Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    anayasa mahkemesi kuruluş yıldönümü

    1 ziyaretçi

    anayasa mahkemesi kuruluş yıldönümü bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Anayasa Mahkemesi 59 yaşında

    Anayasa Mahkemesi 59 yaşında

    Tarihçe

    Gizlilik ve çerez

    Aydınlatma politikası

    Podcast

    Dosyalar

    Covid-19 Tablo

    Yayın ilkeleri

    Künye

    Sosyal medya

    Basın odası

    Yazı kaynağı : www.aa.com.tr

    2 | Anayasa Mahkemesi

    Tarihçe

     "27 MAYIS HÜRRİYET ve ANAYASA BAYRAMI"



    44 sayılı Yasada kuruluş yıldönümlerinin değişik etkinliklerle kutlanmasına ilişkin olarak bir düzenleme yer almıyordu. 1961 Anayasası döneminde “25 Nisan” gününe özgü kutlamalar bugün bilindiği şekliyle yapılmamaktaydı. Bununla birlikte, 3.4.1963 tarihinde 27 Mayıs günü, ‘’Hürriyet ve Anayasa Bayramı’’ olarak ilan edildikten sonra resmi törenler Anayasa Mahkemesinde kutlanırdı. 12 Eylül 1980 sonrası dönemine kadar yaklaşık 20 yıl kutlanan bu bayramda Devlet Erkânı, Anayasa Mahkemesinin Selanik Caddesindeki eski binasına gelerek Anayasa Mahkemesi Başkan ve üyelerine tebriklerini sunarlardı.

    "KURULUŞ YILDÖNÜMLERİ"

    Anayasa Mahkemesinin kuruluş yıldönümlerinin etkinliklerle kutlaması, ulusal ve uluslararası se-miner ve konferanslar düzenlenmesi ilk olarak 1982 Anayasası döneminde kabul edilen 10.11.1983 tarih ve 2949 sayılı Anayasa Mahkemesinin Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun’un 58. maddesiyle kurala bağlanmıştır. Anılan 58. maddenin birinci fıkrasına göre; “Her yılın Nisan ayının 25 inci günü Anayasa Mahkemesinin kuruluş günüdür. Kuruluş günü törenlerle kutlanır, seminerler ve konferanslar tertiplenir ve ayrıca o dönem içinde emekliye ayrılmış olan Başkan, Başkanvekili ve üyelerin onuruna düzenlenecek gecede törenle onur belgeleri ve geçmiş hizmetlerinin onurunu simgeleyen birer armağan verilir.” İlk olarak 1984 yılında kutlanmaya başlanan kuruluş yıldönümü törenleri, sonu (2) ve (7) ile biten yıllarda yabancı ülkelerin yüksek yargı organları temsilcilerinin katılımıyla gerçekleştirilmektedir. Bu bağlamda, 25. (1987), 30. (1992), 35. (1997), 40. (2002) kuruluş yıldönümleri diğerlerine nazaran daha kapsamlı ve geniş katılımlı olarak kutlanmıştır.

    Aralarında diğer Sempozyum Katılımcılarının (Antonio Lamer, Bakır Çağlar, Carsten Smith, Ernst Mahrenholz, Erol Cansel, İbrahim Ö. Kaboğlu, Jochen Frowein, Jose De Sousa Ebrito, Laszlo Solyom, Maurice Faure, Muhammed Afzal Zullah, İl Han Özay, Salih S. Dayıoğlu, Sjoerd Royer, Wojciech Laczkowski, Yılmaz Aliefendioğlu ve Zafer Gören) da bulunduğu Heyet onuruna verilen resepsiyonda çekilen aile fotoğrafı (26 Nisan 1992).



    45. Kuruluş Yıldönümümü 33 ülkenin anayasa ve yüksek mahkemeleri ile Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi, Venedik Komisyonu ve Avrupa Toplulukları Adalet Divanından gelecek yargıçların katılımıyla kutlanacaktır. Bu niteliğiyle 25-26 Nisan 2007 tarihlerinde yapılacak etkinlikler Anayasa Mahkemesi tarihinde bugüne kadar yapılmış en kapsamlı ve geniş katılımlı ulusal ve uluslararası faaliyet olarak hatırlanacaktır.
    2949 sayılı Yasanın 58. maddesi uyarınca başlatılan kuruluş günlerine özgü bilimsel nitelikli sempozyumlar düzenleme geleneği 23 yıldır kesintisiz olarak sürdürülmektedir. 1984 yılından itibaren yapılan sempozyumlarda sunulan ve sayıları 264’e ulaşan tebliğler “Anayasa Yargısı” adlı dergide yayımlanmaktadır. Mahkemenin internet sitesinde de erişime açılan ve toplam 23 ciltte toplanan tebliğler anayasa yargısı disiplininin gelişmesine önemli ölçüde katkı sağlamıştır.

    Yazı kaynağı : www.anayasa.gov.tr

    Anayasa Mahkemesi Başkanı Zühtü Arslan’ın Anayasa Mahkemesinin 59. Kuruluş Yıldönümü Nedeniyle Yayımladıkları Mesajları | Anayasa Mahkemesi

    “Anayasa Mahkemesi 25 Nisan günü itibarıyla 59 yaşına girmiş bulunmaktadır. Geleneksel olarak her sene gerçekleştirdiğimiz kuruluş yıldönümü törenini ve bu kapsamda yapmış olduğumuz etkinlikleri maalesef -geçen yıl olduğu gibi- bu yıl da Kovid-19 salgını nedeniyle ertelemek zorunda kaldık. İnşallah önümüzdeki aylarda hepimizi uzunca bir süredir etkisi altına alan bu salgından kurtulur ve ertelediğimiz etkinlikleri gerçekleştirme fırsatı buluruz.

    Bu vesileyle belirtmek isterim ki Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün işaret ettiği ve Anayasa’da ifadesini bulan ‘muasır medeniyet’in siyasi rejim tercihi, anayasal demokrasidir. Anayasa’nın Başlangıç kısmında ‘hürriyetçi demokrasi’ olarak ifade edilen anayasal demokrasinin bir yandan serbest seçimler sonucu iş başına gelenlerin yönetme yetkisini kullandığı, diğer taraftan da bireylerin temel hak ve özgürlüklerinin korunması için bu yetkinin sınırlandırıldığı bir hukuk düzenini öngördüğü bilinmektedir.

    Demokrasi, temel hak ve özgürlükleri en iyi şekilde korumaya yönelik kural ve kurumların varlığını gerektirmektedir. Bilindiği üzere özellikle Avrupa’da anayasa mahkemeleri, iki dünya savaşı arasında ve sırasında yaşanan sistematik hak ihlallerine tepki olarak kurulmuştur. Dolayısıyla varlık nedeni temel hak ve özgürlükleri korumak olan anayasa mahkemeleri, anayasal demokrasinin vazgeçilmez unsurlarından biri hâline gelmiştir.

    Dünyada anayasa yargısı alanında görev yapan en tecrübeli mahkemelerden biri olan Türk Anayasa Mahkemesi de Anayasa’nın kendisine verdiği görev ve yetkiler kapsamında, anayasanın üstünlüğü ilkesini hayata geçirmenin, temel hak ve özgürlükleri korumanın gayreti içindedir. Belirtmek gerekir ki Anayasa Mahkemesi, anayasal hak ve özgürlükleri koruyup geliştirme amacının bir gereği olarak hak eksenli yaklaşımını kararlılıkla sürdürmektedir.

    Türk Anayasa Mahkemesi, diğer ülkelerin aynı görevi yapan mahkemeleriyle karşılaştırılamayacak derecede ağır bir iş yüküyle karşı karşıyadır. Bilhassa bireysel başvurudaki yoğun iş yükünü anlatan bazı istatistikleri paylaşmak isterim. Anayasa Mahkemesi 2020 yılında yaklaşık 45 bin başvuruyu sonuçlandırmıştır. Memnuniyetle ifade etmek gerekir ki Mahkememizin yapılan başvuruları karşılama oranı 2020 yılında salgın şartlarına rağmen yükselmeye devam etmiş ve yüzde 112 seviyesine ulaşmıştır. Bununla birlikte bireysel başvuru sayılarının gitgide arttığını, 2021 yılının ilk dört ayı tamamlanmadan 17 binin üzerinde başvuru yapıldığını, buna bağlı olarak derdest başvuru sayısının da 46 bine yaklaştığını not etmek gerekir.

    Bir kez daha vurgulamak gerekir ki bireysel başvurunun amacı, her bir hak ihlalini gidermek değil ihlale yol açan nedenlerin ortadan kaldırılmasını sağlamaktır. Bu kapsamda hukuk sistemimizin başta adil yargılanma hakkı olmak üzere temel hak ve özgürlükleri güçlendirecek ve bunların kullanımını daha güvenceli bir hâle getirecek şekilde gözden geçirilmesi zorunludur.

    Anayasa Mahkemesi sadece bireysel başvuruda değil norm denetiminde de benimsediği hak eksenli yaklaşımla temel hak ve özgürlüklerin korunmasına ve standardının yükseltilmesine önemli katkılar sunmaktadır. Kısacası Anayasa Mahkemesi, tüm zorluklara rağmen demokratik hukuk devletini ve insanımızın temel haklarını koruma görevini en iyi şekilde yerine getirmek için çalışmaya devam etmektedir.

    Anayasa Mahkemesinin kuruluş yıldönümü vesilesiyle, fedakârca çalışan başta başkanvekillerimiz ve üyelerimiz olmak üzere Mahkememizin tüm mensuplarına teşekkür ediyorum. Emekli olan üyelerimiz ve personelimizden vefat edenlere Allah’tan rahmet, hayatta olanlara da sağlık ve afiyet diliyorum.

    Salgın döneminin gerçek kahramanlarını unutmamız elbette mümkün değildir. Sürecin başından itibaren özveriyle görev yapan tüm sağlık çalışanlarımıza ve salgınla mücadelede emeği geçen herkese şükranlarımı sunuyorum.

    Daha sağlıklı günlerde buluşmak umuduyla, Anayasa Mahkemesinin 59. Kuruluş Yıldönümü’nü kutluyor, tüm vatandaşlarımızı en içten duygularımla, saygıyla selamlıyorum.” 26/4/2021

    Yazı kaynağı : www.anayasa.gov.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap