Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    avrupa kıtasında konuşulan ural altay dilleri

    1 ziyaretçi

    avrupa kıtasında konuşulan ural altay dilleri bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Ural dilleri

    Avrupa dillerini kutluyor

    Avrupa dillerini kutluyor

    Dil öğretimi konusunda Avrupa ülkeleri arasında işbirliğinin temelleri 1950’li yıllara dayansa da bir “Avrupa Diller Günü” yaratma düşüncesi Türkiye’nin de üyesi olduğu Avrupa Konseyi’nde 1997 yılında ortaya atıldı. Avrupa Diller Günü’nün ana hedefi, sınırları giderek ortadan kalkan ve bütünleşen Avrupa kıtasındaki dillerin zenginliğini ortaya çıkarmak, az ya da çok konuşulsun, tüm bu dillerin yaşamasını ve kullanılmasını sağlamak.

    Avrupa Konseyi verilerine göre günümüz dünyasında 189 değişik ülkede yaklaşık 7 bin dil konuşuluyor. En fazla dil konuşulan kıtalar Asya, Afrika ve Güney Amerika. Avrupa ise bu konuda oldukça fakir. Avrupa kıtasında tespit edilebilmiş konuşulan yerel dil sayısı sadece 225.

    Avrupa’da konuşulan diller

    Avrupa’da konuşulan dillerin büyük çoğunluğu Cermen, Latin ve Slav dil gruplarına ait. Cermen grubu, Danca, Norveçce, İsveçce, Almanca, İngilizce, İzlandaca ve Yiddish gibi dilleri kapsıyor.

    Latin grubunda İtalyanca, Fransızca, İspanyolca, Portekizce ve Romence gibi diller var. Slav grubunda ise Rusça, Ukraynaca, Lehçe, Çekce, Slovakça, Slovence, Sırpça, Hırvatça, Makedonca ve Bulgarca dilleri bulunuyor. Fince, Macarca ve Türkçe gibi diller de Ural-Altay dil grubunda yer almakta.

    Avrupa’da en fazla konuşulan ana diller ise sırasıyla Rusça, Almanca, İngilizce, Fransızca ve İtalyanca. Ancak Avrupa Konseyi üyesi 148 milyonluk Rusya Federasyonu’nda ise yaklaşık 200 dil konuşuluyor. Bu klasik dillere ek olarak çok sayıda yerel ve bölgesel dil ile yabancı göçmenlerin konuştuğu dilleri de unutmamak gerekiyor. Dünyanın dört bir yanından göçmenlerin yaşadığı Londra’da yaklaşık 300 dil yaşıyor.

    Yerel diller yaşamalı

    Bu çeşitliliği göz önünde bulunduran Avrupa Konseyi yerel diller ve azınlık dillerinin durumuyla özellikle ilgilenmekte. Konsey’in konuyla ilgili uzmanlarından Sonia Parayre işe yaramadıkları için yerel dilleri konuşmanın gereksiz olduğu konusunda Avrupa genelindeki önyargıya işaret ediyor. Parayre, “Bir azınlık veya bölgesel dili konuşma modasının geçtiği düşüncesi Avrupa toplumlarında yaygın bir önyargı. Ancak pratikteki uygulamaya bakaksanız durum bambaşka. Galler’de örneğin, genç kuşaklar Gallerceyi medya, yeni teknolojiler ve internet aracılığıyla hayatın her alanında kullanıyorlar” diyor.

    Sonia Parayre’e göre, yerel dillerin iş dünyasında yararlı olmadıkları için kullanılmadığı görüşü de gerçeği yansıtmıyor. Parayre görüşlerini şöyle dile getiriyor: “Bu diller yararlı ve iş dünyasında, İspanya ve İngiltere örneğinde olduğu gibi düzenli biçimde kullanılıyorlar. Dahası, gençken yerel dil veya azınlık dili öğrenmek, ileride uluslararası bir dilin öğrenilmesini kolaylaştırıyor.”

    Bu yılki Avrupa Diller Günü’nün sembolik bir önemi de var. O da Birleşmiş Milletler’in 2008’i “Uluslararası Diller Yılı” ilan etmiş olması. Dolayısıyla, Avrupa Konseyi tarafından Avrupa’nın dil mirasını korumak, insanları çok dilliliğe ve yaşamları boyu yabancı dil öğrenmeye teşvik etmek için oluşturulmuş Avrupa Diller Günü projesi evrensel bir boyuta kavuşuyor.

    Yazı kaynağı : www.dw.com

    Ural-Altay dil ailesi

    Ural-Altay dil ailesi

    Ural Altay Dil Ailesi (Turanca[2] olarak da bilinir), 19. yüzyılda ve bazı ülkelerde 20. yy ortalarına kadar yaygın biçimde kabul edilen, Ural ve Altay dillerini bir arada toplayan hipotezdir.

    Zaman içerisinde teoriye olan destek azalmış ve Altay dillerinin birbirleriyle akraba olmadığı, Türkçe ve Moğolca gibi Altay dil ailesinde sınıflandırılmış dillerin arasındaki tipolojik benzerliklerin aynı atadan gelmelerinden değil, yoğun ödünçlemeler ve uzun temaslar sonucu oluştuğu dilbilimciler tarafından kabul edilen genel görüş olmuştur.[1][3][4][5] 1960'lı yıllardan bu yana Ural-Altay dil ailesine nazaran Ural dillerinin kendi başlarına ayrı bir dil ailesi olduğu, Altay dillerinin ise aralarında genetik bir ilişki bulunmadığı gerekçesiyle bir dil ailesi olamayacağı en yaygın görüş konumundadır.[6][7][8][9] Günümüzde çoğu dil bilimci Ural ve Altay ailelerindeki sondan eklemelilik, cümlede özne-nesne-yüklem sıralaması ve dillerin dilbilgisel olarak cinsiyetsiz olması gibi benzerlikleri "tarihsel orijin" veya "yakınsama" ile sonuçlanmış karşılıklı etkileşim ile açıklamaktadır.

    Güneş dil teorisi gibi günümüzde kabul görmeyen[10] teorileri de desteklemiş Türk dilbilimci Talat Tekin bu dil ailesinin Altay kolunun Azerice,Türkçe, Moğolca, Mançuca ve Tunguzca'dan, Ural kolunun ise Macarca, Fince ve Estonca'dan oluştuğunu savunmuş ve Korece ile Japonca'nın da Ural-Altay dil ailesine ait olduğunu iddia etmiştir.[11]

    Ural Kolu[değiştir | kaynağı değiştir]

    Ural Kolu dilleri üç ana gruba ayrılmaktadır. Bunlar, Fin/Ugor dilleri, Samoyed dilleri ve Yukagir dilleri. Ural dilleri günümüzde yaklaşık 50 milyon insan tarafından konuşulmaktadır.

    1. Fin/Ugor dilleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    Fin/Ugor dilleri kendi arasında iki gruba ayrılır:

    a. Fin dilleri: Bu diller dört grupta incelenir. Yandaki alanda görülen haritada mavi alan bu grubun yayıldığı coğrafi alanı göstermektedir:

    b. Ugor dilleri: Macarca, Hantıca, Mansice Bu dillerin yayıldığı coğrafi alan yeşil ile gösterilmiştir.

    1. Samoyed Dilleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    İki dilden oluşmaktadır: Kuzey Samoyedçe ve Güney Samoyedçe. Konuşulduğu alan yandaki haritada turuncu renkte gösterilmiştir.

    Kuzey Samoyedçenin lehçeleri; Enets, Nenets, Yurak, Nganasan, Tavgy/Tawgi, ve Yurats'tır. Güney Samoyedçe lehçeleri ise Kamasça/Kamas, Mator ve Selkup.

    2. Yukagir Dilleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    İki lehçeden oluşmaktadır. Kuzey Yukaghir ve Güney Yukaghir. Konuşulduğu alan pembe renkte yandaki haritada gösterilmiştir.

    Altay dilleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    Altay kolu dillerini konuşan insanların sayısı 700 milyonu bulur ve Ural dağlarının güneyinden Japon denizine kadarki bölgede konuşulur. Bu dil ailesi üç ana gruba ayrılır. Türk dilleri, Moğol dilleri ve Tunguz dilleri. Tartışmalı olmakla birlikte Japonca ve Korece de bu kola dahil edilir. Fakat son zamanlarda yapılan karşılaştırmalı çalışmalar, Japonca ve Korecenin bu gruba girdiğini göstermiş ve bu tartışmalı durum ortadan kalkmıştır.[12]

    1. Türk dilleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    2. Moğol dilleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    3. Tunguz dilleri[değiştir | kaynağı değiştir]

    Tartışmalı diller[değiştir | kaynağı değiştir]

    Japon dili ve Kore dilinin de Altay grubuna dahil olduğu da bilim çevrelerinde kabul görmektedir. Samuel Martin ve Miller'ın 1960'lardan sonraki çalışmaları sonucunda Japonca Altay dilleri arasında gösterilir.

    Benzerlikler[değiştir | kaynağı değiştir]

    Hint-Avrupa dil ailesinde güçlü bir şekilde görülen farklı dillerdeki rakamların sessel benzerliği, varsayımsal Altay dil ailesinde bulunmaz ve Ural dil ailesinde de zayıftır:[13]

    Bibliyografya[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Dış bağlantılar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Avrupa Kıtası’nda Konuşulan Diller

    Avrupa’da konuşulan dillerin çoğunluğu Hint-Avrupa dil ailesine bağlanır. Hint-Avrupa anadili kökeninden gelen ve Avrupa’da günümüzde konuşulmakta olan canlı diller sekiz gruba ayrılır:

    1. Germen dilleri;
    2. Roman dilleri;
    3. Slav dilleri;
    4. Baltık dilleri;
    5. Kelt dilleri;
    6. Yunanca;
    7. Arnavutça;
    8. Ermenice.

    Germen dilleri grubunun batı koluna bağlanan Almanca, Doğu ve Batı Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin Alman kesiminde; İngilizce Britanya Adaları’nda; Hollanda dili, Belçika ve Hollanda’da; Frizce Hollanda’ nın Friesland Bölgesi’nde ve Almanya’ nın bazı eyaletlerinde konuşulur. Bu grubun en çok konuşulan dili olan İngilizce, kendi ulusal sınırlarının dışında, anadil ya da resmi dil olarak çok geniş bir alana yayılmıştır. Germen dillerinin kuzey kolunu oluşturan İskandinav dilleri-İsveççe, Danca (Danimarka dili), Norveççe ve İzlandaca-Kuzey Avrupa’daki İsveç, Danimarka, Norveç ve İzlanda’nın ulusal dilleridir. Germen dillerinin doğu kolunu oluşturan ve en eski Germen dili olduğu saptanan Gotça bugün konuşulmayan ölü bir dildir.

    Eski Roma’nın dili olan Latinceden gelen diller, Roman dilleri grubunu oluşturur. Fransızca, İspanyolca, İtalyanca, Portekizce ve Romence bu dil grubuna bağlıdır. Bunlardan Fransızca, Portekizce ve İspanyolca kendi ülkeleri dışındaki kullanım alanlarının yaygınlığıyla dikkati çekerler. Romanya’nın ulusal dili olan Romence, Roman dilleri arasında en az konuşulan dil olmasına karşın, öteki dört dilin geçirdiği değişimlere uğramaması, bu nedenle Latincenin değişik bir evrimini örneklemesi açısından ilginçtir.

    Baltık dillerinden 17. yüzyıla kadar Doğu Prusya’da konuşulan Eski Prusya dili bugün ölü bir dildir. Bu gruptan yalnız Litvanya ve Let dilleri (Letonca) günümüze kadar gelmiştir. Letçenin (Letonca) ilgi çeken yanı Avrupa dilleri arasında kökçe Hint-Avrupa diline en yakın canlı dil olmasıdır. Slav dilleri grubu üç kola ayrılır. Rusça bu dil grubunun doğu kolunu oluşturur. Rusya Federasyonu’nun resmi dili Rusçadır. Ancak, Rusya’nın Avrupa ve Asya bölümlerinde Rusçanın yanı sıra, aralarında Ukraynaca, Beyaz Rusça, Lehçe, Romence, Ermenice, Türkçenin değişik lehçeleri ve Kafkas dilleri olmak üzere 145 ayrı dil konuşulur. Slav dillerinin kuzeybatı kolunu oluşturan üç dilden Lehçe Polonya’da, Çekçe Çek Cumhuriyeti’nde; Çekçenin bir çeşitlemesi olan Slovakça ise Slovakya’da konuşulur. Yugoslavya ve Hırvatistan’da konuşulan Sırpça-Hırvatça, Slovenya’da konuşulan Slovence, Makedonya’da konuşulan Makedonca, Bulgaristan’da konuşulan Bulgarca, Slav dilleri grubunun güney kolunu oluştururlar. Bulgarcanın yapısının öteki Slav dillerinin ortak yapısal özelliklerinden değişik olmasıyla dikkati çeker.

    Kelt dilleri grubu Büyük Britanya Adaları’nda İngilizce dışında konuşulan dillerdir. Galler Bölgesi’nde konuşulan Gal dili, İrlanda’da konuşulan İrlandaca ve İskoçya’da konuşulan İskoç Galcesi bu gruba bağlı başlıca üç dildir.

    Kendine özgü özellikler gösteren Yunanca, Arnavutça ve Ermenice, Hint-Avrupa dil grubunun üç bağımsız kolunu oluştururlar.

    Yunanca, Yunanistan’ın yanı sıra, Ege Adalan ile Kıbrıs’ta konuşulur. Aynıca Bulgaristan ve Arnavutluk’un güney bölgeleriyle Yugoslavya ve Makedonya’da Yunanca konuşan küçük azınlık grupları vardır. Dilbilimciler önceleri Arnavutçanın Yunancanın bir lehçesi olduğu görüşündeydiler. Ancak iki dil arasındaki ayrılıkların saptanmasıyla bu görüş değişti ve Arnavutça bağımsız bir dil olarak yorumlanmaya başlandı. Arnavutluk’un ulusal dili olan Arnavutçanın ayırıcı özelliği, içerdiği sözcüklerin % 60’mm komşu ülkelerin dillerinden aktarılan sözcükler olmasıdır. Bu diller Yunanca, Latince, Slav dilleri ve Türkçedir.

    Hint-Avrupa dillerinin en az tanınan ve konuşulan dili Ermenicedir. Ermenice Avrupa’nın çeşitli ülkelerine yerleşmiş olan Ermenilerin ana dilidir; en yaygın olarak konuşulduğu yer Ermenistan’dır. Avrupa’da konuşulan dillerden beş yapısal özellikleriyle Ural-Altay dil ailesine bağlanırlar. Ural-Altay dil ailesine bağlı Avrupa dilleri Kuzey Avrupa’da Lapça, Estonyaca ve Fince; Orta Avrupa’da Macarca ve Doğu Avrupa’da Türkçedir.

    Yazı kaynağı : www.nkfu.com

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap