Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    amasya genelgesinde milli mücadelenin yöntemi ve gerekçesi belirlenmiştir

    1 ziyaretçi

    amasya genelgesinde milli mücadelenin yöntemi ve gerekçesi belirlenmiştiri bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Milli mücadelenin amacı, gerekçesi ve yöntemi nerede belirlenmiştir?

    AMASYA GENELGESİ (22 HAZİRAN 1919) « Köroğlu Gazetesi | Bolu

    AMASYA GENELGESİ (22 HAZİRAN 1919) « Köroğlu Gazetesi | Bolu

    Ulusal egemenliğe dayanan, tam bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’nin temellerini oluşturan ilk kuruluş belgesi olması nedeniyle Amasya Genelgesi’nin Türk tarihinde ayrı bir yeri ve önemi vardır.

    Mustafa Kemal ve arkadaşları, Havza’daki çalışmalarını tamamladıktan sonra 12 Haziran 1919’da Amasya’ya geçtiler. Milli Mücadele çalışmalarını sürdüren Mustafa Kemal, Hüseyin Rauf Orbay, Refet Bele ve Ali Fuat Cebesoy birlikte Amasya Genelgesi’ni hazırladılar. Hazırlanan bildiri, Erzurum’da 15. Kolordu Komutanı Kazım Karabekir’e sunuldu. O’nun da onayının alınmasından sonra, bildiri, 22 Haziran 1919’da tüm mülki amir ve askeri komutanlara telgrafla Abdurrahman Rahmi Efendi tarafından ulaştırıldı.

    Amasya Genelgesi, milli mücadelenin temel gerekçe, amaç ve yöntemini ilk olarak belirtmiş oldu. Amasya Genelgesi’nin yayınlanması İstanbul’da bulunan işgal güçlerinin tepkisini çekmişti. Özellikle İngilizlerin, Mustafa Kemal’i geri getirmek için İstanbul Hükümeti üzerindeki baskıları iyice artmıştı. Mustafa Kemal, İstanbul’a dönmediği için daha sonra görevinden alınacaktır. O sırada İçişleri Bakanı olan ve Milli Mücadele’ye sıcak bakmayan Ali Kemal Bey, bir genelge yayınlayarak, Mustafa Kemal’in iyi bir asker olduğunu, fakat İngiliz baskısı sonucu görevinden alındığını duyurmuştur.

    Mustafa Kemal, Amasya genelgesini 9.ordu müfettişi sıfatı ile imzalamıştır.

    Amasya genelgesi, Milli Mücadelenin zor günlerinde önemli görüşmeler yapılacak ve önemli kararlar alınacak olan Kışlay-ı Hümayun’da (Saraydüzü Kışlası) imzalanmıştır.

    Amasya Genelgesi’nin içeriği

    1- Vatanın bütünlüğü, milletin istiklâli tehlikededir.

    2- İstanbul Hükümeti, üzerine aldığı sorumluluğu yerine getirememektedir. Bu hal, milletimizi âdeta yok olmuş göstermektedir.

    3- Milletin istiklâlini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.

    4- Milletin içinde bulunduğu bu duruma göre harekete geçmek ve haklarını yüksek sesle cihana işittirmek için her türlü tesir ve denetimden uzak milli bir heyetin varlığı zaruridir.

    5- Anadolu’nun her bakımdan emniyetli yeri olan Sivas’ta bir kongre toplanacaktır.

    6- Bunun için her ilden milletin güvenini kazanmış üç temsilcinin mümkün olduğu kadar çabuk yetişmek üzere yola çıkarılması gerekmektedir. Bu temsilciler, Müdafaa-i Hukuk, Redd-i İlhak cemiyetleri ve belediyeler tarafından seçilecektir.

    7- Her ihtimale karşı, bu meselenin bir milli sır halinde tutulması ve temsilcilerin, lüzum görülen yerlerde, seyahatlerini kendilerini tanıtmadan yapmaları lazımdır.

    8- Doğu illeri için, 10 Temmuz’da Erzurum’da bir kongre toplanacaktır. Bu tarihe kadar diğer illerin temsilcileri de Sivas’a gelebilirlerse; Erzurum Kongresi’nin üyeleri, Sivas genel kongresine katılmak üzere hareket edecektir.

    Amasya Genelgesinin Önemi

    1-Türk inkılâbının ihtilal safhası başlamıştır.

    2-Kurtuluş Savaşı’nın gerekçesi, amacı ve yöntemi belirlenmiştir.

    3-İlk kez milli egemenliğe dayalı bir yönetimden bahsedilmiştir.

    4-İstanbul Hükümeti ilk kez yok sayılmıştır.

    5-Türk Milleti hem İstanbul’a hem de işgalci güçlere karşı mücadeleye çağırılmıştır.

    6-Kurtarıcı olarak görülen padişah, hilafet, manda ve himaye düşüncesinin yerini millet ve milliyetçilik düşüncesi almıştır.

    7-Üstü kapalı olarak “Temsil Kurulu”‘nun oluşturulmasından bahsedilmiştir.

    8-Mustafa Kemal, padişah tarafından kendisine verilen yetkiyi aşmıştır.

    9-Direniş esasları ilk defa Amasya’da yazılı bir ilke haline getirilmiştir.

    20 HAZİRAN

    1907- Mustafa Kemal, kıdemli Yüzbaşı’lığa terfi etti.

    1933- İstanbul Üniversitesinde, İnkılâp Enstitüsü kurulması kararlaştırıldı.

    1938- 19 Mayıs, milli bayram günü oldu. ”Dağ Başını Duman Almış” marşı, Gençlik ve Spor Bayramı marşı olarak kabul edildi.

    1976- İlk kez yapılan Kıbrıs Türk Federe Devleti seçimlerinde Rauf Denktaş ”Devlet Başkanı” seçildi.

    1982- ”Banker Kastelli” olarak tanınan Cevher Özden ve eşinin İsviçre’ye kaçtığı bildirildi.

    1984- Viyana’da Çalışma Ataşesi Erdoğan Özen, otomobiline yerleştirilen bombanın patlaması sonucu öldü.

    2005- Almanya’dan sınır dışı edilen İslami Cemiyet ve Cemaatleri Birliği yöneticisi Metin Kaplan, ”anayasal düzeni silah zoruyla değiştirmeye teşebbüs etmek” suçundan müebbet ağır hapis cezasına çarptırıldı.

    21 HAZİRAN

    1921- Zonguldak, Fransızlardan geri alındı. (Zonguldak’ın kurtuluşu).

    1921- Adapazarı, Yunanlılardan geri alındı. (Adapazarı’nın Kurtuluşu).

    1934- Soyadı Kanunu, TBMM’de kabul edildi.

    1938- Türkiye, Milletler Cemiyeti’ne bir nota verdi. Notada Türkiye’nin Hatay’daki Milletler Cemiyeti Komisyonu ile ilişkilerini kestiği bildirildi.

    1946- Rize çay fabrikasının temeli atıldı.

    1987- Mardin’in Ömerli ilçesine bağlı Pınarcık köyünde teröristler, 14’ü çocuk olmak üzere 23 kişiyi katletti.

    1990- İran’da meydana gelen depremde 25 bin kişi öldü.

    22 HAZİRAN

    1919- Amasya Genelgesi:

    “Vatanın bütünlüğü, ulusun bağımsızlığı tehlikededir. Milletin bağımsızlığını, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.”

    1920- Yunanlılar Milne Hattı’nı geçerek, genel taarruza başladı.

    1964- Başbakan İsmet İnönü, ABD Başkanı Lyndon Johnson ile Kıbrıs sorununu görüştü. İnönü, ”Türkiye barışçıdır, ancak adalete dayanmayan barış uzun ömürlü olamaz” dedi.

    1973- ”Toprak ve Tarım Reformu Kanunu” kabul edildi. Uygulama yetersiz kalınca, yasa, 1978’de iptal edildi.

    2012- Suriye, Türk savaş uçağını düşürdü.

    2016- İlahiyat Profesörü Yaşar Nuri Öztürk hayatını kaybetti.

    23 HAZİRAN

    1920- Yunan kuvvetleri Karaağaç ve Salihli’yi işgal etti.

    1939- Hatay’ın anavatana katılmasına ilişkin antlaşma, Ankara’da imzalandı.

    1941- Refah şilebi bir denizaltı tarafından batırıldı, 168 kişi öldü.

    1954- İstanbul Üniversitesi Fen Fakültesi Dekanlığına seçilen Prof. Dr. Nüzhet Gökdoğan, ilk kadın dekan oldu.

    1975- CHP Genel Başkanı Ecevit, Gerede’de konuşma yaparken saldırıya uğradı.

    1996- HADEP Kongresi’nde Türk bayrağının indirilerek yerine terör örgütü PKK’yı temsil eden flama asılması, büyük tepkiyle karşılandı. 25 Haziranda tüm yurtta ”bayrak asma kampanyası” başlatıldı.

    24 HAZİRAN

    1920- Yunanlılar, Alaşehir’i işgal etti.

    1936- Türk Basketbol Milli Takımı, ilk maçında Yunanistan’ı 49–12 yendi.

    1961- Almanya’ya gidecek ilk işçi kafilesi yola çıktı.

    1967- İstanbul’da üniversite öğrencileri, ABD 6. Filosunun ziyaretini protesto etti.

    1992- Türkiye Kamu Çalışanları Sendikaları Konfederasyonu (Türkiye Kamu-Sen) kuruldu.

    2008- Tekel’in sigara bölümü imzalanan sözleşmeyle birlikte British American Tobacco’ya devredildi.

    25 HAZİRAN

    1920- İngiltere ve Fransa savaş gemileriyle Mudanya’ya asker çıkarttı.

    1920- Yunanlılar Bigadiç’i işgal etti.

    1920- İngilizler Karamürsel’i işgal etti.

    1923- Mustafa Kemal Paşa, İzmir’den milletvekili seçildi.

    1971- Türkiye’de yapılan ilk firkateyn Berk, Gölcük’te denize indirildi.

    1993- Tansu Çiller, Türkiye’nin ilk kadın başbakanı oldu.

    26 HAZİRAN

    1928- Yeni Türk alfabesini hazırlamak amacıyla kurulan Dil Encümeni, ilk toplantısını Ankara’da yaptı.

    1945- Birleşmiş Milletler kuruldu.

    1977- Ankara Ulus’taki Merkez Çarşısı tamamen yandı.

    Yazı kaynağı : www.koroglugazetesi.com

    Milli mücadelenin gerekçe, amaç ve yön­temi ilk kez nerede belirlenmiştir?

    Amasya genelgesi milli mücadelenin gerekçe, amaç ve yön­temini ilk kez belirtmiştir.

    Gerekçe: Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığının teh­likeye girmesi (1. ve 2. madde)

    Amaç: Milletin bağımsızlığını sağlamaktır. (3. madde)

    Yöntem: Milli mücadeleyi halk yapacaktır. (3. madde) Nasıl organize edileceği (4. ve 5. madde)

    devletin kurulması fikri ilk kez ortaya atıldı. (3. madde)

    Yazı kaynağı : www.sinifogretmenim.com

    Amasya genelgesi ve maddelerin açıklamaları.

    Amasya genelgesi ve maddelerin açıklamaları.

    AMASYA GENELGESİ(TAMİMİ)
    (22 HAZİRAN 1919)

    Havza’dan hareket eden Mustafa Kemal Paşa 12 Haziran 1919’da Amasya’ya varmıştır.Burada daha rahat bir çalışma ortamı bulan Mustafa kemal Paşa Amasya Genelgesini hazırlamıştır.Bu genelgeyi yayımlamadan önce Ali Fuat Paşa,Rauf bey,cemal Paşa ve Kazım Karabekir Paşa gibi komutanların da onayını almıştır.Böylece genelge kararlarının kişisel olmaktan çıkmasını ve halkın bu kararları benimsemesinin kolaylaşmasını sağlamıştır.

    1- Madde: Vatanın bütünlüğü ve milletin bağımsızlığı tehlikededir.
    Yorum:
    •    Milli mücadelenin gerekçesi belirtilmiştir.
    •    Bölgesel kurtuluş çarelerinin yetersizliği anlatılmıştır.
    •    Ulusal bağımsızlık için Türk Milleti’ne çağrı yapılmıştır.

    2- Madde: İstanbul Hükümeti yüklendiği görevi yerine getirememektedir.Bu durum milletimizi yok saymak anlamına gelmektedir.
    Yorum:
    •    İstanbul Hükümetine karşı güvensizlik duyulduğu ilk kez açıkça belirtilmiştir.
    •    İstanbul Hükümetinin Türk Milletini temsil etmediği ortaya konulmuştur.
    •    Bu durum Anadolu’da yeni bir direnişin başlamasının gerekliliğini ortaya koymuştur.
    •    Kendisini Samsuna gönderen İstanbul Hükümetine karşı gelen Mustafa Kemal Paşa böylece yetki ve görevlerini aşmış bunun sonucunda İstanbul’a geri çağırılmıştır.

    3- Madde: Milletin bağımsızlığını yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.
    Yorum:
    •    Genelgenin en önemli ve kapsamlı maddesi bu maddedir.
    •    Kurtuluş savaşının yöntemi ve amacı belirtilmiştir.
    •    Milli Mücadelenin millete danışılarak yani demokratik bir yöntemle gerçekleştirileceği ifade edilmiştir.
    •    Milli mücadelenin amacının milletin iradesine dayanan bir yönetim kurmak olduğu belirtilmiştir.
    •    Yönetim şeklinin değiştirileceği dolaylı olarak belirtilmiş üstü kapalı bir şekilde cumhuriyet yönetimine işaret edilmiştir.
    •    Bölgesel kurtuluş sömürgecilik yada manda-himaye yönetimlerinin hiçbirinin kabul edilemeyeceği açık bir dille ifade edilmiştir.
    •    Yapılacak olan direnişin evrensel niteliklere dayandığı belirtilmiştir.

    4- Madde: Milletin haklarını korumak amacıyla her türlü etki ve denetimden uzak milli bir kurul oluşturulmalıdır.
    Yorum:
    •    Kurtuluş savaşı için milletin teşkilatlanması gerektiği vurgulanmıştır.
    •    Bu maddenin sonucu İlk kez Erzurum Kongresinde “Temsil Heyeti” adıyla bölgesel bir kurul oluşturulmuştur.Bu kurul Sivas Kongresinde tüm yurdu temsil eder hale getirilmiştir.

    5- Madde: Anadolu’nun her bakımdan en güvenli yeri olan Sivas’ta milli bir kongre toplanmalıdır.
    Yorum:
    •    Yurt çapındaki bölgesel direniş çalışmalarının tek bir merkezde toplanması amaçlanmıştır.
    •    Teşkilatlanmak için somut adımlar atılmaya başlanmıştır.
    •    Alınacak kararların bütün yurdun temsilcileri tarafından onaylanması amaçlanmıştır.
    •    Demokratik yöntem bu şekilde uygulamaya konulmuştur.
    •    Milli birlik ve beraberlik sağlanarak cemiyetlerin birleştirilmesine zemin hazırlanmıştır.

    6- Madde: Her sancaktan halkın güvenini kazanmış üçer kişi seçilerek hemen Sivas’a doğru yola çıkmalıdır.
    Yorum:
    •    Alınacak kararların kişisel olmaktan uzak milli kararlar olması amaçlanmıştır.

    7- Madde: Sivas’taki kongreye katılacak olan delegeler Müdafaa-i Hukuk,Redd-i İlhak Cemiyetleri ve belediyeler tarafından seçilecektir.
    Yorum:
    •    Yerel idareler etkili kılınmıştır.
    •    Delegelerin Milli mücadele yanlısı ve halkın güvenini kazanmış kişiler olmaları sağlanmaya çalışılmıştır.

    8- Madde: Bu genelge Milli bir sır olarak saklanmalı ve delegeler gereken yerlerde kimliklerini gizleyerek Sivas’a gelmelidirler.
    Yorum:
    •    Genelge kararlarının uygulanmasının İstanbul Hükümetive İtilaf devletleri tarafından engelleneceği hatırlatılmıştır.
    •    Sivas Kongresinin toplanmasının engellenebileceği belirtilmiştir.

    9- Madde: Doğu illeri adına 10 Temmuz 1919’da Erzurum’da bir kongre toplanacaktır.O güne kadar diğer illerin delegeleri Sivas’a ulaşabilirlerse Erzurum Kongresinin delegeleri de Sivas Kongresine katılmak için yola çıkacaklardır.
    Yorum.
    •    Erzurum’da bölgesel cemiyetlerin toplanacağı kongre diğer bölgelere de duyurularak bu tip kongrelerin yaygınlaştırılması sağlamak istenmiştir.

    10- Madde: Askeri ve sivil teşkilatlar hiçbir suretle dağıtılmayacak yönetimi başkalarına devredilmeyecek ve silahlar teslim edilmeyecektir.
    Yorum:
    •    Gerektiğinde silahlı bir mücadelenin yapılacağı ifade edilmiştir.
    •    Mondros Ateşkes Antlaşmasına karşı çıkılmıştır.
    •    Yapılacak direnişin top yekün bir mücadele olacağı ortaya konulmuştur.
    •    Mustafa kemal Paşa’nın resmi görevini yerine getirmeyeceği ortaya çıkmıştır.
    •    Askeri ve sivil makamların Milli mücadele yanlılarının elinde kalması amaçlanmıştır.

    Amasya Genelgesi’nin Milli Mücadele’deki Yeri

    Bir ihtilal beyannamesi özelliği taşır.
    •    Türk İnkılabının “İhtilal safhası”nı başlatmıştır.
    •    Siyasi,hukuki ve askeri bir direniş başlatmıştır.
    •    Havza Genelgesi ile uyandırılmış olan ulusal bilinç artık harekete geçirilmiştir.
    •    İstanbul’un artık Anadolu’nun sesini dinlemesi gerektiği ortaya konulmuştur.
    •    İstanbul Hükümeti’ne karşı güvenini yitirmiş olan fakat ne yapacağını bilemeyen vatanperver aydınların ve subayların Anadolu’ya geçmesi sağlanmıştır.
    •    Yurdun her tarafında yeni bir heyecan oluşmuş ve Sivas Kongresi’ne katılmak için delege seçimleri yapılmaya başlanmıştır.
    •    En karanlık günlerde bir milletin yeniden dirilişine önayak olmuştur.
    •    Milli Mücadelenin gerekçesi amacı ve yöntemi belirtilmiş daha sonra toplanan bütün kongrelerin ve oluşturulan teşkilatların temeli bu genelgeye dayanmıştır.
    •    Milli egemenlik ve bağımsızlık mücadelesi birlikte başlatılmıştır.
    •    İstanbul hükümeti’ne karşı açıkça cephe alınmasına rağmen saltanata açıkça karşı çıkılmamıştır.

    – İstanbul Hükümeti Mustafa kemal Paşayı İstanbul’a geri çağırmış,isterse bir süre istirahat için izine ayrılmasını önermiştir.
    •    İstanbul Hükümeti genelge maddelerinin yasa dışı olduğunu ilan etmiş ve uygulayacak olanların tutuklanacağını açıklamıştır.
    •    Mustafa Kemal Paşa İstanbul Hükümetinin İstanbul’a gelmesini istemesine rağmen bu emri yerine getirmediği için müfettişlik görevinden alınmış hakkında tutuklama kararı çıkarılmıştır.
    •    Böyle bir ortamda Tokat üzerinden Erzurum’a hareket eden Mustafa kemal Paşa Erzurum’da İstanbul ile haberleşmesini bir süre daha sürdürmüş ancak bunun bir fayda sağlamayacağını görünce 7-8 Temmuz 1919 gecesi çok sevdiği askerlik görevinden de istifa etmiştir.Bu karardan sonra Mustafa kemal Paşanın İstanbul Hükümetine resmi açıdan bağlılığı ve emirleri uygulama zorunluluğu kalmamıştır.Bu olaydan itibaren Mustafa kemal Paşa artık sivil bir kişi olarak ulusal direnişi teşkilatlandırmaya çalışacaktır.Sivil olarak gerçekleştirdiği ilk çalışma Erzurum Kongresinin başkanlığını yürütmek olmuştur

    Yazı kaynağı : www.sosyalbilgiler.org

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Ali 10 Ay önce
    0

    bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yorum yap