercih ettiği anlaşılmaktadır. (bk. Müsned, 6/287; Ebû Dâvûd, Libas, 44)

    Bu ve benzeri rivayetlere göre:

    Helaya girerken sol ayağı, heladan çıkarken sağ ayağı kullanmanın da müstehap olduğu tespit edilmiştir.

    Sağdan başlamak ile sağ eli kullanmayı birbirinden ayırt etmemizde fayda vardır. Bir çok işte sağdan başlamak sünnettir; fakat işin devamında sol eli veya sol ayağı kullanmak zarûret olduğundan mubah bulunmaktadır. Söz gelişi ayakkabı giymeye sağdan başlanır; ama hemen ardından sol ayağa da ayakkabı giyilir. Abdest almaya sağ taraftan başlanır; ama hemen ardından sol taraf da yıkanır ve ihmal edilmez.

    "Devamlı kullanma" konusunda sadece yemek ve içmekte sağ el sünnettir. Diğer fiillerde (yazı da dahil) sağdan başlamak kaydıyla, iki elden hangisi daha yetenekli ise, o el kullanılabilir. Bu durumda; tahâreti sol el ile yapmak, diğer bütün işlerde sağdan başlamak, yemek ve içmekte sağ eli kullanmak sünnettir. Ancak bunları yapmayan günah işlemiş olmaz.

    Abdeste sağdan başlamak:

    Ravi: İbnu Abbas

    "Ali (ra) yanıma girdi. Su dökmüş (küçük abdest bozmuş) idi. Abdest suyu istedi, içinde su olan bir kap getirdik. Bana:

    "Ey İbnu Abbas! Resulullah (sav)'ın nasıl abdest aldığını sana göstereyim mi?" dedi. Ben de:

    "Evet göster!" dedim.

    Bunun üzerine su kabını elleri üzerine eğdi ve ellerini yıkadı. Sonra sağ elini kaba soktu, onunla diğeri üzerine su döktü, sonra iki avucunu yıkadı. Sonra mazmaza ve istinşakta bulundu. Sonra iki elini birden kaba soktu. İkisiyle birlikte su avuçlayıp yüzüne çarptı. Sonra başparmaklarını kulaklarının ön kısmına soktu. Sonra ikinci, üçüncü sefer aynı şeyleri tekrar etti. Sonra sağ eliyle bir avuç su aldı ve bunu alnına döktü ve yüzü üzerinde akmaya bıraktı. Sonra dirseklerine kadar kollarını üçer kere yıkadı. Başını ve kulaklarının arkasını meshetti. Sonra tekrar her iki elini beraberce kaba soktu. Bir avuç su alıp onu pabuç içinde olan (sağ) ayağına vurdu ve o su ile ayağını yıkadı. Sonra aynı muameleyi diğer ayağına, (sola) yaptı." (Abdullah el-Havlani) der ki: "(İbnu Abbas'a) sordum:

    "Ayaklar ayakkabı içinde olduğu halde mi?"

    "Evet, ayakkabı içinde olduğu halde." dedi. Ben tekrar sordum:

    "Ayakkabı içinde mi?"

    "Evet, ayakkabı içinde!" dedi. Ben tekrar sordum:

    "Ayakkabı içinde mi?"

    "Evet, ayakkabı içinde." dedi. (Nesai'nin bir diğer rivayetinde şöyle denmiştir.

    "...Sonra bir avuç su ile üçer defa mazmaza ve istinşakta bulundu." [Ebu Davud, Taharet 50, (117); Nesai, Taharet 76, (1, 68)]

    Sağ elle yemek:

    Ravi: Ömer İbnu Ebi Seleme.

    Selam ve dua ile...
    Sorularla İslamiyet

    Yazı kaynağı : sorularlaislamiyet.com

    Nereye Hangi Ayakla Girilir, Hangi Ayakla Çıkılır? - Namaz Sonrası Asıl Tesbihat - Yatarken Tavsiye Edilen Zikir - Zırh Gibi Koruyan Zikir - Ölü Yanında Okunan Dua - ZAKİR TV

    Nereye Hangi Ayakla Girilir, Hangi Ayakla Çıkılır? - Namaz Sonrası Asıl Tesbihat - Yatarken Tavsiye Edilen Zikir - Zırh Gibi Koruyan Zikir - Ölü Yanında Okunan Dua - ZAKİR TV

    İnsanlar daha hangi ayakkabı nasıl çıkarılır, nasıl giyilir, hangi ayakla banyoya girilir, hangi ayakla tuvalete girilir, hangi ayakla camiye girilir, hangi ayakla çıkılır bilmeden, tasavvufta bilmem nerelere uçmaya kalkarlarsa kişi zındık olur, her zaman söylediğim bu; evvela şeriat, sonra tarikat, sonra hakikat, sonra marifet. Marifetullah’tır bunlar. Bunlar; dört tane nesne, bak, dörtler çoktur yani. Kâbe’nin dört duvarını tut; dörtler, yukarıdan aşağı Dünya kadar dört vardır.

    Eve sağ ayakla gireceksin, camiye sağ ayakla gireceksin, tuvalete sol. Pabucu anlattım; evvela solu çıkaracak ve sağ ayakla giyeceksin.

    Giyerken evvela sağ giyeceksin, sonra solu giyeceksin.

    Tuvalet tam tersi… Tuvalete, banyoya, bu tür yerlere sol ayakla girilir.

    İçki satan bir alışveriş yerine sol ayakla girilir, sağ ayakla çıkılır.

    Camiye sağ ayakla girilir, sol ayakla çıkılır. Evet, camiden çıkış sol ayakladır.

    Evden sağ ayakla çıkarsın.

    Esas namazdan sonra tespih çekeriz! Mesela; insanlar namazda “Zül celali Sübhanallah” denilir ardından, 33 tane Sübhanallah çekilir, “Sübhanal baki daima şükür Elhamdülillah” denilir ardından, 33 tane Elhamdülillah çekilir, “Rabbil Âlemine  Teâlâ Şanıhu Allahu ekber” denilir ardından, 33 tane “Allahu ekber”çekilir.

    Bunlar yanlıştır kesinlikle. Namazlarda bunlar onar tane çekilecek, 33 tane adet olmuş. Ancak yatağa girdiğin vakit “Sübhanallah” 33 defa, “Elhamdülillah” 33 defa, “Allahu ekber” 34 defa çekilir, bunların adedi 100 yapar. Yani esas Peygamberimizin tembihatı bu. Ama nasıl böyle olmuş, bu adetler ben bunu bilmiyorum. O tespih şundan çekiliyor…

    Peygamberimize Ashab’ın fakirleri geldiler:

    “Ya Resulullah, zenginlerin malı var, hayır yapıyor sevap alıyor, fakir doyuruyor sevap alıyor, yetime yardım ediyor sevap alıyor, köprü yapıyor sevap alıyor, cami yapıyor sevap alıyor, su getiriyor sevap alıyor. Şimdi biz de bunların hiçbiri yok, biz bu sevaplardan mahrum mu kalacağız?”

    “Hayır!” dedi Peygamber salatu selam Efendimiz. İşte bu reçeteyi verdi:

    Sübhanallah (33), Elhamdülillah (33), Allahu ekber (33)

    “Bu zikri yapın, onların bütün yaptığı hayır kadar ecir alın.” dedi.

    Bu farzlardan değil, ille yok ama Allah’ın zikri gene farzdır ayrı bir konu. Öbür yönden alırsan Allâhu Teâlâ’nın zikridir bunlar. E şimdi zaten vird çeken bir insan onun çok fazlasını çekiyordur, çok mahzurlu değil. Ama Allâhu Teâlâ’dan selamet isterseniz, Allâhu Teâlâ’dan kabirde, Mahşer’de, ölüm anında yani başın sıkışacak her yerde Allâhu Teâlâ’dan yardım isterseniz, aklınıza geldikçe gündüz-gece onun zamanı saati, adedi yok, günde 5 defa da, 10 defa da, 100 defa da olsa “Sübhanallahi velhamdü lillahi vela İlahe illallahu vallahu ekber vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyül azim” okuyun.

    Peygamberimiz diyor ki; “Zırh olur, zırh önünde arkanda yani seni korur”, bunu çok tembihler.

    Peygamberimiz; “Sübhanallahi velhamdülillahi vela ilahe illallahu vallahu ekber. Vela havle vela kuvvete illa billahil aliyyül azim” nedir? Allâhu Teâlâ’ya tam teslimiyettir.

    Veya “La ilahe illa ente Sübhaneke innî küntü minezzalimin”i  ne muradınız varsa onun için okuyun” diyor salatu selam Efendimizin tembihatıdır. Bu ayettir Kur’ân’dan. (Başında bir adet Besmele okunur). Hadis-i şeriftir.

    İlimden bir miktar öğrendiğin yani şu öğrendiğin 1000 rekat nafile namaz gibidir. Birini öğretirsen 1000 rekat daha nafile namaz gibi yazılıyor hemen.

    “İlim öğrenirken ölen, şehittir” diyor Peygamber salatu selam Efendimiz. Müminse, beşikten mezara kadar ilim öğrenir, müminin şiarı budur.

    Hadis-i şerifte onu beyan ediyor Peygamberimiz:

    10 defa “Sübhanallah”, 10 defa “Elhamdülillah”, 10 defa “Allahu ekber” namazlardan sonra bunu okuyun.

    Yattığınız zaman da yatakta:

    “33 defa Sübhanallah, 33 defa Elhamdülillah, 34 defa da Allahu ekber  bunlar 100 yapar, yatmadan önce de bunları okuyun, yatın ve sizin için büyük bir koruma olur” bu diyor. “100 tane silahlı nöbetçi bekletmekten iyidir” diyor.

    Bir ölünün yanına girdiğiniz zamanda, “Sübhane Rabbike Rabbil izzeti amma yesifun ve selamün alel mürselin velhamdülillahi Rabbil âlemin” deyin. Bir ölü yanına girdiğiniz zaman, cenazeye girdiğiniz zaman orada okunacak şey budur.

    Allâhu Teâlâ’nın reçeteleri bol ama insanlar bilmiyor, uygulamıyor. Bak orada imtihanda ne soruyor, diyor ki evlenmeye vaktin vardı, vardı, tarlada tapada çalışmaya da vaktin vardı, vardı, kahveye gidip laklak etmeye de vaktin vardı, vardı…Ama Kur’ân okumaya veya ilim öğrenmeye vaktin yoktu, ibadet etmeye vaktin yoktu. Onu kaale alır mı? İşte o zaman, sol ele iniyor defter. Dünya geçicidir, dünya 3 günlüktür. Dün geçti, bugünü yaşıyoruz, yarın var mı bilmiyoruz.

    Peygamber salatu selam Efendimiz; “Cehenneme baktım, büyük bir çoğunluğu zenginler ve kadınlardı” diyor. Onun için gıybet etmeyin, asla, gıybetten kaçının. Allâhu Teâlâ’nın en çok azap edeceği aza, dildir. Nefse çabuk kapılır, şeytana çabuk kapılır, ins şeytanları vardır, eve gelen bunlara çabuk kapılır. Kendi kendini, çabuk dolduruşa getirir, çabuk alınır, çabuk şişinir, yani kadının yaratılışı budur. Bunu asla değiştiremezsin.

    Ama saliha kadın asla şeytana ve nefsine ram olmaz, kesinlikle. Her an Allâhu Teâlâ’nın kendisini gördüğünü, işittiğini, kalbinden geçirdiğinin de farkında olduğunu bilir. Onun için dünyada kesinlikle ötede hesap veremeyeceğin bir şeye tevessül etmeyeceksin çünkü ötede her şeyin hesabı var. Onun için dünyada kendini hesaba çekenlerin, ötede hesabı kolay olur. Dünyada nefsini salıverenlerin ötede hesabı çetin olur.

    Ve menya’men miskale zerreten hayran yerah, Ve menya’men miskale zerre ten şerranyerah.

    Allah’ın hesabı şerri miskale zerri hayrın ve şerrin hesabı sorulur… Onun için nefsini bol bol hesaba çekenlerin ötede hesabı kolay olur.

    Dünyadaki en büyük başarı, dünyadaki en büyük şöhret, dünyadaki en büyük devlet, dünyadaki en büyük mutluluk, dünyadaki en büyük saadet, Allâhu Teâlâ’nın yaşa dediği şekilde yaşamaya gayret etmen içinde. Çünkü kul burada ekecek, ötede biçecek, öbür taraf hesap yeridir, burası bir ekme yeridir, Dünya ahiretin tarlasıdır.

    Bir tarlayı güzel sürüp, güzel sürgü çekip, güzel karık açıp, güzel mahsul yetiştirdiğin vakit özenerek, imrenerek bakarsın tarlaya.  Ama yanı başındaki tarlada ne sürülmüş ne ekilmiştir, diken basmıştır. İşte kafir ile mümin arasındaki fark, o tımar edilmiş tarla. O güzel verim veren tarlayla, diğeri yozlaşmış tarlaya benzer, ikisi çok farklı şeydir. Bir gölün kenarında kargı yetişir, birinden zehir akar, birinden pekmez ama görünüşte ikisi de kargıdır, aynı topraktır, aynı sudan içer, aynı gölden sulanır ama o kadar büyük fark vardır. Müminlerle, kafirler arasında da bu kadar büyük fark vardır. Görünüşleri, tipleri, biçimleri, yedikleri, içtikleri aynı şeydir; biri yer içer, Nur olur, Allâhu Teâlâ’nın zikri ile uğraşır, biri yer, içer, zulmet olur, o da tağuta, şeytana hizmet eder.

    OKUDUĞUNUZ BU SOHBETİ SEYİD ALİ EFENDİ’NİN KENDİ SESİNDEN DİNLEMEK İSTİYORSANIZ LÜTFEN ALTTAKİ VİDEOYA TIKLAYIN.

    ————————————-

    NOT: Sohbetlerde işittiklerinizi veya okuduklarınızı kendi kendinize yapıp, vird haline getirmeyin, tasavvuf ehli iseniz Mürşid veya vekile danışmadan günlük zikir dersine ekleme ya da çıkarma da yapmayın. Ama arasıra yapılmasında da mahzur olmadığını da belirtmek isteriz.

    #evehangiayaklagirilir #gıybet #ölününyanındaneokunur #zırhdua #yatarkenokunacakdua #namaztesbihatı

    Yazı kaynağı : www.zakirtv.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap