Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    anlam ilişkilerine göre sözcükler

    1 ziyaretçi

    anlam ilişkilerine göre sözcükler bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Sözcükler arası anlam ilişkileri örnekleri ile konu anlatımı

    Sözcükler arası anlam ilişkileri örnekleri ile konu anlatımı

    Anlam ilişkisi olan kelimeler; yakın anlamlı kelimeler, eş anlamlı (anlamdaş), zıt (karşıt) anlamlı kelimeler ve eş sesli (sesteş) kelimeler olmak üzere gruplara ayrılır.

    Sözcükler Arası Anlam İlişkileri Örnekleri ile Konu Anlatımı

    Yazılışları ve okunuşları farklı ama anlam bakımından birbirinden farklı kelimelerdir. Genellikle de kelimeler birbirinin yerine kullanılır. Bu sözcüklerin çoğu dilimize yabancı dillerden girmiştir. Eş anlamlı kelimeler ise aşağıda yer alıyor;

    Siyah: Kara

    Özgün: Orijinal

    Kelime: Sözcük

    Cevap: Yanıt

    Bellek: hafıza

    Fiil: Eylem

    İlginç: Enteresan

    Kırmızı: Al

    Misafir: Konuk

    Diğer yandan eş anlamlı kelimeler bazı zamanlarda birbirinin yerine kullanılamaz. Eğer bunu bir örnekle açıklarsak; Kara bahtlı bir insandı. Cümlesinde kullanılan "kara bahtlı" kötü şans anlamına gelir. Yani bu cümlede kara bahtlı şeklinde kullanılan deyim siyah bahtlı olarak kullanılamaz. Bu nedenle de cümledeki "kara" sözcüğün eş anlamlısı ise, "kötü" olarak açıklanması gerekir.

     Eş sesli sözcüklerin yazılışlarının birbirinden faklı olmasına rağmen anlam bakımından birbirinden tamamen farklıdır. Aynı zamanda eş sesli yani sesteş sözcükler yalın olabilecekleri gibi zaman zaman ek alma durumları olabilir. Sözcüklerin sesteş (eş sesli) anlamlı olabilmesi için farklı temel anlamlarda kullanılmaları gerekir. Eş sesli (sesteş) sözcük örneklerini ise en basit hali ile şu şekilde açıklayabiliriz;

     Yol kelimesi üzerinden bu konuyu açıklayacak olursak;

    Problem çözerken bu yolu tercih edersek sonuca daha kolay ve doğru bir şekilde ulaşabiliriz. Bu cümlede kullanılan “yol” sözcüğü “yöntem” anlamında kullanılıyor.

    Bu ağaçlı yolu takip ederek okula ulaşabiliriz. Bu cümlede belirtilen "yol" sözcüğü ise, bir yere ulaşmanızı sağlayacak olan yürüdüğümüz alanı ifade eder.

    Kardeşimle birlikte bahçede çoğalan otları yolduk. Bu cümlede ise, "yolmak" sözcüğü genellikle çekip koparmak anlamına gelir.

    Aynı zamanda "kar" ile "kâr", "adet" ile "âdet", "hala" ve "hâlâ" sözcükleri eş sese sahip kelimeler değildir. Bu kelimeler ise, hem anlam hem de okunuş bakımından birbirinden oldukça farklıdır. Yazılışları ve okunuşları aynı olmasına rağmen anlamları birbirinden farklı olan sözcüklerdir.

     Zıt (Karşıt) Kelimeler

     Anlam bakımından birbirini tutmayan, birbirleri ile tamamen çelişen kelimeler ise, zıt anlamlı kelimelerdir. Genellikle zıt anlamlı kelimeler, nitelik ya da nicelik belirtmek için kullanılır. Yani sıfat ve zarf özelliğine sahip olan kelimelerde bulunur. Zıt anlamlı kelimelere ise şu örnekleri verebiliriz;

    Temiz: Kirli

    İleri: Geri

    Yakın: Uzak

    İnmek: Çıkmak

    Çirkin: Güzel

    İç: Dış

    Zengin: Fakir

    Zıt anlamlı kelimeler için bir kelimenin olumsuz hali kullanılmaz. Yani "almak sözcüğünün zıttı olarak da, "almamak" sözcüğü kullanılmaz. "Almak" kelimesinin zıt anlamlısı "vermek" olarak kullanılır.

     Sözcüklerin zıt anlamlı olarak kullanılabilmesi için her ikisinin de mecaz ya da gerçek anlamı ile kullanılması gerekir. Örneğin,

    Bu karanlık günler de geçecek.

    Elbet aydınlık günlere ulaşacağız.

    Bu cümlelerde kullanılan “karanlık” ve “aydınlık” sözcükleri mecaz anlamda ve birbirine zıt bir şekilde kullanılıyor. Başka bir örnek verecek olursak;

    Babam prensipleri olan, doğru bir insandı.

    Düzgün çizmeye çalıştıkça çizgiler gitgide daha da eğri oluyor.

    Bu cümlelerde kullanılan “doğru” sözcüğü mecaz anlamda, “eğri” sözcüğü ise, gerçek anlamı ile kullanılıyor. Bu nedenle de zıt anlamlı değildir.

    Yazı kaynağı : www.hurriyet.com.tr

    Sözcükler Arası Anlam İlişkileri

    Sözcükler Arası Anlam İlişkileri

    » kirli – kirsiz (olumsuzu)
    » kirli – temiz (zıt anlamlısı)

    » almak – almamak (olumsuzu)
    » almak – vermek (zıt anlamlısı)

    Yazı kaynağı : www.dilbilgisi.net

    Anlam İlişkilerine Göre Kelimeler

    Sözcüklerde Eş Anlamlılık

    Kimi sözcükler yazımları farklı olduğu hâlde aynı anlamı karşılar. İşte bu sözcüklere eş anlamlı ya da anlamdaş sözcük denir.

    “sözcük-kelime, kafa-baş, yaşam-hayat, cevap-yanıt vb.” sözcükler eş anlamlıdır. Bu sözcükler, yazılışı yönünden farklı olsa da aynı anlamı karşılamaktadır.

    Eş anlamlı sözcükler aynı anlamı karşılasa bile birbirinin yerine her zaman kullanılamaz.

    “Kara” sözcüğünün eş anlamlısı “siyah” sözcüğüdür.

    dizelerindeki “kara” sözcüğünün yerine aynı anlamı karşılayan “siyah” sözcüğünü getirelim. “Siyahtır bu bahtım siyah” dediğimizde cümlenin anlam ve anlatımının bozulduğunu görüyoruz.

    Sözcüklerde Zıt Anlamlılık

    Türkçede nasıl kimi sözcükler eş anlamlı ise bazı sözcükler de birbirinin karşıt anlamlar taşımaktadır. İşte bu tür sözcüklere karşıt anlamlı veya zıt anlamlı sözcükler denir.

    “sevinmek – üzülmek, ileri – geri, gitmek – gelmek, hareketli – durağan vb.” sözcükler zıt anlamlıdır.

    Eş anlamlılıkta olduğu gibi karşıt anlamlılıkta da sözcüklerin karşıtını bulurken sözcüklerin cümlede kazandığı anlama dikkat etmek gerekir.

    “Kara günümüzde yalnız o vardı yanımızda.” cümlesinde “kara” sözcüğünün karşıt anlamlısı “ak” değildir. Çünkü “kara” sözcüğü bu cümlede “kötü” anlamında kullanılmıştır. O hâlde karşıt “iyi” sözcüğü olabilir:

    “İnsanın iyi günü de olmaz olur mu?”

    Eylem soylu sözcüklerde karşıt anlamlılığı bulurken “olumsuz” ifadeler sizi şaşırtmasın. Sözcüklerin olumsuzu, karşıt anlamlılığı oluşturmaz.

    “Babam bugün İzmir’e gitti.” cümlesindeki “gitmek” sözcüğünün olumsuzu o sözcüğünün karşıt anlamlısı değildir. Çünkü “gitmek” “bir yerden başka bir yere varmak”tır. “Gitmemek” ise “gitme işinin yapılmaması”dır. Karşıtlığın oluşması için ise “gitme” eyleminin karşıtının oluşması gerekir: “Babam bugün İzmir’den geldi.” cümlesinde olduğu gibi.

    Sözcüklerde Yakın Anlamlılık

    Türkçede bazı sözcükler, aynı anlamı karşılamasa da cümlelerde aynı anlamı karşılayacak şekilde kullanılabilir. İşte böyle sözcükler, yakın anlamlıdır. Eş anlamlı sözcüklerde bire bir anlam eşitliği varken yakın anlamlı sözcüklerde anlamca yakın olma özelliği vardır. Yakın anlamlılık, sözcüklerin cümledeki kullanımlarına göre ortaya çıkan bir durumdur.

    “Ressam son tablosunda canlı renkleri seçmiş.” cümlesindeki “canlı” sözcüğü ile,

    “Bu sene elbiselerde parlak renkler kullanılmış.” cümlesindeki “parlak” sözcüğü yakın anlamlıdır. Her iki sözcüğü tek başına ele aldığımızda farklı anlamlar karşımıza çıkar. Ancak bu sözcükler her iki cümlede “göz alıcı” anlamında kullanılmıştır.

    Sözcüklerde Sesteşlik

    Kimi sözcükler, aynı ses değerlerine sahiptir, yani bu sözcüklerin yazılışı aynıdır. Ancak bu sözcükler farklı anlamları karşılar. İşte böyle sözcükler sesteş veya eş seslidir.

    “Köyün içinden geçen çay, yazları kuruyordu.”

    “Bir bardak çay içince tüm yorgunluğunu unuttu.”

    Birinci cümledeki “çay” sözcüğü “akarsu” anlamını taşımaktadır. İkinci cümledeki “çay” ise “çeşitli bitkilerin yapraklarının demlenmesiyle elde edilen içecek” anlamındadır. Dolayısıyla “çay” sözcükleri sesteştir.

    “Bu çiçekleri size ben getirdim.”

    “Yüzünde küçük bir ben vardı.”

    cümlelerindeki “ben” sözcükleri sesteştir. “Ben” sözcüğü birinci cümlede “I. tekil kişi zamiri”, ikinci cümlede “siyah nokta” anlamındadır.

    Bir sözcüğün sesteş olabilmesi için her iki anlamının da temel anlam olması gerekir. Bir yerde gerçek, diğer yerde mecaz anlamıyla kullanılan sözcük sesteş kabul edilmez.

    Örneğin yüz” sözcüğünü ele alalım.

    “Masanın yüzü çok kirlenmiş.” cümlesinde “yüz” sözcüğü “yan, taraf” anlamında kullanılmıştır.

    “Bu yüz bana tanıdık geliyor.” cümlesinde “kişi”,

    “Ne yüz ile geliyorsun ki bana?” cümlesinde “utanma, sıkılma” anlamında kullanılmıştır. Bu örnekler, “yüz” sözcüğünün diğer anlamlarıdır. Dolayısıyla bu sözcükler kendi aralarında sesteş olarak kullanılamaz. Ancak;

    “Sabahleyin yüzünü yıkamasını yüz kere söyledim.” cümlesindeki “yüz” sözcükleri sesteştir. Çünkü birincisi “çehre, surat”, ikincisi “sayı” anlamındadır.

    Yansıma Sözcükler

    “Çalılıkların arasında bir çıtırtı duydum.” cümlesindeki “çıtırtı” sözcüğü gibi, doğadaki sesleri karşılayan sözcüklere yansıma adı verilir. “Şırıl, horul, vızır. pat. çat vb.” sözcükler de bir sese karşılık geldiğinden yansımadır.

    Yansıma sözcüklerden fiil ya da isim türeyebilir.

    “Yokuşu tırmanırken arabamızın lastiği patladı.” cümlesinde “patlamak” fiili yansımadan türemiştir, “pat” sözcüğü yansımadır, sonra bu sözcük ek almış ve “pat-la-” fiili türemiştir.

    “Arıların vızıltısı ta buraya kadar geliyor.” cümlesinde “vızıltı” ismi, yansıma olan “vız” sözcüğünden türemiştir.

    Yazı kaynağı : www.edebiyatogretmeni.org

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap