Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    başkalarının düşüncelerini sorgulamadan kabul etmenin sonuçları neler olabilir

    1 ziyaretçi

    başkalarının düşüncelerini sorgulamadan kabul etmenin sonuçları neler olabilir bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Başkalarının düşüncelerini sorgulamadan kabul etmenin sonuçları neler olabilir?

    Başkalarının düşüncelerini sorgulamadan kabul etmenin sonuçları neler olabilir ?

    Başkalarının Düşüncelerini Sorgulamadan Kabul Etmenin Sonuçları Neler Olabilir?

    Başkalarının Düşüncelerini Sorgulamadan Kabul Etmenin Sonuçları Neler Olabilir?

    Eleştirel düşünme, özellikle globalleşen ve teknolojik / elektronik devrimleri ile her noktası enformasyon haline gelen bu çağda eskisinden çok daha önemli bir yere sahiptir. Artık etrafımızı kuşatan onalrca reklam panosu ekranları, bilgisayar ekranları, telefon ve televizyon ekranları, akıllarında ekranların içindeki dünyalar olan beyin ekranlar arasında yaşarken, enformasyon seçmek ve seçtiklerimizi ayrıştırarak onları eleştirmek mecburiyetindeyiz. Aksi takdirde ya ‘’bilgi körlüğü’’ yaşar ve gördüklerimizi ayırt etmeden, yani daha geniş bir perspektifte yaşadıklarımızı algılamadan ve içselleştirmeden sürdürürüz, ya da yaşam içerisinde bilinçli olarak yaptığımızı sandığımız pek çok eylemin içerisine kendimizi fırlatılmış olarak buluruz.

    Eleştirel düşünme ya da sorgulama, başka insanların düşünce ve sözleri üzerinde ayrıntılı olarak bir inceleme ve çıkarım yapma anlamına gelir. Ancak bu şekilde kendi karakter ve fikirlerimizi oluşturabilir ve kendimizi dış dünyadaki tehditlere karşı koruyabiliriz. Çünkü bugün bir fikir, bir siyasi eylem, belki bir silah, belki yaşamınızı derinden etkileyecek bir gelişme anlamına geliyor. Bugün sağlıklı olmayan fikirlere karşı kendinizi eleştirel düşünme yöntemi ile korumak, bir polisin çelik zırh giymesi ile aynı görevi taşıyor.

    Kendinizi ait olmadığınız bir yaşamın içerisinde bulmak istemiyor iseniz, kendinize dair değer ve ilkelerinizin olduğu bir hayatınız olsun istiyor iseniz, bunu yapabilmenizin tek yolu eleştirel düşünmek ve başkalarının söylediklerini sorgulamaktır.

    Yazı kaynağı : www.dershane.tv

    Başkalarının Düşüncelerini Sorgulamadan Kabul Etmenin Sonuçları Neler Olabilir?

    Başkalarının Düşüncelerini Sorgulamadan Kabul Etmenin Sonuçları Neler Olabilir?

    Başkalarının Düşüncelerini Sorgulamadan Kabul Etmenin Sonuçları Neler Olabilir?

    İnsanlar; düşünceleri, kararları, istekleri, fikirleri olan canlılardır. İnsanı düşünen bir canlı yapan bu özellikler çoğu zaman kişiden kişiye değişen özelliklerdir. Bazı insanlar için bütün bunları özgürce dile getirmek her zaman mümkün olmaz. Mümkün olmaz çünkü diğer insanlarla aynı fikirde olmamak yanlışmış gibi düşünülür. Farklılık yanlışlık değil özgünlüktür. Özgün fikirler de her zaman özgür zihinlerden çıkar. Zihnimiz özgürken düşüncelerimizi dışa vurmamak insanı özgür olmaktan tamamen uzaklaştırır. Farklı düşüncelere sahip olan kişiler bunu toplumsal alanda dile getirdiklerinde eğer mantıklı bir şekilde düşüncesini savunamazlarsa ya da mantıklı savunma yapmasına rağmen karşıdaki kişi mantıktan tamamen uzaklaşıyorsa bir süre sonra kendi düşüncesini topluma açmaktan kaçınır.

    Böylece ya toplumca ortak olarak desteklenen düşünceyi benimser ya da benimsemese bile öyleymiş gibi yaparak çekingenliğinden dolayı kendine olan saygısını yitirir. Bir süre sonra kendi düşünceleri olmayan insanlara dönüşerek başkalarının düşüncelerini sorgulamadan kabul ederler. Bu da yapmak istemedikleri şeyleri yapmalarına, söylemek istemedikleri şeyleri söylemelerine ve daha istemedikleri birçok şeye sebep olur.

    Bunların olmasını istemeyen kişiler kendi düşüncelerine ve kendilerine olan güvenlerini kaybetmemelidir. Düşünen ve fikirleri olan bir canlının başkalarının düşüncelerini kabul etmesi o kadar da kolay olmamalıdır. Olduğu gibi bir düşünceyi benimsemek analiz ve gözlemden uzak bir eylemdir. Başka düşünceleri sorgularsak doğru olanı bulmuş oluruz. Aksi takdirde bilmeden yanlışı savunuruz; yanlışlar yanlışları getirir; kim bilir topluma ne zararlar veririz.

    Yazı kaynağı : www.tumdersler.net

    Page 3 - Felsefe10 | 1.Ünite

    Yazı kaynağı : ogmmateryal.eba.gov.tr

    Başkalarının Düşüncelerine Takılmamak için 7 Mantıklı Neden

    Başkalarının Düşüncelerine Takılmamak için 7 Mantıklı Neden

    “O ne der, bu ne düşünür” diye diye heba edilen hayatlar! Başkalarının düşünceleri yüzünden istemeye istemeye veda edilen hayaller, peşi bırakılan tutkular! O meşhur “tavsiyelerle” edinilen meslekler, evlenilen eşler, kurulan arkadaşlıklar, alınan kıyafetler, gidilen mekanlar… Neden bahsettiğimi anladınız, değil mi? Ama zaten neden böyle bir soru soruyorum ki! Kast etmek istediğim konuyu nasıl anlamayacaksınız! Sonuçta; kaçınız göğsünü gere gere “ben kimsenin düşüncesine takılmam, kararlarım sadece kendi fikirlerimi yansıtır, hep bildiğimi okur hep istediğim gibi yaşarım” diyebilir ki? Yani öyle ya da böyle hepimiz dış kapının mandalı olması gereken düşünceler, olaylar veya kişilerden etkilenerek yaşamlarımızı sürdürmüyor muyuz? Evet, ne yazık ki birçoğumuz bu hatayı yapıyoruz.

    Daha çocukken başkalarının düşüncelerinin ne kadar önemli olduğu konusunda ders almaya başlıyor, aileden alınan bu doğru olmayan yaklaşımı, eğitim hayatımızda iyice pekiştiriyoruz. “Aman çocuğum, sakın beni milletin diline düşürme, konu komşu ne der sonra, akrabalarımıza nasıl laf yetiştiririz, bak herkes öyle söylüyor, millet yanlış bir sen doğrusun…” Hepimiz etrafımızdan böyle cümleler duyarak büyümedik mi? Kafamıza dayatılan düşünce kısa ve öz olarak “kendi fikrinden çok başkalarınınkini önemse” değil miydi? Bu nedenlerden dolayı seçimlerimizi hep başkalarına göre yapmadık mı? Yapmıyor muyuz?

    İster kabul edin ister etmeyin ama hemen hepimiz bu noktada hata yapıyoruz. Başkalarının düşüncelerine ters düşmesin diye “kabul gören” mesleklere yöneliyor, sözüm ona “hanımefendi-beyefendi” oluyor, hatta bizden çok başkalarının onaylayacağı kişilerle yuva kurma planları yapıyoruz. Sadece bizi ilgilendiren kararları bile adeta referanduma çıkarıyor, kendimizi yoldan geçenlere “ne yapmamız gerektiğini” soracak duruma getiriyoruz. Kıyafetlerimize varana kadar bizimkilerden daha çok dış kapının mandallarının düşüncelerine bakıyor, bu yaklaşımımızla etrafımızdaki mutsuz kalabalığın biraz daha büyümesine katkı sağlıyoruz. Peki, başkalarının düşüncelerine neden bu kadar önem veriyoruz? Bunun için mantıklı bir tane gerekçe söyleyebilir misiniz? Belki evet belki hayır, orasını bilemem ama başkalarının düşüncelerine takılmamak için bir sürü mantıklı neden söyleyebileceğimden eminim. İsterseniz; bu mantıklı nedenleri hemen şimdi birlikte inceleyelim ve “o ne der bu ne der” sorunsalı aslında ne kadar önemsizmiş, artık anlayalım.

    Çünkü Yaptıklarınız Sadece Sizi İlgilendirir!

    Çünkü Yaptıklarınız Sadece Sizi İlgilendirir!Neden mi başkalarının düşüncelerine çok fazla takılmamalısınız! Çünkü açık ve net olarak yaptıklarınız sadece ama sadece sizi ilgilendirir. Hangi mesleği seçeceğiniz; kiminle evleneceğiniz ya da nerede yaşayacağınız bir tek sizi bağlar. İşte bunu kendinize her gün hatırlatmalı ve hayatınızın dizginlerini elinize alarak özgürlüğe merhaba demelisiniz.

    Kararlarınızdan Siz Sorumlusunuz!

    Kararlarınızdan Siz Sorumlusunuz!Atalarımız boşuna dememiş “her koyun kendi bacağından asılır” diye! Peki, siz bu gerçeğin farkında mısınız? Başkalarını dinleseniz de kendi kararlarınızı kendiniz alsanız da kısacası her durumda; yaptığınız tercihin sonuçlarından sorumlu tutulacak tek kişinin siz olduğunu biliyor musunuz? Düşünsenize; çoğunluğa uyarak başkalarının düşüncelerinin etkisiyle bir karar aldınız ve olumsuz sonuçla karşılaştınız. Sizce bu sonuçtan kim sorumlu olur? Anlayacağınız; hata yapacak olsanız bile kendi isteğinizle yapmanın gururunu yaşamalısınız.

    Bugün A Derler Yarın B!

    Bugün A Derler Yarın B!Evet, başkalarının düşüncelerine çok fazla takılmamalısınız çünkü her şey gibi onlar da sürekli bir değişim içerisindeler. Yani bir bakarsınız, bugün söylediğiniz bir şeye karşı çıkıyorlar, sonra yine bakarsınız en büyük destekçiniz olmuşlar. Anlayacağınız çok fazla takılmayın! Nitekim en yakınınız olarak gördüğünüz insanlar şimdi sizi onaylamasalar bile yarın bir gün “iyi ki de öyle yapmışsın, seninle gurur duyuyorum” gibi takdir dolu cümlelerle sizi şaşırtabilirler.

    Çoğunluğun Bir Şeyin Doğru Olduğunu Söylemesi O Şeyi Doğru Yapmaz!

    Çoğunluğun Bir Şeyin Doğru Olduğunu Söylemesi O Şeyi Doğru Yapmaz!Olmak zorunda mı ki? Herkes tarafından kabul gören şeyler midir bir şeyin doğruluk seviyesini arttıran? Yani 20 kişiden 19’u 2 kere 2 5 dese ona inanacak mısınız? Demem o ki; etrafınızdaki herkes size karşı çıksa bile, gözünüzün içine baka baka “yanlış yolda olduğunuzu” söylese bile, kararınızdan eminseniz tereddüt etmemelisiniz. Gerekiyorsa düşüncenizi sorgulamalı ama emin olduğunuz bir seçiminizden asla vazgeçmemelisiniz.

    Kimse Mükemmel Değildir!

    Kimse Mükemmel Değildir!Hani size “sözde” akıl vermeye çalışan kişiler var ya! Düşüncelerinizin yanlış olduğunu söylemekten bıkıp usanmayın, kendi fikrini size empoze etmeye çalışan o çokbilmişler var ya! Acaba onlar çok mu mükemmeller? Şimdiye kadar hep doğru karar mı vermişler? Kime göre neye göre yanlış fikirler içerisindeymişsiniz? Sonuçta; kimsenin mükemmel olmadığını aklınızdan çıkarmayın. Görünürde öyle olsalar bile herkesin zayıflıkları olduğunu bilin ve çevrenizdekilere bu açıdan bir kez daha bakın. Başkalarının düşüncelerinin çok da mühim olmadığı gerçeğini açıkça görebileceksiniz.

    Başkaları Etrafınıza Görünmez Duvarlar Örer!

    Başkaları Etrafınıza Görünmez Duvarlar Örer!Bilerek ya da bilmeyerek! Kıskançlıktan ya da koruma içgüdüsünden! Anlayacağınız; neden olduğunu bilemem ama başkalarının düşüncelerinin etrafınıza görünmez duvarlar ördüğünü iyi biliyorum. Pek çok kişinin en yakınları yüzünden hayatına sınırlar koyduğunu, çok daha fazlasını yapabilecek güçte olanların aza kanaat ederek kendine haksızlık ettiğini biliyorum. Kısacası; küçük bir azınlık dışında kalan herkesin düşünceler konusunda sınırlayıcı yaklaşımlar benimsediğinin farkına varmanızı ve onları görüş alanınızdan kaldırmanızı öneririm.

    Çünkü Bu Yolculuğun Kahramanı Sizsiniz!

    Çünkü Bu Yolculuğun Kahramanı Sizsiniz!Neden kendinizi başkalarına karşı borçluymuş gibi hissediyorsunuz ki? Neden başkalarının düşüncelerine bakarak kendi düşüncelerinizden şüphe duyuyorsunuz ki? Bu hayat sizin değil mi? Bu yegane yolculuk, sil baştan yapma şansınızın olmadığı bu yaşam size ait değil mi? Öyleyse bırakın her taraftan ayrı gelen şu yabancı düşünceleri! Üzerinize doğru yağan baskıcı düşünce oklarına karşı zırhınızı kaldırmayı öğrenin.

    Kendinize her gün yaşadığınız hayatın size ait olduğunu ve özel alanınıza başkalarını dahil etmek zorunda olmadığınızı hatırlatın. Kısacası; “kime ne” diyebilin. Çünkü hayat da alacağınız kararlar da edineceğiniz tecrübeler de yalnızca sizin!

    Yazı kaynağı : paratic.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap