Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    anayasa yargısı ilk kez hangi ülkede kabul edilmiştir

    1 ziyaretçi

    anayasa yargısı ilk kez hangi ülkede kabul edilmiştir bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Amerikan Modeli Anayasa Yargısı

    Kanunların anayasaya uygunluklarının genel mahkemeler tarafından denetlenmesi.

    Adem-i merkezî tipte anayasa yargısı veya genel mahkeme sistemi de denir. Amerikan modeli anayasa yargısı, Amerika Birleşik Devletleri, Avustralya, Kanada, Arjantin, Hindistan ve Japonya gibi ülkelerde uygulanmaktadır. Oldukça eski olan bu denetim türü, ilk olarak 1803 tarihli Marbury v. Madison davasında gündeme gelmiştir. Bunun sonucunda kanunların anayasaya uygunluğunun denetlenebileceği ve aykırı olan kanunun uygulanmaması gerektiğine karar verilmiştir. En yaygın olarak kullanım ABD olmakla birlikte, Latin Amerika ülkelerinde de bu model oldukça yaygındır.

    Bir kanunu somut olayda uygulayacak olan mahkeme; anayasa ile alt kanunlar arasında bir çatışma görürse, anayasa kanunu uygulanacak, alt kanun göz ardı edilecektir. Üst kanun, alt kanunu ilga eder kuralı gereği herhangi bir çatışma durumunda üst kanun her zaman uygulanır. Bu karar, daha sonraki davalarda da tekrar edilerek, anayasaya aykırı olan alt kanun geçerliliğini yitirmiş olur. Amerikan modeli anayasa yargısının ana iki özelliği vardır. Bunlar;

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    1 | Anayasa Mahkemesi

    Tarihçe

    Kuruluşundan Günümüze Anayasa Mahkemesi

    Kuruluş Dönemi (1961 Anayasası)

    Anayasa Mahkemesi ilk kez 1961 Anayasası ile kurulmuştur. Anayasa Mahkemesinin kuruluşu, görev ve yetkileri, yargılama ve çalışma usulü ile kararlarının niteliği 1961 Anayasası'nın 145 ila 152. maddelerinde düzenlenmiş; buna bağlı olarak 44 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ise 22/4/1962 tarihinde kabul edilmiştir.

    Anayasa Mahkemesine kurulduğu bu ilk dönemde; kanunların ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İç tüzüklerinin Anayasa'ya "şekil ve esas" bakımından uygunluğunu denetleme görevinin yanı sıra görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Anayasa'da sayılan kişileri Yüce Divan sıfatıyla yargılamak, siyasi partilerin kapatılması hakkındaki davalara bakmak, siyasi partilerin gelir kaynakları ile giderlerine ilişkin hesapları incelemek ve Anayasa ile verilen diğer görevleri yerine getirmekle de yetkili kılınmıştır.

    1961 Anayasası'nın 145. maddesine göre, Anayasa Mahkemesi, on beş asıl ve beş yedek üyeden oluşurken; üyelerden dördü Yargıtay, üçü Danıştay, biri Sayıştay Genel Kurulu tarafından, üç üye Türkiye Büyük Millet Meclisi, iki üye Cumhuriyet Senatosu, iki üye ise biri Askerî Yargıtay’dan olmak üzere Cumhurbaşkanı tarafından seçilmekteydi.

    1961 Anayasası'nda 1971’de gerçekleştirilen değişiklikle kanun hükmünde kararnameleri şekil ve esas bakımından, anayasa değişikliklerini ise Anayasa'da gösterilen şekil şartları bakımından denetleme görevi verilerek Anayasa Mahkemesinin görev alanı belirgin hale getirilmiştir.

    1982 Anayasası Dönemi

    Anayasa Mahkemesi, 1982 Anayasasında 146 ila 153. maddeler arasında düzenlemiştir. 1982 Anayasası döneminde Anayasa Mahkemesine ilişkin ilk kanuni düzenleme, 10/11/1983 tarih ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun ile yapılmıştır.

    1982 Anayasasında Anayasa Mahkemesine, kanunların, kanun hükmünde kararnamelerin ve Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün Anayasa'ya şekil ve esas bakımlarından uygunluğunu denetleme; Anayasa değişikliklerini ise sadece sınırlı sayıdaki şekil eksiklikleri yönünden inceleme ve bunların yanı sıra Anayasa'da sayılan bazı kişileri görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılama ve siyasi partilere ilişkin dava ve başvurulara bakma görevi de verilmiştir.

    1982 Anayasasının ilk hâlinde Anayasa Mahkemesi, on bir asıl ve dört yedek üyeden oluşacak şekilde kurulmuştur. Bu üyelerin seçimi ise Cumhurbaşkanı tarafından şu şekilde gerçekleştirilmekteydi: İki asıl ve iki yedek üyeyi Yargıtay, iki asıl ve bir yedek üyeyi Danıştay, birer asıl üyeyi Askerî Yargıtay, Askerî Yüksek İdare Mahkemesi ve Sayıştay Genel Kurulunca kendi Başkan ve üyeleri arasından, üye tam sayılarının salt çoğunluğu ile her boş yer için gösterecekleri üçer aday içinden; bir asıl üyeyi ise Yükseköğretim Kurulunun kendi üyesi olmayan yükseköğretim kurumları öğretim üyeleri içinden göstereceği üç aday arasından; üç asıl ve bir yedek üyeyi ise üst kademe yöneticileri ile avukatlar arasından seçmekteydi. Anayasa'ya göre Anayasa Mahkemesine seçilen üyeler 65 yaşını doldurunca emekli olmaktaydı.

    2010 Anayasa Değişiklikleri Sonrası Dönem

    Anayasanın 146 ila 149. maddelerinde değişiklik getiren 7/5/2010 tarih ve 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun'un 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan halk oylamasıyla kabul edilmesiyle birlikte Anayasa Mahkemesinin kuruluşu, görev ve yetkileri yeniden düzenlenmiştir. Bu Anayasa değişikliğinin ardından kabul edilen 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun ile de Anayasa Mahkemesinin çalışma usul ve esasları yeniden belirlenmiştir.

    Bu değişiklik ile üye sayısı on yediye çıkartılan Anayasa Mahkemesinin, iki bölüm ve genel kurul halinde çalışması benimsenmiş; Mahkemeye mevcut görevlerinin yanı sıra bireysel başvuruları karara bağlama ve bireysel başvuruların kabul edilebilirlik incelemesini yapmak üzere komisyonlar oluşturmasına imkân tanınmıştır.

    Siyasi partilere ilişkin dava ve başvurulara, iptal ve itiraz davaları ile Yüce Divan sıfatıyla yürütülecek yargılamalara Genel Kurulca bakılmakta, bireysel başvurular ise bölümlerce karara bağlanmaktadır.

    Ayrıca yapılan Anayasa değişikliği ile Anayasa Mahkemesine, Yüce Divan sıfatıyla, "görevleriyle ilgili suçlardan" dolayı Cumhurbaşkanını, Bakanlar Kurulu üyelerini, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay, Askerî Yargıtay, AskeriîYüksek İdare Mahkemesi Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini yargılama görevine ilave olarak Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı, Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları ve Jandarma Genel Komutanını yargılama görevi de verilmiştir.

    2010 Anayasa değişikliği ile birlikte, Anayasa Mahkemesi üyelerinin görev süresi on iki yıl ile sınırlandırılmış; üyelerin yeniden seçilememesi esası da getirilmiştir.

    2017 Anayasa Değişiklikleri Sonrası Dönem

    Anayasa'nın bazı maddelerinde değişiklik getiren 21/1/2017 tarih ve 6771 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasında Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun’un kabul edilmesiyle birlikte Anayasa Mahkemesinin kuruluşu, görev ve yetkileri yeniden düzenlenmiştir. Bu Anayasa değişikliğinin ardından 30/3/2011 tarih ve 6216 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun’da da değişiklik yapılarak Anayasa Mahkemesinin kuruluşu ile usul ve esasları yeniden belirlenmiştir.

    Anılan değişiklikle Anayasa Mahkemesinin üye sayısı on beşe düşürülmüş, Genel Kurulun, Başkan veya Başkanvekilinin başkanlığında on üye ile toplanacağı, Bölümlerin üye sayısı ise altı olarak düzenlenmiştir.

    6771 sayılı Kanunla yapılan değişiklikle "Kanun Hükmünde Kararname" kavramı kaldırılmış; Cumhurbaşkanına, Cumhurbaşkanlığı kararnameleri çıkarma yetkisi verilmiştir. Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin şekil ve esas bakımından Anayasa’ya aykırılığı iddialarını inceleme yetkisi ve görevi de Anayasa Mahkemesine verilmiştir.

    6771 sayılı Kanunla Anayasada yapılan değişiklikle Başbakanlık kaldırılmış ve Anayasa Mahkemesine iptal davası açabilecek olanlar da değişmiştir. Buna göre, Kanunların, Cumhurbaşkanlığı kararnamelerinin, Türkiye Büyük Millet Meclisi İçtüzüğünün veya bunların belirli madde ve hükümlerinin şekil ve esas bakımından Anayasa’ya aykırılığı iddiasıyla Anayasa Mahkemesinde iptal davası açabilme hakkı; Cumhurbaşkanına, Türkiye Büyük Millet Meclisinde en fazla üyeye sahip iki siyasi parti grubuna ve Türkiye Büyük Millet Meclisi üye tamsayısının en az beşte biri tutarındaki üyelere aittir.

    Bu değişiklikle ayrıca, Cumhurbaşkanı Yardımcılığı kurulmuş; Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu ibaresinden “Yüksek” kelimesi çıkarılmış; Askerî Yargıtay ile Askerî Yüksek İdare Mahkemesi kaldırılmıştır. Askerî Yargıtay ile Askerî Yüksek İdare Mahkemesinden seçilen üyelerin görev sürelerinin sona ermesinden sonra anılan Mahkemelerden yeni üye seçilmeyecektir. Bu değişikliklerle beraber Anayasa Mahkemesinin Yüce Divan sıfatıyla yargılayabileceği kişiler de değişmiştir. Buna göre Anayasa Mahkemesi; Cumhurbaşkanını, Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanını, Cumhurbaşkanı yardımcılarını, bakanları, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay Başkan ve üyelerini, Başsavcılarını, Cumhuriyet Başsavcıvekilini, Hâkimler ve Savcılar Kurulu ve Sayıştay Başkan ve üyelerini görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divan sıfatıyla yargılamaktadır. Genelkurmay Başkanı, Kara, Deniz ve Hava Kuvvetleri Komutanları da görevleriyle ilgili suçlardan dolayı Yüce Divanda yargılanmaktadır. Anayasa Mahkemesinin Jandarma Genel Komutanını yargılama yetkisi ise kaldırılmıştır.

    "ANAYASA MAHKEMESİ"

    Cumhuriyet Dönemi hukuk literatüründe “Anayasa Mahkemesi” düşüncesinin ilk öncülerinden Ziya Gökalp, 18 Birinci Kânun (Aralık) 1922 tarihli “Küçük Mecmua” dergisinde kaleme “Yüce Mahkeme” başlıklı yazıda yasaların anayasaya uygunluğunun merkezi bir yargı organı eliyle denetlenmesi düşüncesini şu cümlelerle açıklamıştır.

    “...Türkiye’nin Kanunu Esâsîsi (Teşkilâtı Esâsiye Kanunu) dur... Her millette kanûnu esâsiye ruhan muhalif bir takım kanunlar vardır ki ya eskiden kalmış, yahut sonradan bilinmeyerek yapılmıştır. Bu gibi kanunların mevcudiyeti, kanûnu esâsînin bütün kanunlara ma’hez olması umdesini ihlâl etmez mi? Şüphesiz ki eder. Bir milletin kanunları arasında tenâkus bulunması, bilhassa, hususî kanunlarla kanûnu esâsî arasında hakikî tenâkusların mevcudiyeti anarşilerin en büyüğüdür... Bütün kanunların kanûnu esâsîye uygun olmasını nasıl temin etmeli?... Biz kanunları en karışık bir millet olduğumuz için, Türkiye’de de Amerika’da olduğu gibi bir (Yüce mahkeme) nin tesisine ihtiyaç var. Bu mahkeme, hem hususî kanunların teşkilâtı esâsîye kanununa muvafık olup olmadığını, hem de nizamnamelerin ve talimatların hususî kanunlara muvafakatini tedkik vazifesile mükellef olmalıdır.”

    Ziya Gökalp’ten sonra yasaların Anayasaya aykırılığını denetleyecek bir mahkemenin kurulması gerekliliğinden söz edilmekle birlikte, bu mahkemeye Anayasa Mahkemesi adı verilmemiştir. “Anayasa Mahkemesi” ifadesi ilk olarak Prof. Dr. Turhan Feyzioğlu’nun 1951 yılında yayımladığı “Kanunların Anayasaya Uygunluğunun Kazai Murakabesi” adlı eserinde geçmektedir.

    "25 NİSAN"

    1961 Anayasasının 148/1. maddesine göre; Anayasa Mahkemesinin kuruluş ve yargılama usullerinin kanunla düzenlenmesi; Geçici 7. maddesine göre ise, 1961 Anayasası ile kabul edilmiş olan yeni organ kurum ve kurulların kuruluş ve işleyişlerine ilişkin yasaların TBMM’nin ilk toplantı tarihin-den itibaren en geç altı ay içerisinde çıkarılması gerekiyordu. 1961 Anayasasının 9.7.1961 tarihinde kabul edilmesinin ardından 15.10.1961 tarihinde yapılan seçimler sonucunda TBMM ilk toplantısını 25.10.1961 tarihinde yapmıştır. Buna göre, altı aylık süre “25 Nisan 1962” günü son buluyordu. Meclisin faaliyete geçmesinden yaklaşık 2,5 ay sonra Adalet Bakanlığı tarafından hazırlanan “Anayasa Mahkemesi Kanunu Tasarısı (1/99)” 11.1.1962 tarihinde Bakanlar Kurulunca kabul edilmiş, Başbakanlık Kanunlar ve Kararlar Tetkik Dairesinin 19.1.1962 tarihli yazısıyla Meclise; ardından 17.2.1962 tarihinde Adalet Komisyonuna sevk edilebilmiştir. Bu arada, istanbul Milletvekili Saadet Evren ve üç arkadaşının hazırladığı “Anayasa Mahkemesi Kanunu Teklifi (2/125)” Meclise 1.2.1962 tarihli bir yazı ile sunulmuştur. Hükümet Tasarısı ile Milletvekillerinin sundukları Teklif birlikte müzakere edilmek üzere Anayasa Komisyonuna gönderilmiştir.

    Birleştirilen teklifler Adalet, Bütçe ve Anayasa Komisyonlarında 2,5 ay içinde görüşüldükten sonra 5.04.1962 tarihinde Meclis Genel Kuruluna sevk edilerek milletvekillerine dağıtılmıştır. TBMM içtüzüğü gereğince 48 saat sonra görüşmelerin başlaması gerekirken 105 sayfalık Tasarının 6 Nisan günü gündeme alınmasıyla ilgili olarak biri Anayasa Komisyonundan diğeri Niğde Milletvekili Mehmet Altınsoy’dan gelen iki takrir yapılan eleştiriler üzerinde reddedilmiş; Tasarının görüşülmesi 9.4.1962 tarihine ertelenmiştir. 9 Nisan tarihinde yapılan 71. Birleşimde gerekçeler okunmadan görüşmelere başlanmıştır. Tümü üzerinde yapılan görüşmelerin ardından 3 gün süren müzakereler sürdürülmüştür. 11.4.1962 tarihli 73. birleşimde kabul edilen 44 sayılı Kanun Millet Meclisi Başkanlığının 12.4.1962 tarihli yazısı ile Cumhuriyet Senatosuna gönderilmiş; 25 Nisan tarihine kadar yasalaştırılabilmesi amacıyla Karma Komisyonda birlikte incelenmiştir. Komisyon Raporunu 15.4.1962 tarihinde dağıttıktan üç gün sonra görüşmelere başlanmış; Kanun metni Cumhuriyet Senatosu Genel Kurulunca 20.4.1962 günkü 54. Birleşimde kimi değişikliklerle kabul edilmiş ve aynı gün Millet Meclisine gönderilmiştir. Cumhuriyet Senatosunca yapılan değişikliklerden bazılarının Millet Meclisinin 21.4.1962 günkü 78. Birleşiminde benimsenmemiş olması dolayısıyla iki Meclis arasında çıkan anlaşmazlıkları çözmekle görevli Karma Komisyon Raporunu 21.4.1962 tarihinde Meclis Başkanlığına sunmuştur.

    Görüşmelere 48 saatlik bekleme süresinin dolması beklenmeden başlanmış; müzakereler 22 Nisan’da Kanunun yasalaşmasıyla sonuçlandırılmıştır.

    Cumhurbaşkanı, Kanunun 25 Nisan’da yürürlüğe girebilmesi için 10 günlük inceleme süresini beklemeden yayımlatılması için Başbakanlığa göndermiştir. 22.4.1962 tarih ve 44 sayılı “Anayasa Mahkemesinin Kuruluşu ve Yargılama Usulleri Hakkında Kanun” 25.4.1962 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanmıştır.
    Anılan Yasanın 1. maddesine göre; “Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ile verilen görevleri yapmak ve yetkileri kullanmak üzere başkentte bir Anayasa Mahkemesi kurulmuştur”. Yasanın yürürlük tarihini düzenleyen 59. maddeye göre; “Bu Kanun 25 Nisan 1962 tarihinde yürürlüğe girer”.

    Seçilen üyelerin Cumhurbaşkanı tarafından Resmi Gazete'de duyurulması 24.5.1962'de olmuştur. İlk üyeler bu tarihte göreve bafllamışlardır. Başkan seçimi için ilk toplantı 30.5.1962'de yapılmış; ilk Başkan ve Başkanvekili 22.6.1962'de seçilmişlerdir. 44 sayılı Yasanın Geçici 1. maddesine göre; Anayasa Mahkemesinin “… kanunun yürürlüğe girmesinden itibaren en geç bir ay içerisinde faaliyete geç[mesi]” gerekiyordu. Ne var ki, Anayasa Mahkemesi dört aydan fazla bir gecikme ile 28.8.1962 tarihinde resmen çalışmaya başlamıştır.
    44 sayılı Kanunun Geçici 2 nci maddesi: “Anayasa Mahkemesinin görevine başladığı, Resmi Gazete ile ilan edilir.”

    Anayasa Mahkemesinin ilk üyeleri

    Soldan sağa: Ömer Lütfi Akadlı, İhsan Keçecioğlu, Yekta Aytan, İsmail Hakkı Ülkmen, Rifat Orhan Göksu, Tevfik Gerçeker (Başkanvekili),Mustafa Ekrem Tüzemen, Sünuhi Arsan (Başkan); Osman Yeten; İsmail Hakkı Ketenoğlu, Ali Fazıl Uluocak, Ahmet Akar, Ömer Lütfi Ömerbaş, Mahmut Celâlettin Kuralmen, Salim Başol, Muhittin Gürün, İbrahim Hilmi Senil (Resimde olmayan ilk üyeler: Avni Givda, Ekrem Korkut ve M. Şemsettin Akçaoğlu)

    Anayasa Mahkemesinin ilk 16 üyesi 24 Mayıs 1962 tarihinde göreve başlamıştır. Millet Meclisi kontenjanından seçilen Mahmut Celâlettin Kuralmen, İsmail Hakkı Ketenoğlu, Ali Fazıl Uluocak ve Yekta Aytan'ın göreve başlamaları 28 Mayıs-16 Haziran 1962 tarihleri arasında olmuştur.

    Yazı kaynağı : www.anayasa.gov.tr

    Dünya Anayasa Yargısı Konferansı | Anayasa Mahkemesi

    Dünya Anayasa Yargısı Konferansı

    Hakkında

    Dünya Anayasa Yargısı Konferansı (WCCJ), beş kıtadan (Afrika, Amerika Asya, Avustralya/Okyanusya ve Avrupa) 116 Anayasa Mahkemesini/Konseyini ve Yüksek Mahkemeyi bir araya getirmektedir. Dünya Anayasa Yargısı Konferansı demokrasi, insan haklarının korunması ve hukukun üstünlüğünün bir ana unsuru olarak anayasa yargısını –insan haklarına ilişkin kararlar dâhil olmak üzere anayasal denetim– teşvik etmektedir.

    Dünya Anayasa Yargısı Konferansı, düzenli olarak kongreler gerçekleştirmek, bölgesel konferans ve seminerlere katılmak, deneyimlerin ve iyi uygulama örneklerinin paylaşımını organize etmek ve üyelerine talepleri doğrultusunda iyi hizmetler sunmak suretiyle amaçlarını gerçekleştirmektedir.

    Dünya Anayasa Yargısı Konferansı Tüzüğü’ne göre, Konferansın Genel Kurul, Büro ve Sekreterya olmak üzere üç organı bulunmaktadır. Genel Kurulun başkanlığı Kongreye ev sahipliği yapan mahkeme tarafından yürütülmektedir. En son ev sahipliği yapan mahkeme Litvanya Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesidir. Büro Başkanlığı, bölgesel gruplar arasında rotasyon yapılarak bir yıllık periyotlarla gerçekleştirilmektedir. Dolayısıyla Büro Başkanlığı, tek bir mahkeme tarafından değil, bölgesel gruplar tarafından yürütülmektedir. 21 Eylül 2016 tarihinden bu yana Afrika Anayasa Yargısı Konferansı Büroya başkanlık etmektedir. Bölgesel gruplar temsilcilerini kendileri belirlemektedir. Venedik Komisyonu, Dünya Anayasa Yargısı Konferansının Sekreteryası olarak görev yapmaktadır.

    Türkiye Anayasa Mahkemesi, 2013 yılında Dünya Anayasa Yargısı Konferansına üye olmuştur. Mahkeme, Seul’de gerçekleştirilen 3. Kongrede Büro üyeliğine seçilmiş ve Vilnius’ta gerçekleştirilen 4. Kongreye kadar bu görevi yürütmüştür (2015-2017).

    Tarihçesi

    Avrupa Konseyi Venedik Komisyonu (Venedik Komisyonu) 1996 yılından bu yana bölgesel veya resmi dillere göre ayrılan anayasa mahkemeleri grupları ile işbirliği yapmaktadır. Bunlar, Avrupa Anayasa Mahkemeleri Konferansı, Fransızca Kullanan Anayasa Mahkemeleri Birliği, Güney Afrika Mahkeme Başkanları Forumu, Yeni Demokrasi Ülkeleri Anayasal Denetim Organları Konferansı, Asya Anayasa Mahkemeleri ve Muadili Kurumlar Birliği, Arap Anayasa Mahkemeleri ve Konseyleri Birliği, İber-Amerikan Anayasa Yargısı Konferansı, Portekizce Konuşan Ülkelerin Anayasa Mahkemeleri Konferansı ve Afrika Anayasa Yargısı Konferansıdır.

    Venedik Komisyonu, bu grupları ve üyelerini bir araya getirme hedefi doğrultusunda, Güney Afrika Anayasa Mahkemesi işbirliğiyle, Dünya Anayasa Yargısı Konferansının ilk Kongresini düzenlemiştir.

    2009 yılında Güney Afrika/Cape Town’da gerçekleştirilen 1. Kongrede kabul edilen deklarasyona istinaden, Venedik Komisyonunun desteğiyle, Büronun 2009 yılının Nisan ayında Meksika’da gerçekleştirilen ilk toplantısında Tüzük taslağı hazırlanmıştır. Tüzük taslağı, 2011 yılında Brezilya/Rio de Janeiro’da gerçekleştirilen 2. Kongrede değiştirilmiş ve nihai olarak Büronun 23 Mayıs 2011 tarihinde Romanya/Bükreş’de gerçekleştirilen başka bir toplantısında kabul edilmiştir. Dünya Anayasa Yargısı Konferansı Tüzüğü, 30’dan fazla Anayasa Mahkemesi, Anayasa Konseyi ve anayasa yargısı yetkisine sahip Yüksek Mahkemenin kabulüyle, 24 Eylül 2011 tarihinde yürürlüğe girmiştir. 

    Kongreler

    Etkili Anayasa Yargısı (Influential Constitutional Justice)” temalı Dünya Anayasa Yargısı Konferansı, Güney Afrika Cumhuriyeti Anayasa Mahkemesi ve Venedik Komisyonu işbirliğiyle, 22-24 Ocak 2009 tarihinde Cape Town’da gerçekleştirilmiştir. Konferansın konusu şu alt başlıklara ayrılmıştır: i) Anayasa mahkemeleri ve muadili kurumların hukuk devleti inşasında rolü; ii) Anayasa yargısının toplum üzerindeki etkisi; iii) Küresel insan hakları hukukunun geliştirilmesi.

    Güçler Ayrılığı ve Anayasa Mahkemeleri ve Muadili Kurumların Bağımsızlığı (Separation of Powers and Independence of Constitutional Courts and Equivalent Bodies)” temalı 2. Kongre, Venedik Komisyonu işbirliğiyle, Brezilya Federal Yüksek Mahkemesi tarafından düzenlenmiştir. Kongrenin konusu şu alt başlıklara ayrılmıştır: i) Güçler ayrılığı ve anayasa mahkemeleri ve muadili kurumların bağımsızlığı, ii) İnsan hakkı olarak yargı bağımsızlığı, iii) Kurum olarak anayasa mahkemelerinin bağımsızlığı, iv) Bağımsızlığın teminatı olarak Anayasa mahkemeleri hâkimlerinin ve mahkeme usullerinin bağımsızlığı.

     “Anayasa Yargısı ve Sosyal Entegrasyon (Constitutional Justice and Social Integration)” temalı Kongrede, küreselleşen dünyada sosyal entegrasyonun zorlukları; sosyal entegrasyona ilişkin uluslararası kurallar; sosyal entegrasyonu artıran anayasal araçlar; sosyal entegrasyon sürecinde anayasa yargısının rolü gibi konular ele alınmıştır. Türkiye Anayasa Mahkemesini temsilen, Mahkeme Başkanı (ilgili zamanda Üye) Zühtü Arslan, Kongrenin III. Oturumunda konuşma yapmıştır.

    Kongrenin teması “Modern Dünyada Hukukun Üstünlüğü ve Anayasa Yargısı” dır (The Rule of Law and Constitutional Justice in the Modern World). Kongrenin konusu dört alt başlığa ayrılmıştır: i) Hukukun üstünlüğüne ilişkin farklı kavramlar; ii) Hukukun üstünlüğüne ilişkin yeni zorluklar; iii) Hukuk ve devlet; iv) Hukuk ve birey. Bir ankete verilen cevaplar doğrultusunda, her bir alt başlık bir açılış konuşmacısı tarafından sunulmuş ve sonrasında katılımcılar tarafından tartışılmıştır.

    Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan ve beraberindeki heyet, Dünya Anayasa Yargısının 11-14 Eylül 2017 tarihinde Litvanya’nın Vilnius kentinde düzenlenen 4. Kongresine ve 12. Büro toplantısına katılmıştır.

    Genel Kurul, Dünya Anayasa Yargısı Konferansı Tüzüğü’nde bir değişiklik yapmıştır. Değiştirilen Tüzüğe göre, dört kıtanın her birinden (Afrika Asya, Amerika ve Avrupa) bir temsilci, ilgili kıta tarafından Büronun dönem üyeliğine seçilecektir. Türkiye gibi, iki kıta adına anayasa yargısı konferansına üye olan ülkeler, her iki kıtanın temsilcilerinin seçiminde oy kullanacaktır. Kongrenin sonunda kabul edilen Vilnius Deklarasyonu’nda, hukukun üstünlüğü ilkesine ve mahkemelerin bağımsızlığına vurgu yapılarak, hukuk devletini zedelemeye yönelik anayasal olmayan her türlü teşebbüs kınanmıştır. Cezayir Anayasa Mahkemesi, Konferansın “Barış ve Anayasa Yargısı (Peace and Constitutional Justice)” temalı bir sonraki Kongresinin ev sahibi olarak seçilmiştir. Dolayısıyla, 5. Kongre, 2021 yılında (değiştirilmiş haliyle) Cezayir’in Cezayir kentinde gerçekleştirilecektir.

    Yazı kaynağı : www.anayasa.gov.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap