Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    anayasamıza göre cumhurbaşkanı devlet kurumlarının uyumlu çalışmalarını sağlar

    1 ziyaretçi

    anayasamıza göre cumhurbaşkanı devlet kurumlarının uyumlu çalışmalarını sağlar bilgi90'dan bulabilirsiniz

    2. Anayasamıza göre cumhurbaşkanı, devlet kurumlarının uyumlu çalışmalarını sağlar. Verilen cümlede - Eodev.com

    Görev ve Yetkiler

    Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri ile nitelikleri, seçimi ve diğer hususlar Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 8, 101, 103, 104, 105 ve 106’ncı maddelerinde belirtilmiştir.

    1. Yürütme Yetkisi ve Görevi (Madde 8)

    2. Adaylık ve Seçimi (Madde 101)

    3. Andiçmesi (Madde 103)

    Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde andiçer:

    "Cumhurbaşkanı sıfatıyla, Devletin varlığı ve bağımsızlığını, vatanın ve milletin bölünmez bütünlüğünü, milletin kayıtsız ve şartsız egemenliğini koruyacağıma, Anayasaya, hukukun üstünlüğüne, demokrasiye, Atatürk ilke ve inkılaplarına ve laik Cumhuriyet ilkesine bağlı kalacağıma, milletin huzur ve refahı, milli dayanışma ve adalet anlayışı içinde herkesin insan haklarından ve temel hürriyetlerinden yararlanması ülküsünden ayrılmayacağıma, Türkiye Cumhuriyetinin şan ve şerefini korumak, yüceltmek ve üzerime aldığım görevi tarafsızlıkla yerine getirmek için bütün gücümle çalışacağıma Büyük Türk Milleti ve tarih huzurunda, namusum ve şerefim üzerine andiçerim."

    4. Görev ve Yetkileri (Madde 104)

    5. Cumhurbaşkanının Cezai Sorumluluğu (Madde 105)

    6. Cumhurbaşkanı Yardımcıları, Cumhurbaşkanına Vekâlet ve Bakanlar (Madde 106)

    Anayasa’nın tamamını görmek için tıklayın

    Yazı kaynağı : www.tccb.gov.tr

    Türkiye cumhurbaşkanı

    Türkiye cumhurbaşkanı

    Türkiye Cumhuriyeti cumhurbaşkanı, Türkiye Cumhuriyeti'nin devlet ve 2017 anayasa değişikliği referandumundan sonra 2018 yılından beri aynı zamanda hükûmetin başıdır. Türkiye Cumhuriyeti'ni ve Türk milletinin birliğini temsil eder. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın uygulanmasını ve devlet kurumlarının uyum içinde çalışmasını temin eder.[1] Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 104. maddesinde düzenlenmiştir.

    Cumhurbaşkanı, ayrıca Türkiye Büyük Millet Meclisi adına, meclisin manevi varlığının ayrılmaz bir parçası olan başkomutanlığı temsil etmektedir. Türk Silahlı Kuvvetlerinin başkomutanlığı görevi, olası bir savaş hâlinde cumhurbaşkanı adına genelkurmay başkanı tarafından yerine getirilir.

    28 Ağustos 2014 tarihinde göreve başlayan Recep Tayyip Erdoğan, Türkiye'nin 12. ve şu anki cumhurbaşkanıdır.

    Tarihi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Cumhurbaşkanlığı makamı, 29 Ekim 1923'te cumhuriyetin ilanıyla kuruldu. Aynı gün yapılan oylamada Mustafa Kemal Atatürk oy birliğiyle ilk cumhurbaşkanı seçildi. Bu tarihten 10 Ağustos 2014 tarihine kadar, Kenan Evren dışındaki tüm cumhurbaşkanları Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından seçildi.

    1960 darbesi sonrası yapılan 1961 Anayasası ile cumhurbaşkanı olan kişinin partisi ile olan ilişiğinin kesilmesine karar verildi ve partilerüstü cumhurbaşkanlığı dönemi başladı.[2] 1980 darbesinin ardından devlet başkanı ve Millî Güvenlik Konseyi başkanı sıfatlarıyla ülkeyi yönetmekte olan Evren, 1982 Anayasası'nın birinci geçici maddesi gereği anayasanın halk oylamasıyla kabul edildiği 7 Kasım 1982 tarihinde Cumhurbaşkanlığına getirildi.

    2007 anayasa değişikliği referandumuyla cumhurbaşkanının halk tarafından seçilmesine karar verildi,[3] bu değişikliğin ardından yapılan 10 Ağustos 2014 tarihli ilk seçimlerde Recep Tayyip Erdoğan halk tarafından cumhurbaşkanı seçildi.[4] Devletin başı olan Cumhurbaşkanı, 2017 anayasa değişikliği referandumundan sonra 2018 yılından beri aynı zamanda hükûmetin de başıdır.

    29 Ekim 2014 itibarıyla cumhurbaşkanının resmî konutu Atatürk Orman Çiftliği'nde bulunan Cumhurbaşkanlığı Sarayı'dır. Daha önce bu amaçla Çankaya Köşkü kullanılmaktaydı.

    Şartlar[değiştir | kaynağı değiştir]

    Cumhurbaşkanı olmak için gerekli şartlar, Anayasanın 101. maddesinde düzenlenmiştir.[5] Bu şartlar şunlardır:

    Bir kişi en az yirmi milletvekili ile oluşan siyasi parti grupları, en son yapılan milletvekili genel seçimlerinde geçerli oylar toplamı tek başına ya da birlikte hesaplandığında yüzde beşi geçen siyasi partiler veya yüz bin seçmen tarafından Cumhurbaşkanlığına aday gösterilebilir.[1]

    Cumhurbaşkanının görev süresi 5 yıldır ve bir kişi en fazla iki kez seçilebilir.[1]

    Cumhurbaşkanı seçilen milletvekilinin Türkiye Büyük Millet Meclisi üyeliği sona erer.

    Seçim[değiştir | kaynağı değiştir]

    Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin esaslar Anayasa'nın 101. maddesinde[6] ve Cumhurbaşkanı Seçimi Kanunu'nda[7] aşağıda yazıldığı şeklide düzenlenmiştir:

    Genel oyla yapılacak seçimde, geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday, Cumhurbaşkanı seçilir. İlk oylamada bu çoğunluk sağlanamazsa, bu oylamayı izleyen ikinci pazar günü ikinci oylama yapılır. Bu oylamaya, ilk oylamada en çok oy almış iki aday katılır ve geçerli oyların çoğunluğunu alan aday, Cumhurbaşkanı seçilir.

    İkinci oylamaya katılmaya hak kazanan adaylardan birinin herhangi bir nedenle seçime katılmaması halinde; ikinci oylama, boşalan adaylığın birinci oylamadaki sıraya göre ikame edilmesi suretiyle yapılır. İkinci oylamaya tek adayın kalması halinde, bu oylama referandum şeklinde yapılır.

    Oylamalara tek adayla gidilmesi hâlinde, oylama referandum şeklinde yapılır. Geçerli oyların salt çoğunluğunu alan aday Cumhurbaşkanı seçilir. Oylamada, adayın geçerli oyların salt çoğunluğunu alamaması hâlinde seçim yenilenir ve kesin sonuçların ilânından sonra gelen kırkbeşinci günü takip eden ilk Pazar günü sadece Cumhurbaşkanı seçimi yapılır.

    Cumhurbaşkanlığı makamının herhangi bir nedenle boşalması ve Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimine bir yıl veya daha az süre kalması hâlinde, Cumhurbaşkanı seçimi, makamın boşaldığı günden sonra gelen altmışıncı günü takip eden ilk Pazar günü Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimiyle birlikte yapılır.

    Cumhurbaşkanlığı makamının herhangi bir nedenle boşalması ve Türkiye Büyük Millet Meclisi genel seçimine bir yıldan fazla süre kalması hâlinde, Cumhurbaşkanı seçimi, makamın boşaldığı günden sonra gelen kırkbeş gün içindeki son Pazar günü yapılır. Bu şekilde seçilen Cumhurbaşkanı Türkiye Büyük Millet Meclisi seçim tarihine kadar görevine devam eder. Kalan süreyi tamamlayan Cumhurbaşkanı açısından bu süre dönemden sayılmaz.

    Seçimlerin tamamlanamaması halinde, yenisi göreve başlayıncaya kadar mevcut Cumhurbaşkanının görevi devam eder.

    Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından savaş sebebiyle yeni seçimlerin yapılmasına imkân görülmediğine dair karar verilmesi hâlinde, Cumhurbaşkanı seçimi bir yıl geriye bırakılır. Geri bırakma sebebi ortadan kalkmamışsa, erteleme kararındaki usule göre bu işlem tekrarlanabilir.

    Ant içmesi[değiştir | kaynağı değiştir]

    Anayasanın 103. maddesine göre Cumhurbaşkanı, görevine başlarken Türkiye Büyük Millet Meclisi önünde aşağıdaki şekilde ant içer:[1]

    Görev ve yetkiler[değiştir | kaynağı değiştir]

    Anayasanın 104. maddesine göre, Cumhurbaşkanının görev ve yetkileri şunlardır:

    Sorumluluk[değiştir | kaynağı değiştir]

    Cezai sorumluluk[değiştir | kaynağı değiştir]

    Cumhurbaşkanının cezai sorumluluğu Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın 105. maddesinde düzenlenmiştir. Cumhurbaşkanı hakkında, işlediği iddia edilen suç hakkında soruşturma açılıp açılmaması Türkiye Büyük Millet Meclisi tarafından karara bağlanır. Eğer soruşturma açılması gerekiyorsa bu soruşturma, Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesince yürütülür. Cumhurbaşkanı cezai sorumluluğu şartları şunlardır:

    - Meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunca soruşturma açılması

    - Meclis üye tam sayısının 3/5'inin gizli oyu

    Buradan iki ihtimal vardır. İlki soruşturmanın reddi, diğeri soruşturmanın kabulüdür. Kabul söz konusu olduğunda on beş kişilik soruşturma komisyonu kurulur. Komisyon kurulduğunda rapor oylaması yapılır. Bu aşamadan sonra Meclis'teki siyasi partilerin, güçleri oranında komisyona verecekleri üyelerden oluşan komisyon, soruşturmayı yürütür ve raporunu Genel Kurulda görüşülmek üzere Meclis Başkanlığına sunar. Üye tam sayısının üçte ikisinin oyuyla Cumhurbaşkanının Yüce Divan'a gönderilmesine karar verilebilir.

    Eğer Yüce Divan'a sevk edilirse Cumhurbaşkanı Anayasa Mahkemesi'nde yargılanmak durumundadır. Yargılama sonucunda mahkumiyet kararı verilirse Cumhurbaşkanının bu görevde kalıp kalmayacağı hükmolunan karara göre değişiklik gösterir. Eğer milletvekilliğini engelleyecek bir mahkumiyet kararı verilirse bu görev son bulur. Ancak seçilme engeli oluşturmayacak bir karar verilmişse cumhurbaşkanlığı devam eder.

    Cumhurbaşkanının bir suç işlediği iddiasıyla meclis üye tam sayısının salt çoğunluğunun önergesiyle soruşturma açılması istenebilir ve beşte üçünün oyuyla soruşturma açılabilir. Hakkında soruşturma açılmasına karar verilen Cumhurbaşkanı, seçim kararı alamaz. Cumhurbaşkanı soruşturulmaya başladığı andan itibaren Türkiye Büyük Millet Meclisi seçimlerinin yenilenmesini gerçekleştiremez.[8]

    Cumhurbaşkanının hukuki sorumluluğuna gelirsek bu da iki şekilde mümkündür. Yüce Divan'da seçilmeye engel bir suçtan mahkûm edilen Cumhurbaşkanının görevi sona erer. Cumhurbaşkanının görevde bulunduğu sürede işlediği iddia edilen suçlar için görevi bittikten sonra da bu hüküm uygulanır.[1]

    Hukuki sorumluluk[değiştir | kaynağı değiştir]

    Cumhurbaşkanının kişisel eylemlerinden dolayı hukuki sorumluluğu tamdır. Özel hukuk alanında cumhurbaşkanı bir borç altına girmişse herkes gibi ifa etmekle yükümlüdür. Aksi halde birtakım yaptırıma ve tazminata hükmedilir.

    Cumhurbaşkanının diğer hukuki sorumluluğu göreviyle ilgili işlemlerinden ötürüdür. Ancak bu sorumluluk İdare Hukukunda görülen "İdarenin kusur sorumluluğu"dur. Böyle bir dava da ancak idari yargıda açılır.[9]

    Cumhurbaşkanları[değiştir | kaynağı değiştir]

    Cumhurbaşkanına vekâlet[değiştir | kaynağı değiştir]

    Anayasanın 106. maddesi ve Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi göre, Cumhurbaşkanının hastalık ve yurt dışına çıkma gibi nedenlerle geçici olarak görevinden ayrılması durumlarında, görevine dönmesine kadar; ölüm, çekilme ya da başka bir nedenle Cumhurbaşkanlığı makamının boşalması durumunda da yenisi seçilinceye kadar, en yaşlı Cumhurbaşkanı Yardımcısı, Cumhurbaşkanlığına vekâlet eder ve yetkilerini kullanır.[10]

    2017 anayasa değişikliği öncesinde, Cumhurbaşkanlığına TBMM Başkanı vekâlet etmekteydi.

    Cumhurbaşkanlığı teşkilat yapısı[değiştir | kaynağı değiştir]

    Cumhurbaşkanlığı forsu ve arması[değiştir | kaynağı değiştir]

    Cumhurbaşkanlığı arması ortasında sekiz uzun, sekiz kısa ışını bulunan sarı bir güneş ve onu çevreleyen on altı sarı yıldızdan oluşur.[13] Cumhurbaşkanlığı forsu ise Türk bayrağının sol üst köşesine Cumhurbaşkanlığı armasının işlenmiş hâlidir.

    Fors, Cumhurbaşkanının ikametgâhında ve ziyareti süresince bulunduğu yerde bayrak direğine çekilir; gece gündüz çekili kalır. Makam odasında çalışma masasının sol gerisine konur. İçinde bulunduğu arabanın sol önünde, tepesinde ay yıldız bulunan kromajlı direğe çekilir. Cumhurbaşkanlığı forsunun nasıl kullanılmaya başlanıldığına ilişkin resmî bir kayıt yoktur. Ancak 1922 tarihli bir fotoğrafta, Atatürk'ün İzmir'e giderken kullandığı otomobiline bugünkü forsa benzer bir flamanın takıldığı görülmektedir. Bu flama şu an Anıtkabir'deki Atatürk ve Kurtuluş Savaşı Müzesi'nde sergilenmektedir.[14]

    Fors ve armadaki güneşin sonsuzluğu ve bu özelliği ile Türkiye Cumhuriyeti'ni, on altı yıldızın ise tarihteki bağımsız on altı büyük Türk devletini simgelediği kabul edilir. İlk kez 1969 yılında, Harita Yüzbaşı Akif Özbek'in Türkiye Cumhurbaşkanlığı Forsu ve Taşıdığı Anlam adlı kitabında ortaya atılan bu görüş ilerleyen yıllarda armanın resmî anlamı olarak benimsenmiştir. Başka bir görüşe göreyse on altı yıldızdan dokuzu Orta Asya Türklerinin sancaklarında kullandığı dokuz tuğu, kalan yedi yıldızsa Anadolu Türklerinin sancaklarında kullandıkları 7 tuğu temsil etmektedir.[14]

    Armadaki on altı yıldızın simgelediği kabul edilen Türk devletleri şunlardır:

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    MGK Genel Sekreterliği

    A. MİLLİ GÜVENLİK KURULU VE MİLLİ GÜVENLİK KURULU GENEL SEKRETERLİĞİ HAKKINDA GENEL BİLGİ

    Her devlet, milli varlığına, bekasına ve güvenliğine yönelik tehditlere karşı tedbirler almak durumundadır. Bu gereklilik doğrultusunda, devletler; bölgesel ve küresel ortamın izlenerek tehdit ve fırsatların tespit edilmesi ile bu hususlara matuf siyasetin belirlenmesini ve en uygun politikaların uygulanmasını sağlayacak süreç ve unsurları ihtiva eden milli güvenlik sistemlerini tesis etmektedirler.

    Ülkemizin milli güvenlik yapılanmasının ilk adımı, 1933 yılında bir kararname ile kurulan ve temel görevi milli seferberlik olarak belirlenen Yüksek Müdafaa Meclisi ile atılmıştır. Bahse konu yapılanma, güvenlik anlayışının gelişimine paralel bir değişimden geçmiş ve son olarak 1982 Anayasası ile Milli Güvenlik Kurulu teşkil edilmiştir. 

     Avrupa Birliği üyelik süreci çerçevesinde gerçekleştirilen anayasal ve yasal değişikliklerle 2003 yılında bazı görev ve yetkilerinde kısıtlamaya gidilirken, 2017 yılında yapılan anayasa değişikliği ile bugünkü hâlini almıştır. 

    Hâlihazırda, iki ayda bir toplanan Milli Güvenlik Kurulu, alanında Devlet’in en üst koordinasyon kurulu olup; Cumhurbaşkanı`nın başkanlığında, Cumhurbaşkanı Yardımcıları, Adalet, Milli Savunma, İçişleri ve Dışişleri Bakanları ile Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları`nın anayasal bir platformda bir araya gelmelerini sağlamaktadır.

    Kurul toplantıları vasıtasıyla, karşılıklı fikir alışverişi ile millî güvenliğe ilişkin sorunların en üst seviyede görüşüldüğü ve tartışıldığı bir ortam sağlanmaktadır.

    Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği de Milli Güvenlik Kurulu gibi uzun bir geçmişe sahip olan, 85 yıllık köklü bir kuruluştur. Sırasıyla Yüksek Müdafaa Meclisi Umumi Kâtipliği, Milli Savunma Yüksek Kurulu Genel Sekreterliği ve son olarak Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği adını alan kuruluşun mevcut hâli, Anayasa’nın 118’inci maddesinin son fıkrasında yer alan “Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nin teşkilatı ve görevleri Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile düzenlenir” hükmü gereğince çıkarılan 6 sayılı kararname ile düzenlenmiştir. 

    Ülkemizde Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi çerçevesinde gerçekleştirilen yasal değişikliklerden sonra mevcut hâlini alan ve Cumhurbaşkanı’na bağlı olarak yapılandırılan Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği; hülasaten “Milli Güvenlik Kurulu’na ait faaliyetlerin işlemlerini yapmak”, “Milli Güvenlik Siyaseti Belgesi`nin hazırlanmasına ilişkin çalışmaları yürütmek” ve “Cumhurbaşkanı tarafından verilen diğer görevler ile mevzuatla kendisine verilen görevleri yerine getirmekle” görevlendirilmiştir.

    Genel Sekreterlik; Cumhurbaşkanının onayı ile atanan Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri’nin yönetiminde, çoğunluğu üniversitelerin uluslararası ilişkiler, ekonomi, hukuk gibi bölümlerinden mezun olan, ayrıca yüksek lisans derecesine sahip bulunan uzman personeli ile mevzuatın kendisine verdiği görevleri yerine getirmektedir.

    B. TARİHÇE

    Ülkemizin milli güvenlik yapılanmasını 4 ana dönem halinde incelemek mümkündür.

     Yüksek Müdafaa Meclisi ve Umumi Katipliği Dönemi (1933 - 1949)

    a. Teşkil Tarzı

    24 Nisan 1933 gün ve 14443 sayılı Kararname ile kurulmuş olan Yüksek Müdafaa Meclisi, Başbakanın başkanlığında, Genelkurmay Başkanı ve Bakanlar Kurulu üyelerinden oluşur. Yüksek Müdafaa Meclisine dilediği takdirde Cumhurbaşkanı başkanlık eder.

    b. Görevi

    Yüksek Müdafaa Meclisi'nin görevi, millî seferberlik bakımından vekilliklere verilecek vazifeleri tespit etmek ve gerekli esasları hazırlamak olarak belirlenmiştir. Yüksek Müdafaa Meclisi bu görevi yerine getirebilmek için senenin muayyen zamanında birbiri ardı sıra toplantılar yapar ve lüzumu halinde olağanüstü de toplanabilir.

    c. Umumi Katiplik

    Yüksek Müdafaa Meclisi Umumi Kâtibi, Millî Savunma Bakanlığı'nca tayin edilir. Umumi Kâtibin, bu konudaki görevini icra etmesi için seçilmiş memurlardan oluşan bir bürosu vardır.

    Umumi Kâtip ve Bürosu, millî seferberliğe ait konuları önceden hazırlamak, ilgili kuruluşlarla koordine etmek ve mütalaalar almak, sonucu Yüksek Müdafaa Meclisi'ne sunmak ve Meclis’ten çıkacak kararları takip etmekle görevlendirilmiştir.

    Yüksek Müdafaa Meclisi ve Umumi Kâtipliği, 24 Nisan 1933 gün ve 14443 sayılı Kararnamede ana hatları ile belirtilmiş olan görevlerini, bu tarihten kısa bir süre sonra 10 Ağustos 1933 günü çıkarılan 14819 sayılı Kararnameye Ek Talimatname ile yürütür.

     Milli Savunma Yüksek Kurulu ve Genel Sekreterliği Dönemi (1949 - 1962)

    a. Teşkil Tarzı

    3 Haziran 1949 gün ve 5399 sayılı Kanunla kurulmuş olan Millî Savunma Yüksek Kurulu, Başbakanın başkanlığında ve onun teklifi ile Bakanlar Kurulu tarafından seçilecek Bakanlarla, Millî Savunma Bakanı ve Genelkurmay Başkanından oluşur. Cumhurbaşkanı bu kurulun tabii üyesidir. Bakanlar Kurulu'nun 1 Temmuz 1949 gün ve 3/9548 sayılı kararı ile Millî Savunma Yüksek Kurulu üyeliğine seçilecek Bakanlar; İçişleri, Dışişleri, Maliye, Bayındırlık, Ekonomi, Ticaret, Ulaştırma, Tarım ve İşletmeler Bakanları olup; seferde Harp Kuvvetleri Genel Komutanı Yüksek Kurulun tabii üyesidir. Kurul gerektiğinde Askeri Şura üyelerini ve her türlü uzmanları istişare için çağırabilir.

    b. Görevi

    Millî Savunma Yüksek Kurulu'nun görevi, Hükümetçe takip edilecek millî savunma politikasının esaslarını hazırlamak; bütün devlet teşkilatında, her türlü özel müessese ve teşekküllere ve vatandaşlara düşecek millî savunma ödev ve görevlerini tespit ile gereken kanuni ve idari tedbirleri almak üzere yetkili makamlara sunmak ve bu tedbirlerin uygulanmasını kovuşturmak; Topyekûn Millî Seferberlik Planı’nı barışta hazırlamak ve gereğinde tam olarak uygulanmasını sağlamak; yurt savunmasıyla ilgili işlerden Başbakanın lüzum gördüklerini inceleyerek mütalaasını bildirmek olarak belirlenmiştir.

    Millî Savunma Yüksek Kurulu bu görevleri yerine getirmek için en az ayda bir defa toplanır. Millî Savunma Yüksek Kurulu'nun kararlarından doğrudan doğruya icra edilebilecek olanlar Başbakan tarafından ilgili yerlere tebliğ olunur. Bakanlar Kurulu Kararı gerektirenler Bakanlar Kurulu'na sunulur.

    c. Milli Savunma Yüksek Kurulu Genel Sekreterliği

    Millî Savunma Yüksek Kurulu çalışmalarını hazırlamak ve her türlü yazı işlerini yürütmek üzere 5399 sayılı Kanunun 6’ncı maddesi gereğince Millî Savunma Yüksek Kurulu Genel Sekreterliği ihdas edilmiştir.

    Genel Sekreter, Genelkurmay Başkanının mütalaası alınarak Millî Savunma Bakanınca yapılacak teklif üzerine Bakanlar Kurulu kararıyla atanır.

    Millî Savunma Yüksek Kurulu Genel Sekreterliği çalışmalarını 10 Nisan 1950 gün ve 14 sayılı Başbakanlık emirleriyle yayınlanan talimata göre yürütmüştür.

     1961 Anayasasına Göre Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Dönemi (1962 - 1982)

    a. Teşkil Tarzı

    Millî Güvenlik Kurulu, 1961 Anayasası'nın 111’inci maddesi gereği olarak çıkarılan 11 Aralık 1962 gün ve 129 sayılı Kanunla kurulmuştur. 1961 Anayasası'nın belirtilen maddesine ve 129 sayılı Kanuna göre Millî Güvenlik Kurulu; Cumhurbaşkanının, hazır bulunmadığı zaman Başbakanın başkanlığında, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcıları, Millî Savunma, İçişleri, Dışişleri, Maliye, Ulaştırma ve Çalışma Bakanları ile Kuvvet Komutanlarından oluşur. Lüzumu halinde Başbakanın daveti üzerine diğer Bakanlar ve kuruluşların uzman kişileri toplantıya katılırlar, fakat oylamaya iştirak edemezler. Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri toplantılara katılır, fakat oylamaya katılamaz.

    b. Görevi

    Millî Güvenlik Kurulu'nun görevleri, millî güvenlikle ilgili kararların alınmasında ve koordinasyonun sağlanmasında Bakanlar Kurulu'na yardımcılık etmek üzere; millî güvenlik politikasının esaslarının hazırlanması ve bu politikanın tadil ve tashihi; bu esasların uygulanmasıyla ilgili olarak millî güvenlik konularının her biri için millî plan ve programların hazırlanması, bunların tahakkuku için nihai ve ara hedeflerin tespiti ve bu konudaki faaliyetlerin ahenkleştirilmesi; bütün devlet teşkilatına, her türlü özel müessese ve teşekküllere ve vatandaşlara düşecek topyekûn savunma ve millî seferberlik hizmetlerinin ve sorumluluklarının tespiti ve bu konuda lazım gelen kanuni ve idari tedbirlerin alınması; bakanlıklar tarafından hazırlanacak Millî Seferberlik Planlarına (Sivil Olağanüstü Hal Planlarına) temel olacak esasların tespiti, bu planların ahenkleştirilmesi, izlenmesi ve değerlendirilmesi gibi millî güvenlikle ilgili temel görüşleri Bakanlar Kurulu’na bildirmek olarak belirlenmiştir.

    Millî Güvenlik Kurulu bu görevleri yerine getirmek için ayda bir defa toplanır. Kurul ayrıca, Kurul Başkanı’nın talebi üzerine olağanüstü olarak toplanabilir. Kurul, kararlarını çoğunlukla alır ve eşitlik halinde Başkanın bulunduğu tarafın oyuna itibar olunur.

    c. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği

    Bahse konu kanunla Başbakanlığa bağlı olarak kurulan Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'nin görevleri; Millî Güvenlik Kurulu'nun görevleriyle ilgili çalışmaları ve incelemeleri yapmak ve teklifleri hazırlamak; Millî Güvenlik Kurulu'nca teklif ve Bakanlar Kurulu'nca tasvip edilmiş olan bütün karar, prensip ve planlar ile bu konudaki mevzuatın sorumlu organlarda tatbikatını takip etmek ve bu maksatla belirli zamanlarda raporlar hazırlayarak Millî Güvenlik Kurulu'na sunmak; Millî Güvenlik Kurulu ile ilgili toplantıların hazırlıklarını yapmak olarak belirlenmiştir.

    Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği'nin kuruluş, görev ve çalışma usulleri, Millî Güvenlik Kurulu'nca hazırlanan ve Bakanlar Kurulu'nca tasvip edilen bir Yönetmelikle tespit edilmiştir.

     1982 Anayasasına Göre Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Dönemi (1982 - 2003 Dönemi)

    a. Teşkil Tarzı

    Milli Güvenlik Kurulu, 1982 Anayasası'nın 118’inci maddesi gereği olarak çıkarılan 01 Kasım 1983 gün ve 2945 sayılı Kanunla kurulmuştur. 1982 Anayasası'nın belirtilen maddesine ve 2945 sayılı Kanuna göre Milli Güvenlik Kurulu; Cumhurbaşkanının başkanlığında, Başbakan, Genelkurmay Başkanı, Milli Savunma, İçişleri, Dışişleri Bakanları, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanından oluşur. Kurul toplantılarına üyeler dışında, gündemin özelliğine göre ilgili bakan ve kişiler de çağrılarak bilgi ve görüşleri alınabilir, ancak bu kişiler oylamaya katılamazlar. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri toplantılara katılır, fakat oylamaya katılamaz.

    b. Görevi

    1982 Anayasası'nın 118’inci maddesi Milli Güvenlik Kurulu’nu; Devletin milli güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili alınan kararları ve gerekli koordinasyonun sağlanması konusundaki görüşlerini Bakanlar Kurulu'na bildirmekle görevli kılmıştır.

    Anayasa’nın söz konusu maddesi çerçevesinde çıkarılan 2945 sayılı Millî Güvenlik Kurulu ve Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Kanunu’nda ise Millî Güvenlik Kurulu’nun görevleri aşağıdaki şekilde sıralanmıştır: 

    Millî Güvenlik Kurulu, bu görevlerini yerine getirmek için ayda bir defa olağan toplanır. Ayrıca Cumhurbaşkanının gerekli gördüğü ve Başbakan veya Genelkurmay Başkanının önerilerini uygun bulduğu hallerde olağanüstü de toplanabilir. Kurul toplantıları Cumhurbaşkanının başkanlığında yapılır. Cumhurbaşkanı katılmadığı zamanlar Kurula Başbakan başkanlık eder. Kurul, kararlarını çoğunlukla alır ve eşitlik halinde Başkanın bulunduğu tarafın oyuna itibar olunur. Milli Güvenlik Kurulu kararları Başbakan tarafından Bakanlar Kurulu gündemine öncelikle alınmak suretiyle görüşülür ve gerekli kararlar alınır.

    c. Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği

    2945 sayılı kanunla Başbakana bağlı bir kuruluş olarak teşkil edilen Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği’nin görevleri, bahse konu kanunda aşağıdaki şekilde sıralanmıştır:

    Genel Sekreterlik birimlerinin kuruluş, görev ve yetkileri ile ilgili diğer hususlar Bakanlar Kurulu'nun 10 Şubat 1984 tarih ve 84/7706 sayılı kararı ile kabul edilen MGK Genel Sekreterliği Yönetmeliği ile düzenlenmiştir.

    1982 Anayasasına Göre Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Dönemi (2003 - 2018 Dönemi)

    Ülkemizin AB üyelik süreci çerçevesinde çıkarılan ve anayasal ve yasal reformlar içeren uyum paketleri ile 1982 Anayasası'nın 118’inci maddesi gereği olarak çıkarılan 01 Kasım 1983 gün ve 2945 sayılı Kanunla kurulmuş olan Millî Güvenlik Kurulu’na ilişkin bazı değişiklikler gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda, Anayasa’nın 118’inci maddesinde 03 Ekim 2001 tarihinde ve 2945 sayılı kanunda 15 Ocak 2003 tarihinde gerçekleştirilen değişikliklerle Millî Güvenlik Kurulu’nun kuruluşu, görevleri ve çalışma usulleri ile ilgili yeni düzenlemeler yapılmıştır.

    Gerçekleştirilen değişikliklerle;

    Yapılan bu değişiklikler sonrasında Anayasa’nın 118’inci maddesi, “Millî Güvenlik Kurulu; Devletin millî güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili alınan tavsiye kararları ve gerekli koordinasyonunun sağlanması konusundaki görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir. Kurulun, Devletin varlığı ve bağımsızlığı, ülkenin bütünlüğü ve bölünmezliği, toplumun huzur ve güvenliğinin korunması hususunda alınmasını zorunlu gördüğü tedbirlere ait kararlar Bakanlar Kurulunca değerlendirilir” şeklinde değiştirilmiştir.

    Gerçekleştirilen değişikliklerle 2945 sayılı kanunda Millî Güvenlik Kurulu’nun görevi ile ilgili olarak yer alan ifadeler, “Millî Güvenlik Kurulu, 2’nci maddede belirtilen millî güvenlik ve Devletin millî güvenlik siyasetine ilişkin tanımlar çerçevesinde Devletin millî güvenlik siyasetinin tayini, tespiti ve uygulanması ile ilgili konularda tavsiye kararları alır ve gerekli koordinasyonun sağlanması için görüş tespit eder; bu tavsiye kararlarını ve görüşlerini Bakanlar Kuruluna bildirir ve kanunlarla verilen görevleri yerine getirir”, şeklinde değiştirilmiştir.

    Söz konusu sistemde; Kurul toplantıları Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında yapılmakta; kararları çoğunlukla alınmakta ve eşitlik halinde Kurul Başkanının bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılmakta; Kurul, Başbakanın teklifi üzerine veya doğrudan Cumhurbaşkanının çağrısı ile de toplanabilmekte; Kurul’un gündemi Cumhurbaşkanı tarafından düzenlenmekte ve gündem hazırlanırken Başbakan ve Genelkurmay Başkanı’nın önerileri dikkate alınmakta; Kurul üyesi bakanlar ile diğer bakanların gündeme girmesini istedikleri konular, Başbakan’ın da görüşü alınarak Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri tarafından Cumhurbaşkanı’na sunulmakta; Kurul toplantılarına gündeme göre ilgili bakanlar ve kişiler de çağrılarak bilgi ve görüşleri alınabilmektedir.

    Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri de Kurul toplantılarına katılmakta ancak oy hakkı bulunmamaktadır. Millî Güvenlik Kurulu kararları Başbakan tarafından Bakanlar Kurulu gündemine öncelikle alınmak suretiyle görüşülmekte ve gerekli kararlar alınmaktadır. Yapılan yasal değişiklik çerçevesinde Başbakan, Millî Güvenlik Kurulu’nun tavsiye kararlarının ve görüşlerinin değerlendirilmek üzere Bakanlar Kuruluna sunulması ve Bakanlar Kurulu’nda kabulü halinde bu tavsiye kararlarının uygulanmasının koordinasyonu ve izlenmesi için bir Başbakan yardımcısını görevlendirebilmektedir.

    Ülkemizin AB üyelik süreci çerçevesinde Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği ile ilgili de önemli yasal değişiklikler gerçekleştirilmiştir. 07 Ağustos 2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 4963 sayılı kanunun getirdiği yeni düzenleme ile, Başbakan’a bağlı bir teşkilat olan Genel Sekreterliğe sivil bir Genel Sekreter atanması mümkün kılınmıştır. Söz konusu yasal değişiklikten önce, MGK Genel Sekreteri, Orgeneral-Oramiral rütbesindeki Silahlı Kuvvetler mensupları arasından Genelkurmay Başkanı’nın inhası ve Başbakan’ın teklifi üzerine Bakanlar Kurulu’nun kararıyla atanıyordu. Bahse konu değişiklikten sonra ise Genel Sekreter, Başbakan’ın teklifi ve Cumhurbaşkanı’nın onayı ile atanmaktadır. Söz konusu atamanın Türk Silahlı Kuvvetleri mensupları arasından yapılmasının öngörülmesi halinde Genelkurmay Başkanı’nın olumlu görüşünün alınacağı da yeni düzenlemede yer almaktadır.

    Gerçekleştirilen yasal değişikliklerle Genel Sekreterliğin görevleri de önemli ölçüde değiştirilmiş ve “Millî Güvenlik Kurulu’nun sekreterlik hizmetlerini yürütmek ve Millî Güvenlik Kurulu’nca ve kanunlarla verilen görevleri yerine getirmek” olarak tanımlanmıştır. Gerçekleştirilen bu değişiklikler çerçevesinde, Genel Sekreterliğin kuruluş, görev ve yetkileri ile personeli ve iç çalışma düzenine ait hususlar 08 Ocak 2004 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Yönetmeliği ile düzenlenmiştir.

    1982 Anayasasına Göre Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği Dönemi (2018 - ..... Dönemi)

    Ülkemizde Cumhurbaşkanlığı hükûmet sistemi çerçevesinde anayasal ve yasal reformlar içeren gayretler neticesinde, mevcut hâli ile parlamenter hükûmet sistemi çerçevesinde faaliyetlerini yürüten Milli Güvenlik Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu Genel Sekreterliği, 1982 Anayasası'nın 118’inci maddesinin gereği olarak çıkarılan 15 Temmuz 2018 tarihli ve 6 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile yeniden teşkilatlandırılarak, bu doğrultuda çalışmaya başlamıştır.  

    Bu kapsamda, Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi ile Milli Güvenlik Kurulu’na ilişkin bazı değişiklikler gerçekleştirilmiştir. 15 Temmuz 2018 tarihinde gerçekleştirilen söz konusu değişikliklerle Millî Güvenlik Kurulu’nun kuruluşu, görevleri ve çalışma usulleri ile ilgili yeni düzenlemeler yapılmıştır.

    Gerçekleştirilen değişikliklerle;

    Hâlihazırda işlemekte olan yeni sistemde de; Kurul toplantıları Cumhurbaşkanı’nın başkanlığında yapılmakta; kararları çoğunlukla alınmakta ve eşitlik hâlinde Kurul başkanının bulunduğu taraf çoğunluğu sağlamış sayılmakta; Kurul, doğrudan Cumhurbaşkanının çağrısı ile de toplanabilmekte; Kurul’un gündemi Cumhurbaşkanı tarafından düzenlenmekte ve gündem hazırlanırken Cumhurbaşkanı Yardımcıları,  Kurul üyesi bakanlar ile diğer bakanlar ve Genelkurmay Başkanı`nın gündeme girmesini istedikleri konular, Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri vasıtasıyla Cumhurbaşkanı’na sunulmakta; Kurul toplantılarına üyeler dışında, gündemin özelliğine göre ilgili bakan ve kişiler de çağrılarak bilgi ve görüşleri alınabilmektedir. 

    Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri, önceki dönemlerde olduğu gibi, Kurul toplantılarına katılmakta, ancak oy hakkı bulunmamaktadır. Millî Güvenlik Kurulu kararları, Genel Sekreterlik tarafından Cumhurbaşkanlığı`na gönderilmekte ve Cumhurbaşkanı tarafından işleme alınmaktadır. 

    Millî Güvenlik Kurulu Genel Sekreteri`nin atanması ile ilgili de önemli değişiklikler gerçekleştirilmiş; yeni düzenleme ile 2003 yılında getirilen atamaya ilişkin usul ve esaslar değiştirilerek, inha ve teklif müessesesi kaldırılmış, Genel Sekreter`in atanmasına ilişkin takdir hakkı, doğrudan Cumhurbaşkanı`na verilmiştir.

    Yazı kaynağı : www.mgk.gov.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap