Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    antibiyotik alerjisi belirtileri

    1 ziyaretçi

    antibiyotik alerjisi belirtileri bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Antibiyotik Alerjisi Belirtileri, Nedenleri Ve Tedavisi

    Antibiyotik Alerjisi Belirtileri, Nedenleri Ve Tedavisi

    1928 yılında antibiyotiğin keşfedilmesiyle beraber tıpta adeta bir devrim gerçekleşti ve bakteriyel enfeksiyonlar antibiyotikle tedavi edilmeye başlandı, pek çok ölümcül hastalığa antibiyotikle şifa bulundu. Antibiyotik alerjisi, herhangi bir antibiyotiğe karşı bağışıklık sistemimizin histamin reaksiyonu ile meydana gelir. Yani antibiyotiğin içerisindeki protein maddesi bağışıklık sistemimiz tarafından yanlışlıkla zararlı madde olarak algılanır ve bağışıklığımız bu maddeyi vücuda kabul etmemek için savaşmaya başlar. Bunun sonucunda da antibiyotik alerjisi belirtileri ortaya çıkar.

    Cilt döküntüsü, ürtiker ve kaşıntı, antibiyotiklere karşı alerjik reaksiyonların ortak belirtiklerindendir. Canadian Journal of Infectious Disease (Kanada Enfeksiyon Hastalıkları Bülteni) 2002 yılında yayımlanan makalede Dr. Langley, amoksisilin veya ampisilin alan çocukların yüzde 13'e kadar ciltte döküntü ile karşılaştığını bildirmektedir.

    En sık karşılaşılan antibiyotik alerjisi penisilin ve amoksisilin ismindeki ilaçlara karşı meydana gelir. Bunların dışında diğer antibiyotiklere de reaksiyon gelişebilir. Antibiyotik alerjisi anafilaktik şok gibi hayatı tehdit eden reaksiyonlara neden olabilen ciddi bir durumdur.

    Antibiyotik alerjisi belirtileri

    Antibiyotik alerjisinin sık karşılaşılan belirtileri şunlardır;

    Penisilin gibi antibiyotikler; bakteri, mantar ve parazit gibi mikroorganizmaların neden olduğu enfeksiyonların tedavisinde kullanılır. Mayo Klinik doktorları penisilinin en yaygın görülen ilaç alerjisi türü olduğunu bildiriyor.

    Antibiyotiklere karşı görülen en ciddi alerjik reaksiyon, anafilaktik tepki olarak bilinir. Bu reaksiyon kişiyi ölüme kadar götürebilir. Anafilaktik reaksiyon genellikle antibiyotik alımından sonra aniden ortaya çıkar, dilde ve boğazda şişme, nefes almada güçlük, hırıltılı solunum, baş dönmesi, kusma, ishal, karın ağrısı, kan basıncı düşmesi, baş dönmesi veya bilinç kaybı gibi semptomlara yol açar. Antibiyotik aldıktan sonra anafilaktik belirtileriyle karşılaşırsanız 112'yi arayıp acil yardım almalısınız.

    Antibiyotik alerjisinin geçme süresi kullanılan antibiyotiğe ve alerji belirtisine göre değişkenlik gösterir. Genelde tüm antibiyotik alerjisi belirtileri 1 hafta -10 gün içinde yani en fazla 10 günde geçecektir.

    Antibiyotik alerjisi nasıl geçer?

    Antibiyotik kullanımı bırakma

    Alerjiye neden olan antibiyotiğin kullanımı kesilip, doktor kontrolünde muadili bir antibiyotikle tedaviye devam etme.

    İlaç tedavisi

    Antibiyotik kaynaklı alerjiler yaşıyorsanız, doktorunuz antihistamin yahut steroid ilaç reçete edebilir. Kalamin losyon ve hidrokortizonlu krem de antibiyotik alerjisinde kullanılabilecek alternatif ilaçlardandır.

    Anafilaktif şok yani ciddi antibiyotik alerjisinde ise epinefrin enjeksiyon uygulaması yapılır.

    Antibiyotiğe karşı duyarsızlaştırma

    Kullandığınız antibiyotik için alternatif söz konusu değilse, antibiyotik kullanmanız da elzemse, hasta alerji uzmanının gözetiminde çok düşük dozlarda antibiyotik almaya başlar. Antibiyotik miktarı bağışıklık sisteminin tolere edebileceği dozdadır. 15-30 dakikada bir hafif artırmalarla bu işlem tekrarlanır. Tedavi uzman denetiminde gerçekleştirilir.

    Bebeklerde Antibiyotik Alerjisi Belirtileri, Nedenleri Ve Tedavisi Tıklayınız

    Antibiyotik İshal Yaparmı, Bu İshal Nasıl Geçer? Tıklayınız

    Emziren Anneler Hangi Antibiyotiği Kullanabilir? Doktorlar Cevaplıyor Tıklayınız

    Yazı kaynağı : www.mavikadin.com

    İlaç Alerjileri | Türkiye Ulusal Alerji ve Klinik İmmünoloji Derneği

    Günlük yaşantımızda ilaçlara bağlı birçok belirtiler görülebilir. İlaçlara bağlı belirtilerin bir çoğu bağışıklık sistemimizin gelişiminde yer almadığı öngörülebilir reaksiyonlardır. Oysa alerjik ilaç reaksiyonları belirli bir ilacın uygun dozda kullanımından kısa süre (dakika-saatler) sonra ortaya çıkan öngörülemeyen belirti ve bulgulardır. Alerjik ilaç reaksiyonları basit cilt döküntüsüne neden olabileceği gibi ağır yaşamı tehdit eden anafilaktik ya da sistemik reaksiyonlara da yol açabilir.

    Alerjik ilaç  reaksiyonları tüm ilaç reaksiyonlarının ancak %5-10’unu oluşturur. Hastalar tarafından sıkça dile getirilmesine rağmen gerçek ilaç alerjisi oranları çok düşüktür. Erişkinlerde daha sık görülür.

    Alerjik reaksiyonlara neden olan ilaçlar

    Belirti ve Bulgular

    İlaç alımından sonra ortaya çıkan her belirti alerjik reaksiyon yönünde değerlendirilmemelidir. Örneğin aspirin dozuna bağlı olarak ortaya çıkan kulak çınlaması, antibiyotiklere bağlı gelişen ishal ya da tansiyon ilaçları olan ACE-inh sonucu gelişen anjioödem alerjik reaksiyonlar değildir.

    İlaçlara karşı alerjik reaksiyonlar geliştiği süreye bağlı olarak iki gruba ayrılabilir. Erken gelişen reaksiyonlarda bulgular genellikle aşağıdaki gibidir.

    İlaçlara bağlı olarak geç gelişen reaksiyonlarda belirtiler saatler hatta günler sonra ortaya çıkabilir. İlk bulgular ciltte küçük döküntüler şeklinde çıkabilir. Ancak daha sonra Steven’s Johnson sendromu, toksik epidermal nekrolizis ya da organ tutulumu (karaciğer, lenf, kalp vb) ile seyreden ağır sistemik reaksiyonlar (DRESS) görülebilir.

    Ancak en önemlisi ise sistemik, yaşamı tehdit eden anafilaksi reaksiyonlarıdır.

    Ne yazık ki ilaç alerjisini tespit etmeye yönelik kesin ve genel bir test bulunmamaktadır. İlaç alerjinizin olup olmadığını değerlendirebilmek için:

    gibi ayrıntılı bilgiye ihtiyaç duyulmaktadır. Sizin verdiğiniz bilgilere göre alerji ve immünoloji uzmanı tarafından gerekli testlerin yapılması planlanmaktadır.

    İlaç alerjisini değerlendirirken hastanın ihtiyacına, daha önce yaşanan sorunun özelliğine göre şüpheli ilaçlar veya kullanabileceğiniz güvenli alternatif ilaçlar ile testler yapılmaktadır. Bunlar,

    Deri testleri negatif sonuçlanırsa ilaç karşılaştırma testi yapılır. İlaç karşılaştırma testinde şüpheli ilaç küçük dozlarda verilmeye başlanır ve eğer reaksiyon olmazsa belli aralıklarla doz giderek arttırılır. Sonunda hastanın alması gereken toplam doza ulaşılır. Reaksiyon gelişirse ilaç alerjisi tanısı onaylanır. Gelişmediği zamanlarda ise ilaç alerjisi olmadığını söyleyebiliriz. Ancak az bir orandaki hastada test sonuçları negatif olsa bile (özellikle penisilin) ileriki dönemde reaksiyon gelişebileceği unutulmamalıdır.

    Alerji ve immünoloji uzmanınız tarafından yapılacak testlerin ilaç ile yaşanan istenmeyen olaylardan 4-6 hafta sonra yapılması gerektiğini unutmayalım.

    İlaç Alerjisi Tedavi

    İlaca bağlı alerjik reaksiyon gelişirse ilk yapılacak olan sorumlu ilacı doktorunuza danışarak kesmenizdir. Hafif döküntüler ilaçlar ile tedavi edilebilir. Hayatı tehdit eden alerjik reaksiyon (anafilaksi) ise acil müdahale gerektiren tıbbi bir durumdur. Hiç zaman kaybetmeden acil servise başvurulmalıdır. Eğer yanınızda adrenalin oto enjektörü taşıyorsanız hemen üst bacak uyluk kası içine yapılarak en yakın sağlık kurumuna başvurulmalıdır.

    Bazı hastalarda alerjiye neden olan ilacın mutlaka kullanılması gerekmektedir (kanser tedavisi, bazı kan hastalıkları veya romatizmal hastalıklarda vb). Böyle durumlarda duyarsızlaştırma metodu uygulanır. Hasta hastaneye yatırılarak doktor ve hemşireler tarafından çok yakın gözlem altında alacağı dozun milyonda birinden başlanarak ilaç yavaş yavaş vücuda verilerek ilaca karşı tepkisizliğe alışması sağlanır.

    İlaç alerjisi gelişimi için kimler risk altındadır?

    İlaç ile ilgili riskler;

    Hasta ile ilgili riskler;

    İlaç alerjisi gelişimi için riskleri oluşturmaktadır.

    İlaç alerjisi olan hastaların alacağı önlemler nelerdir?

    İlaç alerjisi şüphesi varsa mutlaka alerji ve immünoloji uzmanı tarafından değerlendirilmeniz ve uygun testlerin yapılması gerekmektedir.

    İlaç alerjiniz kesinleşmiş ise kullanmamanız gereken ilaç/ilaçların listesini doktorunuzdan isteyin ve yanınızda taşıyın. Bu sizin için hayati öneme haizdir.

    Çapraz ilaç reaksiyonlarının engellenmesi için hasta kendi ilaç alerjileri konusunda doktorunu mutlaka bilgilendirmelidir.

    İlaç alerjilerinin geçici olup olmadığına ilişkin yeterince bilgi yoktur. Bu nedenle alerji uzmanı tarafından hasta değerlendirilip gerekli testler yapıldıktan sonra ilaç alerjisinin devam edip etmediğine karar verilmelidir.

    Yazı kaynağı : www.aid.org.tr

    İlaç alerjisinin belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?

    İlaç alerjisinin belirtileri ve tedavi yöntemleri nelerdir?

    Her yaşta görülebilen ilaç alerjisi erişkin yaş grubunda daha sık izleniyor. İlaç kullanımının artması, genetik geçiş ve kişinin bağışıklık sistemi nedeniyle ortaya çıkan ilaç alerjisinin teşhisinin doğru bir şekilde konulması gerekiyor. Çünkü gereksiz yere ilaç alerjisi tanısı almak, hastanın ihtiyacı olduğu durumda ilacı kullanamamasına ve tedavisinin aksamasına neden olabiliyor. Bu tanıyı alan kişilere uygulanan duyarsızlaştırma tedavisi ile alınması gereken ilaçların kullanılması sağlanıyor.

    İlaç alerjisi nedir?

    İlaç alerjisi belirli bir ilacın uygun dozda kullanımından kısa süre sonra ortaya çıkan bağışıklık sisteminin öngörülemeyen anormal reaksiyonudur. Bu reaksiyonlar basit cilt döküntüsüne neden olabileceği gibi ağır yaşamı tehdit eden sistemik reaksiyonlar ya da alerjik şoka (anafilaksi) da yol açabilir.

    İlaç alerjisinin belirtileri nelerdir?

    İlaç alerjilerinin belirtileri farklılık gösterebilir. Gerçek ilaç alerjilerinin belirtileri arasında kaşıntı, ciltte kızarıklık ve döküntü, nefes darlığı, burunda akıntı, tansiyon düşmesi, ishal, kusma, bayılma ve anafilaksi bulunur. Bu belirtiler ilaç alımından kısa bir süre sonra ortaya çıkabileceği gibi, ilaç ateşi, ilaca bağlı kansızlık, karaciğer ve böbrek patolojileri gibi bazı durumlarda ilaç alımından haftalar sonra da görülebilir.

    İlaç alerjisinin nedenleri nelerdir?

    İlaç alerjisinin nedeni bireyin tamamen kendi bağışıklık sistemi ve var olan hastalıkları ile ilişkili olan bir durumdur. Kişinin alerjik yapıda olması, herhangi bir ilaca karşı alerjisinin olması, çok fazla ilaç kullanılması, genetik faktörler bu nedenleri oluşturmaktadır.

    İlaç alerjisinin teşhisi nasıl konulur?

    İlaç alımıyla karşılaşılan her sorun ilaç alerjisi olarak değerlendirilmemelidir. İlaç alımı ile karşılaşılan sorunların gerçekten alerjik reaksiyon olup olmadığını belirlemek için mutlaka alerji hekimi ile irtibat kurmak gerekir. Teşhiste hastanın öyküsü ve testler önem taşımaktadır. Hastanın anlattıkları doğrultusunda şüphelenilen ilaç ile ilgili olarak öncesinde yapılan araştırmalarda kullanılan kan testleri, ilaca özel cilt testleri ve ilacın kontrollü olarak tekrar uygulanması gibi yöntemlerle tanı konulmaya çalışılır.

    İlaç alerjisi nasıl tedavi edilir?

    İlaç alerjisi olanlar öncelikle hayati önem olmadıkça alerji geliştirdiği ilaçları kullanmaktan kaçınmalıdır. Alerji gelişen ilaç grubuna ihtiyaç olduğunda bireyin güvenle kullanabileceği alternatif ilaçlar alerji hekimi tarafından testlerle belirlenmelidir. Ancak kişinin alerji geliştirdiği ve bu ilaç dışında da tedavi seçeneği olmadığı durumlarda, ilaca karşı “Duyarsızlaştırma” (Desensitizasyon) tedavisi uygulanmaktadır. Özel bir tedavi yöntemi olan duyarsızlaştırma yönteminde kişinin alerji geliştiği ilacın dozu çok düşükten başlanarak belirli zaman dilimi içerisinde giderek artırılır. Tedavide istenilen doza ulaşıldıktan sonra kesintisiz olarak devam edilir. Bu tedavi hastane ortamında sadece deneyimli alerji uzman hekimi gözetiminde ve deneyimli personel ile gözetim altında yapılabilmektedir.

    İlaç alerjisi ile ilgili sık sorulan sorular 

    İlaç alerjisi en sık hangi ilaçlara karşı gelişir?

    Bütün ilaçlar alerjiye sebep olabilmektedir. Ancak en sık ağrı kesiciler ile penisilin grubu antibiyotiklerde alerjik reaksiyon oluşmaktadır. Bununla birlikte giderek artan sıklıkta kanser tedavisinde kullanılan kemoterapötik ilaçlar ve biyolojik ajanlara karşı da alerjik reaksiyonlar görülebilmektedir.

    İlaç alerjisi hangi yaş aralığında görülür?

    İlaç alerjisi her yaşta görülebilen ancak özellikle erişkin yaş grubunun alerjileri arasında yer alır. Kişiler daha önce hiçbir sorun yaşamadan ilaç kullanabiliyorken, daha sonra bu ilaca karşı alerjik reaksiyon geliştirebilir.

    İlaç alerjisi tanısının konulması neden önemlidir?

    İlaç alımıyla karşılaşılan her sorun ilaç alerjisi olarak değerlendirilmemelidir. İlaç alımı ile karşılaşılan sorunların gerçekten alerjik reaksiyon olup olmadığını belirlemek için mutlaka alerji hekimi ile irtibat kurmak gerekir. Çünkü gereksiz yere ilaç alerjisi tanısı almanın hastanın ihtiyacı olduğu durumda ilacı kullanamamasına, gereksiz yere farklı ilaçlar kullanmasına, tedavide uzama, gecikme ve tedavi olamama gibi durumlara yol açabilir. Eğer ilaç alerjisi tanısı doğru şekilde konulursa bireyin hangi ilaçları kullanmaması gerektiği, hangi ilaçları kullanabileceği belirlenerek kişinin yaşam kalitesi artırılabilir.

    İlaç alerjisinde duyarsızlaştırma tedavisi ne kadar süre uygulanır?

    Duyarsızlaştırma tedavisine ilacın kullanımı süresince devam edilir. Ancak araya zaman giren ilaç kullanımlarında bu duyarsızlaştırma tedavisinin her seferinde tekrar edilmesi gerekir.

    İlaç alerjisinden korunmak için neler yapılmalıdır?

    İlaç alerjisi olan kişiye, alerji geliştirdiği ve kullanmaması gereken ilaçların listesi verilmelidir ve kişiler bu ilaçları kullanmaktan kaçınmalıdır. Hastalar, sağlık kurumlarına gittiklerinde mutlaka ilaç alerjisi olduğunu belirtmeli ve yanında hangi ilaca alerjisi olduğunu gösteren bir kart taşımalıdır. İlaç kullanımına bağlı olarak gelişebilecek anafilaksi durumlarında kullanılmak üzere yanında adrenalin otoenjektör bulundurmalıdır.

    Memorial Tıbbi Yayın Kurulu tarafından hazırlanmıştır.

    Yazı kaynağı : www.memorial.com.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap