Bu sitede bulunan yazılar memnuniyetsizliğiniz halınde olursa bizimle iletişime geçiniz ve o yazıyı biz siliriz. saygılarımızla

    alparslan büyük selçuklu kutalmış bey

    1 ziyaretçi

    alparslan büyük selçuklu kutalmış bey bilgi90'dan bulabilirsiniz

    Kutalmış

    Kutalmış (Arap alfabesiyle: قتلمش), tam adıyla Ümeyr bin Şuyyim bin Amr Arslan Yabgu bin Kutalmış (ö. 7 Aralık 1063[1]), Türk hükümdar. Babası Arslan Yabgu'dur. Selçuklu sultanı Tuğrul Bey'in amcaoğludur. Kendisi sonradan Tuğrul Bey'e isyan etmiştir. Oğlu Kutalmışoğlu Süleyman Şah Türkiye Selçuklu Devleti'ni kurmuştur.

    "Mutluluk almış", bunun yanında "mübarek, uğurlu" manasında bir isim olan Kutalmış, kaynaklardaki yazılışlarına göre "Kutulmuş, Kutlamış" gibi şekillerde de okunabilmektedir.

    İsyanına kadarki siyasi yaşamı[değiştir | kaynağı değiştir]

    Gaznelilerin o dönemki hükümdarı Gazneli Mahmut'un yakalattığı Kutalmış, babası Arslan Yabgu ve beraberindekilerle birlikte Hindistan'daki Kalincar Kalesi'ne hapsedilir. Kutalmış, bir yolunu bulup Kalincar Kalesi'nden kaçarak Buhara'ya döner ve babasını kurtarmak için emrindeki Oğuzlarla harekete geçer. Yedi yıl sürecek olan bu çabaların başarısız olup Arslan Yabgu'nun zindandaki ölümü üzerine Kutalmış, amcazadeleri Tuğrul Bey ve Çağrı Bey'lerle işbirliği yapma yoluna gider.

    1040 yılındaki Dandanakan Savaşı'ndan sonra Bizanslıların Arrân'daki Debil şehrine yaptıkları saldırıyı geri püskürten Kutalmış, ertesi yıl Şeddadoğulları'na ait Gence şehrini kuşatmasına rağmen alamaz. 1045 yılında Divin üzerine sefer düzenleyen Bizans ordusunu Divin Muharebesinde yenilgiye uğrattı.

    1048 yılında, Tuğrul Bey, Kutalmış'ı ve bir diğer amcası olan Yusuf Yinal'in oğlu olan İbrahim Yınal'ı Bizans'la savaşmaya gönderir. Selçuklu kuvvetleriyle Kailkala'yı (Erzurum)'u alıp yağmaladıktan sonra, Pasinler Ovası'nda Bizans kuvvetleriyle çatışmaya girilip; galip ayrılınır. Bunun yanında Pasinler Savaşı'nda esir alınan Gürcü Kralı Liparit'in serbest bırakılması, Konstantinapol'de yıkık bir caminin onarılması ve burada Tuğrul Bey adına hutbe okutulması şartına bağlanır.

    Hicri 447 (1055) yılı geldiğinde Tuğrul Bey'in halife tarafından Bağdat'a davetine icap etmek üzere giderken yanında Kutalmış da bulunur. Bu esnada, Bağdat'ın kontrolüne hakim olan Büveyhilerin Türk asıllı kumandanı ve şehrin askeri valisi Arslan el-Besasiri, emrindeki Türk kuvvetiyle şehri terk ederek Selçuklu hakimiyetindeki Musul kentine doğru harekete geçer. Bunun üzerine Tuğrul Bey, Musul Emiri Kureyş'in kuvvetlerini desteklemek üzere Kutalmış'ı bölgeye gönderir. Kutalmış, Kureyş ile buluşup Arslan el-Besasiri'nin üzerine yürüse de; başarılı olamaz. Bunun üzerine, Tuğrul Bey, Musul'a gelir ve Kutalmış'ı yanına alıp, Bağdat'a geri döner.

    İsyanı[değiştir | kaynağı değiştir]

    1061 yılı geldiğinde ise kaynakların belirtmediği bir sebep yüzünden Kutalmış, Tuğrul Bey'e isyan etmiştir. İsyanın sebebi olarak Tuğrul Bey'in evlenmiş olduğu Çağrı Bey'in dul kalan eşinden olan oğlu Süleyman'ı veliaht ilan etmesi gösterilebilir. Bunun nedeni olarak, Kutalmış, babasının diğer kardeşlerinden yaşça daha büyük olduğunu ve Gaznelilerin eline düşmeden evvel Oğuzların başında babası bulunduğu için tahtın kendi hakkı olduğunu belirtmekteydi. Tuğrul Bey, Kutalmış'ın üzerine asker gönderdiyse de mağlup olur. Bunun üzerine Kutalmış'ın kaldığı kaleyi bizzat kuşatır; fakat bunun da başarısız olması karşısında Vezir Amidülmülk el-Kündüri'yi görevlendirir. Bir süre sonra barış görüşmeleri başlar ve Kutalmış çeşitli şartlar öne sürer:

    Bu şartlardan üçünün kabul edilmesine rağmen, talak üzerine yeminin Sultan'a kimse tarafından söylenmeye cesaret edilemeyeceği belirtilir. Kutalmış'ın bu madde üzerinde ısrarcı tutumu müzakerelerin kesilmesine neden olur. Akabinde Tuğrul Bey, Amidülmülk kuşatmayı sürdürürken Rey kentinde 1063'te vefat eder.

    Tuğrul Bey'in ölümü sonucunda Vezir Amidülmülk el-Kündüri başkente geri döner. Bu esnada Kutalmış kaleden ayrılarak Hemedan-Rey kentleri arasında yaşayan Türkmenlerin yanına giderek onların büyük bir kısmını hizmetine alır. Aynı zamanda Kutalmış'ın kardeşi Resul Tegin de ona katılır ve kendisini Rey üzerine yürümeye teşvik eder. Nihayetinde Kutalmış 50.000 kişilik bir orduyla Rey üzerine harekete başlar. Vezir Amidülmülk, bu zaman sırasında Alp Arslan'ın da saltanı ele geçirmek için Rey'e doğru hareket etmekte olduğunu duyunca; şehirde Süleyman yerine Alp Arslan adına hutbe okutmaya karar verir.

    Vezir Amidülmülk'ün Kutalmış üzerine gönderdiği bir ordu, bu esnada başarısızca savaşı kaybeder. 1063 yılının Kasım ayında Rey'i kuşatmaya alan Kutalmış, Alp Arslan'ın öncü kumandanı Hacip Erdem'in Damgan'a ulaştığını öğrenince şehrin önünde ayrılır ve Damgan'a doğru harekete geçmeye başlar. Kutalmış, bu yolculuk sırasında Dihinemek denilen bir mevkide kuvvetlerini dağıtır ve falcıların savaş gününü uğursuz bulmaları nedeniyle birkaç on kilometre uzaklığa kadar gelmiş olan Alparslan'ın yolunu kesmek için akarsuların yönünü Alp Arslan'ın yolu üstündeki çorak bir tuz vadisine çevirir. Amacı burayı bir bataklık haline getirip Alp Arslan'ın kuvvetlerinin üzerine gelmesini engellemek olmuşsa da, Kutalmış umduğunu bulamaz. Bataklığı geçen Alp Arslan'ın ordusu Kutalmış'ın ordusuyla karşılaşır. Kutalmış’ın ordusunun yenilgi almasının yanında, Kutalmış'ın kardeşi Resul Tegin ve oğlu Süleyman Şah, kumandanlarıyla beraber esir alınır. Kurtulan Kutalmış, savaş alanında dağılan ordusundan geriye kalanları mevzilerine çekmeye çalışırken bir rivayete göre kayalık bir bölgede atından düşerek öldü.

    Bütün bu olanların ardından Alparslan Kutalmış'ın ölümüne çok üzülerek ağlar ve onun için matem tutar. Kutalmış'ın naaşı Rey kentine getirilerek 1063 yılının Aralık ayında Tuğrul Bey'in türbesine gömülür.

    Dünya görüşü[değiştir | kaynağı değiştir]

    Kutalmış'ın hocası olan kişi Selçuklu ailesinin muallimi olarak nitelendirilen Türkmen Danişmend Ali Taylu'dur. Aslen Buharalı olan bu Türkmen aynı zamanda Kutalmış Bey'in kayınpederidir.

    Süryani tarihçi Ebu'l'Ferec, Danişmend Ali Taylu'nun oğlu ve Danişmentliler'nin kurucusu Melik Ahmed Gazi'den Anadolu Selçuklu Devleti kurucusu Süleyman Şah'ın dayısı diye söz ederken bu gerçeği dile getirmiş gözükmektedir.

    Yukarıdaki isme ek olarak, Kutalmış Bey ile Vezir Kündürî arasındaki ilişkinin beraberce düşünülmesi Kutalmış Bey'in yaşam görüşü ve dini inançları hakkında yorum getirilmesine imkân tanır. Kutalmış Bey, Kündürî gibi Mutezile mezhebindendir.

    Kaynakça[değiştir | kaynağı değiştir]

    Yazı kaynağı : tr.wikipedia.org

    Son dakika: Alparslan Büyük Selçuklu Kutalmış kimdir? Kanbolat Görkem hangi dizilerde oynadı? Kanbolat Görkem ile ilgili bilgiler!

    Son dakika: Alparslan Büyük Selçuklu Kutalmış kimdir? Kanbolat Görkem hangi dizilerde oynadı? Kanbolat Görkem ile ilgili bilgiler!

    Son dakika: Alparslan Büyük Selçuklu Kutalmış kimdir? Kanbolat Görkem hangi dizilerde oynadı? Kanbolat Görkem ile ilgili bilgiler!

    Alparslan Büyük Selçuklu dizisinin oyuncuları ve karakterleri merak ediliyor. Sevilen dizideki Kutalmış adlı karakteri dikkat çekti. Kanbolat Görkem Arslan'ın hayat verdiği Kutalmış karakteri ilgi gördü. İşte Kanbolat Görkem'e dair bilgiler...

    Alparslan Büyük Selçuklu dizisinin oyuncuları arasında Kanbolat Görkem yer alıyor. Görkem Arslan dizide Kutalmış’ı canlandırıyor. Peki ama TRT 1'nin yeni dizisi Alparslan Büyük Selçuklu'da Kutalmış'ı kim oynuyor?

    Alparslan Büyük Selçuklu Kutalmış kimdir?

    Alparslan Büyük Selçuklu dizisinde Kutalmış karakterini Kanbolat Görkem Arslan canlandırıyor. Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisinde Kutalmış hakkında şu bilgiler yer almaktadır: 

    “Kutlu, mübarek, uğurlu” anlamında bir isim olan Kutalmış kaynaklardaki yazılışına göre “Kutulmuş, Kutlamış” gibi şekillerde de okunabilmektedir. Gazneli Mahmud, hile ile yakaladığı Arslan Yabgu’yu oğlu Kutalmış ve bazı arkadaşlarıyla birlikte Hindistan’daki Kālincâr Kalesi’ne hapsetti. Kutalmış bir fırsatını bulup kaleden kaçarak Buhara’ya döndü ve emrindeki Oğuzlar’la birlikte babasını kurtarmak için harekete geçti. Ancak başarılı olamadı ve onun yedi yıl sonra zindanda ölümü üzerine amcazadeleri Tuğrul ve Çağrı beylerle iş birliği yaptı. Dandanakan zaferinden (431/1040) sonra toplanan kurultayda Cürcân ve Damgan’ın fethiyle görevlendirilen Kutalmış, Tuğrul Bey’in Irak’ı idaresi altına almasının ardından Azerbaycan ve İrmîniye’nin fethine memur edildi. Kendisine verilen görevleri başarıyla yerine getirdi; Bizanslılar’ın 437 (1045-46) yılında Arrân’daki Debîl şehrine yaptıkları saldırıyı da püskürttü. Ertesi yıl Şeddâdoğulları’na ait Gence şehrini kuşattı, fakat alamadı.

    1048’de Tuğrul Bey, bir yıl önce Bizanslılar tarafından pusuya düşürülerek öldürülen amcası Mûsâ Yabgu’nun oğlu Hasan Bey’in öcünün alınmasına, anne bir kardeşi ve aynı zamanda diğer amcası Yûsuf Yinal’ın oğlu olan İbrâhim Yinal ile Kutalmış’ı memur etti. Birleşik Selçuklu kuvvetleri Kālîkalâ’yı (Erzurum) hücumla alıp yağmaladılar ve Pasinler ovasında Bizans ordusunu bozguna uğrattılar; bu çatışma Türkler’le Bizans arasında yapılan ilk büyük savaştı. Kutalmış 445’te (1053-54) Kars’a hücum edip orada bulunanların hepsini öldürttü. Tuğrul Bey halifenin daveti üzerine Bağdat’a gittiğinde (447/1055) yanında Kutalmış da bulunuyordu. Bunun üzerine Büveyhîler’in Türk asıllı kumandanı ve Bağdat askerî valisi Arslan el-Besâsîrî, emrindeki Türk askerleriyle şehri terketti ve bir süre sonra müttefikleriyle birlikte Selçuklular’a tâbi olan Musul’a doğru harekete geçti. Tuğrul Bey, Musul Emîri Kureyş’e yardım etmesi için Kutalmış’ı gönderdi. Kutalmış Kureyş’le buluştuktan sonra Besâsîrî’nin üzerine yürüdü. Ancak Sincar yakınında yapılan savaşta yenildi ve canını zor kurtardı (29 Şevval 448 / 9 Ocak 1057). Tuğrul Bey, Sincarlılar’ı ölü Türk askerlerine uyguladıkları vahşetlerden dolayı ağır bir şekilde cezalandırmak üzere Musul’a geldi ve Sincar ile Musul’un idaresini İbrâhim Yinal’a verdikten sonra Kutalmış ile birlikte Bağdat’a döndü. Tuğrul Bey’in halife tarafından Doğu’nun ve Batı’nın hükümdarı ilân edildiği muhteşem törende Kutalmış da hazır bulundu (449/1058).

    Kutalmış 453’te (1061) Tuğrul Bey’e isyan etti ve Damgan (Dâmegān) yakınlarındaki müstahkem Girdkûh Kalesi’ne kapandı. Kaynaklarda Kutalmış’ın ayaklanma sebepleri hakkında bilgi yoktur. Ancak Tuğrul Bey’in, kısa bir süre önce annesiyle evlendiği kardeşi Çağrı Bey’in oğlu Süleyman’ı veliaht ilân etmesi onun isyanına sebep olmuş olabilir. Çünkü Kutalmış, babası Arslan Yabgu kardeşlerin hepsinden yaşça büyük olduğu ve Gazneliler’in eline düşmeden önce Oğuzlar’ın başında bulunduğu için kendini tahtın hakiki vârisi gibi görüyordu. Tuğrul Bey, Kutalmış’ın üzerine asker gönderdiyse de kuvvetleri mağlûp oldu. Bunun üzerine Girdkûh Kalesi’ni bizzat kendisi kuşattı; fakat o da başarılı olamadı ve Vezir Amîdülmülk el-Kündürî’yi görevlendirdi. Kısa bir süre sonra da barış görüşmeleri başladı; Kutalmış ancak şu şartlarla barışa yanaşıyordu: Sultan kendisine bir şey yapmayacağına dair talâk üzerine yemin edecek, ayaklanmasından dolayı kendisinden tazminat istenmeyecek, Süleyman’ın kız kardeşiyle evlenmesine karşı çıkılmayacak ve yönetimine geliri bol bir vilâyet verilecekti. Bu şartlardan üçünün kabul edilmesine rağmen talâkla yemini sultana kimsenin söylemeye cesaret gösteremeyeceği bildirildi ve onun bu konuda ısrarlı davranması yüzünden müzakereler kesildi. Arkasından da Amîdülmülk kuşatmayı sürdürürken Tuğrul Bey Rey’de vefat etti (8 Ramazan 455 / 4 Eylül 1063). Tuğrul Bey’in ölümüyle Amîdülmülk’ün başşehre dönmesinden sonra Kutalmış kaleden inerek Hemedan-Rey arasında yaşayan Türkmenler’in yanına gitti ve onlardan kalabalık bir topluluğu hizmetine aldı. Bu sırada kardeşi Resul Tegin de ona katıldı ve kendisini Rey üzerine yürümeye teşvik etti. Kutalmış’ın 50.000 kişilik bir orduyla yola çıktığını haber alan Amîdülmülk, Çağrı Bey’in oğlu Alparslan’ın saltanatı ele geçirmek amacıyla Rey’e doğru gelmekte olduğunu duyunca ondan acele etmesini istedi ve Süleyman yerine Alparslan’ın adına hutbe okutmaya başladı. Bu arada Kutalmış’a karşı bir ordu gönderdiyse de ordusu başarılı olamadı. 21 Zilkade 455’te (15 Kasım 1063) Rey’i kuşatan Kutalmış, Alparslan’ın öncü kumandanı Hâcib Erdem’in Damgan’a ulaştığını öğrenince şehrin önünden ayrılarak ona karşı gitti ve Dihinemek denilen yerde kuvvetlerini dağıttı; yaklaşık 15 km. uzaklıkta bulunan Alparslan’ın yolunu kesmek için de akarsuların yönünü güzergâh üzerindeki çorak tuz vadisine çevirerek burayı bir bataklık haline getirdi. Fakat olaylar umduğu gibi gelişmedi ve Alparslan bataklığı geçerek Kutalmış’ın ordusunu bozguna uğrattı; kardeşi Resul Tegin ve oğlu Süleyman (Şah) ile bazı kumandanlarını esir aldı. Kutalmış, dağılan ordusundan geriye kalanları kendi kalesi Girdkûh’a doğru çekmeye çalışırken kayalık bir bölgede atından düşerek öldü; naaşı Rey’e getirilip Tuğrul Bey’in türbesine gömüldü (13 Zilhicce 455 / 7 Aralık 1063).

    Kanbolat Görkem Arslan kimdir?

    Görkem Kanbolat Arslan, 4 Kasım 1980 tarihinde Düzce'de dünyaya gelmiştir. Düzce'de eğitimini tamamladıktan sonra Ankara'da Hacettepe Üniversitesi Devlet Konservatuarı Tiyatro bölümüne girmiş ve buradaki eğitimini başarıyla tamamlayarak oyunculuk kariyerine adım atmıştır. 1.80 metre boyunda ve 77 kilo ağırlığında olan Arslan, Akrep burcu. İlk kez 2004 yılında Çemberimde Gül Oya dizisinde canlandırdığı Korkut karakteriyle tanınmaya başlayan Görkem Kanbolat Arslan, ardından Hatırla Sevgili isimli dizide Mahir Çayan karakteri ile şöhretini pekiştirdi. Arslan, yayınlandığı dönemde ekranların fenomen dizilerinden biri olan Poyraz Karayel’de Sefer rolü ile de unutulmazlar karakterler arasına adını yazdırdı.

    Yazı kaynağı : www.cnnturk.com

    KUTALMIŞ

    KUTALMIŞ

    Azimî Tarihi: Selçuklular Dönemiyle İlgili Bölümler: H.430-538 (nşr. ve trc. Ali Sevim), Ankara 1988, metin, s. 9, 10; tercüme, s. 12.

    Râvendî, Râḥatü’ṣ-ṣudûr, s. 92, 104, 454; a.e. (Ateş), I, 91, 103; II, 413.

    Aḫbârü’d-devleti’s-Selcûḳıyye, s. 30-32.

    İbnü’l-Esîr, el-Kâmil, IX, 625, 630; X, 36, 37.

    Bündârî, Zübdetü’n-Nuṣra, s. 12, 13, 28-29; a.e. (Burslan), s. 9, 10, 27, 28.

    Sıbt İbnü’l-Cevzî, Mirʾâtü’z-zamân (nşr. Ali Sevim), Ankara 1967, bk. İndeks.

    Cüveynî, Târîḫ-i Cihângüşâ, s. 33.

    Reşîdüddin Fazlullāh-ı Hemedânî, Câmiʿu’t-tevârîḫ (nşr. Ahmed Ateş), Ankara 1960, II/5, s. 7, 11, 20, 26, 27, 28.

    İbn Hamdûn, Teẕkire, TSMK, III. Ahmed, nr. 2948, vr. 151b, 155b, 157a.

    Mükrimin Halil Yinanç, Türkiye Tarihi, Selçuklular Devri I: Anadolu’nun Fethi, İstanbul 1944, s. 44, 45-47, 49, 50, 52, 53, 57.

    Osman Turan, Selçuklular Zamanında Türkiye, İstanbul 1971, s. 15, 45, 46, 50, 58, 70, 115.

    Mehmet Altay Köymen, Büyük Selçuklu İmparatorluğu Tarihi, Ankara 1992, III, bk. İndeks.

    a.mlf., “Tuğrul Bey”, İA, XII/2, s. 32, 34-36.

    Atsız, “Arslan Yabgu’nun Oğlunun Adı”, Selçuklu Araştırmaları Dergisi, III, Ankara 1971, s. 183-189.

    Muharrem Kesik, “Kutalmış’ın Büyük Selçuklu Tahtını Ele Geçirme Gayretleri”, TK, sy. 454 (2001), s. 97-105.

    M. Fahreddin Kırzıoğlu, “Kars”, İA, VI, 361-362.

    Yazı kaynağı : islamansiklopedisi.org.tr

    Yorumların yanıtı sitenin aşağı kısmında

    Ali : bilmiyorum, keşke arkadaşlar yorumlarda yanıt versinler.

    Yazının devamını okumak istermisiniz?
    Yorum yap