Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    anonim ortaklıklarda her bir pay sahibine bireysel olarak tanınmış haklar

    1 ziyaretçi

    anonim ortaklıklarda her bir pay sahibine bireysel olarak tanınmış haklar bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Anonim Şirket Pay Sahiplerinin Mali ve Şahsi Hakları

     ö z d o ğ r u l a r, Adana da 18.08.1988 tarihinde kurularak, Mali Müşavirlik faaliyetine başlamıştır. 

    Sektöründe en iyi olma duygusu ile personeline "Kalite" bilincini yerleştirmeyi, Kalite Yönetim Sistemini sürekli iyileştirmeyi, müşterilerine en iyi hizmeti sunmayı, amaç edinerek, 2003 Yılında, alanında Türkiye' de ilk olarak ISO 9001: 2000 Belgesi almıştır.

    Yazı kaynağı : www.ozdogrular.com.tr

    Türk hukukunda anonim şirket pay sahiplerinin hakları – Av. Duygu Turgut | TOKKDER – Tüm Oto Kiralama Kuruluşları Derneği

    Bu ayki yazımızda çoğu okuyucumuzun şirket sahibi olarak ilgisini çekebileceğini düşündüğümüz anonim şirket pay sahiplerinin hakları konusunu ele aldık. Özellikle birden fazla pay sahibi olan şirketlerde pay sahiplerinin haklarının farkında olması ve bunları gerektiğinde etkin kullanabilmesi büyük önem taşımaktadır. Zira uygulamaya baktığımızda birçok hissedarın ihmal ya da yeterli bilgi sahibi olunmaması sonucunda hukuken sahip olduğu haklarını doğru kullanmadığını görüyoruz.

    Pay sahiplerinin kanundan doğan hakları
    Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) tarafından pay sahiplerine tanınan haklar; (i) her bir pay sahibi tarafından tek başına kullanılması mümkün olan “kişisel haklar” ve (ii) esas sermayenin belli bir yüzdesine sahip olan pay sahipleri tarafından kullanılması mümkün olan “azınlık hakları” olmak üzere ikiye ayrılır.

    Azınlık pay sahipleri anonim şirketin esas sermayesinin tamamının %10’una sahip olan pay sahipleridir. Halka açık anonim şirketlerde ise esas sermayenin tamamının %5’ine sahip olanlar azınlık pay sahipleri olarak kabul edilir. Bu yüzdenin şirketin esas sözleşmesi ile daha düşük tutulması mümkündür; ancak artırılamaz.

    1. Kişisel Haklar
    Yönetim kurulu üyelerine karşı açılacak sorumluluk davası
    Her pay sahibi, yönetim kurulu üyesinin hukuk kurallarına ve/veya şirketin ana sözleşme hükümlerine aykırı davranışları sebebiyle şirketin uğramış olduğu zararlardan dolayı şirketin yönetim kurulu üyelerine karşı dava açabilir.

    Genel kurul kararının iptali davası
    Bir genel kurul kararının yasalara veya şirketin ana sözleşme hükümlerine aykırı olması halinde, genel kurul toplantısına katılan ve genel kurul kararına karşı oy kullanmış olan pay sahipleri genel kurul kararının iptali için dava açabilirler.(i) Genel kurul toplantı davetinin kanunda belirtilen şekilde gönderilmemesi veya toplantı gündeminin kanunda belirtilen şekilde ilan edilmemesi, (ii) yetkili olmayan kişilerin oy kullanması, (iii) haklı bir sebep olmaksızın pay sahiplerinin genel kurul toplantısına katılmasının engellenmesi gibi hallerde her pay sahibi, söz konusu aykırılıkların kararın alınmasını etkilemiş olduğu gerekçesiyle, genel kurul kararının iptaline ilişkin dava açma hakkına sahiptir.

    Özel denetim isteme hakkı
    TTK uyarınca her pay sahipliği haklarının kullanılabilmesi için gerekli hallerde eğer bilgi alma veya inceleme hakkı daha önce kullanılmışsa, şirkette özel denetim yapılmasını isteyebilir. Pay sahibinin özel denetim isteme hakkını kullanabilmesi için bu hususun genel kurul toplantısı gündeminde yer alması zorunluluğu yoktur. Genel kurulun pay sahibinin özel denetime ilişkin talebini kabul etmesi halinde söz konusu denetim, şirketin bulunduğu yerin yetki çevresinde yer alan mahkeme tarafından atanan denetçi tarafından gerçekleştirilir. Özel denetçi atanmasına ilişkin talebin genel kurul tarafından reddedilmesi halinde, ancak azınlık pay sahipleri mahkemeden denetçinin atanmasını isteyebilir. TTK uyarınca paylarının itibari değeri toplamı en az 1.000.000 TL olan pay sahipleri, pay oranlarına bakılmaksızın, özel denetçi atanmasını talep edebilir.

    Rüçhan Hakkı
    TTK uyarınca sermayenin artırılması halinde her pay sahibi yeni çıkarılan paylara ilişkin olarak şirkette mevcut paylarının sermayeye olan oranına göre taahhütte bulunma hakkını haizdir.

    2. Azınlık Hakları
    Genel kurulu toplantıya davet ve gündeme madde ekletme
    Azınlık pay sahiplerinin talebi üzerine, şirketin genel kurulu olağanüstü toplantıya genel kurulu davet etmekle yükümlüdür. Azınlık pay sahipleri ayrıca toplantıda görüşülmesi istedikleri konuları toplantı gündemine ekletme hakkına sahiptir.

    Finansal tabloların görüşülmesini erteleme
    Azınlık pay sahipleri şirketin finansal tablolarının görüşülmesinin ertelenmesini talep edebilir. Azınlık pay sahiplerinin bu talebi üzerine, genel kurulun görüşmeleri bir ay ertelemesi gerekir. Söz konusu erteleme sadece bir kez talep edilebilir. İkinci kez erteleme talep edilebilmesi için şirket yönetiminin pay sahiplerinin finansal tablolara ilişkin sorularına gereken şekilde cevap vermemiş olmaları şartı aranır.

    Denetçinin azli için dava açma hakkı
    TTK uyarınca, Bakanlık tarafından belirlenecek belli niteliklere haiz anonim şirketlerin bağımsız denetçiler tarafından denetlenmesini öngören bir sistem düzenlenmiştir. Aktif toplamının elli milyon ve üstü Türk lirası olması, yıllık net satış hasılatının yüz milyon ve üstü Türk Lirası olması ve çalışan sayısının iki yüz ve üstü olması ölçütlerinden en az ikisini sağlayan şirketler bağımsız denetime tabidir. Bağımsız denetime tabi olan şirketlerde, denetçiler ancak mahkeme kararıyla azledilebilir. Denetçinin azline ilişkin dava genel kurul toplantısında denetçinin atanmasına ilişkin karşı oy kullanmış olan; karşı oylarını toplantı tutanağına kaydetmiş olan; ve en az genel kurul toplantısından önceki üç ay boyunca şirkette pay sahibi olan azınlık pay sahipleri tarafından açılabilir.

    Şirketin feshini isteme
    Azınlık pay sahipleri haklı bir sebebin varlığı halinde şirketin feshi için dava açma hakkına sahiptir; ancak TTK’da “haklı sebep” tanımı yapılmamıştır. Öğretide, genel kurulun birçok kez kanuna aykırı bir şekilde toplantıya çağrılmış olması, azlık hakları ile bireysel hakların ihlali, özellikle bilgi alma ve inceleme haklarının engellenmesi, şirketin sürekli zarar etmesi, dağıtılan kar payının düzenli azalması, haklı sebep sayılmıştır.

    Ayrıca, mahkeme kararlarından anlaşıldığı üzere şirketin kayda değer bir süre boyunca ( kayda değer sürenin ne olduğu her somut olayda mahkemenin görüşüne bağlıdır) devamlı olarak kar payı dağıtımını gerçekleştirememiş olması ve şirketin devamlı olarak pay sahiplerinin haklarını ihlal etmiş ve özellikle tek bir pay sahibinin hakları ve çıkarları doğrultusunda hareket etmiş olması halinde haklı bir sebebin var olduğu kabul edilmiştir.

    Pay senedi basılmasını isteme
    Nama yazılı pay senetlerinin basılması azınlık pay sahiplerinin talep etmesi şartına bağlanmıştır.

    3. Şirketin pay devrini reddetme yetkisi
    TTK uyarınca şirket ana sözleşmesine pay devrinin sınırlandırılmasına ilişkin hüküm konması mümkündür. Şirketler, şirket ana sözleşmesinde pay devrini kabulden kaçınmaya ilişkin bir hakkın var olması halinde, pay devrini pay defterine kaydetmeyerek pay devrini reddetme hakkına sahiptir. Ancak, kanun şirketlerin pay devrini neden reddettiklerine ilişkin şirketin yapısını koruma, amaç veya finansal olarak bağımsızlığını sağlamak gibi somut sebepler öne sürmesi zorunluluğunu getirmektedir.

    Pay sahiplerinin sözleşmeden doğan hakları
    Pay sahiplerinin şirkete karşı tek yükümlülüğü sermaye koymaktır. Bunun dışındaki yükümlülükler ise hissedarlar arasında akdedilecek bir sözleşme ile düzenlenebilir ve sadece taraflar arasında bağlayıcı olur. Taraflar arasında sözleşmesel olarak belirlenecek hak ve yükümlülükler şirketin yönetsel haklarına ilişkin olabileceği gibi, hissedarların şirket hisselerini birbirlerine ya da üçüncü kişilere satmaları halinde uyulması gerekecek kurallara ilişkin de olabilir. Bu kapsamda uygulamada hisse devirlerine ilişkin olarak yer verilen haklar genellikle satma/satın alma opsiyonları, birlikte satma/birlikte satışa zorlama hakları ve öncelikle kendisine teklif edilme hakkı /Diğer hissedara satın alması için teklifte bulunma yükümlülüğü şeklinde düzenlenmektedir. Bu opsiyonların kullanılması sözleşmelerde genel olarak cezai şart veya hisse rehni gibi mekanizmalarla desteklenerek güvence altına alınır.

    Ayrıca TTK belli hisselere/hisse gruplarına imtiyaz hakkı tanınmasına imkan vermektedir. Bu kapsamda şirkette belirli hisse/hisse gruplarına kar payı, tasfiye payı, rüçhan ve oy hakkı gibi haklarda diğer hissedarlara göre üstün bir hak tanınması mümkün olabilir. Uygulamada taraflara tanınan imtiyazlar genellikle Yönetim Kurulu veya Genel Kurul seviyesinde sermaye azaltımı, sermaye artırımı, kar payı dağıtımı, yıllık bütçenin onaylanması veya pay devrine ilişkin olarak durdurucu nitelikteki veto hakları olarak karşımıza çıkmaktadır.

    Yazı kaynağı : tokkder.org

    Anonim Şirketlerde Pay Sahiplerinin Bilgi Alma Hakkı

    Ekim 2015

    Giriş

    Bilgi alma hakkı pay sahiplerinin en temel haklarından biridir ve ortaklığın işleyişi, mali durumu, geleceği ile yönetimin kalitesi konusunda pay sahiplerinin somut bilgilere ulaşmasını sağlar. Bilgi alma hakkı anonim şirketlerde hesap verebilir ve şeffaf bir işleyişin kurulmasına yardımcı olur. Bu özellikleri nedeniyle bilgi alma hakkı pay sahiplerinin vazgeçilmez hakları arasındadır. Türk Ticaret Kanunu (“TTK”) m. 437 çerçevesinde bilgi alma ve inceleme hakkı, esas sözleşmeyle ve şirket organlarından birinin kararıyla kaldırılamaz ve sınırlandırılamaz. Bu doğrultuda bilgi alma hakkı TTK kapsamında anonim şirketin temel yapısına ilişkin bir hak olarak kabul edilir ve pay sahiplerinin bu hakkı etkin kullanımına hizmet edecek düzenlemelerle korunur.

    Bilgi Alma Hakkının Kullanımı

    Genel Kuruldan Önce İnceleme Hakkı

    Türk Hukuku’nda bilgi alma hakkı birkaç boyutta düzenlenir. Pay sahipleri genel kurula kıyasla öncelikli olarak şirkete ilişkin bazı verileri inceleme hakkına sahiptir. TTK m. 437/1 uyarınca şirketin finansal tabloları, yönetim kurulunun yıllık faaliyet raporu, denetleme raporları ve yönetim kurulunun kar dağıtım önerisi genel kurul toplantısından en az on beş gün önce pay sahiplerinin incelemesine hazır bulundurulur. Finansal tablolar ve konsolide tablolar bir yıl süreyle merkezde ve şubelerde pay sahiplerinin bilgi edinmelerine açık tutulur. Her bir pay sahibi, gideri şirkete ait olmak üzere gelir tablosuyla bilançonun bir suretini isteyebilir.

    TTK kapsamında bir takım şirketler açısından düzenlenen internet sitesi açma zorunluluğu doğrultusunda pay sahiplerine internet üzerinden de inceleme hakkı tanınır. Uygulamada pay sahipleri genellikle ilgili belgeleri incelemek adına şirket merkezine gitmez ve bu nedenle şirket de ilgili belgeleri merkezde bulundurmaz. Bu gibi durumların önüne geçebilmek amacıyla TTK’nın taslak metinde öngörülen finansal tablolar ve yönetim kurulu faaliyet raporunun üç yıl süre ile internet sitesinde açıklanması çok yerinde bir düzenlemeydi. Ancak TTK’nın taslağında yapılan değişiklikler sonucunda internet sitesinin konulması gereken belgelerin kapsamı daraltılarak şeffaflık azaltıldı.

    Belirtmek gerekir ki TTK döneminde pay sahiplerinin genel kuruldan önce inceleme hakkı ihlal edilerek alınan genel kurul kararları, bilgi alma ve inceleme hakkının vazgeçilmez niteliği sebebiyle kararın butlanına yol açar. Halbuki Mülga Ticaret Kanunu (“MTK”) döneminde hükme aykırılığın genel kurul kararının iptali davasında ileri sürülmesi halinde Yargıtay bu hususu tek bir pay sahibine ilişkin münferit bir ihlal olarak değerlendiriyordu[1].

    Genel Kurulda Bilgi Alma Hakkı

    Bilgi alma hakkının diğer bir görünümü ise pay sahiplerinin denetçi ve yönetim kurulu üyelerinden genel kurul sırasında bilgi talep etmesidir. TTK m. 437/2 uyarınca her bir pay sahibi genel kurul sırasında yönetim kurulundan, şirketin işleri; denetçilerden denetimin yapılma şekli ve sonuçları hakkında bilgi isteyebilir.

    Bilgi alma hakkının kullanımında “pay sahipliği haklarının kullanılması için gerekli olma” şartı aranmaz. Örneğin; pay sahibinin bilgi almak istediği konuya ilişkin bir genel kurul oylamasına katılacak olması gerekmez. Bu durumun pay sahibinin bilgi alma hakkını kullanılmasına engel yaratabileceği endişesi böyle bir şartın aranmamasında etkili olmuştur. Ancak öğretide bazı yazarlar, pay sahiplerinin ilgisiz sorular sorarak kötü niyetle genel kurulu uzatmasının önüne geçmek için bu şartın TTK metnine alınmasının uygun olacağı görüşündedir [2].

    Genel Kuruldan Sonra İnceleme Hakkı

    TTK ile getirilen önemli yeniliklerden biri de pay sahiplerine genel kurul dışında da şirketin ticari defterleriyle yazışmalarının, genel kurulda sordukları sorulara ilişkin kısımlarını inceleme hakkı verilmesidir. Bu hakkın kullanımının ön şartını pay sahibinin genel kurulda yönelttiği soruya tatmin edici bir cevap alamamış olması oluşturur[3]. Tatmin edici cevap alamayan pay sahibi bu hususu tutanağa geçirterek genel kuruldan veya daha sonra yönetim kurulundan inceleme için izin isteyebilir. Hakkın kullanımı genel kurulun açık iznine veya yönetim kurulunun bu konuda alacağı karara bağlıdır. TTK m. 437/4 kapsamında izin verildiği takdirde inceleme bir uzman aracılığıyla da yapılabilir.

    Pay sahiplerinin genel kurul dışında da, genel kurulda sorabileceği sorulardan bağımsız olarak, yönetim kurulundan yazılı olarak bilgi talep edebilmeleri Türk hukukunda tanınan bir hak değildir. Bu yönde bir hakkın tanınması pay sahibinin genel kurul dışında da yönetim kurulundan şirketin işleyişi ile ilgili somut ve güncel bilgi almasını sağlar.

    Bilgi Almanın Kapsamı

    Bilgi alma hakkı kapsamında sağlanacak bilgiler; finansal tabloları, şirketin işleri ile faaliyetlerini, yatırımlarını, ilişkilerini ve varsa ana şirketin yavru şirketlerini kapsar. TTK m. 200 uyarınca hâkim şirketin her bir pay sahibinin genel kurulda bilgi alma hakkı; bağlı şirketlerin finansal ve malvarlığıyla ilgili durumları ile hesap sonuçlarını, hâkim şirketin bağlı şirketlerle, bağlı şirketlerin birbirleriyle; hâkim ve bağlı şirketlerin pay sahipleri, yöneticileri ve bunların yakınlarıyla ilişkilerini, yaptıkları işlemleri ve bunların sonuçlarını kapsar.

    Türk hukukunda bilgi alma hakkının sınırını ortaklık sırlarının açıklanması ve korunması gereken diğer menfaatlerin tehlikeye girmesi oluşturur. TTK m. 437/3’e göre bilgi verilmesi kural olarak bu gerekçelerle reddedilebilir. Ancak eşit işlem ilkesi ile paralel olarak ve TTK m. 437/2 doğrultusunda pay sahiplerinden herhangi biri ile genel kurul dışında paylaşılan bir bilgi diğer bir pay sahibinin istemi üzerine gündemle ilgili olmasa dahi aynı kapsam ve ayrıntıda paylaşılır. Bu durumda şirketin menfaatlerinin tehlikeye girebileceği gerekçesiyle bilgi vermekten kaçınılamaz.

    Bilgi alma hakkı kapsamında verilecek bilgi hesap verme ve dürüstlük ilkelerine uygun, özenli ve doğru olmalıdır. Hesap verme kavramı ibra ile doğrudan ilişkili olduğundan pay sahiplerinin yöneticileri ibrası için gerekebilecek bilgileri kapsamalıdır [4] .

    Pay Sahiplerinin Yöneticilere Verilen Ücretlerle İlgili Bilgi Alması

    Bazı hukuk sistemlerinde yöneticilere verilen ücretlere ilişkin pay sahiplerinin bilgi alma hakkı özel olarak düzenlenir ve kamuyu aydınlatma yükümlülükleri öngörülür. Ücretlere ilişkin konular şirketin mali durumuna etki edebileceğinden pay sahiplerini yakından ilgilendirir.

    Türk hukukunda ücretlendirme raporu düzenlenmesi ya da genel kurul sırasında yöneticilere ödenen ücretlerle ilgili bilgi almaya ilişkin özel bir düzenleme yoktur. Pay sahiplerinin yöneticilere verilen ücretlerle ilgili bilgi alması, ancak genel bilgi alma hakkı kapsamında mümkündür. Ayrıca TTK veya sermaye piyasası mevzuatında yöneticilere verilen ücretlerin kamuya açıklanmasına dair özel bir hüküm de bulunmaz. Öğretide, şirketin mali durumunu doğrudan etkileyebilen mali hakların kamuya açıklanmaması büyük bir eksiklik olarak nitelendirilir[5]. Bununla birlikte Kurumsal Yönetim Tebliği (“Tebliğ”) Ek-1 4.6.2 çerçevesinde düzenlenen kurumsal yönetim ilkeleri uyarınca ücret politikasına şirketin kurumsal internet sitesinde yer verilmesi gerekir. Ayrıca Tebliğ Ek-1 4.6.5 yönetim kurulu üyelerine ve idari sorumluluğu bulunan yöneticilere verilen ücretler ile sağlanan diğer tüm menfaatlerin kişi bazında, yıllık faaliyet raporu vasıtasıyla kamuya açıklanmasını öngörür. Dolayısıyla pay sahipleri de söz konusu bilgilere dolaylı olarak internet sitesi ve yıllık faaliyet raporu aracılığıyla ulaşabilir.

    Bu konuda özel bir düzenleme yapılması pay sahiplerinin korunması açısından önemlidir. Zira pay sahiplerinin bu bilgilere ulaşabilmesi sermayenin korunması ilkesine aykırı düşen genel kurul kararlarının butlanının tespitini isteyebilmek (TTK m. 447/1, c) ve fahiş ücret öngören kararları icra eden yönetim kurulu üyelerinin sorumluluğuna gidebilmek açısından gerekli olabilir [6].

    Bilgi Alma ve İnceleme Davası

    TTK m. 437/5, pay sahiplerinin bilgi alma hakkını korumak amacıyla bilgi alma veya inceleme istemleri cevapsız bırakılan, haksız olarak reddedilen, ertelenen ve bilgi alamayan pay sahibine şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurma olanağı tanır.

    Başvurunun reddi izleyen on gün içerisinde ve diğer hâllerde de makul bir süre sonra yapılması gerekir. Bilgi alma ve inceleme davasına basit yargılama usulü uygulanır. Mahkemeye yapılacak başvuru ve mahkeme kararı olgulara dayanmalı ve bilgi verilecek konu açıkça belirtilmelidir. Örneğin, yolsuzlukların saptanması gibi genel bir talep ileri sürülemez. Mahkemenin vereceği karar kesindir, temyiz edilemez.

    Sonuç

    TTK uyarınca bilgi alma hakkı pay sahiplerinin vazgeçilmez hakları arasındadır. Bilgi alma hakkı; genel kuruldan önce inceleme hakkı, genel kurul sırasında bilgi alma hakkı ve genel kurulda tatmin edici cevaplar alınamayan sorulara ilişkin inceleme hakkı olarak karşımıza çıkar. Türk hukukunda yöneticilerin aldığı ücretlere dair özel bir bilgi alma yöntemi öngörülmez; bu konulara ilişkin bilgiler de genel bilgi alma hakkı hükümleri çerçevesinde sağlanır. Sağlanan bilgiler hesap verme ilkesine uygun, dürüst ve doğru olmalıdır. Pay sahibine bilgi vermekten ancak şirket sırrı söz konusu olması halinde kaçınılabilir. Bunun dışında bilgi alma hakkı yerine getirilmeyen pay sahibi şirket merkezinin bulunduğu asliye ticaret mahkemesine başvurarak kendisine belirli bir konuda bilgi verilmesine karar verilmesini talep edebilir.

    Yazı kaynağı : www.erdem-erdem.av.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap